toplumda kadınların huzurunu bozan, dolayısıyla sosyal hayatın da kalitesini düşüren, en sinir olduğum iticilikleri,
bir kadının kişisel neşesini kur zannetmeleridir, kadının her hareketini üstüne alınmak için pusuda beklediğinden, herşeyi üstüne alınır, kadın bir işmi başarmış da keyfi yerinde, yoksa kendisine kurmu yapıyor, ne anlatıyor anlamaz, işte bu ikisini ayıramayacak kadar nasıl uyuşuyor o beyin, nerde kalıyor bunların iradesi, karakteri? cevap veriyorum, geride,
daha geride, çok geride maalesef...

*sadece erkek olarak dünyayada varlığını sürdürmesi, önce insan sonra erkek olamaması, başka bir duyusunu, algısını gram geliştirmemesi, geliştirme gereği duymaması daha vahim aslında, erkeklik odaklı yaşadığının "farkında" bile olmaması...
kadını da sadece "dişi insan" olarak algılaması, sanırım bilinçaltlarına kaydettikleri tanımlarla öğrendikleri şeyler yanlış, kadın görür görmez o kayıtlara bağlanıyorlar, onları değiştirmek de, öyle hapla ameliyatla olan birşey değil, yinede allahtan umut kesilmez.
devamını gör...

geçmeden dünyadan
geç dünyadan gülümseyerek.
devamını gör...

bir soruyu yanıtlarken ya da bir olayı aktarırken; biraz da korku ve endişe, sorumluluktan kaçma gibi nedenlerle kesin ve net olamayan, 'ne şiş yansın ne kebap' tarzında konuşan, genelde kişiliği gelişmemiş insan türünde sık rastlanan durum. bu türe dahil insan nüfusu oldukça fazladır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bilgisayar donunca aniden reset atmak suretiyle yediğim halt.
işletim sistemi windows 7 professional. buyrunuz görseller:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
babam gelmeden seri taktik lütfen sözlük. geçen yanlışlıkla driverları silmiştim tamire gitti. bu sefer çok kızar lütfen seri yardım. mesaj kutum an itibariyle açık.
edit: dalga geçmeyin * fırça yiyeceğim diyorum. yok mu pcden anlayan insan evladı?
devamını gör...

üzücü bir gerçektir fakat (bkz: maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi)'ne baktığımızda insanın yaşamını idame ettirmesi için belli başlı ihtiyaçları gidermesi gerektiğini görürüz. ülkemiz şartlarında hiyerarşinin en temelindeki ihtiyaçları bile gidermek zorken piramidin tepesine yükselmek gün geçtikçe daha güç hale geliyor. elbette bu bir bahane değil fakat insanlar önce yaşamaya çalıştıkları için okumaya fırsat bulamıyorlar. birde genel olarak "okuduğunda hiçbir şey olamama" algısı insanların beynine yerleştiğinden ve okumanın bir faydasını göremediklerinden okumaya herhangi bir zaman ayıramıyorlar.
okumak boş zaman aktivitesi değildir, önemli bir iştir ve kendisine özel zaman ayrılması gerekir lakin ülkemizdeki insanlar zamanlarını okumaya ayırmak yerine kendilerince daha faydalı işlere ayırmayı yeğliyorlar.
devamını gör...

profesyonel kahve demleyicilere* sorduğunuzda kahvenin demlenmesine etki eden 15-20 parametre olduğunu söyleyecektir. bu rehber amatör ruhla oluşturulmuş, amatörlere hitap eden bir yaklaşımda olacaktır.

kahve 101 başlıyor.

1. kahve seçimi
en önemli konudur. bu konuyu tabii ki damak zevkiniz belirler. herkesin kahve zevkine kimseler karışamaz. amma lakin ki öyle değildir.* zincir kahvecilerin* kahvesini beğenebilirsiniz. "işte kahve budur." diyebilirsiniz. daha iyisini içene kadar en iyisi bu diyebilirsiniz. içtiğimiz şey gerçekten kahve midir?

zincir kahvecilerde kahve tüketimi çok fazla olduğundan ve tüm şubelere dağıtıldığından, süreçlerin uzaması kahvenin bayatlamasına neden olabileceği düşünüldüğü için kahve çekirdekleri aşırı şekilde kavrulur. bu kavrulma kahvenin bütün aromasını alır götür. kömür gibi kahve olmaz. olmamalı. kahve rengi diye bir renk var. bu rengi göremezsiniz. ayrıca kullanılan kahve çekirdeklerinin çok kaliteli olduğunu söyleyemeyiz.

çare: 3. nesil kahveciler. kimileri 3. dalga kahveciler der. son zamanlarda sayılarının çok fazla arttığını söylersek yanlış olmaz.
(bkz: 3. nesil kahvecilik)

2. kahveyi öğütme
ikinci önemli konumuz.
kahve demleme tekniğine göre öğütülmesi elzemdir. french press için öğütülmüş kahve moka pot'ta kullanmanız önerilmez. öğütücünüz yoksa kahveyi aldığınız yere demleme metoduna göre öğütülmüş olarak alabilirsiniz. unutmayın, kahveyi öğüterek aldığınızda o kahveyi maksimum 2 hafta içinde tüketmeniz önerilir. çünkü öğütülmüş kahve daha hızlı şekilde bayatlar.

3. su profili
ph değeri 7 olanı uygundur. su ne çok sert ne de çok yumuşak olmalıdır. ne diyorsun sen değişik diyenler için musluk suyu kullanmayın yeter. içme suyu ile demlemek gerekiyor.
ayrıca demleme sıcaklığı olarak 92-96 derece arasında olmasına dikkat etmek gerekiyor. bilmemiz gereken şey kahve kaynar suyla demlenmez. herkesin evinde dereceli su ısıtıcısı olmayabilir. kaynamış olan suyu 1 ila 1,5 dakika arasında bekletin. 95 derecelere inecektir. şimdi demlemeye hazırız.

4.demleme metodu
kahve demlemenin iki çeşidi vardır.
immersiyon kısaca sıvıya daldırmak diyebiliriz. örneğin; french press, aeropress.
filtrasyon bir filtreden geçirilerek yapılır örneğin; v60, chemex

demleme metodlarını hafiften serte doğru şu şekilde sıralayabiliriz.

(bkz: chemex)
(bkz: sifon)
(bkz: v60)
(bkz: aeropress)
(bkz: french press)
(bkz: moka pot)
(bkz: espresso)
(bkz: ibrik)

yukarıdaki sıralamaya göre, chemex ile ne kadar berrak ve aromatik tatlar alabilirken ibrik ile de daha gövdeli ve bulanık(telveli) olacaktır.

benim favori demleme metodum v60. ayrıca chemex'e karşı boş olmadığımı belirtmem lazım. kendisini seviyoruz.

şimdi de biraz filtrelerden bahsedelim.

üç çeşit filtre tipi vardır. filtre kağıdı, bez filtre ve metalik filtre
filtre kağıdı en çok kullanılandır. doğal ve beyazlatılmış şekilde bulunabilir. tat vermeme açısından beyazlatılmış kağıt tavsiye edilir. benim kimyasalla işim olmaz, ben doğal severim diyenler kağıdı iyi bir şekilde yıkaması gereklidir. kağıt kokusu ve tadı kahveye geçiyor.

5. kahve su oranı
en bilindik oran her 1 gram kahveye karşılık 16 gram su eklemek. elbette bu oranı sizin damak zevkiniz belirleyecektir. 15 g. ile 17 g. arasında denemeler yapabilirsiniz ya da bu rakamların dışına çıkabilirsiniz. her deneme için not tutmak bir sonraki denemeniz için referans oluşturacaktır.

olmazsa olmazımız: hassas tartı

6. demleme süresi
her demleme metodunun kendine ait bir süresi vardır. bu sürelere bağlı kalmaya çalışın. sürelerin çok üzerine çıkılırsa over-extraction(fazla demlenmiş) olur. alacağınız tat bitter diye tabir edebileceğimiz acı ya da yanık bir tat olacaktır.
sürelerin altında kalırsa under-extraction (az demlenmiş) olacaktır. tatlı aromaları alamadığınız daha çok ekşi bir tat olacaktır.

chemex - 3,5 dk ile 4 dk arasında
sifon - 1,5 dk
v60 - 2,5 dk ile 3 dk arasında
aeropress - 1,5 dk
french press - 4 dk
moka pot - 1 dk
ibrik - 1 dk

demleme sürelerine bağlı kalınırsa kahveden alınması gereken aromaları alır ve mükemmel tadı yakalayabilirsiniz.

not: demleme esnasında su akışını daha iyi kontrol edebilmek için kaz boyunlu demlik olması önerilir. (bkz: gooseneck kettle)

olmazsa olmazımız: kronometre ve kaz boyunlu demlik

burada kısaca değinmeye çalıştığım maddeleri demleme metodlarınıza uygulayarak, deneme yanılma ile damak zevkinize uygun sonucu bulabilirsiniz.
bunun yanında kahve ekipmanlarınızı sadece su ile temizlemeniz önerilir. bulaşık makinesinde yıkamamak ya da bulaşık deterjanı kullanmamak iyi olacaktır.

afiyet olsun.

neredeyse unutuyordum editi:

7. sevginizi katın
kahveye sevginizi katarak demlemeyi unutmayın.* kahveyi içmekten ziyade içirmek daha keyifli hale geliyor. sevdiklerinize demliyorsanız verdiği haz tarif edilemez.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben ve uykumdur. bir araya gelsek muazzam olurdur.
devamını gör...

türk dil kurumu sözlüğüne göre kurbağa;
kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.

türk dil kurumu sözlüğüne göre sanatsal;
sanatla ilgili, sanata dair.

kurbağalar ilginç hayvanlardır. bir amfibik canlı olarak bu kadar ilginç bir görüntüye sahip olmaları beklenen bir şeydir ancak bu kadar tuhaf görünümlü olup bir de üstüne hem sevimli hem rahatsız edici olmayı başarmaları araştırmalara konu edilmelidir. isviçreli bilimadamlarının meydanlara ve havaalanlarına davet ediyorum.

yukarıda bahsettiğim bu özellikleri sanatın çeşitli dallarının da ilgilisini çekmiş olacak ki bolca kurbağaya rastlarız ve biz bunlara sanatsal kurbağalar diyeceğiz.

bu kurbağalardan biri karşımıza kurbağa prens masalında çıkar. öpülmek için bir derede çaresizce bekleyen bu prens bir büyü sonucu kurbağaya çevrilmiştir ve güzel bir prensesin çaresiz busesi için bekler. ben bu masalda her zaman prensesi daha çaresiz bulurum. bir kurbağayı öpüp kendine eş olarak kabul edebilecek bir prensesin çok zor zamanlar geçiriyor olması gerekir. ve merak ettiğim şey prensesin amfibik eşi ile sonrasında nasıl bir hayat sürdüğüdür.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
diğer bir sanatsal kurbağa karşımıza osman şahin’in eserinden şerif gören tarafından 1985 yılında sinemaya aktarılan kurbağalar isimli filmde çıkar. filmde hülya koçyiğit ve talat bulut gerçekten çok iyi performanslar sergilemiştir. ancak filmi küçükken izlediğimde beni çok olumsuz etkilediğini hatırlıyorum. kurbağa toplayarak geçimini sağlamaya çalışan dul bir kadının barındığı yerde sürekli bir taciz altında yaşamasının anlatıldığı filmde kurbağalar herkesten çok başroldedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir diğer sanatsal kurbağamız ise kurbağa kermit. 1955 yılında jim henson tarafından yaratılan kermit dünyanın en ünlü kurbağalarından biridir. the muppet show’un da baş karakterlerinden biri olan kurbağa kermit susam sokağında da yer almıştır. oldukça fırlama bir kurbağa olduğunu söyleyebileceğimiz kermit aynı zamanda da iş bitirici ve harika yöneticilik özelliklerine sahip -bence- sevimsiz bir kurbağadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
başka bir sanatsal kurbağa da avusturyalı büyük yazar ve şair erich fried’in bir şiirinde çıkar karşımıza:

oğlanlar şakadan taşlıyor kurbağaları, kurbağalar cidden ölüyor.

benim için ezberimden hiç düşmeyen cümledir bu. her şeyin ifadesidir belki de dünyada olup biten. bana nedense hep sabahattin ali’nin ayran isimli öyküsünü hatırlatır. biz öylesine yaparız bazı şeyleri. o öylesine yapılan bazı şeyler başkalarının ömrünü törpüler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ball state üniversitesinin kampüsünde bir havuzun içinde bulunan frog baby çeşmesi ise başka tür bir sanatsal kurbağadır. edith barretto stevens parson tarafından yapılan ve bence mükemmel bir sanatsallığa sahip olan bu heykelin işi şans getirdiğine inanılır ve insanlar için bir buluşma noktası kabul edilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
son olarak da barış bıçakçı, behçet çelik ve ayhan geçgin’in e-mail aracılığıyla yaptıkları edebiyat sohbetinin kitaplaşmış halinin adından geçer bir sanatsal kurbağa. ben bu kitabı okurken sanki bu üç yazarlar üsküdar’da bir çay bahçesinde ya da ankara’da bir parkta oturup sohbet etmiş gibi hissetim. müthiş samimi ve akıcı bir kitaptı ve bu kitabın adı benim bu tanımımın da noktası olsun:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kurbağalara inanıyorum.
devamını gör...

bir haftadır nickaltısı sadece öğrencisi tarafından şenlendirilen yazar.
bu kadar mı gözden uzak olunca gönülden de ırak olunuyor? üzdün sözlükçüm...
devamını gör...

yoga yapmak için değil de normal spor yapmak için kullandığım eşyadır.
devamını gör...

pandemi başladığından beri en çok yapmak istediğim şeylerden birisi bu sanırım. kulaklığımı takıp hiç gitmediğim daha önce hiç bilmediğim bi şehirde dolaşmak, orayı tanımak ya da istanbulda bi sahil boyunca yürümek, parklarda yeşilliklerde oynayan çocukların o bitmeyen mutluluğuna hayran olmak, kuzguncuk ve balat gibi ara sokaklarıyla renkli evleriyle bile insanı büyüleyen yerleri gezmek, dolaşmak, müziğimle beraber düşüncelerimde kaybolmak istiyorum. içim rahat bi şekilde gezmeyi, yürümeyi ve deniz havası almayı o kadar özledim ki*.
devamını gör...

saksı isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

sözlükte 'söz geçirme gücü, otorite' anlamına gelen sözcüktür.

aynı zamanda 'geçme, işleme, etki etme' anlamına da gelir.
devamını gör...

böyle başlıklara hep sabahattin ali cevabı verdiğim için biraz da günümüz yazarlarından sevdiğim hakan günday'ın alıntılarından birini paylaşayım dedim.

''çünkü eğer bu dünyada bir yerlerde, insanlar çocukları bombalıyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. o dünya zaten yanmış çocuk eti kokardı. eğer bir yerlerde, başka çocuklar açlıktan geberip gidiyorsa, bunu da bilmeye gerek yoktu. o dünyanın zaten açlıktan nefesi kokardı."
devamını gör...

kimine göre uzun, kimine göre kısa süreli sayılabilecek bir kafa izninden sonra aramıza dönmüş yazar. neden gitti? niye gitti? nasıl gitti? ne zaman gitti? hasılı gitti. ama geldi.
geldi mi? geldi.
kedianası. ünvanını hakediyor olacak ki kedili girdileri pek bir okunası. bazen üzüyor, bazen sevindiriyor, bazen de sevindirirken üzüyor. öylesine garip.
kendisi son zamanlarda filmli ve dizili girdileri ile de gözüme girdi. takdir ettim, aferin verdim, üç evetle yolladım. kargo şirketi yolda kaybetmiş…

neyse efendim, umarım yazmaya devam eder de kafa izni almaz tekrar. hem ne izni bu günlerde. sıcak var sıcak! biraz bekle, havalar soğuyunca çıkarsın *
devamını gör...

ben buradan devam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

havası ile kızına güven olmayan bu şehirde birisi gevrek fırının ağzını açmış ta biz de kabarmış boyoz misali şişmiş kalmış gibiyiz. zaten tam kapanma var diye ne çeşme yapabildik ne alaçatı hepimiz sinirden birazdan içindeki çikolatayı akıtacak bomba gibiyiz. baktık zaman geçmiyor, kendimizi bahar temizliğine verdik,
klorak ile ev temizliyoruz ama mutfağın bangosunda kurumuş domat lekeleri çıkmadığı için asfalyalarimizda attı atacak. allah'tan balkonu yikamistik da biraz çiğdem citleyip vakit öldürüyoruz.
tanım: nisan yagmurlarini mayıs ayının sonuna saklamış şehrin hava durumu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doğrunun zirvesi bir tespit. daha iki gün önce hamfendi hamfendi entryler girerek ağımı atmıştım ki misinanın tık tıklamasıyla ayıktım. dedim ulan parçacık ne halt ediyorsun? kendine gel sen harun abisin!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim