2001: a space odyssey
üstteki tanımı görünce heveslenip ben de filmin tame impala'yla birleştirilmiş müthiş bir videosunu iliştirmeye geldim.
devamını gör...
günlük hayatta etek ve topuklu ayakkabı giyen 61 yaşındaki alman dayı
hangi renkte hangi kıyafetleri giyeceğimiz bize kuşaklar boyunca dayatılan toplumsal cinsiyet normlarıdır diyeceğim ama çok itici bulduğum alman dayıdır. bu nedir allah aşkına ya?
devamını gör...
kadın adı var ise ak parti sayesinde
bunu diyen parti'nin genel başkanı bir kadın için "kız mıdır kadın mıdır bilemem" demiştir.
devamını gör...
haziran 2021 köy okulları yardım projesi
varım kardeşlerim. maaş günüme kadar süre rica edeceğim. iyi ki varsınız.
devamını gör...
coronayı önemsemeyen kişiler
kesinlikle benimdir. önemsememek; maske takmamak, dezenfektan kullanmamak ya da fiziksel mesafeyi korumamak anlamına gelmez. gerçekliği gözardı etmeden büyütmüyorum bu zımbırtıyı, kabulleniyorum sadece mevcut durumu. her an paranoyak gibi takılıp kafayı yemektense cümle aleme kafayı yedirtiyorum. az bile size. şu yazılanlara bakın aw.
devamını gör...
misc radyo yayını
aşırı sevdiğim abim, dostum, sırdaşım, arkadaşım yeni program yaparda dinlemez miyim? konu hakkında söylecek bi şeylerim olursa da çekinmeden bağlanırım yayına.
hayırlı olsun cenku balım *
hayırlı olsun cenku balım *
devamını gör...
en ahmet kaya özelliğiniz
beni vur beni ellere verme.
devamını gör...
gece mezarlıktan korkmak
ben birkaç kere karanlık havada mezarlığın yanından geçtim. şimdiye kadar bir öcü ya da hortlağın çıkıp saldırdığına da rastlamadım. o yüzden geçerken de ıslık çalma gereği duymadım.
devamını gör...
normal sözlük'ün gümbür gümbür gelmesi
geliyor gelmekte olan dedigim durumdur. (bkz: kafa sozluk radyosu) da kadromuza eklendigine gore, daha da buyuyecegiz, daha da guzellesecegiz. (allah'im cok amin)
devamını gör...
üniversitedeki kadınların yüzde 70’i başörtülü değilse orada özgürlük yoktur
--- alıntı ---
türkiye’de kadınların yüzde 70’i başörtülü. eğer bir üniversitenin kadın hocaları içinde başörtülü olanların oranı buna yakın değilse o üniversiteyi bırakın “özgürlükçü, demokrat, çoğulcu”olmayı, temsil konusunda bile apartheid düzeyindedir bazı üniversitelerde hala tek başörtülü hoca yok. bu hangi düzey?!"
--- alıntı ---
saçma sapan bir açıklama. iyice ali babanın çiftliğine çevirdiniz ülkeyi. hak, hukuk, adalet, liyakat vs. unuttuğunuz kelimeler tabii. ne yapılsın yani bahsettiğiniz gibi başörtülü diye insanlar hoca mı yapılsın? gözünüzde çoğulcu, demokrat gözükmek için daha ne istersiniz? seçme kriterlerine eklenir yakında başörtüsü kullanıyor musunuz? diye.
allah akıl, fikir, vicdan nasip etsin cümlemize inşallah.
türkiye’de kadınların yüzde 70’i başörtülü. eğer bir üniversitenin kadın hocaları içinde başörtülü olanların oranı buna yakın değilse o üniversiteyi bırakın “özgürlükçü, demokrat, çoğulcu”olmayı, temsil konusunda bile apartheid düzeyindedir bazı üniversitelerde hala tek başörtülü hoca yok. bu hangi düzey?!"
--- alıntı ---
saçma sapan bir açıklama. iyice ali babanın çiftliğine çevirdiniz ülkeyi. hak, hukuk, adalet, liyakat vs. unuttuğunuz kelimeler tabii. ne yapılsın yani bahsettiğiniz gibi başörtülü diye insanlar hoca mı yapılsın? gözünüzde çoğulcu, demokrat gözükmek için daha ne istersiniz? seçme kriterlerine eklenir yakında başörtüsü kullanıyor musunuz? diye.
allah akıl, fikir, vicdan nasip etsin cümlemize inşallah.
devamını gör...
yemek takımı
trabzonda iken hayalimdeki takım diye aldığım 12 kişilik bone china takım. çok şıktı, çok iyi para vermiştim ona.
takımı satan mağaza müdürü bana, satın aldığınız takımın bir parçası kırılsa bile ne zaman isterseniz, fabrika size aynı parçadan yeniden üretecektir, dedi.
tek yapmanız gereken garanti belgesini saklamak dedi. evladiyelik bir takım dedi. misafirlerimi keyifle ağırladım takımımla.
trabzondan ankara'ya taşınırken takımımdaki bir çok parça kırıldı. 6 yıllık olan takımımın garanti belgesini buldum ama firmanın battığını öğrendim.
ilk pahalı yemek takımımın hazin bir sonu oldu.
aldığım son pahalı takım oldu. hatta daha da takım almadım. tabaklar bardaklar bitene kadar da almayı düşünmüyorum.
her şerde bir hayır vardır. ev eşyası alma merağımın sonu oldu o takım. 40 yaşımda hayatıma format atmama vesile oldu. kırılan bir kaç tabak ile bir çok alışkanlığım gitti yerine yeni ben geldim. çok da iyi olmuş diyorum şimdi.
takımı satan mağaza müdürü bana, satın aldığınız takımın bir parçası kırılsa bile ne zaman isterseniz, fabrika size aynı parçadan yeniden üretecektir, dedi.
tek yapmanız gereken garanti belgesini saklamak dedi. evladiyelik bir takım dedi. misafirlerimi keyifle ağırladım takımımla.
trabzondan ankara'ya taşınırken takımımdaki bir çok parça kırıldı. 6 yıllık olan takımımın garanti belgesini buldum ama firmanın battığını öğrendim.
ilk pahalı yemek takımımın hazin bir sonu oldu.
aldığım son pahalı takım oldu. hatta daha da takım almadım. tabaklar bardaklar bitene kadar da almayı düşünmüyorum.
her şerde bir hayır vardır. ev eşyası alma merağımın sonu oldu o takım. 40 yaşımda hayatıma format atmama vesile oldu. kırılan bir kaç tabak ile bir çok alışkanlığım gitti yerine yeni ben geldim. çok da iyi olmuş diyorum şimdi.
devamını gör...
pame radyo yayını
hüzünlü şarkılar, o acı ve tatlı suyu dağlardan alıp bazen coşmuş deli bir rüzgar gibi bazen de usul usul süzülerek denizlere okyanuslara kavuşturuyor.
anavatanına kavuşan tüm hüzünler için hiç susmasın sesi şarkıların.
sonunda dinleyebildim sizi, teşekkür ederim bu güzel şarkılar, şiirler ve hikayeler için.
anavatanına kavuşan tüm hüzünler için hiç susmasın sesi şarkıların.
sonunda dinleyebildim sizi, teşekkür ederim bu güzel şarkılar, şiirler ve hikayeler için.
devamını gör...
en sevilen ahmet kaya şarkısı
tutsam şu karanlığı
tutsam da yırtsam
ah elim tutuşmasa, elini tutsam
susmasan konuşsan sesini duysam
tutsam güzel yüzünü bağrıma bassam
-ahmet kaya doğum günü
tutsam da yırtsam
ah elim tutuşmasa, elini tutsam
susmasan konuşsan sesini duysam
tutsam güzel yüzünü bağrıma bassam
-ahmet kaya doğum günü
devamını gör...
3 adet biraya 52 lira vermem
sen hep 50 liralık alıyorsun. bi de böyle düşün.
devamını gör...
insanı tüketen şeyler
(bkz: türkiye'de yaşamak)
devamını gör...
kadınların erkekleri tavlama sırları
erkeklerin geneli düşmeye müsait olduğu için çokta kasmaya gerek yok diye düşünüyorum.
bir erkek olarak.
bir erkek olarak.
devamını gör...
sait faik abasıyanık
1906 da adapazarı nda doğdu. ilköğrenimini adapazarı nda ortaogrenimini istanbul erkek lisesi ve bursa erkek lisesinde tamamladı. yüksek öğrenimine başladığı istanbul üniversitesi edebiyat fakültesinden ayrılarak ekonomi öğrenimi için isviçre ye gitti. oradan fransa ya geçerek kendini edebiyat ve sanat alanında yetiştirmeye çalıştı.
1935 te yurda dönen sait faik kisa aralarla çeşitli işlere girip çıktı. kişilik yapısı düzenli bir iş sürdürmeye elverişli değildi. bu nedenle düzensiz programsız herkesten farklı ilgi ve özlemlerle dolu bir yaşam sürdü.
sait faik modern edebiyata sağladığı katkılardan ötürü 1953 te amerika'daki mark twain derneğine onur üyesi seçildi. 1954 te istanbul'da öldü.
sait faik cumhuriyet döneminin önemli hikayecilerindendir. ilk hikaye kitabı 1936 da yayımlanmistir.
sait faik şiir hikaye roman türlerinde eser vermiş bir de roman çevirisi yapmıştır. asıl yazarlık ününü hikayeleriyle sağlamıştır. hikayelerinde gerilimli büyük olayları değil, sıradan küçük olayları ince bir duyarlılıkla işler. insanları yaşamı ve doğayı bir bütün olarak görme algılama yaklaşımı içindedir. kendi izlenim ve duygularıyla yeniden bicimlendirdigi balıkçı sokak satıcısı bahçıvan türündeki çalışkan insanlari sevgiyle anlatır. hoyrat ve çıkarcı insanlara karşı doğayı ve güçsüz insanları savunur.
sait faik in 171 hikayesi on üç kitap halinde yayımlanmistir. ayrıca 2 roman ve 1 şiir kitabı vardır.
hikayeleri; semaver, sarnıç, sahmerdan, lüzumsuz adam,mahalle kahvesi, havada bulut, kumpanya, havuz başı, son kuşlar, alemdagda var bir yılan, az şekerli, tüneldeki çocuk, mahkeme kapısı, seçme hikayeler.
romanları; medar-ı maişet ,motorcu ,kayıp aranıyor
şiirleri; şimdi sevişme vakti
1935 te yurda dönen sait faik kisa aralarla çeşitli işlere girip çıktı. kişilik yapısı düzenli bir iş sürdürmeye elverişli değildi. bu nedenle düzensiz programsız herkesten farklı ilgi ve özlemlerle dolu bir yaşam sürdü.
sait faik modern edebiyata sağladığı katkılardan ötürü 1953 te amerika'daki mark twain derneğine onur üyesi seçildi. 1954 te istanbul'da öldü.
sait faik cumhuriyet döneminin önemli hikayecilerindendir. ilk hikaye kitabı 1936 da yayımlanmistir.
sait faik şiir hikaye roman türlerinde eser vermiş bir de roman çevirisi yapmıştır. asıl yazarlık ününü hikayeleriyle sağlamıştır. hikayelerinde gerilimli büyük olayları değil, sıradan küçük olayları ince bir duyarlılıkla işler. insanları yaşamı ve doğayı bir bütün olarak görme algılama yaklaşımı içindedir. kendi izlenim ve duygularıyla yeniden bicimlendirdigi balıkçı sokak satıcısı bahçıvan türündeki çalışkan insanlari sevgiyle anlatır. hoyrat ve çıkarcı insanlara karşı doğayı ve güçsüz insanları savunur.
sait faik in 171 hikayesi on üç kitap halinde yayımlanmistir. ayrıca 2 roman ve 1 şiir kitabı vardır.
hikayeleri; semaver, sarnıç, sahmerdan, lüzumsuz adam,mahalle kahvesi, havada bulut, kumpanya, havuz başı, son kuşlar, alemdagda var bir yılan, az şekerli, tüneldeki çocuk, mahkeme kapısı, seçme hikayeler.
romanları; medar-ı maişet ,motorcu ,kayıp aranıyor
şiirleri; şimdi sevişme vakti
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
günümüzde kullandığımız tanrı sözü, orhun yazıtları'nda ilk okunan kelime olan tengri'den gelir. aynı zamanda bu kelime çin kaynaklarında da geçen en eski türkçe kelimelerdendir. kökenine inecek olursak teng- / dön- ve tengir-/döndür- fiilinden geldiği düşünülüyor. sondaki nazal n sesinin önündeki e sesini etkileyerek ö şekline getirmesi olağan bir durum. ayrıca anadolu' da ipi sarma işleminde kullanılan aletin adının tengirek olması ve dönerek işlevini yerine getirmesi gibi pek çok örnek var. türkler evrendeki her şeyin döngüsünün farkında olarak, bu döngünün sebebi olduğunu düşündükleri yaratıcıya "döndüren" yani tengri demekte ne kadar da güzel etmişler.
devamını gör...
