agora meyhanesi radyo yayını
yaygın görünen rüyalardan biri de, tamamlanan bir eylemin rüyada devam etmesi. recurring dreams deniyor buna literatürde. mesala, lise bitmiş ama rüyanda tekrar çağırırlar. üniversite bitmiş ama bir sorun çıkmış notlarda, tekrar okula dönmen istenir. askerden döndükten sonra üst üste tekrar askere çağrıldığımı gördüm. askerden dönen her erkeğin gördüğü klasik rüyalardan biridir bu. sanırım, meşakkatli geçen, uzun süren, zor biten şeyler, öğrencilik - askerlik vs. gerçek hayatımızda bitse bile, bilinç dışında akmaya, yaşamaya devam ediyor.
devamını gör...
bırakma kendini
müziği çok acıklı değilmi ya, bir banamı ağır arabesk geldi,
insan bir kere duyunca ister istemez takılıyor, bende dinledim birkaç gün,
sözleride kendi içinde alfa mı maço mu, yolunu bulamamış bir adamın isyanı gibi,
kadına yükselmiş orası belli, korumak istiyor, bir damla su vermiycekmiş yiğidimiz :
bana az geldi sevdiği kadın için, kötü adamlara sadece su vermemesi.
insan bir kere duyunca ister istemez takılıyor, bende dinledim birkaç gün,
sözleride kendi içinde alfa mı maço mu, yolunu bulamamış bir adamın isyanı gibi,
kadına yükselmiş orası belli, korumak istiyor, bir damla su vermiycekmiş yiğidimiz :
bana az geldi sevdiği kadın için, kötü adamlara sadece su vermemesi.
devamını gör...
criminal case
az oynamadım zamanında.
devamını gör...
kurtuluş (mini dizi)
kurtuluş savaşı'nın anlatıldığı milli bayramlarda trt'de yayınlanan dizidir. en iyi türk dizisi kurtlar vadisi vb.'ini duydukça aklıma gelir. bu kastı, bu yazımı ve söz konusu sanat-dekor işlerini hâlâ yazık ki hiç bir dizi yapamadı.
yapılmasını shp'li vekillere borçludur. onlar tarafından (1993 yılında) meclis gündemine getirilmiş, devamında oy birliği ile yayınlanması plânlanmış dizidir.
-dizinin senaryosunu nutuk baz alınarak turgut özakman (şu çılgın türklerin yazarı) yapmıştır,
-trt tarafından çekim sorumluluğu üstlenilmiştir,
-zaten ilk bölümün adı da "şu çılgın türkler"ken, 3. bölümün adı "diriliş"tir, özakman'ın daha sonra kitap başlıkları bu olacaktır.dizinin ulusalcı bir alt metin okuması bulunmaktadır. bu açıdanda aslında sonraları ortaya çıkacak olan "aman osmanlı", "canım selçuklu" tarzı akp döneminde trt'ye hazırlatılan eserlere fikir babalığı yapmıştır. ancak aradaki kalite farkı ortadadır. (kuruluş osman, diriliş ertuğrul vb. isimlerin buradan alıntı olduğunu düşünmüyor değilim)
-atlı sahneler, dönem kıyafetleri ve mimarisi açısından gerçekten güzel bir çalışma ortaya çıkmıştır.
- ankara şehir tiyatrosu ve devlet konservatuar oyuncuları'da yapımda yer almıştır.
-ankara sanat tiyatrosu'ndan (ki devrimcilerin tiyatrosudur), başta rutkay aziz gibi bir çok isim katılmıştır,
bazı oyuncular:
-müşfik kenter
-ege aydan,
- mehmet ege,
-mehmet ulay,
-savaş dinçel,
vd. isimler yer almıştır.
dizi youtube'de yayınlanmaktadır ancak trt'nin ne zaman telif atacağı merakla beklenmektedir. devamında benzer ekip cumhuriyet (mini dizi)si çekmiştir.
yapılmasını shp'li vekillere borçludur. onlar tarafından (1993 yılında) meclis gündemine getirilmiş, devamında oy birliği ile yayınlanması plânlanmış dizidir.
-dizinin senaryosunu nutuk baz alınarak turgut özakman (şu çılgın türklerin yazarı) yapmıştır,
-trt tarafından çekim sorumluluğu üstlenilmiştir,
-zaten ilk bölümün adı da "şu çılgın türkler"ken, 3. bölümün adı "diriliş"tir, özakman'ın daha sonra kitap başlıkları bu olacaktır.dizinin ulusalcı bir alt metin okuması bulunmaktadır. bu açıdanda aslında sonraları ortaya çıkacak olan "aman osmanlı", "canım selçuklu" tarzı akp döneminde trt'ye hazırlatılan eserlere fikir babalığı yapmıştır. ancak aradaki kalite farkı ortadadır. (kuruluş osman, diriliş ertuğrul vb. isimlerin buradan alıntı olduğunu düşünmüyor değilim)
-atlı sahneler, dönem kıyafetleri ve mimarisi açısından gerçekten güzel bir çalışma ortaya çıkmıştır.
- ankara şehir tiyatrosu ve devlet konservatuar oyuncuları'da yapımda yer almıştır.
-ankara sanat tiyatrosu'ndan (ki devrimcilerin tiyatrosudur), başta rutkay aziz gibi bir çok isim katılmıştır,
bazı oyuncular:
-müşfik kenter
-ege aydan,
- mehmet ege,
-mehmet ulay,
-savaş dinçel,
vd. isimler yer almıştır.
dizi youtube'de yayınlanmaktadır ancak trt'nin ne zaman telif atacağı merakla beklenmektedir. devamında benzer ekip cumhuriyet (mini dizi)si çekmiştir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
devamını gör...
her durumda çocuğunu suçlayan ebeveyn
benim babam böyle bi adam.yasadigim her olaydaki mantığı,sen kesin bir şey yapmışsındır.artık bu duruma alışsam da mantığını bi türlü anlayamadım.
devamını gör...
tuhaf takıntılar
yapılması yanlış olduğu bilinen fakat kafamızdan atamadığımız, mantık ve muhakeme ile uzaklaştırılamayan, arzu edilmeyen saplantı halindeki fikirler, tavırlar, hareketler bütünüdür.
önümde yürüyen insanları geçme çabam var. sürekli tempolu yürüyorum bu yüzden. dilim dışarıda soluk soluğa nefes almaya kadar gidiyor bu iş bazen. (burası şaka tabi.) yanlarından geçerken de dönüp yüzlerine bakıyorum. manyakça bir haz bu. yürüyüşe çıktığım zamanlar hızımı alamayıp şunu da geçeyim bunu da geçeyim derken hiç gitmediğim yerlere kadar gidiyorum bazen. (özellikle bu durum kafam bozuk, canım sıkkınken çok oluyor.) altın da bir travma mevcut büyük ihtimalle. bu ara travmalarım üzerine yoğunlaşmaya çalışıyorum ama henüz buna sıra gelemedi. durumun vahametini siz düşünün artık.
önümde yürüyen insanları geçme çabam var. sürekli tempolu yürüyorum bu yüzden. dilim dışarıda soluk soluğa nefes almaya kadar gidiyor bu iş bazen. (burası şaka tabi.) yanlarından geçerken de dönüp yüzlerine bakıyorum. manyakça bir haz bu. yürüyüşe çıktığım zamanlar hızımı alamayıp şunu da geçeyim bunu da geçeyim derken hiç gitmediğim yerlere kadar gidiyorum bazen. (özellikle bu durum kafam bozuk, canım sıkkınken çok oluyor.) altın da bir travma mevcut büyük ihtimalle. bu ara travmalarım üzerine yoğunlaşmaya çalışıyorum ama henüz buna sıra gelemedi. durumun vahametini siz düşünün artık.
devamını gör...
çok gülen kadın huzursuz kadındır
bilim dünyasına bomba gibi düşecek bir iddia ile insanlığa hizmet edecek bir tespit daha yapıyorum.
şimdi, bildiğiniz gibi kadın milletinin en çekici unsurlarından biri gülümsemeleridir.
bu gülücükler, kimi zaman "okşa beni berkecan" anlamına gelebileceği, kimi zaman "ay rica ediyorum peşimden düşün," veya "bakkal bey, iki ekmek, bir kilo pirinç, 750 gram ezine peyniri be üç tane de 75 watt'lık ampül istiyorum," anlamına da gelebiliyor. zira, bizim bu kız milleti bir gülücükle her problemi halletmeyi öğrenmiş.
neyse asıl konuya gelelim.
bir asıra yayılmış olan geniş gözlemlerime ve binlerce denekle yaptığım çalışmalara dayanarak şöyle bir çıkarımda bulunabiliyorum: "gülmeyi seven kızlar aynı zamanda kavgayı da çok seviyorlar."
ne demek şimdi bu?
gülecek kadar duygularını yoğun yaşayan bir insanın, elbette istedikleri olmadığında, sözü dinlenmediğinde, arzu ettiklerine ulaşamadığında bu kez tersine duyguları çok yoğun olarak yaşaması, sinir, öfke, kin kusması, anıra anıra bağırıp çağırıp kavga etmesi de mümkün olabiliyor. zira bu kızımız, duygularını kontrol etmeyi öğrenmemiş olduğu için, yeri gelince şuh kahkahalar attığı gibi, yeri gelince de öfkesini anıra anıra, kıra döke, psikopatça, saldırganca eylemlerle ortaya dökebiliyor.
oysa, hayatın yorduğu, görmüş geçirmiş bir kadının ne gülmeye mecali vardır, ne de kızmaya, sinir yapmaya enerjisi kalmıştır. başka bir kadının çok güleceği bir duruma kuru bir tebessümle karşılık verirken, başka bir kadının sinir krizleri geçireceği durumları da, bezgin bir içgeçirişle karşılayıp yoluna gittiğini görebiliriz.
dolayısıyla, hayatında huzur arayan erkekler için, az gülen kadınların doğru bir tercih olacağını söylemek yanlış olmayabilir.
gerçi huzura değer veren bir erkek için en kesim çözüm, kadınsız bir hayattır ama sonuçta gençsiniz, şapşalsınız, aşıksınız, illa da bir kadın istiyorum diye tutturuyorsunuz; onun için söylüyorum.
şimdi, bildiğiniz gibi kadın milletinin en çekici unsurlarından biri gülümsemeleridir.
bu gülücükler, kimi zaman "okşa beni berkecan" anlamına gelebileceği, kimi zaman "ay rica ediyorum peşimden düşün," veya "bakkal bey, iki ekmek, bir kilo pirinç, 750 gram ezine peyniri be üç tane de 75 watt'lık ampül istiyorum," anlamına da gelebiliyor. zira, bizim bu kız milleti bir gülücükle her problemi halletmeyi öğrenmiş.
neyse asıl konuya gelelim.
bir asıra yayılmış olan geniş gözlemlerime ve binlerce denekle yaptığım çalışmalara dayanarak şöyle bir çıkarımda bulunabiliyorum: "gülmeyi seven kızlar aynı zamanda kavgayı da çok seviyorlar."
ne demek şimdi bu?
gülecek kadar duygularını yoğun yaşayan bir insanın, elbette istedikleri olmadığında, sözü dinlenmediğinde, arzu ettiklerine ulaşamadığında bu kez tersine duyguları çok yoğun olarak yaşaması, sinir, öfke, kin kusması, anıra anıra bağırıp çağırıp kavga etmesi de mümkün olabiliyor. zira bu kızımız, duygularını kontrol etmeyi öğrenmemiş olduğu için, yeri gelince şuh kahkahalar attığı gibi, yeri gelince de öfkesini anıra anıra, kıra döke, psikopatça, saldırganca eylemlerle ortaya dökebiliyor.
oysa, hayatın yorduğu, görmüş geçirmiş bir kadının ne gülmeye mecali vardır, ne de kızmaya, sinir yapmaya enerjisi kalmıştır. başka bir kadının çok güleceği bir duruma kuru bir tebessümle karşılık verirken, başka bir kadının sinir krizleri geçireceği durumları da, bezgin bir içgeçirişle karşılayıp yoluna gittiğini görebiliriz.
dolayısıyla, hayatında huzur arayan erkekler için, az gülen kadınların doğru bir tercih olacağını söylemek yanlış olmayabilir.
gerçi huzura değer veren bir erkek için en kesim çözüm, kadınsız bir hayattır ama sonuçta gençsiniz, şapşalsınız, aşıksınız, illa da bir kadın istiyorum diye tutturuyorsunuz; onun için söylüyorum.
devamını gör...
gece vakti sokakta kartopu oynayan tip
hele kar gece yağmaya başladıysa, en iyisini yapan insandır. kar yeni yağmış, ayak basılıp çamurlanmamış, yumuşacık olduğu zamanı bulup değerlendirmiştir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının en zararlı alışkanlıkları
tatlı yemek.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının genel profili
bugünü "bu gün" şeklinde yazacak kadar alim.
devamını gör...
3 şubat 2021 uykusuz kapağı
mizah dergisi uykusuz bu hafta yayımlanan sayısında boğaziçi üniversitesi rektörü melih bulu'yu kapağa taşıdı.
uykusuz twitter hesabından derginin kapağını "nereden bakarsan bak liyakatsizsin"
sözleriyle paylaştı.

buradan
uykusuz twitter hesabından derginin kapağını "nereden bakarsan bak liyakatsizsin"
sözleriyle paylaştı.

buradan
devamını gör...
sarhoş olmak
mutlu olmanın yolu. farklı farklı türleri vardır. dinle sarhoş olmak, sanatla sarhoş olmak, edebiyatla sarhoş olmak, şarapla sarhoş olmak, aşkla sarhoş olmak. en nihayetinde, konu mutlu olmaktır.
devamını gör...
kafede kitap okuyan tip
hem kahvesini, sigarasını içip hem de okumak için evi dışında bir alanı kullanarak keyifli vakit geçiren insandır. elbette kütüphanede de okunabilir ancak biraz daha keyfine düşkünse ve aşırı odaklanması gerekmiyorsa neden kafeyi tercih etmesin?
devamını gör...
okuyana kahkaha attıracak komik espriler
çok ince ve hassas esprilerdir. bu esprileri yapmak her babayiğidin harcı değildir.
şimdi size babayiğit olduğumu ve çok ince espri yapmanın şahsımın harcı olduğunu ispatlamak adına, bir espri patlatacağım. fakat espriyi kendim oluşturacağım. yani başka espri değil de, kendi kafamdan uydurduğum bir espri yapacağım.
ilk önce kahkaha attıracak bir espri üretmek için, ne lazım, çok da bilinmeyen bir şey veya bir kişi lazım. yani esprilerde kullanılacağını tahmin etmeyeceğiniz herhangi biri. mesela, eyşan olsun. hani ezel dizisindeki olan eyşan. herhalde eyşanla ilgili komik bir espri duymamışsınızdır. sadece caps görmüşsünüzdür. şimdi efendiler,
eyşanla ilgili ne espri yapılabilir? düşündüm, düşündüm ve buldum.
öncelikle sizlere bu komik espriyi takdim etmekten onur ve gurur duyduğumu belirtmek isterim. çok düşündüm, bunun için farklı farklı yabancı ansiklopediler okudum ve sonunda hazırım.
-eyşan!
eyşan: efendim?
-sana demedim, şan'a dedim.
hani, ey şan! diye.
ahahahahaha....oglum ya..yapmayın lan böyle şeyler. yüreğime iniyordu az daha..
şimdi size babayiğit olduğumu ve çok ince espri yapmanın şahsımın harcı olduğunu ispatlamak adına, bir espri patlatacağım. fakat espriyi kendim oluşturacağım. yani başka espri değil de, kendi kafamdan uydurduğum bir espri yapacağım.
ilk önce kahkaha attıracak bir espri üretmek için, ne lazım, çok da bilinmeyen bir şey veya bir kişi lazım. yani esprilerde kullanılacağını tahmin etmeyeceğiniz herhangi biri. mesela, eyşan olsun. hani ezel dizisindeki olan eyşan. herhalde eyşanla ilgili komik bir espri duymamışsınızdır. sadece caps görmüşsünüzdür. şimdi efendiler,
eyşanla ilgili ne espri yapılabilir? düşündüm, düşündüm ve buldum.
öncelikle sizlere bu komik espriyi takdim etmekten onur ve gurur duyduğumu belirtmek isterim. çok düşündüm, bunun için farklı farklı yabancı ansiklopediler okudum ve sonunda hazırım.
-eyşan!
eyşan: efendim?
-sana demedim, şan'a dedim.
hani, ey şan! diye.
ahahahahaha....oglum ya..yapmayın lan böyle şeyler. yüreğime iniyordu az daha..
devamını gör...
iko'nun sözlüğü bozması
tamam eskisinden memnun olduğumu farkettim,bir daha şikayet yok.*
işte farkındalık bu.
işte farkındalık bu.
devamını gör...
ömer faruk gergerlioğlu
ülkede yapılan hukuksuzlukları, cezaevlerindeki mağduriyetleri mecliste korkusuzca dile getiren; bu insanların sesini sağır halka bıkmadan duyurmaya çalışan hdp kocaeli milletvekili.*
devamını gör...



