ankara'da birçok şubesi bulunan, sesli ve sessiz çalışma salonları ile hizmet veren, girişte ödediğiniz 10 küsür tl (güncelden haberim yok) fiyat ile bir içecek alabileceğiniz çok tercih edilen kütüphaneler arasındadır. bahçeli şubesinin yanındaki ağaçlarıyla çok güzel bir görüntüsü var. kızılay şubesi biraz daha boğuk ve genelde liselilerin tercih ettiği bir yer. benim en sık gittiğim bahçeli şubesiydi. sabah 9'dan gece 2'ye kadar açıktı yanlış hatırlamıyorsam. bir yerden sonra yer bulamıyorsunuz. sesli salonun küçük bir balkonu da var. sabahın erken saatlerinde geldiğinizde belli bir saate kadar çok güzel oluyor, ondan sonrasında içerisi iyice havasız oluyor. yine de kendisi zaman zaman milli kütüphaneye alternatif olarak tercih ettiğim bir kütüphaneydi. tabii girişi ücretli olduğu için sürekli gitmek biraz bütçeyi zorlar, biz arkadaşlarla arada bir ödül olarak gidiyorduk. tıpçının ödülü de böyle oluyor ne yapalım*
devamını gör...

sizi siz onları takip etmeden evvel takip eden, bir takım şirinlikler yaparak gönlünüze giren, aslında sadece sizi tuzağa düşürüp sizin de onu takip etmenizi sağlayan, sonra da sizin poponuza tekmeyi basan şirin görünümlü aslında kara kalpli yazarları kara kaplı deftere yazmaktır..

ben direkt engeli basıyorum...
isterseniz allame-i cihan olun, bu kadar ucuz numaralara kalkıştığınız için artık bende engellisiniz..

siz adam, madam filan değilsiniz. bugün de 2 tane kaçak var. her gün 2 tane geliyor 2 tane de kaçıyor.
bu saatten sonra kimseyi takip etmeyeceğim. nasıl insanlarsınız ya siz?
yazık size. işim yokken takip listeme tekrar göz atıcam. bakalım kaçaklar arasında kimler var...
ben asla unutmam. artık benim için bir ölüsünüz..
devamını gör...

elric, fantastik kurgu dünyasındaki karakterler arasında kanımca en tepe noktaya kurulmuş olanıdır. gerek karakterin barındırdığı özellikler gerekse kendisinden sonra gelen ardıllarını etkileme şekli, tabiri caizse albinoyu eşsiz bir noktaya koymamıza sebep olur. lakin ben gerek elric'in gerekse drizzt d'ourden'in anti kahraman olduklarını düşünmüyorum. elbette pek çok yazar ve okur onların anti kahraman olduğu noktasında hem fikir. fakat benim indimde durum farklı. özellikle elric'in ve drizzt'in içinde yaşadıkları toplumların durumu özeldir. gerek melnibone halkı gerekse karanlık altı efradı kendine has ahlak kuralları ile yaşar ve bu kurallar ortalama insanın ''kötü'' ''kötülük'' ''ahlaksızlık' gibi tabirleri rahatça kullanabileceği şekilde inşa edilmiştir. ve her iki karakterde mevcut durumdan hoşnutsuzdur. sorgulamaları ve mevcut kurallara karşı çıkmaları ile birlikte toplumlarının karakteristik yapısından ayrılırlar, devrimci ve asi karakterler olarak ortaya çıkarlar. her iki karakter de kendi içerisinde aklı selimi, vicdanı, dürüstlüğü ve benzeri özellikleri barındırır.

evet onlar salt iyi karakterler değillerdir ama bu onların içinde yer aldıkları toplumlarla direkt olarak ilintilidir. ve söz konusu toplumsal zincirlerden kurtulmaya başladıkça tabiri caizse üzerlerindeki ağırlıklardan bir bir kurtulurlar. aslında her iki karakter de bana göre etkin geçiş karakterleridir. * bu yönleriyle de tipik anti kahraman kavramından ayrılırlar. her yeni olay ve kararla birlikte her ikisinin de geliştiğini görürüz. raistlin majere'in durumu ise biraz farklı ona burada girmek istemiyorum.*

melnibone'lu elric karakteri ilk tanımda da yazıldığı gibi gerek drizzt d'ourden karakterini gerekse raistlin majere karakterini ciddi anlamda etkilemiştir. büyücü ve hasta yanı ile raistlin'e vücut vermiş. silahşör ve kendi halkına sırtını dönen yanı ile de drizzt'e ilham olmuştur. elbette bu söylediklerimiz her iki karakterin de aşırma olduğu anlamını taşımaz zira her iki karakter de nevi şahsına münhasır karakterler. sadece çıkış noktalarında elric var. tabi biraz konu dağılacak ama drizzt'in palaları parıltı ve buz ölüm'ün elric'in simsiyah ve rünlerle bezeli kılıcı fırtına yaratan'la yarışması zor. * ikisini toplasak bir ''fırtına yaratan'' etmezler kanımca. hah işte oradan şuraya atlayayım raist'i ve drizzt'i toplarsak bir elric eder artı kendilerine has özellikleri ile bambaşka karakterler olduklarını görürüz.

neyse konu konuyu açacak mevzu uzayacak gibi duruyor. acilen önlem alıp, mevzuyu sonlandırmam lazım. * michael moorcock esasen fantastik kurgu dünyasının nikola tesla'sıdır. tolkien'in açtığı yolu takip eden diğerleri gibi davranmamıştır. alternatif akımı bulmuştur. iyi/kötü çatışmasına odaklanmamış, bunun yerine içe içe geçmişlik üzerinden bir kurgu yaratmıştır ki, bu sayede fantastik kurgu dünyasında efsanevi ardıl karakterler ortaya çıkmıştır. moorcock'un çoklu evrenleri, elric ve hawkmoon gibi kahramanları, ne yazık ki genel anlamda hak ettikleri değeri görmüyorlar. başlığı açan arkadaşımızın da söylediği gibi muhakkak okunması gereken bir seridir. ancak burada şöyle bir sıkıntı var; moorcock aslında elric'in öyküsünü başladığı gibi bitirmiştir. ancak okur talepleri doğrultusunda hikayeleri devam ettirmek durumunda kalmıştır.bu yüzden de zaman atlamaları ve farklı zamanlarda geçen bir külliyatla karşı karşıya kalacaksınız. ben elric'le 6.45 yayıncılığın 1999 yılında basımını yaptığı elric destanı 1. kitap (melnibone'lu elric) ile tanışmıştım. arkası da çorap söküğü gibi geldi. bildiğim kadarı ile bu serinin artık basımı yok. sonrasında basımı başladı ise takip etmediğim içim o konuda herhangi bir bilgim yok. ama okumak isteyen arkadaşlarımın türkçe çevirileri bulamadığını ve yabancı yayınlara yönelmek durumunda kaldıklarını söyleyebilirim. sonrasında ithaki'nin bastığı bir seri var ancak halen çevrilmemiş iki cilt kalmış diye biliyorum. * tabi orjinalinden elric'in hikayelerini okumak büyük bir keyif lakin 6.45 çevirisi fena değildir. onun haricindekilerde orjinallere meyledebilirsiniz. kurgu eserleri seviyorsanız ve henüz elric ile tanışmamışsanız muhakkak okumalısınız derim. aksi durum yatırım tavsiyesi değildir yanına bile yaklaşmayın *

son olarak naçizane başlığın ''melnibone'lu elric'' olarak değişmesi sanki daha şık olur gibi geldi bana ama böyle de fena durmuyor *
devamını gör...

karşılıklı otururken telefonu eline alıp onunla ilgilenen insan. büyük bir saygısızlıktır o kişiyle işim bitmiştir.
devamını gör...

yanlışlıkla zippo ile elimi yaktığım zaman. be kadar da mahlasına uygun bir insanım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeni yazarlardan birinin nickidir ve dünyaca ünlü kore asılı bir kız grubudur. yanlış hatırlamıyorsam grup 2016 ağustos ayında çıkış yapmıştı. koreyle tek ilişkisi lee joon gi olan ben seve seve dinlemekteyim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

su içmemek. alarm da kursam yeteri kadar su içemiyorum.
devamını gör...

yakın zamanda iş görüşmesinde yaptığım saçmalamadır.
saçmaladığımı anlayıp, düzeltmeye çalışarak bir nevi sıvama eylemi de gerçekleştirmeme rağmen,gelecek hafta ikinci görüşmeye çağırdılar.
temiz ve heyecanlı ponçik kalbimle, heyecana yedik düşmemi, insani karşıladılar sanırım.
devamını gör...

vestibüler sinirin enfekte olması sonucu ortaya çıkan bir vestibüler sistem hastalığıdır. ani olarak başlayan, oldukça şiddetli* ve günlerce durmadan süren vertigo ile karakterizedir. yakın zamanda geçirilen bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası görülebilmektedir. bu hastalığın en önemli belirteci, hasta özellikle bir tarafına yattığında kendini daha iyi hissettiğini söyler.
devamını gör...

aşırı hassaslık hali olarak tarif edilebilir.
verilere göre her 100 insandan bir ile ikisi hayatında bir kez psikoza giriyor. hasta algısını ayırt etmekte zorlanır. bu durum, başkalarının duymadığı sesler duymalarına, takip veya tehdit ediliyormuş hissine kapılmalarına neden olur. özellikle kırılganlığa yatkın olan bireylerin psikoz'a yakalanma ihtimalleri daha yüksek.
devamını gör...

anlıyorum ama konuşamıyorum.
devamını gör...

(bkz: christophe colomb)

amerika'yı bularak hindistan la bu diyen değerli kâşifin yanılgısının yıl dönümü.

12 ekim 1492 senelerden bir sonbahar sabahı. hava hafif soğuk. hindistan yolunda bir garip christophe' a mürettebat soruyor:"ne zaman bitecek bu çile.aç kaldık susuz kaldık ". kaptan düşünceli. etraf sisli. şöyle ufka bakıyor ve o müthiş sözü söylüyor :"ahanda hindistan yelkenler fora".

not: bugun amerika'nın keşfi. anlatılanlar hayal ürünüdür.
devamını gör...

ıyi bir ev sahibiyseniz kötü bir kiracıya, kötü bir ev sahibiyseniz de iyi bir kiracıya denk gelme durumu.

kiracıya evi teslim etmeden önce evdeki kombinin bakımını yaptırdık verdik. her şey tıkırında çalışıyor. oturdu 1 sene evde. pat telefon "kombi bozuldu yaptırın". eee güzel kardeşim, ey beynini de kiraya vermiş kardeşim biz sana çalışan kombiyi verdik mi? verdik. bakımını yaptırıp verdik mi? verdik. 1 sene o evde kim oturdu? sen. biz niye yaptırıyoruz? oturup eden, bozan sensin.

bir de kiracıyı iyi bulup, tepesine çıkan kötü ev sahibi örneği vereyim. demokratik insanız sonuçta. birini yererken diğerini övmek olmaz.

bakıyor kiracı kirasını gününde ödüyor, evi kendi eviymiş gibi bakıyor. ev sahibi ne yapıyor? evden çıkın, kirayı arttırdım gibi bahanelerle kapıya dayanıyor.

kısacası her ikisine de yaranamazsınız, evinizi satın ya da ev satın alın.

ah be yoldaş şöyle emlakçı, sahibinden.com gibi reklamlar alsan da şu tanımın sonuna reklam koysaydım.

çalışıyor ama kafası basmıyor reklam işlerine bu çocuğun...
devamını gör...

bazen tüm çıplaklığı fazla gelen. sonra bünye kaldırmıyor. katmanlar halinde yüzüne çarpıyor. kaçış yok.
devamını gör...

ağları attım,
anılar doldu.
ağlar hasretimin kıyıları..

bir elimde defne,
bir elimde sevdan..
kalbim ege de kaldı
devamını gör...

aman aman anam babam aman aman
neler dönmüş
eksisozluk.com/entry/127340339
şimdi anlıyorum moderasyon neden açıklama yapmadı.
hele duruma bak
nasıl açıklasınlar.
ama ben tatmin olmadım
yani durumu ekşiden öğrenmek ne bileyim
olmadı sanki
neyse
keyiflendim ama.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ağlamama sebep olan bir kitaptı özellikle meryem'in kendini feda etmesi beni çok derinden etkiledi.
devamını gör...

şu an benim gibi dışarıda olanlar için doğalgazı kesilmiş öğrenci evi kadar soğuk olan şehir. nesin sen? uğur derin dondurucu musun? kendine gel.
devamını gör...

17 nisan 1954 ankara doğumlu, aslen elazığlı olan müzisyen, sanatçı.

aynı zamanda perdesiz gitarı müzik dünyasına kazandırmıştır.

ülkemizdeki gerçek sanatçılardan biridir ve fazla sayıda eseri bulunmaktadır.

bence herkesin dinlemesi gerekir diye düşündüğüm eseri için, pencereden kar geliyor
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim