1001.
canım şehrim. kavuşmak için sabırsızlanıyorum ama daha var biliyorum. mükemmel bir şehir. okyanusları görebilmek de cabası.
devamını gör...
1002.
ince ince bir yağmur başladı. şöyle bardaktan boşalırcasina yağsa ne güzel olur. birazdan dinecek gibi. hayırlısı bakalım.
devamını gör...
1003.
devamını gör...
1004.
1005.
ankara aldatmaz insanı. soğuktur , gridir , sesizdir , yalnızdır , yalancı kalabalıkları yoktur ankara’nın . büyük şeyler vaad etmez insanlara , büyük hayaller kurdurmaz , sessizlik ve sakinlik en güzel ankara’da yaşanır . sağlam dostluklar üzerinde kuruludur insan ilişkileri. buranın insanları küçük şeylerle mutlu olur. kızılay’dan tunalıya arkadaşlarıyla buluşmaya giderken o yolda yürümekten mutlu olurlar . hiç sitem etmez buranın insanı , tatile gitti mi , özler ankarayı . bilir oranın evi olduğunu .
devamını gör...
1006.
28 ekim günü öğle vakitlerinde kızılay'a giden hindi ne demiş?
=>bu ne kalabalık
edit:izmir caddesi (sanırım 2 diye geçiyor) devamında ankara simidi 10 lira- şok kampanya
=>bu ne kalabalık
edit:izmir caddesi (sanırım 2 diye geçiyor) devamında ankara simidi 10 lira- şok kampanya
devamını gör...
1007.
seni sevmiyorum diyemem ve senden hoşlanmadığımı da söyleyemem
devamını gör...
1008.
ankara, sen o sabahların rengiyle doğarsın,
ne tam beyaz, ne siyah tam arası, tam yorgunsun.
bir çay buharı gibi yükselir sisin,
kızılay’da yürürken bile insan kendi içine döner,
çünkü burada rüzgar bile içine esiyor insanın.
senin griliğin, betonun değil sadece,
bir sabrın, bir bekleyişin, bir sessiz kabullenişin rengi.
birinin otobüste dalıp gitmesi,
bir başkasının kuğulu park’ta üşüyerek sigara içmesi kadar tanıdık.
ne var biliyor musun?
ben o kasvetine bile sevdalıyım senin.
o kuru ayazda çatlayan dudaklarınla,
kızılay’ın kalabalığında kaybolan yalnızlarınla,
bir vapuru olmayan, ama denizi özleyen şehir…
gri bir gömleğin altına gizlenmiş kalp gibisin ankara,
soğuksun ama dürüstsün, uzak ama sarsılmaz.
ve bil ki, seni hep böyle seveceğim:
neşeni değil, hüznünü bilerek.
çünkü seni gri olduğun için sevdim
renk değil, ruh oldun bana.
ne tam beyaz, ne siyah tam arası, tam yorgunsun.
bir çay buharı gibi yükselir sisin,
kızılay’da yürürken bile insan kendi içine döner,
çünkü burada rüzgar bile içine esiyor insanın.
senin griliğin, betonun değil sadece,
bir sabrın, bir bekleyişin, bir sessiz kabullenişin rengi.
birinin otobüste dalıp gitmesi,
bir başkasının kuğulu park’ta üşüyerek sigara içmesi kadar tanıdık.
ne var biliyor musun?
ben o kasvetine bile sevdalıyım senin.
o kuru ayazda çatlayan dudaklarınla,
kızılay’ın kalabalığında kaybolan yalnızlarınla,
bir vapuru olmayan, ama denizi özleyen şehir…
gri bir gömleğin altına gizlenmiş kalp gibisin ankara,
soğuksun ama dürüstsün, uzak ama sarsılmaz.
ve bil ki, seni hep böyle seveceğim:
neşeni değil, hüznünü bilerek.
çünkü seni gri olduğun için sevdim
renk değil, ruh oldun bana.
devamını gör...
1009.
devlet dairesi gorevi gorsun diye icat edilmis sehir.
devamını gör...
1010.
1011.
zaman zaman çok sıkılsam da nereye gidersem gideyim evimde gibi hissetmediğimden dolayı kopamadığım şehir. sevilecek çok şeyi var. en güzeli de ortada bi şehir olması ve hep gelecek birilerinin varlığı.. ve bunu hissedip onlara da ev sahibi olmak çok tatlış bir his
devamını gör...
1012.
1013.
birkaç gün içinde ne kadar yaşanılabilir olduğunu bir kez daha fark ettiğim şehir.
bulunduğum yerleriyle de alakalı olabilir, kendimi aşırı huzurlu hissettiğim şehirlerden biri oldu.
tek sıkıntı ankara kedilerinin beni sevmemiş olması.
istanbul'daki kediler kucağıma koşup gelirken, kendilerini mıncıklatırken ankaradakiler daha çok 'geldi yine tipini silktiğim' bakışı atmayı tercih ettiler.
öyle olsun, alındım birazcık ama her neyse.
bir gün anlaşacağız diye umuyorum.
edit: yürüyüş yollarının fotisini yamuk yumuk çektiğim için dönme dolap şeysi atayım.
bulunduğum yerleriyle de alakalı olabilir, kendimi aşırı huzurlu hissettiğim şehirlerden biri oldu.
tek sıkıntı ankara kedilerinin beni sevmemiş olması.
istanbul'daki kediler kucağıma koşup gelirken, kendilerini mıncıklatırken ankaradakiler daha çok 'geldi yine tipini silktiğim' bakışı atmayı tercih ettiler.
öyle olsun, alındım birazcık ama her neyse.
bir gün anlaşacağız diye umuyorum.
edit: yürüyüş yollarının fotisini yamuk yumuk çektiğim için dönme dolap şeysi atayım.
devamını gör...
1014.
bugün tüm halkın aynı anda metroya bindiği şehirdir
devamını gör...
1015.
1016.
neyse aralık sonu inşallah yine bir kavuştay gerçekleştireceğim. istediğiniz gibi bahsedebilirsiniz.
gittiğimde kar yağmasını dilediğim canım şehir. karın çok yakıştığı şehirlerden.
ne fotolar atarım haa. her foto konusunu için bir foto atarım. yok be atmam. sonra laf sokacağız diye ters dönüyorsunuz olduğunuz yerde. şöyle bir gözümde canlandı da olabilecekler… günah laaağn.
gittiğimde kar yağmasını dilediğim canım şehir. karın çok yakıştığı şehirlerden.
ne fotolar atarım haa. her foto konusunu için bir foto atarım. yok be atmam. sonra laf sokacağız diye ters dönüyorsunuz olduğunuz yerde. şöyle bir gözümde canlandı da olabilecekler… günah laaağn.
devamını gör...
1017.
merkezi çok hoşuma gidiyor. başkentimiz estetik ve yaşanılası.
devamını gör...
1018.
çok ağaç gördüğüm için gurur duyduğum şehir
devamını gör...
1019.
"çöpleri karıştıran sokak kedileri gibi
kurcalıyorsun fark etmeden geçmişteki günleri
çocukluğun sessizce tırmanıyor kucağına
şöyle bir gülümsüyor kıvırcık saçlarıyla
babanı andırıyor sanki bu sessiz duruşuyla
ve ne kadar eksildiğini hatırlatıyor sana...
ne kadar güzelmişsin, hayat henüz çırılçıplak
hiçbir şey el değmemiş, günler birer salıncak
seni unutmuyor büyüdüğün sokaklar
dokunuyor ankara göz yaşına, rüzgarıyla..."
aynı bu şarkıdaki gibi... ankara'dan ayrılmak hiç iyi gelmedi bana.
kurcalıyorsun fark etmeden geçmişteki günleri
çocukluğun sessizce tırmanıyor kucağına
şöyle bir gülümsüyor kıvırcık saçlarıyla
babanı andırıyor sanki bu sessiz duruşuyla
ve ne kadar eksildiğini hatırlatıyor sana...
ne kadar güzelmişsin, hayat henüz çırılçıplak
hiçbir şey el değmemiş, günler birer salıncak
seni unutmuyor büyüdüğün sokaklar
dokunuyor ankara göz yaşına, rüzgarıyla..."
aynı bu şarkıdaki gibi... ankara'dan ayrılmak hiç iyi gelmedi bana.
devamını gör...
1020.
doğduğum şehirdir. baba tarafı hâlâ orada yaşıyor yakında oraya hayırlı bir ziyaret için gelebilirim. eğer herşey planladığım gibi olursa herkeşe benden çay ve yine olursa ikinci kez ankara da dünyaya gelmiş gibi olacağım. neyse hadi bakalım ankara uğur getir bana.
devamını gör...










