para çekip kartı alıp gitmem. benden sonra para çekmeye gelen adamlar soruşturuyor sonra yoldan geçen biri benim deyip almış, banka görüntüleri izletmek için çağırdığında gördüm. sonradan izleyince kendini kötü hissettiriyor insana.
devamını gör...

çok sevdiğim ve çok beğendiğim bir haruki murakami kitabı. haruki murakami modern japon edebiyatının en önemli isimleriden, bu kitap da onun ilk çıkan eserlerinden yanlış hatırlamıyorsam. buna rağmen oldukça başarılı bir kitap olduğunu söyleyebilirim. kendisi eşsiz bir hayal gücüne ve kendine has bir yazım tarzına sahip. bu kitabında her iki özelliğine de şahit oluyorsunuz. kitabın ilk kısımları biraz sıkıyor insanı fakat olaylar açıldıkça ve yazarın yazım tarzına alıştıkça akmaya başlıyor kitap. sonunda olayları öyle bir yere bağlıyor ki şaşıp kalıyorsunuz, hele ki o finali, ah o finali...

spoiler sayılıyor mu bilmiyorum fakat gene de riske atmak istemedim. kitaba beni çeken en önemli detaylardan birisi karakterlerin isimlerinin olmaması. ve ben bu ayrıntıyı çok sonra fark ettim, yazarın o kadar başarılı bir yazım tarzı var ki böyle bir olayı bile çok sonra fark ettirebiliyor. cidden enteresan bir olay.

kitabın finalindeki spoiler sayılmayacak çok sevdiğim bir alıntıyla noktalamak istiyorum entryi.

sesli sesli ağlamak istedim ama ağlayamazdım. gözyaşı akıtmak için fazlasıyla yaşlanmış, deneyimlerden geçmiştim. dünyada gözyaşı dökülemeyecek üzüntüler vardır işte. bunu kimseye anlatamayacağınız gibi, anlatsanız bile kimsenin anlayamayacağı türden şeylerdir. o üzüntü şekli hiç değişmeden, rüzgarsız bir gecede yağan kar gibi sessizce yüreğinizde birikir durur.
devamını gör...

birçok amerikan filminde duyduğumuz karizma yükü fazla olan bir cümledir.

cümle her zaman ya bir soruya ya bir cevaba karşılık olarak kurulur. hangisine karşılık geleceğini sahnenin öncesi belirleyecektir. ama ne olursa olsun sonunda çok ama çok havalı bir etki bıraktığı yadsınamaz bir gerçektir.

elbette cümleyi kuran kişinin ya da sahnenin öncesinde gelişen olayların etkisi de çok önemlidir cümlenin izleyicileri sarsması açısından.

peki ben size hangi sahnelerden bahsedeceğim bu sözün geçtiği?

ilk sahne bir dönem dünyayı kasıp kavuran, aman da spoiler yemeyeyim diye insanların sosyal mecralardan kaçım kaçım kaçtığı, bence biraz fazla abartılmış olan the game of thrones dizisinde arya stark’ın bu cümleyi kurduğu ve duyduğu sahnelerdir. önce eğitmeni ona tek bir tanrı olduğunu, onun da ölüm olduğunu ve ölüme kuracağımız cümlenin ise “ not today” olduğunu söyler, sonra dizinin devam bölümlerinde arya aynı cümleyi çok can alıcı bir yerde tekrar sarf eder.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ikinci sahnemiz the prestige filminden. christopher nolan’ın harika filminin bir sahnesinde alfed borden eşine seni seviyorum der, eşi ise ona “ not today” diye cevap verir. filmin ilerleyen bölümlerinde bu sefer eşi alfred’e onu sevip sevmediğini sorunca alfred de ona “ not today” diyecek ve nolan ustanın bağladığı düğüm ufak ufak çözülmeye başlayacaktır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ve tabii ki üçüncü sahnemiz dandik ama etkileyici bir filmden delta force 2. filmin dandik olması konusu ve çekim tekniklerinden, etkileyici olması ise chuck norris’in oynamasından kaynaklanmakta. bildiğiniz gibi chuck norris ormanda on kaplan, havada on kartal ve ovada on at gücünde, süper gücü olmayan bir süper kahramandır. düşmanı şöyle yapacağım, böyle yaparım derken helikoptere bağlı olduğu ip kopunca yere düşerken norris arkasından beklenilen o cümleyi kurar “ not today”.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
peki siz bu tanımı okuyacak mısınız? not today.
devamını gör...

birinin gözünüzün içine baka baka yalan söylemesi ve sizi aptal yerine koyması. sadece midem bulansa yine iyi. suratlarına kusmak istiyorum.
devamını gör...

akıl çok farklı bir kazanım üstadım...
devamını gör...

ona kendi ellerimle mantı açarken az buçuk anladığım felsefeyle de ruhuna eşlik etmeye çalışırım, söz! yeter ki o burada iletişim hâlinde olduğum insanlar arasındaki var oluşunu sürdürsün. tabii felsefe konusunda eline su dökemem, orası ayrı. zira ben, bir garip halkım sadece; o ise aristokrasinin göz bebeği... edebiyat desen, herkesin içinde biraz var zaten. iki mısra okur, dertleniriz birlikte. amaaan, hiçbiri olmasa da olur. umurumda bile olmaz nietzsche, kant, freud, fuzuli... ben vişneyle söyleşmekten, kıkırdamaktan çok memnunum, iyi ki tanışmışız.
devamını gör...

queen 1987 yılında konser vermek için afyon'a gelmiştir.
(bkz: şaka değil)
devamını gör...

steven spielberg tarafından yönetilmiş schindler's list filmindeki tek renkli karakter olan, kırmızı ceketli kızı oynamış çocuktur. "red coat girl" olarak bilinir.

1989 doğumluymuş. filmde oynadığı zaman 3 yaşındaymış ve steven spielberg kendisinden filmi 18 yaşına kadar izlememesi rica etmiş. fakat sözünü tutmamış ve 11 yaşındayken filmi izlemiş, tabii ki dehşete kapılmış ve spielberg'e hak vermiş. daha sonraları tekrar izlediğinde ise böyle bir filmde oynadığı için gurur duymuş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her şey vaktinde güzeldir. kitap okumak için ayrı bir zaman, sözlük için ayrı bir zaman seçerseniz arasında tercih yapmak zorunda kalmayacağınız durumdur.
devamını gör...

kendine iyi davranmak.
devamını gör...

bazı insanların ismi olduğu için, farklı amaçlarla ve dolaylı olarak sataşma maksadıyla kullanılmasına karşı olduğum ad. tıpkı kezban veya kâmil gibi...
devamını gör...

ölümlü olduğunu unutma.

bununla ilgili güzel bir menkıbe vardır. hz. ömer bir adam tutmuş. adam her gün gelip huzura çıkıp, ölüm var ya ömer diyip 1 altını da alıp gidiyormuş.

yine bir gün eleman gelmiş. sonra hz ömer sen daha gelme artık diyince adam ne oldu diye sormuş. hz ömerde bu sabah sakalımda bir ak gördüm demiş.

bu hesaba göre ben çoktan öldüm.
devamını gör...

tapınakcilarla ilgili birçok rivayet var. bunlarin hangisinin dogru hangisinin gercek disi olduğunu bilmek imkansız.
bu konu ile ilgili okudugum bir kaynakta molay ' in olumunden sonra kurtulan tapinakcilarin deniz yolu ile ingiltere'ye kaçtıkları ve burada duvar ustasi anlamindaki masonlarla ve mason localariyla icli disli oldukları, bir süre sonra ise artık tapinakci olarak degil mason olarak anılmaya basladiklari anlatılıyordu. diger yandan ayni kaynakta bugünkü isviçre' nin kuruluşunun masonlar sayesinde gerceklestigi de söyleniyordu. yine ayni kaynakta dikkatimi ceken faklı bir unsur da tapinakcilarin kudus ' de inanilmaz birsey buldukları ( ne oldugu bilinmiyor) ve papayi bununla tehdit ettikleri, bu sayede guclerine kisa zamanda guc kattiklari anlatılıyordu.
cok uzun zaman once okuduğum bir kaynaktı. umarim bulabilirim.
devamını gör...

özgürce nefes alabilmek, tiyatro, tatil vb.
devamını gör...

freud’a göre kişiliğin üç katmanı. kısaca; id kişinin nefsi, ego kişinin frenleyen mantığı, süperego ise insanın vicdanıdır.
devamını gör...


difenbahya, ağlayan çiçek anlamına gelen bu bitki evlerde çok sık tercih edilen süs bitkilerindendir.ana vatanı güney amerika olan bu bitki tropikal çiçek olarak bilinir.difenbahya, gün ışığını filtrelenmiş şekilde bolca alan evin aydınlık, gölge odalarını sever. yaprakları gün ışığına doğru eğilimde bulunacağından dolayı bitki her ay düzenli olarak ışık yönüne doğru çevrilmelidir.böylece yaprakların yönü ve gelişimi eşit ilerleyecektir. yaprakları üzerinde eğer minik kuruma ya da yaralar gözlemlerseniz bitkinin hoşlanmadığı bir durum söz konusu demektir.
eğer bitki başka bir cisme temas ediyorsa, (duvar gibi)esinti, cereyana maruz kalıyorsa,kalorifer, klima gibi kaynaklara yakın noktalarda ise mutlaka yeri değiştirilmeli ve bu kaynaklardan uzaklaştırılmalıdır.difenbahya’nın toprağı yılda bir defa değiştirilmelidir. ayrıca vitamin ve mineral ihtiyacını karşılayabileceği takviye besinlerden de yararlanırsanız bitki gelişiminde olumlu sonuçlar elde edersiniz. difenbahya’nın sulaması toprak nemi kontrol edilerek toprağın her yeri eşit ıslanacak şekilde yapılmalıdır.suyun dinlendirilmiş olması önemlidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

i couldn't find u and i got soo bad..
.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ay ışığı ile deniz üzerinde minik pırıltıların oluşmasını sağlayan durum.
sonrasında da dolaylı olarak bir çok şarkının, şiirin içinde yer bulmuştur.
bu yansıma da yakamoz, ayın şavkı gibi isimlerle zikredilmiştir.

"yakamozlar saçarak her tarafından fenerim
çifte sandal, yüzüyorduk; o yüzer, ben yüzerim"
m. a. e.

"durgun denizler yıldızların yansımasıyla yıldızlandı." c. ş. k.
devamını gör...

yoldaş benjamin franklin'in, aslında mesih olması sorunsalı.*

(bkz: don't feed the troll)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim