bundan bize ne olması
survivor barış ile nisa'nın öpüşmesi gibi vasat konulara verilen tek cümlelik yanıt.
devamını gör...
ruanda'nın tek kullanımlık plastik ürünleri yasaklaması
afrika'da çevreci ülkelerden biri olan ruanda, tek kullanımlık plastik ürünlere yasak getirdi.*
- böylelikle tek kullanımlık şişelerde içecek satan firmalara atık toplama ve geri dönüştürme zorunluluğu getirildi.
- ülkede tek kullanımlık plastik satanlar 700 bin ruanda frangı (5770 ₺) ceza alacak.
- hatta ruanda'ya gittiğinizde havalimanında üzerinizde bulunan bütün plastik ürünleri teslim edip öyle ülkeye girmeniz gerekmektedir. ülkeye tek kullanımlık plastik girişini böylelikle engellemeye çalışıyorlar.
- böylelikle tek kullanımlık şişelerde içecek satan firmalara atık toplama ve geri dönüştürme zorunluluğu getirildi.
- ülkede tek kullanımlık plastik satanlar 700 bin ruanda frangı (5770 ₺) ceza alacak.
- hatta ruanda'ya gittiğinizde havalimanında üzerinizde bulunan bütün plastik ürünleri teslim edip öyle ülkeye girmeniz gerekmektedir. ülkeye tek kullanımlık plastik girişini böylelikle engellemeye çalışıyorlar.
devamını gör...
türkiye'de ırkçılık sorunu
ermeni, kürt, çingene, pontus, suriyeli, gibi kelimelerin hakaret olarak kullanıldığı türkiye'de var olan sorundur. londra belediyesinin şu andaki başkanı pakistan kökenli bir müslüman. yunan kökenli birinin türkiye'de belediye başkanı olabileceğini düşünebiliyor musunuz? imamoğlu'na seçilmesin diye pontus dendiğini hatırlayınca cevabım hayır oluyor.
devamını gör...
sevgili ile aynı evde yaşamak
evlenseniz de evlenmeseniz de gerçekleştirilebilinecek bir eylem. burada önemli olan evi legal veya illegal (bkz: kızlıerkeklioturuyörlar) olarak paylaştığınız kişinin birlikte yaşamaya değer olmasıdır. yoksa sıkıcı, nemrut, pimpirikli biriyle ister evli olun ister bekar aynı evde yaşamak silivri'de volta atmak gibi gelecektir.
devamını gör...
gereksiz romantize edilen kavramlar
rakıdır kesinlikle.
devamını gör...
yarı iletken
şarj makinelerinde, bilgisayarlarda, televizyonlarda... yani kısacası bir çok teknolojide yarı iletkenlik kullanılır. bu iletkenlerin ham maddesi denilince akla ilk silisyum ve germanyum gelir. bunların yanında bor da yarı iletkenin çok değerli ham maddelerindendir. yarı iletken deyince akla bor gelmemesi belki de türkiye'nin boru deterjan olarak kullanmayı tercih etmesinden dolayıdır.
elimizde bir hazine var aslında ve biz bunu sadece deterjan yapabiliyoruz.
silikon adasını herkes bilir. silikon adasına adını veren silisyumdur. bir adaya isim verecek kadar önemli hale gelebilecek bir madde bizim elimizde ancak deterjan mı oluyor yani? bazı şeyler için uğraş gerekir. biz elimizdeki hazineyi bile işleyemiyoruz.
elimizde bir hazine var aslında ve biz bunu sadece deterjan yapabiliyoruz.
silikon adasını herkes bilir. silikon adasına adını veren silisyumdur. bir adaya isim verecek kadar önemli hale gelebilecek bir madde bizim elimizde ancak deterjan mı oluyor yani? bazı şeyler için uğraş gerekir. biz elimizdeki hazineyi bile işleyemiyoruz.
devamını gör...
sevgilim var benim
kişisel iletiye yazılmalı efenim. ne hakkınız var milletin duygularıyla oynamaya. ben bu konuda örnek vatandaş'ı örnek alacağım.*
devamını gör...
gereksiz abartılan şeyler
izmir bombası . aşırı şekerli ya bayılıyor insan yerken.
devamını gör...
15 şubat 2021 yök'ün yüz yüze eğitim açıklaması
yine çok şey söylenip hiçbir şey söylenmemiştir. alıştık artık bu geçiştirmelere.
devamını gör...
ptt puluna sırp cumhuriyeti cumhurbaşkanı dodik’in resminin basılması
gün geçmiyor ki riyakar islamcılar çirkin yüzlerini göstermesinler. srebrenitsa soykırımı için, ‘uydurma’ diyen bosnalı sırp milliyetçisi milorad dodik'in resmini bastırmış ptt puluna adamlar şaka gibi ya....
buradan
buradan
devamını gör...
24 aralık 2020 ekrem imamoğlu'nun akit bir gazete değildir açıklaması
gazete kağıdına her basılan şey gazete, türksatta yayınlanan her yayın televizyon kanalı olmaz.
devamını gör...
2 şubat 2021 hatayspor fenerbahçe maçı
saat 16:00 da başlayacak olan spor toto süper lig maçı. her iki takıma da başarılar.
devamını gör...
yeni sevgiliye sorulacak ilk soru
ne tür kronik arızalarınız var ?
devamını gör...
en sevilen dizi çifti
rick and morty
çift dediğimiz sadece aşıklar değildir. bir dede ile torun da bir çifttir. rick ne kadar azarlasa eziklesede morty'ye karşı beslediği büyük bir sevgi var. morty ise dedesine büyük bir hayranlık duyuyor. ne derse yapıyor, can kulağıyla dinliyor. beraber çok güzel eğleniyorlarda.
hey morty. hey mooorrty. ı'm pickle riiiiick!
çift dediğimiz sadece aşıklar değildir. bir dede ile torun da bir çifttir. rick ne kadar azarlasa eziklesede morty'ye karşı beslediği büyük bir sevgi var. morty ise dedesine büyük bir hayranlık duyuyor. ne derse yapıyor, can kulağıyla dinliyor. beraber çok güzel eğleniyorlarda.
hey morty. hey mooorrty. ı'm pickle riiiiick!
devamını gör...
petting
acil tuvalet ihtiyacını pet şişeyle giderme eylemi, lakin penisin o minik pet şişe deliğine girecek küçüklükte olması şarttır.
(bkz: bilgisayar başında otururken çişimin gelmesi)
not: damacanaspor
(bkz: bilgisayar başında otururken çişimin gelmesi)
not: damacanaspor
devamını gör...
ben ne alaka dedirten durumlar
genel olarak ailede kimle kim kavga ederse bana sıçrıyor.. bu yüzden sürekli bu cümleyi kullanıyorum.. yav benim suçum ne? ben ya not yazıyorum ya da temizlik yapıyorum.. valla hepsi bergen'i günah keçisi ilan etmiş.. gelen vuruyor giden vuruyor.. bana da :
(bkz: ya ne alaka ne alakaaa) demek düşüyor..
(bkz: ya ne alaka ne alakaaa) demek düşüyor..
devamını gör...
kitapların pahalı olduğu gerçeği
türkiye'de kitap fiyatlarının ateş pahası olduğu gerçeğidir. dün ünlü bir kitapçı zincirinin alsancak'taki şubesine gittiğimde hiçbir kitabın 50 liranın altında olmadığı gerçeğiyle yüzleştim. ben zaten öyle kitap kurdu bir insan değilim. dün heves ettim bir kitap alayım dedim, insanların tuvalette okudukları ikinci el kitapları şu pandemi sürecinde okumayı doğru bulmadığım için sıfır alayım istedim ama yok yok yok! param yetmedi. 9.5 liraya komünist manifesto gördüm onu alayım bari dedim, kasada cüzdanımdan parayı çıkarmak için bir köşeye koydum ama geri almak için davrandığımda kitap koyduğum yerde yoktu. kaşla göz arasında yürütmüşler. başka da kopyası yoktu. şaka gibi değil mi? arkadaşım da çok güldü bu duruma. ''gezme ceylan buralarda seni harcarlar'' diye dalga bile geçti.
bana göre eğer anıtsal bir değeri yoksa ve hacimli değilse bir kitap 25 liradan pahalı olmamalıdır. kitap fiyatlarının bu kadar el yakmasının sebebi şüphesiz ki bir takım ekonomik parametrelere dayanıyordur ama burası okuru pek ilgilendirmemelidir. kitap okumak yemek, içmek gibi temel bir ihtiyaç olarak görülmeli ve ona göre asgari fiyatlandırılmalıdır (hayır yani, gören de bunu yazanın pempe fularlı bir kitap kurdu olduğunu sanacak).
ha ucuz yayınevleri yok mu? elbette var ama çok kalitesizler. üniversitedeyken dünya klasiklerini iğrenç bir çeviri ve okurken mide bulandıran bir basımla yayınlayan bir yayınevinden o dönemin parasıyla 365 liraya 64 tane kitap almıştım. kıyak iş gibi değil mi? hepsini okumam iki senemden biraz fazlasını aldı ve sürenin sonunda size samimi olarak söylüyorum ki türkçem bozuldu yahu. tercümesi o kadar kötüydü yani. özne-tümleç-yüklem şeklindeki türkçe sentaks yerine yıllarca yüklem-özne-tümleç hatta yükleç-öznem-tümle şeklinde cümleler kurdum inanabiliyor musunuz? bu durumu yeni yeni düzelttiğimi düşünüyorum. kötü baskıdan dolayı migrenim bile çıkmıştı. neyse ki kitap okumayı bıraktım da migrenden de kurtuldum.
peki hem ucuz hem de kaliteli yayınevleri hiç mi yok? benim bildiğim sadece hasan ali yücel klasikleri serisi var. külliyattaki kitapların olması gereken fiyatta olduklarını düşünüyorum.
bana göre eğer anıtsal bir değeri yoksa ve hacimli değilse bir kitap 25 liradan pahalı olmamalıdır. kitap fiyatlarının bu kadar el yakmasının sebebi şüphesiz ki bir takım ekonomik parametrelere dayanıyordur ama burası okuru pek ilgilendirmemelidir. kitap okumak yemek, içmek gibi temel bir ihtiyaç olarak görülmeli ve ona göre asgari fiyatlandırılmalıdır (hayır yani, gören de bunu yazanın pempe fularlı bir kitap kurdu olduğunu sanacak).
ha ucuz yayınevleri yok mu? elbette var ama çok kalitesizler. üniversitedeyken dünya klasiklerini iğrenç bir çeviri ve okurken mide bulandıran bir basımla yayınlayan bir yayınevinden o dönemin parasıyla 365 liraya 64 tane kitap almıştım. kıyak iş gibi değil mi? hepsini okumam iki senemden biraz fazlasını aldı ve sürenin sonunda size samimi olarak söylüyorum ki türkçem bozuldu yahu. tercümesi o kadar kötüydü yani. özne-tümleç-yüklem şeklindeki türkçe sentaks yerine yıllarca yüklem-özne-tümleç hatta yükleç-öznem-tümle şeklinde cümleler kurdum inanabiliyor musunuz? bu durumu yeni yeni düzelttiğimi düşünüyorum. kötü baskıdan dolayı migrenim bile çıkmıştı. neyse ki kitap okumayı bıraktım da migrenden de kurtuldum.
peki hem ucuz hem de kaliteli yayınevleri hiç mi yok? benim bildiğim sadece hasan ali yücel klasikleri serisi var. külliyattaki kitapların olması gereken fiyatta olduklarını düşünüyorum.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
yemek yerken ağız şapırdatılmaz.
devamını gör...
leyla ile mecnun'dan akılda kalanlar
ismail abi: o duvarlar o kadar üzerime geldi ki boğdu beni, böyle boğdu beni. ben de çıktım dedim bari magazinci olayım.
erdal baggal *: magazinci mi? oğlum sen ne anlarsın magazincilikten ya?
ismail abi: al işte, al işte, şimbillinin ağzından çıkanı kulaklarınıza geldi mi? duydunuz mu acaba şimbillinin ağzından çıkanı?
ya benim halalarım, teyzelerim hep magazinciydi be!
efsane magazinci hala
erdal baggal *: magazinci mi? oğlum sen ne anlarsın magazincilikten ya?
ismail abi: al işte, al işte, şimbillinin ağzından çıkanı kulaklarınıza geldi mi? duydunuz mu acaba şimbillinin ağzından çıkanı?
ya benim halalarım, teyzelerim hep magazinciydi be!
efsane magazinci hala
devamını gör...
karikatür
etimolojik kökeni italyanca ''cari-care'' ye dayanmaktadır. . '' saldırı, yüklemek, doldurmak'' tan gelmektedir.
karikatür çok eski zamanlara dayansa da başlangıcı 16. yüzyılda annibale carraci’nin çizimleriyle başladığı kabul edilir,
ilk foto pompei dönemine ait, bir politikacının karikatürüdür. ikinci foto ise annibale carraciye ait bir çizimdir.
''
''
''media.mutualart.com/Images/...''
17 ve 18 yy'da ise özellikle matbaanın icadıyla birlikte geniş kitlelere ulaşabiliyor. 19 yy.'da özellikle fransız ihtilalinin etkisiyle, toplumu yönlendiren, toplumsal sorunları konu eden, düşündüren, iğneleyen bir sanat türüdür.
burada unutulmaması gereken şey; abartı ve gerçeği çarpıtan bir özelliğinin unutulmaması gerektiğidir. bu mizahın yapısıdır.
mizah insanoğlu var olduğu zamandan beri vardır. insan var olduğu süre içerisinde siyasette vardır. bu nedenle; mizahın bir dalı olan karikatürden alınmak; neblem biraz ''şey''dir.
neyse efenim konumuza dönecek olursak; karikatür mizahı çizgi yoluyla ifade eder.
ülkemizde ilk mizah dergisi 1870 yılındaki ''diyojen''dir.bazı imzasız karikatürleri bünyesinde barındırmıştır.
ilk karikatür sanatçısı ise ali fuad'dır.
ali fuad'dan iki karikatür paylaşalım; ''göbek sendeyken kimselere kapıyı açtıramazsın.''
ikinci karikatürde ise bence geleceği görmüş ve insanın tembelliğinin sınırsızlığını vurgulamıştır. bence bir baş yapıttır.
''
''
''
''
o zamanları osmanlı mizahı ''çok iyi'' imiş... öyle ki osmanlı mizahçıları ingiliz punch dergisinden intihal yarışına girmişler.
örnekler;
''
''
''
''
''
''
şu makaleyede bir göz atmanızı tavsiye ederim www.academia.edu/16532596/H...
karikatür çok eski zamanlara dayansa da başlangıcı 16. yüzyılda annibale carraci’nin çizimleriyle başladığı kabul edilir,
ilk foto pompei dönemine ait, bir politikacının karikatürüdür. ikinci foto ise annibale carraciye ait bir çizimdir.
''
''''media.mutualart.com/Images/...''
17 ve 18 yy'da ise özellikle matbaanın icadıyla birlikte geniş kitlelere ulaşabiliyor. 19 yy.'da özellikle fransız ihtilalinin etkisiyle, toplumu yönlendiren, toplumsal sorunları konu eden, düşündüren, iğneleyen bir sanat türüdür.
burada unutulmaması gereken şey; abartı ve gerçeği çarpıtan bir özelliğinin unutulmaması gerektiğidir. bu mizahın yapısıdır.
mizah insanoğlu var olduğu zamandan beri vardır. insan var olduğu süre içerisinde siyasette vardır. bu nedenle; mizahın bir dalı olan karikatürden alınmak; neblem biraz ''şey''dir.
neyse efenim konumuza dönecek olursak; karikatür mizahı çizgi yoluyla ifade eder.
ülkemizde ilk mizah dergisi 1870 yılındaki ''diyojen''dir.bazı imzasız karikatürleri bünyesinde barındırmıştır.
ilk karikatür sanatçısı ise ali fuad'dır.
ali fuad'dan iki karikatür paylaşalım; ''göbek sendeyken kimselere kapıyı açtıramazsın.''
ikinci karikatürde ise bence geleceği görmüş ve insanın tembelliğinin sınırsızlığını vurgulamıştır. bence bir baş yapıttır.
''
''''
''o zamanları osmanlı mizahı ''çok iyi'' imiş... öyle ki osmanlı mizahçıları ingiliz punch dergisinden intihal yarışına girmişler.
örnekler;
''
''
''
şu makaleyede bir göz atmanızı tavsiye ederim www.academia.edu/16532596/H...
devamını gör...