akla "kraldan çok kralcı olmak" deyimini getiren cümle.

düzgün bir şekilde okumak ve özümsemek ile dünya üzerinde anlaşılamayacak bir şey yoktur.

ayrıca dinimizdeki ilk emir de, "oku"dur.
devamını gör...

louvre müzesinde sergilenen, 203 cm yüksekliğinde ve mermerden yapılmış aşk tanrıçası afrodit'in simgesi heykel. antik yunan heykel sanatının en ünlü eserlerinden biri sayılan bu heykel kadın vücudunun taş üzerindeki zarafetine ve büyüsüne bir örnektir. 1820 yılında kiklad yunan takımadalarından biri olan melos adasında bir köylü tarafından bulunmuştur. kolları kopmuş ve kaybolmuştur. arkeologlar eksik kolları yerine koymaya çalışsa da ne pozda yapıldığını bilememişlerdir ve heykelin kolları olmadan daha güzel duracağına karar vermişlerdir.

milattan önce 2. yüzyılda yapılan eser büyük yunan heykeltıraşpraksiteles'in bir eserinden kopya edilmiş veya onun etkisi altında oluşturulmuş olarak düşünülmüştü. ona atfedilen bu heykelin bir kaideden yola çıkarak yunan heykeltıraş alexandros of antioch'a ait olduğu kabul edildi.

heykel 1821'de fransa'nın istanbul büyükelçisi tarafından gizli olarak satın alınmış ve kral 18. louis'e sunulmuştur. heykelin adlandırmasında karışıklıklar olduğu gibi, temsil ettiği kişi hakkında da farklı görüşler bulunur. heykele afrodit de milos adı da verilir. bazı akademisyenler de heykelin, milos'da saygı duyulan deniz tanrıçası amphitrite'i temsil eden bir sunum olduğunu öne sürer.
devamını gör...

jason segel'in yaratıcısı olduğu amazon prime dizisi. segel, aynı zamanda peter karakterini canlandırıyor. eve lindley, andre 3000 ve sally field dizideki diğer üç ana karakteri canlandıran isimler. eve lindley, kendisinin de gerçekte olduğu gibi trans bir kadın olan simone rolüne hayat veriyor ve performansı gerçekten izlemeye değer.

dizinin gizemli ve alışılagelmedik bir tarzı var. ilk bölümlerde çok fazla duygu ve kafa karışıklığı yaşadığım için diziye ilk iki bölümden sonra ısındım. müzikleriyle, değindiği konular ve farkındalıklarla ortalamanın altında kalmayan deneysel bir dizi olduğunu söyleyebilirim.

müzikleri mutlaka dinlenilmeli.. *

hani, hepimiz hayatlarımızı gerçekleştirirken bizi aşağıya çeken, durduran bir çok sorunla, sıkıntıyla karşılaşırız. ve bunların hepsi kişinin biricik hissiyatından ötürü bize özgü gelir, sanki bir tek bizim başımıza gelirmiş gibi, sanki yalnızızdır bu konuda, kendimize öyle bir pay biçeriz, alan açarız. ama o kadar da özel değilizdir şu koca evrende. en azından bu şekilde gerçekleşmez özel oluşumuz. herkes gibiyizdir. herkes yaşar bunları biz bilmiyor olsak da. o yüzden özelizdir.* sen veya ben değil. biz. biraz da bunu anlatır sanki dizi.


değişim, birbirimizi bulduğumuzda gelir. birbirimizi bulduktan sonra, birleşmiş ruhlarımızın enerjisi uçmaya ve etrafımızdaki dünya değişmeye başlar.
devamını gör...

bir christopher nolan filmidir.

muhteşem senaryosunu hillary seitz’in yazdığı ve başrollerinde farklı bir güzelliği ve üstün bir oyunculuk performansı olan hillary swank, yakın bir zamanda kaybettiğimiz ve içimizde bir sızı olan robin williams ve dev oyuncu, aktörlerin piri al pacino’nun oynadığı film alaska’da geçmekte.

uykusuzluk bir hastalık mıdır yoksa bir nimet mi? asla uzun süreler uyuyamayan biri olduğum için bu durumla ilgili benim elbette bir fikrim var. ben uykusuzluğun büyük bir ödül olduğuna inanırım. ancak insomnia boyutuna vardığında bir lanete dönüşür.

los angeles’da dedektiflik yapan ve bazı soruşturmalar yüzünden zor durumda olan iki dedektif alaska’da işlenen bir cinayeti soruşturmak için bölgeye geldiklerinde onları öğrenmeye istekli genç bir kadın polis karşılar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
cinayet çözülmeye başladıkça başka düğümler çıkar karşımıza. dedektiflerin kendi aralarında yaşadığı gerginliğin yanı sıra soruşturma esnasında yaşanan bir olay da işleri iyice karıştırır.

bir de hiç kararmayan hava yüzünden uykusuzluk yaşayan dedektif dormer’ın git gide gerçeklikten kopması ve dedektif ellie burr’ün işin içindeki çapanoğlunu çözemeye başlaması derin sarsıntılara neden olur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmi izlerken gözleriniz ağırlaşacak, bitince derin bir uyku ihtiyacı hissedeceksiniz. biraz uyuyun bence.
devamını gör...

güvenliği keşfeden atalarımız, konforu da keşfeder.hayvanları öldürüp yerler . meyve yerler ama hayvan eti yemeden de kendilerini enerjik ve zinde hissetmezler. avcılık ve toplayıcılık, o yüzden gerekli. bir gün hasbelkader, et ateş üzerinde kalıyor. onların döneminde ocakta yemek unuttum endişesi diye bir şey de yok. bir anda çiğnemek zorunda kaldıkları eti saniyeler içinde parçalayıp yutmalarını sağlıyor bu yöntem.
ondan sonra da yemeklerin pişirildiği yüzbinlerce yıllık süreç de başlamış olur. bilim bu konuda diyor ki, bu sayede çenemiz küçüldü ( eski insan kafataslarında çene büyük ve önde). bunun dışında da sindirimin kolaylaşması için bağırsaklarımız da uzadı.
devamını gör...

ölü canlar romanının ikinci cildini yazan (bkz: nikolay vasilyeviç gogol), yazdıklarının şeytan işi olduğunu düşünür ve tüm el yazmalarını yakarak imha eder. girdiği bunalım sonucu yemek yemeyi reddeder, yataklara düşer. olaydan 10 gün sonra, 42 yaşında moskova'da hayata gözlerini yumar.
devamını gör...

sen ilksin.
devamını gör...

yedi güzel adam'ın zarif'i. o kendisini abdurrahman cahit zarifoğlu diye tanıtırdı diye tahmin ediyorum. adımın baş harflerinde kimliğim saklı der ya hani. acz.
ben ona imgelerin şahı diyorum. sırlı bir odanın anahtarı gibi kullanıyor kelimeleri adeta. şiirlerimden ben de bir şey anlamıyorum der kendisi. şiirlerin anlaşılmıyor diyenlere de bazen yılmış ve artistik bir vaziyette "hiç kimse şu ya da bu şiiri anlamak zorunda değildir. anlamıyorlarsa niye rahatsız oluyorlar bilmem. ben de botanikten hiç anlamam" der.
ve şiirleri insanı en derininden tutup yakalar.
"ve tüm koşuşmalar ortasında insanları alıp buran olayların en içlerine sarkar şair kanım."
şiir kitaplarının isimlerinde sırasıyla bir serüven barındırır;
işaret çocukları işaret edilen, gösterilen, seçilen çocuklardır bunlar büyüyüp yedi güzel adam olurlar sonra da menziller gelir, belli bir menzile doğru yola koyulurlar ve son olarak korku ve yakarış makamına varırlar.
şiir kitaplarının yanı sıra günlüğü olan "yaşamak" kitabını da mutlaka okumalı "ne çok acı var" cümlesiyle başlar.
-haydi ey şair, sen de uyan ve şimşek gibi çakan şiirlerinle insanları uyandır, ölen duyguları canlandır, unutulan görevleri hatırlat.-
devamını gör...

gece kumsalı. esinti, temiz hava, dalga sesi ve huzur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anne ve babam istediği şeyi almayınca bana duygu sömürüsü yapar ve asla karşı koyamam
devamını gör...

türkiye için son umuttu. haksızlığa karşı omuz omuza bir direnişti, maalesef başaramadık.
devamını gör...
(tematik)

afrika'da bulunan ekvator ginesi ülkesinin başkentidir.
devamını gör...

fakir olmak çok pahalı bir lükse dönüştü sanki. insanların fakirliğini fakir kelimesi karşılamıyor artık.
devamını gör...

fransızca kökenli kapasite sözcüğünün türkçesidir. ayrıca fizikte kondansatör (kapasitör) olarak bilinen sığaçların depoladığı güç miktarıdır.
devamını gör...

tipik siyasal islamcı zırlamasıdır. bıktık artık bu türban edebiyatından. sömürdünüz insanların tüm dini hassasiyetlerini. babacan hızlıca bu zehirli çeşmeden su içmeyi bırakmalı, rasyonel düşünen bir adam olmaya devam etmeli.

edit: babacan durup ayrıca bir konuşmasında da ortak olduğu ve göz yumduğu suç ve günahlarına ağlamalıdır.
devamını gör...

ücretsiz olarak indirilebilen, keyifli ama bağımlılık yaratan bir mobil oyundur. çeşitli kafa çalıştırıcı oyunlar var. size bazı yönergeler veriyor ve onları yapmaya çalışıyorsunuz, tabi bir sürü zıpır şeyler bulmanız gerekebiliyor. örneğin; oyunun bir seviyesinde kapalı bir kapıyı açmamız bekleniyor, hemen ortamı inceliyorsunuz ve paspası çektiğinizde altında anahtarı buluyorsunuz. ** oyunda çok fazla reklam var ve merakla devam ettiğiniz için az biraz telefon ısınınca doğal olarak yavaşlatabiliyor ortamı, kötü tarafı da bu. oyunun birinci bölümü 287. seviyede bitiyor. aşırı bağımlılık yapıyor bir kere başladığınızda ve bitirmeden bırakamıyorsunuz.
devamını gör...

allah affetsin .
(bkz: anın fotoğrafı)
devamını gör...

serendipçe: hiç ortalıkta yokken gelen mutluluk demektir dostlar.
devamını gör...

portakalli dark bitter cikolata
devamını gör...

hiçbir teknik sorumlu robot değil, hele ki satılık hiç değildir !
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim