euro saçan koruma
tipine baksan turşu suyu içme ihtiyacı duyuracak bir avninin içinde yüzdüğü şu sefayı görüp, donundan mendil yapmaya devam edecek bir %50 bulundukça bu ülkede, başına hiçbir şey gelmeyecek korumadır.
devamını gör...
nickaltıma yazdığını silsene diye mesaj atan yazar
eleştirilince ağlayan insan, istediği olmayınca hüngür hüngür ağlayan insan, istediği olmayınca babasına ağlayan insan, nickaltında sadece kuşlar kelebekler isteyen insan, övülmediği gün bilin ki ölmüş olan insan. hastamız gücün zehirini iliklerine işlettirmiş, bu sinsi hastalık onu kemirip bitiriyor.
başarılı bir kariyer hikayesi gibi görünüyor ama bitiklik öyküsü...
''bana nickaltı girmişsiniz quuuzuuum amma ben hiç öyle biri değilim kiii?'' ''lütfen, yazdıklarınızı siler misiniz? hatta öyle bir silin ki, yok olsun.*
hayata birazcık karışırsanız, bilgisayarı en azından işe gittiğinizde kapatırsanız, gerçek hayatı içinize çekmeye çalışırsanız ''olumsuzlukların'' ve eleştirinin hayatın doğal akışında da olduğunu görebileceksiniz.
minnoş insanların içinde birer canavar yaşaması sorunsalının skandalı *
başarılı bir kariyer hikayesi gibi görünüyor ama bitiklik öyküsü...
''bana nickaltı girmişsiniz quuuzuuum amma ben hiç öyle biri değilim kiii?'' ''lütfen, yazdıklarınızı siler misiniz? hatta öyle bir silin ki, yok olsun.*
hayata birazcık karışırsanız, bilgisayarı en azından işe gittiğinizde kapatırsanız, gerçek hayatı içinize çekmeye çalışırsanız ''olumsuzlukların'' ve eleştirinin hayatın doğal akışında da olduğunu görebileceksiniz.
minnoş insanların içinde birer canavar yaşaması sorunsalının skandalı *
devamını gör...
yalnızlık
insanın yalnızlığı bile başkası(öteki) varken anlamlı.
ne kadar yalnızlığı seversek sevelim ancak 'eve döndüğümüzde' anlam kazanır bu yalnızlık sevgisi.
derler ya hani çekip gidesim var ormana diye. orman, ancak ormandan döndüğümüzde anlamlı olur. biri sonsuza kadar orada kalırsa yalnız demeyiz ona, deli deriz. deli'nin ne olduğu ise ayrıdır. belki de yalnızca kendi normlarımıza uymayana deli diyoruzdur.
ne kadar yalnızlığı seversek sevelim ancak 'eve döndüğümüzde' anlam kazanır bu yalnızlık sevgisi.
derler ya hani çekip gidesim var ormana diye. orman, ancak ormandan döndüğümüzde anlamlı olur. biri sonsuza kadar orada kalırsa yalnız demeyiz ona, deli deriz. deli'nin ne olduğu ise ayrıdır. belki de yalnızca kendi normlarımıza uymayana deli diyoruzdur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
insanlar sırtlarından birbirlerine çok benziyorlar. bir tshirt. bir saç kesimi. bir omuz genişliği. o yürüyen merdivenin başında gördüğüm sen değildin tabi ki. gördüğümde de biliyordum bunu. açımdan dolayı gözden bir-iki saniye içinde kaybolacaktın yine de bilincim kontrol edemedi kas sistemimi. adımlarım hızlandı, öne doğru kaykıldım. sen değildin. çabam beni acı acı bile gülümsetmedi.
bugün bir şeyler yazacağım belliydi aslında. sevişme sonra diyalogları başlığına yazabilirdim ya da gün içinde büründüğüm başka tür ruh hallerinin tezahürlerini. sevdiğim insanlarla zaman zaman hatalı bir şekilde bütünleşmemi kritize edebilirdim. korumacılık içgüdümden söz edebilirdim. abartma dürtümü ne kadar zor dizginlediğimden olabilirdi ya da. sabit fikir konusunu bir ara ele alacağım ama o kesin. diğerleriyle ilgili söz vermiyorum. belli olmaz benim işim. diyeceğim o ki, bugün hissetmiştim bir şeyler çıkaracağımı içimden. bir süredir yine stand by’a aldım kendimi. gittiği yere kadar. kendi zamanlamalarımı ayarladığım düzleme geri dönene kadar böyle olacak bu galiba. neyse, hallederiz zamanı gelince. ama böyle olacağı/olabileceği gelmemişti aklıma ne yalan söyleyeyim. çok güzel patlar kaba etimde öngörülerim kendimle ilgili. sık sık haklı çıkmama rağmen insanlar hakkında üstelik. bu da böyle bir çelişkimiz olsun.
özlem garip bir duygu değil aslında. bir sürü tanımı/formu var. anlatılmış durmuş binyıllardan beri. bir şekilde karşılıyor/kapsıyor bu tanımlar herkesi. ama işte bilmek yönetmeye yetmiyor bu duyguyu. özlüyorsunuz, tanımlıyorsunuz, somutlaştırıp yüzleşiyorsunuz. bedeninizde bir yerinizde konumlandırıyorsunuz, sonra çat, beyniniz yürüyen merdivene binmek üzere bir adamın özlediğiniz kişiden sırt nakli yaptırmış olabileceği ile ilgili gerzek bir yanılgıyla sizi ve tüm çabanızı duvardan duvara vuruyor. tanımsız/anlamsız noktaya geri dönüyorsunuz; yumru. allahın belası o yumru.
o tshirtten yüzlerce (binlerce?) satmıştır mağaza. sırt da sırta benzer nihayetinde. bir insandı bir yerlere gitmekte olan şu an bunlara sebep olduğundan bihaber. varmış mıdır gittiği yere? varsın. onun sırtını özleyecek olan başkalarını ardında bırakarak bir gün çekip gideceği bu hayatı tüm derdi, tasası, yoğunluğu, yorgunluğu ama en çok da mutluluğu ile yaşasın dilerim.
sesini özledim. kokunu özledim. o dimdik yürüyüşünü özledim. çok özledim.
bugün bir şeyler yazacağım belliydi aslında. sevişme sonra diyalogları başlığına yazabilirdim ya da gün içinde büründüğüm başka tür ruh hallerinin tezahürlerini. sevdiğim insanlarla zaman zaman hatalı bir şekilde bütünleşmemi kritize edebilirdim. korumacılık içgüdümden söz edebilirdim. abartma dürtümü ne kadar zor dizginlediğimden olabilirdi ya da. sabit fikir konusunu bir ara ele alacağım ama o kesin. diğerleriyle ilgili söz vermiyorum. belli olmaz benim işim. diyeceğim o ki, bugün hissetmiştim bir şeyler çıkaracağımı içimden. bir süredir yine stand by’a aldım kendimi. gittiği yere kadar. kendi zamanlamalarımı ayarladığım düzleme geri dönene kadar böyle olacak bu galiba. neyse, hallederiz zamanı gelince. ama böyle olacağı/olabileceği gelmemişti aklıma ne yalan söyleyeyim. çok güzel patlar kaba etimde öngörülerim kendimle ilgili. sık sık haklı çıkmama rağmen insanlar hakkında üstelik. bu da böyle bir çelişkimiz olsun.
özlem garip bir duygu değil aslında. bir sürü tanımı/formu var. anlatılmış durmuş binyıllardan beri. bir şekilde karşılıyor/kapsıyor bu tanımlar herkesi. ama işte bilmek yönetmeye yetmiyor bu duyguyu. özlüyorsunuz, tanımlıyorsunuz, somutlaştırıp yüzleşiyorsunuz. bedeninizde bir yerinizde konumlandırıyorsunuz, sonra çat, beyniniz yürüyen merdivene binmek üzere bir adamın özlediğiniz kişiden sırt nakli yaptırmış olabileceği ile ilgili gerzek bir yanılgıyla sizi ve tüm çabanızı duvardan duvara vuruyor. tanımsız/anlamsız noktaya geri dönüyorsunuz; yumru. allahın belası o yumru.
o tshirtten yüzlerce (binlerce?) satmıştır mağaza. sırt da sırta benzer nihayetinde. bir insandı bir yerlere gitmekte olan şu an bunlara sebep olduğundan bihaber. varmış mıdır gittiği yere? varsın. onun sırtını özleyecek olan başkalarını ardında bırakarak bir gün çekip gideceği bu hayatı tüm derdi, tasası, yoğunluğu, yorgunluğu ama en çok da mutluluğu ile yaşasın dilerim.
sesini özledim. kokunu özledim. o dimdik yürüyüşünü özledim. çok özledim.
devamını gör...
yeşil göz vs mavi göz
ela gözlü biri olarak ela gözü seçiyorum.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
güzelcim'in yaptığı onlarca şey yanında "besleyin ulan beni"cileri üzdüğü yayını. bari çelişik ifadeleri metnin geneli içinde yok etmenin peşine düşün arkadaşlar, giriş cümlesi, paragraf başı falan gibi yerlerde çok göze çarpıyor. hayır sinirlenicem sinirlenemiyorum yaa, bir gülme geliyor.
tamam lan okey kabul tekrar anlatıyorum sizin için.
şu yazdıklarıma neden bir kişi cevap verip tartışmıyor anlamış değilim.
sevmeyen, kendince sebepleri olan, o kendincesinin psikolojik itkilerini cebine koyup uzaklaşabilir. kaptan yukarda nasıl yapılabileceğini anlattı. ha bir cevap bekliyorsa da "neden sevmiyorsuuuauaaan yaaa" minvalinde, ki şaşırmam, yanlış kapıyı zorluyor haberi olsun. samimiyetsiz gibi ya da burada ifadesi güç şekilde mesnetsiz karalama ifadeleri içeren entrylere cevap vermek başka bir şey, seviyeyi orta okuldaymışçasına düşürmek başka. bane ne, bize ne kardeşim, beğenmeyen küçük oğluna almasın. düşünerek de varılır neden istediğim kadar popi yapamadım bu entryle sorusunun cevabına bu konu özelinde aslında ama şartları müsait olamıyor bazı insanların, nalet olsun içimdeki insan sevgisine. hadi arrivederci.
tamam lan okey kabul tekrar anlatıyorum sizin için.
şu yazdıklarıma neden bir kişi cevap verip tartışmıyor anlamış değilim.
sevmeyen, kendince sebepleri olan, o kendincesinin psikolojik itkilerini cebine koyup uzaklaşabilir. kaptan yukarda nasıl yapılabileceğini anlattı. ha bir cevap bekliyorsa da "neden sevmiyorsuuuauaaan yaaa" minvalinde, ki şaşırmam, yanlış kapıyı zorluyor haberi olsun. samimiyetsiz gibi ya da burada ifadesi güç şekilde mesnetsiz karalama ifadeleri içeren entrylere cevap vermek başka bir şey, seviyeyi orta okuldaymışçasına düşürmek başka. bane ne, bize ne kardeşim, beğenmeyen küçük oğluna almasın. düşünerek de varılır neden istediğim kadar popi yapamadım bu entryle sorusunun cevabına bu konu özelinde aslında ama şartları müsait olamıyor bazı insanların, nalet olsun içimdeki insan sevgisine. hadi arrivederci.
devamını gör...
iki çeşit insan vardır
emir verenler- rica edenler.
devamını gör...
unutma beni çiçeği
beni unutma diye bir filmde geçmişti bu çiçeğin adı oradan öğrenmiştim. adını duyar duymaz etkilenmiştim çocuk aklımla. zarif ve anlamlı gelmişti.
görünüşü de çok şirin. minik mavi yapraklı bir çiçek.

unutma beni ne güzel bir cümle.
bizi biz yapan duygularımız. duygularımız ise anılarımızda saklı kalırlar.
eğer birini unutursak onunla olan anılarımızı yani ona bir zamanlar beslediğimiz duygularımızı da kaybederiz.
insanlar çoğu konuya eyvallah çekebiliyorlar ama unutulma mevzusuna gelince hassalaşabiliyorlar.
sanırım ben de unutulmak istemezdim.
şöyle bi düşünüyorum da hiç bir şeyim hatırlanmıyor birinin zihninde ne bakışım ne gülüşüm ne sesim ne dokunuşum, sanki hiç yaşamamışım gibi... eksik. oysa tamım ben. oradaydım yaşadık birlikte.
hayatıma varlığıyla neşe, umut ve ilham katan, ufkumu gerçekten açan biri girerse bu çiçekten ona almak isterdim. ister sevgilim ister arkadaşım olsun birbirimizin hayatına anlam katabiliyorsak bu çiçek en güzel oraya yakışır.
unutma beni,
ben unutur muyum hiç seni..
görünüşü de çok şirin. minik mavi yapraklı bir çiçek.

unutma beni ne güzel bir cümle.
bizi biz yapan duygularımız. duygularımız ise anılarımızda saklı kalırlar.
eğer birini unutursak onunla olan anılarımızı yani ona bir zamanlar beslediğimiz duygularımızı da kaybederiz.
insanlar çoğu konuya eyvallah çekebiliyorlar ama unutulma mevzusuna gelince hassalaşabiliyorlar.
sanırım ben de unutulmak istemezdim.
şöyle bi düşünüyorum da hiç bir şeyim hatırlanmıyor birinin zihninde ne bakışım ne gülüşüm ne sesim ne dokunuşum, sanki hiç yaşamamışım gibi... eksik. oysa tamım ben. oradaydım yaşadık birlikte.
hayatıma varlığıyla neşe, umut ve ilham katan, ufkumu gerçekten açan biri girerse bu çiçekten ona almak isterdim. ister sevgilim ister arkadaşım olsun birbirimizin hayatına anlam katabiliyorsak bu çiçek en güzel oraya yakışır.
unutma beni,
ben unutur muyum hiç seni..
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
türlü oyunlarla hak talep edilmesi kelimenin tam anlamıyla kendine güvensizlik.
kimsenin ismi için sözlüğe geldiğini düşünmüyorum. geldikten sonra belli bir çizgide ilerlendiği için yazarlar genel olarak keyifli vakit geçirdi ve sözlüğe bağlandı. bu birilerini aşırı rahatsız edip kıskandırmış olsa gerek. bu da beni aşırı keyiflendirdi.
hırslı bir insan hiç değilimdir, sözlüğün de hırslı olmaması rahat etmemi sağlıyordu lakin haksızlığa hiiç gelemem. yeni ismimizle daha da büyüyelim de kendilerini zeki sanıp oyundan başkasını bilmeyenler izlemekle kalsın.
yeni ismi sabırsızlıkla bekliyorum yoldaş.
kimsenin ismi için sözlüğe geldiğini düşünmüyorum. geldikten sonra belli bir çizgide ilerlendiği için yazarlar genel olarak keyifli vakit geçirdi ve sözlüğe bağlandı. bu birilerini aşırı rahatsız edip kıskandırmış olsa gerek. bu da beni aşırı keyiflendirdi.
hırslı bir insan hiç değilimdir, sözlüğün de hırslı olmaması rahat etmemi sağlıyordu lakin haksızlığa hiiç gelemem. yeni ismimizle daha da büyüyelim de kendilerini zeki sanıp oyundan başkasını bilmeyenler izlemekle kalsın.
yeni ismi sabırsızlıkla bekliyorum yoldaş.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yaşadığı şehirler
bakalım güzel ülkemin sevgili sözlük yazarlarının demografik dağılımları nasıl. çoğunluk izmir çıkacak ama olsun.
kocaeli
kocaeli
devamını gör...
duolingo
fransızca'ya tekrar başladığım, dil pratiği için ideal, eğlenceli bir uygulama. ama günlük pratikleri yapmam için mail falan atmış bana. biraz ısrarlı kendisi.
bir de ''günde 15 dakika sana bir dil öğretebilir. günde 15 dakika sosyal medya ne yapabilir?'' diyor. haklı.
bir de ''günde 15 dakika sana bir dil öğretebilir. günde 15 dakika sosyal medya ne yapabilir?'' diyor. haklı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
istifçiyimdir. boş kavanozları, peynir - dondurma kutularını atamam. ayrıca eve yiyecek stoğu yaparım, markete gidince her şeyden bol bol alırım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
metalurji ve kaynak mühendisi.
devamını gör...
online listesi isimlerin yanındaki yuvarlak sembol
nerede ne yaptığınızı ifşalayan seçenek. evet izleniyoruz. hem de dıj gücler tarafından...
devamını gör...
trans kadın doktorun mesleğinden ihraç edilmesi
ekşi sözlükte kendisi hakkında önceden açılan başlıklara bir bakmanızı öneririm. kendisi lgbt nin arkasına saklanarak her haltı yemeyi hak gören bir kişi. ayrıca twitter hesabında biraz dolanın bir doktordan ziyade escort hesaplarına benziyor.
kısacası duyar kasan ve yediği haltlara kılıf bulan bir kişidir, devletimiz arada doğru kararlar verebiliyor sanırım.
edit: şunu belirteyim, bu kişi kanada veya isveç hariç (almanyadan da emin değilim) bütün batı ülkelerinde işinden kovulurdu. kimse kimsenin özel hayatına karışamaz yani sana şunu yap bunu yapma diyemez. fakat yaptığın bazı şeylerden dolayı seni tercih etmeme hakkına sahiptir.
kısacası duyar kasan ve yediği haltlara kılıf bulan bir kişidir, devletimiz arada doğru kararlar verebiliyor sanırım.
edit: şunu belirteyim, bu kişi kanada veya isveç hariç (almanyadan da emin değilim) bütün batı ülkelerinde işinden kovulurdu. kimse kimsenin özel hayatına karışamaz yani sana şunu yap bunu yapma diyemez. fakat yaptığın bazı şeylerden dolayı seni tercih etmeme hakkına sahiptir.
devamını gör...
unutkanlığa çare
b12 ve ginkgo biloba tablet, oldukça iyi.
devamını gör...
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
sessiz sedasız uzaklaştırılan yazar.
normalde 2 günlük cezada bile nickaltına neden ceza aldığı yazılırdı yazarın.
tam yönetim adım atmaya başladı, sorunlar çözülüyor dediğim anda sevdiğim yazarın uçurulduğunu öğrendim.
adı konulmamış bir amatörlük var.
luciferı banlamayıp bu adamı banladıysanız hiçbir şeyi haketmiyorsunuz, sorunlusunuz.
moderatörünüz bile cinsiyetçi başlık açarken susup, bu adamı uçurduysanız gerek yok sizin sözlük kurmanıza.
ek: açıklama gelmiş, sağolsunlar.
normalde 2 günlük cezada bile nickaltına neden ceza aldığı yazılırdı yazarın.
tam yönetim adım atmaya başladı, sorunlar çözülüyor dediğim anda sevdiğim yazarın uçurulduğunu öğrendim.
adı konulmamış bir amatörlük var.
luciferı banlamayıp bu adamı banladıysanız hiçbir şeyi haketmiyorsunuz, sorunlusunuz.
moderatörünüz bile cinsiyetçi başlık açarken susup, bu adamı uçurduysanız gerek yok sizin sözlük kurmanıza.
ek: açıklama gelmiş, sağolsunlar.
devamını gör...
gnossienne no. 1
erik satienin harika bestesi.
notalar çok basit olmasına rağmen insanı içine çeken bir beste. bestenin kendi içinde çok uyumlu bir akışkanlığı var.
çok yerde kullanılmıştır. bir çok şarkıya da ilham olmuştur.
spotify linki
notalar çok basit olmasına rağmen insanı içine çeken bir beste. bestenin kendi içinde çok uyumlu bir akışkanlığı var.
çok yerde kullanılmıştır. bir çok şarkıya da ilham olmuştur.
spotify linki
devamını gör...
durduk yere insanı mutlu eden şeyler
radyoda ansızın çıkan o müzik... gülümsetir. hüzünlü bir şarkının bile güldürdüğü olmuştur, çünkü anısı güzeldir.
devamını gör...
