yaran olaylar
sen benim telefonumu ver,ben sana kimliğimi vericeem diyen abinin yaşadığı olaydır,hala aklıma gelir gülerim.
devamını gör...
suicedeboys
qa®de$im n£ i©®a €di¥or ßunlar?
devamını gör...
chopper
sıklıkla cruiser ile karıştırılan motorsiklet çeşidi.
klasik bir chopper , başka bir motorun kesilip yeniden biçimlendirilmesi ile oluşturulmakta olup etrafta sıklıkla görülen seri üretim krom kaplama motorlar cruiser olarak adlandırılmaktadır.
chopper tipi motorlar, helikopter motoruna benzer sesler çıkarmalarından ötürü bu şekilde adlandırılmaktadır.
klasik bir chopper , başka bir motorun kesilip yeniden biçimlendirilmesi ile oluşturulmakta olup etrafta sıklıkla görülen seri üretim krom kaplama motorlar cruiser olarak adlandırılmaktadır.
chopper tipi motorlar, helikopter motoruna benzer sesler çıkarmalarından ötürü bu şekilde adlandırılmaktadır.
devamını gör...
sığ insan
takıntılı, saplantılı, doğruluğuna kendisini inandırdığı düşüncelerini asla değiştiremeyen insandır. sorgulamaz, empati yapamaz ve yeniliklere kapalıdır. bu tür insanlara laf anlatmaya çalışmaktansa uzak durmak daha faydalıdır.
devamını gör...
ben sizin babanızım
yoldaş benjaminin sözlükte söyleye söyleye dolaştığı şarkıdır.
devamını gör...
vergi alınmayan şey
olum yazmayın lan varsa da, burdan görüp vergi getirirler bak.
devamını gör...
ultracrepidarian
kişinin uzmanı olmadığı, bilgisinin yetmediği konularda hiçbir derde derman olmayacak görüş ve önerilerini belirtmesi.
--- alıntı ---
terim ilk olarak 1819'da william hazlitt adındaki bir denemecinin william gifford'a yazdığı açık mektupta kullanılmıştır. bu terim, ünlü yunan ressamı apelles'in yaptığı resme eleştirilerini yönelten bir ayakkabıcıya dayanıyor.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
terim ilk olarak 1819'da william hazlitt adındaki bir denemecinin william gifford'a yazdığı açık mektupta kullanılmıştır. bu terim, ünlü yunan ressamı apelles'in yaptığı resme eleştirilerini yönelten bir ayakkabıcıya dayanıyor.
--- alıntı ---
devamını gör...
bir kez gelinen dünyada günde 8 saat çalışmak
aklımın almadığı olay. haftanın 6 günü, günde 8 saat çalışmaya kim ikna etti dünyadaki insanlığı? ilk kim dedi ''günün yarısını çalışarak geçirelim'' diye? hadi biri dedi, kimler onayladı? kesin almanlar yapmıştır. çalışmaktan zevk alıyor adamlar. ama çalışma şartlarının da adabını biliyorlar. örnek alan ülkeler sadece kötü yanlarını alıyor.
devamını gör...
an itibarıyla işsiz kalmam
benim de içinde bulunduğum durum. ailesiyle kalana ayrı sabır, ayrı evde yaşayıp geçinmek zorunda kalana apayrı sabır diliyorum. ülkemi seviyorum ama terketmeme çok az kaldı. uçağım kalkıyor arkadaşlar bakın uçağım benim uçağım
devamını gör...
internet nasıl yapılıyor sorunsalı
bir soru.
internet dediğimiz şey aslında, aralarında iletişim sağlanacak bilgisayarların doğru ya da dolaylı yoldan bağlı olduğu bir kablodan ibaret. burada bu bilgisayarlardan bazıları server adı verilen sunucu bilgisayarlar. web sayfaları da bu bilgisayarın hard diskinde bulunan dosyalar. her sunucunun bir ip numarası var, tıpkı tc numarası gibi, bilgisayara özel olan. bilgisayarlar bu ip adresleri ve bunlara verilen özel isimler olan google, facebook gibi isimler aracılığıyla birbirini bulabilir.
evlerde günlük işlerimizde kullandığımız bilgisayarlar sunucu (server) bilgisayarı değil. bunlara client adı veriliyor. bunlar internete doğrudan değil, bir internet servis sağlayıcısı ile bağlı. sunucudan farkları bu. bir siteye gireceğiniz zaman, servis sağlayıcı aracılığıyla sunucu bilgisayara ulaşır ve hard diskindeki dosyalar olan web sitelerine erişim sağlarsınız. internet üzerinden mail yollamak gibi bilgi alışverişleri de benzer şekilde yapılır. hepsi, internet adı verilen kablo ağı üzerinde yolculuk yapan ve bir yerden diğer yere ulaşan bilgilerdir; ister yazı olsun, ister fotoğraf, ister başka bir şey... göndereceğiniz bilgiler packet denen küçük parçalar halinde gider ve orada organize şekilde orijinal halini almak üzere birleştirilir.
basitçe konu böyle. umarım anlatabilmişimdir.
edit: nasıl ortaya çıktığını soruyorsanız, arpanet adında bir proje ile. aslında amaç nükleer bir saldırı esnasında ayakta kalabilecek bir iletişim ağı kurmaktı. bu amaçla proje başındaki kişi, bilgileri parçalar halinde bölüp her yöne olabildiğince hızlı göndermek fikriyle sıvamıştı kolları. şuradan okuyabilirsiniz.
internet dediğimiz şey aslında, aralarında iletişim sağlanacak bilgisayarların doğru ya da dolaylı yoldan bağlı olduğu bir kablodan ibaret. burada bu bilgisayarlardan bazıları server adı verilen sunucu bilgisayarlar. web sayfaları da bu bilgisayarın hard diskinde bulunan dosyalar. her sunucunun bir ip numarası var, tıpkı tc numarası gibi, bilgisayara özel olan. bilgisayarlar bu ip adresleri ve bunlara verilen özel isimler olan google, facebook gibi isimler aracılığıyla birbirini bulabilir.
evlerde günlük işlerimizde kullandığımız bilgisayarlar sunucu (server) bilgisayarı değil. bunlara client adı veriliyor. bunlar internete doğrudan değil, bir internet servis sağlayıcısı ile bağlı. sunucudan farkları bu. bir siteye gireceğiniz zaman, servis sağlayıcı aracılığıyla sunucu bilgisayara ulaşır ve hard diskindeki dosyalar olan web sitelerine erişim sağlarsınız. internet üzerinden mail yollamak gibi bilgi alışverişleri de benzer şekilde yapılır. hepsi, internet adı verilen kablo ağı üzerinde yolculuk yapan ve bir yerden diğer yere ulaşan bilgilerdir; ister yazı olsun, ister fotoğraf, ister başka bir şey... göndereceğiniz bilgiler packet denen küçük parçalar halinde gider ve orada organize şekilde orijinal halini almak üzere birleştirilir.
basitçe konu böyle. umarım anlatabilmişimdir.
edit: nasıl ortaya çıktığını soruyorsanız, arpanet adında bir proje ile. aslında amaç nükleer bir saldırı esnasında ayakta kalabilecek bir iletişim ağı kurmaktı. bu amaçla proje başındaki kişi, bilgileri parçalar halinde bölüp her yöne olabildiğince hızlı göndermek fikriyle sıvamıştı kolları. şuradan okuyabilirsiniz.
devamını gör...
geceye bir hayat dersi bırak
bu yaşıma gelene kadar öğrendiğim en muazzam şey tepkisiz kalabilmek.
ınanılmaz kırılmış, şaşırmış yada üzülmüş olsam bile herşeyin olabilirliğini,
herkesin herşeyi yapabileceğini kabullenmek.!
ınanılmaz kırılmış, şaşırmış yada üzülmüş olsam bile herşeyin olabilirliğini,
herkesin herşeyi yapabileceğini kabullenmek.!
devamını gör...
mor ve ötesi
şarkılarının çoğunu sevmekle birlikte "uyan" şarkısı ayrı bi güzeldir.sözlerini dikkatle dinlediğinde verilen mesajın güzelliği anlaşılabilir.ayrica "aya irini" konserleri nefistir.
devamını gör...
yazar olmak
bir yalnız daha gelmiş sözlüğe. sarılacakmış he gel sarıl. biraz zaman geçsin gösterirler sana kafa kaç bucak. neyse korkutmayalım. hoşgeldin.
devamını gör...
kaiho
eksikliği hissedilen, artık ulaşılması imkansız olan birine umutsuz bir şekilde özlem duymak anlamına gelen fince sözcük.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
''brutti ma buoni''
bir italyan tatlısıdır, kelimelerin türkçe karşılığı şu şekildedir: ''çirkin ama iyi''
kastedilen şey ise tatlının çirkin görünümlü olmasına rağmen tadının güzel olmasıdır, zaten sonuçta bir çeşit tatlı değil mi?
buradan çıkarmanızı istediğim anlam ise ne kadar kötü ve çirkin olursa olsun, içinde bizi cezbeden bize göre tadı güzel şeyler var,
sonuçta bu bir tatlı değil mi :)
velhasıl kelam, hayat bir çeşit brutti ma buoni tatlısıdır benim için. yerim valla ham ham.
tamamen göreceli yaşıyoruz, neredeyse bütün insanlar aramaktan bıkıp pes etmediği sürece kendini cezbedecek şeyleri bulabilecektir. belki hayatımızı anlamlandıramayız ama, tadını güzel bir hale getirebiliriz.
ham ham
bir italyan tatlısıdır, kelimelerin türkçe karşılığı şu şekildedir: ''çirkin ama iyi''
kastedilen şey ise tatlının çirkin görünümlü olmasına rağmen tadının güzel olmasıdır, zaten sonuçta bir çeşit tatlı değil mi?
buradan çıkarmanızı istediğim anlam ise ne kadar kötü ve çirkin olursa olsun, içinde bizi cezbeden bize göre tadı güzel şeyler var,
sonuçta bu bir tatlı değil mi :)
velhasıl kelam, hayat bir çeşit brutti ma buoni tatlısıdır benim için. yerim valla ham ham.
tamamen göreceli yaşıyoruz, neredeyse bütün insanlar aramaktan bıkıp pes etmediği sürece kendini cezbedecek şeyleri bulabilecektir. belki hayatımızı anlamlandıramayız ama, tadını güzel bir hale getirebiliriz.
ham ham
devamını gör...
sözlük yazarlarının satın aldıkları son kitap
fernando possea - huzursuzluğun kitabı
friedrich nietzsche - böyle buyurdu zerdüşt
friedrich nietzsche - böyle buyurdu zerdüşt
devamını gör...
siyasiler normal sözlük'te yazar olsa alacakları nickler
bana ne amerikadan (bkz: necmettin erbakan)
devamını gör...
tayland'ın tohum bombaları
yanılmıyorsam 2013 yazında hayata geçirilen, ormansızlaşmaya doğru giden dünyaya karşı tayland'ın aldığı karar.
tayland cumhuriyeti daha önce savaşlarda kullanılan araçları, şimdi oksijen üretimine katkı sağlamak amacıyla kullanmaya başladı.
tohumların toprağa havadan ekilmesi yıllardır kullanılan bir yöntemdi ancak tayland cumhuriyeti bu yöntemi bir hayli geliştirdi. toprak ve kilden yapılan toplar içerisine tohum yerleştiriliyor. daha sonra belirlenen askeri araçlar (uçaklar vs.) bunları önceden belirlenmiş alanlara serpiyor. böylece kullanılan ağaçların neredeyse 2 katı kadar ağacın temeli atılıyor.
projenin sağladığı birçok yarar var. en önemlilerinden biri ise; savaşta kullanılamayacak fakat henüz iş görür haldeki uçakların kullanılıyor olması. ne israf yapıyorlar, ne yeni üretim, ne de ihtiyaç dışı ürün... adamlar her şeyleriyle üstün başarı göstermişler anlayacağınız. üstelik bu bombalar sayesinde günde yaklaşık 900.000 bin tohum ekiliyor. inanılmaz bir rakam. *
tayland cumhuriyeti daha önce savaşlarda kullanılan araçları, şimdi oksijen üretimine katkı sağlamak amacıyla kullanmaya başladı.
tohumların toprağa havadan ekilmesi yıllardır kullanılan bir yöntemdi ancak tayland cumhuriyeti bu yöntemi bir hayli geliştirdi. toprak ve kilden yapılan toplar içerisine tohum yerleştiriliyor. daha sonra belirlenen askeri araçlar (uçaklar vs.) bunları önceden belirlenmiş alanlara serpiyor. böylece kullanılan ağaçların neredeyse 2 katı kadar ağacın temeli atılıyor.
projenin sağladığı birçok yarar var. en önemlilerinden biri ise; savaşta kullanılamayacak fakat henüz iş görür haldeki uçakların kullanılıyor olması. ne israf yapıyorlar, ne yeni üretim, ne de ihtiyaç dışı ürün... adamlar her şeyleriyle üstün başarı göstermişler anlayacağınız. üstelik bu bombalar sayesinde günde yaklaşık 900.000 bin tohum ekiliyor. inanılmaz bir rakam. *
devamını gör...
sözlükteki esrarengiz yazarlar
henüz yazar değil okuyucu ve beğenici olanlardır zannımca.kendilerini yazmak için hazırlıyor olabilirler.
devamını gör...
