martı
çok sesli bayağı da yaramaz bir kuş türü.
yan komşu bu eve taşınırken uyardı. 'pek rahatsız ediyorlar. seslerinden uyunmuyor. bağırmaları bir yana çatıda sürekli sanki çocuklar koşturuyor gibi oluyor. korkma sakın ha' diye.
açıkçası kuşları pek severim. bu zamanlar da hoşuma gidiyor. ilk defa bu kadar içli dışlı oldum. vapurda simit atmam ve evde kalan ekmekleri sahile taşıyıp etrafımı sarmaları dışında. şuan bir sıkıntım yok kendileriyle.
bazen deli gibi odamın balkonuna üşüşüyorlar hatta bir kere korkmama neden oldular. minik çocuğu kaptılar sandım. işte biri bu eve taşınırken kulağıma 'aman dikkat kedileri teraslardan martılar kapıyormuş' dedi diyeli biraz ürküyorum. onun dışında kanka bile oluruz bakarsınız.
kuş yahu işte sevin, öpün, koklayın dikkat edin ağzınızı burnunuzu yemesin. benim mıncırasım var onlar beni mıncırır diye ürküyorum.
yan komşu bu eve taşınırken uyardı. 'pek rahatsız ediyorlar. seslerinden uyunmuyor. bağırmaları bir yana çatıda sürekli sanki çocuklar koşturuyor gibi oluyor. korkma sakın ha' diye.
açıkçası kuşları pek severim. bu zamanlar da hoşuma gidiyor. ilk defa bu kadar içli dışlı oldum. vapurda simit atmam ve evde kalan ekmekleri sahile taşıyıp etrafımı sarmaları dışında. şuan bir sıkıntım yok kendileriyle.
bazen deli gibi odamın balkonuna üşüşüyorlar hatta bir kere korkmama neden oldular. minik çocuğu kaptılar sandım. işte biri bu eve taşınırken kulağıma 'aman dikkat kedileri teraslardan martılar kapıyormuş' dedi diyeli biraz ürküyorum. onun dışında kanka bile oluruz bakarsınız.
kuş yahu işte sevin, öpün, koklayın dikkat edin ağzınızı burnunuzu yemesin. benim mıncırasım var onlar beni mıncırır diye ürküyorum.
devamını gör...
güne bir film repliği bırak
'birini gerçekten sevdiğin zaman; yaşı, ne kadar uzakta olduğu, boyu, kilosu sadece lanet birer sayıdır.'
(bkz: the number 23)
(bkz: the number 23)
devamını gör...
limak holding'in kurucu başkanı’nın ekonomiden rahatsız olması
limak holding'in kurucu başkanı nihat özdemir‘in dövizde stabilite olmaması ve yüksek enflasyon nedeniyle duyduğu rahatsızlık.
canım benim ya, kıyamam.
onu da anlamak lazım, işi zor tabii.
dünyada en çok kamu ihalesi alan şirketler arasında olması hasebiyle geçiş/kullanım garantili işlerden döviz üzerinden alacaklarını her allahın günü yeniden hesap etmek durumunda kalıyor, buna can mı dayanır a dostlar.
detay.
canım benim ya, kıyamam.
onu da anlamak lazım, işi zor tabii.
dünyada en çok kamu ihalesi alan şirketler arasında olması hasebiyle geçiş/kullanım garantili işlerden döviz üzerinden alacaklarını her allahın günü yeniden hesap etmek durumunda kalıyor, buna can mı dayanır a dostlar.
detay.
devamını gör...
fetterman kıyımı
bugünkü wyoming'in güneyinden montana'ya doğru yeni bir yol açmak isteyen a.b.d ordusu heryere yeni kaleler yapıyordu. bu bölge bizonların bol olduğu en iyi av bölgesiydi ve kızılderililer av bölgesinden ve yurtlarından geçen bu yola izin veremezdi.
kızılderililer her fırsatta ağaç kesen askerlere, yol yapan işçilere, yiyecek getiren konvoylara baskın yapıyorlardı. ama özellikle askerler her gün ağaç kesmeye gittiği için, on yada onbeş kızılderilinin saldırısına uğruyorlardı ama kaleden büyük bir birlik yardıma gelirse kızılderililer kaçıyorlardı.
21 aralık 1866'da iki oglala sioux, iki brule sioux, iki minneconjou sioux, iki cheyenne ve iki arapaho savaşçısı yine ağaç kesen askerlere saldırdı. yine a.b.d birliği peşlerine düştü ve yine kaçtılar. çılgın at, eğer hızlı kaçıp arayı açtıkları için beyazlar yavaşlarsa, atından iniyor, sanki bir problem varmış gibi davranıyordu. kızılderililerin durakladığını gören askerler yeniden hızla koşmaya başlıyordu. aslında yüzbaşı william fetterman, kale komutanından fazla ileri gitmemesi için kesin emir almıştı ama duraklayan, atından düşen kızılderilileri yakalama, öldürme arzusuyla ateş ederek atlarını koşturmaya devam ettiler.
askerler belli bir yere geldiğinde, birilerinin vahşi çığlıklar attığını duydular. bin sioux bir taraftan, bin cheyenne ve arapaho diğer taraftan saldırıya geçtiler. artık kaçacak yerleri yoktu, teker teker öldürülüyorlardı. sonunda bütün silahlar sustuğunda, birlikten hiç kimse sağ kalmamış, 81 a.b.d askeri parçalanmış vücutlarıyla yerde yatıyorlardı. a.b.d ordusunun büyük ovalar bölgesinde aldığı ilk büyük yenilgiydi.
kızılderililer her fırsatta ağaç kesen askerlere, yol yapan işçilere, yiyecek getiren konvoylara baskın yapıyorlardı. ama özellikle askerler her gün ağaç kesmeye gittiği için, on yada onbeş kızılderilinin saldırısına uğruyorlardı ama kaleden büyük bir birlik yardıma gelirse kızılderililer kaçıyorlardı.
21 aralık 1866'da iki oglala sioux, iki brule sioux, iki minneconjou sioux, iki cheyenne ve iki arapaho savaşçısı yine ağaç kesen askerlere saldırdı. yine a.b.d birliği peşlerine düştü ve yine kaçtılar. çılgın at, eğer hızlı kaçıp arayı açtıkları için beyazlar yavaşlarsa, atından iniyor, sanki bir problem varmış gibi davranıyordu. kızılderililerin durakladığını gören askerler yeniden hızla koşmaya başlıyordu. aslında yüzbaşı william fetterman, kale komutanından fazla ileri gitmemesi için kesin emir almıştı ama duraklayan, atından düşen kızılderilileri yakalama, öldürme arzusuyla ateş ederek atlarını koşturmaya devam ettiler.
askerler belli bir yere geldiğinde, birilerinin vahşi çığlıklar attığını duydular. bin sioux bir taraftan, bin cheyenne ve arapaho diğer taraftan saldırıya geçtiler. artık kaçacak yerleri yoktu, teker teker öldürülüyorlardı. sonunda bütün silahlar sustuğunda, birlikten hiç kimse sağ kalmamış, 81 a.b.d askeri parçalanmış vücutlarıyla yerde yatıyorlardı. a.b.d ordusunun büyük ovalar bölgesinde aldığı ilk büyük yenilgiydi.
devamını gör...
tamirat tadilat ve tesisat bilgisi olan insan
tamirat, onarım; tadilat, değişim; tesisat, döşem/donanım olarak geçiyor tdk'de. evet az önce hepsine tek tek baktım, burada kast edilen ve zihnimden geçen aynı şey mi, diye.
babası bir fabrikada makine bakım ustası olan bir emekçinin kızı olarak tamirat işleri hep hayatımda oldu sanırım. çünkü koca makineleri tamir eden babama hayranlık duyardım,düşünsenize pıt pıt iki civata sök, biraz yağla ve her şey yoluna girsin. resmen makineyi yenmek gibi geliyordu. ve de çok havalı.
pratik olduğu kadar tembel bir adamdı da babam bir de kimseye muhtaç yetişmemizi de istemiyordu sanırım. bu yüzden ilk kez bisikletimin lastiği patladığı zaman gittik bir tamir seti aldık. babam yaptı ama şu şekilde : hadi bakalım, dedi. bunlar yama, bir leğene su dolduruyorsun lastiği şişirip içinde gezdiriyorsun. hava kaçıran yeri tespit edip kuruladıktan sonra şu yapışkan* ile yapıştırıp 30 sn kadar sonra yamayı yapıştırıyorsun, şamreli lastiğe takıp şişirdin mi senin olayın tamam.
gerçekten de tamamdı. bir daha hiç yarı yolda kalmadım.
geçenlerde eve gittiğimde yeğenim anlatıyor: teyze dikenlerden geçiyorum lastik hemen patlıyor, dedem bıktı tamire götürmekten.
döndüm babama nasıl ya dedim, ben onun yaşındayken yama takımım vardı. şimdi küçük kurbağanın niye yok. düşündü babam, gülümsedi. sahi sana hepsini öğretmiştim değil mi? minicik ellerinle zincirini falan hep kendin yağlardın, dedi.
sonra geçenlerde çamaşır makinesine bakıyorum, su alırken inliyor resmen. evde çoğu şeyi tamir eden, etmiyorsa tembellikten yanına yaklaşmayan bir adam. hadi şuna bak bozulmasın iyice dedim birkaç kez. tamam, dedi. hep tamam, der. ama kayınpeder toprağındandır kendisi birazcık tembel. dedim ki en son, sen bunu daha minicikken öğrendin, yapabiliyorsan tamah etme. çeşmeden çıkardım hortumu - kireç sökücü falan hazır- oysaki sadece biraz kum varmış orada, basınçlı su ile mis gibi oldu iki dakikada. tesadüf bu ya o gün babam bizdeydi. eşime anlatıyorum makinede hiçbir şey yokmuş bak hemen hallettim, kaç zamandır seni boşuna beklemişim, diye. işte o anda babamın sesini duydum. yüzünde bir gülümseme; çocukken de böyleydin sen, hiç kimseye ihtiyacın olmazdı, dedi. işte o an dünyalar benim oldu. makineleri yenen o adamın kızı oluverdim birden, gören de çamaşır makinesini icat ettim sanar. yüzümde öyle bir gülümseme...
babası bir fabrikada makine bakım ustası olan bir emekçinin kızı olarak tamirat işleri hep hayatımda oldu sanırım. çünkü koca makineleri tamir eden babama hayranlık duyardım,düşünsenize pıt pıt iki civata sök, biraz yağla ve her şey yoluna girsin. resmen makineyi yenmek gibi geliyordu. ve de çok havalı.
pratik olduğu kadar tembel bir adamdı da babam bir de kimseye muhtaç yetişmemizi de istemiyordu sanırım. bu yüzden ilk kez bisikletimin lastiği patladığı zaman gittik bir tamir seti aldık. babam yaptı ama şu şekilde : hadi bakalım, dedi. bunlar yama, bir leğene su dolduruyorsun lastiği şişirip içinde gezdiriyorsun. hava kaçıran yeri tespit edip kuruladıktan sonra şu yapışkan* ile yapıştırıp 30 sn kadar sonra yamayı yapıştırıyorsun, şamreli lastiğe takıp şişirdin mi senin olayın tamam.
gerçekten de tamamdı. bir daha hiç yarı yolda kalmadım.
geçenlerde eve gittiğimde yeğenim anlatıyor: teyze dikenlerden geçiyorum lastik hemen patlıyor, dedem bıktı tamire götürmekten.
döndüm babama nasıl ya dedim, ben onun yaşındayken yama takımım vardı. şimdi küçük kurbağanın niye yok. düşündü babam, gülümsedi. sahi sana hepsini öğretmiştim değil mi? minicik ellerinle zincirini falan hep kendin yağlardın, dedi.
sonra geçenlerde çamaşır makinesine bakıyorum, su alırken inliyor resmen. evde çoğu şeyi tamir eden, etmiyorsa tembellikten yanına yaklaşmayan bir adam. hadi şuna bak bozulmasın iyice dedim birkaç kez. tamam, dedi. hep tamam, der. ama kayınpeder toprağındandır kendisi birazcık tembel. dedim ki en son, sen bunu daha minicikken öğrendin, yapabiliyorsan tamah etme. çeşmeden çıkardım hortumu - kireç sökücü falan hazır- oysaki sadece biraz kum varmış orada, basınçlı su ile mis gibi oldu iki dakikada. tesadüf bu ya o gün babam bizdeydi. eşime anlatıyorum makinede hiçbir şey yokmuş bak hemen hallettim, kaç zamandır seni boşuna beklemişim, diye. işte o anda babamın sesini duydum. yüzünde bir gülümseme; çocukken de böyleydin sen, hiç kimseye ihtiyacın olmazdı, dedi. işte o an dünyalar benim oldu. makineleri yenen o adamın kızı oluverdim birden, gören de çamaşır makinesini icat ettim sanar. yüzümde öyle bir gülümseme...
devamını gör...
üniversite aşkı
13 yılı beraber devirdiğim sevdiceğimdir kendisi. 7 yıldır da evliyiz. söylendiği gibi her zaman gelip geçici değildir.
devamını gör...
nez'in alüminyum folyolu poposu
hareketli güneş paneliydi mübarek. az enerji vermiyordu hani.
"sakın sakın sakın ha yaklaşmayın yanına... az mı çektirdi bana ?"
"sakın sakın sakın ha yaklaşmayın yanına... az mı çektirdi bana ?"
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
devamını gör...
hocalı katliamı
1991 yilinda sovyetler birligi'nin dagilmasiyla daglik karabag'in azerbaycan'a bagli ozerk bir bolge icerisinde olmasi gerek ermenistan gerek sovyet birligi icerisinde ciddi bir krize yol acmisti. cunku ermenistan'da o bolgede hak iddia etmekteydi. azerbaycan'in o donemdeki zayifligi, ermenistan'in da kendini cabuk toparlamasi ( bel altindan sovyetler'in destegini almasiyla) azerbaycan'a savas acti. ozellikle bu bolgeye saldirilarla ciddi bir baski olusturulmaya calisildi.aylarca suren baskilarla yollar kapatildi, bolgeye giris cikislar engellendi, elektrik, su dogal gaz kesildi. halk bu turk baskilarla korkutulmaya ve sindirilmeye calisildi. yani bilindigi uzere bir gunde olup biten bir katliam aslinda degildi. bolge halki aylarca suren bir iskenceye tabi tutulmustu. tarih 25 subat ( 1992) gecesinde sovyetlere bagli zirhli araclarla dort koldan ablukaya alip sehri darma duman ettiler. genc, yasli, cocuk, kadin demeden halkin bir bolumunu katlettiler. su anki resmi rakamlara gore 613 azeri vatandasi hayatini kaybetmis, 487'si agir yaralanmis ve yaklasik 150 vatandas da kayip olarak adlandirilmis. bugun itibariyle yaklasik 12 ulke ve amerika'nin 19 eyaleti tarafindan katliam-soykirim olarak taninmaktadir.
azerbaycan – azerbaycan cumhuriyeti millî meclisi hocalı soykırımı'nı tanımaktadır.
meksika – meksika vekiller meclisi dış ilişkiler komitesi 2011 yılında hocalı katliamını tanıdı.
türkiye – türkiye büyük millet meclisi dışişleri komisyonu 2012 yılında hocalı katliamını soykırım olarak nitelendirdi.
pakistan – pakistan senatosu dış ilişkiler komitesi, hocalı katliamını 2012 yılında soykırım olarak nitelendirdi.
kolombiya – kolombiya temsilciler meclisi dış ilişkiler komitesi 2013 yılında hocalı katliamını tanıdı.
çekya – çek parlamentosu dışişleri komitesi 2013 yılında hocalı katliamı'nı insanlığa karşı bir suç olarak kınadı.
honduras – honduras ulusal kongresi 2014 yılında hocalı katliamı'nı soykırım olarak tanıdı.
bosna-hersek – bosna-hersek halklar meclisi 2014 yılında hocalı katliamını insanlığa karşı suç olarak kınayan bir karar aldı.
sudan – sudan millî meclisi dışişleri komitesi 2014 yılında hocalı katliamını tanıdı.
guatemala – guatemala kongresi 2015 yılında hocalı katliamı'nı soykırım olarak nitelendirdi.
cibuti – cibuti millî meclisi 2017 yılında hocalı katliamı'nı bir soykırım eylemi olarak tanıdı.
paraguay – paraguay parlamentosu 2017 yılında hocalı katliamı'nı bir soykırım eylemi olarak tanıdı
alinti icin kaynak

azerbaycan – azerbaycan cumhuriyeti millî meclisi hocalı soykırımı'nı tanımaktadır.
meksika – meksika vekiller meclisi dış ilişkiler komitesi 2011 yılında hocalı katliamını tanıdı.
türkiye – türkiye büyük millet meclisi dışişleri komisyonu 2012 yılında hocalı katliamını soykırım olarak nitelendirdi.
pakistan – pakistan senatosu dış ilişkiler komitesi, hocalı katliamını 2012 yılında soykırım olarak nitelendirdi.
kolombiya – kolombiya temsilciler meclisi dış ilişkiler komitesi 2013 yılında hocalı katliamını tanıdı.
çekya – çek parlamentosu dışişleri komitesi 2013 yılında hocalı katliamı'nı insanlığa karşı bir suç olarak kınadı.
honduras – honduras ulusal kongresi 2014 yılında hocalı katliamı'nı soykırım olarak tanıdı.
bosna-hersek – bosna-hersek halklar meclisi 2014 yılında hocalı katliamını insanlığa karşı suç olarak kınayan bir karar aldı.
sudan – sudan millî meclisi dışişleri komitesi 2014 yılında hocalı katliamını tanıdı.
guatemala – guatemala kongresi 2015 yılında hocalı katliamı'nı soykırım olarak nitelendirdi.
cibuti – cibuti millî meclisi 2017 yılında hocalı katliamı'nı bir soykırım eylemi olarak tanıdı.
paraguay – paraguay parlamentosu 2017 yılında hocalı katliamı'nı bir soykırım eylemi olarak tanıdı
alinti icin kaynak

devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
kaliteli, bilgilendiren yazılarını okudukça mutlu oluyorum. kendisi tarafından tanımlarımın beğenilmesi de bir ayrı mutlu ediyor doğrusu. aklının hep duru, yüreğinin bal gibi kalması temennisiyle efeniim.
devamını gör...
hamileye yer vermek
aslinda kalabalik toplu tasima araclarinda kendim hamile kadinlara ve kucuk cocuklara oncelik veriyorum. cunku cocuklar boylari sebebiyle kucuk kalip, kalabalikta ezilmeleri, hic olmadi korkmalarina sebep olabiliyor. yabanci insanin kucagina oturmasini da dogru bulmuyorum, cocuk yabancilarin kucaginda oturmayi normal gormemeli.
ve hamile kadinlar, bu donemle vucut isilari normalden daha yuksek oldugu icin kalabalikta bayginlik gecirebilirler veya karinlari kalabalikta sikisabilir. bos otobus dahi olsa, cok ayakta durunca ayaklara su toplanip, hamileliginin cok zor gecmesi de ihtimaller dahilinde.
ve hamile kadinlar, bu donemle vucut isilari normalden daha yuksek oldugu icin kalabalikta bayginlik gecirebilirler veya karinlari kalabalikta sikisabilir. bos otobus dahi olsa, cok ayakta durunca ayaklara su toplanip, hamileliginin cok zor gecmesi de ihtimaller dahilinde.
devamını gör...
birini hiç tanımadan hoşlanmak
o birisinden değil de kendi kafanızda kurduğunuz bir kişilikten hoşlandığınız anlamına gelir.
devamını gör...
insan ruhuna en iyi gelen şey
sana anlaşıldığını hissettirip varlığıyla huzur veren başka bir ruh.
devamını gör...
riyah
arapça bereketi müjdeleyici, yağmur getiren kıymetli rüzgar.
devamını gör...
diş hassasiyeti
''diş hassasiyeti, dentin hassasiyeti veya kök hassasiyeti için kullanılan genel bir terimdir. sıcak, soğuk, tatlı, ekşi veya çok fazla asitli yiyecek ve içecekler; soğuk hava şartları dişlerinizin ağrımasına ya da hassaslaşmasına neden olur.''
son bir kaç aydır başıma gelen durum. insanın iştahını kesen ve modunu düşüren kötü bir şey.
son bir kaç aydır başıma gelen durum. insanın iştahını kesen ve modunu düşüren kötü bir şey.
devamını gör...
datça’da turistlere bakıp denize giren vatandaşa ceza
devletin aldığı kararlar en cok halkı rahatlatması gerekirken yabancılara pozitif ayrımcılık yapılması insanı gerçekten çok üzüyor. o adama ceza kesilmesinin tek nedeni milletinin ülkesinin vatandaşlığını taşıması. (bkz: racisim)
devamını gör...
friedrich nietzsche sözleri
insan dostunu, düşmanından daha zor affediyor.
devamını gör...
iki yahudi bir araya gelse şirket iki türk bir araya gelse devlet kurar
3 türk bir araya gelse birbirlerinin kuyusunu kazarlar diye devam ettiği söylenen atasözü.
devamını gör...




