google enter
cumhuriyet sucukları siparişi enter
devamını gör...

bütün gün seni düşündüm
devamını gör...

bireyin iç dünyasını hiçe sayan ailedir.
devamını gör...

doğru bildiğini söyleyen ve kaliteli espriler yapan değerli bir yazardır kendisi.

çoğu konuda kafamız uyuşur kendisiyle, paslaşırız güzel anlaşırız. uzun uzun yıllar yazar umarım.*
devamını gör...

cahillerin laf atmaya çalıştığı paşa. enver paşa'yı yok 'askerler enverin yüzünden öldü' yok 'enver paşa ülkeyi batırdı' diyerek karalamaya çalışırlar. sarıkamışta 90.000 askerin enver paşa yüzünden şehit olduğunu söylerler. sonuna da 'mitralyöze hücum edip geberdi' diye eklerler.

1-askerler enver paşa yüzünden değil, kaçan rus kuvvetlerini emir dışında kovalayan hafız hakkı bey yüzünden şehit olmuştur.

2-şehit olan asker sayısının 90.000 olmasının imkanı yoktur, çünkü oradaki asker sayısı 75.000 bile değildir.

3-ülkeyin ekonomik olarak çökmesinin sebebi enver paşa değil, kontrolsüzce yapılan harcamalar ve padişahların lüksün afedersiniz b.kunu çıkarmasıydı.

4-o 'mitralyöze hücum edip geberdi' dediğiniz adam sizin çok istediğiniz kafkas-islam devletini kurmaya çalışırken şehit oldu.

allah rahmet eylesin. hain dedikleri adam sadece vatanperver bir paşaydı. hafiften hayalperestti ama kötü niyetli değildi.
devamını gör...

sizi ancak mecidiyeköy'den mecidiyeköy viyadüğe götürür.
devamını gör...

en beteri ise; gördüğün bolluktan, görülmemiş yokluğa düşmek olmalı...
ben dünyaya geldiğim zamanlar, ailemin durumu fena sayılmazdı. babam iki işi vardı. kardeşim ve ben özel okula gidiyorduk. babamın oturduğumuz ev dışında iki tane daha ev, mercedes arabasının dışında, herkese aşırı güveni vardı.
benim dedemin köydeki evinin balkonunu boyama vakamdan sonraki haftasonu köye gelen babam, daha evvelki eve su doldurma olaylarımı da düşünüp dedemin evinin tadilatına girişti. yaklaşık iki ay toprak damı beton yapmak için uğraştı. babam evle uğraşa dursun, mersin'deki halı mağazasının ortağı, uçan kuşa bile borç takıp paralarla halep'e kaçmıştı.

biz mersin'e döndük, kapıya gelen alacaklılar kuyruk olmuş. sanki elvis presley, ızzet altınmeşe, bob marley ve frank sinatra aynı anda bizim evde imza günü düzenliyordu, yok böyle bir izdiham!
tabii bu dönemde babam evleri, arabası, nesi var nesi yok satıp borçları kapatmaya çalıştı. evimizdeki eşyalara bile icra geldi.

babama her şeyini kaybetmek değil, itibarini kaybetmek zor gelmis olacak ki mersin'den istanbul'a göçmek zorunda kaldık.
....
istanbul'daki ilk iki sene çok zorlu geçti. odun kömür dahi alamadık. zaten "inancli müminlere" karşı iyi niyetin yaşayan son temsilcisi babamı mersin olayı da akıllandırmamış olacak ki, aldığı koca demir döküm sobayı evin bahcesine koyunca, sabahına sobayı yerinde bulamadık.
ilk aylar parasızlıktan tavana duy alıp takamadık ama mersin'den getirdigimiz çalışma masalarımızın lambalarıyla aydınlandık. resmen varlik içinde yokluk.
...

asıl yokluk ise benim yüreğimdeydi...
o dönem içimde aileme karş korkunç kin ve kırgınlık vardı. gün içerisinde okulda ve annemden yediğim dayaklardan çok benden gizli iş çevirdikleri için dolap ve kapı arkalarinda gizli gizli ağlardım.

sözde kuru ekmeğe muhtaç gibi halleri var ama gerçek bana göre öyle degildi. kardeşlerim ve annem hep meyve ve başka yiyecekler kokuyor, bana hic vermiyorlar sadece kendileri yiyordu.

defalarca dolapları aradim, o yiyecekleri nerede sakladıklarını hiç bulmadım. iyi ama bana sadece şekerli, yağlı ve hamurlu şeyler yasaktı. mesela annemin yediği çilek bana yasak degildi ama o bana hicbir zaman yediginden vermiyordu. bu durum yüzünden anneme olan kırgınlığım daha da derinleşmisti.
...
bir gün kardeşimi annemlerin odasına çekip kapıyı kapattım. kapının arkasinda fısıltıyla;
-"kardeşim bana yediğin mandalinalardan bir tane verir misin? söz anneme demeyeceğim."dedim.
+abla evde mandalina mi var? dedi.

onun bu soruyu sorarken bile ağzının mandalina kokması, gözlerimden yaşları boşaltmaya yetti... ağlayarak bağırmaya başladım.
-var işte! var! hepiniz benden gizli bir şeyler yiyorsunuz bir tek bana vermiyorsunuz. nefret ediyorum hepinizden! hep beni ayırıyorsunuz! keşke ölsem!
...
seslerimizi duyup gelen babama da aynısını dedim. babamın gözleri doldu kocaman açıldı bana sarılıp ağlamaya başladı. ona göre ben şizofrendim.
...
beni sizofreni korkusuyla bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine götürdü. uzun uzun incelediler. nihayetinde bana sinestezi teşhisi konuldu. bendeki sinestezinin seslerin ve renklerin tadını kokusunu alan, renklerini gören türüydü. diğer insanlar serçelerin şarkısının pırıltılarını görmezken ben görüyordum. oysa ben herkesi benim gibi görüyor sanıyordum.
devamını gör...

sözlüğün değerli yazarlarındandır. tanımlarınım güzelliği bir yana, öyle nazik, saygılı, tatlı bir konuşması var ki konuşurken kendimi mahcup hissediyorum.*
devamını gör...

01.
devamını gör...

biz bunları çok konuştuk sanki daha önce ya.

ice dedik, meja dedik, ölmedim ama hafif sürünüyorum dedik, lahmacuncudanterasagelenkurum dedik, mahlassızım, gorgeus, oglalakota, robnaja, memento mori... saydık, döktük hepsini.

gerçi biz bunları konuşurken şimdiki birçok yazar yoktu da, içlerinden en bi' sevdiklerimiz de olmadı değil;
bengaripsengüzeldünyaumutlu, bal yerine reçel yapan arı, bella, the matrix isn't real...

daha çok var ama 24 saati aşkındır uyumadığım içim kafamın yerinde yoğurt kabı taşıyorum. affetsinler bebeklerim. *

son anda hatırladım editi: birkaç gündür aklımda ve de kalbimde gezinen birkaç yazar var ama hadi hayırlısı. düşünmeden duramıyorum sizleri, aşık oldum galiba.

2022editi: giden gider, kalan sağlar bizimdir.
devamını gör...

/ biz bir ceviz ağacıyız, tüm parklarda! /

devamını gör...

onun gibi gerçek vatansever, gerçek gazeteci, gerçek araştırmacı ve gerçek atatürkçüler artık neredeyse yok gibi. çünkü hepsini öldürdüler. bunun olacağını bildiği halde kendisi yılmadan üzerine düşeni en mükemmel şekilde yaptı. seni unutmayacağız, içimiz yanıyor ve bu yangın hiç sönmeyecek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


aziz nesin,aysun kayacı haklıydı
devamını gör...

tolstoy'un harika kitaplarından bir tanesi.
roman şöyle başlıyor :

''bütün mutlu aileler birbirine benzer. bu sözü tersine çevirecek olursak, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir.''
devamını gör...

ne zaman biriyle uzun uzun dertleşsem, konuşma bittikten sonra iliklerime kadar kapıldığım histir. ilginçtir ki konuşma esnasında hissedilmez.
devamını gör...

zorunlu zamanlarda türk kadınları askerlik yapmıştır. gerekirse yine yapacağından da eminim. ülkemizde her şart eşitmiş gibi bunu dert edinmek zaten ayrı bir olay. eril nefretinize her dakika başlık açmanız da acınası.
devamını gör...

hayatımdır, aşkımdır, tutkumdur.
her konuda her insana müsemma gösteririm.
her tartışmada sessiz kalabilirim.
gayet sakin bir kişiliğim vardır.
ama mevzu fenerbahçe ise orada duuur!
asla toz kondurmam.
devamını gör...

adam değildir.
devamını gör...

ona verdiğin sırları başkasına anlattığını duyduğun zamandır. en zor gününde sen onun yanında olup dinlemiş ve sırlarını tutmussundur. fakat o aynı şeyi yapmamıştır.
devamını gör...

ilginç olay.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

seçim sonucunu duyuran suriye halk meclisi başkanı hammuda sabbağ, mevcut devlet başkanı beşar esad'ın oyların yüzde 95.1'ine tekabul eden 13 milyon 540 bin 360'ını alarak seçimi kazandığını bildirdi.

kaynak:

www.google.com/amp/s/tr.spu...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim