öz güveni zedeleyen öğretmen
kekemelik problemi olan öğrencisinin konuşma bozukluğunu tiye alan ve sınıftaki diğer 24 öğrencisini güldüren öğretmendir aynı zamanda.
devamını gör...
beğenilme ihtiyacı
aslında hayatımıza girişi sosyal medya ile değildir, sosyal medya yalnızca bunun abartılı bir yeniden tezahürüdür. zira topluma faydalı, iyi bir insan olmak gibi algılar büyük çoğunlukta beğenilme ve takdir edilme ihtiyacına hizmet eder.
devamını gör...
aşk acısı çeken insan
gözlerinin içine bakın sıkılıp başını eğerse arkasına geçip ensesine bir tokat patlatın. bir süre aşkı düşünmek yerine sizi kovalayacaktır.
devamını gör...
şamanizm kökenli türk adetleri
ağaç duası
türkler islam dinini kabul ettikten sonra eski alışkanlıklarını olduğu gibi bir kenara atamadıkları için uzunca bir süre geçiş dönemi yaşamışlardır. bu geçiş sürecinde ise bazı alışkanlıklarından sıyrılıp kurtulmuşlar, bazılarını ise yeni dinlerine uyduruvermişlerdir. gel zaman git zaman türklere has özgün bir islamiyet yorumu ortaya çıkmıştır. müslüman türkler binlerce yıllık ananelerini farkında olmadan sürdüregelmişlerdir. bir tane de ben örnek vereyim: kaz dağlarının eteklerinde yaşayan ormancılıkla geçimlerini sağlayan tahtacılar her ağacın bir ruhu olduğuna inanırlar ve o ağacı kestikten sonra başında ''seni kestiğim için özür dilerim ama yaşamamız için bize lazımsın'' gibisinden af dilerler, dua ederler.
türkler islam dinini kabul ettikten sonra eski alışkanlıklarını olduğu gibi bir kenara atamadıkları için uzunca bir süre geçiş dönemi yaşamışlardır. bu geçiş sürecinde ise bazı alışkanlıklarından sıyrılıp kurtulmuşlar, bazılarını ise yeni dinlerine uyduruvermişlerdir. gel zaman git zaman türklere has özgün bir islamiyet yorumu ortaya çıkmıştır. müslüman türkler binlerce yıllık ananelerini farkında olmadan sürdüregelmişlerdir. bir tane de ben örnek vereyim: kaz dağlarının eteklerinde yaşayan ormancılıkla geçimlerini sağlayan tahtacılar her ağacın bir ruhu olduğuna inanırlar ve o ağacı kestikten sonra başında ''seni kestiğim için özür dilerim ama yaşamamız için bize lazımsın'' gibisinden af dilerler, dua ederler.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
doğumumda üstüme 3. sınıf bir terzinin elinden çıkmış karanlık bir elbise giydirmişlerdi, herkeste aynısı vardı, benim de herkes olmam bekleniyordu.
13 yaşıma kadar dayandım, sonra parçalayıp attım üstümden bir daha da ne onunla ne de başka rengiyle işim olmadı. şimdilerde bozkırın en alaboz yerinden mavi bir elbise giymiş biri geliyor yanıma, inadına hanımeli kokuyor, arkada pavane çalmaya başlıyor, benim tüm ezberlerim bir kez daha bozuluyor, üstüne üstlük hoşuma da gidiyor iyi mi? puh ve şükür!
avgoustos ağustos'a evrildi, arada temmuz var sıra onunla bir anlaşma yapmama bakar.
o elbiseyi lütfen çıkarma üzerinden, belli mi olur senin rengine yakışan rüzgar kıvamında bişi giyer öyle gelirim yanına.
sahi, hâlâ duruyor mu kurtuluş parkının karşısındaki o pastane? yolumuz uzun, bişiler alalım, yolda acıkırsın.
13 yaşıma kadar dayandım, sonra parçalayıp attım üstümden bir daha da ne onunla ne de başka rengiyle işim olmadı. şimdilerde bozkırın en alaboz yerinden mavi bir elbise giymiş biri geliyor yanıma, inadına hanımeli kokuyor, arkada pavane çalmaya başlıyor, benim tüm ezberlerim bir kez daha bozuluyor, üstüne üstlük hoşuma da gidiyor iyi mi? puh ve şükür!
avgoustos ağustos'a evrildi, arada temmuz var sıra onunla bir anlaşma yapmama bakar.
o elbiseyi lütfen çıkarma üzerinden, belli mi olur senin rengine yakışan rüzgar kıvamında bişi giyer öyle gelirim yanına.
sahi, hâlâ duruyor mu kurtuluş parkının karşısındaki o pastane? yolumuz uzun, bişiler alalım, yolda acıkırsın.
devamını gör...
probis
çokoprensin kuzeni.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bekle dedi gitti ben beklemedim o da gelmedi, hayatımın özeti.
devamını gör...
güney kore'de kahraman ilan edilen türk
bence kahraman ilan edilen türk kadın yazılması gerekir.
kutlarım .
kutlarım .
devamını gör...
normal sözlük su tasarrufu hareketi
son zamanlarda gördüğüm en yararlı sözlük olayı. genelde es geçiliyor ya da yaşam tarzı olarak fazla su tüketimine mecbur bırakılıyoruz ama bu böyle olmayabilir. yaşam tarzı dahil hepsi değişebilir ama bu tükenişe bir farkındalık yaratmak lazım.
devamını gör...
the green mile
çok iyi replikleri olan film ama aralarında bir tanesi var ki insanı oturduğu yere çiviliyor ve yutkunmakta bile güçlük çektiğini hissediyorsun.
"yoruldum, patron. yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri. insanların birbirine kötü davranmasından bıktım. her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. anlıyor musun? "
"yoruldum, patron. yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri. insanların birbirine kötü davranmasından bıktım. her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. anlıyor musun? "
devamını gör...
dış görünüşe önem vermiyorum diyen insan
yalan söylüyordur. tamam belki bi brad pitt beklemiyorsundur da "ben tipe bakmiyorum abieee ya "
da deme. illaki bakıyorsun..
da deme. illaki bakıyorsun..
devamını gör...
bir filmin tamamını anlatan tek repliği
"things you own end up owning you."
yani : "sahip oldukların sonunda sana sahip oluyor"
(bkz: fight club)
tyler durden bu sözü edward norton'a * gereksiz tüketim alışkanlıkları yüzünden eşya bağımlısı olduğunu ve onun maddeler karşısında köleleştiğini belirtmek için kullanır. ancak insanlar canlı nesneler karşısında da bu sözü hakedecek durumlara gelebiliyor.
efsane bir repliktir. sinema tarihine olduğu kadar, popüler kültür jargonuna da girmiştir.
yani : "sahip oldukların sonunda sana sahip oluyor"
(bkz: fight club)
tyler durden bu sözü edward norton'a * gereksiz tüketim alışkanlıkları yüzünden eşya bağımlısı olduğunu ve onun maddeler karşısında köleleştiğini belirtmek için kullanır. ancak insanlar canlı nesneler karşısında da bu sözü hakedecek durumlara gelebiliyor.
efsane bir repliktir. sinema tarihine olduğu kadar, popüler kültür jargonuna da girmiştir.
devamını gör...
4 yaşındaki kızını damdan aşağıya atmaya çalışan baba
ortaçağı yaşıyoruz resmen ya, ne hastalıklı bir toplum bu böyle.
devamını gör...
sagopa kajmer
müzik bilgisi takdire şayandır. kendisi ayaklı bir kütüphanedir. albüm kapaklarından, kliplerine kadar yaptığı çoğu iş dört dörtlüktür. aynı zamanda türkçe rap'te en iyi skit kullanan kişidir. örneğin:
- neden ölüyorsun anne?
- vaktim doldu, sıram geldi... ah hayır sakın korkma bir tanem ölümde hayatın bir parçası...
vakit varken tomucukları topla zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir!
(diyalog forrest gump'tan, sonraki sözse ölü ozanlar derneği'nden alıntı)
acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımız...
(büyük adam küçük aşk filminden alıntı)
kullandığı tüm skitleri bu videoda derlemişler
- neden ölüyorsun anne?
- vaktim doldu, sıram geldi... ah hayır sakın korkma bir tanem ölümde hayatın bir parçası...
vakit varken tomucukları topla zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir!
(diyalog forrest gump'tan, sonraki sözse ölü ozanlar derneği'nden alıntı)
acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımız...
(büyük adam küçük aşk filminden alıntı)
kullandığı tüm skitleri bu videoda derlemişler
devamını gör...
coldboy
sayın coldboy ile kısa bir sohbet etme imkanı buldum. kendisi için söyleyeceğim duygusal , çok mütevazi ve saygılı bir insan.
iyileşip, daha mutlu daha güçlü olarak en kısa zamanda aramıza katılmasını temenni ediyorum.
iyileşip, daha mutlu daha güçlü olarak en kısa zamanda aramıza katılmasını temenni ediyorum.
devamını gör...
babanın sevgisini gösterememesi
seviyor ve siz de sevdiğini biliyorsanız, bu durumu evlat olarak çok da dert etmemeniz gereken babadır.
sevmek zaten zor bir eylemken, bir de bunu gösterebilmek çok daha zordur. biraz empati yapmak lazım. elbette çocuk yaşlarda bunu yapmak pek mümkün değil. ama artık burda pek çoğumuz belli bir yaşın üzerinde bedensel ve zihinsel gelişimini tamamlamış insanlarız. acaba babamızın kendisi ne kadar sevgi gördü, nasıl bir ortamda yetişti, sevgiden anladığı ne? bunu sorgulayabilecek ve anlayabilecek durumdayız.
farzedelim ki sizin babanızın sevgisini hissedebilmeniz için, ondan gelecek bir kilo zeytinyağına ihtiyacınız var. ama babanız da size olan sevgisini gösterebilmek için kalkıyor bir kilo zeytin veriyor:)) çok mu saçma oldu? oysa ki sadece baba evlat olarak değil çevremizdeki pek çok insanla sevgi alışverişimiz tam olarak böyle.
kendimize göre doğru bildiğimiz şekillerde seviyoruz, gösteriyoruz ve karşımızdaki insandan bunu anlamasını bekliyoruz.
yüreğinde sevgi kırıntısı dahi olmayan, öfke ve nefretten beslenen ve şiddete meyilli babalar daha doğrusu insanlar bu konunun dışında. ama sevgiyi ifadenin pek çok farklı şekli vardır. babasından sürekli dayak yiyerek büyüyen bir erkek çocuğunun, ileride kendi çocuğuna hiç el kaldırmaması, ona göre bir sevgi göstergesi olabilir. çocuğun beklentisi ise babasının başını bir kez okşaması veya babası ile bir futbol maçına ya da bir parka gitmek olsa bile baba aslında evladını kendince seviyordur.
geçmişin telafisi maalesef yok. o şekliyle yaşandı bitti geçti. ama bu düşünce ile yaklaşırsanız babanızla geçmişinize, emin olun kendinizi daha mutlu ve iyi hissedersiniz. babası ile beraber büyümemiş ve neredeyse tek bir mutlu anı olmamış, hatta annesinin ölümünden bir nebze de olsa babasını sorumlu tutan bir evlat olarak söylüyorum bunları. anlamaya çalışın, yapabiliyorsanız affedin ve yüreğinizdeki yükü hafifletin.
sevmek zaten zor bir eylemken, bir de bunu gösterebilmek çok daha zordur. biraz empati yapmak lazım. elbette çocuk yaşlarda bunu yapmak pek mümkün değil. ama artık burda pek çoğumuz belli bir yaşın üzerinde bedensel ve zihinsel gelişimini tamamlamış insanlarız. acaba babamızın kendisi ne kadar sevgi gördü, nasıl bir ortamda yetişti, sevgiden anladığı ne? bunu sorgulayabilecek ve anlayabilecek durumdayız.
farzedelim ki sizin babanızın sevgisini hissedebilmeniz için, ondan gelecek bir kilo zeytinyağına ihtiyacınız var. ama babanız da size olan sevgisini gösterebilmek için kalkıyor bir kilo zeytin veriyor:)) çok mu saçma oldu? oysa ki sadece baba evlat olarak değil çevremizdeki pek çok insanla sevgi alışverişimiz tam olarak böyle.
kendimize göre doğru bildiğimiz şekillerde seviyoruz, gösteriyoruz ve karşımızdaki insandan bunu anlamasını bekliyoruz.
yüreğinde sevgi kırıntısı dahi olmayan, öfke ve nefretten beslenen ve şiddete meyilli babalar daha doğrusu insanlar bu konunun dışında. ama sevgiyi ifadenin pek çok farklı şekli vardır. babasından sürekli dayak yiyerek büyüyen bir erkek çocuğunun, ileride kendi çocuğuna hiç el kaldırmaması, ona göre bir sevgi göstergesi olabilir. çocuğun beklentisi ise babasının başını bir kez okşaması veya babası ile bir futbol maçına ya da bir parka gitmek olsa bile baba aslında evladını kendince seviyordur.
geçmişin telafisi maalesef yok. o şekliyle yaşandı bitti geçti. ama bu düşünce ile yaklaşırsanız babanızla geçmişinize, emin olun kendinizi daha mutlu ve iyi hissedersiniz. babası ile beraber büyümemiş ve neredeyse tek bir mutlu anı olmamış, hatta annesinin ölümünden bir nebze de olsa babasını sorumlu tutan bir evlat olarak söylüyorum bunları. anlamaya çalışın, yapabiliyorsanız affedin ve yüreğinizdeki yükü hafifletin.
devamını gör...
güven
herkese verilmemesi gereken aksi halde çok fazla pişman olacağınız duygudur.
ezel dizisini izlemediyseniz tavsiye ederim.
ezel dizisini izlemediyseniz tavsiye ederim.
devamını gör...
şükrü erbaş
"seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben."
devamını gör...
