makinist'in az önce domatesten özür dilediği yayın.

bayıldım yayına.
ben de daha önce yayını dinlemediğim için senden özür dilerim.
devamını gör...

kanımca sözlüğe format diye bir şey koymaktır. kaldıracaksın formatı o buna ana bacı sövecek öbürü tutup yok bacağını yok ayağının ya da muhtelif(?) yerlerinin fotoğrafını atacak. bilmem kim sabah kahvesi güzellemesi adı altında yeni oje sürdüğü tırnaklarını yollayacak. trollük, goy goy gırla gidecek. sonra tutacaksın 3 4 paralı trollü buraya günlük bir kaç bin tanım girdi mi sonuna aptal aptal aynı kelimeleri getirerek, al sana mis gibi malzeme.
bilgi içerikli tanım girenleri de ezikleyip sepetledik mi mis gibi ortam olur...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dedem ben çok küçükken öldü. ona dair hatırladığım iki şey var.

birincisi camiye giderken arkasından seslenip "dede gelirken bana şekerli sakız alsanaa" demem ve onun her seferinde avuç avuç şekerli sakızla dönmesi.

ikincisi de bu çam kozalaklarının içinden çıkan minik fıstıkları balkona oturup beni de karşısına alıp ayıklaması. "ama ellerin kara oldu nasıl geçecek o şimdi" dediğimde "sen bu fıstıkları yediğinde" deyip ben o fıstıkları yerken ellerini su ve kumla ovalayarak ellerindeki reçineli siyahlığı geçirmesi.

o gittikten sonra ne şekerli sakızları eskisi gibi çiğneyebiliyorum ne de markette satılan minik fıstıklardan yiyebiliyorum. ikisinin tadı da eskisi gibi değil.*
devamını gör...

günaydın sözlük...

ama öyle klasik rus edebiyatı satırlarından fırlamış gibi, rutine binmiş, her bir gün aynıymış gibi, her gün aslında pazartesiymiş gibi hissettiren, insan ruhundan uzak olasıca o mel'un, o karanlık, o habis, o olmaz olasıca depresif duygularla dolu bir günaydın değil elbet...

marvel süper kahramanlarının, o müthişli amerikan sinemasında, bir dizi kırık şekilde iniş yaptığı 'klişe süper kahraman inişi' gibi 'laaaaaaaaaaaapssss' diyerekten tepeden inme bir günaydın...
taytlı ve tayt üstüne donlu bir günaydın...
o taytın üstüne don giyildiği yetmezmiş gibi bir de böyle bağcılar tayfanın kemerleri gibi koca tokalı kemer takılmış gibi bir günaydın...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yüzölçümü olarak türkiye'nin yaklaşık %1.5'u olan körfez ülkesi. başkenti doha'dır. neredeyse bir yarımada şeklindedir, ve tek kara sınırı suudi arabistanladır. bu nedenle 2017'de başlayan (ve birkaç gün önce biten) suudi ve diğer körfez ülkeleri ambargosundan beri ülkeye tüm kaynaklar have ve deniz yolu ile gelmektedir. ülkenin bir çöl olduğunu ve neredeyse hiç tarım olmadığını göz önünde bulundurursanız gerçekten büyük bir sınavdır

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

nüfusu yaklaşık 2.8 milyondur bunun sadece 300 bini katar vatandaşıdır. geri kalan 2.5 milyonun küçük bir kesimini "expat" diye tabir edilen beyaz yakalı yabancı çalışan, geri kalan çoğunluğunu ise hindistan, nepal, bangladeş gibi güney doğu asya ülkelerinden gelen mavi yakalı çalışanlar oluşturur.
sonlarına yaklaşmakta olsa da ülke yaklaşık son 10-15 yılı büyük bir şantiye gibi geçirmiştir, bahsi geçen mavi yaka göçmenler de aslında bu inşaatlarda çalışan işçilerdir. önümüzdeki birkaç yıl içinde inşaatların sonlanmasıyla nüfusta bir azalma olacağı tahmin edilmektedir.
devamını gör...

ben açık kumral olduğumdan karayağız delikanlı tercihimdir.
devamını gör...

tedavi ve farmakolojik etkisi olmayan ilacın, telkin yoluyla etki oluşturmasına deniyor.
ilaç diye veriliyor ama aslında ilaç değil. sadece tedavi algısı oluşturup beyni aldatıyor. iyileştiğimize ikna etmeye çalışıyor.
devamını gör...

özellikle de “istanbulluyum” deyince ikna olmayanların üyesi olduğu terör örgütüdür.
devamını gör...

''evet dedi ben de seni aldattım.
bir kez de değil üstelik
çünkü beni çok kanattın
çok sevdiğim bir yalandın.''
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
arkamızda güneş önümüzde ay...
devamını gör...

aynı şehirde yaşıyorsanız olabilecek şey. ha o şehirde bir kafede otururken tanışmışsınız ha buradan tanışıp kafanız uyduktan sonra oturmuşsunuz kafede. ha kafede tanıştıktan sonra herhangi bir sözlükte hesabı olduğunu öğrenmişsiniz ha hesabı olduğu için tanışmışsınız.

bu kadar büyütülecek bir iş, bir atla deve değil yani...
devamını gör...

sen kalacaksın kimse bilmeyecek
ve kimseler görmeyecek seni,
yaşayacaksın gözlerimde.

| özdemir asaf
devamını gör...

1. gün

günaydın ahali. inanabiliyor musunuz yaa 17 gün boyunca sokağa çıkmamız yasak! genelge ile sokağa çıkma yasağı uygulanmasının yasada yeri olmadığı ile çok fazla akademik çalışma mevcut. ünlü hukukçu, akademisyen kemal gözler diyor ben demiyorum. ama toplum sağlığı gözetildiği(!), konunun yararı vs. gibi sebeplerle savcılar işlem yapmıyormuş falan. eyv. ama yasak yani. bildiğin yasak. yasal ya da değil. evde oturmak zorundayız! paşa paşa da kabul ediyoruz. oturuyoruz evlerimizde. gerçekten kötü bir post-apokaliptik sinema filminin içinde gibi hissediyorum kendimi. başım ağrıyor ve keyfim de yok. bitirmem gereken 2000 parçalık bir puzzle var. kediden korumak için balkon masasına çıkardım. gece yağmur yağacak diye aklım çıkıyor. battaniye örtüyorum puzzle'ın üstüne. güneş vuruyor öğlen balkona. rengi atar mı puzzle'ın? kafamda deli sorular.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

az önce girdiğim bir başlık boş mudur (boşmuş) nedir, karşıma çıkan budur.

istenen aralıkta tanım bulunamadı. engellediğiniz için göremediğiniz tanımlar olabilir.
devamını gör...

ironi yapmaya çalışan kişiden kaynaklı da olabilir. ironi yapmak bir beceridir.
devamını gör...

kırmızı başlıklı dolar ve 128 cüceler
devamını gör...

modern dünyada uygulanmasının (bkz: insan hakları evrensel beyannamesi) ile kesinlikle yasaklandığı, çok eski çağlara ait olan bu aşağılık sistem, şimdilerde dolaylı yoldan sıklıkla uygulanmaktadır. #240980 numaralı tanımda da anlattığım gibi köle, hiçbir hakkı olmayan, sahibinin emrinde çalışmak zorunda olan, para biriktiremeyen ve kabaca karın tokluğuna çalışmak şeklinde ifade edilen biçimde çalışan kişilere verilen sıfattır. hani o çok büyük gördüğümüz, özendiğimiz, oldukça modern gözüken büyük devletler, bu sistemi yasal olmayan bir şekilde özellikle afrika gibi az gelişmiş ancak yeraltı kaynakları ve özellikle tarımsal açıdan verimli topraklara sahip olan bölgelerde uygulamaktadır.
devamını gör...

mesela bir şiir olsam ilk kelimem 'umut' olurdu!

içlerindeki karanlığa rağmen içimdeki umudu hiç kaybetmemiş olmamı konu alırdı belki bu şiir kim bilir?
insanlara biraz küs, insanlardan biraz umutlu...

mesela ben bir şarkı olsam hayat 'bayram' olur,
yarınlar 'huzur' olurdu..

ben bir kitap olsam önsözüm 'sevgi' olurdu!
korkarak, çekinerekte olsa sevmenin kutsallığından bahseder. tüm sevişlerin önce kendini sevmekten geçtiğini anlatırdım...

beni en iyi anlatan kelime 'yalnızlık'olsa da
ben inatla önce 'umudu' rehber ederdim kendime!

kalabalıklar içinde bile yalnız kalan bir insan olarak umuttan vazgeçmez;
umut okur,
umut yazar,
umut söyler,
umut dinler,
umut bakar,
umut görürdüm...

umudu yoksa bir insanın ruhu ölmüştür...
dününüze, bugününüze, yarınınıza, geleceğinize, sevdiklerinize, sevenlerinize umut bulaştırın.
umut umut bakın...

umutla kalın...

sevgiler...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim