granada
granada(gırnata) sultanlığı endülüs'te(arapça: الأندلس al-andalus, ingilizce: andalusia)
711-1492 yılları arasında tarık bin ziyad komutasında fethedilmiş ve iber yarımadası'nda arapların etkisi altında bulunan bölgelere verilen isimdir. 1492 ise zaten çökmekte olan devlete hiristiyanlar tarafından son verilmiştir. sanırım tarihte haçlılar tarafından da geçmektedir; ancak uzun bir mücadele ile müslümanlar namus, ırz
ve topraklarını yine de korumaya çalışmıştır. küçük çocuklar ailelerinden alınmıştır ve kiliseye hıristiyan eğitim almaları için verilmiştir. arapça konuşmak yasaklanılmış ve arap isimleri vermekte, dini yaşamakta müslümanlar için imkansızlaşmıştır. bu çöküş ile engizisyon mahkemeleri kurulmuş ve ırklarını yok etmek için plânlı bir soykırım yapılmıştır. iber yarımadası'ndaki varlığı en son moriskoların 1609 yılında ispanya'dan sınır dışı edilmesiyle son bulmuştur.
gelgelelim girnata sarayına. al hamra sarayı diye geçen bu yapıt adını kırmızı saray olarak niye almıştır sorusuna cevaben, ispanya' da mimaride kullanılan toprak ve taşların kırmızımsı oluşundan gelir. öylece sarayın adı da kırmızı saray oldu. ayrıca da bu muhteşem yapıya tropik ağaçlardan geçilir. öncelikle insan bir ormanda gezercesine doğada ilerler sonra karşısına muhteşem bir saray gelir.
711-1492 yılları arasında tarık bin ziyad komutasında fethedilmiş ve iber yarımadası'nda arapların etkisi altında bulunan bölgelere verilen isimdir. 1492 ise zaten çökmekte olan devlete hiristiyanlar tarafından son verilmiştir. sanırım tarihte haçlılar tarafından da geçmektedir; ancak uzun bir mücadele ile müslümanlar namus, ırz
ve topraklarını yine de korumaya çalışmıştır. küçük çocuklar ailelerinden alınmıştır ve kiliseye hıristiyan eğitim almaları için verilmiştir. arapça konuşmak yasaklanılmış ve arap isimleri vermekte, dini yaşamakta müslümanlar için imkansızlaşmıştır. bu çöküş ile engizisyon mahkemeleri kurulmuş ve ırklarını yok etmek için plânlı bir soykırım yapılmıştır. iber yarımadası'ndaki varlığı en son moriskoların 1609 yılında ispanya'dan sınır dışı edilmesiyle son bulmuştur.
gelgelelim girnata sarayına. al hamra sarayı diye geçen bu yapıt adını kırmızı saray olarak niye almıştır sorusuna cevaben, ispanya' da mimaride kullanılan toprak ve taşların kırmızımsı oluşundan gelir. öylece sarayın adı da kırmızı saray oldu. ayrıca da bu muhteşem yapıya tropik ağaçlardan geçilir. öncelikle insan bir ormanda gezercesine doğada ilerler sonra karşısına muhteşem bir saray gelir.
devamını gör...
ti 'ne afto pou mas enoni
bizi birleştiren ne diye soran pix lax şarkısı, ki grubun adı da eski yunancada "tekme tokat" anlamına gelirmiş, öyle bir grup.
kah ayrılır kah barışır ama ne yaparlarsa güzel yaparlar.
bu şarkı aslında oldukça eski, ama bir türlü olmuş hissi vermeyen ama yine de sevdiğim bir şarkı idi, en son yorgo dalaras söyledi, ehhh dedim.
ama şimdi olmuş, natasa theodoridou yorumu ile öyle böyle değil çok güzel olmuş, efharisto panagia mou!
sözler first ;*
"bizi birleştiren ne?
bir gece isterdim ki rüzgârın adasında
kaderin sahte şarabını bulayım
o şarap ki seni dondurucu soğuktan çekip alır
içeyim, içeyim de uzaklara gideyim
seni izmir'in sönmeyen, dinmeyen yangınlarında bulabilmem için
yolumu ege gizemleriyle aydınlat
bilindik şeylere dair şarkılar söyle
söyle ki seni uzun zamandır tanıyormuş gibi hissedeyim
bizi birleştiren bu şey ne?
bizi ayıran, bizi üzen
biten şey sadece zaman
ve yine yalnızlığımız olacak bize kalan."
tabii ki spotify!
kah ayrılır kah barışır ama ne yaparlarsa güzel yaparlar.
bu şarkı aslında oldukça eski, ama bir türlü olmuş hissi vermeyen ama yine de sevdiğim bir şarkı idi, en son yorgo dalaras söyledi, ehhh dedim.
ama şimdi olmuş, natasa theodoridou yorumu ile öyle böyle değil çok güzel olmuş, efharisto panagia mou!
sözler first ;*
"bizi birleştiren ne?
bir gece isterdim ki rüzgârın adasında
kaderin sahte şarabını bulayım
o şarap ki seni dondurucu soğuktan çekip alır
içeyim, içeyim de uzaklara gideyim
seni izmir'in sönmeyen, dinmeyen yangınlarında bulabilmem için
yolumu ege gizemleriyle aydınlat
bilindik şeylere dair şarkılar söyle
söyle ki seni uzun zamandır tanıyormuş gibi hissedeyim
bizi birleştiren bu şey ne?
bizi ayıran, bizi üzen
biten şey sadece zaman
ve yine yalnızlığımız olacak bize kalan."
tabii ki spotify!
devamını gör...
cuma saati sözlükte takılan erkekten koca olmaz
kıymetli eşim, cuma saatinde sözlükte takılmıyor ama uyuyor. 25 yıldır hayatımda henüz büyük bir yamuğuna rastlamadım.
bir dakika, yoksa uyuyorum diye sözlüklerde mi takılıyor?
durup dururken içime kurt düşürdünüz işte, hay aksi.
bir dakika, yoksa uyuyorum diye sözlüklerde mi takılıyor?
durup dururken içime kurt düşürdünüz işte, hay aksi.
devamını gör...
doğrusunu unutturan sözler
mekanik center olsun.
devamını gör...
vasküler lazer
kılcal damar genişlemesi, doğum lekeleri gibi damar kaynaklı hastalık ve kusurların tedavisinde kullanılan lazer cihazı.
devamını gör...
bir kadının sustuğu an
neden olduğunu en iyi burcu güneş anlatıyor.
*
bil ki vazgeçmiş sustuğu zaman bir kadın
bil ki yorulmuş bil ki kül olmuş o yangın.
*
bil ki vazgeçmiş sustuğu zaman bir kadın
bil ki yorulmuş bil ki kül olmuş o yangın.
devamını gör...
fareler ve insanlar
kitapta kast sistemi ve siyahilere yapılan ayrımcılık 2 arkadaşın macerasıyla çok güzel bir şekilde anlatılmış.
devamını gör...
başka bir şehirde yeni bir hayata başlamak
yeni bir şehir, yeni bir cadde, yeni bir mahalle, yeni bir adres, yeni bir muhtarlık, yeni komşular, yeni insanlar...
alışma süreci isteyen yeni ve farklı bir hayat.
alışma süreci isteyen yeni ve farklı bir hayat.
devamını gör...
günün tek cümlelik özeti
tek cümleyle anlatılamaz, yaşamanız lazım.
bayadır kullanmamıştım bu cümleyi iyi oldu. az naftalin kokuyor olabilir aman dikkatli okuyayım emi canlar.
bayadır kullanmamıştım bu cümleyi iyi oldu. az naftalin kokuyor olabilir aman dikkatli okuyayım emi canlar.
devamını gör...
bir birayla sarhoş olan insan
ekonomik insandır..
fakat arkadaş çevresinde çokça dalgaya konu olmuş, azıcık da aşağılanmaya maruz kalmış kişidir. kendimden biliyorum.
yahu bırakın amaç sarhoş olmak değil mi zaten? siz üç beş sekiz taneyle o kafaya gelirsiniz, bir başkası bir iki taneyle.. kıskanıyorsunuz diye gitmeyin bu insancıkların üzerine.
en fazla bir köşede uyur kalır, kimseye de zararı olmaz bu garibimlerin..
fakat arkadaş çevresinde çokça dalgaya konu olmuş, azıcık da aşağılanmaya maruz kalmış kişidir. kendimden biliyorum.
yahu bırakın amaç sarhoş olmak değil mi zaten? siz üç beş sekiz taneyle o kafaya gelirsiniz, bir başkası bir iki taneyle.. kıskanıyorsunuz diye gitmeyin bu insancıkların üzerine.
en fazla bir köşede uyur kalır, kimseye de zararı olmaz bu garibimlerin..
devamını gör...
sürekli dinleyen kişi olmak
herkesten soğumama neden olan durum.
bir saatlik sohbet içinde 2 dakika kendim ile ilgili bir şey söylüyorum ve bir anda konu yine karşımdaki kişiye geçiyor. bu durum özgüvenimi de zedeliyor. ciddiye alınmadığımı hissediyorum. konuştuğumda da düşündüğüm şey karşımdakini sıkıyor muyum oluyor. az sayıda dostum var ama çoğunda hep dert dinleyen kişi ben oluyorum artık kimseyi aramak telefonlarını açmak istemiyorum.
bir saatlik sohbet içinde 2 dakika kendim ile ilgili bir şey söylüyorum ve bir anda konu yine karşımdaki kişiye geçiyor. bu durum özgüvenimi de zedeliyor. ciddiye alınmadığımı hissediyorum. konuştuğumda da düşündüğüm şey karşımdakini sıkıyor muyum oluyor. az sayıda dostum var ama çoğunda hep dert dinleyen kişi ben oluyorum artık kimseyi aramak telefonlarını açmak istemiyorum.
devamını gör...
karl marx
akademi dünyasının peygamberi. çoğu filozoftan farklı olarak bir şeyi eleştirirken aynı zamanda iyisiyle kötüsüyle bir alternatif sunarak kendisini başka bir boyuta taşımıştır. aydın insanların en büyük sorununun her zaman bir şeyi eleştirip elini hiçbir zaman taşın altına koymamak olduğunu düşünürsek (bkz: domuzcuk) (bkz: sineklerin tanrısı) ( umarım anlayan olur), karl marx çok büyük bir adamdır ve mülk’ü (bkz: jean jacques rousseau) ‘dan alıp başka bir boyuta taşımıştır.
dünyayı anlamak yetmez, onu değiştirmek de gerekir.
dünyayı anlamak yetmez, onu değiştirmek de gerekir.
devamını gör...
robins (yazar)
gelince çok fena kızacağım yazardır. bana yapma dediği şeyi kendisi yaptı. sessiz sedasız, habersiz gitti. güneşli günleri bekliyorduk. acaba o günler geldi de ben mi göremedim, çözemedim. tülaaay geri dön diyor iç sesim. bilmem anlatabildim mi?
devamını gör...
edinilmiş en kıymetli hayat tecrübesi
"gün gelir devran döner"dir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hiçbir yere, hiç kimseye ait hissetmiyorum. her an her yerden gidecekmişim gibi geliyor. "rahat ol evin gibi hisset" denilen günlerin gecesinde yabancılık çekip uykusuz kalıyorum. hiçbir yere 'evet ben buraya aidim, burası benim evim' diyemedim. her gelenin gideceğini biliyor, ama asla kimseden gidemiyorum. sonra mustafa görgüç'ün şu satırları geliyor aklıma: "dünyanın evim olmadığına inanıyorum bu aralar. pek yaşamak gelmiyor içimden. yaşamak dediysem, öyle işte… ne zaman balkona çıksam ay ışığı, “ölmek için güzel bir gece,” diye fısıldıyor sanki kulağıma. hayvan gibi sigara içiyorum. parmaklarım sarardı, gözlerim sarardı; tırnaklarım, ruhum sarardı. hayatımı renklendirmek için intihar süslü hayaller kuruyorum gecelerde."
devamını gör...
göksel koordinat sistemi
gök cisimlerinin uzaydaki yerini belirtmek için kullanılan bir çeşit koordinat sistemi. gök ekvatoru, kuzey ve güney gök kutupları gibi belirli bölgeleri bulunur. cisimlerin dik açıklık ve sağ açıklık gibi özellikleri de dünya üzerinde kullandığımız enlem ve boylam kavramlarıyla benzerlik gösterir.
devamını gör...
yemek yapabilen erkek
nerdeyse çocukluktan beri yapıyorum.hala da devam ederim.çok mu anormal.
devamını gör...
gecenin sonuna yolculuk
ferdinand celine'nin muhteşem romanı. türkçe tercümesi yiğit bener kalemiyle yky'den çıkmış okup kısa süre önce kapak tasarımı, daha doğrusu serisi değiştirilmiştir.
metin, nihilist bir buhran dönemini anlatmaktadır. savaşın nedensizliği, kaçışın ne olduğu, gece imgesine duyulan tanımlanamayan keşfi incelemektedir; bunun yanı sıra tanıdığımız değerlerin manasızlığını da yer yer göstermektedir.
"kapatalım artık şu konuyu."
metin, nihilist bir buhran dönemini anlatmaktadır. savaşın nedensizliği, kaçışın ne olduğu, gece imgesine duyulan tanımlanamayan keşfi incelemektedir; bunun yanı sıra tanıdığımız değerlerin manasızlığını da yer yer göstermektedir.
"kapatalım artık şu konuyu."
devamını gör...

