kopan uzuvları yeniden büyütmek
son yıllarda bilim insanlarının üzerinde çalıştığı konu.
doğada, bazı hayvanların* kaybettikleri uzuvlarını yeniden büyüttüklerini görüyoruz. buradan yola çıkan bilim dünyası, bunun insanlar için de mümkün olup olmayacağı konusuna kafa yoruyor. eğer bu yapılabilirse çok sayıda insan, herhangi bir nedenle yaşadıkları uzuv kayıplarından kurtarılabilir. ayrıca insan ömrünü uzatma konusunda da çalışmalar var. yeniden oluşturulabilen organ ya da uzuvların bu konuya da olumlu bir etkisinin olacağı son derece açık.
bu tür tıbbi gelişmelerin ekserisinde olduğu gibi, birleşik devletler ordusu gelişmeleri yakından takip ediyor.
***
bir süre önce kopan bir parmağın yeniden oluşturulduğunu iddia eden bir haber çıktı piyasaya. habere göre 69 yaşındaki bir adam, bir model uçağın pervanesine kaptırdığı ve kopmasına neden olduğu parmak ucunun, peri tozu adı verilen bir tür ilaç yardımıyla 4 hafta içerisinde yeniden çıktığını iddia ediyordu. bbc gibi saygın diyebileceğimiz haber kanalları bile bunu gerçek olarak duyurdu.
ancak görünen o ki bu olay doğru değil. iddianın arkasında acell adlı bir firma var. iddia sahibi adamın peri tozu adını verdiği toz eğer gerçek olsaydı, tıp dünyası oldukça derinden sarsılır ve bunu bulan kişi nobel ödülü'nü garantilerdi. konu üzerinde çalışan bilim insanlarına göre, bu iddiaları doğrulayacak hiçbir bilimsel kanıt yok.
doğada, bazı hayvanların* kaybettikleri uzuvlarını yeniden büyüttüklerini görüyoruz. buradan yola çıkan bilim dünyası, bunun insanlar için de mümkün olup olmayacağı konusuna kafa yoruyor. eğer bu yapılabilirse çok sayıda insan, herhangi bir nedenle yaşadıkları uzuv kayıplarından kurtarılabilir. ayrıca insan ömrünü uzatma konusunda da çalışmalar var. yeniden oluşturulabilen organ ya da uzuvların bu konuya da olumlu bir etkisinin olacağı son derece açık.
bu tür tıbbi gelişmelerin ekserisinde olduğu gibi, birleşik devletler ordusu gelişmeleri yakından takip ediyor.
***
bir süre önce kopan bir parmağın yeniden oluşturulduğunu iddia eden bir haber çıktı piyasaya. habere göre 69 yaşındaki bir adam, bir model uçağın pervanesine kaptırdığı ve kopmasına neden olduğu parmak ucunun, peri tozu adı verilen bir tür ilaç yardımıyla 4 hafta içerisinde yeniden çıktığını iddia ediyordu. bbc gibi saygın diyebileceğimiz haber kanalları bile bunu gerçek olarak duyurdu.
ancak görünen o ki bu olay doğru değil. iddianın arkasında acell adlı bir firma var. iddia sahibi adamın peri tozu adını verdiği toz eğer gerçek olsaydı, tıp dünyası oldukça derinden sarsılır ve bunu bulan kişi nobel ödülü'nü garantilerdi. konu üzerinde çalışan bilim insanlarına göre, bu iddiaları doğrulayacak hiçbir bilimsel kanıt yok.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
ben bu başlığa bir adet şarkı söylerken olan ses kaydımı bırakıyorum çok profesyonel değilim,şimdiden verdiğim rahatsızlıktan dolayı çok pardon* sizlerden de bekliyorum güzel sözlüğümüzün yazarları.
voca.ro/1c1fwZ4bxidG
voca.ro/1c1fwZ4bxidG
devamını gör...
hayırlı sahurlar sözlük
bütün sözlük yazarlarının sahurlarının hayra vesile olmasını dilediğim başlık.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
sevgili robnaja ( hâlâ adını bilmiyorum:) hocama desteklerinden ötürü çok teşekkür ediyorum.
gözlerimin içi gülerdi her nefeste
artık gülmek de yoruyor.
attığım her adımda hücrelerime
değerdi rüzgar.
şimdi nefes almak da yoruyor.
burcu burcu kokardı yağmur önceleri.
şimdi neden boğar aklım almıyor.
her bakışta başkasına aşık olduğum kadınlar nereye kayboldu?
ya cadde dolusu insanlar?..
şehre pazar mı indi?
gün doğmadan gece mi oldu?
aklım almıyor.
sormak istiyorum dönen bu otobüsün şoförüne neden?
neden gençliğin şehvetli kollarıyla sevişmek varken
uykuya dalıp gitmek gün doğarken.
oturup seyredince anlıyorum;
çok yoruldum.
artık yorulmak da istemiyorum.
şimdi dinlenme saatleri...
koyup kafamı yumuşacık kara yastığa
imamın en güzel şarkılarıyla uyumak istiyorum.
gözlerimin içi gülerdi her nefeste
artık gülmek de yoruyor.
attığım her adımda hücrelerime
değerdi rüzgar.
şimdi nefes almak da yoruyor.
burcu burcu kokardı yağmur önceleri.
şimdi neden boğar aklım almıyor.
her bakışta başkasına aşık olduğum kadınlar nereye kayboldu?
ya cadde dolusu insanlar?..
şehre pazar mı indi?
gün doğmadan gece mi oldu?
aklım almıyor.
sormak istiyorum dönen bu otobüsün şoförüne neden?
neden gençliğin şehvetli kollarıyla sevişmek varken
uykuya dalıp gitmek gün doğarken.
oturup seyredince anlıyorum;
çok yoruldum.
artık yorulmak da istemiyorum.
şimdi dinlenme saatleri...
koyup kafamı yumuşacık kara yastığa
imamın en güzel şarkılarıyla uyumak istiyorum.
devamını gör...
bir şakaya güldüm depresyonum bozulur mu sorusu
bozulur tabi. tövbe de tekrar bıraktığın yerden başla.
devamını gör...
toplum
t: dil devrimi zamanında yanlış türetilmiş kelimelerden biridir. türkçede *+m diye bir isimden isim yapan ek mevcut değildir. fakat uzun zaman önce dile yerleştiği için bir şey yapmaya gerek yok. takılsın.
devamını gör...
sevgiliyi rehbere kaydetme önerileri
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
negatifresimler.
devamını gör...
izmir'e gavur konya'ya yobaz demek
önyargılı başlık.
bir haftadır buradayım,
ne izmire gavur , ne de konyaya yobaz diyen bir entry veya başlık görmedim.
eğer varsa , başlık sahibi tarafından eklenmesi uygun olur .
aksi halde eşeğin aklına karpuz kabuğu sokma durumu olur bu durum ...
ayrıca her konuda olduğu gibi , şehirler konusunda yorum ve tespitler yapmak da oldukça doğal bir durum olup , meseleye siyasi gözle yaklaşılıyor demek , fikri neyse zikri odur mevzusu durumudur...
konyanın mutaassıp muhafazakar yapısıyla, izmirin modern çizgisine atıfta bulunmak, siyaset yapmak değil, gerçekleri ortaya koymaktır...
edit : başlık sahibi bana özelden mesaj yoluyla ' bir bitmediniz ' diyor .
belli ki yazıda da belirttiğim gibi önyargıyla buraya gelmiş, birilerine saldırmak için yer arıyor.
ben düşüncemi yazar geçerim.
kimin ne düşündüğü umrumda değil.
yaptığım tespit yanlış ise , doğrusunu ortaya koyar beni ikna edersin , ben senden özür de dilerim.
ama başka bir icraat yok ve salt kuru saldırıysa amaç, ben de sana,
' biz değil, siz biteceksiniz ' der geçerim...
bir haftadır buradayım,
ne izmire gavur , ne de konyaya yobaz diyen bir entry veya başlık görmedim.
eğer varsa , başlık sahibi tarafından eklenmesi uygun olur .
aksi halde eşeğin aklına karpuz kabuğu sokma durumu olur bu durum ...
ayrıca her konuda olduğu gibi , şehirler konusunda yorum ve tespitler yapmak da oldukça doğal bir durum olup , meseleye siyasi gözle yaklaşılıyor demek , fikri neyse zikri odur mevzusu durumudur...
konyanın mutaassıp muhafazakar yapısıyla, izmirin modern çizgisine atıfta bulunmak, siyaset yapmak değil, gerçekleri ortaya koymaktır...
edit : başlık sahibi bana özelden mesaj yoluyla ' bir bitmediniz ' diyor .
belli ki yazıda da belirttiğim gibi önyargıyla buraya gelmiş, birilerine saldırmak için yer arıyor.
ben düşüncemi yazar geçerim.
kimin ne düşündüğü umrumda değil.
yaptığım tespit yanlış ise , doğrusunu ortaya koyar beni ikna edersin , ben senden özür de dilerim.
ama başka bir icraat yok ve salt kuru saldırıysa amaç, ben de sana,
' biz değil, siz biteceksiniz ' der geçerim...
devamını gör...
türk kızlarının çirkin olması
genelleme yapmıyorum dedikten sonra genelleme yapan yazarın açtığı başlıktır.
devamını gör...
geceye büyük bir lider bırak
son peygamber hz muhammed.
büyük liderlerin, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan vatandaşları olmayacağı için aklıma başka kimse de gelmiyor.
büyük liderlerin, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan vatandaşları olmayacağı için aklıma başka kimse de gelmiyor.
devamını gör...
random gülmeyi becerememek
yaşlı kişilerin sorunu. dün birine random güldüm; beceremiyorsun bunu dedi. pfzxğcühtogpfo şöyle bir şey. meğer random gülmek asfdsggdsgg gibi bir şeymiş. ben telefonun üstüne oturmuşum gibi gülmüşüm. yazık bana. random bile gülemiyorum.
devamını gör...
tanrının artık peygamber ataması yapmaması
kpss: kamu peygamberi seçme sınavı, ayrıca bu sene on beş bin kontejan şarttt. eşimin yanına da atama istiyorum.
devamını gör...
hakkari'de bir mevsim
romanda istanbul'dan hakkari'nin bir köy okuluna atanan öğretmenin bir dönem boyunca yaşadıkları, hissettikleri, başından geçenler anlatılmış.
olaylar pirkanis köyünde geçmekte.
eserin kahramanı olan asker-öğretmen kendi deyimiyle bir çeşit sürgündedir.
romanda oraya yolunu kaybederek bir tekne ile geldiğini belirtiyor.
köye gelince okulun çok eski olduğunu, çocukların hiç kitabı ve defterinin olmadığını görüyor.
onlara kitap defter almak için şehre inip resmi kurumlardan yardım istese de kimse onu ciddiye almaz. orada bir süryani kitapçı ile tanışır çocuklara kitap alır.
bir gün köyde çocukları etkileyen bir salgın başlar. dilekçe yazıp bakanlığa haber verse de yollar kardan kapalı olduğundan kimse gelmez.
köyde ölümler artar ama kimse gelemez, doğunun acı gerçekleriyle tanışmış olur.
bir gün köye bir müfettiş gelir ve öğretmeni tebrik eder bu zamana kadar burada nasıl kaldın diye.
sonra okul kapanır ve oradan ayrılıp kendisini bekleyen teknesine(!) doğru gider.
eser sadece olay akışı şeklinde klasik bir roman değildir.
iç konuşma, bilinç akışı gibi teknikler kullanılır.
romanın bazı bölümleri birkaç cümleden oluşur ve kısa bir hikaye tarzındadır. bu bölümleri edgü'nün bir hikayesi gibi düşünebiliriz. karanlık bir hava hakimdir.
gizemli olaylar vardır bizi sürekli içine çeker.
edgü'nün hikayeleri zaten minimalist tarzdadir. romandaki
ferit edgü gerçek yaşamında paris ve istanbul'da yaşamış biri olarak hakkari'de gördüklerinden çok etkilenmiştir.
bu doğu izlenimleri onun eserlerine çokça yansımıştır. yazdığı 3 romanın ikisi doğuda geçmektedir. birçok öyküsü de doğu ile ilgilidir.
kimse adlı romanı da hakkari'de bir mevsim adlı romanın iç diyalog tekniğiyle yazılmış halidir aslında. daha sanatsal ve teknik açıdan ağır bir romandir.
son olarak söylemek istediğim şey edgü'nün diğer yazarlardan ayrılan en önemli özelliği dilidir.
onun eserlerinde fazla tek bir sözcük bulanamaz.
özellikle türkçe sözcükler kullanmakta da çok hassastır.
olaylar pirkanis köyünde geçmekte.
eserin kahramanı olan asker-öğretmen kendi deyimiyle bir çeşit sürgündedir.
romanda oraya yolunu kaybederek bir tekne ile geldiğini belirtiyor.
köye gelince okulun çok eski olduğunu, çocukların hiç kitabı ve defterinin olmadığını görüyor.
onlara kitap defter almak için şehre inip resmi kurumlardan yardım istese de kimse onu ciddiye almaz. orada bir süryani kitapçı ile tanışır çocuklara kitap alır.
bir gün köyde çocukları etkileyen bir salgın başlar. dilekçe yazıp bakanlığa haber verse de yollar kardan kapalı olduğundan kimse gelmez.
köyde ölümler artar ama kimse gelemez, doğunun acı gerçekleriyle tanışmış olur.
bir gün köye bir müfettiş gelir ve öğretmeni tebrik eder bu zamana kadar burada nasıl kaldın diye.
sonra okul kapanır ve oradan ayrılıp kendisini bekleyen teknesine(!) doğru gider.
eser sadece olay akışı şeklinde klasik bir roman değildir.
iç konuşma, bilinç akışı gibi teknikler kullanılır.
romanın bazı bölümleri birkaç cümleden oluşur ve kısa bir hikaye tarzındadır. bu bölümleri edgü'nün bir hikayesi gibi düşünebiliriz. karanlık bir hava hakimdir.
gizemli olaylar vardır bizi sürekli içine çeker.
edgü'nün hikayeleri zaten minimalist tarzdadir. romandaki
ferit edgü gerçek yaşamında paris ve istanbul'da yaşamış biri olarak hakkari'de gördüklerinden çok etkilenmiştir.
bu doğu izlenimleri onun eserlerine çokça yansımıştır. yazdığı 3 romanın ikisi doğuda geçmektedir. birçok öyküsü de doğu ile ilgilidir.
kimse adlı romanı da hakkari'de bir mevsim adlı romanın iç diyalog tekniğiyle yazılmış halidir aslında. daha sanatsal ve teknik açıdan ağır bir romandir.
son olarak söylemek istediğim şey edgü'nün diğer yazarlardan ayrılan en önemli özelliği dilidir.
onun eserlerinde fazla tek bir sözcük bulanamaz.
özellikle türkçe sözcükler kullanmakta da çok hassastır.
devamını gör...






