çirkin olmak
buradaki çoğu kişi "bilgisiz olup güzel olmaktansa bilgili olup çirkin olmak daha iyidir" minvalinde şeyler yazmışlar. o öyle olmuyor maalesef. tanıdığım çoğu güzel diyebileceğim arkadaşımdan çok daha bilgiliyim, yani ben öyle düşünüyorum. onlar hep bi adım, -hatta bayağı bir adım-, öndeyken ben hep arka planda kaldım. yani ilk etapta ne olursa olsun dış görünüşe bakılıyor, zaman geçtikçe insanın içini tanırsınız. dolayısıyla kendimizi geliştirmek, bilgili olmak sadece kendimiz için yapmamız gereken bi eylem oluyor. bence öyle olmalı da zaten. sadece bunu dışarıya yansıtamıyor olmak hep üzüyor. hayatta hep geri planda kalmak psikolojik açıdan büyük bir savaş.
devamını gör...
sayı bölü sonsuz
sorunun cevabı sıfır değildir.
çünkü sonsuz bir sayı değildir.
sorunun cevabı tanımsızdır.
aslında tanımsız da değildir.
böyle bir soru yoktur.
böyle bir soru olamaz.
ne salak salak sorular bunlar ya
çünkü sonsuz bir sayı değildir.
sorunun cevabı tanımsızdır.
aslında tanımsız da değildir.
böyle bir soru yoktur.
böyle bir soru olamaz.
ne salak salak sorular bunlar ya
devamını gör...
uçan baloncu
helyum ile şişirilen balonları satan kişi.
devamını gör...
normal sözlük sansürünün artık bıkıp usandırması
her birey, her özgür düşünce sizin kıstaslarınıza göre şekillenmek zorunda değil kardeşim. madem aranızda bir okey masası kurdunuz, gülün ve eğlenin. hayırlı traşlar dilerim size.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çocukluk fotoğrafları
troll olanlarının da en az olmayanlar kadar hoş olduğu, tatlı başlık.
not: zeplinle uçtuğum için, benim çocukluk fotoğrafım yok.
not: zeplinle uçtuğum için, benim çocukluk fotoğrafım yok.
devamını gör...
komedi
hakkında kendimi bir türlü doğru ifade edemediğim olgu. elitist olmakla suçlanıyorum komedi anlayışım konusunda. deniyorum açıklamayı ama bu hayatta beni en çok anlamış olan adamı bile bu yüzden kırdım zamanında istemeden. aslında kendini ifade sorunu olan biri değilim. ama bunu doğru anlatmayı bir türlü beceremiyorum sanırım. sorun bende olmalı. bir de yazarak deneyeyim...
az önce bir video gördüm. evet hayvan gibi komik. incinmişsin dedi de öyleydi. ya da verebileceğimiz başka sayısız örnek de yine çılgınlar gibi komik. ama bakın zor değil, göründüğü gibi üstten bir bakışım olduğu için de değil; kimseyi güldüğü şeyler yüzünden aşağıladığım/yargıladığım da yok. dahası bana da komik geliyor etik değil diye ifade ettiğim içerikler. ama burada sorun şu; bu video özelinde konuşacak olursak mesela, bu abinin bir hastane odasında, kimse onu görmüyor diye düşünerek denediği ve biz izleyince bize çok komik görünen bu halini paylaşmak, bunun bir komiklik unsuru olarak sunulması durumu etik değil. hangimiz bizi izleyen birileri olmadan "yapar mıyım, yapamaz mıyım lan" diye merak ederek bir şeyler denemiyoruz? elektronlar bile gözlemlendiğinde başka türlü hareket ediyor, değil ki insan? şarkı söylüyorum ben mesela bu ara, kayda başlamadan deniyorum kendimi. bir tek dileğim var'da detone olan abi kadar olmasa da komik duyulduğum zamanlar oluyor :) biri beni çeksin paylaşsın istemem o zamanlarımı.
incinmişsin dedi videosunda durum yine komikti. beni yine benzer bir konu rahatsız etmişti. ve bu fikrimi paylaştığımda şöyle bir argümanla karşı çıkılmıştı bana, "videoda gördüğün kişi alt profil olarak tanımlayabileceğin biri ve sana bir alt profilin sempatikleştirilmesi çirkin geliyor ama bu doğal reaksiyonu herkes verebilirdi, sen de verebilirdin, ben de verebilirdim. burada güldüğümüz alt profil üzerinden yapılan komedi değil, durumun komikliği. kimse bir şeyi normalleştirmeye çalışmıyor" hayır abi, benim dediğim ve daha önemlisi derdim bu değil. orada mevzu muhtemelen şöyle gerçekleşti; abi gerçekten terapiste gitti, gerçekten kendisine arkadaşı deneyimini sordu, o da gerçekten böyle bir cevap verdi. bunlar kamera kayıtta değilken yaşandı ve ana çok gülündü. buraya kadar her şey normal. çünkü durum komik. sonra dediler ki bu çok komik oldu, bunu tekrar canlandıralım ve instagram'a yükleyelim. mizansen gerçekleştirildi, video yüklendi ve beklenen tepkiyi aldı. sorun şu; insanların yalnızken ya da yakın çevreleriyleyken yaşadıkları komik anları, durumları, başka insanlara, onlar hakkında dalga geçilebilecek şekilde sunmak bana doğru gelmiyor. incinmişsin dedi videosunda videoyu paylaşan kişinin doğal tepkisi onun tırnak içinde konuya ne kadar sığ bir yerden baktığının da tespiti aynı zamanda ve biz izleyici olarak duruma güldüğümüz kadar buna da gülüyoruz. güldüğümüz şeylerin çoğu, yaşadığımız coğrafyada üretilen, paylaşılan komedilerin çoğu da bunlar oldukça toplumun komedi anlayışı bu çerçevede beslenmeye devam ediyor. neticede bu ülkede 40-50 yıldır aptal komedisi diye tabir edilen komedi yapılıyor. hepimiz bununla doğduk, yetiştik, büyüdük. haliyle komedi anlayışımız böyle şekillendi. dolayısıyla bunu sürdürmek ve bu minvalde içerikler üretmeye devam etmek bize normal geliyor. ama bir noktada artık bunu bırakmamız gerekmiyor mu sahi ya? ingiliz mizahı çok rererö yaa diye söylenip durmayı. hiciv ve bir şeylerle dalga geçmek dışında başka içerikler de üretmeye başlamamalı mıyız artık?
bakın bu tip içerikleri kişinin kendisi de sunsa, bu minvalde film de yapılsa, bu videodaki gibi gizli kamera görüntüsü de paylaşılsa, sokak röportajı da olsa sonuç değişmiyor. komedi böyle bir şey değil. sadece bundan ibaret değil. insanların düşünme, hayatı algılama şekli üzerinde çok büyük bir etkisi olduğu bilinen mizahın daha geniş bir perspektifle ve ciddiyetle ele alınması gerektiğini söylediğim için dağa kaldırılmaya çalışılıyorum, anlamıyorum. üzülüyorum.
inek şaban gibi insanlar gerçekten varlar arkadaşlar. düşük zeka, kazara geçekleşen durumlar, anlık verilen aptalca tepkiler, saflık, yalnız olduğumuzu düşünürken denediğimiz ve komik duruma düştüğümüz anlar, haklarında dalga geçerek hunharca güldüğümüz şeyler olmamalı.
derdimi salınız. butonum yok.
az önce bir video gördüm. evet hayvan gibi komik. incinmişsin dedi de öyleydi. ya da verebileceğimiz başka sayısız örnek de yine çılgınlar gibi komik. ama bakın zor değil, göründüğü gibi üstten bir bakışım olduğu için de değil; kimseyi güldüğü şeyler yüzünden aşağıladığım/yargıladığım da yok. dahası bana da komik geliyor etik değil diye ifade ettiğim içerikler. ama burada sorun şu; bu video özelinde konuşacak olursak mesela, bu abinin bir hastane odasında, kimse onu görmüyor diye düşünerek denediği ve biz izleyince bize çok komik görünen bu halini paylaşmak, bunun bir komiklik unsuru olarak sunulması durumu etik değil. hangimiz bizi izleyen birileri olmadan "yapar mıyım, yapamaz mıyım lan" diye merak ederek bir şeyler denemiyoruz? elektronlar bile gözlemlendiğinde başka türlü hareket ediyor, değil ki insan? şarkı söylüyorum ben mesela bu ara, kayda başlamadan deniyorum kendimi. bir tek dileğim var'da detone olan abi kadar olmasa da komik duyulduğum zamanlar oluyor :) biri beni çeksin paylaşsın istemem o zamanlarımı.
incinmişsin dedi videosunda durum yine komikti. beni yine benzer bir konu rahatsız etmişti. ve bu fikrimi paylaştığımda şöyle bir argümanla karşı çıkılmıştı bana, "videoda gördüğün kişi alt profil olarak tanımlayabileceğin biri ve sana bir alt profilin sempatikleştirilmesi çirkin geliyor ama bu doğal reaksiyonu herkes verebilirdi, sen de verebilirdin, ben de verebilirdim. burada güldüğümüz alt profil üzerinden yapılan komedi değil, durumun komikliği. kimse bir şeyi normalleştirmeye çalışmıyor" hayır abi, benim dediğim ve daha önemlisi derdim bu değil. orada mevzu muhtemelen şöyle gerçekleşti; abi gerçekten terapiste gitti, gerçekten kendisine arkadaşı deneyimini sordu, o da gerçekten böyle bir cevap verdi. bunlar kamera kayıtta değilken yaşandı ve ana çok gülündü. buraya kadar her şey normal. çünkü durum komik. sonra dediler ki bu çok komik oldu, bunu tekrar canlandıralım ve instagram'a yükleyelim. mizansen gerçekleştirildi, video yüklendi ve beklenen tepkiyi aldı. sorun şu; insanların yalnızken ya da yakın çevreleriyleyken yaşadıkları komik anları, durumları, başka insanlara, onlar hakkında dalga geçilebilecek şekilde sunmak bana doğru gelmiyor. incinmişsin dedi videosunda videoyu paylaşan kişinin doğal tepkisi onun tırnak içinde konuya ne kadar sığ bir yerden baktığının da tespiti aynı zamanda ve biz izleyici olarak duruma güldüğümüz kadar buna da gülüyoruz. güldüğümüz şeylerin çoğu, yaşadığımız coğrafyada üretilen, paylaşılan komedilerin çoğu da bunlar oldukça toplumun komedi anlayışı bu çerçevede beslenmeye devam ediyor. neticede bu ülkede 40-50 yıldır aptal komedisi diye tabir edilen komedi yapılıyor. hepimiz bununla doğduk, yetiştik, büyüdük. haliyle komedi anlayışımız böyle şekillendi. dolayısıyla bunu sürdürmek ve bu minvalde içerikler üretmeye devam etmek bize normal geliyor. ama bir noktada artık bunu bırakmamız gerekmiyor mu sahi ya? ingiliz mizahı çok rererö yaa diye söylenip durmayı. hiciv ve bir şeylerle dalga geçmek dışında başka içerikler de üretmeye başlamamalı mıyız artık?
bakın bu tip içerikleri kişinin kendisi de sunsa, bu minvalde film de yapılsa, bu videodaki gibi gizli kamera görüntüsü de paylaşılsa, sokak röportajı da olsa sonuç değişmiyor. komedi böyle bir şey değil. sadece bundan ibaret değil. insanların düşünme, hayatı algılama şekli üzerinde çok büyük bir etkisi olduğu bilinen mizahın daha geniş bir perspektifle ve ciddiyetle ele alınması gerektiğini söylediğim için dağa kaldırılmaya çalışılıyorum, anlamıyorum. üzülüyorum.
inek şaban gibi insanlar gerçekten varlar arkadaşlar. düşük zeka, kazara geçekleşen durumlar, anlık verilen aptalca tepkiler, saflık, yalnız olduğumuzu düşünürken denediğimiz ve komik duruma düştüğümüz anlar, haklarında dalga geçerek hunharca güldüğümüz şeyler olmamalı.
derdimi salınız. butonum yok.
devamını gör...
intihar girişiminde bulunan kişiye öğüt veren embesiller
niyet iyi hoş da o üslup olmamış be. yardımcı olmak niyetindeki kişilere embesil demek acizliktir. ben kimle, nasıl konuşacağımı gayet iyi biliyorum da sen bunu bilmiyorsun sanki.
devamını gör...
deli kan
söz ve bestesi melike şahin'e ait olan harika bir şarkıdır.
buradan
kederin yüzüme ışık olsun
sen günüme yolsun
bir yolcuyum kalbinde
hatırım dursun
içime bir muğlak bırakmak olmaz
avuca oturur, kabına sığmaz
başka yerde arama
bak, göğsümde izin var
uzaklarda duramam ki
içimde bir deli kan var
buradan
kederin yüzüme ışık olsun
sen günüme yolsun
bir yolcuyum kalbinde
hatırım dursun
içime bir muğlak bırakmak olmaz
avuca oturur, kabına sığmaz
başka yerde arama
bak, göğsümde izin var
uzaklarda duramam ki
içimde bir deli kan var
devamını gör...
tartışmaktan zevk almak
harika bir eylemdir. özellikle karşınızda saygılı bilgili donanımlı bir insan varsa acayip keyif verir. entelektüel tartışması diye bir kavram vardır ve çok güzeldir. tartışmak kelime olarak insanlara olumsuz gelse de öyle bir durum değildir.
devamını gör...
pembe gezegen gj 504b
2013 yılında keşfedilen dünya'dan 57 ışık yılı uzaklıkta bulunan bu güzel pembe gezegen kız çocuklarının gitmek istediği ilk gezegen olarak biliniyor.

gezegenin oluşumu hakkındaki sırlar şu an kesin olmaktan çok uzak. meja daha iyi bilir.
yıldız sistemlerinin oluşumlarını anlatan teorilere göre; böylesi büyük kütlede bir gaz devi gezegenin, çok genç diyebileceğimiz bu sistemde yıldızına bu kadar uzak olmaması gerekiyordu.
çünkü büyük gaz devleri, yıldızlarına yakın bölgelerde oluşuyor.
pembe gezegen kendi yıldızına 4,05 milyar mil uzaklıkta. bu uzaklık, dünya ile güneş arasındaki mesafenin 43,5 katı olarak biliniyor.
pembe görünmesinin nedeninin hala sıcak olduğu için yapmış olduğu ışımadan kaynaklandığı; milyon yıllar geçip gezegen soğudukça, pembe rengini de kaybedeceği söyleniyor.
goddard uzay uçuş merkezi’nde görevli astrofizikçi michael mcelwain, “eğer bu gezegene seyahat etme şansımız olsaydı, sahip olduğu ısıyla parlayan, koyu bir kiraz çiçeği rengini andıran bir dünya görecektik” dedi.

gezegenin oluşumu hakkındaki sırlar şu an kesin olmaktan çok uzak. meja daha iyi bilir.
yıldız sistemlerinin oluşumlarını anlatan teorilere göre; böylesi büyük kütlede bir gaz devi gezegenin, çok genç diyebileceğimiz bu sistemde yıldızına bu kadar uzak olmaması gerekiyordu.
çünkü büyük gaz devleri, yıldızlarına yakın bölgelerde oluşuyor.
pembe gezegen kendi yıldızına 4,05 milyar mil uzaklıkta. bu uzaklık, dünya ile güneş arasındaki mesafenin 43,5 katı olarak biliniyor.
pembe görünmesinin nedeninin hala sıcak olduğu için yapmış olduğu ışımadan kaynaklandığı; milyon yıllar geçip gezegen soğudukça, pembe rengini de kaybedeceği söyleniyor.
goddard uzay uçuş merkezi’nde görevli astrofizikçi michael mcelwain, “eğer bu gezegene seyahat etme şansımız olsaydı, sahip olduğu ısıyla parlayan, koyu bir kiraz çiçeği rengini andıran bir dünya görecektik” dedi.
devamını gör...
daddy (yazar)
beni bir anda beğeni yağmuruna tutan eli bol güzide yazarımız. 'umarım okuyarak beğeniyordur' diye düşünürken yazdığım bir entrye cevap olarak güzel dileklerini ileterek okuduğunu ispatladı*. hep aramızda olsun. kendisine mutlu, sağlıklı bir ömür diliyorum.*
devamını gör...
entry yazayım derken destan yazmak
sözlüğümüzün güzide yazarlarının çokça yaptığıdır.
dil desen var imge desen var, tanrıcılık mı? olmaz olur mu, o da var*.
şimdi sen gel de birkaç cümleyle yetin. olacak şey mi?
kamaşmasın mı bizim de gözlerimiz? savrulmayalım mı destansı anlatılarda?*
dil desen var imge desen var, tanrıcılık mı? olmaz olur mu, o da var*.
şimdi sen gel de birkaç cümleyle yetin. olacak şey mi?
kamaşmasın mı bizim de gözlerimiz? savrulmayalım mı destansı anlatılarda?*
devamını gör...
samsun’da sokak ortasında eşi tarafından şiddete uğrayan kadın
söyleyecek çok şeyim var ama cümlelere dökmekte zorlanıyorum. kadın kızının önünde kafasına tekmeler yiyene kadar neden tek bir şey yapılmadı? trans eylemcileri yaka paça tutuklamasını iyi biliyorlar ancak şu adamı engelleyebilecek tek bir şey yapamıyorlar. sabahında bir kızı taciz ettiğini gülerek söyleyen y**ş*k, öğlene trans diye tutuklanan kadınlar akşama da bir kadını küçücük çocuğunun önünde öldüresiye döven bu iğrenç yaratık ve daha niceleri, bilmediğimiz sesini duyuramayan bir sürü kadın, erkek var. her seferinde aynı çaresizliği ve tiksintiyi hissetmekten bıktık, usandık. ama adalet istemekten sesimizi duyurmaktan vazgeçmeyeceğiz. bu korku imparatorluğu elbet yıkılacak, elbet bu yaptıklarınız yanınıza kalmayacak, koruyamadığınız her insan için hesap vereceksiniz. unutmayın, birimiz güvende değilsek hiçbirimiz güvende değiliz.
devamını gör...
orta parmak
savaşlarda okların kullanıldığı zamandan gelme bir işaret olup basitçe şöyle açıklanabilir; okçuların orta parmakları ok atmaktan koptuğunda karşı okçu orta parmağını gösterip “ben devam edebiliyorum şimdi boku yedin” dediği harekettir.
devamını gör...
multipl skleroz
bilinen 5 tipi vardır:
1. bening ms(iyi huylu): bu tip hastalar hafif nöbetler geçirirler ve nöbet sonrasında herhangi bir hasar meudana gelmez.
2. tekrarlayan-iyileşen ms: bu tip hastalar sık nöbet geçirirler fakat ardından iyileşme evresine girerler. bir döngü halinde nöbet ve atak arasında gidip gelirler.
3. ikincil ilerleyici ms: tekrarlayan-iyileşen ms türünün kötüleşmesidir. hasta nöbet geçirir ve bir hasar söz konusudur. bu hasar geridönüşsüzdür. iyileşme söz konusu değildir.
4. birincil ilerleyici ms: en tehlikeli türdür fakat sıklığı oldukça azdır. hasta tek bir nöbet geçirir ve nu nöbetten sonra iyileşme olmaz.
5. marburg tipi ms: bu tipte hasta tek atak bir atak geçirir ve hayatını kaybeder.
ms hastalarına günlük yaşamlarına dair eğitimler verilmelidir(banyo, spor, seyahat,beslenme, ilaç kullanımı, uyku vb). yanlarında hasta olduklarına dair bir kart taşımalıdırlar. nöbet sırasında yapılması gerekenleri birey ve yakınları iyi bilmelidir. bireyler hayatlarını yeniden düzenlemeli ve bu duruma adapte etmelidirler.
bu hastalıkla ilgili daha fazla bilgiyi ve desteği türkiye ms derneğinde detaylı olarak bulabilirsiniz. linki şuraya bırakıyorum ama umarım hiiç ihtiyaç duymazsınız. sadece bilgi için kullanmanız dileğiyle.
1. bening ms(iyi huylu): bu tip hastalar hafif nöbetler geçirirler ve nöbet sonrasında herhangi bir hasar meudana gelmez.
2. tekrarlayan-iyileşen ms: bu tip hastalar sık nöbet geçirirler fakat ardından iyileşme evresine girerler. bir döngü halinde nöbet ve atak arasında gidip gelirler.
3. ikincil ilerleyici ms: tekrarlayan-iyileşen ms türünün kötüleşmesidir. hasta nöbet geçirir ve bir hasar söz konusudur. bu hasar geridönüşsüzdür. iyileşme söz konusu değildir.
4. birincil ilerleyici ms: en tehlikeli türdür fakat sıklığı oldukça azdır. hasta tek bir nöbet geçirir ve nu nöbetten sonra iyileşme olmaz.
5. marburg tipi ms: bu tipte hasta tek atak bir atak geçirir ve hayatını kaybeder.
ms hastalarına günlük yaşamlarına dair eğitimler verilmelidir(banyo, spor, seyahat,beslenme, ilaç kullanımı, uyku vb). yanlarında hasta olduklarına dair bir kart taşımalıdırlar. nöbet sırasında yapılması gerekenleri birey ve yakınları iyi bilmelidir. bireyler hayatlarını yeniden düzenlemeli ve bu duruma adapte etmelidirler.
bu hastalıkla ilgili daha fazla bilgiyi ve desteği türkiye ms derneğinde detaylı olarak bulabilirsiniz. linki şuraya bırakıyorum ama umarım hiiç ihtiyaç duymazsınız. sadece bilgi için kullanmanız dileğiyle.
devamını gör...
yazarların kendilerini tanımlama şekli
kışın ortasında direnen, açmak için baharın gelmesini bekleyen bir fidan gibiyim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en gıcık huyları
kelimeyi istediğim gibi anlamak. lafı istediğim yere çekmek. bu hususta gıcık oluyorum kabul ettiğim özellik.
edit: anlamadım ayağına yatmak.cok yaparım bunu.
edit: anlamadım ayağına yatmak.cok yaparım bunu.
devamını gör...
hayatın ne kadar güzel olduğunun anlaşıldığı anlar
yeni yıkanmış, yumoş kokulu, tertemiz çarşaf ve yorgana gömülüp yine aynı temiz mis kokulu pijamalarla giyinmiş vaziyette uykuya dalmaya hazırlanmak... hadi ben uyumaya gidiyorum sözlük.. akşam görüşürüz.
devamını gör...
insan olmak
her sözü bir hayat dersi niteliğinde olan "frida kahlo"demiski;
"yüz kere yere düşmüş olayım, başkalarına çelme takan biri olmayacağım.
ben kazanan değil insan olmak istiyorum."
bencede herkes iyi bir insan olamaz ama herkes insan olmalı.
"yüz kere yere düşmüş olayım, başkalarına çelme takan biri olmayacağım.
ben kazanan değil insan olmak istiyorum."
bencede herkes iyi bir insan olamaz ama herkes insan olmalı.
devamını gör...
ehvenişer
arapça bir kelime. kötülerin arasında daha az kötü olanı anlamını taşıyor
devamını gör...