kadınların tahammül edilemeyen hareketleri
kimse aynı imkanlarla doğmuyor, ailesinden aynı derecede sevgi, ilgi ve destek görmüyor çok iyi biliyorum fakat kadınların kendine güvenmemesine tahammül edemiyorum. fazlasıyla üzülüyorum. sosyolojik birçok nedeni var bunun, iyi biliyorum. her zaman küçük görülmeye çalışılan kadınlar çok fazla. kendilerine güvensizliğin nedenlerinden biri de bu. kendi ayaklarının üzerinde durup kimseye ihtiyacı olmadığını (en azından ona kötü davrananlara, aşağılayanlara) vurgulayan kadınlara bayılıyorum. ayaklarının üzerinde duruyor demem de sadece okumakla bağdaştırılmasın fakat okuyup meslek sahibi olmak çok önemli. bundan sonrası da kişinin karakterine ve kendine duyduğu saygıya bağlı tabii. umarım hiçbir hemcinsimi kırmamışımdır fakat samimi düşüncelerim böyle.
devamını gör...
metonya
2011 yılında gerçekleşen şirince kasırgası sonucunda yerle yeksan olmuş ülke.
devamını gör...
en centilmen şehrimiz
trabzon diyorum. öyle bir hoşgörü öyle bir kibarlık, öyle bir ileri görüşlülük. ellerine kimse su dökemez. karadenizin paris'i resmen!...
devamını gör...
çıkmaz ayın son çarşambası
bir işin ne zaman yapılacağı sorulduğunda, hiç gelmeyecek bir zaman anlamında şaka yollu söylenir, işin hiç yapılmayacağını anlatır.
devamını gör...
artık ilişki istemiyorum diyen insan
uzun sürmüş ve oldukça yormuş bir ilişkiden çıkmış insandır. o zamanlar nasıl bir hayat yaşadığını düşününce de bir hayli hayret eder.
devamını gör...
bir şehir bir kütüphane
(bkz: admont abbey library)
avusturya'da bulunan admont abbey kütüphanesi dünyanın en büyük manastır kütüphanelerinden biri olma özelliğine sahiptir. admond manastırı da avusturya'da ayakta kalan en eski manastırlardan biri olup enns nehri üzerindeki admond kasabasında bulunur.
manastırın yapımına 1074 yılında benedik'ten gelen rahipler tarafından başlanmış, yaklaşık yetmiş yıl sonra 1776 yılında yapımı tamamlanabilmiştir.
kütüphane tarz olarak barok stilindedir. yapı olarak üç bölüm halindedir, genel mimari özellikleri şu şekildedir: 70 metre boyunda, 14 metre genişliğinde ve 11 metre yüksekliğindedir. toplamda 48 tane penceresi olan kütüphane çok fazla ışık aldığı için doğal bir aydınlatmaya sahiptir.

kütüphanenin tavanları bartolomeo altomonte tarafından fresklerle süslenerek yapılmıştır. burada yer alan heykeller ise barok heykeltıraş josef stammel tarafından tasarlanmıştır.

kütüphanenin arşivinde yüzbinlerce kitap mevcuttur, bunların arasında en eskisinin tarihi 8. yüzyıla dayanan 1.400 el yazması ve 530 kadar 15. yüzyıldan önce yazılmış nadir eser yer almaktadır.
kütüphaneyi diğerlerinden ayrı kılan bir diğer özellik de 19 yüz yıldan itibaren dünyanın sekizinci harikası olarak anılmasıdır.
bilgi ve görsel kaynağının bir kısmı: admont abbey
avusturya'da bulunan admont abbey kütüphanesi dünyanın en büyük manastır kütüphanelerinden biri olma özelliğine sahiptir. admond manastırı da avusturya'da ayakta kalan en eski manastırlardan biri olup enns nehri üzerindeki admond kasabasında bulunur.
manastırın yapımına 1074 yılında benedik'ten gelen rahipler tarafından başlanmış, yaklaşık yetmiş yıl sonra 1776 yılında yapımı tamamlanabilmiştir.
kütüphane tarz olarak barok stilindedir. yapı olarak üç bölüm halindedir, genel mimari özellikleri şu şekildedir: 70 metre boyunda, 14 metre genişliğinde ve 11 metre yüksekliğindedir. toplamda 48 tane penceresi olan kütüphane çok fazla ışık aldığı için doğal bir aydınlatmaya sahiptir.

kütüphanenin tavanları bartolomeo altomonte tarafından fresklerle süslenerek yapılmıştır. burada yer alan heykeller ise barok heykeltıraş josef stammel tarafından tasarlanmıştır.

kütüphanenin arşivinde yüzbinlerce kitap mevcuttur, bunların arasında en eskisinin tarihi 8. yüzyıla dayanan 1.400 el yazması ve 530 kadar 15. yüzyıldan önce yazılmış nadir eser yer almaktadır.
kütüphaneyi diğerlerinden ayrı kılan bir diğer özellik de 19 yüz yıldan itibaren dünyanın sekizinci harikası olarak anılmasıdır.
bilgi ve görsel kaynağının bir kısmı: admont abbey
devamını gör...
mahlassızım
bazıları kapıdan girdiğinde ortama bir sıcaklık katar. mahlassızım'ın ilk mesajını aldığımda karşımda gülümseyen biri varmış gibi hissettim. sıcacıksın ey yazar! uzun soluklu sohbetlerimiz olsun.
birçok konunun harmanlandığı yazılarını okumak da ayrıca eğitici. kalemin dert görmesin. :)
birçok konunun harmanlandığı yazılarını okumak da ayrıca eğitici. kalemin dert görmesin. :)
devamını gör...
arkeoloji
dünyanın en güzel mesleği, okumasi en zevkli bölümü olması gerekirken, bu konuda çok doğru bir ülkede yaşıyor olmamıza rağmen çok da yanlış bir ülkede yaşadığımız, yıllar yıllar önce mezun olduğum canım bölümüm.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
güne güzel başlamamıza vesile olan yönetim jesti.*
devamını gör...
acılar ne kadar sürer sorunsalı
+acılarım kaç gün sürecek portuga?
-40 gün.
+40 gün sonra geçecek mi?
-hayır alışacaksın...
josé mauro de vasconcelos
-40 gün.
+40 gün sonra geçecek mi?
-hayır alışacaksın...
josé mauro de vasconcelos
devamını gör...
makarna salatası
bol turşulu buzdolabında iyice soğumuş halde yaz aylarında evde balkonda dizi izlerken kola ile gömülmesi gereken yiyecektir. hastasıyım.
devamını gör...
yakışık almayan durumlar
bir kişiyi överken başka bir kesimi yermek
örnek veriyorum:
x yazar çok iyi, manyak iyi, acaip iyi, o kadar müthüş ki hatta, mükemmel insan tabiri bu insana bakılıp esinlenilmiş.
bu senin görüşün, buna katılmayanlara mensup olmadığı bir siyaset partili yaftalamasında bulunamazsın arkadaşım, kardeşim, abiler ablalar!
ne zaman öğreneceğiz acaba başkalarının fikirlerine saygı duymayı? efendim özgürlük kisvesi altında her haltı söylüyorsunuz diyorsunuz. söylemeyip, eleştirmeyip susunca da boyun eğen koyunlarsınız diyorsunuz. ee ne brokoli yesin bu millet? ne istediğinizi bildiğiniz halde, kendinizle çeliştiğinizi gördüğünüz halde bunu yapmaya devam ediyorsunuz.
başka bir örnek: x kisi gitti size 2003 doğumlularla başarılar ne demek?
“bütün z kuşağını aptal yerine koyuyorum ve siz anca bu aptalları hak ediyorsunuz” demek. genelleme belirten bir görüş. hmm. sonra z kusağı biz y kuşaklarına veyahut dahil olmadığım x kuşağına ithamlara cevaben sallayınca da bak gördün mü bu nesil saygısız, nasıl da dediklerim çıkıyor ama diye kendinizi tatmin ediyorsunuz.
bi sakin olun ve kendinizin farkına varın!
bir de karşı tarafın penceresinden bakmaya çalışın. kırmadan, dökmeden, yaftalamadan, iftiralara gark ettirmeden bir bakın düşüncelerinizin neleri yansıttığına ve nelere yol açacağına. lütfen!
gereken "az bilinen efsane duyar"ı kastığıma göre, asıl rahatsız olduğum meseleye döneyim. tabii ki de her yaşanılan hikayenin iki tarafı var. bunun bilincedeyiz. fakat bir taraf diğer tarafa kendini açıklamak için, kişinin durup düşünmesi, durulması için yeterince süre vermiş. bu ne demek oluyor? susan kişi kendi isteyerek sustu. holiganlıklarına “katlanılan” süreçte, konuşmayı tercih etseydi şayet, şahitlik ederdik ikinci tarafın hikayesine de.
anlamayan olursa diye kendimden örnek vereyim. ben boşanma sebepleri başlığına istediğim gibi dayar, döşerim. karşı tarafı dinleyene kadar bana katılabilir/katılmayabilirsiniz. siz bilirsiniz! isterdim hikayemin iki tarafını da dinleyip objektif bakma şansınızın olmasını fakat üstte de belirttiğim susan şahıs gibi, benim hikayemin diğer tarafı da susmayı tercih edebilir, veyahut bu sözlükte yazar olmayabilir, belki çoktan yazdı ama siz hikayeleri bağdaştıramadınız? bilemeyiz vatandaşlar.
sistanızdan tavsiye: yermeden evvel bi objektif olmayı deneyin. inanın ne sizin canınız acır, ne de acıtırsınız!
- bir sevgi pıtırcığından tavsiyeler
veyahut
- bir mal beyanı
ben anlatmak istediğimi anlatırım, bakış açınıza göre beni çözmek yine karşı tarafa bağlı. * *
örnek veriyorum:
x yazar çok iyi, manyak iyi, acaip iyi, o kadar müthüş ki hatta, mükemmel insan tabiri bu insana bakılıp esinlenilmiş.
bu senin görüşün, buna katılmayanlara mensup olmadığı bir siyaset partili yaftalamasında bulunamazsın arkadaşım, kardeşim, abiler ablalar!
ne zaman öğreneceğiz acaba başkalarının fikirlerine saygı duymayı? efendim özgürlük kisvesi altında her haltı söylüyorsunuz diyorsunuz. söylemeyip, eleştirmeyip susunca da boyun eğen koyunlarsınız diyorsunuz. ee ne brokoli yesin bu millet? ne istediğinizi bildiğiniz halde, kendinizle çeliştiğinizi gördüğünüz halde bunu yapmaya devam ediyorsunuz.
başka bir örnek: x kisi gitti size 2003 doğumlularla başarılar ne demek?
“bütün z kuşağını aptal yerine koyuyorum ve siz anca bu aptalları hak ediyorsunuz” demek. genelleme belirten bir görüş. hmm. sonra z kusağı biz y kuşaklarına veyahut dahil olmadığım x kuşağına ithamlara cevaben sallayınca da bak gördün mü bu nesil saygısız, nasıl da dediklerim çıkıyor ama diye kendinizi tatmin ediyorsunuz.
bi sakin olun ve kendinizin farkına varın!
bir de karşı tarafın penceresinden bakmaya çalışın. kırmadan, dökmeden, yaftalamadan, iftiralara gark ettirmeden bir bakın düşüncelerinizin neleri yansıttığına ve nelere yol açacağına. lütfen!
gereken "az bilinen efsane duyar"ı kastığıma göre, asıl rahatsız olduğum meseleye döneyim. tabii ki de her yaşanılan hikayenin iki tarafı var. bunun bilincedeyiz. fakat bir taraf diğer tarafa kendini açıklamak için, kişinin durup düşünmesi, durulması için yeterince süre vermiş. bu ne demek oluyor? susan kişi kendi isteyerek sustu. holiganlıklarına “katlanılan” süreçte, konuşmayı tercih etseydi şayet, şahitlik ederdik ikinci tarafın hikayesine de.
anlamayan olursa diye kendimden örnek vereyim. ben boşanma sebepleri başlığına istediğim gibi dayar, döşerim. karşı tarafı dinleyene kadar bana katılabilir/katılmayabilirsiniz. siz bilirsiniz! isterdim hikayemin iki tarafını da dinleyip objektif bakma şansınızın olmasını fakat üstte de belirttiğim susan şahıs gibi, benim hikayemin diğer tarafı da susmayı tercih edebilir, veyahut bu sözlükte yazar olmayabilir, belki çoktan yazdı ama siz hikayeleri bağdaştıramadınız? bilemeyiz vatandaşlar.
sistanızdan tavsiye: yermeden evvel bi objektif olmayı deneyin. inanın ne sizin canınız acır, ne de acıtırsınız!
- bir sevgi pıtırcığından tavsiyeler
veyahut
- bir mal beyanı
ben anlatmak istediğimi anlatırım, bakış açınıza göre beni çözmek yine karşı tarafa bağlı. * *
devamını gör...
tonlamaya göre anlamı değişen kelimeler
ha?
devamını gör...
kuaförde ve seks esnasında söylenen ortak bir söz
devamını gör...
günün şiiri
hazır bugün de pazarken ve henüz paylaşılmadığını görmüşken hemen yazalım;
bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım...
-nazım hikmet
bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım...
-nazım hikmet
devamını gör...
normal sözlük'ün 30 yaş üstü yazar kaynaması
44 yaşında bir yazar olarak çok sevindiğim bir durum:) çoluk çocuğa laf anlatmaya çalışmıyoruz demek ki:)))
devamını gör...
normal sözlük'ten sevgili bulmak
sözlük formatı bugün yayınlandı bu ne hız.
devamını gör...
edirne'de 8 köpek yavrusunun diri diri yakılarak öldürülmesi
gücünüz bu masumlara yetiyor. o kadar acınacak halde ve iğrençsiniz ki.cayır cayır yanmanız dileğiyle.
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
eşşek arısı geliyo üstüme doğru diye tırmandığım ağaçtan atlamıştım. baya yüksekten uçarak düşmüştüm. arı beni kovalamaya devam etti, boşuna atmışım kendimi.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
kör kütük sarhoş olalım..
içelim hep beraber..
bir yudum bin yudum olsun..
gülelim.. şen kahkahalar atalım..
sabahina ağlayacagimiz gecenin..
hükümdarı olalım..
içelim hep beraber..
bir yudum bin yudum olsun..
gülelim.. şen kahkahalar atalım..
sabahina ağlayacagimiz gecenin..
hükümdarı olalım..
devamını gör...