delikanlı kelt halkının ülkesidir ama zamanında vikingler, normanlar ve britanya imparatorluğu'nun işgaline uğradılar.
eski kavimlerin, işgal ettikleri yerlerde kadınlara nasıl davrandıkları tahmin edildiğinden pek saf ırk olduklarını sanmıyorum.
devamını gör...

önce sevgi ve saygılar hepsine. 17 takipçim var ve birkaç kişiyi biliyorum. ben de kendilerini takip ediyorum. çok saygıdeğer ve takip ederek beni onurlandıran yazarlar. ama maalesef bazılarının kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. 1500 karma puana ulaşınca göreceğim.

yine de bu başlık vesilesiyle, kim olduklarını bilsem de bilmesem de profilimi takip edilmeye değer gören tüm yazar arkadaşlara teşekkür ediyorum.
devamını gör...

"bilinmeyen bir kadının mektubu" kitabı ile okumaya başladığım, yahudi kökenli yazar. eserleri ağırlıklı olarak psikolojik tahliller içerir.
devamını gör...

yazardan okuduğum ikinci kitap. ilki için yazdığım düşünceleri şurda (bkz: fareyi öldürmek (kitap)) bulabilirsiniz. gelelim kitaba. pansiyon huzur. ismi bile ironi dolu. huzurun h'sinin uğramadığı bir pansiyon. inci'nin bir yerde dediği gibi "pansiyon türkiye" adeta. her konumdan insan var. çanta dolusu parayla gelen de yiyecek küflü bir ekmeği olmayan insan da. kitabın en önemli özelliği çok akıcı olması, bir de neredeyse kitap diyalogdan oluşuyor. yazarın ilk kitabı ama yine de başarılı. bu kitap ikincilik ödülü almasına rağmen çok eleştiri de almış. neden? ülkemizde bulunan insan çeşitlerini böyle güzel anlattığı için olabilir. bazılarına dokunmuş demek ki. kitapta en etkileyici karakter inci. kiraladığı evi pansiyona çevirip hayatta kalmaya çalışıyor. çoğu insan para vermiyor kalırken. çevresi geniş ama yediği hep küflenmiş ekmekler. neden bir işe girip çalışmıyor? çünkü o bir küçük burjuva. yiyecek ekmeği yok ama evine telefon almanın hayalini kuruyor. nasıl bu örnek çok tanıdık geldi dimi? hakkında uzun uzun tartışılacak bir kitap. edebi yönden zengin olmasa da toplumcu bir roman ve okumanızı tavsiye ederim.
devamını gör...

bu iki sıfat çoğu kez yanlış kullanılır. ölmüş müslüman, merhum diye anılır. müteveffa ise ölmüş gayrimüslümler için kullanılan bir tanımdır. hatta, ölen kişi daha ünlü ve zengin ise sanki daha iyi tanımlama gibi müteveffa kelimesini kullanıyorlar.
devamını gör...

doğmadan önce ne olduysa o olacaktır , yani koskoca bir hiçlik.
devamını gör...

mail adresini verirse vesikalığımı göndererek şansımı denemek istediğim erkektir.
devamını gör...

yine çoğu zaman olduğu gibi genellemişiz, vurmuşuz, kırmışız, savunmuşuz.

ben 3-4 senedir bir köyde yaşıyorum. buradaki insanların şehirde yaşayan insanlardan hiç bir farkı yok. burada da cahil, bencil, dar görüşlü, kötü niyetli ya da bilge, açık görüşlü, sağ duyulu insanlar var, aynı şehirde olduğu gibi. üst komşumuz; köpeklerini bağlıyor, çöpünü ormana atıyor. alt komşumuz köpeğine araba çarpıp öldüğü için göz yaşlarını tutamıyor. 2 farklı öğretmen var. birisi yan komşusuna eziyet ede ede köyden kaçmasına neden oldu, diğeri elinden geldiğince herkese yardım eder, doğayı çok sever. bir amca var, alzheimer belirtileri güçlendiği için doktoru bir köpek bakmasını tavsiye etmiş. karısı köpeklere uzaktan bakan bir kadınken, şimdi beraber uyuyorlarmış. 80 yaşında adam, köpeğin arkasından oyun oynayarak koşturuyor. yine bir başka karşı komşumuzun dedeleri molla, baya muhafazakar ama kızları evden ayrılmış ve yoga eğitmeni ve nü model olmuş.

demem o ki, genelleme yapmayın arkadaşlar, hayat o kadar genel değil ki, anlatmaya cümleler yetmez. sözlüğümüzde bile çeşit çeşit insan var. dışarıdan birisi kalkıp, 3-5 entry okuyup, sonra da "kafa sözlük'de çok politikmiş" dese, muhtemelen "ne alaka" gibi bir tepki veririz. tepkilerimizi "kendimize" dokunduğu zaman vermeyelim. empatinin değeri de buradan gelir. çoğunluk empati kurabilse zaten bu tarz genellemelere, kötülemelere ya da güzellemelere gerek duymaz.

daha önce köyde yaşamamış olanların bilemeyeceği şeylerden birisi de köy düğünü olabilir. köy düğünlerinde genelde 4 çeşit yemek yapılır ve yine genelde bunlar kuru fasulye ya da nohut, pilav, tatlı ve çorba şeklide olur. gelen herkese, garson gibi çalışan bir düğün sahibi tanıdığı yemek getirir ve herkes istediği kadar yiyebilir. onun dışında normal bir düğüne aşağı yukarı benzer.

bir keresinde 2 arkadaş çadır kurmak için bir ormana doğru yönelmiştik ve yolumuz bir köyün içinden geçiyordu. gün içinde de yürümekten yorulmuş ve acıkmıştık. köyden geçerken, düğün olduğunu fark ettik ve yırttık olum yırttık nidalarıyla düğüne doğru koşar adım yöneldik. düğün sahipleri muhafazakar bir aileydi, herkes kapalı ve uzun kıyafetler içerisindeydi. damat, düğün yapılan yerin girişinde, gelenlerin elini sıkarken biz de sıraya girdik o en kampçı tarzımızla. damada onu tanımadığımızı! hatta o köyden de olmadığımızı ama karnımızın çok aç olduğunu söyledik ve tebrik ettik tabi. bunların sırası ters de olmuş olabilir. damatta sağ olsun hemen bize yer ayarlayıp, birer tabak yemek vermişti.

işin özü; aileler, köyler, şehirler, ülkeler insanlardan oluşur ve insanlar birbirlerinden farklıdır.
devamını gör...

afrika kıtasında hiç bir çeşidi bulunmayan hayvandır. bazı türleri panda yada tembel ayı gibi çok tatlı, ama bazı türleride boz ayı yada kutup ayısı gibi çok vahşi olup, eğer doğada karşınıza çıkarsa, gördüğünüz son şey olabilir.
devamını gör...

lodos86 her şartta alır bu maçı. lodos87 kim ki, hiç kimse.*
devamını gör...

dünyayı kurtarsa kurtarsa pilot murat kurtarır, formül falan hikaye.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ınsanların çoğu bir anlam arama eğiliminde ve dinlerin de varolma sebeplerinden biri de bu. hiçbir şey sebepsiz değildir düşüncesi varken, kolayca bir sebep bulup rahat etmek, çoğunluğun arasında kolayca yaşamak varken her şeyin aslında bir hiç olduğunu anlamak zor ve hissedilen zorluk çok zevkli. anlam arayışında olan insanlar için çok zor gibi gözükebilir bu düşünce tarzı ama zaten zevk vermesinin sebebi de bu. o zevk nasıl anlatılır bilimiyorum.. hani çok zeki ve bir o kadar da kibirli insanların her yerde "yalnızım" demesine rağmen, yalnızlığından gurur duyması vardır ya... zorluklardan hoşlanma gibi bir huyunuz yoksa yazdıklarım saçma gelebilir size. bilemiyorum.. doğru ve yalnışın, iyi ve kötünün, kötü günde sığınacağın tanrının, sonuna kadar savunabileceğin bir düşüncenin olmayışı... onların verdiği yokluk, anlamsızlık, "niye yaşıyorum ki" hissi.. size anlatamayacağım kadar güzel. bunlar beraberinde insanlardan uzaklaşmaya eğilimli olmayı da getiriyor ve bunun kötü yanını görmedim. evet, yalnızlık çok zor. bazen keşke çok aptal olsaydım en azından derdimi anlatacağım arkadaşım olurdu diyorum. içimdeki kibir o kadar kuvvetli ki, kendimi başka insanlardan üstün görecek kadar zavallı oluşum, beni mutlu ediyor.
devamını gör...

kötü insanlar değiller ama onlardan her türlü kötülük beklenebilir.

doğan cüceloğlu
devamını gör...

(bkz: durmak yok yola devam)
devamını gör...

viking olarak adlandırılan nordik topluluklarında, işledikleri ağır suçlar sebebiyle damgalanarak toplumdan dışlanan ve yerleşim bölgelerinin dışına sürülerek ormanda adeta bir hayvan gibi yaşamaya mecbur bırakılan suçluları ifade eden sözcük.

tanımlayıcı nitelikteki damgaları sebebiyle herhangi bir yerleşim bölgesinde görüldükleri takdirde yargılanmaksızın infaz edilirler.

kelime anlamı olarak da aşağı yukarı, orman adamı gibi bir manaya gelmektedir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sitemizin ünlü kedisi
devamını gör...

üzülme, üzüntü, duygulanım anlamında kullanılır. isviçreli psikiyatrist eugen bleuler'e göre sadece tesirleri değil, acı ve hazlara dair önemsiz hisleri veya his tonlarını da belirtir ve kapsar.
devamını gör...

başlamayın ciddiyim
devamını gör...

sivas'ın başkenti.
devamını gör...

(bkz: lamba cini)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim