bir nevşehirli olarak kendimi bu başlığın yetkilisi ilan ediyorum. ve her tanım benim kontrolümden geçecek çünkü çoğunuz yanlış biliyorsunuz. mesela evet yanardağ sebep olmuştur ama peri bacalarının çoğu akarsular yüzünden bu haldedir. ve nedense sadece asyalılar buraya geliyor. uzun süredir (koronayı saymıyoruz tabii) yaşlı asyalı çiftler geliyor. çok tatlılar ama ingilizce bilmedikleri için çok iletişim kuramiyorum. bu arada nevşehir ziyaret edecekseniz tur dışına çıkıp avanosta kaz besleme gibi şeyler yapın aşırı zevkli oluyor. bir de hayal kurmayın hayatta balona binemezsiniz aşırı pahalı anca turistler biner siz de aşağıdan izlersiniz.
devamını gör...

perde yavaş yavaş açılıyor
sen farkına bile varmıyorsun
kaderinin ayak sesleri
her an bir yerlerde
belki pusuda
belki sokağın köşesinde

bence girme o sokağa
yolu uzatırsın kim bilir
yok yok vazgeçtim
seçim senin
bakalım ne olacak

ne diyorduk
evet tik tak!
saat işliyor

yine geç mi kalacaksın
açılan perdeden her an
bir tren çıkabilir

en iyisi seyircileri mi korkutmak?
yine işi şakaya vurdun

neyse ben bir bilet alacağım
ama önce biraz para biriktirmem lazım

serin bir yaz sabahı
- bir bilet lütfen, neresi olursa...
devamını gör...

ideal aile kavramı üzerine ülkede yapılan ilk dizi. çok da, bu ülkeye uyan ideal bir aile. bu ülkede kaç kişinin annesi evde mini etekli dolaşır merak ediyorum.
pınar altuğ'u beğenirim ama diziyi saçma buluyorum.
devamını gör...

şair ve romancıdır kendisini dublörün dilemması kitabi ile tanıdım kalemi değişik gelmişti daha önce okuduğum romanlara benzemiyordu üslubu işlediği konu açıkçası benim hoşuma gitti ruhi mücerret ve antika titanik ile devam ettim şiirlerini de aynı şekilde severek okurum kendisi anlatımı hakkında da şöyle demiştir:
"romanı, saatte 300 km. gidebilen bir spor araba gibi tasarlıyorum. dileyen okur yavaş yol alabilir, fakat hızlı okunmaya elverişli bir anlatımı benimsiyorum."
devamını gör...

kış.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
herkesin çok güzel, havalı arka planları var benimki bu. biraz kötü hissetmiş olabilirim.
devamını gör...

(bkz: regl kadının çantasından çikolatasını çalmak)
(bkz: femme fatale takılan sivilceli hanım)
(bkz: hardal rengi pantolon giyen erkek iticiliği)
(bkz: aldatılan erkeğe porno film göndermek)

üstteki gibi onlarca seksist başlıklar açıp, z kuşağı'nı tiktokçu olmakla suçlayan aşağılık kompleksine sahip yazar. forumsal ve kışkırtıcı tanımlarıyla sözlüğün kalitesini düşürmektedir. troll olup olmaması umurumda değil. ayrıyeten "başlıkları engelle" denilen özellik olmadığı için sürekli karşıma çıkmasından bıktım usandım. üstteki bir yazarın da bahsettiği gibi, bu yazarın burada tutulmasında sözlük moderasyonu açısından iyi bir niyet göremiyorum.
devamını gör...

daha bu akşam annemin bir arkadaşı (komşu) güya uzun yola çıkacağı için vedalaşmaya gelmiş, açık açık söylemedi ama "bütün çocuklarımıza dua ediyorum en çok da sana dua ediyorum, inşallah gönlüne göre birisi çıkar karşına" derken, en çok da sana acıyorum demek istedi heralde, kaşlarını küçük emrah gibi yapmasından onu anladım çünkü, şimdi yaşlı başlı kadın bir şey de diyemiyorsun, ben seviyorum diye çuvalla domates kurutup köyünden getiren bir insana ben ne diyebilirim ki,

koskoca kadına "de bakayım sen bana, ne diliyosun benim için, sen benim ne istediğimi biliyormusun" diye sorsan, "benim gönlümde kendi şirketim, kendi atölyem var, sana evinde otururken çalışıp, üretip para kazandırmak var" desem anlarmı,
tasarım yapmayı, ihracat yapmayı çocuk yapmaktan daha çok istiyorum desem anlarmı...

kendi istediklerine sahip olmayanları mutsuz zannediyorlar garip bir şekilde, ve ısrarla yalnız bir insan hep mutsuz sanıyorlar, bir yandan eşlerinden şikayet edip, eşleri olmadan daha kötü olacağı için istemeyerek katlandıklarını da belirterek, sanki "onlara göre" iki kötü halden birini (başka alternatif yokmuş gibi) seçmek özenilecek bir şeymiş gibi, kendi kendilerine ölçüyorlar, biçiyorlar, karar veriyorlar ve acıyorlar ya inanılır gibi değil...

halbuki ben kulaklığımı takıp, istediğim zaman istediğim kadar çalışmaktan, okumaktan, öğrenmekten, yazmaktan, öğrenmek istediğim işlerle uğraşmaktan gayet memnunum ve mutluyum, bir şeyin eksikliğini de hissetmiyorum...

ben onlara acıyorum ama bir sebebi var, onlara öğretilen sınırları öyle bir öğrenmişlerki, mümkün değil o eşiği geçemezler, ne gösterilmişse, ne için doğru denmişse, onu kabul etmişler, hiçbiri de dememişki neden ya? neden arkadaş, ben sizin gösterdiğiniz gibi yaşamak istemiyorum.. kendi hallerine bırakılmamışlar ki, ne istediklerini de ya da neleri isteyebileceklerini bile bilmiyorlar.. yazık bu insanlara gerçekten, kendi özelliklerini bile keşfedemeden, birbirlerinin fotokopisi gibi yaşayıp ölüp giden insanlar bunlar, belki çok acımasız diyeceksiniz benim için ama, evlerindeki eşyalar bile aynı, hiçbirinin özgün bir mobilyası yok, hiçbirinin evinde duvarda asılı bir resim yok, gerçek malzemeden bir eşyası yoktur, ben mimariye ve sosyolojiye meraklı olduğum için hep bakarım insanların evlerine, ekonomiyle alakalı değil bu dediğim, karakterli evleri olmayanların kendilerininde pek karakterli olduğunu görmedim daha... bakın iyi yada kötü demiyorum, karakterli...
devamını gör...


fâtımîler'in ismaililik davasından uzaklaşması üzerine, hilafet makamına geçmesini istediği veliaht nizar'ın tarafında olduğu için nizârî - ismaili devleti'ni kuran kişi.


ismaili mezhebi ile 17 yaşındayken tanışan ve onun etkisinde kalan hasan sabbah, kendisine güvenli bir liman olarak seçtiği alamut kalesi'ni ele geçirmeden önce diyar diyar gezmiş, bir rivayete göre hapislere düşmüş ve ülkeden sürülmüş, bir başka rivayete göre ülkeden kaçmış, yani aslında sık sık yer değiştirmişti.

aslında bu yer değiştirmenin başlıca 2 amacı vardı: gittiği yerlerdeki insanları etkileyip kendi davasına kazandırmak ve kendisine sağlam bir karargâh kurmak.

alamut kalesi bu iş için biçilmiş kaftandı, zira sarp kayalıkların üzerine kurulmuştu ve kartal yuvası olarak anılıyordu. alamut kalesi'ni ele geçirdikten sonra kendisini başka kaleleri de almaya ve selçuklu devleti ile açıktan mücadele etmeye vermişti hasan sabbah. selçuklu devleti de artık onu tehlikeli bir muhatap olarak tanımış ve ona karşı önlemler almaya başlamıştı. hatta bu amaçla hasan sabbah'ı tuttuğuna inanılan savunmasız insanları bile topluca kıyıma uğratmaya başlamışlardı.

mücadele kızıştıkça işin boyutu değişmeye başlamıştı. siyasi suikast dönemi de böylece başlamış oldu ve ilk kurban da ünlü selçuklu veziri nizamülmülk oldu. bu ve benzeri birçok cinayetin sorumlusu olan fedailer, cinayetlerde hançer kullanıyor ve sonrasında kaçmak yerine hasan sabbah ve davası lehine sloganlar atarak oldukları yerde durup herkes tarafından görülecek şekilde gövde gösterisinde bulunuyorlardı.

fedailerin bu derece bağlılığı çeşitli fantastik yorumlara yol açtı. mesela hasan sabbah'ın alamut'un arka tarafında bir sahte cennet bahçesi yarattığı, bu bahçeye açılan uzun bir yolun iki kenarına, koklayanın aklını başından alan bir çeşit uyuşturucu (hatta haşhaş) tütsülerini yerleştirdiği ve fedailerin bu yol boyunca yürürken tütsü dumanları nedeniyle kafalarının güzelleşmesi sonucu, sabbah'ın istediği hedefe ulaştığı söyleniyordu. fedailere verilen haşhaşi ismi de buradan geliyordu. hatta ingilizcede suikastçi anlamına gelen assassin kelimesinin kökeni de buradan gelmekteydi.

fedailer, tütsüleri koklaya koklaya bu cennet bahçesine gelip, dünyanın dört bir yanından getirilen değişik bitki ve hayvanları, güzel kızları görünce gerçekten cennette olduklarını sanıyorlar, içkinin etkisiyle sızıp kaldıklarında normal odalarına taşınıyorlar ve uyandıklarında cennetin kendilerine hasan sabbah tarafından gösterildiğine ikna oluyorlardı. böylece, bu harika cennete sonsuza dek kavuşabilmek adına ölmeye can atıyorlardı ve yaptıkları suikastlerin ardından yakalanıp idam edilmeyi umarak oldukları yerde bekliyorlardı. ancak tüm bunlar, bazı kaynaklara göre doğru, bazı kaynaklara göre ise uydurma olarak değerlendiriliyor.

amacına ulaşmak için abbasi halifesinin öldürmek gibi büyük işleri bile göze alan hasan sabbah, 2 oğlunu da gözünü kırpmadan idam ettirmişti.

yaklaşık 35 sene kadar alamut kalesi'nde kalan hasan sabbah, hastalık nedeniyle yatağında öldü. bu 35 yıl içerisinde kalede çalgı ve müziğin, içkinin, eğlencenin kesinlikle yasak olduğu ve son derece disiplinli bir hayat sürüldüğü söylenmektedir.


not: başka bir sitedeki kendi yazımdır.
devamını gör...

üst edit: #1164720 bir hunim bile yok anlıyor musun 0330?

bu fotoğrafla kabul ediyorsanız ben de katılmak isterim aranıza. en önemli özelligim discord kullanmayı bilmemem. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kulüp kapısında şu şekil bekliyorum. bak silahım var. kulübünüze beni de almazsanız sıkarım topuğunuza yeminle.
**
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu güzel radyo programı boş geçemezdi! kaliteli şarap pahalı şarap demek değildir bir moldova chardonnay örneği. merak edenler için 50 tl bir fiyata sahip, asiditesi yüksek, tam bu yaz günlerinde soğuk bir aperitif cenevar!
devamını gör...

aradan geçen onca zamandan sonra hepsinin bi yere savrulmuş olması, hatta konumlarının birbirlerine aks etmesi son derece ilginç.

uluer sol kanat franksiyonlara ayrılmadan önce mahir çayan'ın arkasında yer alsa da sonra isyan bayrağını çekmiş. kurtuluş hareketi'nde aktif olarak rol almış. ordan ayrıldıktan sonra isp ile kürt hareketi ile 'halkın kurtuluşui' naraları atmış. kendi içindeki franksiyonlar olsa da, bakmayın çok ciddi savrulmalar bunlar. yakın zamanda vefat etti kendisi.

kürkçü, kızıldere katliamından sağ kurtulmuş tek kişi olarak bilinir. ajan olduğu hakkında bir sürü ithamla karşılaşmış zamanında örgütte. kendini kabul ettirmesi çok zor olmuş. sen abdülhamid'i savundun sözünün arkasındaki kinaye de odur. daha sonra hdp'nin kurucu üyelerinden biri oldu. aslında türk solu ve kürt hareketinin birleşmesindeki en büyük pay onundur desek yalan olmaz. ayrışan franksiyonları kendi çatısı altında çabası çok da başarılı olmuş denemez. ilginçtir, kendisi bursalıdır.

doğu perinçek'in içinde bulunmadığı bi sol franksiyon yok zaten. 28 franksiyon sayarlar, 30'unda perinçek bulunmuştur. şimdi ise bambaşka bi konumda.
devamını gör...

hiç kimse, kadınların birey olarak görülmediği dönemlerde birden ''ya ben bunu böyle ötekileştirdim ama artık insan gibi davranayım bari'' diye düşünüp insan haklarını kadınların ellerine tutuşturmadı. bu haklar mücadeleyle, farkındalıkla elde edildi ve hâlâ tam bir eşitlik durumu sağlanabilmiş değil. özellikle sosyal anlamda. durum böyleyken feminizmi ''kadınlar üstündür'' şeklinde görüyorsanız, black lives matter hareketini de ''siyahlar üstündür'' şeklinde görmeniz kaçınılmazdır. oysa işin özü yalnızca dezavantajlı gruba isim önceliği verilmesidir.

gelelim gerçekten de kadın haklarını savunup yürüyüşlerde açılan pankartların yanlış olduğunu düşünenlere. o pankartlarda yazanlar kendi cinsiyetinden, cinselliğinden utandırılan kadınların hayatları boyunca en ufak hareketlerinde ahlak bekçilerinden duydukları laflar, yaftalamalar. zaten durum böyle olmasa kimsenin tepki göstermesi gerekmez ve bu hareketlere de gerek kalmaz. dolayısıyla siz şu tür bir #162816 kıyaslama yaptığınızda fazlasıyla absürt oluyor. ''başta kadınlar olmak üzere her kesimden insanın sanatla eğitilebileceğini, istediklerinde bir şeyler yapabileceklerine inanıyorum'' tarzı cümleler, baş kaldıranlar olmasaydı şu an sarf edilemeyecekti ve kimse bu fikirleri umursamayacaktı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en sevdiğim radyo programı olma yolunda ilerliyor bu harika yayınnn.. sohbet hoş, şarkılar mükemmel. bayıldımm.*
devamını gör...

kendi hayatları yoktur. sürekli asıl kadını/erkeği pohpohlarlar.
devamını gör...

"birdenbire
her şey birdenbire oldu.
birdenbire vurdu gün ışığı yere;
gökyüzü birdenbire oldu;
mavi birdenbire.
her şey birdenbire oldu;
birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
yemiş birdenbire oldu.

birdenbire,
birdenbire;
her şey birdenbire oldu.
kız birdenbire, oğlan birdenbire;
yollar, kırlar, kediler, insanlar...
aşk birdenbire oldu,
sevinç birdenbire."
devamını gör...

bir konu hakkında az sayıda örnek, veri olmasına rağmen büyük genelleme yapmaktır. bir örnek verelim, gözlemler yapıyorsunuz ve ardından güneş sistemindeki tüm gezegenlerin küresel olduğu sonucuna ulaşıyorsunuz. fakat güneş sistemi dışındaki gezegenleri hiç gözlemlemediniz ve onların güneş sistemindeki gezegenler gibi küresel olup olmadıklarını bilmiyorsunuz. fakat, "madem güneş sistemindeki gezegenler küresel, bu durumda güneş sistemi dışındaki gezegenler de böyledir." diyorsunuz. yani elinizde az sayıda veri bulunmasına rağmen, siz büyük ve iddialı bir genelleme yapıyorsunuz. bu ne kadar iyi bir örnektir bilmiyorum ama kendiniz de bu örnekleri çoğaltabilirsiniz.
devamını gör...

"ol" dedim, oldu / poli / 2017

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benimdir bu. belki tüm hayatım insanlara adımın nasıl söyleneceğini anlatmakla geçecek. kahvemin üstüne adımı yazamayan insanlardan tut, adımı söylediğimde insanlarda oluşan o şaşkınlık ifadesine kadar.. yıllardır acaba dava açsam mı diye geçti tüm hayatım ,sonuçta bu adı ben seçmedim adımı değiştirme şansım vardı ama neden diğer insanların tutumlarından ötürü adımı değiştirecektim. bir barda arkadaşlarla otururum .arkadaşlarımın arkadaşları gelir muhabbet sohbet akar gider adımı sorar ,adımı söylerim sanki aşağılarmışçasına bir ifade belirir yüzünde ben bununla mı konuştum der gibi.. adımı söylemeden önce çok dolu muhabbet etmiştik halbuki. lakap takarlar, kısaltarak söylerler asla adımla hitap edilen olmadım bu zamana kadar. sevgililerim bile kendi adımı çok nadir kullanır. çoğu yakın arkadaşlarıma, sevgililerime paylaşırım bu durumu “adımın normal olduğunu” söylerler fakat dışarıdan bakıldığında hep bir dışlama durumu oluşur. sözün özü insanların adlarına karşı değil, içindekine karşı tutumlarınız şekillenmelidir. yapılanın ırkçılıktan farkı yoktur.
edit: adımı merak edenlerin sayısı bir hayli arttı yahu. gerçekten bu kadar merak edileceğini tahmin etmiyordum. *
devamını gör...

bir daktilo klavyesine uzun bir süre basan maymunun, mantık dolu bir metin yazabilme ihtimalini inceler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim