antalya il sınırları finike ilçesi yakınlarında bulunan limyra antik kenti m.ö. 5. yüzyılda kurulmuştur.

likyalı perikles, perslere karşı likya birliği'ni kurmak için limyra'yı başkent olarak kullanmış, likya'nın sönmeyen özgürlük meşalesinin ateşini bu kentte yakmıştır. geçmişte bir liman kenti olan limyra günümüzde denizden 5 km. içeride kalmıştır. dağdan çıkan şifa dolu su kaynağı sütunlar arasında doğal ve berrak bir havuz oluşturur. mitolojiye göre tanrıçalar bu havuzda yıkanıp daha da güzelleşirlerdi. amerikalı sanatçı margaret ross tolbert, anadolu’nun su kültürünü ele alan kapsamlı bir belgesel ve kitap projesi için limyra'ya gittiğinde orada su perisi sirena'nın olduğunu hissettiğini açıklamıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
“sirena en güzel, en doğal, en leziz ve billur gibi akan su kaynaklarını seviyor. ama sular kirlenince sirena ve bereket de gider” diyerek su kaynaklarımızı kirletmemiz konusunda yetkilileri uyarmıştır.
devamını gör...

yeni yeni içmeye başladığım ve kahve içmek böyle bir şeymiş dedirten kahve şeklidir. diğer kahveleri içememe sebebim tadının kötü olmasıymış kahve sevmemem değil*.
devamını gör...

the office, sitcom tarzına bakışınızı değiştirir, bir daha sitcom izleyemez yapar bireyi.

dönüp dönüp izlediğim sahnesi ise michael'ın hezeyanı
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir efsaneye göre kadın çingene bir adama aşık olur. adam aşkına karşılık vermez. kadın adamı ay'dan ister. ay'ın bir şartı vardır adamı kadına aşık ederse doğacak ilk çocuk onun olacaktır. kadın kabul eder ve ay dileği gerçekleştirir. çocuk doğar bembeyaz bir ten rengine sahip oğlan çocuğudur. yani albinodur.adam kadının onu aldattığını düşünür ve kadını öldürür çocuğu ise bir yere atar. ay çocuğu kendine alır. ne zaman dolunay varsa çocuk mutludur. ne zaman çocuk üzgünse ay hilal ya da yarım ay şekline bürünür ki çocuğa beşik olabilsin. bu yüzden dolunayda dilenen dilekler çocuk mutlu diye kabul olurmuş. bunu okuduğunda tanışma hikayemizi ve o gece ay'ın dolunay olduğunu hatırlayıp gülümseyeceğinden eminim,seni daima seveceğim her zaman ve iyi ki sen,sadece sen eflâ... -kinyas
devamını gör...

size gösterilen zorunlu olmayan nezaket ve kibarlıklar. bir küçük iyilik bütün gününüze etki edebiliyor bence.
devamını gör...

duyar kasan teyzelere ve daha nice sebepsiz duyar kasanlara inat, çıktım efendim, kartopumu da oynadım.

hayır bu duyarı kasan dallama gün içinde korna çala çala gezmiyor mu !

geziyor.

restaurantta garsonu örselemiyor mu !

örseliyor.

market sırasında başkasının sırasına girmiyor mu !

giriyor.

bu da bu zihniyetteki herkese girsin.

kar yağmış, kartopumu da oynar, kardanadamı da yaparım, kimseyi de rahatsız etmem.
devamını gör...

nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi hissettirir.
devamını gör...

aşçı bahçıvana, bahçıvan şoföre, şoför uşağa sonra hepsi uşağa.
devamını gör...

her seçimden önce çıkan söylenti. ama emzadem bir şekilde kazanıyor seçimi.

şimdi de adres kodu olayı geldi.

fark bile atar hazır olun.
devamını gör...

küçük bir kediyi öptüm. çok mutluyum.
devamını gör...

apolitik olmanın sadece dar anlamıyla politikayla ilgilenmemek olarak alınmış halbuki apolitik aynı zamanda belli bir görüşle ve partiyle bağlantılı olmamayı ve tarafsız olmayı ifade eder #597117">#597117 . partizan olmanın karşıtıdır.
belli meslekleri yapan kişiler meslekleri gereği o mesleği yaparken apolitik olmak zorundadır.
bugün türkiye'de tarihi geçmiş politik görüşler dışında, medeni dünya değerlerini yansıtan nitelikte bir politik görüş ve parti olmadığından bana göre bu anlamda son derece kolaydır.
kendinizi mevcut hiç bir politiktik görüşe, partiye ait hissetmiyorsanız apolitiksizindir. apolitik olmak yaşamınızı etkileyen ve yanlış bulduğunuz politikaları eleştirmemek ya da doğru bulduklarını katılmamak değildir. bu eylem politik görüşlerden bağımsız olarak ve somut gerçeklerden hareketle yapıldığı sürece apolitik olmayı engellemez. ben insan haklarına inanırım ve insan haklarına aykırı olan her uygulamayı eleştiririm. mesleğim gereği geçmişte tüm partilere eşit mesafede ve objektif olma yeteneğini kazandığımı düşünürüm. kişisel hayatımda da genelde bu ilkeyle hareket etmeye çalışırım. akp-chp-mhp ve diğer tüm partiler benim için aynı kefededir. hepsi tarihi geçmiş görüşleri yansıtmaktadır. hiçbirini desteklemem ve her birinin olumlu ve olumsuz eylemleri hakkında sadece eylemi değerlendiririm. dünyada hiç bir politik partinin uygulamalarının tam olarak iyi ya da tam olarak kötü olmadığına inanırım. her partinin yaptığı iyi ve kötü uygulamalar vardır. eğer bir partiyi tam iyi ya da tam kötü sınıfına sokuyorsanız bu partizanlıktır, hayatı siyah beyaz görmektir. gerçekte ise hayat grilerin tonlarıdır.
türkiye'deki en büyük problemlerden biri medya ve gazeteciler dahil olmak üzere hakiminden askerine, devlet memurundan yardım görevlilerine kadar herkesin gerek kişisel gerek ise mesleki hayatlarında partizan olmalarıdır, apolitik olmamalı ya da olamamalarıdır.
devamını gör...

hayat kısa, z kuşağı büyüyor.*
devamını gör...

her geçen gün halkımdan daha çok nefret ediyorum.
devamını gör...

herkesin yeri bende,benim onlarda olduğum kadar.fazla yer verdiğinde yadırgamaya başlıyorlar.denge iyidir...
devamını gör...

gençliğine dair tarihi bir bilgi bulunmamakla beraber kendisiyle ilgili bilgilerimiz 1422 sonrasında başlıyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


en ünlü eserlerinden biri arnolfini'nin evlenmesi isimli tablosu giovanni arnolfini'nin ve giovanna cenami'nin evliliğini temsil ettiği düşünülse de kesin bir bilgi yoktur. asıl karısının 1433'te ölmesi ve bu tablonun 1434'te yapılması arasında ikinci kez evlendiği düşünülüyor. kimilerince ise bu tablo bir evlilik tablosu değildir. ön planda dar alanda boydan yer alan iki varlıklı çifti (giovanni di nicolao arnolfini ve giovanna cenami) görüyoruz. çiftin üstünde yer alan şamdanda tek bir mum yanmaktadır, bu mum hz. isa'nın varlığını ve insanlığın geçiciliğini temsil etmektedir. ön planda yer alan köpek ise evliliğin sadakatini temsil etmektedir. çiftin arkasında dış bükey bir ayna bulunmakta bu ayna sayesinde ressamı ve diğer figürleri arkadan bir göz gibi görebilmekteyiz. bu dış bükey aynanın dış bezemesi olarak da daire biçimleri bulunmakta. bu daire biçimlerinin içinde ise hz. isa'nın kutsal sahnelerine yer verilmiştir. böylesine ufak bir alana detaylı bir çalışma gerçekten hayret verici açıkçası. eserin boyutlarından bahsetmek gerekirse genişliği 60, uzunluğu 82 cm'dir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hepsinin kafasının güzel olduğu belliydi 20 senedir.
devamını gör...

oğuz atay'ın öykülerini topladığı kitabı. beyaz mantolu adam, unutulan, korkuyu beklerken, bir mektup, ne evet ne hayır, tahta at, babama mektup ve demiryolu hikâyecileri - bir rüya öykülerini ihtiva eder.

kitaba ismini de veren "korkuyu beklerken" herkesin daha bir gözünün önündedir ama "unutulan" da pek bir şahanedir.

"seni çok mu yalnız bıraktılar sevgilim?"

ayrıca atay'ın o meşhur "ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?" alıntısı da bu kitaptan işte. hatta son hikayenin son cümlesi.
devamını gör...

2002
devamını gör...

bir de bunların şöyle tipleri var. yüzünüzde hafif bir somurtma görsün 'noldu neye üzüldün ay tabulis sen benim yaşadıklarımı yaşasaydın ohooo. bakma böyle durduğuma neler neler atlattım ben, nasıl atlattım ben...' hay ulan senin yaşadıklarına.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim