bir kere yanlış trene bindiyseniz ; koridordan ters tarafa yürümenin hiçbir faydası yoktur.

(bkz: nietzsche)
devamını gör...

borat sagdiyev'in mensubu olduğu millet.

orta asya'da türk olanlarının haricinde, bir de kuzey karadeniz düzlüklerinde yaşayan, don nehri çevresinde takılan kazaklar vardır. yabancı dillerde cossack olarak geçerler biz kazak deriz oysa kozak desek daha iyi olurmuş. türklerle alakası olmayan bu kazaklar slavdır. mihail şolohov'un da eserlerinde anlattığı bu kozaklar biraz vahşidir falan böyle uygar dünyaya falan kolay kolay uyum sağlayamazlar. türk-rus savaşlarında tıpkı bizimkilerin önden başıbozukları ve akıncıları salmaso gibi rus imparatorluğu da kozakları önden yollamıştır savaşa...rus iç savaşı esnasında da yanlış bilmiyorsam bolşevikleri tutmuşlardır. gerçi tutmamış olsalar kızılordu korosu kazak marşı diye şey çalıp söylemezdi...

dügüt: imla
devamını gör...

tüyleri diken diken eden özünde ve yerinde bir klip olmuş. sen, ben ya da öteki yeter ki vazgeçmeyelim. yalnız değiliz bunu hep bilelim..!
devamını gör...

sanane ya sa-na-ne? kendisi üstüne vazife olmayan şeylere karisabilir, sırf bu sebepten ötürü karşısındaki kişiyi dövebilir ama kendi kararlarını verebilecek, özgür bir birey kısa şort giyemez öyle mi?ne diyebilirim ki dostlar?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiçbir şey. süper bi yer burası. her şey doğru yapılıyor.
devamını gör...

o ne biliyor musunuz? kendinize çok benzeyen birini bulmuşsunuzdur. size bir cümle kuruyordur, o tombik yanaklarınız al al olup "ya aynı benim gibi düşünüyoo," diye sevinirsiniz ya? hah işte! bu onun etkisi onun. hiç görmediğiniz birini sadece cümleleriyle sevdiyseniz muhtemelen sanki kendinizin bir kopyasıyla konuşuyormuşsunuz gibi hissettiğinizdendir. eşi ve benzeri olmayan insan yok nihayetinde. kişi hep kendine en çok benzeyeni arar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ömrümün sonuna kadar elimi bırakmayacağını bildiğim tek erkek benim mutluluğum..
devamını gör...

cesitli varyasyonlari bulunan soz obegi.

caresizce dert anlatmaya calisirken; karsidakinin mese palamudundan farksiz oldugu isik huzmesi gibi dusunce akla, hemen onun adi gelir.*

salmislik, bi’ bosvermislik hali; hakliyken haksiz konuma dusmek bonusellasi, sahip cikalim dede*ye.

semsiyeye dikkat.*
devamını gör...

görünce şaşırdım ve mutlu oldum. çok güzel düşünülmüş. o zaman 23 nisan kutlu, mutlu olsun. (konfeti emojisi)
devamını gör...

tüm çocukları mutlu ederdim. dünya üzerindeki kötülüğü silerdim. herkesin mutlu ve eşit olmasını sağlardım. bir günlük de olsa.
ay bir de dünyanın her yerinde müzik çalmasını sağlardım. sokakta, evde her yerdee...
devamını gör...

merakı bir yana koyuyorum şu maviliği daha yakından görmek isterdim doğrusu.
aynı zamanda yeni öğrendim burcumun da gezegeniymiş : neptün

resimag.com/p1/628df24ca505.jpeg
devamını gör...

hz ali diyor ya; "asla sahip olmadığın şeyler için üzülme! kısmetinde varsa, onlar seni bulur zamanı gelince"
"her şey gelip geçici ey gönül. bak az önce aldığın nefes bile geldi geçti."
devamını gör...

boyu kısa olduğu için ya da duyma problemi için oturtulanlar oluyor ayrıca sadece dersi iyi anlamak ve öğrenmek için oturuyor yani diyorum ki böyle insanlar da var.
devamını gör...

adem elması dendiğine şahit oldum. en sevdiğim meyvelerdendir. annem küçükken jelibon tarzı şeyler sokmazdı eve. bundan alınırdı içindeki genelde çekirdeğin etrafında olan jelibonumsu şeyleri çıkarıp verirdi.
devamını gör...

türkiye'nin genel manada girmiş olduğu sendromdur.
devamını gör...

çanakkale'ye bağlı ayvacık'ta yer alan, eşsiz turistik yöre, körfezin göz bebeği antik kent. tarihte yunanlılar, makedonlar, persler ve daha pek çok medeniyetin yerleşim bölgesi olmuştur. aziz pavlus'un da vakt-i zamanında bu kıyılara uğramış olduğu efsanesiyle birlikte hristiyanlar burayı kutsal mekanlarından biri olarak kabul etmişlerdir. kentin en tepesindeki athena tapınağı mutlaka gezilesidir.
devamını gör...

üzüntü ve acısını kimseye belli etmeden yaşayan, herkese mutlu görünüp gizlice gözyaşı döken insan anlamına gelen japonca sözcük.
devamını gör...

emre aydın'ın kağıt evler albümünün dördüncü şarkısıdır.

bu şarkıyı her dinlerken "ne kadar doğru tespitler yapıyor bu adam." diyorum kendi kendime. bu şarkıyı üç sene sonra tekrar dinleyeceğim, ayrılığın dördüncü yılında dinleyip kendimce bir analiz yapacağım. ne değişti hayatımda o günden bugüne kadar. küçük bir geriye bakış niteliğinde. "tam dört yıl olmuş dün." dedikten sonra yüzümde ılık bir gülümseme olacak. güzel zamanlardı diyerek dinleyip geçeceğim bu şarkıyı.

"imkansız olmuşuz
hayattayken üstelik."

ve

"ne kadar istemiştim
nelerden vazgeçmiştim
bir şey olmak için
hayatında senin"

kısımları beni alır, anılar denizinde küçük bir yolculuğa çıkarır. fotoğraflar çok acımasız. onun gözünde artık hiçbir şey olduğum insanla yan yana gülüyorum, sarılıyorum, eğleniyorum. ama gerçeğe döndüğünde farkı anlıyorsun. anılar denizi fırtınalı, rüzgar sert estiğinde kıyıya varmazsan gözyaşlarına tutuluyorsun. uykusuz geceleri geri getiriyor yorgun gözlerin. bu yüzden anıyı bırakıp anı yaşamak daha mühim. "tam dört yıl olmuş dün." diyerek ardından ılık bir gülümseme ile son fotoğrafa da bakıp o albümünü kapatabilmek gerek.
devamını gör...

bu bir thedansözkiller ukdesidir.

kırkpare olarak ta ifade edilir.

fakirliğin gözü kör olsun efenim, fakirin, fukaranın elbiselerini uzun zaman giymeleri üzerine elbiselerde yırtılır. peki elbiseler atılır mı? tabi ki hayır ... ''yama'' adında elbiselerin ömrünü uzatan metod kullanılır. sevgili dostlar bu ''yama'' ev ekonomisi dehaları olan kadınların aklına ''ulan ben bunu birleştirirsem harika battaniye olur'' düşüncesini doğurur. bu birleştirilen kumaşların, görsel olarak harika bir desen oluşturması ise ''kırkyama sanatı''nın doğmasına sebep olur.
çeşitli ''küçük'' kumaşların birleştirilerek farklı şekillerde dikilmesi ile elde edilen bir sanata kırkyama denir.
mesele burada ''arta kalan'' kumaşların rastgele dikilmesi değildir; onu ''sanat'' yapan şey yaratılan desenlerdir.
örtü, giyim, battaniye, çanta, şapka, nevresim, yastık, yatak örtüsü hatta mobilya döşemelerinde kullanılmaktadır.

yoksulluğun var olduğu tüm yıllarda var olan yama işi, özellikle 1929 buhranıyla birlikte artış gösterdi.
sevgili dostlar, 1929- 1939 yılında yoksul kadınların un çuvallarından çocuklarına elbise diktiğini fark eden bazı un fabrikaları çiçekli çuvallar ürettiler. bunu yoksulluğun boyutunu anlayabilmeniz için yazıyorum.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

özellikle büyük savaşlardan sonra artış gösteren kırkyama, ikinci dünya savaşı sonlarında artık bir moda akımı haline gelecektir.
adına da patchwork deniliyor.
inanmayacaksınız romare bearden diye bir adam var ve 1970'te yaptığı kırkyama, new york modern sanatlar müzesinde sergilenmektedir.
ahanda şu;
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

bitti mi? bir çok alanda uygulanmaya başlamıştır kırkyama...
bunlardan en önemlisi kırkyamayı seramik sanatına uygulayanzoe hillyard'tır.
kim derdi ki, yokluğun, yoksulluğun sembolü olan ''yama'' müzelerde milyonlar ödenen bir sanat akımı olacak...
hey gidi hey...

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim