islam’da kadının yeri
islam dininde bütün kadınlar yarim insan etmektedir. ilk ayetin emrine uy ve oku:
* erkek boşanabilir, ya kadın?
bakara 227. eğer (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). biliniz ki, allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
bakara 228. boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. eğer allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
bakara 229. (dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (evlilikte) tarafların allah’ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helâl olmaz. eğer onlar allah’ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. bunlar allah’ın koyduğu sınırlardır. sakın bunları aşmayın.
allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.
bakara 230. eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikâhlanmadıkça ona helâl olmaz. (bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) allah’ın koyduğu
ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. işte bunlar allah’ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.
bakara 231. kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın. bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur. sakın allah’ın âyetlerini eğlenceye almayın. allah’ın üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek için indirdiği kitab’ı ve hikmeti hatırlayın. allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki allah her şeyi hakkıyla bilendir.
bakara 232. kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle anlaştıkları takdirde, eşleriyle (yeniden) evlenmelerine engel olmayın. bununla içinizden allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. allah bilir, siz bilmezsiniz.
* kadınlara değil, sadece erkeklere hitap ediyor. kadınların fikri isteği olamazmış gibi.
bakara 187. oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. allah, (ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. artık eşlerinize yaklaşın ve allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. sonra da akşama kadar orucu tam tutun. bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. bunlar, allah’ın koyduğu sınırlardır. bu sınırlara yaklaşmayın. allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.
* kadının şahitliği yarım sayılıyor, biri unutursa diğeri hatırlasın diye 2 kadın ancak 1 insan ediyor:
bakara - 282
ey âmenû olanlar! birbirinize belirli bir süreye kadar borç verdiğiniz zaman onu yazın (senet yapın). aranızda bir kâtip onu adaletle yazsın. ve kâtip, allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, aynı şekilde yazsın. izerinde hak bulunan (borçlu) da yazdırsın. ve rabbi olan allah'a karşı takva sahibi olsun (ve emirlerinden sakınsın) ve ondan bir şey eksiltmesin. fakat, eğer üzerinde hak olan (borçlu) olan kişi, sefih (aklı ermeyen) veya zayıf (küçük, güçsüz) ise veya kendisi onu (söyleyip) yazdıramayacak bir durumda ise o taktirde velisi onu adaletle yazdırsın. ve erkeklerinizden iki kişiyi şahit tutun. fakat eğer iki erkek bulunamıyorsa, o zaman şahitlerden razı olacağınız bir erkek ve iki kadını (şahit) tutun ki ikisinden biri unutursa o taktirde, diğeri ona hatırlatır. şahitler çağrıldıkları zaman (şahitlikten) kaçınmasınlar. borç büyük olsun, küçük olsun vadesine kadar onu yazmaktan usanmayın. işte bu, allah'ın katında en adil ve şahitlik için en sağlam, şüphe etmemeniz için en yakın olandır. ancak aranızda devretmeye hazır olan peşin bir ticaret (alım-satım) ise, o zaman bunu yazmamanızdan dolayı sizin üzerinize bir günah yoktur. alım-satım yaptığınız zaman da şahit tutun. kâtibe (yazıcıya) ve şahitlere bir zarar verilmesin. eğer bunu yaparsanız (bir zarar verirseniz) bundan sonra o mutlaka sizin için bir fısk olur. allah'a karşı takva sahibi olun. allah size öğretiyor. ve allah, her şeyi en iyi bilendir.
eğer ki bir kadın olarak tam olduğunu düşünürsen islama karşı çıkmış olursun.
aynı zamanda kadına şiddete karşı çıkanlar ve kadın ile erkeğin eşit olduğuna inananlar allah'ın sözüne karşı çıkmış olurlar.
bakara-223
kadınlar sizin ekeneğinizdir(tarlanızdır); ekeneğinize hangi taraftan isterseniz oradan varın. kendiniz için de önceden hazırlık yapın. allah’tan sakının ve bilin ki o’na kavuşacaksınız. müminleri müjdele.
islamda kadını yeri denilince, müslümanların söyledikleri ilk söz islamda kadının yerinin kanıtı olmadığıdının kanıtıdır.
"cennet anaların ayakları altındadır"
cennet kadınların ve kız çocuklarının ayakları altında değildir; kadın ancak doğurmuş kadınların ayakları altındadır. anne olursan cenntte yerin var; ama doğurmayı tercih etmezsen, doğuramazsan üzgünüm,dinde pek yerin yok
nikahta zorunluluk olmamakla birlikte en fazla bir erkek dört kadına nikah kıyabiliyormuş. lakin cariye almak sınırsızmış. cariyeyle artık ne yaparsın o sana kalmış. ben demiyorum islam hukuku diyormuş
link
nisâ-3
yetimlerin hakkına riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. haksızlık etmekten korkarsanız tek kadın veya mülkiyetinizde bulunan câriye ile yetinin; bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.
"yani becerebilirsen evi küçük gelin, ortanca gelin, büyük gelin... diye donat eğer kumaları alamıyorsan cariyelerle takıl,yetin"olarak anlıyorum ben.
nisâ-34
allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. sâliha kadınlar allah’a itaatkârdırlar. allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü allah yücedir, büyüktür.
sonuç olarak islam'da kadın, erkeğin buyruğunda, doğurmak, yemek pişirmek, evin işlerini yapmak dışında rolü olmayan, mümkünse evinde oturması, başka erkekler tarafından görülmemesi istenen bir varlıktır. bunun aksini söyleyen ya islam'ı bilmiyordur ya da kabullenemiyordur.
böyle bir düzene bir kadın neden, nasıl inanmalı?
(bkz: yeni nesildeki ateizm dalgası)
düzeltme: fark edebildiğim, öğrendiğim,gözüme çarpan yeni ayetler olduğunda tekrar güncellerim.
* erkek boşanabilir, ya kadın?
bakara 227. eğer (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). biliniz ki, allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
bakara 228. boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. eğer allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
bakara 229. (dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (evlilikte) tarafların allah’ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helâl olmaz. eğer onlar allah’ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. bunlar allah’ın koyduğu sınırlardır. sakın bunları aşmayın.
allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.
bakara 230. eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikâhlanmadıkça ona helâl olmaz. (bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) allah’ın koyduğu
ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. işte bunlar allah’ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.
bakara 231. kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın. bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur. sakın allah’ın âyetlerini eğlenceye almayın. allah’ın üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek için indirdiği kitab’ı ve hikmeti hatırlayın. allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki allah her şeyi hakkıyla bilendir.
bakara 232. kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle anlaştıkları takdirde, eşleriyle (yeniden) evlenmelerine engel olmayın. bununla içinizden allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. allah bilir, siz bilmezsiniz.
* kadınlara değil, sadece erkeklere hitap ediyor. kadınların fikri isteği olamazmış gibi.
bakara 187. oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. allah, (ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. artık eşlerinize yaklaşın ve allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. sonra da akşama kadar orucu tam tutun. bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. bunlar, allah’ın koyduğu sınırlardır. bu sınırlara yaklaşmayın. allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.
* kadının şahitliği yarım sayılıyor, biri unutursa diğeri hatırlasın diye 2 kadın ancak 1 insan ediyor:
bakara - 282
ey âmenû olanlar! birbirinize belirli bir süreye kadar borç verdiğiniz zaman onu yazın (senet yapın). aranızda bir kâtip onu adaletle yazsın. ve kâtip, allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, aynı şekilde yazsın. izerinde hak bulunan (borçlu) da yazdırsın. ve rabbi olan allah'a karşı takva sahibi olsun (ve emirlerinden sakınsın) ve ondan bir şey eksiltmesin. fakat, eğer üzerinde hak olan (borçlu) olan kişi, sefih (aklı ermeyen) veya zayıf (küçük, güçsüz) ise veya kendisi onu (söyleyip) yazdıramayacak bir durumda ise o taktirde velisi onu adaletle yazdırsın. ve erkeklerinizden iki kişiyi şahit tutun. fakat eğer iki erkek bulunamıyorsa, o zaman şahitlerden razı olacağınız bir erkek ve iki kadını (şahit) tutun ki ikisinden biri unutursa o taktirde, diğeri ona hatırlatır. şahitler çağrıldıkları zaman (şahitlikten) kaçınmasınlar. borç büyük olsun, küçük olsun vadesine kadar onu yazmaktan usanmayın. işte bu, allah'ın katında en adil ve şahitlik için en sağlam, şüphe etmemeniz için en yakın olandır. ancak aranızda devretmeye hazır olan peşin bir ticaret (alım-satım) ise, o zaman bunu yazmamanızdan dolayı sizin üzerinize bir günah yoktur. alım-satım yaptığınız zaman da şahit tutun. kâtibe (yazıcıya) ve şahitlere bir zarar verilmesin. eğer bunu yaparsanız (bir zarar verirseniz) bundan sonra o mutlaka sizin için bir fısk olur. allah'a karşı takva sahibi olun. allah size öğretiyor. ve allah, her şeyi en iyi bilendir.
eğer ki bir kadın olarak tam olduğunu düşünürsen islama karşı çıkmış olursun.
aynı zamanda kadına şiddete karşı çıkanlar ve kadın ile erkeğin eşit olduğuna inananlar allah'ın sözüne karşı çıkmış olurlar.
bakara-223
kadınlar sizin ekeneğinizdir(tarlanızdır); ekeneğinize hangi taraftan isterseniz oradan varın. kendiniz için de önceden hazırlık yapın. allah’tan sakının ve bilin ki o’na kavuşacaksınız. müminleri müjdele.
islamda kadını yeri denilince, müslümanların söyledikleri ilk söz islamda kadının yerinin kanıtı olmadığıdının kanıtıdır.
"cennet anaların ayakları altındadır"
cennet kadınların ve kız çocuklarının ayakları altında değildir; kadın ancak doğurmuş kadınların ayakları altındadır. anne olursan cenntte yerin var; ama doğurmayı tercih etmezsen, doğuramazsan üzgünüm,dinde pek yerin yok
nikahta zorunluluk olmamakla birlikte en fazla bir erkek dört kadına nikah kıyabiliyormuş. lakin cariye almak sınırsızmış. cariyeyle artık ne yaparsın o sana kalmış. ben demiyorum islam hukuku diyormuş
link
nisâ-3
yetimlerin hakkına riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. haksızlık etmekten korkarsanız tek kadın veya mülkiyetinizde bulunan câriye ile yetinin; bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.
"yani becerebilirsen evi küçük gelin, ortanca gelin, büyük gelin... diye donat eğer kumaları alamıyorsan cariyelerle takıl,yetin"olarak anlıyorum ben.
nisâ-34
allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. sâliha kadınlar allah’a itaatkârdırlar. allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü allah yücedir, büyüktür.
sonuç olarak islam'da kadın, erkeğin buyruğunda, doğurmak, yemek pişirmek, evin işlerini yapmak dışında rolü olmayan, mümkünse evinde oturması, başka erkekler tarafından görülmemesi istenen bir varlıktır. bunun aksini söyleyen ya islam'ı bilmiyordur ya da kabullenemiyordur.
böyle bir düzene bir kadın neden, nasıl inanmalı?
(bkz: yeni nesildeki ateizm dalgası)
düzeltme: fark edebildiğim, öğrendiğim,gözüme çarpan yeni ayetler olduğunda tekrar güncellerim.
devamını gör...
yazarların vatan için yaptıkları
twitter adliyesinde yine hak arayanlara (gücüm yettigince) destek verdim .
devamını gör...
cenk erdem
erdem : "cenk bey, dingil kelimesini bir cümle içerisinde kullanabilir misiniz?"
cenk : "tabi... dün akşam muhitdingillerdeydik"
orantısız zeka.
cenk : "tabi... dün akşam muhitdingillerdeydik"
orantısız zeka.
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
sizin odayı kapatıyoruz diye bizi en üst kata taşınmak zorunda bırakmışlardı. bütün eşyaları güç bela taşıyıp yerleştikten sonra vazgeçtik kapatmıyoruz demişlerdi. bir daha eski odamıza taşınmıştık.
devamını gör...
telefonunu şarj aleti ile sarj eden tip
başka şarj etme yöntemi varsa bilmek isterim açıkçası.
devamını gör...
zengin gösteren şeyler
bizim nesil için kesinlikle pringles’tır.
devamını gör...
sunroof
hayatımda hiç arabam olmadı, hiç araba satın almayla falan uğraşmadım dolayısıyla ama ben de eğer araba alacak olursam kesinlikle sunroofu olup olmadığına bakarım.
sunroof olmadan olmaz bir arabada.
o rüzgar püfür püfür gelecek, sıcak havalarda kurtarıcımız olacak ki rahat edelim bir ton para bayıldığımız arabamızda.
sunroof olmadan olmaz bir arabada.
o rüzgar püfür püfür gelecek, sıcak havalarda kurtarıcımız olacak ki rahat edelim bir ton para bayıldığımız arabamızda.
devamını gör...
unutulmayan lise anıları
okuduğumuz okulda tek yumurta ikizi kızlar var, acayip güzeller. allah överek yaratmış, çok zaman ve emek harcamış.
biz de iki kafadar sürekli beraber takılıyoruz, kızlardan da müthiş etkilenmişiz, kızlar da bunu biliyorlar.
punduna getirip sohbet etmek istiyoruz, bir gün fırsat yakaladık ve kızların yanına gittik, arkadaş söze girdi, biz sizlerden çok hoşlanıyoruz diye bağlama çekmeye başladı, kızlar kıkırdayarak dinliyorlar, nihayetinde birisi, hanginiz kimden hoşlanıyor dedi ve bizim salak arkadaş bombayı patlattı, "farketmez" dedi.
kızlar tabii siktiri çektiler.
olm niye öyle dedin manyak mısın dediğimde, ulan tek yumurta ikizi, tıpatıp aynılar, ne farkedecek, demişti.
hayatımın en rezil günüydü.
hangisi ayşe hangisi neşe bilmiyorduk tabi ama kızların bizden piç olduğunu anlamıştık.
biz de iki kafadar sürekli beraber takılıyoruz, kızlardan da müthiş etkilenmişiz, kızlar da bunu biliyorlar.
punduna getirip sohbet etmek istiyoruz, bir gün fırsat yakaladık ve kızların yanına gittik, arkadaş söze girdi, biz sizlerden çok hoşlanıyoruz diye bağlama çekmeye başladı, kızlar kıkırdayarak dinliyorlar, nihayetinde birisi, hanginiz kimden hoşlanıyor dedi ve bizim salak arkadaş bombayı patlattı, "farketmez" dedi.
kızlar tabii siktiri çektiler.
olm niye öyle dedin manyak mısın dediğimde, ulan tek yumurta ikizi, tıpatıp aynılar, ne farkedecek, demişti.
hayatımın en rezil günüydü.
hangisi ayşe hangisi neşe bilmiyorduk tabi ama kızların bizden piç olduğunu anlamıştık.
devamını gör...
pame radyo yayını
pame'de bu hafta ada şarkıları var!
yazın ortalarına doğru yaklaştığımız şu günlerde ege'nin adalarına doğru müzikal bir yolculuk yapmaya ne dersiniz?
yaz ortasında hep birlikte bir sofra etrafında dans edip şarkı söyleyen bir kalabalık içinde olduğunuzu hayal edin. eski yeni hikayelerin anlatıldığı şarkılara eşlik eden harika vokaller, sizi ayağa kaldırıp dans ettirecek ritmlerin bol olduğu eserlerin yanı sıra yer yer iki ülke arasında kalmış bir denizin hüzünlü ama en güzel hallerine tanıklık etmiş şarkılar yer alacak bu haftaki temamız içerisinde. farklı adalara ait nisiotikalar ve onların modern yorumlarının yanı sıra adalara dair yazılmış eserlerin de yer alacağı bu haftaki bölümümüzle bir süreliğine eğlenmeyi, yeni haftaya şahane başlamayı deneyeceğiz, belki olur. *
saganaki cheese greek salad ouzo pame radyo yayını tasvirinin yayın kısmı bende, eğlenmek sizde diyerek hatırlatayım, pame radyo yayını bu akşam saat 22:30'da sözlük radyosunda!
yazın ortalarına doğru yaklaştığımız şu günlerde ege'nin adalarına doğru müzikal bir yolculuk yapmaya ne dersiniz?
yaz ortasında hep birlikte bir sofra etrafında dans edip şarkı söyleyen bir kalabalık içinde olduğunuzu hayal edin. eski yeni hikayelerin anlatıldığı şarkılara eşlik eden harika vokaller, sizi ayağa kaldırıp dans ettirecek ritmlerin bol olduğu eserlerin yanı sıra yer yer iki ülke arasında kalmış bir denizin hüzünlü ama en güzel hallerine tanıklık etmiş şarkılar yer alacak bu haftaki temamız içerisinde. farklı adalara ait nisiotikalar ve onların modern yorumlarının yanı sıra adalara dair yazılmış eserlerin de yer alacağı bu haftaki bölümümüzle bir süreliğine eğlenmeyi, yeni haftaya şahane başlamayı deneyeceğiz, belki olur. *
saganaki cheese greek salad ouzo pame radyo yayını tasvirinin yayın kısmı bende, eğlenmek sizde diyerek hatırlatayım, pame radyo yayını bu akşam saat 22:30'da sözlük radyosunda!
devamını gör...
geceye bir poyraz karayel repliği bırak
“dünyada her sene satılan kitap sayısı yüzde on iki azalıyor. üç nesil sonra dostoyevski’yi, tanpınar’ı hiç duymamış hayatı twitter’dan dizi takip etmek olan gençler sokakları dolduracak. canlı bombalar bile daha az tehlikeli.”
devamını gör...
bakire olmayan kadınla evlenmek
biz ekşi sözlükteki cinsiyetci,ayrımcı başlıkları eleştiriyoruz ve yeriyoruz siz ekşi sözlüğü buraya taşıyorsunuz yapmayın.
devamını gör...
futbolu bırakmasına en çok üzüldüğünüz futbolcu
türkiye'de bursaspordan başka takımda oynamam demiş olup gerçekten türkiyede bursaspordan başka takımda oynamamış. bursada bursasporun antrenman tesislerine heykeli dikilen ve şu an bursa şehrine türk vatandaşı olmak için 2 ay kalacak olan bursasporun arjantinli efsane 10 numarası.(bkz: pablo martin batalla)
devamını gör...
delice sevişirken kapıya gelen komşu
sevişmeyi gürültü yapmak , ne kadar bağırabiliyorsa o kadar iyi s..tiğini sanan bir ergenin açacağı bir başlıktı bravo
devamını gör...
yuvayı dişi kuş yapar baskısı
(bkz: yuvayı dişi kuş yapar)
başlık açma nedenimse içimi dökmek. sevgili yazarlar* bu cümleyi erkekler çoğunlukla kadınlara yük bindirmek, kendi sorumsuzluklarını kadına yüklemek için kullanmaktadırlar. özellikle karadeniz bölgesinde görebileceğiniz bir şeydir bu durum. * boşanırsın kadın ilişkiyi yürütememiştir olur çoğunlukla. ne de olsa yuvayı yapan dişi kuştur. ilk bakışta romantik gibi dursa da yıllar sonra anlarsınızki aslında çoğu yük sizin omuzlarınızdadır artık.
(bkz: sözüm meclisten dışarı)
başlık açma nedenimse içimi dökmek. sevgili yazarlar* bu cümleyi erkekler çoğunlukla kadınlara yük bindirmek, kendi sorumsuzluklarını kadına yüklemek için kullanmaktadırlar. özellikle karadeniz bölgesinde görebileceğiniz bir şeydir bu durum. * boşanırsın kadın ilişkiyi yürütememiştir olur çoğunlukla. ne de olsa yuvayı yapan dişi kuştur. ilk bakışta romantik gibi dursa da yıllar sonra anlarsınızki aslında çoğu yük sizin omuzlarınızdadır artık.
(bkz: sözüm meclisten dışarı)
devamını gör...
17 aralık 2020 yönetimin açıklamasının beni çok mutlu etmesi
gayet anlaşılır ve net biçimde ifade edilmesinden dolayı 10 üzerinden 10 verdiğim bir açıklamadır. resmen yapısal reformdur. kgb ajanı muhabbetine önce de gülmüştüm şimdi de güldüm.* malum yazar sonuca ulaşınca bizi de bilgilendirsin benjamin’in kgb ajanı olup olmadığı konusunda lütfen, rica ediyorum.*
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
barış manço-nane limon kabuğu.
devamını gör...
virginia woolf
eşine yazdığı veda mektubu ile tanıdığım yazar. 28 mart 1941
sevgilim,
yeniden delirmekte olduğumdan şüphem yok: böyle korkunç bir dönemi bir kez daha kaldıramayacağımızı hissediyorum. aynı zamanda, bu kez toparlanmayı başaramayacağımı da seziyorum. yeniden sesler işitmeye başladım ve dikkatimi toplayamıyorum.
bu durumda bana en doğru görünen şeyi yapıyorum. bana olabilecek en büyük mutluluğu yaşattın. benim için başka kimsenin olamayacağı insan oldun. iki varlığın bu korkunç hastalık gelene kadar olduğumuzdan daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. daha fazla mücadele edemeyeceğim. senin hayatını da ziyan ettiğimi biliyorum. ben olmasam çalışabilirdin. çalışacaksın da, biliyorum.
görüyorsun, doğru dürüst yazmayı bile başaramıyorum. okuyamıyorum. söylemek istediğim, hayattaki tüm mutluluğumu sana borçlu olduğum. bana karşı her zaman tam bir sabır timsali oldun ve inanılmaz iyiydin. sana bunları söylememe gerek yok — herkes biliyor zaten.
beni kurtarabilecek biri olsaydı, o sen olurdun. hiçbir şeyden senin iyiliğinden olduğu kadar emin olmadım. hayatını ziyan etmeye daha fazla devam edemem. kimselerin bizden daha mutlu olabileceğini sanmıyorum.
v.
sevgilim,
yeniden delirmekte olduğumdan şüphem yok: böyle korkunç bir dönemi bir kez daha kaldıramayacağımızı hissediyorum. aynı zamanda, bu kez toparlanmayı başaramayacağımı da seziyorum. yeniden sesler işitmeye başladım ve dikkatimi toplayamıyorum.
bu durumda bana en doğru görünen şeyi yapıyorum. bana olabilecek en büyük mutluluğu yaşattın. benim için başka kimsenin olamayacağı insan oldun. iki varlığın bu korkunç hastalık gelene kadar olduğumuzdan daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. daha fazla mücadele edemeyeceğim. senin hayatını da ziyan ettiğimi biliyorum. ben olmasam çalışabilirdin. çalışacaksın da, biliyorum.
görüyorsun, doğru dürüst yazmayı bile başaramıyorum. okuyamıyorum. söylemek istediğim, hayattaki tüm mutluluğumu sana borçlu olduğum. bana karşı her zaman tam bir sabır timsali oldun ve inanılmaz iyiydin. sana bunları söylememe gerek yok — herkes biliyor zaten.
beni kurtarabilecek biri olsaydı, o sen olurdun. hiçbir şeyden senin iyiliğinden olduğu kadar emin olmadım. hayatını ziyan etmeye daha fazla devam edemem. kimselerin bizden daha mutlu olabileceğini sanmıyorum.
v.
devamını gör...
buz sıcağı
fatih murat arsal kitabı.
35 yaşında başarılı bir beyin cerrahı ile 23 yaşında ki güzel öğrenci zeynep’in aşk serüvenini konu alıyor.
hedeflerine erişmiş, başarılı bir doktordu. hayattan hiçbir beklentisi kalmamıştı. büyük evinde tek başına yaşamaktan, soğuk ameliyathanesinden, az dostu olmasından, sevgisiz ilişkilerinden memnundu. tesadüfen otomobiline aldığı bir kızın sorumluluğunu neden üstlenecekti ki? katılaşmış kalbini yumuşatan neydi bilmiyordu! genç kızın boyun eğmeyen cesur ruhu mu? yeşil gözlerinin sıcacık pırıltıları mı? buz gibi ruhunu ısıtan neşeli gülüşleri mi?
35 yaşında başarılı bir beyin cerrahı ile 23 yaşında ki güzel öğrenci zeynep’in aşk serüvenini konu alıyor.
hedeflerine erişmiş, başarılı bir doktordu. hayattan hiçbir beklentisi kalmamıştı. büyük evinde tek başına yaşamaktan, soğuk ameliyathanesinden, az dostu olmasından, sevgisiz ilişkilerinden memnundu. tesadüfen otomobiline aldığı bir kızın sorumluluğunu neden üstlenecekti ki? katılaşmış kalbini yumuşatan neydi bilmiyordu! genç kızın boyun eğmeyen cesur ruhu mu? yeşil gözlerinin sıcacık pırıltıları mı? buz gibi ruhunu ısıtan neşeli gülüşleri mi?
devamını gör...
başkaları eğleniyor ben mutsuzum hissi
özellikle sosyal medya kullanımının artmasıyla kronikleşmiş bir durumdur.
insanların normalden çok daha fazla abartılı görüntüler paylaşması ile birlikte bunu gören diğer kişilerin ben neden böyle değilim düşüncesini ister istemez sordurmasıyla başlar.
burada düşünülmesi gereken en doğru düşünce ise herkesin her zaman mutlu olamayacağı, hayatın inişleri ve çıkışlarının normal olduğu fikridir.
bir de bunun için mümkün olduğunca sosyal medyadan uzak durmak insanı dinginleştirebilir.
insanların normalden çok daha fazla abartılı görüntüler paylaşması ile birlikte bunu gören diğer kişilerin ben neden böyle değilim düşüncesini ister istemez sordurmasıyla başlar.
burada düşünülmesi gereken en doğru düşünce ise herkesin her zaman mutlu olamayacağı, hayatın inişleri ve çıkışlarının normal olduğu fikridir.
bir de bunun için mümkün olduğunca sosyal medyadan uzak durmak insanı dinginleştirebilir.
devamını gör...
