netflix türkiye'nin 2020 yılı orjinal yapımı dizisi. bu zamana kadar netflix türkiye'nin hemen hemen en iyi yapımı bence. yönetmen berkun oya'nın mükemmel sosyolojik analizlerini bir kez daha görmemizi sağlayan bir dizi. toplumun her kesiminden insanın her türlü problemini ve de yaşam tarzını bize aktarmaya çalışıyor.
burdan sonrası spoiler içerir.

dizi istanbul'un kenar mahallesinde abisi, yengesi ve yeğenleriyle yaşayan meryem'in etrafında dönüyor. meryem daha dizinin ilk sahnesinde sonradan histerik konversiyon olduğunu öğrendiğimiz bir bayılma yaşıyor. (bir çeşit anksiyete bozukluğu aslında) ve akabinde bir psikiyatriste gidiyor. ve dizi böylece başlıyor. psikiyatrist seküler, elit ve kemalist bir aileden geliyor. ve onun da bastırdığı bazı duygular var. türbanlı ve dindar insanlara karşı geliştirdiği bir yargı var ve dizi boyunca bundan rahatsızlığını görüyoruz. nasıl görüyoruz başka bir psikiyatriste süpervizyona gidiyor. ve bir karakter daha ekleniyor diziye: gülbin. gülbin de bir psikiyatrist, kürt ve toplulukçu kültürde büyümüş bir bireyci kültür bireyi. engelli bir kardeşi var ve akp zengini müteahit karısı kapalı bir siyasal islamcı ablası var. dizi boyunca bu çekişmeyi de tüm açıklığıyla izliyoruz. gülbinin sevgilisi ve meryem'in evine temizliğe gittiği sinan karakteri var. tam bir fucker. plazada oturan sevgi yoksunu kadınlarla sadece cinsel ilişki kuran bir tip. dizi boyunca görüyoruz ki annesi tarafından görülmeyen sevgi yoksunu bir tip. gelelim meryem'in mahallesine bir imamımız var hoca efendi. mahallenin üzerinde önemli etkisi olan biri. bir de kızı var. ailesinin zoruyla kapanmış eşcinsel eğilimleri olan bir tip. dizinin sonunda özgürlüğünü istiyor ve alıyor. meryem'in yengesi. dizi boyunca ağır depresyonu olduğunu görüyoruz. ne yapsalar olmuyor falan. sonunda görüyoruz ki bir tecavüz kurbanı ve tabi ki bir yüzleşme sonucu çözülme yaşıyor ve iyileşiyor. kaçırdığım karakterler de vardır. ancak biraz meryem'den bahsetmek istiyorum.
meryem duygularını bastırmak zorunda kalmış bir karakter. ortalama bütün türk kadınları gibi. cinselliğini bastırmış bir kadın. ne zaman evlilik, düğün, nişan, isteme gibi şeyler duysa veya görse bayılıyor. dizinin bize meryem özelinde ve genelde vermek istediği duygularınızı bastırmayın yaşamanız gereken ne varsa yaşayın. duygularınızı bastırırsanız psikolojik sorunlar yaşarsınız.
devamını gör...

muhtemelen mezun olmak üzere olan kişilerin heyecanla beklediği ama zaten duymuş oldukları tavsiyelerdir.
heyecanlısınız, biliyorum. hayatınız değişiyor artık ve işsizlikle boğuşan bir ülkede sizi strese sokacak bir döneme giriyorsunuz. ama korkmayın, derin bir nefes alın ve her şeyin iyi olacağına inanın. biraz pozitif düşünmek kimseye zarar vermez. *

öncelikle ben 2 yıl kadar önce mezun oldum ve mezun olduktan 2-5 ay sonra ilk işime girdim, çalışırken daha iyi bir iş teklifi alıp iş değiştirdim. eski iş yerimde de yeni iş yerimde de sevilen bir insan oldum. bir de benimle aynı donanıma sahip bir arkadaşım ise daha yeni iş buldu ve bu durum kesinlikle şans ya da tesadüf değil, eylemlerimizin sonucu. bu bilgiler ışığında affınıza sığınarak bir şeyler bildiğimi düşünüyorum ve birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum.

- öncelikle iş bakarken tek bir alana bağlı kalmayın. çoğunuzun mesleği ya da okuduğu alanlar buna izin veren alanlar diye düşünüyorum. sosyal bir alandan mezunsanız mesela, iş bulma ihtimaliniz olan paralel alanlara da bakın. sosyal medya uzmanlığı gibi işler mesela birçok alanın mezunlarının başvurabileceği alanlara giriyor.

- birçok ilana başvuracaksınız, başvurun da zaten, ama cevap almadıkça çekinmeyin. :) başvurduğunuz ilanlar genelde hayalinizdeki iş olacak ve çoğunlukla onlardan herhangi bir geri dönüş almayacaksınız. çünkü şartları iyi işler tecrübe istiyor genelde.

- ilk başta tam içinize yatmasa da yapmak isteyeceğiniz alanla uzaktan da olsa alakası olan işlere başvurun. alanınızla alakalı hiçbir şey bulamıyorsanız bile çağrı merkezi elemanlığı, müşteri temsilciliği gibi alanlara yönelin. bu tavsiyeyi vermek istemezdim ama eğer aileniz zengin değilse ne yazık ki atmanız gereken bir adım. çünkü iş verenler boş duranları sevmiyor, bir yandan böyle bir işte çalışıp bir yandan da daha iyi bir iş aramaya devam edin. inanın şansınız o zaman daha fazla olacak.

- iş hayatına girdiğinizde atılgan olun. yapmanız gereken şeyleri öğrenirken bol bol soru sorun, ilgili olduğunuzu muhakkak fark ettirin. yoksa siz arka planda o alanda birçok yeni şey öğrenseniz bile bu fark edilmediği sürece bir değeri olmuyor. meraklı olun ve bunu fark ettirin.

- yine iş hayatında bilmiyorum kelimesini unutun. bilmediğiniz konular olunca çok gerek olmadıkça bilmediğinizi söylemeyin, "hemen gerekli bilgileri edinip geri dönüşte" bulunacağım tarzı laflarla işi lehinize çevirin.

benden şimdilik bu kadar, oldukça klasik tavsiyeler biliyorum ama yine de ben de yazayım dedim. umarım hepiniz çok iyi yerlere gelirsiniz, bol şans diliyorum.
devamını gör...

elindekiyle yetinmeyi bilmektir.
devamını gör...

fotoya baktıkça dolar yükseliyor.
devamını gör...

doğup büyüdüğüm, farklı yaşlarımda farklı yönlerini gördüğüm güzel şehrim.

bir ankaralı olarak söylemek istediklerim var, sevabıyla günahıyla.

-şehrimizin çakalı çukalı, arsızı, cahili çok. özellikle belirli semtleri ve mahalleleri iyice yuva ettiler kendilerine.
-trafik adabı diğer şehirlere göre daha düşük. buradaki insanların tahammülleri istanbul ile mukayese edilemeyecek seviyede. istanbul trafiği ankara'da olsa her sabah ve akşam en üç dört kişi vurulur. sıfır tolerans.
-pavyon kültürü falan leş. ben bunu beğeniyorum diyen de yalan söyler, başka yerde başka ortamda kabul görmemiş insan avuntusudur bu. ancak suç ankara'nın değil, iç anadolu'dan bu kadar çok göç alan bir şehirde aksi zaten düşünülemezdi.
-burası memur şehri olarak bilinir ancak son onbeş yılda gayet ciddi zengin bir kesim oluştu. ben çocukken okulda üç aşağı beş yukarı hepimiz aynı düzeydik. şimdi bakıyorum da ne okullardaki lüksün ne de konutlardaki lüksün sınırı yok.
-içine edilen mahallemizde çok. çukurambar örneğin. siyasal islamın kalesi haline gelen, şehrin tam ortasında acayip acayip gökdelenlerin dolduğu bir yer oldu.

güzel tarafları yok mu? olmaz mı?

-kışı çok güzel olur, özellikle kar yağıyorsa, tunalı hilmi'ye bir uzanmalı mutlaka.
-bir çok rock grubu ankara kökenlidir, malum pandemi ve öncesinde yoğun iş temposundan çok takip edemedim ama ciddi bir müzik kültürü de var.
-melih'in tarumar edemediği odtü arazisi ve eymir, bir an size nerede olduğunuzu unutturur.
-her yere en fazla yarım saatte bilemedin kırk dakikada yetişirsiniz.
-atam bize emanet.
-size ani sürprizler yapmaz bu şehir, nerede ne olacağını bilirsiniz.

seviyorum seni ankara.
devamını gör...

*açtığı başlıklar ile iktidardaki siyasi partinin militanı olduğunu belli eden provokatörlerin acilen uçurulması,
*modların cezalandırma sürecinde adil davrandıklarına dair tutumlarının sözlüğün genelinden kabul görmesi,
*düşünce özgürlüğü adı altında ülkenin kurucusuna hakarete varan mesnetsiz iddiaların sözlüğü kirletmesine engel olunması.
şimdilik öncelikli olarak aklıma gelenler bunlar. diğer yazar arkadaşlarında bu başlığa yapıcı öneriler getireceğinden eminim.
devamını gör...

tarihteki en ilginç savaş, 1788 yılında sebeş savaşı’nda 10 bin kişilik avusturya ordusu kendi askerlerini osmanlı askeri sanıp öldürmüş. osmanlı daha savaş alanına gelmeden savaşı kazanmıştır.

-güler misin ağlar mısın? ben üzülmekle beraber o zamanlar nasıl bir savaş stratejisine sahip olduklarını merak etmiş bulunmaktayım.
devamını gör...

yemin ederim size baylar, fazla bilinçli olmak bir hastalıktır. gerçek, tam bir hastalıktır. sıradan bir bilinç, insanın yaşamı için fazlasıyla yeterlidir.

| yeraltından notlar, fyodor dostoyevski
devamını gör...

kötü zan, anlamına da gelen ”su-i zan”  kötümserlik ve hiçbir şeyi beğenmeme durumudur.
yani insanların her zaman kötü bir iş yaptığını düşünme hali.
bir bakıma insanı temelsiz kaygı, kuruntu ve kuşkulara sürükleyen, toplumsal ilişkileri mahveden tehlikeli ve sinsi bir hastalık.
bu bakış açısı çoğu zaman subjektif ve yanlıştır.
fakat bazen insanların da hata yapabileceğini akıldan çıkarmamak lazımdır. bu da çok abartılı olmamalıdır.
zira ne hayat, ne insanlar hiçbir zaman çok temiz ya da çok kirli değildir.
hayat bir sınanma yeridir. insan da bu sınanmanın içerisindedir.
yine de negatif düşünen bir kimsenin negatif sonuçlar alması gibi kötü zandan olabildiğince kaçınmak gerekir...
devamını gör...

otobüsteki son oksijen tükenene kadar yolcu almaya devam eden şofördür bence bu.
arkalara doğru ilerleyelim ve boşlukları dolduralım derken ağzının ortasına pıtıklamak gerekir. pandemi sonrası biraz değişti tabi, keşke genele yayabilsek bunu.
devamını gör...

bolu belediye başkanı tanju özcan'dır.

bolu'nun chp'li belediye başkanı tanju özcan, yüksek hızlı tren hattının bolu'dan geçmesi için cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'dan tam 57 kez randevu talep etti. başkan özcan, kendisine olumlu ya da olumsuz hiçbir şekilde geri dönüş yapılmadığını, sadece "biz sizi ararız" denildiğini söyledi.
buradan

az önce haberi veren kanalda başkan, ' bu da basın aracılığıyla yaptığım bir başvuru olsun.' dedi.

akp'li cumhurbaşkanı erdoğan,
geçtiğimiz 6 gün içinde 3 kez bahçeli'yle görüşerek dikkat çekmişti. #259815
devamını gör...

adı üstünde "eski sevgili" o yüzden mutluluklar dile geç. çok da şey edilecek bir konu değil.
devamını gör...

aynı yaşlara ayrı insanlarla girdiler.
devamını gör...

hem somut anlamda * hem de soyut anlamda* düşünüldüğünde (bkz: alyans).
devamını gör...

eskiden kendimi zeki hissederdim, sadece zekamla bir şeyleri değiştirebileceğime inanırdım. artık hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimi biliyorum. şimdi, tesadüfen geldiğim şu dünyada lütufsuz yaşamaya devam ediyorum.
devamını gör...

benim en sevdiğim şeydir.saygı,sevgi çerçevesinde herkes ile tanışılabilir.evet hepimize hüsran olmuş insanlar geçmişte ve günümüzde olmuş olabilir ama insanlardan kendimizi soyutlayarak bir yere varamayız.
devamını gör...

gizli playlistleri de algoritmaya dahil ettiği için bakmak bile istemediğim etkinlik. her şeyi açık acik ortaya sermesine gerek yoktu.
devamını gör...

sadece bir aptal taşlara ya da insanlara takılır.
devamını gör...

bir sineğe de bu kadar hakaret edilmez, sinekler yalnız değildir.*
devamını gör...

-20 senede bu kadar mı değişir bir şehir ha? nereye gitti bizim istanbul ha?
+neredeydin dayı? dışarıda mıydın?
-içerideydim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim