süleyman soylu
bakanlık ve devlet gücünü kaybettikten sonra muhtemelen hayatı boyunca kafasını yastığa huzurla koyamayacak. sokakta şöyle güneşli bir pazar günü keyifle yürüyüş yapamayacak. öyle kaba ve siyasi terbiyeden yoksun bir kişi ki nerede ne konuşacağını hiçbir zaman bilemedi. o kadar çok insanı terörizmle suçladı o kadar çok grubu karşısına aldı ki bir mafyayı bile insanlara sempatik gösterebildi. türkiye'nin en nefret edilen siyasetçileri sıralamasında muhtemelen ikinci veya üçüncü kişi olarak devran döndüğünde kendisini sütliman bir hayat bekliyor olmayacak.
devamını gör...
martin eden
"oysa ben martin eden'in ta kendisiydim...
john barleycorn (kitap)".
john barleycorn (kitap)".
devamını gör...
pazar konseri
yıllar önce trt kanalında pazar sabahları rahmetli hikmet şimşek'in sunumuyla ekrana gelmiş olan klasik müzik konseri programı.
devamını gör...
yazarların koleksiyonunu yaptığı şeyler
plak.
devamını gör...
ucemak
on binlerce karma puanı olmasına rağmen 1 tane rozeti bile olmayan karizmatik yazar.*
devamını gör...
profil fotosunu sık sık değiştiren yazarlar
normal ve sıradan insan.
ben yapıyorum çünkü çabuk sıkılıyorum her şeyden.
ben yapıyorum çünkü çabuk sıkılıyorum her şeyden.
devamını gör...
veronika ölmek istiyor
bir (bkz: paulo coelho) kitabıdır…
kitaba ve paulo coelho’ya göre ölüm bilinci, insanı o bilinç uyanmadan önce yaşadığından çok daha yoğun yaşamaya yöneltir… kitabın ana konusu da budur anladığım kadarıyla…
20’li yaşlarında son derece genç ve güzel olan, sosyalleşme konusunda sorunu olmayan veronika isimli genç bir kadının, ne yaşanırsa yaşansın bir tarafının hep eksik kaldığı bir yaşamaktan zevk almamasıyla intihar etmesini konu almaktadır.
ilgili intihar girişimiyle hayata veda ettiğini zanneden veronika, gözlerini bir hastane odasında aralar ve işte o an başarısız bir intihar girişimi sonucunda bir akıl hastanesinde olduğunu fark eder… veronika’ya durumunu açıklamaya gelen dr. igor, veronika’ya yarım kalmış bu girişimini yakın bir zamanda tamamlayabileceğini, çünkü 1 haftalık ömrü kaldığını söyler…
haberi aldıktan sonraki ilk birkaç gün veronika için umursanmaz bir durumken, birkaç günün sonunda hastanedeki diğer hastalarla arkadaşlık ilişkisi kurmaya başlar. bunlardan bir tanesi ile duygusal bir yakınlık kurar ve olaylar gelişir…
yani abartıldığı kadar iyi bir kitap olduğundan emin değilim ama okurken beni çok yormadı açıkçası. bira masasındaki tuzlu fıstık gibi bir kitaptı. koca kitabı (koca dediğim de 198 sayfa) zaten girişteki ‘’ölüm bilinci, insanı daha yoğun yaşamaya yöneltir’’ minvalindeki cümlemle özetlemiş oldum…
bazı güzel aforizmalar da barındırıyor içinde. hatta ilgimi çeken birkaçını aşağıda sizin için paylaşayım:
‘’her insan tektir. her bireyin kendi özellikleri, içgüdüleri, farklı beğenileri, istekleri, serüven biçimleri vardır. ancak toplum her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etme eğilimindedir. insanlarsa neden bir kurala uymak zorunda olduklarını merak etmezler. bunları kabullenirler. tıpkı yazı makinesi kullananların belirli bir klavyeyi en doğrusudur sanarak benimsedikleri gibi: qwerty ’’
‘’ insanlar, başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz ederlerdi ama işin gerçeği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı. çünkü böylece, kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı…’’
‘’çok yorgunum ama uyumak istemiyorum. yapacağım çok şey var. hayatın sonsuza dek süreceğini sandığım günlerde hep ertelediğim şeyler bunlar. sonra, hayatın yaşanmaya değmeyeceğine inanmaya başlayınca da unuttuğum…’’
özetle, okunabilirliği bakımından tavsiye edebileceğim bir kitap...
kitaba ve paulo coelho’ya göre ölüm bilinci, insanı o bilinç uyanmadan önce yaşadığından çok daha yoğun yaşamaya yöneltir… kitabın ana konusu da budur anladığım kadarıyla…
20’li yaşlarında son derece genç ve güzel olan, sosyalleşme konusunda sorunu olmayan veronika isimli genç bir kadının, ne yaşanırsa yaşansın bir tarafının hep eksik kaldığı bir yaşamaktan zevk almamasıyla intihar etmesini konu almaktadır.
ilgili intihar girişimiyle hayata veda ettiğini zanneden veronika, gözlerini bir hastane odasında aralar ve işte o an başarısız bir intihar girişimi sonucunda bir akıl hastanesinde olduğunu fark eder… veronika’ya durumunu açıklamaya gelen dr. igor, veronika’ya yarım kalmış bu girişimini yakın bir zamanda tamamlayabileceğini, çünkü 1 haftalık ömrü kaldığını söyler…
haberi aldıktan sonraki ilk birkaç gün veronika için umursanmaz bir durumken, birkaç günün sonunda hastanedeki diğer hastalarla arkadaşlık ilişkisi kurmaya başlar. bunlardan bir tanesi ile duygusal bir yakınlık kurar ve olaylar gelişir…
yani abartıldığı kadar iyi bir kitap olduğundan emin değilim ama okurken beni çok yormadı açıkçası. bira masasındaki tuzlu fıstık gibi bir kitaptı. koca kitabı (koca dediğim de 198 sayfa) zaten girişteki ‘’ölüm bilinci, insanı daha yoğun yaşamaya yöneltir’’ minvalindeki cümlemle özetlemiş oldum…
bazı güzel aforizmalar da barındırıyor içinde. hatta ilgimi çeken birkaçını aşağıda sizin için paylaşayım:
‘’her insan tektir. her bireyin kendi özellikleri, içgüdüleri, farklı beğenileri, istekleri, serüven biçimleri vardır. ancak toplum her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etme eğilimindedir. insanlarsa neden bir kurala uymak zorunda olduklarını merak etmezler. bunları kabullenirler. tıpkı yazı makinesi kullananların belirli bir klavyeyi en doğrusudur sanarak benimsedikleri gibi: qwerty ’’
‘’ insanlar, başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz ederlerdi ama işin gerçeği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı. çünkü böylece, kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı…’’
‘’çok yorgunum ama uyumak istemiyorum. yapacağım çok şey var. hayatın sonsuza dek süreceğini sandığım günlerde hep ertelediğim şeyler bunlar. sonra, hayatın yaşanmaya değmeyeceğine inanmaya başlayınca da unuttuğum…’’
özetle, okunabilirliği bakımından tavsiye edebileceğim bir kitap...
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
kurgulanmış bir hayat gibidir. hayal eder, yaşamazsın/yaşayamazsın.
devamını gör...
abdullah öztürk
tekler masa tenisi final maçında güney koreli rakibi karşısında sakin sakin oynayarak yüzleri güldürmüş, maçın sonunda yaptığı sade ama dokunaklı konuşmasıyla gözleri doldurmuştur. altın madalyayı böyle güzel bir günde, zafer bayramında getirmesi ile de ayrıca gururlandırmıştır, başarıları daim olsun.*
devamını gör...
ankara'da köpekler tarafından parçalanan çocuk
haberi gördüğümden beri kanım dondu. ama başlıktaki tanımları görünce de neye uğradığımı şaşırdım.
sokaklardaki hayvanları imkanı olduğunca besleyen bir insan olarak elbette insanlara saldırmaya eğilimli hayvanların iyi koşullardaki barınaklarda bakılmasını savunuyorum ben de, itlaf edilmelerini değil ama. ki üniversitede köpekler tarafından saldırıya uğradım. bu yüzden de hayvanlardan nefret edip hiçbir yerde türcü yorumlar yapmadım. size göre yaşamaya değer görülen hayat/yaşamaya değer görülmeyen hayatlar var ve buna göre bazı canlıların hayatları hakkında söz sahibi olabileceğinizi düşünüyorsunuz. bu arada bazı çocukların yaşamlarının da bazı çocukların yaşamlarından daha değerli olduğunu düşündüğünüze o kadar eminim ki. umarım bir gün bazı insanlar da sizin hayatınızın değersiz olduğuna karar verip "telef etmek" istemezler sizi. yazık.
sokaklardaki hayvanları imkanı olduğunca besleyen bir insan olarak elbette insanlara saldırmaya eğilimli hayvanların iyi koşullardaki barınaklarda bakılmasını savunuyorum ben de, itlaf edilmelerini değil ama. ki üniversitede köpekler tarafından saldırıya uğradım. bu yüzden de hayvanlardan nefret edip hiçbir yerde türcü yorumlar yapmadım. size göre yaşamaya değer görülen hayat/yaşamaya değer görülmeyen hayatlar var ve buna göre bazı canlıların hayatları hakkında söz sahibi olabileceğinizi düşünüyorsunuz. bu arada bazı çocukların yaşamlarının da bazı çocukların yaşamlarından daha değerli olduğunu düşündüğünüze o kadar eminim ki. umarım bir gün bazı insanlar da sizin hayatınızın değersiz olduğuna karar verip "telef etmek" istemezler sizi. yazık.
devamını gör...
morg
adli tıp incelemesi veya otopsi gibi sebeplerle tutulan ölen insan bedenlerinin işlem yapılmadan önce bekletildiği hastanelerde bulunan soğuk odadır. içinde de cesetlerin muhafaza edilebilmesi için metal bölmeli dolaplar bulunur. gerekli işlem tamamlanınca, ceset, cenaze için teslim edilir.
devamını gör...
cinsel ilişki teklifini reddeden erkek
kesin petö' cüdür.*
devamını gör...
kitap kulübü hakkında her şey
kafa sözlük edebiyat topluluğu adı altında, bir araya gelmek ve faaliyetlerine başlamak amacıyla discord sunucusunu kurmuş topluluktur. hatta 16 aralık 2020 çarşamba saat 21.00'de ilk toplantısını da gerçekleştirecektir. katılmak isteyen yazarların davet linkine tıkladıktan sonra bana discord kullanıcı adını mesaj atması yeterlidir.
sunucu linki: discord.gg/6vg4esgc
sunucu linki: discord.gg/6vg4esgc
devamını gör...
aylak adam
daha bugün sevdiceğimle andık bay c’yi, sonra konu oblomov a geldi.
zebercet’i tabii ki unutmadık.
kitap konuşabileceğiniz kişiler olsun hayatınızda!
zebercet’i tabii ki unutmadık.
kitap konuşabileceğiniz kişiler olsun hayatınızda!
devamını gör...
normal sözlük’te kadın yancısı olmak
insan olmadan troll olmaya kalkan şeylerin yancısı olmaktan iyidir. tabii ki siz yine de yancı olmayın, olacaksanız da yanında duracağınız tiplere dikkat edin.
devamını gör...
normal sözlük'e veda
sözlük içerisinde gördüğüm ibretlik komik olaylar ve moderasyondaki bazı tiplerin bile kankacılık yaptığı yerde yazarlık yapmanın bir anlam ve önemi kalmamıştır. sözlüğün manifestosunda yazanlarla uygulanan kurallar arasında bir tane bile benzerlik yok. cinsiyetçilik yok deniyor ama erkekler ile ilgili genelleme yapılan başlıklara müdahale edilmez tam tersi bir kaç gün önce bir başlık gündeme bile girmişti. küfürsüz sözlük deniliyor çoluk çocuk özelden küfür ediyor moderasyona söylüyoruz özel mesajlara karışmıyoruz diyor. ama ben buradan özel mesajdan birisine küfür etsem ya da tehdit etsem muhtemelen silik yerim. özgür sözlük deniliyor bir başlığa giriyorsun sol frame ye bile gelmiyor. sürekli bir sansür hali var. hatta başı boşlar diye bir sekme bile var. yazarların çoğu moderasyondan korktuğu için düşüncelerini bile adam akıllı dile getiremiyor. hatta mod nickaltında yalakalık yapanlar bile var. bu duruma düşmektense hesabını sildir daha iyi. çok boş insan var burada işleri güçleri sözlükte fenomen olup isim yapmak başka halta yaradıkları yok. sözlükten kadın düşürüp yatağa atmak için şekilden şekile zavallı tipler bile mevcut. hayatında görmeyeceği insanı nickaltında öven mi dersin, ilgi delisi zavallı kızlar mı dersin kitlenin büyük çoğunluğu aşırı çöp. sırf kadın olduğu için abazalar tarafından artı oylanan ve takipçisi yükseltilen kızlar kendini önemli biri sanıyor. madalyalı yazarlar gibi boş özellikler sözlüğü daha da kötü hale getirdi. insanlar sosyal medya ile kafayı bozmuş yazık günah gidin sosyalleşin hayat internette yaşanmıyor kafayı yersiniz. bu moderasyon galiba sözlükteki her yazarı aptal ve gerizekalı sanıyor bir şeyleri görmediğimizi düşünüyorlar galiba. benim gibi burada dönen çifte standartları gören her yazar sözlüğü bırakıyor. şu son 2 ayda kendi halinde yazan düzgün bir sürü yazar sözlükten gitti. bu gidişle sadece kendi kankalarınız ve iki cümleyi yan yana getirip artı oy kasan ergenlerle takılırsınız. son olarak diğer yazarlar gibi entrylerimi silmeyeceğim boş işlerle uğraşamam buda benden size kıyak.
devamını gör...
kadınlar espri yapamaz algısını kim oluşturdu sorunsalı
espri yaptığını sanan ama zerre komik olmayan, kadınların yüz vermediği biridir muhtemelen. kadınlar da onun dediklerini çok umursuyordu zaten*.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
verilen ziyafete katılmamak olmaz
tadılan lezzete doyulmadan kalkınmaz
boş yere atışıp durmayın be hey gafiller
bir güzelin bir bakışına doyulmaz...
tadılan lezzete doyulmadan kalkınmaz
boş yere atışıp durmayın be hey gafiller
bir güzelin bir bakışına doyulmaz...
devamını gör...
ağzı laf yapan insan
manipülasyon ustası ve en tehlikeli canlı türü.
bu tür insanlar mesela bir mal pazarlıyorsa, hiç aklında olmayan kişiye bir şekilde o malı satın aldırabilir.
eğer kadın ve erkek ilişkilerindeki bir tarafsa daha da kötü çünkü sizi, sizin çok özel olduğunuza ikna kabiliyetleri yüksektir. azıcık duygusal bir boşluğunuza denk gelirse kapılıp gidersiniz bir yalana.
bu tür insanlar mesela bir mal pazarlıyorsa, hiç aklında olmayan kişiye bir şekilde o malı satın aldırabilir.
eğer kadın ve erkek ilişkilerindeki bir tarafsa daha da kötü çünkü sizi, sizin çok özel olduğunuza ikna kabiliyetleri yüksektir. azıcık duygusal bir boşluğunuza denk gelirse kapılıp gidersiniz bir yalana.
devamını gör...
