patates bitmiş
sabah sabah markete gidip eve dönünce evdekilerin unutkan halinden mütevellit işittiğim beyandır.
eve girmemle tekrar çıkmam bir oldu, ulan mesai günü hafta sonu farketmiyor.
insanın üzerine amelelik yapıştın mı bırakmıyor rahatsız aşağı rahatsız yukarı.
şunu evden çıkmadan söyleseniz olmaz dimi, illa bir şeyi unutup tekrar yollayacaksınız.
her neyse yine de ay lavvv familyy.
eve girmemle tekrar çıkmam bir oldu, ulan mesai günü hafta sonu farketmiyor.
insanın üzerine amelelik yapıştın mı bırakmıyor rahatsız aşağı rahatsız yukarı.
şunu evden çıkmadan söyleseniz olmaz dimi, illa bir şeyi unutup tekrar yollayacaksınız.
her neyse yine de ay lavvv familyy.
devamını gör...
hitler bıyığı
daha çok adolf hitler ile birlikte aklımızda kalsa da kazım karabekir, ismet inönü ve bir çoğumuzun dedesinin bıraktığını bildiğimiz bıyık türü. üst dudak üzerinde bıyığın sol ve sağ kısımları kesilerek orta kısmının bırakılması ile oluşur. günümüzde bu çeşit bıyığın bırakılması uygun görülmez, tabulaştırılmıştır. bunlarla birlikte hitler neden böyle bir bıyık bırakma gereksimi duydu hiç merak etmemiştim. oysa almanya'da kayzer bıyığı ünlüyken kayzer bıyığı bırakmış.
hitler'in önceki kayzer bıyığı (ww ı)

hitler ve bıyığı (ww ıı)

baldızının iddiasına göre eşi kayzer bıyığı istemiyorum diye tutturmuş bizim adolf da -her zaman ki gibi- hızını alamayıp kesmiş bir çoğunu sonra böyle kalmış. en temelsiz iddia.
diğer bir inanışa göre hitler, charlie chaplin hayranı olarak bıyığı bırakmış, temelli ama inanması güç.
chaplin bıyığı (böyle de açabilirdim başlığı aslında)

daha kabul gören sebep ise -beni de tatmin eden- bıyığı zorunda olduğu için bırakması. kayzer*, birinci dünya savaşı sırasında zehirli gazlardan korunmak için tasarlanan gaz maskesini takmayı kolaylaştırmak için bıyıkların kesilmesini emretmiş. maskenin işlevini etkilemeyecek tek bıyık şekli de bu bıyıkmış. bazıları adolf gibi bu bıyığı bırakmış. sonra gerek akılda kalıcı gerek sembolik olmasından dolayı hoşuna gitmiş olacak ki bu şekilde bırakmaya devam etmiş.
maske de bu. burun ve ağız aynı boşlukta kalıyor.*

tüm bu öğrendiklerimizden sonra ayna karşısında tıraş olurken bıyığı komple kesmeden önce hitler bıyığı yapmak zorunda kalırsanız lütfen suçluluk duygusu hissetmeyin. sizin suçunuz yok; bu insanoğlunun doğal bir pratiği.
hitler'in önceki kayzer bıyığı (ww ı)

hitler ve bıyığı (ww ıı)

baldızının iddiasına göre eşi kayzer bıyığı istemiyorum diye tutturmuş bizim adolf da -her zaman ki gibi- hızını alamayıp kesmiş bir çoğunu sonra böyle kalmış. en temelsiz iddia.
diğer bir inanışa göre hitler, charlie chaplin hayranı olarak bıyığı bırakmış, temelli ama inanması güç.
chaplin bıyığı (böyle de açabilirdim başlığı aslında)

daha kabul gören sebep ise -beni de tatmin eden- bıyığı zorunda olduğu için bırakması. kayzer*, birinci dünya savaşı sırasında zehirli gazlardan korunmak için tasarlanan gaz maskesini takmayı kolaylaştırmak için bıyıkların kesilmesini emretmiş. maskenin işlevini etkilemeyecek tek bıyık şekli de bu bıyıkmış. bazıları adolf gibi bu bıyığı bırakmış. sonra gerek akılda kalıcı gerek sembolik olmasından dolayı hoşuna gitmiş olacak ki bu şekilde bırakmaya devam etmiş.
maske de bu. burun ve ağız aynı boşlukta kalıyor.*

tüm bu öğrendiklerimizden sonra ayna karşısında tıraş olurken bıyığı komple kesmeden önce hitler bıyığı yapmak zorunda kalırsanız lütfen suçluluk duygusu hissetmeyin. sizin suçunuz yok; bu insanoğlunun doğal bir pratiği.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük zaafları
tombiş bebekler diyecegim basliktir. bebek ve cocuklara karsi ekstra bir sevgim var ama, birde boyle tombis olduklari zaman ekstra ekstra eriyorum. ozellikle o minicik ayaklar yok mu, öp öp doyamiyorsun. kucuk olan canlilarin kesinlikle mutlulukla cok guclu baglantilari var eminim...
devamını gör...
szondi kişilik testi
macar asıllı psikiyatr dr leopold szondi tarafından hazırlanan, özünü "insanlar kendilerine benzeyene karşı bir çekim kuvveti hisseder" felsefesine dayandıran ve birtakım resimlere verdiğimiz tepkinin kişiliğimizdeki bastırılmış duyguları gösterdiğini söyleyen bir çeşit kişilik testi.
söylenene göre bu test 1930'lu yıllarda freud'un çalışmaları kadar ses getirmiştir.

••
yukarıda resmini verdiğim bu sekiz kişi birer akıl hastasıdır. insanın gizli kalmış yönlerini açıklayacak biçimde tasarlanmışlardır. şimdi bu fotoğrafa bakmanızı ve sizi en çok rahatsız eden kişiyi seçmenizi istiyorum. buna göre bastırılmış duygunuzun ne olduğunu göreceksiniz. *
--! spoiler !--
birinci resim: sadist.
- eğer bu resmi seçtiyseniz muhtemelen hayatınızın bir döneminde otoriteye kuvvetli bir biçimde maruz kaldınız demektir. kendinizde fark edebileceğiniz ilk dürtü "başa çıkma" dürtüsü olabilir. normal şartlarda sevecen ve zararsızsınız.
ikinci resim: epileptik.
- bu resmi seçtiyseniz epilepsi hastalarında görülen birtakım duygulara sahipsiniz demektir; aşırı ve ani öfke, asabilik ve aşırı tepki verme gibi. kendinizi ifade edebilmeniz sizin için önemli ve bu gerçekleştiğinde oldukça huzurlu, sakin birisiniz.
üçüncü resim: katatonik.
- bu resimdeki kişiden rahatsız olduysanız bir şekilde içinizdeki hiperaktif kişiyi susturmuşsunuz demektir. baskıya maruz kaldınız, bu nedenle bazı basma kalıp fikirleriniz oluştu. soğuk biri olarak görünürsünüz, kontrolü elde tutmaktan hoşlanırsınız.
dördüncü resim: şizofreni.
- bu resimdeki kişiye karşı bir çekim hissetmişseniz tutarsız düşüncelere, bozuk bir ruh haline ve yoğun hissedilen bir duygusuzluğa sahipsiniz demektir. çocukluğunuzun bir döneminde insanlardan uzaklaşma isteği göstermiş olmanız ihtimaldir. normal şartlarda sosyal biri olarak görünmek sizin için önemli.
beşinci resim: histerik.
- sizi asıl rahatsız eden kişi buysa muhtemelen onay alma ve ilgi çekme arzunuzu bastırmışsınız. içe dönük, alçakgönüllü biri olarak görünürsünüz. içinzde birilerinin dikkatini çekme arzusu var. ilgi görmek istemektesiniz. dış görünüşünüze oldukça kıymet veriyorsunuz.
altıncı resim: depresif.
- dışa dönük, rahat biri olarak tasvir edilirsiniz ancak kimsenin özgüven eksikliği problemi yaşadığınızdan haberi yoktur. içinizde suçluluk duymak gibi bir dürtü var. mutsuzluk başlıca duygunuz.
yedinci resim: manik.
- manik kişilerin göze çarpan özellikleri kendini yüceltme, kontolsüzce dışa dönüklük gibi özelliklerdir. bu resim sizi rahatsız ettiyse içinizdeki heyecana, duyguları uçlarda yaşamaya meyilli olan o insanı susturmuşsunuz demektir. dengeli, kaostan kaçan ve kontrollü bir yapınız var.
sekinci resim: çoklu kişilik bozukluğu.
- bu resimi seçmeniz çocukluğunuzda bir kişilik sorununu saklamış olduğunuzu gösterir. cinsiyetinize bağlı bir sorun yaşamış olmanız muhtemel.
erkekseniz kaba saba tavırlar sergileyebilir, kadınsanız sürekli kadınsı tavırlar sergileyebilirsiniz.
--! spoiler !--
tarafınızı seçin! *
edit: imla.
edit2: fotoğraf güncellemesi.
söylenene göre bu test 1930'lu yıllarda freud'un çalışmaları kadar ses getirmiştir.

••
yukarıda resmini verdiğim bu sekiz kişi birer akıl hastasıdır. insanın gizli kalmış yönlerini açıklayacak biçimde tasarlanmışlardır. şimdi bu fotoğrafa bakmanızı ve sizi en çok rahatsız eden kişiyi seçmenizi istiyorum. buna göre bastırılmış duygunuzun ne olduğunu göreceksiniz. *
--! spoiler !--
birinci resim: sadist.
- eğer bu resmi seçtiyseniz muhtemelen hayatınızın bir döneminde otoriteye kuvvetli bir biçimde maruz kaldınız demektir. kendinizde fark edebileceğiniz ilk dürtü "başa çıkma" dürtüsü olabilir. normal şartlarda sevecen ve zararsızsınız.
ikinci resim: epileptik.
- bu resmi seçtiyseniz epilepsi hastalarında görülen birtakım duygulara sahipsiniz demektir; aşırı ve ani öfke, asabilik ve aşırı tepki verme gibi. kendinizi ifade edebilmeniz sizin için önemli ve bu gerçekleştiğinde oldukça huzurlu, sakin birisiniz.
üçüncü resim: katatonik.
- bu resimdeki kişiden rahatsız olduysanız bir şekilde içinizdeki hiperaktif kişiyi susturmuşsunuz demektir. baskıya maruz kaldınız, bu nedenle bazı basma kalıp fikirleriniz oluştu. soğuk biri olarak görünürsünüz, kontrolü elde tutmaktan hoşlanırsınız.
dördüncü resim: şizofreni.
- bu resimdeki kişiye karşı bir çekim hissetmişseniz tutarsız düşüncelere, bozuk bir ruh haline ve yoğun hissedilen bir duygusuzluğa sahipsiniz demektir. çocukluğunuzun bir döneminde insanlardan uzaklaşma isteği göstermiş olmanız ihtimaldir. normal şartlarda sosyal biri olarak görünmek sizin için önemli.
beşinci resim: histerik.
- sizi asıl rahatsız eden kişi buysa muhtemelen onay alma ve ilgi çekme arzunuzu bastırmışsınız. içe dönük, alçakgönüllü biri olarak görünürsünüz. içinzde birilerinin dikkatini çekme arzusu var. ilgi görmek istemektesiniz. dış görünüşünüze oldukça kıymet veriyorsunuz.
altıncı resim: depresif.
- dışa dönük, rahat biri olarak tasvir edilirsiniz ancak kimsenin özgüven eksikliği problemi yaşadığınızdan haberi yoktur. içinizde suçluluk duymak gibi bir dürtü var. mutsuzluk başlıca duygunuz.
yedinci resim: manik.
- manik kişilerin göze çarpan özellikleri kendini yüceltme, kontolsüzce dışa dönüklük gibi özelliklerdir. bu resim sizi rahatsız ettiyse içinizdeki heyecana, duyguları uçlarda yaşamaya meyilli olan o insanı susturmuşsunuz demektir. dengeli, kaostan kaçan ve kontrollü bir yapınız var.
sekinci resim: çoklu kişilik bozukluğu.
- bu resimi seçmeniz çocukluğunuzda bir kişilik sorununu saklamış olduğunuzu gösterir. cinsiyetinize bağlı bir sorun yaşamış olmanız muhtemel.
erkekseniz kaba saba tavırlar sergileyebilir, kadınsanız sürekli kadınsı tavırlar sergileyebilirsiniz.
--! spoiler !--
tarafınızı seçin! *
edit: imla.
edit2: fotoğraf güncellemesi.
devamını gör...
kaşımanın zevk vermesi
kişiyi kısır bir döngüye sokan durumdur. kaşıdıkça kaşıntı ivmeli bir şekilde daha da artar, bir yandan zevk verirken bir yandan da insanı deli eder. bilimsel olarak tam olarak aydınlatılmamış olsa da söylenmiş bir şeyler var. bunun evrimsel açıklaması olarak atalarımızın en büyük ve çevresel dış etkileşimlere en müsait organımız olan deriden genel olarak yabancı antijenleri uzaklaştırmak amacıyla genlere işlendiği söyleniyor. büyük birader beyin diyor ki uzaklaştır şu antijenleri de karşılığında ben de seni zevkten mest edeyim. seni hınzır senii.
kaşıdıkça kaşıntının ivmeli bir şekilde artmasının sebebi serotonin ile ilişkilendiriliyor. şöyle ki kaşımanın amacı acı yaratmaktır; kaşınan yere ufak bir darbe ile vurulduğunda bile zevk alırız çünkü spesifik bir noktadan beyne kaşıntı sinyalleri yerine acı sinyalleri gönderilir ve beyin de ağrıyı kesmek için serotonin salgılatır. serotonin ve bazı kimyasallar kaşıntıyı düzenleyen sinir hücrelerini aktif ettiğinden dolayı kaşıntıyı tetikler. fareler üzerinde yapılan deneylerde serotonin salgılanmasının engellenmesi halinde kronik kaşıntının da kesildiği görülmüş. serotoninin önemi göz önüne alındığında kaşıntı tedavisinde serotonin salgısının engellenmesi sağlıklı değildir. mantıklı ve sağlıklı olan, kaşıntıya sebebiyet veren asıl ajanın ortadan kaldırılmasıdır.
kaynak1, kaynak2, kaynak3, kaynak4
kaşıdıkça kaşıntının ivmeli bir şekilde artmasının sebebi serotonin ile ilişkilendiriliyor. şöyle ki kaşımanın amacı acı yaratmaktır; kaşınan yere ufak bir darbe ile vurulduğunda bile zevk alırız çünkü spesifik bir noktadan beyne kaşıntı sinyalleri yerine acı sinyalleri gönderilir ve beyin de ağrıyı kesmek için serotonin salgılatır. serotonin ve bazı kimyasallar kaşıntıyı düzenleyen sinir hücrelerini aktif ettiğinden dolayı kaşıntıyı tetikler. fareler üzerinde yapılan deneylerde serotonin salgılanmasının engellenmesi halinde kronik kaşıntının da kesildiği görülmüş. serotoninin önemi göz önüne alındığında kaşıntı tedavisinde serotonin salgısının engellenmesi sağlıklı değildir. mantıklı ve sağlıklı olan, kaşıntıya sebebiyet veren asıl ajanın ortadan kaldırılmasıdır.
kaynak1, kaynak2, kaynak3, kaynak4
devamını gör...
susmak
yerinde kullanıldığında en gürültülü devrim, yorulmadan verilen sonsuz cevap, kalp ritimleri ile kişiden kişiye değişik mesajlar alınabilen. bir cümleye göre tekerrürden gelen durum.
devamını gör...
j.r.r. tolkien
1966 senesinde bir dostuna yazdığı mektupta, efsanevi bilim kurgu serisi dune hakkında kısa da olsa bir yorumda bulunmuş yazar. tabi o zamanlar sadece ilk kitabın olduğunu en baştan belirtmek lazım. kendisi, mektubunda dune'dan söz ederken açıkça sevmediğini belirtmiş fakat, henüz ayrı kulvarlar olarak nitelendirilmeyen fantazi ve bilimkurgunun, konu edildiği eserleri yazan bir başka yazarı da aşırı şekilde eleştirmekten geri durmuştur. bunu mektubundaki şu cümlelerden anlıyoruz;
thank you for sending me a copy of dune. i received one last year from lanier and so already know something about the book. it is impossible for an author still writing to be fair to another author working along the same lines. at least i find it so. in fact i dislike dune with some intensity, and in that unfortunate case it is much the best and fairest to another author to keep silent and refuse to comment. would you like me to return the book as i already have one, or to hand it on?
neden beğenmediğine gelecek olursak; tamamen kişisel zevklerden ötürü olması ve iki yazarın dünyaya bakış açısı öne çıkan iki sebeptir bana göre. şimdi ikinci nedeni doğru kabul ederek olayı biraz daha açalım.
-ilk olarak tolkien yazdığı eserler göz önüne alınırsa, çocuk kitapları yazan birisi. dolayısıyla kullandığı dil ve anlatım da buna göre şekillenmiş. olayların masalsılığı, karakterlerin keskin denecek kadar bariz kişilikleri, kullanılan dillerin türetimi vs. buna karşılık herbert ise, bir carl gustav jung hayranı olmasından da mütevellit romanlarında genel olarak, analitik psikoloji, kuşkucu gerçeklik ve nihilizm'den bolca yaralanarak, gerçeğe yakın bir kurgusal evren yaratma yoluna gitmiştir.
-tolkien romanlarında iyiliği, iyi bir birey olmayı, dürüst amaçları yüceltme yoluna giden bir yazardır. herbert ise romanlarında gri karakterler ve bolca kötü düşünceler bulundurmayı sever. her ne kadar içten içe bir iyilik kavramı işlense de, karakterlerin genel durumu kötüye yakındır. hatta bir nevi 'iyi niyet barındıran kötü kişiler' dersek yanılmış olmayız. bunu romanında geçen şu sözlerden de anlayabiliriz;
''insanoğlunu altın yol'umdan yürütmeye karar verdiğimde, onlara hiç unutamayacakları bir ders vermeye yemin ettim. insanların sözleriyle inkar etseler de davranışlarıyla sergiledikleri derin bir davranış kalıbı var. güvenlik, huzur ve barış istediklerini söylüyorlar. ama bunu söylerken bile kargaşanın ve şiddetin tohumlarını atıyorlar.'' ki bu paragraf, romanlarını genel hatlarla tanımlar.
-tolkien ve herbert romanlarında geçmişe dair birçok gönderme ve öge barındırmasına rağmen, tolkien bunu fantazi ve iyiliğin geçmişle, bir nevi çocuklukla ilgisi olduğu için yaparken, herbert ise geçmişi geleceğe giden bir unsur olarak görür ve olayları geleceğin karanlık ve karamsar dünyasına taşır.
-bugün eseri bazı bilmeyen kesimlerce bir savaş alegorisi olarak görülen tolkien'in, aslında alegori sevmediği bilinirken, herbert ise eserlerinde bu yola çokça başvurmuştur. tolkien için bir karakter ne ise o'dur. altında, kıyısında, yöresinde başka anlam aramak gerekli değildir. herbert için ise karakterler genellikle bir durumu veya düşünceyi temsil ederler. hatta karakterlerinden biri başlı başına bir mesih alegorisi iken, genel kurgu ise her ne kadar yazıldığı zaman böyle bir durum yoksa da günümüzde 'orta doğu ilişkileri ve petrol' konusuna açık bir gönderme olarak yorumlanmakta.
-tolkien eserlerinde gerekirse yeni bir dil oluşturma yoluna giderken, herbert ise olan dili değiştirme ve geliştirme politikası izlemiştir.
tüm bu nedenler tamamen bir varsayım olmakla beraber, tolkien sadece kitaptan hoşlanmamış da olabilir. sonuçta herkesin zevki farklı.
thank you for sending me a copy of dune. i received one last year from lanier and so already know something about the book. it is impossible for an author still writing to be fair to another author working along the same lines. at least i find it so. in fact i dislike dune with some intensity, and in that unfortunate case it is much the best and fairest to another author to keep silent and refuse to comment. would you like me to return the book as i already have one, or to hand it on?
neden beğenmediğine gelecek olursak; tamamen kişisel zevklerden ötürü olması ve iki yazarın dünyaya bakış açısı öne çıkan iki sebeptir bana göre. şimdi ikinci nedeni doğru kabul ederek olayı biraz daha açalım.
-ilk olarak tolkien yazdığı eserler göz önüne alınırsa, çocuk kitapları yazan birisi. dolayısıyla kullandığı dil ve anlatım da buna göre şekillenmiş. olayların masalsılığı, karakterlerin keskin denecek kadar bariz kişilikleri, kullanılan dillerin türetimi vs. buna karşılık herbert ise, bir carl gustav jung hayranı olmasından da mütevellit romanlarında genel olarak, analitik psikoloji, kuşkucu gerçeklik ve nihilizm'den bolca yaralanarak, gerçeğe yakın bir kurgusal evren yaratma yoluna gitmiştir.
-tolkien romanlarında iyiliği, iyi bir birey olmayı, dürüst amaçları yüceltme yoluna giden bir yazardır. herbert ise romanlarında gri karakterler ve bolca kötü düşünceler bulundurmayı sever. her ne kadar içten içe bir iyilik kavramı işlense de, karakterlerin genel durumu kötüye yakındır. hatta bir nevi 'iyi niyet barındıran kötü kişiler' dersek yanılmış olmayız. bunu romanında geçen şu sözlerden de anlayabiliriz;
''insanoğlunu altın yol'umdan yürütmeye karar verdiğimde, onlara hiç unutamayacakları bir ders vermeye yemin ettim. insanların sözleriyle inkar etseler de davranışlarıyla sergiledikleri derin bir davranış kalıbı var. güvenlik, huzur ve barış istediklerini söylüyorlar. ama bunu söylerken bile kargaşanın ve şiddetin tohumlarını atıyorlar.'' ki bu paragraf, romanlarını genel hatlarla tanımlar.
-tolkien ve herbert romanlarında geçmişe dair birçok gönderme ve öge barındırmasına rağmen, tolkien bunu fantazi ve iyiliğin geçmişle, bir nevi çocuklukla ilgisi olduğu için yaparken, herbert ise geçmişi geleceğe giden bir unsur olarak görür ve olayları geleceğin karanlık ve karamsar dünyasına taşır.
-bugün eseri bazı bilmeyen kesimlerce bir savaş alegorisi olarak görülen tolkien'in, aslında alegori sevmediği bilinirken, herbert ise eserlerinde bu yola çokça başvurmuştur. tolkien için bir karakter ne ise o'dur. altında, kıyısında, yöresinde başka anlam aramak gerekli değildir. herbert için ise karakterler genellikle bir durumu veya düşünceyi temsil ederler. hatta karakterlerinden biri başlı başına bir mesih alegorisi iken, genel kurgu ise her ne kadar yazıldığı zaman böyle bir durum yoksa da günümüzde 'orta doğu ilişkileri ve petrol' konusuna açık bir gönderme olarak yorumlanmakta.
-tolkien eserlerinde gerekirse yeni bir dil oluşturma yoluna giderken, herbert ise olan dili değiştirme ve geliştirme politikası izlemiştir.
tüm bu nedenler tamamen bir varsayım olmakla beraber, tolkien sadece kitaptan hoşlanmamış da olabilir. sonuçta herkesin zevki farklı.
devamını gör...
çok canım sıkılıyor
çocukken bu tabiri her kullandığımda iyi işte sıkı can kolay çıkmaz cevabını alırdım.
çıkmayan candan da ümit kesilmez diyerek arttırıyorum.
çıkmayan candan da ümit kesilmez diyerek arttırıyorum.
devamını gör...
bamya
sebze ayırmayan biri olarak sevdiğim yemek.sevmeyene de saygı duyarım.
devamını gör...
murphy kanunları
kanunun yazılı olmayan bir maddesi de şudur; flash belleği en az üçüncü denemede takabilirsiniz.
devamını gör...
kitap alıntıları
hemingway'in çanlar kimin için çalıyor kitabında geçer.... şunu sorar hemingway:
"şimdiden başka bir şey yok. ne dün var ne de kesinlikle yarın. bunu öğrenmen için kaç yaşına gelmen gerek?"
"şimdiden başka bir şey yok. ne dün var ne de kesinlikle yarın. bunu öğrenmen için kaç yaşına gelmen gerek?"
devamını gör...
orbital
modern atom teorisine göre elektronların bulunma olasılığı yüksek yerler .
devamını gör...
sigara içmeyen insan
ben 20 sene sigara içtim, 2 sene önce bıraktım. şimdi ben ömrümü uzattım mı yoksa bu 20 senenin etkisiyle erken mi öleceğim.
devamını gör...
tuba büyüküstün
#368052 numaralı girdiyi okuduktan sonra, bana tiyatro camiasını düşündüren habere konu olan oyuncu.
bir yanda pandemi sebebiyle geçim sıkıntısı yaşayan tiyatro emekçileri, diğer yanda bölüm başına 200 bin lira gibi astronomik bir ücretle sözleşme imzalayan oyuncular.
türkiye'nin özeti niteliğinde bir haber gerçekten.
bir yanda pandemi sebebiyle geçim sıkıntısı yaşayan tiyatro emekçileri, diğer yanda bölüm başına 200 bin lira gibi astronomik bir ücretle sözleşme imzalayan oyuncular.
türkiye'nin özeti niteliğinde bir haber gerçekten.
devamını gör...
kendine eş değil masraflarına finansör arayan kadınlar
"kadın dediğin kırar dizini evinde oturur", "okuyup da ne olacaksın başımıza" gibi zihniyete büyütülmüş kişilerdir. kendi parasini kazanmanın verdiği özgürlüğü de hiç tatmamışlardir. belki buna izin dahi verilmemiştir. evet belki bu kadınlarda da suç vardır ama asıl suçlu o kadini böyle yetiştiren zihniyet değil midir dostlar? okuyup belki mesleği olup çalışmayan kişiler de vardır ama herkesin durumu farklıdır dostlar yasanan olaylari bilmiyoruz. o yüzden bu konuya da genelleme yapıp yanlış bir kanıya varmak istemem.
devamını gör...
uzayın sonu varsa ondan sonra ne var sorunsalı
dönerci var.
devamını gör...
yazarların öğrenmek istediği dil
içimdeki çocuğun dilini öğrenmek istiyorum ya bazen çok ağlıyor, zırlıyor, boğuk boğuk konuşuyor, ne dediğini anlayamıyorum..
devamını gör...
sözlükçülerin nefret ettiği emojiler
gülen b*k. b*k'un da kendine göre bir ağırlığı var canım, böyle şebeğe döndürmek yakışıyor mu? çık çık çıksssss.
devamını gör...

