betimleme gücünü artırma önerileri
betimleme, gözlem yeteneğini kelimelere dökme sanatıdır. bu nedenle en başta; gözlem için incelemek, kelimelere dökmek için de okumak gerekir..
sonrasında ise yapacağınız şey şu; bir canlı veya nesnenin zihninizde canlandığı şekli en iyi şekilde anlatmaya çalışmak. zamanla daha fazla detay ve cümle derinliği kazanırsınız..
sonrasında ise yapacağınız şey şu; bir canlı veya nesnenin zihninizde canlandığı şekli en iyi şekilde anlatmaya çalışmak. zamanla daha fazla detay ve cümle derinliği kazanırsınız..
devamını gör...
birini tanımanın en iyi yolu
birini tanımanın en iyi yolu olarak tatile çıkmak, birlikte yaşamak, kavga etmek vs gibi şeyler öneriyorlar genelde. ama bir de şu gerçek var sen birini tanırken o kişi değişmeye devam ediyor.
sen onun eski hallerini tanıyor olacaksın.
birini tanımak imkansız bence.
sen onun eski hallerini tanıyor olacaksın.
birini tanımak imkansız bence.
devamını gör...
her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkan insan
bir de farklı saatlerde yatıp yine aynı saatte kalkabilen insan modeli vardır ki bunun bir üst modelidir. varsa ben de bunun sırrını bilmek isterim. saat 3 olmuş hala buradayız. *
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
zevahirime aldanma!
şu sıralar ruhum münzevi... ehvenişer dostluklardan çok uzaklarda, gönlüm inzivada...
yeise kapılmadan umutlarda...
gözden, gönülden uzaklarda... vaveylâ zihinlerin arasında dimağım, safderun kalmaya çabalamakta...
huzur bulduğum âlem!
ruhum, gönlüm, zihnim orada; iç dünyamı inşada...
şu sıralar ruhum münzevi... ehvenişer dostluklardan çok uzaklarda, gönlüm inzivada...
yeise kapılmadan umutlarda...
gözden, gönülden uzaklarda... vaveylâ zihinlerin arasında dimağım, safderun kalmaya çabalamakta...
huzur bulduğum âlem!
ruhum, gönlüm, zihnim orada; iç dünyamı inşada...
devamını gör...
neyse
"neyse geçiştirme cümlesidir" dedi adam, gözleri çoktan kan çanağı kıvamına gelmişti içmekten. inceleşen sesi ile devam etti sonra "gitmek tamam kalmak da kabulüm ama neyse nedir, açık ol bana" diye devam etti. zar zor ayakta duruyordu, cümlesini bitirip koltuğuna soluk soluğa geri oturdu. arkasındaki kadın tepkisiz kaldı önce, sonra fikrini değiştirip "ama.." diye bir cümle kurmaya kalktı, sesi içine kaçtı, vazgeçti sustu. neden sonra adam kadının odada olmadığını fark etti, ayağa kalkmaya çalıştı, beceremedi. içinden sadece "neyse" diyebildi, "gitmesi iyi oldu" cümlesini bile kuramadan sızdı. masal değildi ve mutlu bitmesi beklenmiyordu zaten.
devamını gör...
hz. ali'den hikmetler
ameliyle (yaptıklarıyla) bir yere varamayan kimseyi, soyu sopu bir yere vardırmaz.
devamını gör...
kinin ilacı
her yerin bataklık olduğu, su birikintisinin olduğu, mikrobu taşıyan sivrisineklerin çoğaldığı, aşının olmadığı bir zamanlar türkiye'de hemen her evin ecza dolabında hazır bulundurulan ilaç.
devamını gör...
eski sevgiliyle yıllar sonra karşılaşmak
nefesin bir kesilir gibi olur. anılar bir anda düşer zihnine. diyecek bir şey bulamazsın. iki yabancı gibi yürür devam edersin yoluna. aklın kalır geride yaşanmışlıklarda.
devamını gör...
gitmek mi zor kalmak mı sorunsalı
her ikisinde de kanayan bir yara olacak. biri giderken damla damla iz bırakacak ardında, damlaya damlaya biriken o deryada boğulacak bir diğeri. öyleyse kalmak zor diyelim.
gitmek ve kalmanın zorluk bakımından mukayese edildiği başlık.
gitmek ve kalmanın zorluk bakımından mukayese edildiği başlık.
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
lan kayseriliymiş. ben trabzonlu sandum*
zaten sizi dinlemiyordum kısmı çok iyiydi.
valla trabzonlu. nerede duysam tanırım.
hemşerum diyor.
zaten sizi dinlemiyordum kısmı çok iyiydi.
valla trabzonlu. nerede duysam tanırım.
hemşerum diyor.
devamını gör...
niye benim hiçbir şeyden haberim yok
anladığım kadarıyla sözlükte ittifak ve itilaf devletleri var. avusturya veliahtının suikastini bekliyorlar. war is coming.
devamını gör...
dideral (yazar)
1 reddedilemeyen teklif
2dideral
nicaltında kendinden bahsedilmeyen yazarlar.ben de bahsetmedim ya neyse. *
2dideral
nicaltında kendinden bahsedilmeyen yazarlar.ben de bahsetmedim ya neyse. *
devamını gör...
kahvenin tarihine dair
kahve ağacının geçmişi tarih öncesi afrika’sına kadar uzanmaktadır. bugün etiyopya ve kenya’nın bulunduğu orta ve batı afrika’da o dönemlerde, kahve ağacı olduğu varsayılmaktadır. bu bölgelerde, kahve yemişleri başlangıçta bütün olarak veya kırılarak, yağ ile karıştırılıp yenmekteydi. kahve yemen’den öncelikle mekke ve medine’ye ve 15. yy. sonunda ise islam gezginleri tarafından iran, mısır, türkiye ve tüm islam dünyasına yayılmıştır. kahvenin keşfiyle ilgili çeşitli rivayetler vardır. bunlardan biri tarihçi ahmet efendi tarafından aktarılmıştır: tekkesinden kovulan ve dağlara sürülen bir dervişin, bir başka rivayete göre ise bu kişi mokka
kentinin şeyhi ali bin ömer el-şazilidi'nin dağlara sürgün edilip aç kaldığında kahve tanelerini kaynatarak suyunu içtiği ve yaşamını bu şekilde sürdürdüğü söylenir. kahvenin keşfiyle ilgili bilinen en yaygın rivayet ise etiyopyalı çoban kaldi ile ilgilidir. kaldi, keçilerinin bazı yemişleri yedikten sonra canlandığını ve geceleri bile çok az uyuduğunu fark etmiştir. bunun üzerine kaldi, bu yemişleri denemiş ve kendini daha dinç hissetmiştir. kahvenin keçilere yaptığı etkinin kısa sürede farkına varan insanlar, çekirdekleri toplayıp kullanmaya başlamışlardır. bununla birlikte, olgunlaşmış kırmızı renkli meyvelerin toplanıp içerilerindeki tohumlarının yenip içilebilecek hâle gelmesi için gerekli işlemlerin bulunup uygulanması oldukça uzun yıllar almıştır.
kaynak:
gürsoy, d., (2005), sohbetin bahanesi kahvesi, oğlak yayınları.istanbul.
kentinin şeyhi ali bin ömer el-şazilidi'nin dağlara sürgün edilip aç kaldığında kahve tanelerini kaynatarak suyunu içtiği ve yaşamını bu şekilde sürdürdüğü söylenir. kahvenin keşfiyle ilgili bilinen en yaygın rivayet ise etiyopyalı çoban kaldi ile ilgilidir. kaldi, keçilerinin bazı yemişleri yedikten sonra canlandığını ve geceleri bile çok az uyuduğunu fark etmiştir. bunun üzerine kaldi, bu yemişleri denemiş ve kendini daha dinç hissetmiştir. kahvenin keçilere yaptığı etkinin kısa sürede farkına varan insanlar, çekirdekleri toplayıp kullanmaya başlamışlardır. bununla birlikte, olgunlaşmış kırmızı renkli meyvelerin toplanıp içerilerindeki tohumlarının yenip içilebilecek hâle gelmesi için gerekli işlemlerin bulunup uygulanması oldukça uzun yıllar almıştır.
kaynak:
gürsoy, d., (2005), sohbetin bahanesi kahvesi, oğlak yayınları.istanbul.
devamını gör...
yakışıklı değilsen bir hiçsin
saçmalık.
yani entelektüel birikim, zeka, nezâket, özgüven, samimiyet ve temel insani gereklilikler olduktan sonra her erkek çekicidir bence..
ama kaba saba, zorba, düşüncesiz, vasat, alık, egoist, bakımsız ve çirkin bir adamsanız evet insanlar sizi hiç eder. burada da mesuliyet, dış görünüşte değildir sizdedir.
tabii böyle olursanız herkes sizi sevecek demek değil bu. fakat mutlaka kıymetinizi bilecek insanlar da olacaktır.
yani aslında dış görünüş çok da önemli değildir. insanın ruhu, zihni güzel olsun...
mesela ben çok yakışıklı erkek reddettim hiçbirinden de zerre pişman değilim.
o yüzden sevgili erkekler bu boş laflara aldırmayın, zeka, entelektüellik, nezâket ve samimiyet yakışıklılıktan büyüktür...
yani entelektüel birikim, zeka, nezâket, özgüven, samimiyet ve temel insani gereklilikler olduktan sonra her erkek çekicidir bence..
ama kaba saba, zorba, düşüncesiz, vasat, alık, egoist, bakımsız ve çirkin bir adamsanız evet insanlar sizi hiç eder. burada da mesuliyet, dış görünüşte değildir sizdedir.
tabii böyle olursanız herkes sizi sevecek demek değil bu. fakat mutlaka kıymetinizi bilecek insanlar da olacaktır.
yani aslında dış görünüş çok da önemli değildir. insanın ruhu, zihni güzel olsun...
mesela ben çok yakışıklı erkek reddettim hiçbirinden de zerre pişman değilim.
o yüzden sevgili erkekler bu boş laflara aldırmayın, zeka, entelektüellik, nezâket ve samimiyet yakışıklılıktan büyüktür...
devamını gör...
mark eliyahu
mükemmel kemane çalan beydir.
devamını gör...




