çok yakın bir arkadaşımı kanserden kaybettim.
uzun bir zaman onsuz gülmenin çok kötü olacağını düşündüm. sanki arkadaşım mezardayken ben eğlenemezdim gibi hissediyordum.

bana o zamanlar koçumuz şöyle demişti: "biri öldüğünde kalbimizde 40 tane mum yanarmış. 39 gün boyunca her gün 1 mum sönermiş. 40. gün yanan son mum, asla sönmezmiş. zaman geçecek ve alışacaksın yarasa; o 1 mum onun anısı olacak ve hep içinde yaşayacak."

öyle de oldu. zaman geçti, hergün birer birer mumlar söndü ama o son mum hiç sönmedi. anısı hala içimde. onunla geçirdiğim tüm harika zamanlar hala düşündükçe gülümsetiyor. onsuz da gülümseyebiliyorum, bunun korkunç olmadığını öğrendim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mezuniyetimde hayatımı sorgulamıştım. neden, neden, neden?

ben neden şu kılıkla buradayım diye. mezuniyetimden önce sinirden ağlıyordum, beni teselli etmeye çalışan arkadaşlarla doluydu etrafım. kimisi sana çuval giysen yakışır dedi ki beni daha çok ağlattı bu, “üstündeki berbat ama güzelsin canım.” demekle eşdeğer çünkü, kimisi elbisen güzel yaa falan yaptı, ama değildi...

elbisenin güzelliği çirkinliğinden çok mevzu istediğim eylemi yapamamamdı aslında. ne elbisemi seçebildim, ne saçımı. güzelce toplatmak istemiştim ama annem üstüm transparanımsı diye izin vermemişti. zaten bulabileceği en uzun, en örtülü elbiseyi kaktı bana, sonra da saçımla da örtmeye karar verdi beni belki de, bu kadın beni daha ne kadar zorlayabilir diye düşünürken hem de...

adana kebap yerken sorguladım hayatı, bu da deli saçması biliyorum. neden buradayım ben diye, adana kebaplar da güzeldi aslında, ama yine de garipti. o gün de elbiseliydim, elbiseler bana uğur getirmiyor, hiç de sevmem onları zaten.

okulumun her sene ilk günü sınıfa girerken sorguladım hayatı. her seferinde geç kaldım çünkü. lisemin ilk yılında “ooooffffff” diye bağırarak girdim sınıfıma, hiç tanımadığım insanlarla dolu o mekana. biraz dalga geçtiler ama sonra geçti, güzelliğimi görünce şoka uğradılar tabii, tek odaklanabildikleri şey o oldu. o sıkıntı da çözülmüş oldu böylece. *
devamını gör...

seneler önce muhteşem yüzyıl adlı dizide şehzade mustafa beyazlarını giyerken, ölüme hazırlanırken çalan eser.. derinden etkiler, defalarca dinlenir..
devamını gör...

sen mutlu ol diye yaptım, senin için aldım, sen seversin diye buldum, senin sevdiğini bildiğimden ettim etc..
devamını gör...

yazarların siyasi liderlere uygun olduğunu düşündükleri nickleri paylaştığı başlık.


karabagmenegelmişdir - ilham aliyev

kuaförediyecıktımbaskanoldum - merkel

güresedoymayanpehlivan - donald trump
devamını gör...

hernan jorge crespo.
fernando cavenaghi.
gaizka zabala mendiata.
claudio pizarro.
alessandro del piero.
aitor lopez rekarte.
valeri karpin.
pavel nedved.
devamını gör...

ölümünden senelerce sonra bile hala yobazların canını yakabilen büyük insan.
devamını gör...

kalabalık bir ortam değilse soru yöneltilen şahsı bir miktar gerer. forbest caddesi* üzerinde elinde broşürle duran çalışanların sıklıkla sarf ettiği cümledir. geneli kuaför, epilasyon merkezi, etüt salonu vs oluyor.

ayırt etmeksizin broşürlerini alıp inceleyeceğimi söyleyip iyi çalışmalar diledikten sonra uzaklaşırım. çünkü kalp kırmaya, motivasyon düşürmeye ne gerek var? caddenin iki ucunda da çöp kutuları mevcut...
devamını gör...

"her insan her şeyi yapabilir. kendisine sınır koymamak koşuluyla."

"üstünlük kompleksinin temelinde her zaman bir aşağılık kompleksi yatar."

-alfred adler.
devamını gör...

ayrılık. çoğu o kadar kötü şekilde sonlanıyor ki , artık az zararla atlattığınıza şükreder hale geliyorsunuz ister istemeden biten ilişkiden.
devamını gör...

yolunu bekleyen öksüzlerini doyur, uyut..
vallahi huzur bu...

@basmane

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

etimolojik açıdan bakıldığında "bireyin tanrı'ya karşı olan sorumlulukları" anlamına gelen arapça kelime. kökeni konusunda tam bir uzlaşı yoktur. ama zen ile aynı kökenden geliyor olması (dhyana) kuvvetle muhtemeldir.

ikinci vatikan konsili sonra hazırlanan katolik kilisesi din ve ahlak ilkeleri'ne göre (papa ii. ioannes paulus ve papa xvi. benedictus da buna katkıda bulunanlardandır) din, tanrı'ya yönelik arzunun doğal bir sonucudur. dindar bir insan, kendisini ve dünyayı yaratmış olan kudreti, yüce bir öğede fark eder; var oluş sebebinin o olduğunu ve ona doğru yönelmek üzere var edildiğini bilir; bu yüce unsura itaat etmeyi ve hayat biçimiyle onu yüceltmeyi arzular.

insanlar, tarihleri boyunca, günümüze kadar, inançlarıyla ve dinsel tutumlarıyla (dualar, kurbanlar, kültler, meditasyonlar, vb.) tanrı’yı arama isteklerini dışavurdular. bu dışavurma biçimlerinin anlaşılmazlıklarına karşın, bunlar öylesine evrenseldir ki, bunlara bakarak insana dindar bir varlıktır diyebiliriz.

ama insanı tanrı’yla birleştiren bu yaşamsal ve samimi ilişki unutulmuş, değeri bilinmemiş hatta insan tarafından açıkça reddedilmiş olabilir. bu tür tutumların çok değişik nedenleri olabilir. dünyadaki kötülüğe karşı isyan, dini konulara duyulan ilgisizlik ve dini konulardaki bilgisizlik, dünya ve zenginlik kaygısı, inanlıların kötü örnek oluşturmaları, dine karşı düşmanca düşünce akımları, son olarak da korkuyla tanrı’dan gizlenen ve çağrısından kaçan günahkâr insanın tutumu gibi.

insan tanrı’yı unutsa ve reddetse bile, tanrı, insanın yaşaması ve mutluluğu bulması için, her insanı durmadan kendisini aramaya çağırır. bu arayış insanın tüm aklını kullanmasını, iradesinin sağlam olmasını, yüreğinin doğru olmasını, ayrıca kendisine tanrı’yı aramayı öğretenlerin tanıklığını gerektirir.
devamını gör...

kendisine de söyledim bunu, bence sözlüğü çekilir ve güzel kılan ince detaylardan biri. en alakasiz başlıklarda bile tanımlarını okuyup gülebiliyorum. kaptırmayız kendisini, giderse de isyan bayraklarını çekeriz!!!
devamını gör...

kendilerine cok yazik ediyorlardir. kizlar rehabilitasyon merkezi degilsiniz. degiliz. herkes kiymetlidir. lutfen oncelik kendinizde olsun.
devamını gör...

tüm genellemeler gibi yanlış olan genelleme. kadınlar için yapılan genellemelere ne kadar kızıyorsam, erkekler için olanlara da o kadar kızıyorum. başlığın açılış maksadı trollük olsa da, yazmak istedim.

1 tanesine denk geldim sadece öyle hadsiz ve terbiyesiz olan. onun dışında herhangi bir nedenle mesaj atan, soru soran insanların hiçbiri bir kabalık ya da saygısızlık yapmadı. kendi adıma teşekkür ediyorum hepsine.
devamını gör...

deistim. ama kafamı bulandıran, kuran'da geçen bir ayet var.o da şu;
"ben sizlere atları, develeri, gemileri binip üstüne bir yerden bir başka yere rahat gitmeniz için nasip ettim.şimdi söylesem bile sizin anlamayacağınız bir çok aleti ve vasıtayı sizden sonra gelecek insanlara nasip ettim."

yani o zamanın insanına arabayı, uçağı, treni anlatsan anlamayacağını gösteriyor bu ayette.peki din yalansa, ileride bu aletlerin, vasıtaların olacağını nereden tahmin edebiliyor?

nahl suresi 8.ayet. her mealde farklı. zaten sorun da burada. bu neden tek bir ağızdan tercüme edilmez.
yasin suresi 42. ayette de var.

"500 sene sonra, yeni teknolojik şeyleri bugünden bilmek mucize mi? bu kadar zor bir şey değil tahmin etmek" gibi laflar sarf edebilirsiniz.
yalnız şunu unutmayın, teknoloji şu zaman vr yakın zamanda vardı lakin 1500 sene önce yoktu.
teknoloji varken, teknolojik ürünlerin evrimlerini tahmin etmek zor değil.
ama at, deve, ahşap gemilerden başka hiçbir şey yokken, nasıl ilerideki teknolojik ürünleri tahmin edebilir sorusu kafamı kurcalayan soruların başında geliyor.
devamını gör...

tövbe tövbe ne demek zam ya 'fiyat güncellemesi' diyeceğiz arkadaşım.

tanım: bir ürünün fiyatının artırılması anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

yunanistan - avrupali serseri
hollanda - portakali soydum vitrine koydum
hindistan - b2 seviyesinde aksanli ingilizce
rusya - besinci dereceden memur
gürcistan - tc kimligiyle girilebilen
ruanda - otelim var sorulari alayim
almanya - disiplinse disiplin
fransa - beyaz bayrak sallayan
italya - cizme degilim ben
vatikan - kilisemiz klimalidir
devamını gör...

üniversite bitirmenin sıradanlaştığı ülkemizde kanımca üniversitelerin yeni adıdır. sen istediğin kadar üniversite aç ama istihdam yaratamazsan o diplomalar hikaye.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim