19 yaşımda kalbimi çalan canım şehirdir ara ara ziyaretine giderim sıcağı olmasa kesinlikle bir ömür sıkılmadan yaşardım bu ne güzellik.
devamını gör...
başka şehre gelince kıymetini anladığım, bence türkiye'deki en güzel şehirlerdendir. bu şehrin benim için en güzel dönemi sonbahardır. dolaşacağınız yerlerde gereksiz kalabalıklar yoktur, deniz hala girilebilecek kıvamdadır, fiyatlar yaz sezonundaki kadar pahalı değildir ve canınızı sıkan sıcaklar yoktur.
devamını gör...
gezip gördüğüm şehirlerden en güzeli en zengini doğasıyla iyiki dediğim yerdeyim.
devamını gör...
herkesin, sokaklarında bikiniyle gezinildiği sanılan şehir.
devamını gör...
3.5 yıl yaşadığım şehir.
devamını gör...
bana"neden hala başka yerde yaşıyorsun"dedirten özlenen güzel şehir.
devamını gör...
buraya gelen turistlerin çoğu geri ülkesine dönmüyor galiba sokakta yerli insan görmek mucize.
devamını gör...
çocukluğumdan beri çok sık gelip gittiğim, yaklaşık 8 aydır tamamen yerleştiğim muhteşem şehir. kendimi burada aşırı mutlu hissediyorum. sanırım aşık olduğum şehirler tam listesinde birinci sıraya artık koyabilirim. insanın doğduğu değil doyduğu yer memleketidir deyip lafı uzatmayayım. bayılıyorum bu şehre..
devamını gör...
antalya’da yaşayan/okuyan yazar arkadaşlar kokteyl içmek için gidilecek kaliteli mekân önerebilirlerse çok sevinirim. konyaaltı yakınlık açısından tercihimiz fakat lara taraflarından da önerilere açığım. müzik de olsun istiyoruz.

aşağıdakiler iyi mi? kötü mü?

-food in box
-public co.
-canape
- shakespeare bistro
- tudors/holly stone
devamını gör...
bu aralar biraz soğuk ama herşeyiyle yine de güzel şehir sevdiğim huzur dolu şehir.
devamını gör...
çayınızı-kahvenizi alın size bu şehre eleştiren gözle bakan entry bırakayım.
t: imkânlarını kullanamayan şehirdir:
-bu şehirde ulaşım hatları rezalettir. 45 dk yürüyerek ulaşabileceğiniz yere 30-50 dk ulaşabilirsiniz ör:tk 35 (kültür-sahil), uc11 (meltem-uncalı)

-inönü stadı (vodafone arena, ki onunda sebebi belli) gibi şehrin içine yeni stad yapılan kenttir. bu durum sonucunda maç günleri, ana halteri olan 100.yıl trafiğide aynı zaman da meltem (batı bölgesine giriş kapısı olan) traifiğide altüst olur. üniversite öğrencilerininde şehire ulaşması işkence olur ve bölgede yaşayanlara gürültü kirliliği olur.

-hazır stad demişken, kaleiçini merkez ele alırsak meltem ve (kemere doğru devamı) batı, kaleiçi'nin lara tarafı ise doğu diyebiliriz. şimdi bu şehri özenle batı'ya taşıdılar. bu şehir plânlaması açısından rezalettir. neler taşındı?:
--üniversite (1995'te),
--merkez bankası (3-5 yıl oldu),
--il jandarma (kendimi bildim bileli vardı),
--2.öğretmenevi,
--otobüs terminali,
--asat,
--çevre ve şehircilik bakanlığı,
--avm'ler (erasta, kipa, özdilek ve en eskileri 5m),
--eski adliye,
--2 devlet, 1 üniversite hastanesi,
--il bank, valilik ek binası,
--ösym merkezi, adli tıp,
--lunapark,
--il sağlık merkezi,
-aklıma gelen bunlar. peki bunda ne kötülük var? 1. trafik, 2. merkez ve doğuda kalanların hizmetlerden yeterince faydalanamaması ya da faydalanmak için vakit kaybı yaşaması.

-ev kiraları istanbul ve muhtemelen muğla (ki oradaki milli park ve orman arazilerinden kaynaklı yıllardır devam eden bir sorun) dan sonra en çok kiraları artan şehir burası olabilir.
--bunda gerek göç (iç-dış göç) gerekse de yazlıkçılar (1-2 ay tatil için tutulan boş evler) gerekse de kapitalize olmuş ev sahşpleri büyük ölçüttür. şuan bu şehirde ortalama 1+1 ev en ucuz 1.000 tl ki 5.000tl isteyen bile var.

-bu şehirde sıcaklar ortalama 15 mayıs gibi başlar, 15 haz-15 temmuz arası zirve yapar 15 eylüle kadar devam eder. zirve döneminde 2 klimanız, 1 arabanız yoksa acı çekersiniz. varsa ise acı çekme saatleriniz azalır sadece. bahsettiğimiz sıcaklar hissedilen 40-45'i vurduğu, normalin 35-40 olduğu sıcaklar.

-şehirdeki iyi kötü var olan plânlama yukarıda anlatılan taşıma sonucunda içinden geçildi ve artık başta iş giriş çıkış saatlerinde olmak üzere markantalya'dan başlayan trafik il sağlığa kadar acı çeke çeke ilerliyor alternatif rotalar ise artık dolu.

-yiyecek-içecek ve tamirci ustalarının masrafları oldukça pahalı. dahası verdiğiniz paranın karşılığını da alamazsınız. diğer şehirlerde 20 tl'ye aldığınız herhangi bir şey burada en az 25 tl'dir ve 20 tl'lik kalite yoktur. bunun sebebide gıda da turizm etkisidir. usta da ise usta bulunmaz, bulunursa pahalı olur, aynı sorun tekrarlanır usta gelmez, engeller. yani parayı alıp kaçar hatta usta "bugün geleceğim" der en iyi ihtimal 2 gün sonra gelir. bunun sebebi ise ya iyi ustadır yoğunluk vardır ancak seni de kaybetmemek için yalan söyler ya da geldiği şehirde usta filan değildir, burada para olduğunu duyup girmiştir beceremez ve o yüzden engeller geçer. derdi esnaflık değil bir an önce parayı vurup memleketine dönmek.

-bu şehirde başta hamam böceği olmak üzere böcek sorunu ve fare sorunu var. hamam böceği nasıl sorun olabilir? ortalama 3-4 cm'e ulaşabilen, hızından pek bir şey kaybetmeyen ve 5. kata bile uçabilen canlıdan bahsediyoruz. diğer yandan ise tuhaf-tuhaf böcekleri sağ-solda görebilirsiniz. evlere nasıl giriyor dersenizde en az 6 ay cam pencere açık yaşadığı için giriyor. bir çok ilaç etki etmiyor edenleri ise sıfırlamıyor. çünkü bu meretler 200 yumurta bırakıyor ve 180tanesi sağlıklı doğuyor. kaldı ki bugün ilaçladın yarın tekrar girebilir... fare ise ben hayatımda görmediğim kadar fareyi burada gördüm. o yüzden yemek yediğiniz bir çok yerde aslında bu sorunlar var. oteller mi? iş ciddiyetine bağlı.

-iş durumu? bu şehir kapitalist. asgari ücretden kaçınmak isteyen iş veren sayısı ödemek isteyenden daha fazla. bu yüzden ya sigortasız çalışacaksınız ya da sigortalı ancak asgari ücretin altında. dahası oteller bunlardan kurtulmak için part-time eleman alır.

-yemek kültürü? yok. bazı ilçelerinden aşırma (aksu gibi) köfte ve piyazı var ancak bunu hakkını vererek yapanı bulmak maharet ister.

-ayrıca ulaşıma geri dönelim bu şehirde ilçeler ya da ören yerleri hakkında bilgi almak tamamen şans. google'da yazdığı kadarını biliyoruz. şehir merkezinde 3-4 tane müze var, kimse bilgilendirmez. ne ilan ne başka bir şey.. ilçeleride keza gidişat üzerine bir kitapçık, sayfa vs. yoktur. google'da bakar ve yazana uyarsın doğruysa ne âla. bir de "ghost bus" larımız vardır. uygulamaya göre o sizin durağınızdan geçer ancak siz göremezsiniz. ^^ uygulamada yazan saatlere rağmen gelmeyip sonra 2-3 tanesi aynı hat olmasına rağmen 3 sn farkla gelir.

-konser, gösteri, tiyatro vb. ilânlarını unutun. korsan postere rastlamadıysanız ya da bilboard'lara asıldıysa ve unutmazsanız gidebilirsiniz. bunun dışında tiyatrolar'da (devlet tiyatrosu hariç ki onlarında her yerde bilboard'ı nadir) bilboard ilânına çıkamaz (parasızlıktan) sağdan-soldan duyarsanız pekâla..

-buna rağmen kültürel birikimi yüksek mi, halkın? hayır. çünkü yazın dışarı çıkmak sahil ve akşamları hariç işkence. hele bir de şehirleşme sayesinde görece eskiden rüzgar alan bölgelerin bile rüzgarı kesildi ve artık daha da sıcak kentsel ısı adası .. dahası dışarıda olan nüfusun %90'ından fazlası cafede nargile/çay/kahve içmek ya da ımtıs-ımtıs müzikleriyle "kültürlenmek!" durumundalar.

-belediye sergi salanu aktiftir herhâlde ya da üniversite? hayır oldukça pasifler. olan şeyleri de siz duyamaz bilemezsiniz o olur biter. öğrencileri de zaten tatil-turizm kenti diye geldiklerinden dolayı bu şehirde bilgi-kültür biriktirmek oldukça zor.

-bisiklete uygun kent değil mi? coğrafi olarak evet, plânlama olarak hayır. çünkü ab ödeneğiyle yapılan bisiklet yolları bile kısıtlı olanlarda yaya ve motorsiklet işgalinde. yokuşsuz kentin, yolsuz bisiklet sürücü olursunuz.

-su ne durumda? oldukça kireçlidir. elektrik hatları ise yaz-kış kullanılan klimalar ve çoğu evde var olan elektrikli şofbenler sayesinde kışın bir ayrı gelip gider. zaten elektroniğin düşmanı olan nem ve sıcak yetmez gibi bir de üzerine kimi zaman haftada ikiyi bulan elektrik gel-gitleri sayesinde bir çok ürün olduğundan daha kısa sürede eskir.

-hiç mi iyi yanı yok? iç anadolu vb. kıyasla daha seküler bir yer. kim kimle aynı evde yaşıyor vb. ilgilenmez kimse. balkona deniz şortuyla çık, tşörtsüz umursamazlar.. ancak paran olduğu sürece. ve şuna da eminim bir gün tüm evleri polis gezmeye kalksın, kişi başına düşen firar ya da hükümlü sayısı açısından bu şehir ilk 3'e rahat girer. çünkü iç göçlerin beslendiği iki büyük motivasyon var:
--1.turizm (ister euro koparır yolumuzu buluruz, isterseniz de "gavurla" sevişmelere doyamayız),
--2.kim kime dum duma nasıl olsa.. görece kimse kimseye karışmıyor ve mevsimlik kolay iş bulunmasından etkilenerek gelirler.

-kitapçı durumu? d&r ve benzeri ulusal ölçütlü kitapçı dışında kitapçı yok. 3-5 tane sahaf var ki 1-2 tanesi gerçekten oldukça büyük ancak fiyat politikaları sıfırdan 3-5 tl düşük ve kimi zaman da daha yüksek şeklinde. zaten sahaf dediysek öykü-roman satıcıları.. özel-özgü nadide eser bulmak görece zor. ikinci el eşya satıcılarından ya da hurdacılardan ansiklopedi bulmak hem daha kolay hem daha ucuz. inanmayan varsa nadirkitap'a girsin ve antalya ile diğer şehirlerdeki sahafları karşılaştırsın.

-kütüphaneleri ise gerçekten yetersiz. 2-3 katlı 1-2 hadi zorlayalım 3 katlı bina hayâl edin hah een büyüğü o kadar. yani mütehattite versen o yükseklikte, 3+1 daireli kata 2 daire zar-zor çıkarır. daire m2'i de 70-80 filân olarak düşünün.
devamını gör...
her yıl bir haftalığına gittiğim, türkiye'ye bağlı özerk rus ülkesi.
devamını gör...
her yeri ayrı güzel şehir iyiki burda yaşıyorum.
devamını gör...
atatürk’ün de söylediği gibi “hiç şüphesiz ki antalya, dünyanın en güzel yeridir.” bir şehir bu kadar neden özlenir bilmiyorum ama özlüyorum işte
devamını gör...
başlığı görünce terleme gelen şehir. leş gibi sıcağı olan memlekettir benim için. lakin tanıdığım insanları da o şehir kadar sıcak. özellikle de yerlisi olan yörükleri.
devamını gör...
daha önce üniversiteyle birlikte yedi yıl yaşadım, sonra askerlik falan derken aramıza kilometreler girdi. şimdi ise bir şekilde kendine çekiyor yine. sanki kaderim orada devam etmeliymiş gibi. sanki şu an yanlış şehirdeyim gibi.
nihayetinde bütün radikal kararlar alındı son zamanlarda; bütün seçenekler düşünüldü ve önümüzdeki günlerde ege kıyılarını terkedip tekrar antalya’ya taşınıyorum.
hakkımda hayırlısı bakalım..
devamını gör...
1993 ve 2008 yıllarından sonra ilk defa kar yağan şehir, instagram storylerine, yanan lambalara bakarak şunu diyebilirim, şehirde herkes psikopat gibi 30 dakikada bir yağıyor mu diye kontrole çıkıyor.
saat 05:15 bu gece ilk kez elimin üstünde kum tanesi kadar kar görmeye başladım.
kar gören masum antalyalı sunar.
saat 08:23 bu sabah kar iyice belirgin oldu, sanırım tutacak.
son ekleme 09:12 kar yağışı hepten durdu, artık tuttuğu kadar.
devamını gör...
merkezi için konuşmak gerekirse, türkiye'nin en güzel metropollerinden biridir.
devamını gör...
havası bir türlü ısınmayan memleket.
devamını gör...
100.
ayrılmak için gün saydığım insanı bezdiren memleket. yazın sıcaktan bezdirir, kışın yağmurdan bezdirir, dört mevsim trafiğinden bezdirir. 2 senede illallah ettirdi. sevenlerine başarılar dilerim. inşallah bir daha hiç gelememek üzere gideceğim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"antalya" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim