güzide sözlüğümüzün güzide ordinaryuslarında... ayyy pardon yazarlarında bolca bulunan fetişizm. herkes tutturmuş kendi istediği gibi olsun, olmayınca da başlıyor bi' yaftalama, karalama, linçleme. vay efendim şu yazar şöyle bilgisiz, bu böyle gündemden uzak bir ergen, yok efendim şu gereksiz çünkü hep troll yazıyor, hebele hübele (insan olmadan troll olmaya kalkanlar bu sözden müstesna). ulan sana ne yaprak demek istiyorum ama diyemiyorum. ortamlarda 'aman hepimiz kardeşiz, yok farklılıklara şöyle açığız da böyle renkliyiz' diyenler mesele tanım ve başlıklara gelince bir kasıntı oluyor nedense, ilginç. söylemleriyle tavırlarını tutturmak zor meziyettir kabul ediyorum; lakin bunu beceremiyorsan da ahkam kesmezsin ortalıkta.
işbu entry sözlükte uta buka yargı dağıtıp her şeyin kendi istediği gibi olmasını bekleyen bütün çakma ordinaryuslaradır. kendi kendine bilgi yazan yazarlar bundan müstesnadır zira kendilerini zaten keyifle okumaktayız.
rahat bırakın kardeşim, insanları rahat bırakın. kimse sizin gibi ve sizin istediğiniz gibi olmak zorunda değil. kalabalık bir ortamdaysan bunun farkına var ve farklılıklara nasıl yaklaşman gerektiğini öğren, öğrenmediysen de yaygara çıkarıp huzur kaçırma.
devamını gör...

apandis, diğer adı kör bağırsaktır.görevi anne karnında bağırsakların oluşumunu sağlamaktır. bağırsaklar oluşunca işlevsiz olur. sağ tarafımızda göbeğimiz ile paralel bir yerde bulunur. ağrısı çok fecidir, önce mideye kramp girer sonra apandis bölgesinde ağrı başlar. yürüyemez, yemek yiyemez hale gelirsiniz. dudaklar kurudur, su içseniz bile. ateşlenirsiniz. patlarsa zehirlenip ölme ihtimaliniz var. çok dikkat ediniz.

bol bol su içiniz.
bağırsakları çalıştırıcı lifli besinler tüketiniz.
çok fazla katı beslenmemeye özen gösteriniz.
tuvalet alışkanlığı edininiz.
devamını gör...

hangi hava durumunda ne yapılması gerektiğini tavsiye eden atasözü.
devamını gör...

kendisini seviyorum...
gerçek değil gibi görünse de evet, kendisini seviyorum...

etrafımda kanka/arkadaş/dost işte adı her ne ise sizin lügatınızda, kendisi gibi insanlardan oluşturmaya çalışıyorum. bazen başarıyorum bunu, bazen başardıktan sonra da hak ettikleri değeri gösteremiyorum. sanırım bu da benim eksik bir yanım...
mesela, o asla etrafındakilere kendini değersiz hissettirmiyor, biliyorum... tartıştığı insanlara bile...

kadın olsaydım mesela, miko gibi bir kadın olmak isterdim. kaya gibi böyle... sıkı... ama dediğim dedik bir sıkılıktan bahsetmiyorum ha; yanıldığında ''yanılmışım'' diyebilecek cesareti ve bunu kabullenebilecek gücü bünyesinde barındıran, çok harika bir kadın miko...
mesela, tam da onun gibi, güçlü, zeki, güzel bir kadın olmak isterdim kadın olsa idim şayet...

zirvede mesela...
daha 1 saat sohbet bile etmemişken,
aramızda en az 5 insan varken bile, bakışlarından ne hissettiğini, ne anlatmak istediğini, sanki en az 10 yıldır tanışıyormuşum gibi gayet net bir şekilde anladım... anladığımı o da anladı...
tuhaf bir andı...

yani işin özü, ben bu muhteşem insanda kendimdeki çok sevdiğim yanlarımı görüyorum. benden çok çok daha fazlasının onda olduğunu da bizzat yakından gördüm. siz ısrarla görmek istemeseniz bile o zaten bir şekilde muhakkak gösteriyor. o yüzden, iyi ki varsın miko'can... seni tanıdığıma çok memnunum...
devamını gör...

gölgede kalmış gizli bir tehlikenin varlığını belirtmek amacıyla söylenmiş " bunlar nedir ki? asıl fırtına bundan sonra kopacak " anlamına gelen deyim.
devamını gör...

sabahattin ali'nin o kısa ömrüne sığdırdığı güzel eserlerden sadece birisi.

geçmiş, güven verir. gittiğimiz mekanlara tekrar gidip izlediğimiz filmleri tekrar tekrar izlememiz ya da okuduğumuz kitabı bir daha okumayı düşünmemiz bundandır belki de.

içimizdeki şeytan, ya da olduğunu düşündüğümüz şeytan, çok şey düşündürdü bana. sabahattin ali öyle bir yazar ki, sıradan gözüken olayları bile büyük bir titizlikle işleyip bize farklı pencerelerden baktırabiliyor. belki de böylesi daha değerlidir. sıradan ve basit gözüken şeylerin özenle yapılması her zaman daha özeldir. çünkü kimse basit olaylara dikkat etmez, sıradan şeyleri özenle yapmaya gayret göstermez.

karakterlerin ruh tahlilleri çok başarılı, hepsiyle yakın hissedeceğimiz bir yön muhakkak buluyoruz, yani ana karakterlerin dışında yan karakterlerden de öğrenecek çok şey var. ayrıca, kitapta toplum eleştirisi bulunuyor ama ana karakter ömer kendini de eleştirmeyi ihmal etmiyor, ya da kendiyle yüzleşmeyi.. ilk basım yılı 1940 olmasına rağmen hiçbir şey değişmemiş, düşe kalka yine aynı duyguları hissediyor, topluma veya kendimize karşı aynı eleştirilerde bulunuyoruz, ve sabahattin ali bunu bize hissettiren çok önemli bir yazar oluyor.

--- alıntı ---
kalabalık beni sahiden sıktı. ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. bu nefret falan değil... insanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile. sadece bir yalnızlık ihtiyacı.
devamını gör...

müzisyenler düpedüz ölüme terk edildi. hiçbir destek verilmedi, hiçbir normalleşme sürecinden yararlanamadılar.

cenazelerde, mitinglerde, camilerde yandaşlar fink atarken, açık havada konser verilmesine bile izin verilmedi. bar ruhsatı olan mekanlara çifte standart uygulandı, açtırılmadılar.

bilerek ve isteyerek sanatı bu ülkede bitirmek istiyorlar.

laiksen kanun önünde daha az eşitsin bu iktidar döneminde sanki. sanatçıysan hele iktidarın gözünde hiçbir değerin yok. covıd döneminde müzik enstrümanları üzerinde ötv'ye kat kat zam yapan bir iktidardan söz ediyoruz burada.

müzisyen olmayın, alkol tüketmeyin, ifade etmeyin, yaşamayın, başınızı öne eğin, polisi görüntülemeyin, soru sormayın, e napalım yani.

en azından sosyalist rejimlerde olduğu gibi müzisyenleri yakalayıp işkence etmiyolar şu an, ona da şükür.

bu günler unutulmasın diye yazıyorum sözlük. içinde bulunduğumuz umutsuzluk unutulmasın. bunun da üstesinden geleceğiz eminim, yaşadığımız baskı yaptığımız müzik üzerinde kendini gösterecek. bundan bir 5-10 yıla türkiye'den bir rammstein çıkarsa şaşırmayın.
devamını gör...

yunan mitolojisi'nde hermes ve afrodit'in oğludur.kendisi ile ebedi birleşme dua eden bir su perisi tarafından aşık olunmuş ve sonunda iki yönlü cinsiyet özelliklerini gösteren bir vücut halinde birleşmişlerdir.
devamını gör...

selda bağcan öpmüştü beni.
devamını gör...

eskiden it öldüren diye yüzüne bakmadığımız, şimdi ise ''hmm aroması ege'nin antik dokusunu andırıyor, etin ağızda bıraktığı hisle (et a-101 kıyması) bir bütün oluşturuyor '' dediğimiz şarap.
devamını gör...

diline vurmuşsa eğer pek bi numarası olmayan kişidir,kendini farklı göstermeye çalışıyodur hepsi bu.
devamını gör...

bakkala kadar gitmiştim dönene kadar kafama kozalak çarptı, gözüme girmeyen şey kalmadı. dışarı çıkmayın.
devamını gör...


kendimi sıklıkla yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış şeylerle uğraşıp; hayatı kaçırdığımı düşünürken buluyorum. eskiden ne yapmak istediğimi bildiğim için bu yılların çok daha farklı geçeceğini hayal ediyordum oysaki. şimdilerde ise kararsızlık ve karamsarlık, atacağım bir sonraki adımı düşünmemin önünde bir engel oluşturuyor. neyi seçersem seçeyim, sonucun beni tatmin etmeyeceği hissi...
devamını gör...

değiştin mi hiç?
değiştim ben bu sene.
ve her gece,
her bir gece
sadece dört soru sormuştum sana
ama bu gece başka bir soru düşündüm.
bunca delilik ne kadar daha sürecek böyle?
bu gece başka bir soru düşündüm.
zalimin mazlum ile,
celladın kurban ile
dönüp durduğu bu dehşet çemberi
bunca delilik ne kadar daha sürecek böyle?
bu yıl ne değişti?
bu yıl benim değişen.
eskiden uysal bir kuzuydum,
sonra bir kaplan oldum ve vahşi bir kurt.
güvercindim önceden, bir ceylandım
bugünse bilmiyorum ne olduğumu.
babam almıştı onu bana sadece iki paraya
kuzucuk! ah kuzucuk!
babam almıştı onu bana sadece iki paraya
ve her şey, yeniden başlıyor işte.

had gadia
devamını gör...

tarihi daha eski yıllara dayanan, selçuklu sanatının örnekleriyle inşa edilen, akdeniz bölgesinde bulunan yapı.
devamını gör...

2 saatlik çalışma süresinde bir telefon çalmıştır, bir tuvalete gidilmiştir, bir kahve yapılmıştır. 2 saati doldurunca maçın hakemi gibi kayıp zaman belirleyip çalışma ona göre tamamlanır. yavaş yavaş kafayı sıyırdığımın belgesidir bu başlık.
devamını gör...

cipralex (essitalopram), seçici serotonin geri alım inhibitörü grubundan bir antidepresandır. beyindeki serotonin miktarını arttırarak zihinsel dengenin korunmasına yardımcı olur. çoğunlukla depresyon ve anksiyete tedavisinde kullanılsa da, panik atak için reçete edilebilmektedir. cipralex reçeteli ve mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gereken bir ilaçtır. doz değişikliklerine ve ne zaman bırakılacağına da sadece doktor karar verebilir. diğer antidepresanlara göre yan etkileri daha azdır ve kolay tolere edilir. buna rağmen bulantı, endişe, kilo artışı, sersemlik, halsizlik ve ağız kuruluğu gibi pek çok yan etkisi olabilmekte olan ilaçtır.
devamını gör...

gerçekten zoru bir durum. biriyle dövüşeceğim nerdeyse tartışmanın ortasında gülme geliyor bana. haksız olduğumu bildiğim konuda laf yerken gülme geliyor. cenazedeyim yahu ninemin cenazesindeyim, üzgünüm de hani gerçekten ama gülme geliyor tutamıyorum.
devamını gör...

iki ismi karşılaştırmaya nasıl karar verdiniz? dediğim başlık...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


tse1.mm.bing.net/th?id=OGC....

harbi ne alaka yaa?..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim