babaların kızlarına hitap biçimleri
adımla seslenir genellikle ama işi düştüyse tombikim diyor. hayır hakaret mi ediyor, seviyor mu belli değil.
devamını gör...
kadının hoşlandığı erkeğe sevgisini ifade etmesi
ben yaptım yine olsa yine yaparım.
sonuç: bir güzel evlat, iki kedi bir köpek ve bir kuşun yaşadığı tatlı mı tatlı bir yuva oldu.
sonuç: bir güzel evlat, iki kedi bir köpek ve bir kuşun yaşadığı tatlı mı tatlı bir yuva oldu.
devamını gör...
her ortamda canının istediği gibi davranan ve konuşan kişiler
patavatsız oluşlarını genelde “ben rahat bir insanım” şeklinde meşrulaştırmaya çalışan insanlardır.. *
devamını gör...
üniversiteli kızı şort giydi diye döven adam
komşusun lan sen. sen kimsin ki yani sana ne a**. kızın anası babası karışmıyor bu manyak kendinde söz hakkı görüyor.
devamını gör...
yazarların engellediği yazar adedi
ara ara engellediğim yazarlar olsa da zamanla kaldırıyorum engellerini ama en fazla 3 kişi falandır zaten. şuanlık sıfır ama her an bu sayı bir olarak değişebilir*.
devamını gör...
neanderthal ırkına yaptığımız soykırım
ilk atalarımızın yaptığı planlı soykırımdır. bir nevi homo sapiens olarak bizlerin, bizden olmayan bir başka insan türünü yok edip tekleşme çabası içinde bulunmasıdır.
yalnızca neanderthal değil, araştırmalar, zamanında 6 farklı insan türünün yerkürenin farklı yerlerinde evrimleştiğini söylüyor.
bütün soyları bitirince, birbirimize geldi sıra sanıyorum.
yalnızca neanderthal değil, araştırmalar, zamanında 6 farklı insan türünün yerkürenin farklı yerlerinde evrimleştiğini söylüyor.
bütün soyları bitirince, birbirimize geldi sıra sanıyorum.
devamını gör...
ateistlerin sevilmemesi
herkes kendi inancını yaşayabilmeli normal şartlar altında. fakat müslümanlar, islamda çan eğrisi varmış gibi başkalarının günahlarına karışmakta bir numaradırlar. ama konu kendi dinlerine gelince ''sin binim inincimi niyi kirişiyirsin'' demekten öte gidemiyorlar.
devamını gör...
yazar nicklerinden cümle kurmak
#1615417 devam edecek demiştik efendim, buyrun:
bay holmes yine sessizdi bugün. ortağı hristiyan ismail’in kaybı onu hala üzüyordu. pencere’den dışarıdaki karga sürülerini izlerken, başkanın ona verdiği görevin ağırlığını düşünüyordu. henüz adam akıllı bir adım atamamıştı. o sırada telefonu çaldı:
‘ben massachusetts polis departmanından bay holmes’
arayan yeni ortağıydı. içinden:
‘keşke ohio polis departmanında çalışsaydım, bu ne masaşuşet mi nedir söylemesi ne kadar zor’ diye düşündü.
ceketini aldı. çıkarken elindeki tamamlanan dosyayı ateist kaplumbağa’ya uzattı. bugün daha normal biri gibi görünüyordu. eğildi ona, ‘bizim pavlov var ya’ dedi;
‘çok yediğinden pavlov’un göbeği çatlamış diyorlar’.
holmes sinirlenmişti:
‘ insanolunbiraz bu ne biçim dedikodu’ dedi.
hala sinirden yanakları kıpkırmızıydı. ortağı kapıda bekliyordu. oranın yerlisi olması ve kaba biri olması nedeniyle ona domestic hıyar lakabını takmışlardı. kaba sabaydı ama işinde iyiydi. elinde chocolatewithmilk vardı, ona uzattı.
‘acele etmeliyiz, size acil iletmeme gereken bilgiler var’
arabaya bindiler. domestic hıyar koltuğun üzerindeki köylü yazardan ironiler kitabını aldı. ‘bu da ne’ diye sordu.
‘benim eski ortağım ismail’in dedi, gözleri dolmuştu’.
konuyu uzatmadılar.
‘ federal x ile görüştüm dedi, durum ciddi’
‘o kimdi’
‘ bilmiyor musunuz? hava kuvvetlerinde pirate pilot
‘ ee bunun bölücü kebapçı’larla alakası ne’
‘ holmes, durum çok ciddi, uzaylılar amerika’ya saldırı hazırlığındalar’
holmes, bu söz üzerine ağzındaki içeceği püskürttü.
‘mir ‘im ne dediğinin farkında mısın? ayrıca bu uzaylılar niye hep bizim ülkeye saldırıyorlar anlamıyorum’
‘ bize mesaj yollamışlar’
‘ne diyorlar mesajda?’
‘ dartvader ‘ın intikam zamanı geldi’
‘o da ne demekmiş ki? ne değişik bir ad’
‘ efendim, dartvader karanlık tarafa düşen son jedi tanesi demek’
sessizveduygusuz geçen bir kaç dakikadan sonra holmes derdin bir nefes aldı:
‘acilen dünya gezgini doctor who ‘ya mesaj yollamalıyız.
arabanın camlarını indirip, sabah serinliği ‘nin yüzlerine vurmasına izin verdiler. holmes gaza bastı ve hava kuvvetlerine doğru yol aldılar.
devam edecek….
bay holmes yine sessizdi bugün. ortağı hristiyan ismail’in kaybı onu hala üzüyordu. pencere’den dışarıdaki karga sürülerini izlerken, başkanın ona verdiği görevin ağırlığını düşünüyordu. henüz adam akıllı bir adım atamamıştı. o sırada telefonu çaldı:
‘ben massachusetts polis departmanından bay holmes’
arayan yeni ortağıydı. içinden:
‘keşke ohio polis departmanında çalışsaydım, bu ne masaşuşet mi nedir söylemesi ne kadar zor’ diye düşündü.
ceketini aldı. çıkarken elindeki tamamlanan dosyayı ateist kaplumbağa’ya uzattı. bugün daha normal biri gibi görünüyordu. eğildi ona, ‘bizim pavlov var ya’ dedi;
‘çok yediğinden pavlov’un göbeği çatlamış diyorlar’.
holmes sinirlenmişti:
‘ insanolunbiraz bu ne biçim dedikodu’ dedi.
hala sinirden yanakları kıpkırmızıydı. ortağı kapıda bekliyordu. oranın yerlisi olması ve kaba biri olması nedeniyle ona domestic hıyar lakabını takmışlardı. kaba sabaydı ama işinde iyiydi. elinde chocolatewithmilk vardı, ona uzattı.
‘acele etmeliyiz, size acil iletmeme gereken bilgiler var’
arabaya bindiler. domestic hıyar koltuğun üzerindeki köylü yazardan ironiler kitabını aldı. ‘bu da ne’ diye sordu.
‘benim eski ortağım ismail’in dedi, gözleri dolmuştu’.
konuyu uzatmadılar.
‘ federal x ile görüştüm dedi, durum ciddi’
‘o kimdi’
‘ bilmiyor musunuz? hava kuvvetlerinde pirate pilot
‘ ee bunun bölücü kebapçı’larla alakası ne’
‘ holmes, durum çok ciddi, uzaylılar amerika’ya saldırı hazırlığındalar’
holmes, bu söz üzerine ağzındaki içeceği püskürttü.
‘mir ‘im ne dediğinin farkında mısın? ayrıca bu uzaylılar niye hep bizim ülkeye saldırıyorlar anlamıyorum’
‘ bize mesaj yollamışlar’
‘ne diyorlar mesajda?’
‘ dartvader ‘ın intikam zamanı geldi’
‘o da ne demekmiş ki? ne değişik bir ad’
‘ efendim, dartvader karanlık tarafa düşen son jedi tanesi demek’
sessizveduygusuz geçen bir kaç dakikadan sonra holmes derdin bir nefes aldı:
‘acilen dünya gezgini doctor who ‘ya mesaj yollamalıyız.
arabanın camlarını indirip, sabah serinliği ‘nin yüzlerine vurmasına izin verdiler. holmes gaza bastı ve hava kuvvetlerine doğru yol aldılar.
devam edecek….
devamını gör...
takipçilerini görememek
önemli olan takipçilerimizin bizi görmesi diye düşünüyorum.
bir insan bir insanı tanımlarını beğendiği, fikirlerini kendisine yakın bulduğu için takip eder. yani en azından ben öyle yapıyorum. benim takip ettiğim kişi beni görse ne olur görmese ne olur, ben onu her türlü takip ederim zaten.*
bir insan bir insanı tanımlarını beğendiği, fikirlerini kendisine yakın bulduğu için takip eder. yani en azından ben öyle yapıyorum. benim takip ettiğim kişi beni görse ne olur görmese ne olur, ben onu her türlü takip ederim zaten.*
devamını gör...
evde ekmek yapmak
yapmayı öğrendiğinizde dışarıdan alınan ekmeği beğenmeme sebebi.
fırıncının sırrı: ekmeğin daha iyi kabuk bağlaması için 1 yemek kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı pekmez, 1 tatlı kaşığı unu macun kıvamına getirip ekmeğin dışına sürüyor ve fırınlıyoruz. (emine beder gibi hissettim bir an)
fırıncının sırrı: ekmeğin daha iyi kabuk bağlaması için 1 yemek kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı pekmez, 1 tatlı kaşığı unu macun kıvamına getirip ekmeğin dışına sürüyor ve fırınlıyoruz. (emine beder gibi hissettim bir an)
devamını gör...
tirat
tiyatro oyunlarında genellikle başrol oyuncularının yaptığı uzun soluklu ve kulağa hoş gelen konuşmalardır. monolog şekilde bir savın kesintisiz anlatımı olan tiratlar bir iç hesaplaşma edası taşıyan repliklerdir.
devamını gör...
doping testinde hamile çıkan erkek basketbolcu
buradan görülecek erkek basketbolcudur. nickimi tutarlı ve mantıklı hale getirdiği için kendisine minnettarım.
devamını gör...
ağaç yaprağıyla gürler
kişinin tek başına bir şey ifade etmediğini ve çevresi, ailesi ve dostlarıyla güçlü olduğu anlamına gelen bir atasözü.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
sustuğunuz için teşekkür ederim
devamını gör...
annelerin çöp diye attığı muhteşem şeyler
kedi!
karlı bir kış akşamı sahura kalkmıştım.gecenin bilmem kaçı.kedi sesi duydum.apar topar gittim aldım.peteğin altına bir kutu içinde koydum.sıcak süt ve sevgi verdim.sabah annem benden önce kalkmış,o mübarek hayvan da kutuya pislemiş ve çıkmış (temiz çocuk).annem onu görünce kutuyla kediyi kaptığı gibi yan devrilmiş olan çöp kutusuna attı,tabii attığı gibi onunda çıkması bir oldu.
bul beni kediiiiğğ*
karlı bir kış akşamı sahura kalkmıştım.gecenin bilmem kaçı.kedi sesi duydum.apar topar gittim aldım.peteğin altına bir kutu içinde koydum.sıcak süt ve sevgi verdim.sabah annem benden önce kalkmış,o mübarek hayvan da kutuya pislemiş ve çıkmış (temiz çocuk).annem onu görünce kutuyla kediyi kaptığı gibi yan devrilmiş olan çöp kutusuna attı,tabii attığı gibi onunda çıkması bir oldu.
bul beni kediiiiğğ*
devamını gör...
finlandiya denilince akla gelenler
yaşamam gereken ülke. neden bilmiyorum ama dünyadaki tüm ülkeler içerisinde kendime en uygun hissettiğim, mükemmel adapte olacağımı düşündüğüm bir ülke. soğuğu biraz sıkıntı çıkarabilir ama insanoğlu her şeye alışır, alışırım. yeter ki alsınlar beni..
devamını gör...
sözlük radyosu toplantısı
apartman dairesinde büyüdüm. apartmanda 2 bloğu birbirine bağlayan "mutfak boşluğu" denen, yaklaşık 2 mt2 olan, tüm dairelerin mutfaklarının ve sadece birer çocuk odasının pencerelerinin baktığı, sesin eko yapıp hep karanlıkta kalan bir boşluğa bakan odam vardı.
ortaokul-lise arasındaydı sanırım, bilgisayarımın hoparlörlerini o camın önüne çıkarıp elimde mikrofonla "radyo" yayını yapıyordum apartmana. okuldan geldikten 1 saat sonra yayınım başlıyordu.
apartmanda da sevilen çocuktum, zaten herkes birbirini tanırdı. mahalle kültürü gibiydi. o yüzden kimse şikayetçi de olmazdı. o zamanlar msn vardı, msn'den komşular istek parça gönderirdi çalardım.
birden aklıma geldi duygulandım. napsak, biz de mi girsek bilemedim ki. :)
ortaokul-lise arasındaydı sanırım, bilgisayarımın hoparlörlerini o camın önüne çıkarıp elimde mikrofonla "radyo" yayını yapıyordum apartmana. okuldan geldikten 1 saat sonra yayınım başlıyordu.
apartmanda da sevilen çocuktum, zaten herkes birbirini tanırdı. mahalle kültürü gibiydi. o yüzden kimse şikayetçi de olmazdı. o zamanlar msn vardı, msn'den komşular istek parça gönderirdi çalardım.
birden aklıma geldi duygulandım. napsak, biz de mi girsek bilemedim ki. :)
devamını gör...


