ciğerime kelebek sokaydın şaklata şaklata dediğim yazarın açtığı başlık.
devamını gör...

aslen hazallcı olup yükseleni de uykusuzkahve olan bir mod olarak kısmen katıldığım kıyas.
devamını gör...

fikirlerini filtreden geçirmeden dümdüz söyledikleri için genelde insanı şaşırtıyorlar. beni gözlüklü görünce ''korkunç görünüyorsun'' diyen, bir de ara ara ''gözlüğü çıkarsana'' diye beni darlayan yeğenim buna dahil. keşke beğenmediğini bu kadar belli etmeseydi..
devamını gör...

vefa'dan alınır, oradan yürüye yürüye süleymaniye'ye çıkılır. istanbul'un neden bir semtine bile bir ömrün yetmeyeceğini böyle anlar insan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yüzüklerin efendisi - j.r.r. tolkien
beton - thomas bernhard
dünyalar savaşı - helbert george wells
devamını gör...

varoş hediyeler kişiden kişiye değişmektedir. el emeği olan hediyeleri bir taraf ne kadar anlamsız/basit bulsa bile ben daha çok değerli görenlerdenim. belirli günler içerisinde verilen hediyelerdense hiç beklenmedik anda verilen düşünülmüş hediyeler daha çok anlamlı olur. varoş hediyelere gelecek olursak üstte ki yazara katılmaktayım, kalpli kutunun içine çikolataları hapsetmenin anlamı yok bırakın özgür kalsınlar.
devamını gör...

hak vaki bulmak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
son edittir: özel mesajın ifşası üzerine kaldırılmış bir tanıma cevap olarak. sırf gözüm açık gitmeyeyim diye ha. bu mesajı paylaştınız ya şimdi siz, biz de sizin masumiyetinize inanacağız ama bir pürüz var. bu mesajın ne üzerine atıldığını anlatmamışsınız. olmuyor öyle tek taraflı. hani o gece, bir nickaltı girmiştiniz bu yazara. aynı çirkin üslupsuzlukla. size sadece mecazî bir teşekkürle cevap verebileceği, daha fazlasını hak ediyor olsanız da kendini bozmayacağı bir cevap vermiş yazar. ince, ama... attığınız irili ufaklı bir taşın kimde hangi yaraya denk geleceğini bilemezsiniz. ki ben biliyorum olayın iç yüzü falan...

okumak ve yazmanın en temel eylem olduğu bir sözlük ortamında "okumaya durumu olmayanlar" için peşin edit: ben gidiyorum.

siz "hah biri daha başladı ağlamaya, bıdı bıdı bıdı tantana. hep şov be bunlar" yazarken ben çok uzaklarda olacağım. yoksa siz bunu okurken ben çok uzaklarda olacağım mıydı o? yok yok böylesi daha uygun. çünkü bu kirli dimağların seslerinden çok sıkıldığım için gidiyorum zaten; duymamak için.

burada galiba sadece yazarların mesleği başlığına yazmadım öğretmen olduğumu. ama bilen bilir artık. sıkıntılı çocuklar geçti önümden, yanımdan; kayıp gittiler hatta ellerimden. velileri vardı, daha sıkıntılıydı onlar hatta. sözlü olanı geçtim, fiziki şiddete bile maruz kaldım bu kelimenin tam anlamıyla kötü insanların elinden. kaldık, öğretmenlerce. veli tarafından bıçaklanan arkadaşımdan bahsetmeyeceğim bile. çünkü hevesim kalmadı. yazsam ne olacak ki diyorum, meydanda dolaşanlar o çocukların büyümüş hali ve velileri değil mi? kime ne anlatacağım ben? çünkü son zamanlarda sözlüğün kaos seviciliği, birine sataşmaktan zevk alan yazarların özgürlük diye pohpohlanması bana o velileri hatırlatıyor.

bir zorbalık meselesi vardı, hatırlarsınız. birkaç yazar sadece yapabildiği için ve canı istediği için gerçekte hiç tanımadığı insanlara hem tanımlarla hem özel mesajlarla saldırıp onlarla açıkça alay ediyor, haysiyet kırıcı şeyler söyleyebiliyor. o birkaçı var ki rastgele bir çocuğu aralarına almış birbirlerine iterek dövüyor ve eğleniyor. o çocukların adı değişiyor ama bu korkunç eğlencenin failleri ve onları destekleyerek seyredenler değişmiyor. ama benim için bunun şahitliği, gücümün yettiğinden daha fazla sabır isteyen bir şey. zaten dert dediğin fazla fazla yok mu? derdim bana yetmez mi? bir de burada ne işim var benim, olanları görüp kanım çekilecekse?

yine de bu meseleyi her mahallede olan birkaç kopuğun işidir, mahalleli de barındırmaz zaten diye düşündüm başta. ama baktım ki mahallelinin neredeyse yarısı bunlardan yanaymış meğer. çünkü mahalleli eleştiri ve alayın ayrımını yapamıyormuş.

aslında birisi "ne saygısı lisede miyiz? internet burası ya takmayın bu kadar" dedikten sonra netleşti kararım. gördüm ki saygıyı lise sırasının altında unutulan çanta gibi, hatta zararlı bir alışkanlıkmış gibi algılayanlar varmış. benim burada ne işim var?

bu kadar takmayın internet sitesi altı üstü diyenleri de çok gördüm. ister internet alemi ister gerçek hayat olsun ben daima ortada dayak yiyen çocuktan yanayım arkadaş! takmayın bu kadar dediğiniz insanların, yüz buldukça gerçek hayatta kime neler yapabilecek potansiyelde olduğunu hiç mi düşünmüyorsunuz?

"ya bakmayın öyle insanlar değiller aslında iyi çocuklar. ne varsa dillerinde"
burada millete sırf zevk için nefret kusan birinin dışarıda insanlara gül dağıttını mı düşünüyorsunuz gerçekten? bir sebeple sempatik bulduysanız, "aslında iyi çocuk" diye görmekte ısrar ediyorsunuzdur sadece. ya da bana da bulaşmasın diye kendinizi korumaya çalışıyorsunuz. çok sürmez.

sözlük içinde sadece cinsel içerikli tanımlarla ve şakalarla var olan insanlara da sempati duyan vardır. var edebilirsiniz onları. hah, bak tam yeri geldi. "onlar diye ötekileştiriyorsun, senin istediğin türden insanlar mı olacak burada sadece? asıl zorbalık bu. gruplaştırıyorsunuz milleti" diyebilirsiniz. fakat bana ne? isteyen yapsın memeli şakasını, okumam geçerim. isteyen okur, eğlenir. ayrıca kadın ve erkek için cinsiyet belirleyicisi olan her organ ve konular için bilgilendirme amaçlı tanım yapılabilir, konuşulabilir. misal memenin, vajinanın, penisin yapısı, olası hastalıkları vs gibi konularda konuşmakta bir beis olabilir mi? aksine bizimki gibi kapalı toplumlarda ertafından öğrenemez insanlar bu tür şeyleri. bir merakı ve hatta derdi varsa tanımı okur, merakını giderir ya da belki bir derdi için yönlendirilmiş olur. sözlük bilinmeyeni bildirmek için amatör çabalar bütünüdür sonuçta. bunlar da tanımlanır, okunur. ama buradaki amaç o mu? burada olan, "küfürsüz" sözlüğün açığını bulanların belaltı saltanatı.

belki tesadüfen, belki planlı şekilde bir araya geldiği kadınların fotoğraflarını çekip anın fotoğrafı başlığında paylaşan birinden bahsediyorum. ara sıra kulağı çekilse de sırtını sıvazlayanı çok olan bir kullanıcı. yok be, öyle fotoğraflar değil. ama herkesin anonim olduğu yerde kendini gizlemek isteyip istemeyeceğini bilmediğimiz bir kadının alelade bir fotoğrafı bile olsa bu yanlıştır. ifşadır. ve sınır tanımazlıktır. bunu yapan kişilerin sizinle ilgili de herhangi bir girişiminin olmayacağını garanti edemezsiniz. çünkü "onlar" "burası sanal alem. burada her şey mübah" diye düşünüyorlar.

hadi onu da geçtim. daha da mühimi var.ne demek efendim sözlükteki bütün kadın yazarların nickaltına, mesaj kutularına musallat olmak? evli barklı, çoluk çocuk sahibi bir kadına, hele ki senin kulvarında olmayan, senin esprilerine içinden bile gülmeyecek birine gecenin saat 1'inde mucuk mucuk diye mesaj atamazsın! bu eğlence değildir! bu özgürlük değildir! ciddiye alınmayacak bir şey de değildir! bu kişiye popülaritesi yüzünden göz yumulması kalmak için iğrendirici, gitmek için itici bir güçtür. çok da tın değil mi?

ponçiksavarlar zaferlerini gururla sunar! ama ben hiç de ponçik biri değilimdir. hatta gerçek hayatta ilk görüşte sevilmeyen soğuk, gudubet biriyimdir. zaten buradaki derdim de ponçik olmak değil, ortada dayak yiyen çocuklara bu eziyeti yapmaktan ve dahi bunu izlemekten zevk alan kalabalığın arasından ayrılmak. denedim çünkü durdurmayı. bir şey yapmıyor kimse. insan olana da bu dert yeter zaten.

"ne bu tantana be? madem rahatsızsın engelle başlıkları ve yazarları geç!" değil mi? şimdiye kadar hiç kimseyi engelleme ihtiyacı duymadım çünkü onlar da en az benim kadar var dedim. onlar da çeşittir, kendi hallerince yazarlar dedim. ama şimdi ben onları engellesem de o "kafa" yapısının farklı isimlerle var olduğunu bilmeye devam edeceğim. giden geri dönmedi mi? hem, tek bir hesaplarının olduğundan emin miyiz? zorbayı susturabilirsin. ama zorbalık prim yaptığı sürece, prim yaptığı yerlerde bir irin gibi var olmaya devam eder. er geç yine ağrıtır.

ez cümle, artık bana zul olmaya başlayan bu yerden gidiyorum. şöyle katkı sağladım, şu kadar yazı yazdım derdinde hiç değilim. kişisel bilgi içeren yazılarımın çoğunu imha ettim. geri kalan bilgi tanımlarına* dokunmadım. çünkü hâlâ bu mahallede iyi insanların olduğunu, bir iki şey okuyayım derdinde olan insanların olduğunu biliyorum.**savaşta ölen askerin yeri boş kalmaz. daha gelen yeni üyeler de olacaktır, belki onlar okur faydalanır.

şunu da söylemeden geçemem. ponçikler, minnoşlar diye hayali bir grubu karşısına alıp boşluğa yumruk sallayan, onlar gitmeden ben de gitmeyeceğim diyen ve kendi genişliklerince bir goygoy sözlüğü yontmayı hayal eden kullanıcılar mı ötekileştiriyor, sözlük sözlüğe daha çok benzesin diyenler mi?
cevabını bir gün anlayacaksınız.

eyyorlamam bu kadar.*
iyi bakın kendinize. şu alemde ne kadar iyi olunabilirse.


*
devamını gör...

konjonktivit halk arasında göz iltihabı olarak dile getirilir.
en basit ev formülü olarak da soğuk çay ile kompres yapılır,
çayın antiseptik özelliğinin kısmı faydasından yararlanılır.
peki nedir özüne konjonktivit ?

konjonktivit,
konjonktivanın yani gözün ön kısmını ve göz kapaklarının içini kaplayan ince hücre tabakasının iltihaplanmasıyla oluşan göz rahatsızlığın a verilen addır.
hastalık büyük rahatsızlığa yol açar ancak ender olarak tehlikeli hale gelir.
çoğu zaman olduğundan daha kötü görünür ki konjonktivit genellikle enfeksiyon sonucu oluşur.
diğer nedenleri arasında alerjiler ve özelikle saman nezlesi konjonktivada ciddi şişmeler oluşturubilir.
konjonktivit,
bakteriyel ve viral olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


viral tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi viral konjonktivit de antibiyotik tedavisine karşılık vermez,
antiseptik uygulanarak tedavisi sağlanabilir.

ancak bakteriyel konjonktivit aşırı irin akıntısına sebep olmasına rağmen
antibiyotik tedavisine genellikle yanıt verir.


kısmi belirtisi tabi kişiye göre değişkenlik göstererek başlıca,
*göz aklarında kızarma
*batma kaşıntı göz sulanması
*göz kapaklarında çapak ve yapışma diyebiliriz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ayrıca kişisel hijyen önlemleri alarak da,
bu tatsız rahatsızlıktan korunmak da mümkündür.

-kendinize ait havlu kullanın ve kimseyle paylaşmayın,
- gözlerinize dokunmadan önce el hijyenine sahip olun,
- gözlerinizi düzenli sıcak suyla yada suni göz yaşı damlaları ile temizleyin.

ve lütfen ilgili birim doktoruna danışmadan asla,
ilaç tedavisi geliştirmeyin.

sağlıkla..*
devamını gör...

sevgilisi olan erkek yazmamalıdır. yoksa herkes herkese yazabilir.
devamını gör...

eyluling - rümeysa
gomercan - ebubekir eymen can sıddık
uykusuzkahve - ayşe
haklıyım ama mutlu değilim - elif
devamını gör...

kafaları iyice yakmak için toplanma alanı.

suya anlatın arkadaşlar. yok ya o rüya mıydı? neyse işte bana çok şey etmeyinde işte kaldırıma bile anlatabilirsiniz.

psikoloğa gidin. bakın bu tavsiyeyi de kimse vermez. hadi yine iyisiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ruh sağlığımı kimsenin hatta kendimin bile * derdiyle dertlenmeyerek koruyorum.

yemek görünce yiyin dert görünce kaçın.
bu da son sözüm.
devamını gör...

mabel matiz-sarışın. akustik versiyonundan bahsediyorum.
devamını gör...

okumamla birlikte tebessüm ettiğim başlıktır. dünyanın en saf , en kaygısız , en sevgi dolu gülüşüdür. gülerken gözüken o dişsiz damaklar daha bir kabartır iştahınızı, kokusunu içinize çeke çeke öpersiniz gülerken şişen tombul yanaklarını.(bkz: siz yine de yapmayın öyle şeyler, corona var)
(bkz: durduk yere mutlu eden şeyler)
devamını gör...

kore demokratik halk cumhuriyeti yani kuzey kore ne kadar demokratikse sjw'lar da o kadar sosyal adaletçidir.
ne sosyal adaletçi ne de savaşçı olan azınlık ırkçısı saçmasapan bir ideoloji, hatta din.
devamını gör...

5 dakika önce bi kazaya şahit oldum. ilk defa gözümün önünde bir kaza gerçekleşti. ben de kazanın olduğu o yoldan ilerliyordum ve yoldan geçen ve kazanın kurbanı olan diğer kişinin arkasındaydım. kendimi onun yerine koydum. tüylerim ürperdi. durakta beklerken karşı tarafı gözlemledim. ambulans geldi. umarım iki tarafta da ciddi bir şey yoktur. hayat sadece bir anlık. bu olay bütün gün sıkıntılı olan kafamın içini dağıtmaya yetti. şimdi gidip evdekilere kocaman sarılacağım.
devamını gör...

--- alıntı ---

ırak'taki çatışma bölgelerinde bulunan ve bombalı araç hazırlığı gibi eylemlere yardım ettiği tespit edilen "ibrahim" kod adlı deaş'lı terörist, istihbarat ve terör birimlerinin ortak operasyonuyla ankara'da saklandığı evde yakalandı. yakalanan teröristin çatışma bölgelerindeyken kalaşnikof tüfekle atış yaptığı görüntülere ve irtibatı bulunan çok sayıda deaş'lının fotoğraflarına ulaşıldı.

--- alıntı ---
buradan
devamını gör...

o hafıza ile depresyona girmek sıkıntı olmaz zaten . bir kaç saniyeye çıkılır oralardan.
devamını gör...

cumhurbaşkanlığı dijital dönüşüm ofisi başkanı ali taha koç beyanı.
sayın koç, "türkiye’nin verisi türkiye’de kalacak"  mottosuyla yerli uygulamalar geliştirmeye çalıştıklarını ifade etti.
konuşması şöyle :

dünya gafam’dan büyüktür. yani google, apple, facebook, amazon, microsoft. dünya bunlardan büyüktür. veri güvenliği, sınırlarımızın güvenliği kadar önemli ve önceliklidir" 
kamu verisini elmasa dönüştürmek. bizim verimizin ne önemi var diyebilirsiniz. sizin köşebaşındaki bakkaldan aldığınız ürünün verisinin bilgisi sizin için önemli olmayabilir. ancak bunları bütün insanların verilerini topladığımızda, o caddede herhangi bir yeni bir marketin açılıp açılamayacağı, reklam olup olamaması gibi çok farklı bir boyuta ulaşabiliyor. kişisel veriler değil, külliyen toplumsal veriler toplandığı zaman büyük bir değere dönüşebiliyor


kaynak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim