cumhurbaşkanlığı başdanışman şoförünün uyuştucuyla yakalanması
hepsinin kafasının güzel olduğu belliydi 20 senedir.
devamını gör...
nuh tepesi
haluk bilginer ve ali atayın başrollerini paylaştığı türkiyede 6 mart 2020 de gösterime giren filmdir. film bir baba oğul ilişkisini ele alıyor . film dünya prömiyerini yaptığı tribeca film festivali’nin uluslararası yarışma bölümünde en iyi senaryo ve en iyi erkek oyuncu (ali atay) ödülü almış ama çoğumuzun bu filmden haberi yok veya yoktu . sebebi içi boş filmlerin salonlarda bir sürü yer bulurken böyle filmlerin her salonda gösterime girmemesiydi . neyse filme gelecek olursak film bir babanın küçükken diktiği ağacın altına gömülmek istemesini geçmişle yüzleşmesini anlatıyor. diyaloglar nefis yazılmış çok hoşuma gitti. haluk bilginer söyleyecek söz bulamıyorum göz bebekleriyle bile oyunculuk yapıyor büyük usta . sinematografisi çok güzeldi sanırım yabancı bir isimle çalışmışlar . bir baba ile evladının ilişkisi son derece gerçekçi bir şekilde aktarılıyor.
hepimiz babamızla böyleyiz konuşamıyoruz sevgimizi belli edemiyoruz. sevgi son zamanlarda zor zamanlarda ortaya çıkan bir eylem oluyor.
kim ne derse desin ali atay ve haluk bilginer baba oğul ilişkisini çok başarılı buldum. çok gerçek buldum.
--! spoiler !--
ali atayın babasıyla köye geldikten sonra köye uyum sağlayamaması çok güzel işlenmiş köyün dinamiklerine olan şaşkınlığı seyirciyi tebessüm ettiriyor. ayrıca küfülerin diyalogların kavga sahnesindeki hakaretlerin doğallığı son derece yerindeydi
--! spoiler !--
hepimiz babamızla böyleyiz konuşamıyoruz sevgimizi belli edemiyoruz. sevgi son zamanlarda zor zamanlarda ortaya çıkan bir eylem oluyor.
kim ne derse desin ali atay ve haluk bilginer baba oğul ilişkisini çok başarılı buldum. çok gerçek buldum.
--! spoiler !--
ali atayın babasıyla köye geldikten sonra köye uyum sağlayamaması çok güzel işlenmiş köyün dinamiklerine olan şaşkınlığı seyirciyi tebessüm ettiriyor. ayrıca küfülerin diyalogların kavga sahnesindeki hakaretlerin doğallığı son derece yerindeydi
--! spoiler !--
devamını gör...
normal sözlük'teki ciddi yazarlar
bir ara içinde bulunduğum grup. belki onlar da benim gibi sonradan cıvıtır ya da ben eski halime dönüp ciddiyete bürünürüm yeniden. bekleyip görmekten başka seçeneğiniz yok.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
karşınızdaki insan, sizden 3 - 5 yaş büyük ve bekar ise "abi" "abla" denmez.
devamını gör...
doğum günü kutlaması istemeyen insan
benim tam zıttım olan insandır*. doğum günüme yaklaşık 1 hafta kaldı diye yakınlarımı darlıyorum hatta onlar beni bildikleri için kendileri demeye başladılar bile*. genelde özel günlere anlam yüklemeyi sevmeyen ya da o günlere ait kötü anıları olan insanlar istemiyorlar herhangi bir kutlama yapmayı. dediğim gibi bu konuda benim tam zıttım olsalar da yadırgamamak lazım yani haklı sebepleri vardır eminim ki.
devamını gör...
yazarların olmak istedikleri dizi karakterleri
doctor who' nun yaveri.
devamını gör...
01 var dahası yok
tanımlarımı hunharca beğenen yazar. eksik olmasın.
devamını gör...
rütbesini beğenmeyen yazarın dramı
şahsımın içinde bulunduğu dramdır.
ben odyofil değilim maalesef ki. sarhoşa bile razıyım. seksofil falan da olurdu, beni daha iyi tanımlayabilirdi açıkçası
dramlıyım, kırgınım, üzgünüm ve mağdurum.
edit: ninja mı? nereye ağlıyoduk odyofil daha iyiydi..
ben odyofil değilim maalesef ki. sarhoşa bile razıyım. seksofil falan da olurdu, beni daha iyi tanımlayabilirdi açıkçası
dramlıyım, kırgınım, üzgünüm ve mağdurum.
edit: ninja mı? nereye ağlıyoduk odyofil daha iyiydi..
devamını gör...
telefonun icadı
telefonu icat eden muhteşem mucit alexander graham bell, sese olan ilgisiyle araştırmalara başlamış. şüphesiz bu ilgisinin arkasında annesinin ve eşinin işitme engelli olmasının büyük payı vardır.yaptığı deneylerde ilk olarak telgraf teli üzerinden sesi iletmeyi başardı. çalışmalarına devam etmek için thomas watson' ı işe aldı. ve ikisi beraber ilk telefonu icat etti. icat ettikleri telefon konuşmasında bell'in ilk sözleri;
"bay watson, buraya gelin lütfen, sizi görmek istiyorum" olmuştur.
"bay watson, buraya gelin lütfen, sizi görmek istiyorum" olmuştur.
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
yoğun bakım da olan hastani.. o kapılar ardin da beklemek..
devamını gör...
break the ice
ingilizce kökenli bir deyimdir. buzları eritmek anlamına gelmektedir. küsmüş veya ön yargılı olduğumuz kişi ile kurulacak olan iletişim halinde arada oluşan buzları eritme durumuna örnek verilebilir.
devamını gör...
yazarların çay tercihi
çaykur tiryaki alıyorum. çay tiryakisi olduğum için ismi aklımı çelmişti. bu seçimimden memnunum.
lâkin çaykur'un zarar açıklamasından hiç memnun değilim. biz deli gibi çay içiyoruz diye siz deli gibi harcamak zorunda mısınız arkadaş.
zarar eden bir markanın müdavimi olduğum için kendimi eciş bücüş bir tüketici gibi hissetmem de cabası.
lâkin çaykur'un zarar açıklamasından hiç memnun değilim. biz deli gibi çay içiyoruz diye siz deli gibi harcamak zorunda mısınız arkadaş.
zarar eden bir markanın müdavimi olduğum için kendimi eciş bücüş bir tüketici gibi hissetmem de cabası.
devamını gör...
hayat felsefeniz olan sözler
hayatındaki herkes sana zarar verecek, sen sadece kimin acıya değer olduğunu bulmalısın.
devamını gör...
evlenmek
bağımsız ve yalnızlığı seven insan için bir tür intihar etme şeklidir.
çünkü türkiye'de biriyle evlenince ailesi ile de evleniyorsun. parası onlardan çıkmasa bile mesela gelinlik alırken orada oluyorlar. iç çamaşırı alışverişi sırasında bile oradalar. kız arkadaşların ile bu alışverişe çıkmak istersen anında kötü gelin ilan ediliyorsun. eşya alışverişi sırasında yine gelmek isterler çünkü sen onların gözünde adamın eşi değilsin, adamın parasını sonuna kadar harcamaya gayret eden birisin. pahalı şeyler seçmemen için başında beklemeyi uyanıklık zanneden tipler çoğu. kendi eşyalarına bile sen karar veremiyorsun. kendi paranla alabildiğin eşyalar konusunda söz sahibisin bi. onu da bak bak ucuzuna kaçmış diyip dedikodu malzemesi yaparlar.
düğün istemezsen ve diretirsen sırf bunca zamandır düğün düğün gezip taktıkları altınlar ve paralar geri gelmeyecek diye bir şekilde oğullarını doldurup sizi ayırma hakkını kendilerinde bulabilirler mesela. çünkü sen onlara göre 30 bin değerinde bile değilsin. 30 bin daha önemli. aşk, sevgi, doğmamış çocuklar falan öyle çok önemli değil onlar için. evlilik eşittir para. hatta düğün günü bile damadın parasından kapmaya çalışır çoğu. gelini evden çıkarmak ve pasta yedirmek için bile para vermek zorundadır damat.
evlenmeyi bir şekilde başarabilirsen geçmiş olsun. o güne kadar anasından teyzesine kadar söz hakkı olduğunu düşünen bunca insan beraber yaşamaya başlıyorsunuz çünkü. en ufak ses çıkarıp dişlerini gösterirsen işleri çok korkunç noktalara götürüp oraya baba evinden tatile gelmişsin gibi rahatça seni boşanmaya bile zorlayabilirler.
ha tabii çoğunluk islerin bu kadar korkunç olmadığını iddia edecektir. ben görüyorum mesela arkadaşları, 40 kişiyle takı, gelinlik ve eşya alışverişine gidiyor, ses çıkarmıyor, sorun haliyle yaşamıyor. ama benim gibi arkadaş siz kimsiniz de bu kadar benim hayatımın içindesiniz ben anlamıyorum diye en başta noktayı koyan insanlar çok rahat görüyor evlilik denen kabusu. evlilik türkiye şartlarında bireysel algılanmıyor, hatta iki kişilik yine yaşanmıyor.
daha fenası iyi bir meslek sahibi olan, iyi okullarda eğitim almış, maaşı ile gurur duyan tipler ne zaman işler evlilik yoluna gitse ortadoğulu tarafını ortaya çıkarıyor. benim annem o tabii alışverişe gelecek seninle diyor. kayınvalidenin yanında kırmızı ipli don falan bakarken buluyorsun kendini. kayınpeder oturup koltuk rahat mı falan bakıyor, yoh diyor bunu alma, şu daha iyi.
bu yüzden civciv evlensek mi denildiği zaman saçma saçma konuşma diyorum. çünkü saçma.
çünkü türkiye'de biriyle evlenince ailesi ile de evleniyorsun. parası onlardan çıkmasa bile mesela gelinlik alırken orada oluyorlar. iç çamaşırı alışverişi sırasında bile oradalar. kız arkadaşların ile bu alışverişe çıkmak istersen anında kötü gelin ilan ediliyorsun. eşya alışverişi sırasında yine gelmek isterler çünkü sen onların gözünde adamın eşi değilsin, adamın parasını sonuna kadar harcamaya gayret eden birisin. pahalı şeyler seçmemen için başında beklemeyi uyanıklık zanneden tipler çoğu. kendi eşyalarına bile sen karar veremiyorsun. kendi paranla alabildiğin eşyalar konusunda söz sahibisin bi. onu da bak bak ucuzuna kaçmış diyip dedikodu malzemesi yaparlar.
düğün istemezsen ve diretirsen sırf bunca zamandır düğün düğün gezip taktıkları altınlar ve paralar geri gelmeyecek diye bir şekilde oğullarını doldurup sizi ayırma hakkını kendilerinde bulabilirler mesela. çünkü sen onlara göre 30 bin değerinde bile değilsin. 30 bin daha önemli. aşk, sevgi, doğmamış çocuklar falan öyle çok önemli değil onlar için. evlilik eşittir para. hatta düğün günü bile damadın parasından kapmaya çalışır çoğu. gelini evden çıkarmak ve pasta yedirmek için bile para vermek zorundadır damat.
evlenmeyi bir şekilde başarabilirsen geçmiş olsun. o güne kadar anasından teyzesine kadar söz hakkı olduğunu düşünen bunca insan beraber yaşamaya başlıyorsunuz çünkü. en ufak ses çıkarıp dişlerini gösterirsen işleri çok korkunç noktalara götürüp oraya baba evinden tatile gelmişsin gibi rahatça seni boşanmaya bile zorlayabilirler.
ha tabii çoğunluk islerin bu kadar korkunç olmadığını iddia edecektir. ben görüyorum mesela arkadaşları, 40 kişiyle takı, gelinlik ve eşya alışverişine gidiyor, ses çıkarmıyor, sorun haliyle yaşamıyor. ama benim gibi arkadaş siz kimsiniz de bu kadar benim hayatımın içindesiniz ben anlamıyorum diye en başta noktayı koyan insanlar çok rahat görüyor evlilik denen kabusu. evlilik türkiye şartlarında bireysel algılanmıyor, hatta iki kişilik yine yaşanmıyor.
daha fenası iyi bir meslek sahibi olan, iyi okullarda eğitim almış, maaşı ile gurur duyan tipler ne zaman işler evlilik yoluna gitse ortadoğulu tarafını ortaya çıkarıyor. benim annem o tabii alışverişe gelecek seninle diyor. kayınvalidenin yanında kırmızı ipli don falan bakarken buluyorsun kendini. kayınpeder oturup koltuk rahat mı falan bakıyor, yoh diyor bunu alma, şu daha iyi.
bu yüzden civciv evlensek mi denildiği zaman saçma saçma konuşma diyorum. çünkü saçma.
devamını gör...
yanlış anlaşılan şarkı sözleri
eni vici vokke ==== ennie are you okey ?
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
okullar mayıs sonuna doğru açılabilir
koronavirüs bilim kurulu üyesi prof. dr. levent akın'ın açıklaması.
böyle bir şey yapılırsa resmen saçmalamış oluruz. zaten 2 temmuzda kapanacak olan okulları mayıs sonunda açmak biz akıllanmayız demektir. kaldı ki bu dönemden veliler de öğrenciler de vazgeçmiş durumda. hatta birçok veli ve öğrenci en kısa zamanda okulların kapanmasını istiyor. herkes yarım yamalak eğitimden usanmış durumda.
kaynak: www.memurlar.net/haber/9707...
böyle bir şey yapılırsa resmen saçmalamış oluruz. zaten 2 temmuzda kapanacak olan okulları mayıs sonunda açmak biz akıllanmayız demektir. kaldı ki bu dönemden veliler de öğrenciler de vazgeçmiş durumda. hatta birçok veli ve öğrenci en kısa zamanda okulların kapanmasını istiyor. herkes yarım yamalak eğitimden usanmış durumda.
kaynak: www.memurlar.net/haber/9707...
devamını gör...



