(bkz: new york)'un eski adının (bkz: new amsterdam) olduğunu ilk öğrendiğimde çok şaşırmıştım. new york eskiden hollanda sömürgesi olduğu için bu ad verilmişti.
devamını gör...

uludağ'da bir yazar hanımefendi ile köy okullarına bir şeyler yapmaya çalışıyorduk.

burada böyle bir yardımlaşmanın başlatılmış olması beni ziyadesiyle memnun etti.

üzerime ne düşüyorsa yaparım.
devamını gör...

yazarın kendisince girilen entrysini beğenmesine sözlüğün müsaade etmeme dürümüdür(soslu)

instagramda kendi attığım postu beğenebilirken, sözlükte kendi girdiğim entyleri beğenemiyorum.

en beğendiklerim de kendi girdiklerim aksi gibi.

acaba yanlış mı giriyoruz.
devamını gör...

turgutreis tatilimden oda manzaram.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

13 şubat 1917’de rusya’nın başkenti petrograd’da açlık çeken insanların özellikle de kadınların öncülüğünde “barış ve ekmek” diye başlayan ayaklanma, kısa zamanda ülke geneline yayılmıştır efem... 300 yıllık rus çarlığı, başkentte yoğunlaşan kitle eylemleriyle birkaç gün içerisinde yıkıldı.

şubat devriminden sonra kerenski başkanlığında bolşeviklerin katılmadığı geçici bir hükümet kuruldu. ancak geçici hükümetin kendini iktidar yapan kitlelerle giderek bağını koparması ve düzeni sağlama adına onların karşısınnda yer almasıyla, bolşeviklerin önderliğinde ekim ayındaki ayaklanma ile paris komününden sonra ilk kez bir sosyalist iktidar kuruldu.

ekim devriminden hemen sonra bir dizi ekonomik, sosyal ve idari düzenlemeler getirildi. toprak mülkiyeti kaldırıldı. özel çiftlikler devletleştirildi işçiler 8 saatlik iş gününe kavuştu. ancak savaş sürecinin ülkeyi oldukça yıpratması nedeniyle 1919 başlarında ürünlere devletçe el konulmaya başlandı (savaş komünizmi). lenin’in ölümünden sonra (1924) stalin iktidara geldi. özellikle troçki’nin yurt dışına sürülmesiyle başlayan süreç, gelecek 10 yılda, idam, hapis ve toplama kamplarıyla donatılmış parti içi, kanlı bir iç hesapla başlangıcı oldu. hiçbir devrim kendi evlatlarını bu ölçüde yememişti.

1927-1937 arasındaki on yıl, politik baskının yanında dev boyutlu sosyal ve ekonomik atılımların gerçekleştirildiği bir dönemdir. bu dönemde üç temel kalkınma girişımı görülür; çiftliklerin kolektifleştirilmesi, hızlı sanayileşme ve eğitimde devrim. gelişmiş kapitalist ülkeler 1929 dünya ekonomik bunalımıyla boğuşurken sovyetler birliği bu üç alanda şaşırtıcı bir gelişme sağladı.. 1920’lerin açlık ve yoksulluk altındaki bu köylü ülkesi, 20 yıl içinde abd’den sonra dünyanın ikinci büyük sanayi ülkesi haline gelerek abd ile kıran kırana soğuk savaş'a girdi.
kaynak:tr.wikipedia.org/wiki/Ekim_...
devamını gör...

insan hafızasının hastalığı unutkanlığıdır, anlamına gelen özdeyiş. unutkanlığın bir maraz olmadığını, aksine bir nimet olduğunu düşünenler tarafından "hafıza-i beşer nisyan ile müsterihtir." şeklinde değiştirilerek söylenir.
devamını gör...

türkiye'de mümkün değildir.
devamını gör...

ejderha mızrağı kurgusunda yer alan solamnia şövalyeleri'nin kurucusu vinas solamnus tarafından söylenmiş ve solamnia şövalyelerinin düsturu olmuş söz öbeği. şövalyelerin ölçü adı verilen kural kitabının ruhunu oluşturur. bütün şövalyeler bu kurallara uymak zorundadır.

bu sözleri duyduğumda/okuduğumda benim aklıma her daim sturm brightblade gelir. zaten krynn üzerinde yürüyen en has adam da kendisidir. kâh caramon majere'de bu konularda az buz değildir lakin sturm'un eline su dökemez. sturm delikanlılığın kitabını yazmak şöyle dursun onu direkt kutsal kitap haline getirmiştir. şövalye olmadığı halde kurallara bu kadar sıkı sıkıya bağlanmış bir erdem timsali bulamazsınız. ölmeden önce şövalye olması ise tek tesellimizdir. tabi raistlin majere'e göre sturm hayatı boyunca gerçek bir şövalyeydi. onun şövalyeliği için ritüellerin bir anlamı yoktu. ağanın lafının üzerine laf söylemekte bize düşmez. raistlin bu! adamı eciş bücüş eder maazallah.

böyle güzel abiler kalmadı artık. ''o iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.'' diyor ya yaşar kemal, hah işte romanlarda bile halimiz ahvalimiz bu oldu. olması gerektiği gibi davranan sıradan insanları bile özler olduk. siliniyorlar çünkü. şeytana pabucunu ters giydirmek ve sıçanı incelikle yemek asrın yeni umdesi. bak laf lafı açıyor. asrın yeni umdesi deyince de aklıma neyzen geldi. ne diyordu;


asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
kürsî-i liyakat muhabbet tellalı , puşt olanındır!

muhabbet tellalı yazınca tam oturmadı sanki ama biraz yumuşattı gibi. aslını bilen zaten biliyor. dörtlüğün ayarları ile oynamaya gerek yok. sahi ne diyorduk. hah sturm... güzel adamdı. doğrunun peşinden koştu. bugün aramızda dolaşıyor olsa, saf, salak, enayi yaftası yerdi kesin. zira dönem sinsiliğe övgü dönemi. elbet bir gün bu omurgasızlıklara da sövülecek bir dönem gelir. ara ara oluyor öyle. bakalım hangi ara olacak?

ışıklar içerisinde yat sturm... ya da yatma bunlar ışıkları bile kapatır abicim!
devamını gör...

diktatör saltanatını ilan edecek işte.

artık ölene kadar durur ülkenin başında.

eski türkiye-yeni türkiye-şeriatla yönetilen yeni bir türkiye. tam olarak doğru şema bu sanırım.
devamını gör...

şu an dolabımda 13 tane kitap var. niye bu kadar az? çünkü okuduğum kitapları ya kütüphaneye ya okullara ya da çevremdeki insanlara veriyorum. çünkü bir kitabın kitaplıkta yıllarca okunmadan durması hiçbir şeye yaramaz. en azından çevremizdekilere vererek onlarında kitap okumasını sağlayabiliriz.
devamını gör...

doğru insan bulunmaz diye bir şey yok. bulunur. düşük bir ihtimaldir ama size şöyle söyleyeyim. doğru insanla tanıştığınızda, bunu bilirsiniz.
devamını gör...

orijinal adı dia de muertos olan ancak ingilizceden tekrar ispanyolca'ya çevrilmiş şekliyle dia de los muertos olarak da bilinen, unesco tarafından “dünya mirası” listesine alınmış, felsefesi ve kutlanma şekliyle dünyanın en derinlikli ve renkli festivallerinden biri olan gündür. kökeninin azteklere dayandığı bilinen ölüler günü, latin amerika özellikle de meksikalıların en önemli festivali olan rengarenk dini bir seremonidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
her yıl 1-2 kasım günlerinde meksika’da, orta amerika’da ve abd (özellikle arizona ve texas) ile kanada’da yaşayan latin amerika kökenlilerce kutlanır. isminin çağrıştığının aksine hüzünlü ya da korkutucu bir festival değildir. altarlar hazırlanır, insanlar o güne has makyajlar yapar ve kostümler giyerler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu günde ölülerin dünyaya indiğine inanılır.ölüler gününün en temel elementlerinde biri altarlardır, o coğrafyada ispanyollardan önce yaşamış medeniyetlerin ölüme olan bakış açılarını temsil ederler. altarlarda ölüler için adaklar, çiçekler, rengarenk süslenmiş kuru kafalar, mumlar bulunur. altarların dışında mezarlıklar da mumlarla ve adaklarla süslenir, şarkılar söylenir, içkiler içilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ölüler günü'nde merhumla ekmek, tuz, meyve, mutfak lezzetleri, su ve eğer yetişkinlerse şarap paylaşılır. adak, ölülere onların anılarıyla, hayatlarıyla diyalog kurmaya yakın olmaktır. adak, hafıza gerektiren bir ritüel ile yeniden buluşmadır.

ölüler için sunulan altarda birkaç temel nesne bulunmak zorundadır. .

bu unsurların her biri kendi tarihini, geleneğini, şiirini ve en önemlisi mistisizmi içerir. bazıları şunlardır:

su: hayatın kaynağı, ruhlara uzun yolculuklarının ardından susuzluklarını gidermek ve dönüşlerini güçlendirmek için sunulur. bazı kültürlerde ruhun saflığını sembolize eder.

tuz: arınma unsuru, ertesi yılki gidiş-dönüş yolculuğunda bedenin bozulmaması için hizmet eder.

mumlar: ürettikleri alev, "ışık", inanç, umut demektir. ruhların eski yerlerine ulaşıp evlerine dönüşlerini aydınlatmaları için titreyen alevi ile bir rehberdir. birkaç yerli toplulukta, her mum bir merhumu temsil eder, yani sunağın sahip olacağı mum sayısı, ailenin çağırmak istediği ruhlara bağlı olacaktır.

tütsü: dua ya da övgüyü yücelten unsurdur. saygının kokusudur. kötü ruhların yerini temizlemek için kullanılır, böylece ruh evinize herhangi bir tehlike olmadan girebilir.

çiçekler: renkleri ile festivalin sembolüdürler. ruhun kaldığı süre boyunca mekanı süsleyip aromatize ederler, mutlu ederler, renkleri saflığı ve hassasiyeti ifade ettiği için çiçeğin eksik kalmaması, çocukların ruhlarına eşlik eder.
altarların çok özel anlamları olan üç farklı çiçek türü vardır. ilk olarak cempasúchil (kadife çiçeği); turuncu renktedir, güneş ışığını temsil eder ve ölülerin eve dönüş yolunu bulmasına yardımcı olur. ikinci çiçek la mano de león -aslan elidir-; mor renktedir ve sevdiklerimizin kaybı için yas ve kederi sembolize eder. üçüncü çiçek flor de nube* -bahar yıldızı- çiçeğidir; bu beyaz çiçek, saflığı temsil eder.

ekmek: en önemli adaklardan ve olmazsa olmazlardan biri ekmektir. "pan de muerto" (isp: ölü ekmeği) özel bir çeşidi de bulunur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ölüler için hazırlanan bu altarlar*, hispanik öncesi dinlerin senkretizminin katolik diniyle kaynaştığı birkaç kattan oluşur.

bir ölü altarının/sunağının temel seviyeleri cennet ve yeryüzüdür. her adımın sonsuz dinlenme yeri olan mictlán'a ulaşmak için gerekli adımları sembolize ettiği yedi seviyeye kadar olabilir.

altar, evin içindeki bir odaya bir masanın üzerine yerleştirilir ve ölüler günü sunularının yapılacağı yer burasıdır. inanışa göre, altarın üzerine konulan hediyeler, ölülerin mictlán'dan akrabalarının evlerine yolculuğunu kolaylaştırırlar ve yolda iyi zaman geçirmelerini sağlarlar.


bu festival meksika'nın her yerine aynı şekilde kutlanmaz. her bölgenin kendine has kültürü ve kendine has elementleri bulunur.

kaynak 1, 2, 3
devamını gör...

istemem.. yan cebime koy..
devamını gör...

üniversite yıllarında dinlediğim grup. konserleri iyidir, yılmazyıldırım sizi gitarının içine sokar neredeyse. o kadar olayın içinde hisseder, konserden çıkınca ipi kesilmiş köpek gibi şimdi nereye gidip ne yapsam diye bakınırsınız. dünyaya adapte olmanız dolmuşa binip müslüm gürses'in paramparçasıyla karşılaştığınız ana kadar sürebilir. şimdi bana komik geliyor ama, o kadar yaşanmışlığımız, birlikte finallere çalışmışlığımız var şimdi bu grup bana bildiğin çocuk işi geliyor. ya ben fena yaşlandım ya da gerçek müziği keşfettim.
devamını gör...

sosyal fobi ona sahip olan insanın iletişim kurmak istediği insanlarla iletişim kuramamasına, o çok gitmek istediği yerlere gidememesine, çok yapmak istediği şeyleri yapamamasına, başarabileceklerini başarmak için çabalamaktan kaçmasına sebep oluyor. ınsan her şeyden kaçmak istiyor, bazen en alışık olduğu şey bile onun için kaygı dolu gəliyor. yolda yürürken yol kenarlarında hoşuna giden binalara bakamıyorsun, hanimiş hanimiş canım rengarenk çiçeklere göz ucuyla bile bakman insanların dikkatini çekecekmiş gibi geliyor. ıçinde yeşerttiğin güzelim heveslerini kızgın tuğlalarla ördüğün duvarlarla harcayıp bastırıyorsun ve bu cidden insanın ağlamadan bile göz yaşı yutkunmasının yolunu açıyor. kızgın tuğlaları yıkmak hiç kolay değil. kahroluyoruuuuuğuuğuğğz.
devamını gör...

çatı ve cennet dizilerinin yaratıcısı v.c. andrews'in ölümünden önce hazırladığı notlardan derlenen yeni dizisinin ilk kitabıdır.
serinin ilk kitabı çatıdaki nefestir. serinin diğer kitapları ise çatının sırları, çatıdaki çığlık, çatıdaki fısıltılar, çatının karanlığında'dır.


kitabın asıl kahramanı evin tek kızı olan kızıl saçlı dawn'dir. dawn ve ailesi maddi açıdan oldukça zor zamanlar geçirmektedir. fakat her şeye rağmen mutlu bir ailesi vardır dawn'in. maddi açıdan zor günler geçiren aile bir kasabaya yerleşir. orda dawn, okulun en yakışıklı öğrencisi philip' e aşık olur.

annesinin ani ölümü hayatının dönüm noktası olur. dawn, annesinin ölümünden sonra gerçeklerle yüzleşme fırsatı yakalar. ailesi hakkında şok edici bir gerçeği öğrenir. ama aslında gizli günahların oluşturduğu kötü bir ağın ortasına düşmüştür aynı zamanda.
ikilem de kalan, gerçeklerle yüzleşen, mutsuzluğa ve ümitsizliğe kapılan dawn, bir yandan annesinin ölümü ve gerçeklerin ortaya çıkmasından sonra ortadan kaybolan abisini bulmak için umutsuzca çabalarken öte yandan ailesinin yaşamının sonsuza dek etkileyecek olan iftiralarla uğraşmak zorunda kalır. philip aslında aşık olduğu kişi değildir. yıllarca kandırıldığı için gururu kırılmıştır.

yeni insanlar, yeni bir aile, yeni bir okul ve yeni bir aşka yelken açacak dawn'in hayatının anlatıldığı kitabı okurken çok şaşıracak ve her bir sayfasında ters köşe olacaksınız. akıcı bir dille anlatılan kitap sizi sıkmayacak kısa sürede etkisi altına alacaktır.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1 saat kadar önce ayrıldım.

taraflar birbirine mutluluk ve bilimum iyi dileklerde bulundu. olması gereken budur arkadaşlar.

ayrılığımızdan bir enstantane:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

allah yolunu bahtını açık etsin, hep güzellikler bulsun...
devamını gör...

buyrunuz efenim :)..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir de bunları izleyip izleyip tarih dersi vermeye çalışan bir örgüt var. gülünçler cidden.
devamını gör...

keşke sözlükten uçurulan yazarların karma puanları bize bölüştürülse. hayır boşa gidiyor o karmalar kendimi düşündüğümden değil yoksa.

yoldaşçığım bi düşün sen bence bunu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim