bizim yaşımızda ebeveynlerimiz
babam askerdeymiş annem de evlilik hazırlıklarıyla uğraşıyormuş. bense hâlâ hayatımda ne yapacağımı çözemedim.
devamını gör...
seks deyince hemen aklına cinsellik gelen insan
cumhurbaşkanının ak partili olmasından şüpheleniyorum.
devamını gör...
kasksız motorsiklet kullanmak
pekmezi akitmakla sonuclanacak tehlikeli eylem. motosikleti gectim bisiklet surerken bile ihmal edilmemesi gereken birsey kask.
devamını gör...
kutsala saygı duymanın saçmalık olması
ofansif mizahçıların da beyanı.
hard laikliğin hakim olduğu fransa'daki charlie hebdo örneğini ele alalım. müslümanların kutsallarına yaptıkları saygısızlığı ifade özgürlüğü olarak savunuyorlar.peki ifade özgürlüğünün de bir sınırı var mı? olmalı mı? kutsalı salt dini değer olarak algılamayın denmiş,katılıyorum.bu tarz bir provakatif saygısızlık sizin her şeyden üstün tuttuğunuz o şey neyse ona karşı da yapılabilir,biraz empati.
inanmamak senin özgürlüğün,inanmadığını beyan etmekte de özgürsün,fakat inanç sahiplerine,onların kutsallarına hakaret etmek artık özgürlük değil hadsizliktir.asıl saçmalık benim nazarımda budur.
hard laikliğin hakim olduğu fransa'daki charlie hebdo örneğini ele alalım. müslümanların kutsallarına yaptıkları saygısızlığı ifade özgürlüğü olarak savunuyorlar.peki ifade özgürlüğünün de bir sınırı var mı? olmalı mı? kutsalı salt dini değer olarak algılamayın denmiş,katılıyorum.bu tarz bir provakatif saygısızlık sizin her şeyden üstün tuttuğunuz o şey neyse ona karşı da yapılabilir,biraz empati.
inanmamak senin özgürlüğün,inanmadığını beyan etmekte de özgürsün,fakat inanç sahiplerine,onların kutsallarına hakaret etmek artık özgürlük değil hadsizliktir.asıl saçmalık benim nazarımda budur.
devamını gör...
canını acıtan en kötü şey
sevdiğiniz birini son görüşünüzün o an olduğunu bilmeden onu görmeniz ve akabinde gelen, yıllarca peşinizi bırakmayan keşkeler...
devamını gör...
türkiye'de dinsizlerin yaşadıkları
çok bir şey yapamıyorlar. çoğu insan gizleyip müslüman gibi yaşıyor zaten.
devamını gör...
tanımı gülücük ile bitirmek vs nokta ile bitirmek
smiley içine random şeysini de ekleyelim.
yine de noktanın alacağı versustur. bakınız konu dönüyor dolaşıyor noktaya geliyor! niçün? çünküüüü nokta çokomelli.
yine de noktanın alacağı versustur. bakınız konu dönüyor dolaşıyor noktaya geliyor! niçün? çünküüüü nokta çokomelli.
devamını gör...
ilk defa alkol alacaklara tavsiyeler
öncelikle bazı kurallara uyunuz:
(bkz: 22.00-06.00 arası alkol satış yasağı)
edit: ya da başlamayın:
(bkz: 4 ocak 2021 alkollü içeceklere ötv zammı)
(bkz: 22.00-06.00 arası alkol satış yasağı)
edit: ya da başlamayın:
(bkz: 4 ocak 2021 alkollü içeceklere ötv zammı)
devamını gör...
ömer hayyam
rubailerine mest olduğum iranlı filozof ve şairdir.
şu rubaisi resmen mevcut hükümete cuk oturmuyor mu?
ferman sende, ama güzel yaşamak bizde
senden ayığız bu sarhoş halimizle.
sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı
insaf be sultanım, kötülük hangimizde?
şu rubaisi resmen mevcut hükümete cuk oturmuyor mu?
ferman sende, ama güzel yaşamak bizde
senden ayığız bu sarhoş halimizle.
sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı
insaf be sultanım, kötülük hangimizde?
devamını gör...
zamanla sevmek vs ilk görüşte aşk
ilk görüşte aşık olup zamanla sevmek en güzeli.
devamını gör...
sosyal fobi
çekingenlikle karıştırılan psikolojik rahatsızlıktır. sosyal fobisi olan kişiler (ben) kalabalık ortamlarda izlenip yargılandıklarını, sürekli eleştirildiklerini, rezil olabileceklerini ve dahası kuruntuyu düşünerek kendilerini gergin bir hal içerisine istemsizce sokarlar. odak noktası olduklarında kızarır, heyecanlanır ve sesleri titrer (özellikle sunum, konuşma gibi etkinliklerde). içedönük yaşamayı sevenleri olduğu gibi (yine ben) dışadönük olup sosyal fobisi olan kişiler de olabilir. bu kişiler her ne kadar sosyal olmak isteseler de rahatsızlıkları yüzünden sosyallikten, kalabalıktan kaçmak durumunda kalırlar. öte yandan içedönükler kendi başlarına vakit geçirmeyi sevdiklerinden kabuklarından çıkma gereği duymayabilirler ama çıktıklarındaysa sosyal fobileri gereği kuruntu, gerginlik, yerilme ve rezil olma korkusu duyarlar. muhtemelen gerekçeleri değersizleştirilme, başarısızlıkların başa kakılması, psikolojik ve fiziksel şiddet, rezil olma anları ve benzeri olaylardır.
devamını gör...
çocukluk dönemi sanrıları
dizilerin, filmlerin canlı çekildiğini sanıyordum. öyle olmadığını öğrendiğim an da şöyle:
ekmek teknesi başlayana kadar başka bir kanalı seyrediyorduk ve kadir çöpdemir'in bir tv programı vardı. bir an durdum ve dedim ki "aaaa dizi başlamak üzere nasıl yetişecek kirli"
ekmek teknesi başlayana kadar başka bir kanalı seyrediyorduk ve kadir çöpdemir'in bir tv programı vardı. bir an durdum ve dedim ki "aaaa dizi başlamak üzere nasıl yetişecek kirli"
devamını gör...
farz et ki baban bunu okuyor
bir evlât olarak, seni kimseye karşı utandırmadım. ne istediysen hayatım hep o yönde gitti.
bir yerden sonra benim bir birey olduğumu fark edip beni kendi halime bırakır mısın?
ben senin beğendiğin medreseyi, ihlsini, hatta bölümü okudum. inanç baskından yıldım. şimdi de beğendiğin birileri oldukça onlarla evlenmem için bana baskı yapmaktan vazgeç. maddi anlamda sırf mutlu ol diye tonla borca girdim çoğunu ödedim. sen yeni borçlar peşindesin.
babam ticaretten anlamıyorsun boşuna paramı batırıp durma.
ye, iç, gez. zerre kadar gözüm yok. lâkin sırf zarar edecek işlere para yatırıp beni darlamandan, bir de "milletin de evladı var ona bunu şunu almış" demenden bıktım.
ben bordro mahkumu insanım, zimmetime para da geçirmiyorum.
sal beni artık babam, sal!!!
bir yerden sonra benim bir birey olduğumu fark edip beni kendi halime bırakır mısın?
ben senin beğendiğin medreseyi, ihlsini, hatta bölümü okudum. inanç baskından yıldım. şimdi de beğendiğin birileri oldukça onlarla evlenmem için bana baskı yapmaktan vazgeç. maddi anlamda sırf mutlu ol diye tonla borca girdim çoğunu ödedim. sen yeni borçlar peşindesin.
babam ticaretten anlamıyorsun boşuna paramı batırıp durma.
ye, iç, gez. zerre kadar gözüm yok. lâkin sırf zarar edecek işlere para yatırıp beni darlamandan, bir de "milletin de evladı var ona bunu şunu almış" demenden bıktım.
ben bordro mahkumu insanım, zimmetime para da geçirmiyorum.
sal beni artık babam, sal!!!
devamını gör...
yeşil nick alan yazarları dışlıyoruz kampanyası
devamını gör...
jack kevorkian
doktor ölüm adıyla da anılan ermeni asıllı bir patologdur.
ötenazi hakkında ne düşünürsünüz bilemem hatta ben ne düşünüyorum ondan da çok emin değilim. ne yönden yaklaşırsa yaklaşsın insan bir sonuca varmak çok güç. dinler açısından yaklaşırsak ötenazinin intihardan bir farkı yok, hukuk açısından bakarsak uzman yardımlı ötenazi ikinci dereceden cinayetle cezalandırılabiliyor ancak tamamen insani açılardan bakınca dayanılmaz acılar çeken bir insanın ölümü tercih etmesi ve bunun için yardım almak istemesi canı yanmayanların anlayış seviyesinin çok ötesinde. hangi empati ulaşabilir boynunda aşağısı felç kalmış bir insanın çaresizliğinin boyutuna?

yıllar önce javier bardem izlemek için güle oynaya girip film bittikten sonra salya sümük çıktığım the sea inside filmi bana bu konuda düşünmek için çok büyük fırsatlar sağladı ama hala işin içinden çıkabilmiş değilim.
alejandro amenabar’ın yönettiği bol ödüllü filmde javier bardem’in canlandırdığı ramon sampedro kübalı bir yazardır ve gençliğinde geçirdiği bir deniz kazası sonucunda boynundan aşağısı felç kalır. böyle yaşamaktansa ölmeyi tercih eden ve içindeki denize ulaşmak için çaba harcayan ramon intihar bile edemeyecek durumdadır. film ötenazi konusunda geniş bir bakış açısı kazandırıyor insana ve gerçek bir öykü olması da cabası.

gelelim kevorkian’a. kevorkian 1990 yılında alzheimer hastası bir kadına zehir enjekte ederek acılarına son verdiğini iddia etmiş ve bundan sonra başlayan ötenazi seansları 130 kişiye daha uygulanmıştır. hatta kapitalist amerikan dünyası bu ötenazi seanslarını canlı yayınlama fikrini bile öne sürmüştür. ve insan acımasızlığının bir haddi hududu olmadığı için 1998 yılında bu yayın gerçekleşti ve 20 milyona yakın insan tarafından izlendi.

jack kevorkian’ın lisansı iptal edilse de o ötenazi seanslarına devam etti. aynı yıl kevrokian tutuklandı ve sekiz sene hapis yattı. doktor ölüm sonuna kadar ötenazi hakkını savunurken şunları söyledi:
“ hastaya yardım ederkenki amacım ölüme neden olmak değildi. benim amacım acıyı dindirmekti. bu suç olmaktan çıkarılmalı. “
mahkeme başkanı ile konu üzerinde yapılan tartışma hapis cezası ile son bulduktan sonra kevorkian destekçileri de ellerinden geleni yaptılar onu savunmak için.
al pacino, jack kevorkian’ın hayatını anlatan you don’t know jack filmiyle kazandığı ödülleri alırken salonda bulunan kevorkian’ı ayağa kaldırıp alkışlatırken film çekimi esnasında her şeyi iliklerine kadar hissettiğini söyledi.

kevorkian 2011 yılında mide kanserinden öldüğünde amerika’nın bazı eyaletleri ve 8 farklı ülkede ötenazi yasallaşmıştı.

ancak kevorkian sadece bir doktor değildi, aynı zamanda da bir jazz müzisyeni, besteci ve ressamdı. anadolu’dan göç eden bir ailenin devamına mensup olan kevorkian türklerin ermenilere yaptıklarının yahudi katliamından çok daha büyük olduğunu iddia edip bunu da her fırsatta dile getirmiştir. kendi kanın damladığı genocide isimli bir tablosu da bulunan kevorkian ölümünden sonra da tartışılmaya devam eden bir insandır.
ötenazi hakkında ne düşünürsünüz bilemem hatta ben ne düşünüyorum ondan da çok emin değilim. ne yönden yaklaşırsa yaklaşsın insan bir sonuca varmak çok güç. dinler açısından yaklaşırsak ötenazinin intihardan bir farkı yok, hukuk açısından bakarsak uzman yardımlı ötenazi ikinci dereceden cinayetle cezalandırılabiliyor ancak tamamen insani açılardan bakınca dayanılmaz acılar çeken bir insanın ölümü tercih etmesi ve bunun için yardım almak istemesi canı yanmayanların anlayış seviyesinin çok ötesinde. hangi empati ulaşabilir boynunda aşağısı felç kalmış bir insanın çaresizliğinin boyutuna?

yıllar önce javier bardem izlemek için güle oynaya girip film bittikten sonra salya sümük çıktığım the sea inside filmi bana bu konuda düşünmek için çok büyük fırsatlar sağladı ama hala işin içinden çıkabilmiş değilim.
alejandro amenabar’ın yönettiği bol ödüllü filmde javier bardem’in canlandırdığı ramon sampedro kübalı bir yazardır ve gençliğinde geçirdiği bir deniz kazası sonucunda boynundan aşağısı felç kalır. böyle yaşamaktansa ölmeyi tercih eden ve içindeki denize ulaşmak için çaba harcayan ramon intihar bile edemeyecek durumdadır. film ötenazi konusunda geniş bir bakış açısı kazandırıyor insana ve gerçek bir öykü olması da cabası.

gelelim kevorkian’a. kevorkian 1990 yılında alzheimer hastası bir kadına zehir enjekte ederek acılarına son verdiğini iddia etmiş ve bundan sonra başlayan ötenazi seansları 130 kişiye daha uygulanmıştır. hatta kapitalist amerikan dünyası bu ötenazi seanslarını canlı yayınlama fikrini bile öne sürmüştür. ve insan acımasızlığının bir haddi hududu olmadığı için 1998 yılında bu yayın gerçekleşti ve 20 milyona yakın insan tarafından izlendi.

jack kevorkian’ın lisansı iptal edilse de o ötenazi seanslarına devam etti. aynı yıl kevrokian tutuklandı ve sekiz sene hapis yattı. doktor ölüm sonuna kadar ötenazi hakkını savunurken şunları söyledi:
“ hastaya yardım ederkenki amacım ölüme neden olmak değildi. benim amacım acıyı dindirmekti. bu suç olmaktan çıkarılmalı. “
mahkeme başkanı ile konu üzerinde yapılan tartışma hapis cezası ile son bulduktan sonra kevorkian destekçileri de ellerinden geleni yaptılar onu savunmak için.
al pacino, jack kevorkian’ın hayatını anlatan you don’t know jack filmiyle kazandığı ödülleri alırken salonda bulunan kevorkian’ı ayağa kaldırıp alkışlatırken film çekimi esnasında her şeyi iliklerine kadar hissettiğini söyledi.

kevorkian 2011 yılında mide kanserinden öldüğünde amerika’nın bazı eyaletleri ve 8 farklı ülkede ötenazi yasallaşmıştı.

ancak kevorkian sadece bir doktor değildi, aynı zamanda da bir jazz müzisyeni, besteci ve ressamdı. anadolu’dan göç eden bir ailenin devamına mensup olan kevorkian türklerin ermenilere yaptıklarının yahudi katliamından çok daha büyük olduğunu iddia edip bunu da her fırsatta dile getirmiştir. kendi kanın damladığı genocide isimli bir tablosu da bulunan kevorkian ölümünden sonra da tartışılmaya devam eden bir insandır.
devamını gör...
anneliğe has keyifler
hazırladığı nefis kahvaltıyı bitiren uzaktan derse giden çocukların, yalanıp yutulmuş boş tabaklarını toplamak.
devamını gör...
insanı rahatlatan bitki kokuları
kesinlikle yasemin kokusudur. kahvede olduğu gibi, yasemin kokusu alınca içime çeke çeke nefessiz kalıyorum.. en sevdiğim çiçek kokusu olabilir...
devamını gör...
ikinci abdülhamid
yıkılmakta olan bir devleti ayakta tutmaya çalışmış, fakat dönemin şartları yüzünden başarılı olamamış sadece geciktirebilmiş bir yöneticidir. osmanlı'nın güçlü dönemlerinde başa gelmiş olsaydı her şey farklı olabilirdi.
son gerçek osmanlı padişahıdır bence.
son gerçek osmanlı padişahıdır bence.
devamını gör...


