andromeda galaksisinde yer alan en gizemli nötron yıldızı
iki gündür sözlükte göremiyorum. görselleri olmadan sözlük çok sıkıcı. inşallah bulunduğu coğrafyadan sıcak denizlere açılma hayalini gerceklestirmeye calışıyordur da nakliye işleri ile falan uğraşmak gibi tatlı telaşlar içindedir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından tavsiyeler
onurlu bir hayat sürün. her şey gelir geçer. şu dünyada hiçbirimiz kalıcı değiliz, unutulup gideceğiz.
devamını gör...
maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim
merhaba. 1000. entarim bu. nick altıma yazmak gibi bir düşüncem varıdı. yazdım ve gidiyorum. ışık sizinle olsun.
devamını gör...
c#
2000 yılında microsoft tarafından geliştirilen bir programlama dilidir. dünya'da en çok kullanılan 4. dildir. türkiye'de de bu dili iyi öğrenirseniz yanında birkaç framework ile birlikte rahatça iş bulursunuz. c dilinden geliştirilmiştir ancak onun daha high level'ıdır yani konuşma diline daha yakındır. ben bu yazıda genel c#'tan değil 9.0 ile gelen birkaç özellikten bahsedeceğim.
1- nesne türetirken new keyword'ünden sonra tip adı yazma zorunluluğu kalkmıştır. şahsi fikrim bu yazım biçini amelelikti zaten.
otomobil otomobil= new otomobil(); bunun yerine otomobil otomobil= new(); bu ikinci yazım artık yeterlidir.
2- parametrenin null kontrolü için metot içinde parametre null mü diye if'li tekrar bir kontrol mekanizması yazıyorduk o da tek satıra indi. direkt parametre sonuna ünlem koyunca null check te yapılıyor.
3- ternary yani 3'lü sorgulama'da ? ile koşulu : ile de koşula uyarsa olacak ve olmayacak olanı ayırırız. kek==null? tip1="kek_var": tip1="kek_yok" gibi ancak dönecek değişkenler aynı tipte olma zorunluluğu vardı. şimdi farklı tipte döndürebiliyoruz.
datetime? delivereddate = string.ısnullorempty(input) ? "" : datetime.now;
4- c#'ta normalde class ve metot içerisinde işlemleri gerçekleştiririz. küçük çaplı uygulamalar için bu zorunluluk ta ortadan kalkmış.
public class program
{
public void main()
{
console.writeline("hello world");
}
}
üstteki boilerplate yerine direkt,
using system;
console.writeline("class'sız parametresiz");
şeklinde yazabiliyoruz*.
1- nesne türetirken new keyword'ünden sonra tip adı yazma zorunluluğu kalkmıştır. şahsi fikrim bu yazım biçini amelelikti zaten.
otomobil otomobil= new otomobil(); bunun yerine otomobil otomobil= new(); bu ikinci yazım artık yeterlidir.
2- parametrenin null kontrolü için metot içinde parametre null mü diye if'li tekrar bir kontrol mekanizması yazıyorduk o da tek satıra indi. direkt parametre sonuna ünlem koyunca null check te yapılıyor.
3- ternary yani 3'lü sorgulama'da ? ile koşulu : ile de koşula uyarsa olacak ve olmayacak olanı ayırırız. kek==null? tip1="kek_var": tip1="kek_yok" gibi ancak dönecek değişkenler aynı tipte olma zorunluluğu vardı. şimdi farklı tipte döndürebiliyoruz.
datetime? delivereddate = string.ısnullorempty(input) ? "" : datetime.now;
4- c#'ta normalde class ve metot içerisinde işlemleri gerçekleştiririz. küçük çaplı uygulamalar için bu zorunluluk ta ortadan kalkmış.
public class program
{
public void main()
{
console.writeline("hello world");
}
}
üstteki boilerplate yerine direkt,
using system;
console.writeline("class'sız parametresiz");
şeklinde yazabiliyoruz*.
devamını gör...
sözlükte hiçbir kadın yazara yürümemiş yazar
ben kendime yürüyorum, hele aynaya bakınca koşuyorum. uzaklara tabii.
devamını gör...
yazarların en sevdiği geçiştirme sözcüğü
hayırlısı ya bakalım.
devamını gör...
konusu açıldığında strese sokan şeyler
okul, iş. her fırsatta soruyorlar sen şimdi n'apıyorsun diye. bir şey yapmıyorum. yapamıyorum.
devamını gör...
yaban koyununun izinde
haruki murakami'nin 1982'de yayınlanan the rat serisinin üçüncü kitabı. türkçeye nihal önol'un çevirisiyle 2008 yılında kazandırılmıştır.
murakami'nin en az beğendiğim kitaplarından biri. ama murakami ne yazsa okuyacak biri olarak yine de sevdim tabii ki. doğayla ilgili enfes tahliller ve fantastik kurgu seviyorsanız siz de keyif alırsınız diye düşünüyorum.
"eğer istersek, varsayımlar alanında dilediğimiz kadar at koşturabiliriz. başıboş bir ilkbahar rüzgarının savurduğu kanatlı bir tohum gibi köksüz.
öte yandan da, aynı zamanda, rastlantı diye bir şeyin varlığını yadsıyabilir, bilmezden gelebiliriz. olan olmuştur, olacak olan da besbelli olacaktır, işte böyle, sürüp gidebilir. başka bir deyimle, aramızdaki "her şey" ile önümüzdeki "sıfır" arasında sıkıştırılmış olduğumuzdan, bizimkisi, içinde ne rastlantıya ne olanağa yer verilen, geçici bir varoluştur."
murakami'nin en az beğendiğim kitaplarından biri. ama murakami ne yazsa okuyacak biri olarak yine de sevdim tabii ki. doğayla ilgili enfes tahliller ve fantastik kurgu seviyorsanız siz de keyif alırsınız diye düşünüyorum.
"eğer istersek, varsayımlar alanında dilediğimiz kadar at koşturabiliriz. başıboş bir ilkbahar rüzgarının savurduğu kanatlı bir tohum gibi köksüz.
öte yandan da, aynı zamanda, rastlantı diye bir şeyin varlığını yadsıyabilir, bilmezden gelebiliriz. olan olmuştur, olacak olan da besbelli olacaktır, işte böyle, sürüp gidebilir. başka bir deyimle, aramızdaki "her şey" ile önümüzdeki "sıfır" arasında sıkıştırılmış olduğumuzdan, bizimkisi, içinde ne rastlantıya ne olanağa yer verilen, geçici bir varoluştur."
devamını gör...
hayvan çiftliği
"gelen gideni aratır" sözünün somut hali. hayatta kalmak için mış gibi yaşayan, adalet varmış gibi, haksızlık yokmuş gibi davranan, olmayan şeylerin korkutucu tezahürü eşliğinde sinmiş canları anlatan bir eser.
tanıdık gelen sahneler bir an için kitabın canlandığı hissiyatına kapılmanıza sebep olabilir. ya da düzenin hiç değişmediği yanılgısına. kim bilir...
tanıdık gelen sahneler bir an için kitabın canlandığı hissiyatına kapılmanıza sebep olabilir. ya da düzenin hiç değişmediği yanılgısına. kim bilir...
devamını gör...
kendilik psikolojisi
heinz kohut'un çalışmaları sonucu ortaya çıkan, özgüven üzerine kurulu, psikanalizdeki son gelişmeye verilen isimdir. (self psychology)
annesi tarafından yeterince takdir edilen çocuğun, kendini beğenme ihtiyacı karşılanmış olur.
zamanla kendisi gibi idealize ettiği annesinin de eksikleri olduğunu anlayarak “kendisini beğenme ile kimi eksikleri olma” arasındaki dengeyi kuracak biçimde kendiliğini geliştirir.
eğer yeterince gelişemez,olgunlaşamazsa ve kendi mükemmelliğine yönelik bir saplantı içinde kalırsa bu durumda narsist de olabilir.
annesi tarafından yeterince takdir edilen çocuğun, kendini beğenme ihtiyacı karşılanmış olur.
zamanla kendisi gibi idealize ettiği annesinin de eksikleri olduğunu anlayarak “kendisini beğenme ile kimi eksikleri olma” arasındaki dengeyi kuracak biçimde kendiliğini geliştirir.
eğer yeterince gelişemez,olgunlaşamazsa ve kendi mükemmelliğine yönelik bir saplantı içinde kalırsa bu durumda narsist de olabilir.
devamını gör...
metin2
ikinci köyde dolunay'ın düşürüldüğü , maymunlar cehenneminde metin taşının kesildiği, birinci köyün ortasında pvp atılan bir zamanların popüler mmorpg oyunu.
devamını gör...
sezen aksu diyor ki
unutuldum mu şimdi ben?
unutuldum mu hemen?
bir hatıra mıyım artık?
o da nadiren yâd edilen.
unutuldum mu hemen?
bir hatıra mıyım artık?
o da nadiren yâd edilen.
devamını gör...
koşer
yahudiler için helal dediğimiz yemeklerdir.
müslümanlardan daha katı kuralları olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. bir dönem staj yaptığım otelde , yahudilerin geleneksel(miş) toplantı organizasyonu vardı. toplantıdan 2/3 gün önce bir temsilci göndermişlerdi ve adam o süre boyunca mutfağın temizliği, kurallara uyup uymadıklarınu kontrol edip, ona göre organizasyonu gerçekleştirmişlerdi. dini kurallarda ısı derecesi olmasa da yanlış hatırlamıyorsam ısı derecesine kadar kontrol etmişlerdi.
koşere ayrıca kaşer de deniyor. şimdi gelelim kurallara:
karada yaşayanlardan geviş getiren ve çift tırnaklı olan hayvanların yenmesi serbest, bu özelliği taşımayanlar ise yasaktır; bunlara ek olarak domuz, tavşan ve deve eti yasaktır.
her türlü böcek, sürüngen ve kemirgenin yenilmesi yasaktır. kuşlardan tevrat'ta ismi geçen yirmi kuş dışında kalanların yenilmesi yasaktır.
balıklardan pullu ve yüzgeçli olanlar dışında kalanların, kabuklu hayvanların (midye, istiridye) ve ahtapot, kalamar, ıstakoz, karides, kerevit, yengeç, denizkestanesinin yenilmesi yasaktır.
yenilmesi yasak olan hayvanlardan çıkan yumurta, süt gibi her türlü ürünün (bal hariç) yenmesi yasaktır.
kurallar bunlarla da bitmiyor. yenilmesi helal olan bu hayvanların da belli kurallara göre kesilmesi gerekiyor. öyle gideyim bizim kasaba kestireyim diyemiyorsunuz. hahamlıktan alınan belgeyle şohet eğitimi almış biri kesebiliyor sadece.
hayvan kesilirken bizim kesme ritüeli gibi allah’ın adı anılarak kesiliyor. hayvanda bir hastalık /sakatlık olmaması gerekiyor. bıçağın boyu , hayvanın boğaz uzunluğundan büyük olmalı. bitti mi? hayır:
kesimi yapan şohet hayvanın içini açar öd kesesinin, karaciğerin ve akciğerin durumunu kontrol eder, işkembeyi açar ve inceler. öd kesesi patlamış hayvan murdardır tümüyle kullanılmaz. karaciğer ve akciğer zarı incelenir toplu iğnenin başı kadar dahi olsa en ufak bir kist, ur varsa hayvan murdar olur bu hayvanın hiçbir yeri yemek için kullanılamaz, tamamı murdar olur. hayvanın işkembesinde çivi, iğne vs. metal yabancı madde çıkarsa hayvan tamamen murdar olur kullanılamaz.
efendime söyliyim; etliyi sütlüyü karıştırma deyimi de onların bu kurallarından gelir. kurala göre et ve süt aynı kaplarda pişirilmez. diyelim süt kaynattınız, sonra o kapta et pişirmeden iyice yıkamanız gerekiyor( sanırım yıkama ısı derecesi burada devreye giriyor). ha bir de sütlaç yediniz diyelim. sonra canınız tantuni çekti; ağzınızı iyice çalkalamanız gerekiyor. bir de sütlaç yediğiniz masada varsa örtü falan da değişiyor. eziyet resmen* . nedeni de şuymuş:
yavru olan kuzunun etini yerken annesinin sütünü aynı anda tüketmiş gibi olursunuz ve bu durumun gaddarca olduğu düşünülür.
dinlerde en rahatları hristiyanlar görünüyor bu durumda*
kaynak: tr.m.wikipedia.org/wiki/Ko%...
müslümanlardan daha katı kuralları olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. bir dönem staj yaptığım otelde , yahudilerin geleneksel(miş) toplantı organizasyonu vardı. toplantıdan 2/3 gün önce bir temsilci göndermişlerdi ve adam o süre boyunca mutfağın temizliği, kurallara uyup uymadıklarınu kontrol edip, ona göre organizasyonu gerçekleştirmişlerdi. dini kurallarda ısı derecesi olmasa da yanlış hatırlamıyorsam ısı derecesine kadar kontrol etmişlerdi.
koşere ayrıca kaşer de deniyor. şimdi gelelim kurallara:
karada yaşayanlardan geviş getiren ve çift tırnaklı olan hayvanların yenmesi serbest, bu özelliği taşımayanlar ise yasaktır; bunlara ek olarak domuz, tavşan ve deve eti yasaktır.
her türlü böcek, sürüngen ve kemirgenin yenilmesi yasaktır. kuşlardan tevrat'ta ismi geçen yirmi kuş dışında kalanların yenilmesi yasaktır.
balıklardan pullu ve yüzgeçli olanlar dışında kalanların, kabuklu hayvanların (midye, istiridye) ve ahtapot, kalamar, ıstakoz, karides, kerevit, yengeç, denizkestanesinin yenilmesi yasaktır.
yenilmesi yasak olan hayvanlardan çıkan yumurta, süt gibi her türlü ürünün (bal hariç) yenmesi yasaktır.
kurallar bunlarla da bitmiyor. yenilmesi helal olan bu hayvanların da belli kurallara göre kesilmesi gerekiyor. öyle gideyim bizim kasaba kestireyim diyemiyorsunuz. hahamlıktan alınan belgeyle şohet eğitimi almış biri kesebiliyor sadece.
hayvan kesilirken bizim kesme ritüeli gibi allah’ın adı anılarak kesiliyor. hayvanda bir hastalık /sakatlık olmaması gerekiyor. bıçağın boyu , hayvanın boğaz uzunluğundan büyük olmalı. bitti mi? hayır:
kesimi yapan şohet hayvanın içini açar öd kesesinin, karaciğerin ve akciğerin durumunu kontrol eder, işkembeyi açar ve inceler. öd kesesi patlamış hayvan murdardır tümüyle kullanılmaz. karaciğer ve akciğer zarı incelenir toplu iğnenin başı kadar dahi olsa en ufak bir kist, ur varsa hayvan murdar olur bu hayvanın hiçbir yeri yemek için kullanılamaz, tamamı murdar olur. hayvanın işkembesinde çivi, iğne vs. metal yabancı madde çıkarsa hayvan tamamen murdar olur kullanılamaz.
efendime söyliyim; etliyi sütlüyü karıştırma deyimi de onların bu kurallarından gelir. kurala göre et ve süt aynı kaplarda pişirilmez. diyelim süt kaynattınız, sonra o kapta et pişirmeden iyice yıkamanız gerekiyor( sanırım yıkama ısı derecesi burada devreye giriyor). ha bir de sütlaç yediniz diyelim. sonra canınız tantuni çekti; ağzınızı iyice çalkalamanız gerekiyor. bir de sütlaç yediğiniz masada varsa örtü falan da değişiyor. eziyet resmen* . nedeni de şuymuş:
yavru olan kuzunun etini yerken annesinin sütünü aynı anda tüketmiş gibi olursunuz ve bu durumun gaddarca olduğu düşünülür.
dinlerde en rahatları hristiyanlar görünüyor bu durumda*
kaynak: tr.m.wikipedia.org/wiki/Ko%...
devamını gör...
tayyip erdoğan'ın biz size aşığız açıklaması
aşkın karın doyurmadığının bir kanıtı daha.
devamını gör...
topuklu ayakkabı
şunu severek giyen tek kadın benim heralde. o kadar iyi hissettiriyor ki tüm gün topukluyla gezsem yine de canımın acısını pek duymuyorum.
devamını gör...
çirkin kadınlara tavsiyeler
"...kusurlarının farkında olmak güzeller güzeli bir kadın kadar yanına yaklaşılmaz yapmıştı onu...."
honore de balzac-mutlak peşinde
not: bu tanım bir tavsiye vermek üzerine değil, şu anda okumakta olduğum kitaptan bu cümleyi hatırlatması dolayısı ile yazılmıştır. çünkü çirkin "insan" yoktur, güzel tarafı fark edilmeyen insan vardır. (şimdi buna itiraz gelebilir, benim kafa sesim de itiraz etti, o kadar tecavüzcü var sapık var nasıl çirkin insan olmaz diye, onlar insan değil efenim. bu tanım nerelere geldi böyle, neyse kapatıyoruz.)
honore de balzac-mutlak peşinde
not: bu tanım bir tavsiye vermek üzerine değil, şu anda okumakta olduğum kitaptan bu cümleyi hatırlatması dolayısı ile yazılmıştır. çünkü çirkin "insan" yoktur, güzel tarafı fark edilmeyen insan vardır. (şimdi buna itiraz gelebilir, benim kafa sesim de itiraz etti, o kadar tecavüzcü var sapık var nasıl çirkin insan olmaz diye, onlar insan değil efenim. bu tanım nerelere geldi böyle, neyse kapatıyoruz.)
devamını gör...
mesut özil'in fenerbahçe'ye transfer olması
jübile öncesi kolay, temiz para ülkesi. 5 sene sonra messi'yi antep'te sabah ciğer yerken çekip haber yapacaklardır.
devamını gör...


