sabaha karşı parçalarına hoş geldiniz.

melihat gülses'in beyaz köpükler adlı albümünden bir parça.

devamını gör...

türkiye'de yaşayan, genel kültür seviyesi en azından ortalama olan ve google'a "dolar" yazabilecek kadar okuma yazma bilen herkes
devamını gör...

ümit yaşar oğuzcan'ın oğlu vedat henüz 17 yaşında iken galata kulesi'nden atlayarak intihar etmişti.
söylenenlere göre cebinden daha önce beş kez intihar teşebbüsünde bulunan babasına yazdığı bir not çıkmış:

"öyle intihar edilmez, böyle edilir."

yine söylenenlere göre ümit yaşar oğuzcan, bu olaydan sonra şu meşhur şiirini yazmıştır:

"beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın
öylesine yıktın ki bütün umutlarımı
beni sensiz bıraktın, beni bensiz bıraktın."

bu şiiri münir nurettin selçuk kürdilihicazkâr makamında bestelemiş ve seslendirmiştir.
ama ben en çok edip akbayram'dan dinlemeyi severim:
youtube
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük. sanırım bugünkü sınavlar biraz kötü geçecek ,beklediğim üzere,.

şu an garip bir şekilde sözlükte sadece 55 kişi aktif. hepsini sabahın bu saatinde buraya girdikleri için tebrik edip kapatıyorum.
devamını gör...

massive attack’ın efsane üyesi robert del naja sanatçı, müzisyen, şarkıcı ve söz yazarıdır. 3d olarak da bilinen bu müzik dehasına robnaja der bazı hayranları.
robnaja demek kalite demektir müzik dünyasında.
"sözlüğün kalitesi çok düştü" diyenlerin robnaja gibi kaliteli tanımları olan yazarları takip etmediği belli.
kalite birçok alternatif arasından bilgece olanın seçilmişliğini, takip edilen yazarı da ifade eder.
eğitimci olduğunu yapıcı eleştirilerinden belli eden robnaja, bilgi tohumu ekmeye devam et. iyi sözlükler dileriz değerli yazar.
devamını gör...

faşizm. insanlar nerde olursa olsun düşüncelere ket vuranların karşısında olmuştur. tüm otokratik düzenler yıkılmaya mahkumdur.
devamını gör...

boyum 1.70 en zayıf halim kısa bir dönem 26 yaşındayken, 52 kiloydu,

2010 yılında 32 yaşıma kadar 65-75 arasında gidip geliyordum, arada çook nadir 60 kiloya düşüp, çook nadir de 80 oluyordum dönem dönem,

sonra 63 kiloyken, yalnız yaşamaya başladım, ve yaklaşık 1 yılda, evimin altında kafe, karşısında dominos olduğu için, ve ben acıktığım saniyede ne yiyeceğimi düşündüğüm için, genelde pizzaya karar veriyordum, çıktığım en yüksek rakam 98 kilodur *

boyum 1,70 ayakkabımı zor giyiyordum, ama öyle katman katman bir obez olmadım hiç, yüzüm de zayıftı, hatta görenler, bir 5 kilo versen yeter filan diyordu, ama tabi bende artık kamufle etmek konusunda uzmanlaştım oda ayrı,

sonra 1,5 ayda -16 kilo arada bir ay mola verip +5 kilo, yine 1,5 ayda 16 kilo şeklinde, protein ağırlıklı, ölmiycek kadar karbonhidrat ve meyvesiz, tahılsız, bakliyatsız, sert bir diyetle, 70 kiloya indim *

karantinalarda, 65 kilonun da altına inmeyi başardım, bir yıl korudum ama, bu son tam kapanmada, bıraktım ipin ucunu, bıktım usandım, allah ne verdiyse pastaydı kebaptı, yine 70-75 arasındayım, sanırım bu benim gerçeğim, artık kabul etmeye çalışıyorum *

grafik 50-100 kg arası,
şu an 73 kg
devamını gör...

bunca açılmışı dururken sıkıntı edilmemesi gereken durum.

çok mu sıkıştınız? hemen zaten açılmış bir başlığın türevlerini açın. bazıları öyle yapıyor.

"tatlıyı seven sözlük yazarları" açılmış mı mesela? siz gidin "tatlı sevmeyen sözlük yazarları"nı açın. o da mı açılmış? "sözlük yazarlarının tatlı sevmemesi"ni açın. o da mı var? "tatlı sevmeyen sözlük yazarları neyi seviyor? e what are you?" başlığını açın... sonra sözlük iyice rezil olsun ve biz de bir umutla yeni açılacak bir başka sözlüğe yelken açalım "belki bu sefer birileri bozmaz" diyerek. nasıl fikir?
devamını gör...

yaşadığım bir sağlık problemi nedeni ile ayak parmağım ampüte edilmişti. ailem de sağolsun "üzülme allah büyüktür eğer allah isterse kesilen parmağın yeniden çıkar, onun her şeye gücü yeter" vesaire diyerek beni teselli ediyorlardı. ben de bir gün parmağımın çıkacağına inandım daha doğrusu inandırıldım... tabi ki parmağım yeniden yerine gelmedi ve bu durum bende çok derin bir hayal kırıklığına yol açtı.
ebeveynler; lütfen çocuklarınıza onları teselli etmek için bile olsa gerçekleşmesi mümkün olmayan mantıksız şeyler söylemeyin...
devamını gör...

jorge luis borges tarafından hazırlanan babil kitaplığında bir franz kafka kitabıdır.

kafka okumak benim için bir tutkudur. yazdığı her şeyi okudum, hakkında yazılan her şeyi de. kendim için görünen o ki okumaya da devam edeceğim.

bu bir öykü kitabı ve içindeki en önemli öykülerden biri de kitaba adını vermiş olan akbaba. her okuduğumda bu dünya üzerinde nasıl yalnız ve çaresiz bırakıldığımızı, zaten kaybetmiş olduğumuz bir savaşı sürdürmek konusunda ne kadar gereksiz bir heves duyduğumuzu hatırlarım.

akbaba, bu kitabı ilk okuduğumdan beri kemirmekte vücudumu ve ben yardım etmeye söz veren o adamın gelmesini bekliyorum.

yaklaşık 20 yıl aradan sonra tekrar okudum... aslında insan aradan bunca zaman geçince bir kitabı yeninden okuduğunda farklı duygular hisseder, farklı fikirler edinir, farklı yerlerin altını çizer. ancak benim kafka’yla ilişkim sanırım biraz farklı, sanki ezberimdeki bir metni okur gibi okudum kitabı yeniden, her sözcüğe aşinaydım. aynı duygu yoğunluğu, aynı hayranlıkla... elbette yeni fark ettiğim şeyler de oldu ama eski bir dostla karşılaşınca şakaklarındaki kırları fark etmek gibiydi. okuyunuz efendim, tekrar tekrar okuyunuz...
devamını gör...

bir puzzle daha parçalarla anlam kazandı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

temiz çarşaf kokusu. oda parfümlerinin bazıları.
devamını gör...

şu zihniyete bakın. işine gelmeyen, kendi gibi olmayan insanı direkt vatan haini ilan etmek bir tek bu ülkede olsa gerek. inancım yok, vatan haini miyim bence hayır çünkü gerek kendim gerek yaşadığım ülke gerek de bu dünya için güzel ve yararlı şeyler yapmaya çalışıyorum. savaşı desteklemiyor olmam veya bu ülke uğruna can vermiyorum diye hain mi oldum şimdi? nazım hikmet'in dediği gibi eğer bu yaptıklarım vatan hainliği ise ben vatan hainiyim.
devamını gör...

kesinlikle en başı denizde yüzme keyfini doyasıya yaşayamamak çeker.

gözlüğü, lensi çıkarıp girmeye kalktığınızda özellikle göz numaranız büyük ya da beraberinde astigmatınız da varsa hiççççbir şey görmemeyi göze alacaksınız. dağ, ormanlık, yeşille mavinin eşsiz uyumu falan hepsi yalan oluyor, o manzara size manzara* olmuyor. hadi bunu geçtim, denizden çıktığınızda şezlongunuzu bulamıyorsunuz, sırf bulmakta çok zorlanmamak için şezlonga sırtınızı verip dümdüz aşağı iniyor, uzaklaşacaksanız da o hizayı kaybetmemeye çalışıyorsunuz. yanınızda birileriyle girdiğinizde ve farklı yönlere gittiğinizde bir daha onu bulamayıp sesini duymaya çalışarak gelip onun sizi bulmasını bekliyorsunuz. yani iki denize gireyim keyifleneyim diye çıktığınız yolda tadınız daha çok kaçmış bir şekilde dönüyorsunuz.

ha ben bunları istemiyorum lensle gireceğim diyorsanız da gözünüze su sıçramasın diye 40 takla atmak zorunda kalıyorsunuz. çevrenizdekilere sürekli gözünüzde lens olduğunu hatırlatmanız gerekiyor. zira yakın çevrenizde biri kulaç atarken bile yüzünüz o tarafa dönükse sıçramama ihtimali neredeyse yok.

iki türlüsü de zulüm. gözleri bozulmamış arkadaşlara denizde keyifle yüzebilmek nimetinin tadını iyi çıkarmalarını diliyorum.
(bkz: iki ucu boklu değnek)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendisinin hayranı olmakla birlikte ayni doğum gününe sahip olduğumuzu bilmek beni ayrı mutlu ediyordur. pek bir anlamı olmasa da ben çokça anlam yükledim doğrusu.

bunun dışında persona ve yedinci mühür gibi altında görünenden daha fazla anlam yatan filmlere imza atıp sinemaya büyük bir katkıda bulunduğu için minnetarım. filmlerinde tam olaya dahil oluyorken birden seyirci olduğunuzu hatırlatan ögelere yer veriyor olması da ayrı bir etkileyicidir.
devamını gör...

tek kelimeyle vicdansızlıktır. yukarıda bir arkadaşımız çıtkırıldım olmakla bağdaşlaştırmış ama bence alakası yok. kimse insanların ağır sözlerini kaldırabilmek zorunda değil. allah akıl vermiş, sen o laflar ağzından çıkmadan önce en az iki kere düşünmek zorundasın. birisi size göre çirkin mi? e bırak içinde kalsın o zaman, söylemek zorunda değilsin bunu, zaten fikrin sorulmamış. dalga geçtiğiniz, ağır konuştuğunuz kişilerin son karşılaştığı ya da o eşiği geçmeden şans verdikleri son kişi olabilirsiniz. o yüzden kimsenin duygularını ve hayatını vicdan yükü yapmayın kendinize.

bu söylediklerimi duyar kasayım diye yazmıyorum, kendimi bildim bileli bu olayların içerisindeyim. o kadar etkilendim ki birisi ile aynı ortamdayken böyle bir şey olursa tüm vucudum uyuşuyor, ne yapacağımı şaşırıyorum. şahit olduğum şeyler hakkında bilgi verecek olursam da, ablam küçükken yüksek kattan düşmüş, yaşaması bile mucizeymiş. düşme sonucunda gözünün birinde kayma meydana gelmiş. okul hayatı boyunca "sana bakınca midem bulanıyor" diyeni mi ararsınız, "sen kör müsün" diye soranı mı, ne ararsanız var yani. çocuk yaştaysa normal, onlar bilmez diyebilirsiniz şuan ama maalesef onunla da alakası yok. lisede ve üniversitede de devam etti aynı durumlar. bu olaylardan sonra kendini eve kapatan ablama "ne kadar zayıfsın be" mi demeliyim yani ben? suçlu o mu oluyor şuan?

herkese ve her düşünceye saygı duyarım ama bu konuda anlayışla karşılayabileceğim hiçbir şey yok. herkes ağzından çıkandan sorumlu, düşünüp konuşsun bir zahmet.
devamını gör...

(bkz: kalıplaşmış anne cümleleri)
devamını gör...

iyi insan olmanın hiç bir işe yaramadığını düşünen insan iyi insan değildir zaten. iyi olmak belli bir koşula veya karşılığa bağlı değildir çünkü.

insan; birileri övsün diye veya bir çıkar elde etmek için iyi olmaz, iyilik yapmaz. iyilik başka bir şey. bi defa karşılık beklememek ilk şartı iyi insan olmanın. sadece kendini iyi hissetmek için iyi insan olunur. bunun için iyi bir ahlak, iyi bir terbiye ve iyi bir eğitim gerekir.

iyi rol yapmak iyi oyuncu yapar insanı. iyi kazanmak/çıkar sağlamak akıllı insan veya iyi tüccar yapar insanı belki ama iyi insan yapmaz.o başka bişey…
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim