agora meyhanesi radyo yayını
agora meyhanesi bildirgesi
ben de bir şeyler yazayım mademki. öncelikle bütün dinleyicilerimize teşekkür etmek istiyorum. çeşitli nedenlerden ötürü radyo yayınını yapmama kararı aldık. belki döneriz, belki dönmeyiz.
hayatlarımızdaki yoğunlukları birer birer yendikten sonra tekrardan sahneye çıkabilmeyi isterim. çünkü meyhane'de sizlerle oturdukça ve sohbet ettikçe- açık konuşacağım- mutlu oluyordum. şimdiyse bizleri hülyalarından uyandıran şeylerle meşgulüz. umalım da bu meşguliyetler son bulsun bir an önce.
şimdiye kadar bizi dinlediğiniz için teşekkür ediyoruz. sevgili coldboy, sevgili meja ve sevgili tutankamonun laneti'ni de sevgi ve saygıyla selamlıyorum. varoluşun en derin dehlizinde frekansı tutan dört kişi, epey güzel vakitler geçirdi.
au revoir!
ben de bir şeyler yazayım mademki. öncelikle bütün dinleyicilerimize teşekkür etmek istiyorum. çeşitli nedenlerden ötürü radyo yayınını yapmama kararı aldık. belki döneriz, belki dönmeyiz.
hayatlarımızdaki yoğunlukları birer birer yendikten sonra tekrardan sahneye çıkabilmeyi isterim. çünkü meyhane'de sizlerle oturdukça ve sohbet ettikçe- açık konuşacağım- mutlu oluyordum. şimdiyse bizleri hülyalarından uyandıran şeylerle meşgulüz. umalım da bu meşguliyetler son bulsun bir an önce.
şimdiye kadar bizi dinlediğiniz için teşekkür ediyoruz. sevgili coldboy, sevgili meja ve sevgili tutankamonun laneti'ni de sevgi ve saygıyla selamlıyorum. varoluşun en derin dehlizinde frekansı tutan dört kişi, epey güzel vakitler geçirdi.
au revoir!
devamını gör...
enişte
umut_yazar isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
kız kardeşin, hala ve teyzelerin kocasına hitap etmek için kullanılan bir sözcüktür.
kız kardeşin, hala ve teyzelerin kocasına hitap etmek için kullanılan bir sözcüktür.
devamını gör...
düldül
red kit'in akıllı atının ismi. orijinal ismi (bkz: jolly jumper). ama bizim kültürümüze yakın olduğu için bu isim tercih edilmiş.
devamını gör...
kadın cinayetlerinde yanlış tercih gerçeği
geçenlerde bir olayı okudum. melek gibi bir insan; her davranışı, düşüncesi ile dört dörtlük olan bir şahıs kendisinden ayrılan kız arkadaşını şehirler arası seyahat ederek bir de, öldüresiye dövüyor. adamı tanıyan hiç kimse inanamıyor çünkü mükemmel erkek nasil olur deseler biz onu tarif ederdik diyor yakınları. işte bu en basitinden bir örnek. böyle bir durumda kadın mı suçlu doğru erkeği seçemedi diye ?
devamını gör...
90'lı yılları hatırlatan şeyler
tüplü televizyon ve soba dumanı.
ne zaman görsem “ulen yaşlanmışız biz” hissi uyandırıyor içimde.
ne zaman görsem “ulen yaşlanmışız biz” hissi uyandırıyor içimde.
devamını gör...
lise okul kantincisinden akılda kalanlar
şeffaf dosyadan daha şeffaf kaşar
devamını gör...
osmanlı
tarih sahnesinden çekileli 100 yılı geçmiş olan bir hanedan.
halen torunu olduğunu iddia eden, ama aslında emrinde çalışan marabaların torunları olan tipler mevcut.
halen torunu olduğunu iddia eden, ama aslında emrinde çalışan marabaların torunları olan tipler mevcut.
devamını gör...
ares’in günümüzde olsa en sevilen tanrı olacağı gerçeği
'taktik maktik yok bam bam bam' bir savaş tanrısı olan ares sözüdür. savaşa giderken bu minvalde davranır. kimse sevmez. hele ki aklın ve zekanın tanrısı olan athena. hep çatışır bu iki kardeş.
300 spartalının yanında yer almış, spartanın gücünü; çanakkale savaşındaki ingilizlerin dediği gibi 'biz bir orduyla savaşmıyorduk ve onlardan korkmuyorduk. ordunun arkasındaki 3 metre boyundaki ne olduğunu anlamlandıramadığımız şeylerden korkuyorduk.' a benzer şekilde arttırmış bir tanrıdır. yoksa 300 tane herif, ne kadar kaslı ve zeytinyağına banılmış olsa da, bir ton orduya karşı gelebilir?
bunlar hep aresin olayları. athena bunu sevmez sevdirtmez. afrodit gibi taş bir tanrıyı türlü oyunlarla ayartmıştır ares bir de. athena anca gıcık kapsın. akıl tanrısı olacak akıl yok. bir yol ver arese bak neler yapıyor. bir de gidip bütün tanrıları ares aleyhinde fişşekliyor falan. sen kimsin ya..
300 spartalının yanında yer almış, spartanın gücünü; çanakkale savaşındaki ingilizlerin dediği gibi 'biz bir orduyla savaşmıyorduk ve onlardan korkmuyorduk. ordunun arkasındaki 3 metre boyundaki ne olduğunu anlamlandıramadığımız şeylerden korkuyorduk.' a benzer şekilde arttırmış bir tanrıdır. yoksa 300 tane herif, ne kadar kaslı ve zeytinyağına banılmış olsa da, bir ton orduya karşı gelebilir?
bunlar hep aresin olayları. athena bunu sevmez sevdirtmez. afrodit gibi taş bir tanrıyı türlü oyunlarla ayartmıştır ares bir de. athena anca gıcık kapsın. akıl tanrısı olacak akıl yok. bir yol ver arese bak neler yapıyor. bir de gidip bütün tanrıları ares aleyhinde fişşekliyor falan. sen kimsin ya..
devamını gör...
wilson ilkeleri
savaşa hayır amacı içeren 14 ilkedir.
1. dünya savaşı sonlandıktan sonra abd başkanı woodrow wilson bir daha böyle bir savaş yaşanmasın amacıyla bu ilkeleri yazmıştır.
mantıklı şekilde ortaya çıkıp bir dakika baba biz ne yapıyoruz ayıp değil mi ya üslubu ile hareket etmiştir. tabi dünya o kadar tatlı naif değildir insanoğlu yerler ulan senin ilkelerini diyerek hareket etmeye devam etmiştir.
sonra devletler kafasına göre yorumlayınca bu ilkeleri kılıfa uydurarak 2. dünya savaşı çıkmıştır ve bu ilkeler amacını yitirmiştir.
tabi burada wilson amcanın ne kadar samimi olduğu veya ne kadar barış içerisinde yaşamayı düşündüğü belli değildir bilemiyoruz işin içinde ameriga olabilir.
bu ilkeler şöyledir.
1. tam bir açıklık içinde varılmış barış anlaşmalarından sonra hiçbir özel uluslararası anlaşmaya gidilmemeli ve diplomatik etkinlik her zaman içtenlikle ve kamuoyunun gözü önünde yürütülmelidir.
2. denizlerin uluslararası sözleşmeler gereğince bütünüyle ya da kısmen kapatılabilmesi dışında, savaşta ve barışta karasuları dışındaki bütün denizlerde mutlak seyrüsefer serbestliği sağlanmalıdır.
3. barışı onaylayan ve korumak için anlaşan ülkeler arasındaki bütün ekonomik engeller olabildiğince kaldırılmalı ve ticaretin eşitlik temelinde yürütülmesi sağlanmalıdır.
4. her ülkede silah gücünün iç güvenliği sağlamaya yetecek en düşük düzeye indirilmesi için yeterli güvenceler karşılıklı olarak verilmelidir.
5. sömürgelerin bütün talepleri serbest, açık görüşlü ve tümüyle tarafsız bir yaklaşımla ele alınmalı, bu tür egemenlik sorunlarının çözümünde ilgili halkların çıkarlarıyla egemenliği tartışılan devletin adil taleplerinin eşit ağırlık taşıması ilkesine kesinlikle uyulmalıdır.
6. rusya imparatorluğu’na ait bütün topraklardan yabancı askerler çekilmeli, rusya’yı ilgilendiren bütün sorunlar, kendi siyasal gelişimini ve ulusal politikalarını bağımsızca belirlemesine olanak verecek biçimde dünyanın öbür uluslarının en uygun ve özgür işbirliğiyle çözülmeli, rusya’nın kendi belirleyeceği kurumsal yapıyla özgür uluslar topluluğuna içtenlikle kabul edimesi, hatta gereksinim duyabileceği ya da isteyebileceği her türlü yardımın yapılması sağlanmalıdır. gelecek birkaç ay içinde öbür ulusların rusya’ya karşı tutumları iyi niyetlerinin, rusya’nın gereksinimlerinin kendi çıkarlarından farklılığını kavrayıp kavramadıklarının ve bencillikten uzak, akıllı bir yaklaşımla onun sorunlarına yakınlık duyup duymadıklarının kesin göstergesi olacaktır.
7. yabancı askerler belçika’dan çekilmeli ve bu ülke hiçbir kısıtlama olmaksızın bütün öbür özgür ulusların sahip olduğu egemenlik haklarına yeniden kavuşmalıdır. bunun gerçekleşmesi, ulusların birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla koydukları kurallara duydukları güvenin yeniden sağlanmasında en önemli rolü oynayacaktır. bu düzeltme yapılmadan uluslararası hukukun yapısı ve geçerliliği örselenmiş kalacaktır.
8. bütün fransız toprakları özgürlüğüne kavuşmalı ve işgal edilen kesimler geri verilmelidir. 1871'de alsace-lorraine konusunda fransa’ya prusya tarafından yapılan ve yaklaşık elli yıldır dünyada istikrarlı bir barışın kurulmasını önleyen haksızlık, herkesin çıkarlarına olan barışın yeniden sağlanabilmesi için düzeltilmelidir.
9. italya’nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.
10. avusturya-macaristan halklarının uluslar arasındaki yeri korunmalı ve güvence altına alınmalı, bu halklara özerk gelişme olanağı tanınmalıdır.
11. yabancı askerler romanya, sırbistan ve karadağ’dan çekilmeli, işgal edilen topraklar geri verilmelidir. sırbistan’a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır. çeşitli balkan devletleri arasındaki ilişkiler tarihsel bağlılık ve ulusal sınırlar temelinde dostça görüşmeler yoluyla yürütülmelidir. balkan devletlerinin siyasal ve ekonomik bağımsızlığıyla toprak bütünlüğüne ilişkin uluslararası güvenceler anlaşmada yer almalıdır.
12. bugünkü osmanlı imparatorluğu’ndaki türk kesimlerine güvenli bir egemenlik tanınmalı, türk yönetimindeki öbür uluslara da her türlü kuşkudan uzak yaşam güvenliğiyle özerk gelişmeleri için tam bir özgürlük sağlanmalıdır. ayrıca çanakkale boğazı uluslararası güvencelerle gemilerin özgürce geçişine ve uluslararası ticarete sürekli açık tutulmalıdır.
13. polonyalıların yaşadığı tartışmasız olan toprakları içine alacak bağımsız bir polonya devleti kurulmalı, bu devletin denize serbest ve güvenli çıkışı sağlanmalı, siyasal ve ekonomik bağımsızlığıyla toprak bütünlüğü de uluslararası sözleşmeyle güvence altına alınmalıdır.
14. büyük küçük bütün devletlerin siyasal bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü konusunda karşılıklı güvence vermek üzere özel sözleşmelerle bütün ulusları içine alan bir birlik oluşturulmalıdır.
1. dünya savaşı sonlandıktan sonra abd başkanı woodrow wilson bir daha böyle bir savaş yaşanmasın amacıyla bu ilkeleri yazmıştır.
mantıklı şekilde ortaya çıkıp bir dakika baba biz ne yapıyoruz ayıp değil mi ya üslubu ile hareket etmiştir. tabi dünya o kadar tatlı naif değildir insanoğlu yerler ulan senin ilkelerini diyerek hareket etmeye devam etmiştir.
sonra devletler kafasına göre yorumlayınca bu ilkeleri kılıfa uydurarak 2. dünya savaşı çıkmıştır ve bu ilkeler amacını yitirmiştir.
tabi burada wilson amcanın ne kadar samimi olduğu veya ne kadar barış içerisinde yaşamayı düşündüğü belli değildir bilemiyoruz işin içinde ameriga olabilir.
bu ilkeler şöyledir.
1. tam bir açıklık içinde varılmış barış anlaşmalarından sonra hiçbir özel uluslararası anlaşmaya gidilmemeli ve diplomatik etkinlik her zaman içtenlikle ve kamuoyunun gözü önünde yürütülmelidir.
2. denizlerin uluslararası sözleşmeler gereğince bütünüyle ya da kısmen kapatılabilmesi dışında, savaşta ve barışta karasuları dışındaki bütün denizlerde mutlak seyrüsefer serbestliği sağlanmalıdır.
3. barışı onaylayan ve korumak için anlaşan ülkeler arasındaki bütün ekonomik engeller olabildiğince kaldırılmalı ve ticaretin eşitlik temelinde yürütülmesi sağlanmalıdır.
4. her ülkede silah gücünün iç güvenliği sağlamaya yetecek en düşük düzeye indirilmesi için yeterli güvenceler karşılıklı olarak verilmelidir.
5. sömürgelerin bütün talepleri serbest, açık görüşlü ve tümüyle tarafsız bir yaklaşımla ele alınmalı, bu tür egemenlik sorunlarının çözümünde ilgili halkların çıkarlarıyla egemenliği tartışılan devletin adil taleplerinin eşit ağırlık taşıması ilkesine kesinlikle uyulmalıdır.
6. rusya imparatorluğu’na ait bütün topraklardan yabancı askerler çekilmeli, rusya’yı ilgilendiren bütün sorunlar, kendi siyasal gelişimini ve ulusal politikalarını bağımsızca belirlemesine olanak verecek biçimde dünyanın öbür uluslarının en uygun ve özgür işbirliğiyle çözülmeli, rusya’nın kendi belirleyeceği kurumsal yapıyla özgür uluslar topluluğuna içtenlikle kabul edimesi, hatta gereksinim duyabileceği ya da isteyebileceği her türlü yardımın yapılması sağlanmalıdır. gelecek birkaç ay içinde öbür ulusların rusya’ya karşı tutumları iyi niyetlerinin, rusya’nın gereksinimlerinin kendi çıkarlarından farklılığını kavrayıp kavramadıklarının ve bencillikten uzak, akıllı bir yaklaşımla onun sorunlarına yakınlık duyup duymadıklarının kesin göstergesi olacaktır.
7. yabancı askerler belçika’dan çekilmeli ve bu ülke hiçbir kısıtlama olmaksızın bütün öbür özgür ulusların sahip olduğu egemenlik haklarına yeniden kavuşmalıdır. bunun gerçekleşmesi, ulusların birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla koydukları kurallara duydukları güvenin yeniden sağlanmasında en önemli rolü oynayacaktır. bu düzeltme yapılmadan uluslararası hukukun yapısı ve geçerliliği örselenmiş kalacaktır.
8. bütün fransız toprakları özgürlüğüne kavuşmalı ve işgal edilen kesimler geri verilmelidir. 1871'de alsace-lorraine konusunda fransa’ya prusya tarafından yapılan ve yaklaşık elli yıldır dünyada istikrarlı bir barışın kurulmasını önleyen haksızlık, herkesin çıkarlarına olan barışın yeniden sağlanabilmesi için düzeltilmelidir.
9. italya’nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.
10. avusturya-macaristan halklarının uluslar arasındaki yeri korunmalı ve güvence altına alınmalı, bu halklara özerk gelişme olanağı tanınmalıdır.
11. yabancı askerler romanya, sırbistan ve karadağ’dan çekilmeli, işgal edilen topraklar geri verilmelidir. sırbistan’a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır. çeşitli balkan devletleri arasındaki ilişkiler tarihsel bağlılık ve ulusal sınırlar temelinde dostça görüşmeler yoluyla yürütülmelidir. balkan devletlerinin siyasal ve ekonomik bağımsızlığıyla toprak bütünlüğüne ilişkin uluslararası güvenceler anlaşmada yer almalıdır.
12. bugünkü osmanlı imparatorluğu’ndaki türk kesimlerine güvenli bir egemenlik tanınmalı, türk yönetimindeki öbür uluslara da her türlü kuşkudan uzak yaşam güvenliğiyle özerk gelişmeleri için tam bir özgürlük sağlanmalıdır. ayrıca çanakkale boğazı uluslararası güvencelerle gemilerin özgürce geçişine ve uluslararası ticarete sürekli açık tutulmalıdır.
13. polonyalıların yaşadığı tartışmasız olan toprakları içine alacak bağımsız bir polonya devleti kurulmalı, bu devletin denize serbest ve güvenli çıkışı sağlanmalı, siyasal ve ekonomik bağımsızlığıyla toprak bütünlüğü de uluslararası sözleşmeyle güvence altına alınmalıdır.
14. büyük küçük bütün devletlerin siyasal bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü konusunda karşılıklı güvence vermek üzere özel sözleşmelerle bütün ulusları içine alan bir birlik oluşturulmalıdır.
devamını gör...
extraordinary facts relating to the vision of colours
tam ismi extraordinary facts relating to the vision of colours: with observations olan john dalton eseri. yaptığı botanik çalışmalar ile kendi renk körlüğünü de özetlemektedir kitapta.
çiçeğe pembe dendiği zaman bunda bir sorun olmadığını söylerken, pembe yerine kırmızı kullanıldığı zaman bir şeylerin uygun olmadığını düşünmüştür. çünkü ona göre mavi, pembeye kırmızıdan daha yakın bir renktir. beyaz, sarı ve yeşilin onun için kolaca ayırt edilebilir renkler olduğunu söylerken iş diğer renklere geldiği zaman; mavi, mor, pembe ve ahududu gibi renklerin kendisine ayırt edilebilir gelmediğini, kendisine kalırsa hepsinin mavi olduğunu da yazmıştır.
sık sık insanlara ciddi bir şekilde bir çiçeğin pembe mi yoksa mavi mi olduğunu sorduğunu fakat çoğunlukla insanların bunu bir şaka olarak algıladığını da not düşmüştür. 1792 güzünde tesadüfen bir sardunya bitkisini mum ışığında gözlemleyene kadar görüşünde alışılmadık bir durum olduğuna ikna olmadığını söyler ve ekler; çiçek pembe idi ama gün ışığında gök mavisi gözüken çiçek nasıl oldu da mum ışığında hayret edilecek şekilde değişerek kırmızıya dönmüştü? mavinin zıttı olan renge. kendisi gibi gören kardeşi hariç tüm arkadaşları tek bir şeyde anlaşmıştı. dalton, rengin ışık ile değişmediğini; kendi görüşünün kalan herkesten farklı olduğunu böylece kabullenmişti.
çiçeğe pembe dendiği zaman bunda bir sorun olmadığını söylerken, pembe yerine kırmızı kullanıldığı zaman bir şeylerin uygun olmadığını düşünmüştür. çünkü ona göre mavi, pembeye kırmızıdan daha yakın bir renktir. beyaz, sarı ve yeşilin onun için kolaca ayırt edilebilir renkler olduğunu söylerken iş diğer renklere geldiği zaman; mavi, mor, pembe ve ahududu gibi renklerin kendisine ayırt edilebilir gelmediğini, kendisine kalırsa hepsinin mavi olduğunu da yazmıştır.
sık sık insanlara ciddi bir şekilde bir çiçeğin pembe mi yoksa mavi mi olduğunu sorduğunu fakat çoğunlukla insanların bunu bir şaka olarak algıladığını da not düşmüştür. 1792 güzünde tesadüfen bir sardunya bitkisini mum ışığında gözlemleyene kadar görüşünde alışılmadık bir durum olduğuna ikna olmadığını söyler ve ekler; çiçek pembe idi ama gün ışığında gök mavisi gözüken çiçek nasıl oldu da mum ışığında hayret edilecek şekilde değişerek kırmızıya dönmüştü? mavinin zıttı olan renge. kendisi gibi gören kardeşi hariç tüm arkadaşları tek bir şeyde anlaşmıştı. dalton, rengin ışık ile değişmediğini; kendi görüşünün kalan herkesten farklı olduğunu böylece kabullenmişti.
devamını gör...
türkiye'nin genel sorunları
1) eğitim.
2) ekonomi.
3) dinin siyasete alet edilmesi.
4) ahlak.
5) çıkarcı yöneticiler.
6) eleştiriye tahammülsüzlük.
7) kitap okumamak.
8) yöneticileri kutsal görmek.
daha çok örnek verilebilir sayın yazarlar.
tanım: türkiye'nin genel sorunlarını paylaştığımız başlıktır.
2) ekonomi.
3) dinin siyasete alet edilmesi.
4) ahlak.
5) çıkarcı yöneticiler.
6) eleştiriye tahammülsüzlük.
7) kitap okumamak.
8) yöneticileri kutsal görmek.
daha çok örnek verilebilir sayın yazarlar.
tanım: türkiye'nin genel sorunlarını paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
guy debord
socialisme ou barbarie üyesi marksist. gösteri toplumu'nda gösteri'nin kitle iletişim teknolojilerinin ürettiği görsel yanılgılara indirgenemeyeceğini savunarak 20. yüzyılın en önemli eserlerinden birine imza atmıştır.
gösteri toplumu'nda kurtuluş vaatleri de gösterinin bir parçasıdır ve her birimiz yine bu gösterinin bir parçasıyızdır. belki de kurtuluşumuz yoktur.
gösteri toplumu'nda kurtuluş vaatleri de gösterinin bir parçasıdır ve her birimiz yine bu gösterinin bir parçasıyızdır. belki de kurtuluşumuz yoktur.
devamını gör...
pasif agresif kişilik bozukluğu
her zaman mazereti olan, işi yokuşa süren yapıda tutum seyreden, ayak direyici yapıda kişilerde görülen psikiyatrik hastalıktır.
genellikle ağırdan alan bir yapıya sahiptirler.
bir ricada bulunulduğunda kabul etse bile tam olarak yapmaz,yaparsa da genellikle düzgün yapmazlar.
bunun için çeşmeye gitmem demez ama testiyi kırar getirir sözü tam olarak bu kişilik bozukluğunu tarif ediyor desek yanlış olmaz.
genellikle ağırdan alan bir yapıya sahiptirler.
bir ricada bulunulduğunda kabul etse bile tam olarak yapmaz,yaparsa da genellikle düzgün yapmazlar.
bunun için çeşmeye gitmem demez ama testiyi kırar getirir sözü tam olarak bu kişilik bozukluğunu tarif ediyor desek yanlış olmaz.
devamını gör...
üstteki soruyu cevaplayıp bir soru sor
"felsefe" okumamış olmak en büyük keşkem. bu yıl yaşıma başıma aldırmadan tekrardan üniversite sınavına gireceğim, bekle beni ankara üniversitesi!
soru: sana bir kişiyi dilediğin gibi öldürme hakkı veriliyor. bu hakkı kullanır mıydın? kimse cinayeti görmeyecek ve suçlanmayacaksın.
soru: sana bir kişiyi dilediğin gibi öldürme hakkı veriliyor. bu hakkı kullanır mıydın? kimse cinayeti görmeyecek ve suçlanmayacaksın.
devamını gör...
geceye bir anı bırak
hiç unutmam bir gün diye başlama zevkini vermeyeceğim kendime. neyse.
kpssye hazirlandigim donem, kurstan çıktım eve gitmek için dolmuşa bindim, bir yandan da deneme sınavı sorularını kontrol ediyorum. ücreti odemedigimi fark ettim. cuzdanimda sadece 5 lira olduğunu biliyorum, onu alıp hızlıca şoföre götürüp verdim, aklım sorularda. para üstü bekliyorum ayakta. o an şoförün 'aman tanrım' tepkisiyle elindeki paraya baktım. para değil beyaz bi kağıt parçası. hiç bakmadan elimdeki o kağıdı şoföre uzatmisim. sonra gerçek para verip rahatladim, denemeyi kontrol etmeyi eve bıraktım. bi sakin dönüş yolu.
otobüse akbil basmak yerine kredi kartını tutup, ses gelmesini beklerken şoförün oradan çekmiyor maalesef demesi, otobuse binmeden hemen önce kart çıkarmak yerine evin anahtarını çıkarıp, son anda fark etmek şeklinde çeşitlenen dalgınlıklarımdan dinlediniz. herkese iyi geceler, sağlık ve mutlulukla kalın.
kpssye hazirlandigim donem, kurstan çıktım eve gitmek için dolmuşa bindim, bir yandan da deneme sınavı sorularını kontrol ediyorum. ücreti odemedigimi fark ettim. cuzdanimda sadece 5 lira olduğunu biliyorum, onu alıp hızlıca şoföre götürüp verdim, aklım sorularda. para üstü bekliyorum ayakta. o an şoförün 'aman tanrım' tepkisiyle elindeki paraya baktım. para değil beyaz bi kağıt parçası. hiç bakmadan elimdeki o kağıdı şoföre uzatmisim. sonra gerçek para verip rahatladim, denemeyi kontrol etmeyi eve bıraktım. bi sakin dönüş yolu.
otobüse akbil basmak yerine kredi kartını tutup, ses gelmesini beklerken şoförün oradan çekmiyor maalesef demesi, otobuse binmeden hemen önce kart çıkarmak yerine evin anahtarını çıkarıp, son anda fark etmek şeklinde çeşitlenen dalgınlıklarımdan dinlediniz. herkese iyi geceler, sağlık ve mutlulukla kalın.
devamını gör...
muharrem ince’nin yeni parti logosu
herkes @ yiyecek. çok saçma bir logo. seçim olsa bu partiye oy verecek olsam gülmekten oy veremem.
devamını gör...
likit
sıvı, akışkan anlamında yabancı kökenli bir sözcük.
devamını gör...
bayramda en çok özlenen şey
kalabalık ailelerde büyüyenler o coşkulu, şen şakrak bayramları özler. aile büyüklerinin etrafında toplanılması, el yapımı tatlılar, evden aşırılan çikolatalar, çocukların bir araya gelmesi nedeniyle koşuşturmalar, büyüklerin bayram sohbetleri, dedelerimizin ve babaanne/anneannelerimizin şefkatli bakışları ve alınan harçlıklar(alınan her harçlıkta kaç para olmuş diye hemen sayardım, aman eksik olmasın alın terimizin karşılığını alıyoruz, çocuk olmak zor iş azizim), çocuk olup kafamızda “nasıl daha fazla çikolata yerim” düşüncesiyle rahat rahat şımardığımız o günler. çok özledim be hilmi abi.
devamını gör...
vitamini kabuğunda olayını abartmak
portakalı, kavunu, karpuzu, hatta çiğdemi dahi kabuğu ile yiyip sonunda kabız olma durumudur. yapılmaması gerekir.
devamını gör...
