sekiz yaşındayım, bir akrabamız tarafından tacize uğramışım. bir şeylerin farkında bile değilim. şimdilerde travma.
devamını gör...

güzel bir kahvaltı.
devamını gör...

tatlım ya. şahsımın cumbaba adayıdır. burdan kendisine sesleniyorum, her şey seninle güzel!
devamını gör...

hazır gündem yoğun ilken çaktırmadan tüm alkollü içeceklere %17.08 zam gelmiş bulunmaktadır.
unutmayınız ki; içki bütün kötülüklerin anasıdır ve sizi yavaş yavaş öldürür. işte bu nedenle iktidardaki haramiler , soyup soğana çevirmenlik camianın sağlıklı kalabilmesi adına elinden geleni yapmaktadır. twitter.com/vaziyetcomtr/st...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kuş tüyü
devamını gör...

bu haberi görünce çoook sevindim. hayırlı olsun canım yazar. merakla bekliyoruzzz.
devamını gör...

bir gece başımızı alıp gitsek diyorum
bir deniz kenarı mı olur
bir dağ başı mı olur
kaçsak bu kalabalıktan
bir yer bulsak kendimize
düzenli yaşamalardan uzakta
bir yanımızda şehrin ışıkları
bir yanımızda kucak dolusu yıldızlar
orada hiç yemesek hiç uyumasa
hiç düşünmesek yarını
sonra unutsak sıkıntısını günlerin
gecenin karanlığını
sonra bıraksak kendimizi sevgiye erdemliğe mutluluğa
her nefes alışta duysak yaşadığımızı
sonra kaybolsak bu özgürlükte
bu hazda
bu derin aydınlıkta
sonra sabah
sonra paydos
sonra kurtuluş
sonra ölüm.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(büyük iskender ve diyojen, caspar de crayer'in çizdiği temsili resim)

ünlü filozofların yaşamları ve öğretileri adlı kitabında diogenes laertios bu olayı şöyle anlatır:
diyojen bir köşede güneşlenirken, iskender başına dikilip “dile benden ne dilersen!” dedi. o da “güneşimi engelleme yeter!” diye karşılık verdi.

bazı kaynaklarda ise olay şu şekildedir:

sinizm (kinizm) ekolünün kurucusu yunan filozof diyojen bir fıçıda yaşardı. büyük iskender güneş altında dinlenmekte olan diyojen’i ziyarete gidip ona yapabileceği bir şey olup olmadığını sorduğunda diyojen o hiçbir şekilde itiraz edilemeyen cevabını vermişti: “sizden istediğim tek şey kenara çekilmenizdir. bunu yaparsanız güneşime mani olmazsınız ve bana vermeniz mümkün olmayanı benden almamış olursunuz.” 
daha sonraları iskender bu olay üzerine “ünlü imparator büyük iskender olmasaydım 'diyojen' olmak isterdim” demiştir.

diyojen bir sürgündü, kötü bir suçla suçlanmış bir adamın oğluydu, herkes tarafından itilmiş, hakaret ve küçümseme ile karşılaşmıştı. ama onda güçlü bir irade, kararlılık ve cesaret vardı. üstelik çok iyi konuşuyordu, üstün ve pırıl pırıl bir zekâya sahipti.

diyojen, günlük yaşamında çok zaman kirli ve pis elbisesi, köpek derisine benzeyen mantosu ile dolaşır, geceleri heykel diplerinde ve sokak köşelerinde yatardı. hayatını son derece fakir olarak geçiren diyojen'in içinde yaşadığı bir fıçısı ve bir çanağı vardır. ama bir gün, çeşme başında avucu ile su içen bir çocuğu görünce, “bu çocuk bana fazladan eşyam olduğunu öğretti.” diyerek elindeki çanağı da kırıp atmıştır. diyojen, aşırı gururlu bir insandı ve herkesi küçümserdi! sıradan insanlardan nefret eder ve o derece küçük görürdü ki, dönemin atina'sında gündüz vakti elinde fenerle dolaşıp “dürüst bir adam arıyorum.” diye bağırarak atina sokaklarında dolaşmış, böylece atina’da adam görmediğini anlatmak istemiştir. platon ona “çılgın sokrates” derdi. servet ve varlık düşmanıydı, bunların erdeme ters düştüğünü iddia ederdi. zamanın felsefe okullarını da çekinmeden eleştiren bir kişiydi. günün hatiplerine, “zamanın uşakları” derdi. platon’un öğretimini, “zaman kaybettirme” olarak nitelerdi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(dönemin atina'sında gündüz vakti fenerle dolaşıp "dürüst bir adam aradığını" söyleyen diyojen'e atfeden tablo, 1780'ler)

diyojen yoksulluk içinde yaşadığı, halka açık yerlerde yatıp kalktığı ve yiyeceğini dilenerek topladığı halde, herkesin aynı şekilde yaşaması gerektiğini savunmamıştır. kişinin en kısıtlı yaşam koşullarında bile, mutlu ve bağımsız olabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. insanın kendi kendine yeterli olabilmesi gerektiğini savunmuştur. uygarlaşmanın getirdiği kurallara ve araçlara bağlı olan bir yaşamı reddetmiş, yaşamın doğal ve sade olması gerektiğine inanmıştır.

kendi açısından sade ve doğal, toplumsal değerler açısından ise sefil denebilecek bir yaşam sürer. ona göre, sade bir yaşam tarzı, sadelikten başka, örgütlenmiş, dolayısıyla uzlaşımsal toplumların görenek ve yasalarını da önemsememek anlamına gelir. diyojen, doğaya aykırı bir kurum olan ailenin yerini, kadınların ve erkeklerin tek bir eşe bağlı olmadığı, çocukların ise bütün toplumun sorumluluğunda bulunduğu doğal bir durumun alması gerektiğini savunmuştur.

diyojen, insan için iki disiplin kabul ediyordu:

1- ruh disiplini
2- beden disiplini

ona göre, beden disiplini jimnastikle elde edilebilirdi. ruh ise ancak erdem ile gelişebilirdi. erdemin ne olduğunu araştırmış, onun doğaya uygun yaşamak olduğunu bulmuştu. yani bir insanın erdemli olabilmesi için, doğaya uygun yaşaması gerekmekte idi. bu ise olabildiğince arzu ve ihtiyaçları azaltmak, hatta kaldırmaktan ibaretti. (sokrates’in, agora’da, “bu pazar yerinde ihtiyacım olmayan ne kadar çok şey var!” deyişini hatırlatayım.) bu nedenle refah, nezaket, güzel sanatlar ve bilim, cezalandırılmaları gereken fazlalıklardır; zenginlik, asalet ve onur, iğrenilecek şeylerdir. din ve kanunlar, politikanın icatlarıdır. evlenme ve mülkiyet kaldırılması gereken fazlalıklardır. zira doğa hükümetinde her şey ortaklaşadır: servet, kadınlar, çocuklar...

- bazı sözleri -

"adam ne vakit evlenmeli?" diye soran kişiye: genç ise, henüz evlenme zamanı gelmemiştir. ihtiyar ise, vakti geçmiştir.
- - - - - - -
bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. ikisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: ben bir serseriye yol vermem, der. diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir: ben veririm!
- - - - - - -
çok dinlememiz ve az konuşmamız için iki kulağımız ve bir dilimiz vardır.
- - - - - - -
büyük iskender, diyojen’i birbiri üstüne yığılmış insan kemikleri içinden bir şey ararken gördü ve ne yaptığını sordu. diyojen, “babanızın kemiklerini arıyorum; ama hangisinin kölelere, hangisinin babanıza ait olduğunu kestiremiyorum” dedi.
- - - - - - -
yeryüzünde en iyi şey nedir, diye sordular. “hür olmak” diye cevap verdi.
- - - - - - -
biri, diyojen'e sordu: “ne zaman yemek yemeliyim?” diyojen cevap verdi: “zengin isen, canının istediği zaman; fakir isen, bulduğun zaman.”
- - - - - - -
yunanistan’ın hangi tarafında akıllı adamlar gördüğünü sordular. “pek çok çocuk gördüm; fakat hiçbir yerde adam görmedim.” dedi.
- - - - - - -
diyojen’e bir adamın ne kadar akıllı olduğunun nasıl anlaşıldığını sordular. yanıtı kısa oldu: konuşmasından. bir soru daha sordular: “peki adam ya hiç konuşmazsa? diyojen’in yanıtı bu kez şöyle oldu: o kadar akıllı olanı henüz yok dünyada.
devamını gör...

önce "callisto"ydum. söylenişi güzel ve allah'ın jüpiter'inin kendi halinde bir uydusu diye. mitolojik hikayesini pek sallamamıştım. ancak zeus'un tecavüzüne uğrayan callisto uydu olan callisto'dan daha çok biliniyormuş. ben de böyle bilinmek istemediğim için "köşe yastığı" olmaya karar verdim. gayet güzel, rahat, mesaj kaygısız. köşeye oturup seyretmeyi de çok severim ayrıca.
devamını gör...

kadın seslerde en çok sevdiğim minor empire yorumu;

devamını gör...

büyü artık büyüü. kaç zamandır sözlüktesin.

mitoloji masal diyarından hızlıca çıkıp gerçek dünyaya dön artık cicim. asgari ücrete tabii korkunç bir yaşam mücadelesi var dışarıda. çok antipatik ayrıca mitolojik profil.

lilit ne ya. senin adın muhtemel hacer falan. lilit ne.
devamını gör...

#743212
1-yanan bir plastik top, evet. aynen böyle.
2-yunus. zeki varlıklar biliyorsunuz. sadece içgüdüleriyle yaşayan bir hayvan olmaktansa hiç değilse azıcık zeki olmak bence daha güzel. bence dünyayı görmek, hiç görmekten daha iyidir. her ne kadar süper bir yer olmasa da.
3-öncelikle bilimden korkmayan, gerekli gören bir toplum. gerisi zaten fasa fiso.
4-bir simülasyon olduğunu zannetmiyorum. çünkü, öyle şeyler var ki bir insanın tasarlayamayacağı kadar eşsiz.
5-delilik bence kaybedecek şeyleri olmayan insanların düştüğü durumdur.
6-bir şey yoksa, ondan bahsetmek imkansızdır. siz hiç bilmediğiniz bir konuda ne diyebilirsiniz ki?
7-içinde bulunduğumuz durum bizi karamsarlığa itiyor. mesela dün iki tane çocuk taciz haberi geldi. böyle bir durumda, nasıl karamsar olmayalım insanlık hakkında?
8-delilik dediğim gibi kaybedecek bir şeyinin olmaması. dahilik ise, insanın sorunlara yaratıcı çözümler getirmesidir. bu iki kavram birbirine zıt değil, yani bir dahi deli de olabilir bence. mesela einstein ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı, güç bela bir işe girdi. kaybedecek sadece canı vardı.
9-ateizm bilime dayanır, ancak bu tamamen doğru ya da tamamen yanlış olduğunu göstermez. bu soru hakkında yazabilecek çok şeyim yok, din son zamanlarda içimde çok ölçüp biçtiğim bir konu.
bu kadar. sorulara saçma cevaplar vermiş olabilirim, kusura bakmayın. içimden geldiği gibi doldurmak istedim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

prusyadaki kral lordlar kamarasına oturmaz.
devamını gör...

kullanım nedenini asla çözemediğim, insanı aşırı itici gösteren dilbilgisi hatası. buna bu kadar çok sinir olan bir ben mi varım ya, bende resmen (bkz: turnusol) görevi görüyor. "felan" mı kardeşim, o zaman hayatta başarılar. çünkü "felan" dedikten sonra kurduğun hiçbir cümleye odaklanamıyorum. ha odaklanmam gerekir mi, sanmıyorum.

filan bu kadar itici değil bak. o da baya kötü, ama bir felan değil.
devamını gör...

allah şifa versin.. çok geçmiş olsun.. meşakkatli bir yol..
devamını gör...

küçülen hayal.
şuan o kadar sıkıldım ki biri çıkıp dese ki "hadi gel şuraya gidelim" hemen giderim gibi geliyor.korkunç bir eşik *
devamını gör...

aileme düşkün biriyim ama konu babam olduğunda sanırım biraz fazla hassaslaşıyorum. çok esprili adamdır, bir gülmeye başlayınca karnımıza ağrılar girer. pek dertleşmeyiz. içimizi kaplayan kötü duyguları dile getirmek çok zor olur, bir bakışımız yeter. duygusal bağımız kuvvetli galiba.

yukarıdaki bazı yazar arkadaşlarımın yazdıklarını okuyunca gerçekten çok üzüldüm . yaşamayan anlamayacağı için ne hissettiğiniz hakkında ne yazık ki hiçbir fikrim de yok. keşke babamla paylaştığım duyguları makasla kesip hepinize pay edebilseydim.
devamını gör...

yazar belki başlığına istediği ilgi gelmediğinden silme tercihini kullanabilir veya yanlış olduğunu anlayıp doğru olanı bilgi edinmiştir ve gereksiz durmasını istemediğinden silmeyi tercih etmiş olabilir. bunun için neden özür dileyip, kafa sözlük adaletine sığınma gereği duysun ki, kişisel tercih meselesidir, kimseyi ilgilendirmeyen konudur.
devamını gör...

nicelik değil nitelik önemli. bunu anlamayan akp iktidarı kendi elleriyle milyonlarca üniversiteli işsiz yarattı.
devamını gör...

trabzon ili, sürmene ilçesinden olanlar için kullanılan ironi dolu tabir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim