yazarların itiraf köşesi
kendimi o kadar çirkin buluyorum ki asla fotoğraf çekmiyorum. yanlışlıkla fotoğrafım cekilir diye bile korkuyorum. aynaya yakından bakmıyorum zaten 4 numara miyopum pek de bir şey görmüyorum. maske takmak çok hoşuma gidiyor. pandemi biterse ne yaparım diye çok korkuyorum. sırf bu yüzden sevilmeye asla değer olmadığımı düşünüyorum. saçma olduğunu bildiğim ve hayatımdaki hiçbir insanı dış görünüşe göre yargilamadigim halde bunu neden kendime yaptığıma anlam veremiyorum.
devamını gör...
ben bilmem
bildiğimizi sandığımız şeyleri gerçekten idrak etme macerası bizi hayal kırıklıklarına uğratabilir. oluyorum galiba dediğin anda bir bakmışsın ters yöndesin. bildim, buldum diye bir yol yok. hayat her zaman en baştan bilmediğini bilerek yola başlamaktır. ben bilmem diyebilmek bir olgunluk belirtisidir yunus'a göre haddini bilmektir. aslında bilgi sonsuzluğunu görüp onun bir damlasıyla hayatımıza anlam katacak şekle kavuşturmak kendini idrak etmektir. koskaca yunus bilmez ben mi bileceğim?
kendini bil! ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir!
kendini bil! ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir!
devamını gör...
nefret etmek
çevremde genellikle nefret ettiğim kişiler yok sanırım. benim nefretim genellikle sisteme ve bu sistemi bu hale getirenlere oluyor. benim için daha kötü olan duygu hissizliktir dostlar. o kişiye karşı artık tek bir duygu* beslememek. ona nefret edecek kadar bile değer vermemek. o kişiyi görmezden gelmek. çevremde bana çok zararı olmuş ya da gercekten cok problem yaşadığım insanlara karşı bir süre sonra hissizlesiyorum. yaptıkları ya da söyledikleri hiç bir sey umrumda olmuyor. benim icin adeta hayalet oluyorlar. ve bu hissizlik karşısında çırpınişları acınası oluyor.
devamını gör...
şaka maka 25 yaşında olmak
çocukken teyzeme 25 yaşında oldun neden evlenmiyorsun demiştim. ayıp etmişim.
devamını gör...
bütün entryleri silip sözlüğü terk etmek
bunun için sözlüğe kayit olunduğunda önceden bir uyarı geçilmesi gereken durum.
"bakın tanım yazıyorsunuz iyi güzel hoş da ama sonradan hesap silme/ toplu tanım silme özelliği yok. silecekseniz de günlük limiti var" diye.
yoksa 2000-3000 tanım girmiş biri nasıl tanım silsin. her gün bir miktar tanım silmeye kalksa yazdığı süre kadar da tanim silmeye uğraşacak belki yolun yarısında pes edecek ve geri tekrardan tanım yazmaya başlayacak.
oha aslında güzel taktik. o kadar şeyi yazmadım sayın. ulan yönetim sen yok musun çen.
"bakın tanım yazıyorsunuz iyi güzel hoş da ama sonradan hesap silme/ toplu tanım silme özelliği yok. silecekseniz de günlük limiti var" diye.
yoksa 2000-3000 tanım girmiş biri nasıl tanım silsin. her gün bir miktar tanım silmeye kalksa yazdığı süre kadar da tanim silmeye uğraşacak belki yolun yarısında pes edecek ve geri tekrardan tanım yazmaya başlayacak.
oha aslında güzel taktik. o kadar şeyi yazmadım sayın. ulan yönetim sen yok musun çen.
devamını gör...
ağzını şapırdatarak yemek yemek
sezen aksu diyor ya;
bir lodos lazım şimdi bana, bir kürek, bir kayık.
heh işte o kürek ile ağzına vurulası insandır kendisi.
başka bir tanımda yazdığı gibi; çocuk ve yaşlılar hariç!
bir lodos lazım şimdi bana, bir kürek, bir kayık.
heh işte o kürek ile ağzına vurulası insandır kendisi.
başka bir tanımda yazdığı gibi; çocuk ve yaşlılar hariç!
devamını gör...
2 mayıs 2022 normal sözlük bayramlaşması
mutlu bayramlar ey sözlük ehli...
devamını gör...
mesaj alımı kapalı olan yazar
niye bu kadar mesele edilen yazardır gerçekten anlamak güç.
açık olsa fingirdeşiyo karı kız kovalıyo dersiniz,
kapalı tutsak nickaltı girilsin diye diyorsunuz.
yani her halükarda bok atacak bir şey buluyorsunuz.
ileri zekanız ne zaman kimseyle iletişim kurmak istememekten kaynaklandığını farkedecek merak ediyorum.
açık olsa fingirdeşiyo karı kız kovalıyo dersiniz,
kapalı tutsak nickaltı girilsin diye diyorsunuz.
yani her halükarda bok atacak bir şey buluyorsunuz.
ileri zekanız ne zaman kimseyle iletişim kurmak istememekten kaynaklandığını farkedecek merak ediyorum.
devamını gör...
ahmet taşağıl
türkiye'de çin dilini bilen sayılı türkologlardan biridir. kürşad'ın (chieh-she-shuai) 40 askeriyle çin sarayını bastığı ünlü olaydan bahseden çin kroniğini okuyup çevirdiği videosu aşağıdadır:
devamını gör...
yazarlar yağmur damlası olsaydı düşmek istediği yerler
annemin toprağına sanırım.
devamını gör...
kocaeli’de hacze giden avukatın borçlu tarafından öldürülmesi
her hacze kolluk ile gidilmez, zaten isteniz de kolluk her işlem için personel vermez.
kaldı ki bazı hacizler sadece usulidir, yani tutanak tutup çıkılır. yani her avukat haciz mahallinin girişine kamyonu çekmez ne var ne yok ise kaldırmak için.
bir de vatandaşı savunanlar olmuş kim bilir avukat neler yapmıştır diye. o halde herkes kendisinin canını sıkan muamele yapanı çeksin vursun. kargosu, memur, polis, avukat kim denk gelirse. allahım sen ıslah et bilgisi olmayıp fikri olanı. bundan sonra olması gereken her avukatın hacze beline kendi silahı varsa koyup gitmesidir.
edit: işbu tanım entry olarak özellikle girilmiş ve edit yapılmamıştır.
kaldı ki bazı hacizler sadece usulidir, yani tutanak tutup çıkılır. yani her avukat haciz mahallinin girişine kamyonu çekmez ne var ne yok ise kaldırmak için.
bir de vatandaşı savunanlar olmuş kim bilir avukat neler yapmıştır diye. o halde herkes kendisinin canını sıkan muamele yapanı çeksin vursun. kargosu, memur, polis, avukat kim denk gelirse. allahım sen ıslah et bilgisi olmayıp fikri olanı. bundan sonra olması gereken her avukatın hacze beline kendi silahı varsa koyup gitmesidir.
edit: işbu tanım entry olarak özellikle girilmiş ve edit yapılmamıştır.
devamını gör...
malthus'un nüfus teorisi
ingiliz nüfus bilimci thomas robert malthus, 18. yüzyılın sonlarına doğru nüfus bilimi* adına önemli katkılar sağlamıştır.
malthus uygun bir bölgede insanlar yeterli şartları sağladığında nüfusları, besin maddelerinin artışından daha hızlı bir artış gerçekleştirir. bu nüfus artışı zamanla insan başına düşen besin miktarını azaltır ve kıtlığa sebep olur. şöyle bir örnekleme yapar malthus, nüfus miktarları 2, 4, 8, 16, 32, 64 diye katlanarak hızla artarken besin maddeleri ise 1, 2, 3, 4, 5, 6 olarak daha aritmetik biçimde artar. bu sonuçla nüfusun besin maddelerinden daha hızlı artması gelecek için besin sıkıntıları demektir.
malthus, nüfus artışının en fazla alt sınıflarda meydana geldiğini ve fakir kesimlere yapılan yardım programlarına karşı çıkmıştır. bu yüzden herhangi bir nüfus azaltma politikaları alt sınıfa uygulanmalıydı malthus'a göre.
malthus uygun bir bölgede insanlar yeterli şartları sağladığında nüfusları, besin maddelerinin artışından daha hızlı bir artış gerçekleştirir. bu nüfus artışı zamanla insan başına düşen besin miktarını azaltır ve kıtlığa sebep olur. şöyle bir örnekleme yapar malthus, nüfus miktarları 2, 4, 8, 16, 32, 64 diye katlanarak hızla artarken besin maddeleri ise 1, 2, 3, 4, 5, 6 olarak daha aritmetik biçimde artar. bu sonuçla nüfusun besin maddelerinden daha hızlı artması gelecek için besin sıkıntıları demektir.
malthus, nüfus artışının en fazla alt sınıflarda meydana geldiğini ve fakir kesimlere yapılan yardım programlarına karşı çıkmıştır. bu yüzden herhangi bir nüfus azaltma politikaları alt sınıfa uygulanmalıydı malthus'a göre.
devamını gör...
sabahattin ali
edebiyatımızın en nahif yazarı demek doğru olacaktır. ''ilkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer.. ne olursa olsun.'' demiştir fakat bir ilkbahar günü o çok sevdiği mevsimden ve dünyadan ayrılmak zorunda bırakılmıştır. kendisini ziyaret edip dertleşebileceğimiz, belki bir çiçek, gönlümüzden bir söz bırakabileceğimiz bir yer yoktur. gönlümüzde küçük de olsa bir yer ayırmamız yetecektir belki de.
"sana kızgın değilim. sana kızmayacak kadar seni iyi tanıyorum. sonra seni seviyorum. neden sevdiğimi bilmeden seviyorum. bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim. allahaısmarladık." demiştir içimizdeki şeytan'da, işte bu şekil onu seviyor, saygı ve özlem duyuyorum.
"sana kızgın değilim. sana kızmayacak kadar seni iyi tanıyorum. sonra seni seviyorum. neden sevdiğimi bilmeden seviyorum. bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim. allahaısmarladık." demiştir içimizdeki şeytan'da, işte bu şekil onu seviyor, saygı ve özlem duyuyorum.
devamını gör...
the lord of the rings the rings of power
ilk iki bölümü izledim ve yorum yapmaya geldim. öncelikle ben diziyi sevdim. birkaç kusurlu yer hariç gözüme batmadı. müzikleri çok iyi, lore desen eli ayağı düzgün bir senaryo ile biraz farklılıklarla kökenlere sadık kalmış. karakterler iyi hoş, finrod elrond ve cüceler 10/10, celebrimbor ve galadriel 9/10, arondir vs hep 7/10. hobbitleri de sevdiğimi söylemekle beraber ikinci çağda biraz sırıtmışlar diye eklemek istiyorum.
bundan sonrası hep spoiler.
dizi galadirel'in çocukluğu ve abisi ile olan bağıyla başlıyor. bu sahnede finrod'u çok az da olsa görüyoruz ama ne görmek... bu ne yakışıklılık yiğidim! bu ne saç, bu ne stil, bu nasıl bir ses tonu...
resmen 5 dakikada gözüme girdi. sonrası malum finrod'un öldüğü söyleniyor lakin nasıl öldüğü gösterilmiyor ki bence iyi verilmiş bir karar bu. galadriel de intikam yeminleri edip yollara düşüyor sauron'un ardından. savaşçı bir galadriel bence iyi bir karar. zira kendisi hiç savaş görmemiş bir elf değil, boyu posu da var, tabi kitaplarda:> fiziksel olarak da çok güçlü olduğunu biliyoruz her ne kadar bu yönü gösterilmese de. uzun lafın kısası galadriel olmuş ama yine de 10/10 değil.
elrond ise çok iyi olan karakterlerden. görece toy vakitleri anlatılıyor diyeceğim ama elflere göre toy tabisi. yoksa kendisi daha o zamanlardan kendini çok geliştirmiş lakin yine de divanda bir yeri yok.
o sırada gil galad'ı görüyoruz, kendisi elrond'un yazdığı bir sesleniş konuşması ile galadriel ve tayfasını ödüllendirip 'yeter bu kadar çarpıştığınız, gidin biraz valinor'da oynayın' diyerek hepsinin biletini tek yönlü kesiyor. oyunculuk desen yine güzel hoş.
hobbitlerin sevimli yanlarını tekrar görmek beni sevindirdi yalan yok. hatta o ön saflardaki minik hobit baya iyi oynamış. onu haricinde köy yaşamları da pek güzeldi. herkeslerden saklanarak yaşayan minik böğürtlen avcıları...
cüceler ah cücüler! khazad dum ah khazad dum! her bir detayları ayrı iyi. kostümlere ve müziğe hayran kaldım bu sekans boyunca. hele durin ve elrond'un taş kırma yarışı... uffff masterpiece.
aklıma takılan şey ise elrond'un neden bilerek pes ettiği oldu o taş kırma yarışmasında.
gelelim arondir'e. karakter olarak olsa da arc'ı öyküden önce başladığı için pek ısınamadım kendisinin köylü kadınla olan ilişkisine. biraz zorlama gibi geldi. yine de bekleyip görmek lazım diyorum.
dizinin şu an için en önemli olayı ise meteor adam. orta dünyaya hobbitlerin yakınına düşüyor kendisi. şu an için çok az konuşan ve her şeyleri tehdit olarak gören bir karakter. bazıları kendisinin gandalf olduğunu belirtse de, bazı diğer kimseler de onun mavi büyücülerden biri olabileceğini söylüyor. şu aşamada söylemek imkansız lakin ben diyorum ki bu gandalf çıkabilir zira ateş böceklerini elinde tuttuğu sahne gandalf'ı kelebek ile konuştuğu sahneye çok benziyordu.
son olarak halbrand... ne olduğu belirsiz bir diğer karakter daha. yine bazısı onun sauron olduğunu söylüyor ve bu uzak bir ihtimal de değil. sauron'un milleti kandırmak için dost gibi göründüğü hususu bu teorinin en büyük dayanağı.
şimdi de en sevdiğim ve sevmediğim sahneler;
iki ağacın gösterildiği sahne, ani alev diye tahmin ettiğimiz o savaş sahnesi ve khazad dum sahneleri açık ara favorilerim oldu.
sevmediğim sahne ise galadirel'in buz canavarı ile savaş sahnesi oldu. çok zayıf ve zorlama duruyordu her hareket. olmamış.
hal böyleyken dizi izlenilebilir. orta dünya vibe'ını aldım ben gerek müzik gerek görsellik olarak. tabi ki bir lotr değil ama kendi başına ayakta duran bir yapım olmuş, 7.5/10
bundan sonrası hep spoiler.
dizi galadirel'in çocukluğu ve abisi ile olan bağıyla başlıyor. bu sahnede finrod'u çok az da olsa görüyoruz ama ne görmek... bu ne yakışıklılık yiğidim! bu ne saç, bu ne stil, bu nasıl bir ses tonu...
resmen 5 dakikada gözüme girdi. sonrası malum finrod'un öldüğü söyleniyor lakin nasıl öldüğü gösterilmiyor ki bence iyi verilmiş bir karar bu. galadriel de intikam yeminleri edip yollara düşüyor sauron'un ardından. savaşçı bir galadriel bence iyi bir karar. zira kendisi hiç savaş görmemiş bir elf değil, boyu posu da var, tabi kitaplarda:> fiziksel olarak da çok güçlü olduğunu biliyoruz her ne kadar bu yönü gösterilmese de. uzun lafın kısası galadriel olmuş ama yine de 10/10 değil.
elrond ise çok iyi olan karakterlerden. görece toy vakitleri anlatılıyor diyeceğim ama elflere göre toy tabisi. yoksa kendisi daha o zamanlardan kendini çok geliştirmiş lakin yine de divanda bir yeri yok.
o sırada gil galad'ı görüyoruz, kendisi elrond'un yazdığı bir sesleniş konuşması ile galadriel ve tayfasını ödüllendirip 'yeter bu kadar çarpıştığınız, gidin biraz valinor'da oynayın' diyerek hepsinin biletini tek yönlü kesiyor. oyunculuk desen yine güzel hoş.
hobbitlerin sevimli yanlarını tekrar görmek beni sevindirdi yalan yok. hatta o ön saflardaki minik hobit baya iyi oynamış. onu haricinde köy yaşamları da pek güzeldi. herkeslerden saklanarak yaşayan minik böğürtlen avcıları...
cüceler ah cücüler! khazad dum ah khazad dum! her bir detayları ayrı iyi. kostümlere ve müziğe hayran kaldım bu sekans boyunca. hele durin ve elrond'un taş kırma yarışı... uffff masterpiece.
aklıma takılan şey ise elrond'un neden bilerek pes ettiği oldu o taş kırma yarışmasında.
gelelim arondir'e. karakter olarak olsa da arc'ı öyküden önce başladığı için pek ısınamadım kendisinin köylü kadınla olan ilişkisine. biraz zorlama gibi geldi. yine de bekleyip görmek lazım diyorum.
dizinin şu an için en önemli olayı ise meteor adam. orta dünyaya hobbitlerin yakınına düşüyor kendisi. şu an için çok az konuşan ve her şeyleri tehdit olarak gören bir karakter. bazıları kendisinin gandalf olduğunu belirtse de, bazı diğer kimseler de onun mavi büyücülerden biri olabileceğini söylüyor. şu aşamada söylemek imkansız lakin ben diyorum ki bu gandalf çıkabilir zira ateş böceklerini elinde tuttuğu sahne gandalf'ı kelebek ile konuştuğu sahneye çok benziyordu.
son olarak halbrand... ne olduğu belirsiz bir diğer karakter daha. yine bazısı onun sauron olduğunu söylüyor ve bu uzak bir ihtimal de değil. sauron'un milleti kandırmak için dost gibi göründüğü hususu bu teorinin en büyük dayanağı.
şimdi de en sevdiğim ve sevmediğim sahneler;
iki ağacın gösterildiği sahne, ani alev diye tahmin ettiğimiz o savaş sahnesi ve khazad dum sahneleri açık ara favorilerim oldu.
sevmediğim sahne ise galadirel'in buz canavarı ile savaş sahnesi oldu. çok zayıf ve zorlama duruyordu her hareket. olmamış.
hal böyleyken dizi izlenilebilir. orta dünya vibe'ını aldım ben gerek müzik gerek görsellik olarak. tabi ki bir lotr değil ama kendi başına ayakta duran bir yapım olmuş, 7.5/10
devamını gör...
son buse
yazarların engellediği ilk yazarlar listesine "tüm moderatörleri" diyerek gönlümü fethetmiş yazar. moderatörleri engelleyemeceğini yakın zamanda uyarı mesajı attığımda öğrenir umarım.
devamını gör...
yemeksepeti muhtarlığı
adaylığımı koydum. seçilirsem yemek sepeti koridorlarında elim g.t.mde gezeceğim. önce teftiş. ilk icratım bu. ver yetkiyi gör etkiyi.
devamını gör...
taaşşuk-ı talat ve fitnat
başlıkta görüldüğünden ayrı olarak dönemindeki (تعشق طلعت و فتنت) yazımıyla okurlarla buluşmuş olan kitap. şemsettin sami tarafından kaleme alınmıştır. osmanlı alfabesiyle basılmış ilk türkçe romandır, batılı tarza yazılan ilk türkçe romanlar arasında yer alır. o dönem, takribî padişah abdülmecid'den beri süregelen; kadının toplum içindeki yeri, karı-kocaya mahsus hususlar gibi tatrışma konularını ele almıştır. kitabın adının günümüze uyarlanmış hâli "talât ve fitnat'ın aşkı"dır. konusu da isminden anlaşılacağı üzere iki gencin birbirine olan aşkıdır. aralarındaki aşk türlü türlü müdahalelere uğrar ve kitapta anlatısını bu müdahaleler üzerine kurar.
kitabın orijinal metninden ilk paragrafı aşağıya transkript edilmiş hâliyle aktarıyorum.
--! spoiler !--
ا. فتح كلام
آق سرايده اوفاجق بر اوده. طنطنـهلى دكل لكن پك تميز دوشنمش بر اوطـهده، يوزنده بر حسن و آنك خرابـهلرى نمايان، اللى اللى بش ياشنده بر قادين مندر اوستنه اوتوروب بر شى ديكيور ايدى. كوزى ديكشده الى اكنـهده لكن ذهنى بشقه يرده اولوب بر شى دوشونور و دوشدوندكچه محزون و مكدر اولور كبى كورينور ايدى. بيچاره اختيارلر كچمش شيلرى خاطرلرينه كتوردكچه محزون اولورلر. چونكه عمرلرنده كچورمش اولدوقلرى مسرت كونلرينى آكدقلرى وقتده او كونلرك بر دها عودت ايتميـهجكنه تأسف ايدرلر. و چكمش اولدقلرى كدرلرى ياد ايدكلرنده كوكللرينك ياره لرى تازه لنور.
1. feth-i kelâm
aksaray’da, ufacık bir oda tantanalı değil lakin pek temiz döşenmiş bir odada, yüzünde bir hüsn ü ânın harabeleri nümayan, elli, elli beş ya şında bir kadın minder üstüne oturup bir şey dikiyor idi. gözü dikişte, eli iğnede lakin zihni başka yerde olup bir şey düşünür ve düşündükçe mahzun ve mükedder olur gibi görünüyor idi. bi-çare ihtiyarlar geçmiş şeyleri hatırlarına getirdikçe mahzun olurlar. çünkü ömürlerinde geçirmiş oldukları meserret günlerini andıkları vakitte o günlerin bir daha avdet etmeyeceğine teessüf ederler ve çekmiş oldukları kederleri yad ettiklerinde gönüllerinin yaraları tazelenir.
--! spoiler !--
kitabın orijinal metninden ilk paragrafı aşağıya transkript edilmiş hâliyle aktarıyorum.
--! spoiler !--
ا. فتح كلام
آق سرايده اوفاجق بر اوده. طنطنـهلى دكل لكن پك تميز دوشنمش بر اوطـهده، يوزنده بر حسن و آنك خرابـهلرى نمايان، اللى اللى بش ياشنده بر قادين مندر اوستنه اوتوروب بر شى ديكيور ايدى. كوزى ديكشده الى اكنـهده لكن ذهنى بشقه يرده اولوب بر شى دوشونور و دوشدوندكچه محزون و مكدر اولور كبى كورينور ايدى. بيچاره اختيارلر كچمش شيلرى خاطرلرينه كتوردكچه محزون اولورلر. چونكه عمرلرنده كچورمش اولدوقلرى مسرت كونلرينى آكدقلرى وقتده او كونلرك بر دها عودت ايتميـهجكنه تأسف ايدرلر. و چكمش اولدقلرى كدرلرى ياد ايدكلرنده كوكللرينك ياره لرى تازه لنور.
1. feth-i kelâm
aksaray’da, ufacık bir oda tantanalı değil lakin pek temiz döşenmiş bir odada, yüzünde bir hüsn ü ânın harabeleri nümayan, elli, elli beş ya şında bir kadın minder üstüne oturup bir şey dikiyor idi. gözü dikişte, eli iğnede lakin zihni başka yerde olup bir şey düşünür ve düşündükçe mahzun ve mükedder olur gibi görünüyor idi. bi-çare ihtiyarlar geçmiş şeyleri hatırlarına getirdikçe mahzun olurlar. çünkü ömürlerinde geçirmiş oldukları meserret günlerini andıkları vakitte o günlerin bir daha avdet etmeyeceğine teessüf ederler ve çekmiş oldukları kederleri yad ettiklerinde gönüllerinin yaraları tazelenir.
--! spoiler !--
devamını gör...
goran bregoviç
çingeneler zamanı (time of the gypsies) filminin meşhur müziklerini, ve yine bayılarak izlediğim underground yani yeraltı filminin de müziklerini besteleyen; vaktiyle sezen aksu'nun kendisi ile bir albüm yapmak için peşinden koştuğu inanılmaz yetenekli müzisyen. ben az önce saydığım gibi emir kustirica filmleriyle tanıdım kendisini ama araştırdığımda birçok eserinin türkler tarafından çalındığını, aslında birçok eserini çoktan dinlediğimizi keşfettiğim, ısrarla dinlemenizi tavsiye ettiğim bosnalı besteci-müzisyen.
devamını gör...

