yedinci mühür
(bkz: the seventh seal). gelmiş geçmiş en büyük yönetmen tarafından (bkz: ıngmar bergman) çekilen bir başyapıttır. ölüm gibi ciddi ve derin bir konuyu temel alarak eser vermek her yiğidin harcı değil zaten. korku filmlerinin çoğunu rahatlıkla ve korkmadan izleyen biri olarak bu filmde korku ile alakalı bir şey olmamasına rağmen dans sahnesini izlerken gerildiğim kadar hiç bir filmde gerilmedim. gerçekçidir, sizi harbiden diye düşündürtürken farketmeden antonius block olarak aslında filmde oynayan kişinin siz olduğunu farkedersiniz onun sorduğu sorular, aradığı anlam hatta oynadığı satranç bile sizin meydan okumanızdır.
filmin konusu satranç oyununda ölümün kendisine meydan okuyan bir şovalye. eğer kazanırsa hayatı kurtulacak ama şovalyenin aradığı şey hayatının kurtulması değil uğrunda yıllarca savaşıp insanları öldürdüğü tanrıya karşı inanç.
''+ ben bilgi istiyorum. inanç ya da varsayım değil, bilgi. tanrının elini uzatıp kendini göstermesini, benimle konuşmasını istiyorum.
- ama o suskun.
+ karanlıkta ona sesleniyorum ama sanki hiç kimse yok.
- belki de kimse yoktur.
+ o halde yaşam korkunç bir şey. her şeyin bir hiç olduğunu bilen biri ölüm karşısında yaşayamaz.
- çoğu insan ne ölümü, ne de yaşamın hiçliğini düşünür.
+ ama bir gün hayatın son anlarında karanlıkla yüzleşmeleri gerekecek.''
filmin konusu satranç oyununda ölümün kendisine meydan okuyan bir şovalye. eğer kazanırsa hayatı kurtulacak ama şovalyenin aradığı şey hayatının kurtulması değil uğrunda yıllarca savaşıp insanları öldürdüğü tanrıya karşı inanç.
''+ ben bilgi istiyorum. inanç ya da varsayım değil, bilgi. tanrının elini uzatıp kendini göstermesini, benimle konuşmasını istiyorum.
- ama o suskun.
+ karanlıkta ona sesleniyorum ama sanki hiç kimse yok.
- belki de kimse yoktur.
+ o halde yaşam korkunç bir şey. her şeyin bir hiç olduğunu bilen biri ölüm karşısında yaşayamaz.
- çoğu insan ne ölümü, ne de yaşamın hiçliğini düşünür.
+ ama bir gün hayatın son anlarında karanlıkla yüzleşmeleri gerekecek.''
devamını gör...
hükümet eleştirisi tutuklulukla sonuçlanabilir
adamlar bizi bizden daha iyi tanıyorlar.
devamını gör...
kar küresi
herkesin bana almasını istediğim, kimseciklerin bana almadığı ve saatlarce izleyebildiğim huzur veren minnak kürecikler :) yazarken bile içim mutlandı.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
içinde bulunduğum durumu en iyi anlatan:
devamını gör...
bir platon sözü
kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.
devamını gör...
rengarenk
çıktığı dönemin taklit şarkısıdır. çünkü o dönem bu ezgiye sahip çok meşhur bir hint şarkısı vardı.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
sözlüğe büyük katkı veren yazar. bilgisi ve yorumu oldukça kuvvetli. iyi yazmalar.
devamını gör...
kitap alıntıları
olmamasına razıyım. oluyormuş gibi olmasın yeter.
(bkz: franz kafka)
(bkz: franz kafka)
devamını gör...
othello
şimdiye kadar hiç görmedim ben, kulak yoluyla iyileştirildiğini yürek acısının...
william shakespeare’in en ünlü trajedilerinden biridir othello. bu oyunu cinthio tarafından yazılan “moor of venice” adlı kısa hikâyesine dayanarak, 1603 yılında yazmıştır. insanları tanımak istiyorsan psikoloji kitaplarını değil, tiyatro oyunlarını okuyun derler.
oyun dört ana karakter etrafında döner: othello, karısı desdemona, muhafız komutanı cassio ve güvendiği akıl hocası iago.
othello kıbrıs’taki venedik koloni ordusunun osmanlılarla savaştığı dönemde başarılı ve saygı duyulan mağrip - mısır dışında kuzey afrika ülkelerinde yaşayan arap ya da bedevi - kökenli bir komutandır. halk ve ileri gelenler tarafından çok sevilen bu komutan desdemona’ya aşık olur.
şehrin ileri gelenlerinden birinin kızı olan desdemona da othello’yu sevmektedir. önceleri saygı duyulan othello’nun arkasından bu mağribi beyaz evliliği sonucu birçok dedikodu çıkar. her şeye rağmen evlenen othello ve desdemona’nın mutlulukları halkın dedikoduları ve iago’nun kötülükleriyle bir trajediye döner.
ırkçılık, aşk, kıskançlık ve ihanet konularına sahip olması sayesinde günümüze kadar sevilen ve okunan bir eser olarak kalmıştır. othello, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda türkiye’de taşra şehir ve kasabalarında gezgin çadır ve halk tiyatrolarında yaygın olarak “arabın intikamı” adıyla temsil edilmiştir.
oyunun ismi her ne kadar “othello” olsa da aslında iago’nun sözde intikamını almak için ilmek ilmek işlediği entrikaları ve adeta ‘kuklalaştırdığı’ oyun kişilerini nasıl kullandığını izleriz ve şu soruları da sorarız:
ulaşılmaz olana sevgi daha mı büyüktür?
elde edilen şey cazibesini yitirir mi?
seven insan mı kıskanır? sevdiğini zannedip güvenmeyen insan mı kıskanır?
hangi yara birdenbire iyileşmiştir?
devamını gör...
online terapi
arayın en yakın arkadaşınızı görüntülü samimiyetin dibini vurun,gülün,ağlayın,saçmalayın, istediğiniz gibi dağıtın kendinizi.. düzenli aralıklarla yaparsınız faydalı olucaktır.alın size online terapi ücretsiz hemde.
devamını gör...
hayvanların mesleği olsaydı kim ne olurdu sorusu
karıncalar mevsimlik işçi, çitalar atlet olurdu.
devamını gör...
sözlük yazarlarının tanışmak istedikleri normal sözlük yazarları
devamını gör...
yağmurun denize yağması
son samuray ukdesidir.
güneşten aldığı kuvvetle buharlaşan suyun gökyüzündeki gezintisinde birikip yoğunlaşıp bulutlara karışıp elleri dolu dolu yurduna dönmesidir.
güneşten aldığı kuvvetle buharlaşan suyun gökyüzündeki gezintisinde birikip yoğunlaşıp bulutlara karışıp elleri dolu dolu yurduna dönmesidir.
devamını gör...
fuarda öğrenciye katalog vermeyen katılımcı firma
kısa vadeli düşünen firmadır.
aslında en iyisi dijital katalog yapıp isteyen herkesle paylaşmaktır.
ne kağıt israfı olur ne de gönüller kırılır.
aslında en iyisi dijital katalog yapıp isteyen herkesle paylaşmaktır.
ne kağıt israfı olur ne de gönüller kırılır.
devamını gör...
su kasidesi
üstat fuzulinin türkçe divanında olan en güzel kasidelerinden birisidir. aruzu fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün'dür. redifinin su olmasından mütevellit su kasidesi olarak bilinen bu manzume bir naattır.
hz. muhammed’e duyduğu derin sevginin yanında, suya duyulan hasret ve aşk temaları işlenen bu kaside lirik söyleyişi ve sanatsal anlatımıyla fuzulinin söz şaheseridir.
32 beyitten oluşan eserin girizgah kısmına kadar olan aşk dolu ilk 15 beyitini sizlerle paylaştım..
1.beyit*
saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su
kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
ey göz! gönlümdeki (içimdeki) ateşlere gözyaşımdan su saçma ki. çünkü bu kadar (çok) tutuşan ateşlere suyun faydası olmaz.
2.beyit*
âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su
şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi kaplamıştır, bilemem.
3.beyit*
zevk-i tîgundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
kim mürûr ilen bırağur rahneler divâra su
(ey sevgili.!) senin kılıcının ( kılıca benzeyen keskin bakışlarının) zevkinden gönlüm parça parça olsa da buna şaşılmaz. (nitekim) su da akarken duvarda yarıklar meydana getirir.
4.beyit*
vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânın sözün
ihtiyât ilen içer her kimde olsa yâre su
yaralı gönül senin okunun (ok temrenine benzeyen kirpiklerinin) sözünü korka korka söyler. (nitekim) yarası olan suyu ihtiyatla, çekine çekine içer.
5.beyit*
suya versün bâğban gülzârı zahmet çekmesün
bir gül açılmaz yüzün teg verse min gülzâre su
bahçıvan, gül bahçesini sele versin (boşuna) zahmet çekmesin. bin gül bahçesine su verse senin yüzün gibi (güzel) bir gül açılmaz.
6.beyit*
ohşatabilmez gubârını muharrir hattuna
hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su
hattatın gözlerine (aynı levhaya) bakmaktan kalem gibi kara su inse de (yine de) gubari yazısını senin yüzündeki tüylere benzetemez.
7.beyit*
ârızun yâdıyla nemnâk olsa müjgânım n’ola
zayi’ olmaz gül temennâsiyle vermek hâre su
senin yanağını anmaktan dolayı kirpiklerim ıslansa ne çıkar? zira gül elde etmek isteğiyle dikene verilen su boşa gitmez.
8.beyit*
gam güni etme dil-i bîmârdan tîgin dirîğ
hayrdur vermek karanu gicede bîmare su
gamlı günümde kılıcını (kılıç gibi keskin olan bakışını) hasta gönlümden esirgeme; (zira) karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.
9.beyit*
iste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
susuzam bir kez bu sahrada menüm-çün ara su
gönül.! onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste ve ayrılığında arzumu, özlemimi yatıştır; susuzum, bu çölde bir defa da benim için su ara.
10.beyit*
men lebün müştâkıyam zühhâd kevser talibi
nitekim meste mey içmek hoş gelür huşyâra su
ben dudağını arzuluyorum, sofular ise cennetteki kevseri istiyorlar. nitekim sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su içmek hoş gelir.
11.beyit*
ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
âşık olmuş galibâ ol serv-i hoş-reftâre su
su, her zaman senin cennet misali mahallenin bahçesine doğru akar. galiba o da, o serviye benzeyen nazlı gidişli güzele aşık olmuş.
12.beyit*
su yolın ol kûyundan taprag olup dutsam gerek
çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su
toprak olup suyun yolunu sevgilinin mahallesinden kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, o yere varmaya bırakamam.
13.beyit*
dest-bûsi ârzusiyle ger ölsem dostlar
kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su
dostlarım! eğer (sevgilinin) elini öpmek arzusuyla ölürsem toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin.
14.beyit*
serv serkeşlük kılur kumrî niyâzından meger
dâmenin duta ayagına düşe yalvara su
servi kumrunun yalvarmasından dolayı dik başlılık ediyor. su, servinin eteğine sarılır, ayağına düşüp yalvarırsa belki onu bundan vazgeçirebilir.
15.beyit*
içmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
gül budagınun mizâcına gire kurtara su
gül , bir hile ile bülbülün kanını içmek istiyor. su, gül dalının damarlarına girerek bülbülü bundan kurtarsın.
hayatta her insanın sevgilisi olmayabilir fakat her insanın sevgi göstereceği bir şeyleri mutlaka vardır ve bu kişiye mutluluk verir. bize kendimizi iyi hissettiren kişiler hep olmuştur hayatımızda ancak bazılar farklı bir şekilde etkilemiştir hayatlarımızı.
sesini dahi duymasanız da sadece hissetmeniz aptal, sıcak bir tebessüm oluşturabilir yüzünüzde. tek kelimesiyle hayat ritminizin değişmesine sebep olabilir. aya'nızın ısısını artırıp, ateşinizi yükseltebilir. ne söyleyeceğinizi, söyleyeceğinizi nasıl güzel söylemeniz gerektiğini bilemezsiniz ona karşı. mevlana'nın dediği gibi; “ben bende değil, sende de hem sen, hem ben, ben hem benimim, hem de senin, sen de benim, bir öyle garip hale bugün geldim ki sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim.” hissedilir bazen de..
öylesi güzel insanlar vardır ki hayatta uzakta da olsa sadece var olduklarını bilmemiz bile kendimizi mutlu etmemiz için bir sebeptir. gözlerimizi almak için mücevher takmaları gerekmemektedir bu kişilerin, ruhlarının parıltısı yetmektedir. hep yanı başımızda, etrafımızda olması ve sürekli görülmeleri gerekmez. fiziken olması, dokunulması şart değildir, hayaller kurduracak kadar gerçektirler ancak.
hissedersiniz, hep oradadır ve iyi ki vardır..
hz. muhammed’e duyduğu derin sevginin yanında, suya duyulan hasret ve aşk temaları işlenen bu kaside lirik söyleyişi ve sanatsal anlatımıyla fuzulinin söz şaheseridir.
32 beyitten oluşan eserin girizgah kısmına kadar olan aşk dolu ilk 15 beyitini sizlerle paylaştım..
1.beyit*
saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su
kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
ey göz! gönlümdeki (içimdeki) ateşlere gözyaşımdan su saçma ki. çünkü bu kadar (çok) tutuşan ateşlere suyun faydası olmaz.
2.beyit*
âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su
şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi kaplamıştır, bilemem.
3.beyit*
zevk-i tîgundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
kim mürûr ilen bırağur rahneler divâra su
(ey sevgili.!) senin kılıcının ( kılıca benzeyen keskin bakışlarının) zevkinden gönlüm parça parça olsa da buna şaşılmaz. (nitekim) su da akarken duvarda yarıklar meydana getirir.
4.beyit*
vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânın sözün
ihtiyât ilen içer her kimde olsa yâre su
yaralı gönül senin okunun (ok temrenine benzeyen kirpiklerinin) sözünü korka korka söyler. (nitekim) yarası olan suyu ihtiyatla, çekine çekine içer.
5.beyit*
suya versün bâğban gülzârı zahmet çekmesün
bir gül açılmaz yüzün teg verse min gülzâre su
bahçıvan, gül bahçesini sele versin (boşuna) zahmet çekmesin. bin gül bahçesine su verse senin yüzün gibi (güzel) bir gül açılmaz.
6.beyit*
ohşatabilmez gubârını muharrir hattuna
hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su
hattatın gözlerine (aynı levhaya) bakmaktan kalem gibi kara su inse de (yine de) gubari yazısını senin yüzündeki tüylere benzetemez.
7.beyit*
ârızun yâdıyla nemnâk olsa müjgânım n’ola
zayi’ olmaz gül temennâsiyle vermek hâre su
senin yanağını anmaktan dolayı kirpiklerim ıslansa ne çıkar? zira gül elde etmek isteğiyle dikene verilen su boşa gitmez.
8.beyit*
gam güni etme dil-i bîmârdan tîgin dirîğ
hayrdur vermek karanu gicede bîmare su
gamlı günümde kılıcını (kılıç gibi keskin olan bakışını) hasta gönlümden esirgeme; (zira) karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.
9.beyit*
iste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
susuzam bir kez bu sahrada menüm-çün ara su
gönül.! onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste ve ayrılığında arzumu, özlemimi yatıştır; susuzum, bu çölde bir defa da benim için su ara.
10.beyit*
men lebün müştâkıyam zühhâd kevser talibi
nitekim meste mey içmek hoş gelür huşyâra su
ben dudağını arzuluyorum, sofular ise cennetteki kevseri istiyorlar. nitekim sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su içmek hoş gelir.
11.beyit*
ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
âşık olmuş galibâ ol serv-i hoş-reftâre su
su, her zaman senin cennet misali mahallenin bahçesine doğru akar. galiba o da, o serviye benzeyen nazlı gidişli güzele aşık olmuş.
12.beyit*
su yolın ol kûyundan taprag olup dutsam gerek
çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su
toprak olup suyun yolunu sevgilinin mahallesinden kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, o yere varmaya bırakamam.
13.beyit*
dest-bûsi ârzusiyle ger ölsem dostlar
kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su
dostlarım! eğer (sevgilinin) elini öpmek arzusuyla ölürsem toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin.
14.beyit*
serv serkeşlük kılur kumrî niyâzından meger
dâmenin duta ayagına düşe yalvara su
servi kumrunun yalvarmasından dolayı dik başlılık ediyor. su, servinin eteğine sarılır, ayağına düşüp yalvarırsa belki onu bundan vazgeçirebilir.
15.beyit*
içmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
gül budagınun mizâcına gire kurtara su
gül , bir hile ile bülbülün kanını içmek istiyor. su, gül dalının damarlarına girerek bülbülü bundan kurtarsın.
hayatta her insanın sevgilisi olmayabilir fakat her insanın sevgi göstereceği bir şeyleri mutlaka vardır ve bu kişiye mutluluk verir. bize kendimizi iyi hissettiren kişiler hep olmuştur hayatımızda ancak bazılar farklı bir şekilde etkilemiştir hayatlarımızı.
sesini dahi duymasanız da sadece hissetmeniz aptal, sıcak bir tebessüm oluşturabilir yüzünüzde. tek kelimesiyle hayat ritminizin değişmesine sebep olabilir. aya'nızın ısısını artırıp, ateşinizi yükseltebilir. ne söyleyeceğinizi, söyleyeceğinizi nasıl güzel söylemeniz gerektiğini bilemezsiniz ona karşı. mevlana'nın dediği gibi; “ben bende değil, sende de hem sen, hem ben, ben hem benimim, hem de senin, sen de benim, bir öyle garip hale bugün geldim ki sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim.” hissedilir bazen de..
öylesi güzel insanlar vardır ki hayatta uzakta da olsa sadece var olduklarını bilmemiz bile kendimizi mutlu etmemiz için bir sebeptir. gözlerimizi almak için mücevher takmaları gerekmemektedir bu kişilerin, ruhlarının parıltısı yetmektedir. hep yanı başımızda, etrafımızda olması ve sürekli görülmeleri gerekmez. fiziken olması, dokunulması şart değildir, hayaller kurduracak kadar gerçektirler ancak.
hissedersiniz, hep oradadır ve iyi ki vardır..
devamını gör...
tenturdiyot (yazar)
mükemmel bir yazar. gerçekten bir insan tanımadan sevilir mi, evet sevilirin tenturdiyot olmuş hali gibi. yazılarımı okuması, beğenmesi cidden beni çok mutlu ediyor. değerli bir insan. teşekkürler efenim. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
uzun bir yoldayım. uzun bir yolculukta. gün batımına doğru ilerlerken araba, zihnim de uzun bir yolda.
bazen kalbim incecik gibi hissediyorum. çok çabuk kırılıyor. büyüdükçe güçlenirim sanıyordum, yaşaya yaşaya alışırım. ama yok değil. hala çok hassas, çok nahif...
bazen kalbim incecik gibi hissediyorum. çok çabuk kırılıyor. büyüdükçe güçlenirim sanıyordum, yaşaya yaşaya alışırım. ama yok değil. hala çok hassas, çok nahif...
devamını gör...
zara
çok pahalı ürünleri olan giyim mağazasıdır.
devamını gör...
evde en çok küfredilen eşyalar
kapı kolu. genelde salaş şeyler giyiniyorum ve girerken çıkarken kıyafetlerim kapı koluna takılıyor sürekli.
devamını gör...
