bipolar duygudurum bozukluğu
başlık "sevgisi bol olsun usta" tarafından 30.11.2020 21:59 tarihinde açılmıştır.
81.
yakın zamanda üzerimde şüphe duyulan psikolojik rahatsızlık. çok şükür ki böyle bir rahatsızlığım olmadığı anlaşıldı. en belirgin özelliği ise manik dönemden depresif* döneme hızlı bir geçiş. bakın bu bir iki gün bile değil dakikalar içinde. ve aynısı bende de vardı. bu rahatsızlığa sahip insanların intihar eğilimi yüksek, ve çevrelerinde olan biten çoğu şeyden kendini suçlamak gibi semptomları da vardır. eğer bu ve diğer yazılan semptomlardan en az birine dahi sahipseniz bi doktora görünün. belki bipolar değilsinizdir ama çevreniz tarafından manipüle ediliyor, yoğun bir depresyon sürecine girmiş vs. vs. olabilirsiniz.
devamını gör...
82.
kız çok güzel anlatmış. üzerine söyleyebileceğim bir şey yok.
devamını gör...
83.
ilk kez psikiyatrist diye bir meslek mensubunun olduğunu öğrendiğimde 17 yaşımın son günlerini yaşıyordum. 18 olur olmaz psikiyatriste sıra aldım. sekreter kadın reşit misiniz diye sorduğunda, evet dedim. kimligime baktı, aaa siz 18 olur olmaz psikiyatriste mi geldiniz dedi. yüzüme acır tarzda bir bakış attı ve şifa diledi. o gün ağır depresyon vakası olarak yatış almam gerekirken, elime antidepresanlar tutuşturulup yollandım. 40 yaşındaki psikiyatristim konuşmamdan birşey anlamadığını söyledi. be adam sence görünüşüm 18 lik kızlar gibi mi. gelmişsin kaç yaşına hiç mi majör depresyon hastası görmedin? gözlerinde yaşam ışığı kalmamış bu kızın deyip de yatış vermedin. son kez psikiyatriste gittiğimdeyse 30 yaşındaydım. yani 1-2 hafta önce gittim. 8 yıldır da bipolar olduğuma yönelik maladaptif hayal kurma bozukluğu yaşıyordum. nihayet akıllı doktorum elime lithurili verip geri çekti. diğer doktorumsa yatış verdi. kendi kendine bipolar teşhisi koymam 8 yılımı aldı. yardım isteyecek gücüm dahi yoktu. 12 yılım majör depresyonun dibini görmekle geçti. zirvede olduğum, en güzel yaşlarımdayım. ama tadında bırakmak istiyorum. mani döneminde intihara yeltendim. mutlu ölmek en doğal hakkım. hayatın yüzeyselliğinden sıkıldım. ben o yatışı 18 imde almalıydım 30 umda değil. en azından erken ölürdüm. ve şunu anladım ki özgür irade diye birşey yoktur. yani hani derler ya kendi isteğiyle öldü diye. heh işte o öyle değil. hastalık seni ele geçirince ortada özgür irade kalmıyor. elimde olan tek hakikatin ölüm olduğunu düşünürdüm. aldanmışım. 30 lar çok güzel, mani çok güzel geleseneee...
devamını gör...
84.
dsm-5'te bipolar bozukluk* olarak geçtiği için başlığı taşınması gereken duygudurum bozukluğu.
eskiden manik-depresif bozukluk olarak nitelenirdi.
eskiden manik-depresif bozukluk olarak nitelenirdi.
devamını gör...
85.
kısaca tip1 ve tip 2 olarak ikiye ayrılıyor tip 1 de inişler ve çıkışlar daha belirginken tip 2 de kişi daha az mutluluktan aynı mutsuzluğa düşüyor
devamını gör...
86.
tip1, tip2,siklotimi,bta olmak üzere 4 türü vardır. en yaygın tip1 ve tip2'dir. kontrol altına alınmazsa şizofreniye evrilme durumu vardır.
devamını gör...
87.
ilginç bir şekilde bazı belirtileri bünyemde barındırıyorum.
yok yok değilimdir.
edit: beleş terapi aldım, online. değilmiş teşekkürler.
yok yok değilimdir.
edit: beleş terapi aldım, online. değilmiş teşekkürler.
devamını gör...
88.
bipolar olmayanların heves ettiği, bipolarlıların kaçmak istediği psikolojik gibi gözüken ama biyolojik rahatsızlık.
26 yaşında tanı kondu ve şuan 38 yaşındayım. yıllarca avuç avuç içtiğim ilaçlardan sonra artık ilaçsız ve dengede hayatın tadını çıkarıyorum.
26 yaşında tanı kondu ve şuan 38 yaşındayım. yıllarca avuç avuç içtiğim ilaçlardan sonra artık ilaçsız ve dengede hayatın tadını çıkarıyorum.
devamını gör...
89.
#2921932
heves edilecek bir rahatsızlık değil.
herhangi bir psikolojik rahatsızlık heves edilecek bir şey değil.
büyük geçmiş olsun efendim.
heves edilecek bir rahatsızlık değil.
herhangi bir psikolojik rahatsızlık heves edilecek bir şey değil.
büyük geçmiş olsun efendim.
devamını gör...
90.
16 senedir ilacı sadece azalttım, hem mg olarak hem de çeşit olarak ama bırakmak da olduğunu bilmiyordum. allah'ım nasip et ne diyim.
devamını gör...
91.
geçmişte hastalığına dair iç görüsü kapanmış biri olarak şu kadarını söyleyeyim ki aile desteğinin en gerekli olduğu hastalık. sağlıklı bir aile ortamında büyümediğim için yıllardır tedavi görme şansım da olmadı. bipoların bilinen 6 tipi olduğu için ve hastalık belirtileri herkeste farklı seyrettiği için tanı konması zorlaştı. kendimi okbli ve dehbli sanırdım ama yanılmışım. geçmişe baktığımda 22 yıllık bir depresyon dönemi yaşadım. aralarda maniye girdiğim de oluyordu ama depresyon daha baskındı. 22 yaşımdan sonra daha sıklıkla mani yaşadım. mani dönemlerimde sanılanın aksine öyle mutlu neşeli olmuyordu. aksine öfke ile karakterize komplike bir durum yaşıyordum. yüksek sesle müzik dinlemeler, sabahlara kadar uyumamalar, özellikle ilkbaharlarda aşık olmalarım (ki mantığı ağır basan biri olmama rağmen) oluyordu. öfkenin de mutluluğun da dozunu kaçıracak kadar yaşıyordum. 2023 ün aralığında mani atağı geçirmemle durumum kesinleşti. bipolar tip 2 tanısı kondu. normalde bu hastalığın bilinen iki tipi vardır. tip 1 ve tıp 2 olarak adlandırılır. bilinmeyen ise 6 tipi vardır. yani detaylı bir anemnez alınmadığı sürece tespit edilmesi de git gide zorlaşıyor demektir bu. özellikle tip 1 ve tip 2 dışındaki tipleri borderline kişilik bozukluğu ile karıştırılabilir.
bipolar tedavisinde en bilinen ilaç lityumdur. lityum ve antipsikotikler ile mani atakları önlenemeye çalışılır. bipolar hastalarına antidepresan yazılmaz. çünkü antidepresanlar mani atağına sebep olabilir. sonu intiharlara kadar gidebilir. özünde antidepresan yazılabilir ama genelde drlar bunu tercih etmez. hastalığımı kabullenmem kolay oldu ancak bu konuda farkındalığını geç kazanmış biri olarak kendimi gözlemlemek istedim. o yüzden lityum tedavime ara verdim. şimdi antidepresan ve antipsikotik kullanıyorum. geçmişte yaptığım şeylerden utanıyorum. yaa bunları ben yapmış olamam diyorum. geçmişte aşık olduğum insanları düşünüp de bunun nesine aşık olmuşum diyorum. ki o zamanlar da böyle düşünürdüm ama içgörü geliştirmek önemli. maalesef o noktaya gelmemiştim.
sanırım hafif maniğim. uyku rutinim düzenli olduğu için, alkol ve sigara kullanmadığım için şanslıyım. çünkü hastalığın seyrini zorlaştırıyor bunlar. geçen yıl alkolü biraz fazla kullandım antidepresanlarla birlikte ağır geldi alkol. bu sebeple kimseye tavsiye etmem.
bipolar tedavisinde en bilinen ilaç lityumdur. lityum ve antipsikotikler ile mani atakları önlenemeye çalışılır. bipolar hastalarına antidepresan yazılmaz. çünkü antidepresanlar mani atağına sebep olabilir. sonu intiharlara kadar gidebilir. özünde antidepresan yazılabilir ama genelde drlar bunu tercih etmez. hastalığımı kabullenmem kolay oldu ancak bu konuda farkındalığını geç kazanmış biri olarak kendimi gözlemlemek istedim. o yüzden lityum tedavime ara verdim. şimdi antidepresan ve antipsikotik kullanıyorum. geçmişte yaptığım şeylerden utanıyorum. yaa bunları ben yapmış olamam diyorum. geçmişte aşık olduğum insanları düşünüp de bunun nesine aşık olmuşum diyorum. ki o zamanlar da böyle düşünürdüm ama içgörü geliştirmek önemli. maalesef o noktaya gelmemiştim.
sanırım hafif maniğim. uyku rutinim düzenli olduğu için, alkol ve sigara kullanmadığım için şanslıyım. çünkü hastalığın seyrini zorlaştırıyor bunlar. geçen yıl alkolü biraz fazla kullandım antidepresanlarla birlikte ağır geldi alkol. bu sebeple kimseye tavsiye etmem.
devamını gör...
92.
devamını gör...
93.
insanın hayatının büyük bir kısmını çökerten pis bir hastalıktır. ülkemizde psikolojik hastalıkların zeka belirtisi olduğu sanıldığı için her önüne gelen bipolar olduğunu söyler. iq ile alakası olmadığı gibi genellikle genetiktir.
devamını gör...
94.
mani dönemleri bilnenin aksine öfke nöbetleri şeklinde de sürebilir. yaşadığım mani atağı öfke karakterliydi. ara sıra neşeli anlarım da oluyordu ve bu neşe bulaşıcıydı. hiç tanımadığım insanlarla muhabbet kurup onları güldürebiliyordum. konuşurken biri lafımı kestiğinde aşırı bir şekilde bağırıyordum. doktorum lafımı bölmüştü iki kez ve kulaklarımı kapayıp avazım çıktığı kadar bağırmıştım. sonra daha önce kendimin fark edemeyip de çevremdekilerin fark ettiği aşık olmalarım vardı. hiç tanımadığım insanlara hatta ünlülere bile aşık olabiliyordum. burada aşktan kastım o duyguyu yaşamak oluyor. yani aşık olmaya aşığım. çok fazla olmasa da parayı rahatça harcadığım zamanlar oldu. lise yıllarımda sabahlara kadar uyumaz kitap okurdum. duygudurum bozukluğu denmiş ya işte adından da anlaşıldığı gibi öyle. sağlıklı bir insan öfkesini kısa sürede belirli tekniklerle kontrol edebilir. ama benim öfkem günlere haftalara hatta yıllara yayılan bir tarzda. mani döneminde aralıksız konuşma, konunun özünden saparak konuşmayı yaşadım.
depresyon dönemimdeyse konuşmaya mecalim kalmıyor. öyle ki ilk kez 18 ime girdikten bir gün sonra gitmiştim dra ve derdimi bile anlatamamıştım. kendimi anlatmaya çalışmam sanki dünyanın en zor işiymiş gibi geliyordu. depresyon dönemimde defalarca oturduğum yerde bayıldım. ağır bir şekilde bunalıyor sonrasında da bayılıyordum. yatakta sağımdan soluma dönecek mecalim bile yoktu bir keresinde. yarım saat uğraşıp dönmeyi başarmıştım. ardından da parmağıma bir cm uzaklıktaki telimi almaya çalışmam da yarım saatimi almıştı. bir kaç kez intihar planı yaptım ama gerçekleştirecek gücüm yoktu. işin kötüsü mani dönemimde de intiharı düşündüm ve yatış aldım.
22 yaşıma kadar depresyon ve mani karışık dönemlerim oldu. tedavi olmam ise 2023 de gerçekleşti. şimdi ilaçlarımı düzenli kullanıyorum ve çok daha iyiyim. maniye kayma durumum olduğunda drum ilaçlarımı düzenliyor.
bunları, okuyanlar kendilerinde bir farkındalık geliştirebilsinler diye detaylı yazmak istedim. herkese çok geçmiş olsun :)
depresyon dönemimdeyse konuşmaya mecalim kalmıyor. öyle ki ilk kez 18 ime girdikten bir gün sonra gitmiştim dra ve derdimi bile anlatamamıştım. kendimi anlatmaya çalışmam sanki dünyanın en zor işiymiş gibi geliyordu. depresyon dönemimde defalarca oturduğum yerde bayıldım. ağır bir şekilde bunalıyor sonrasında da bayılıyordum. yatakta sağımdan soluma dönecek mecalim bile yoktu bir keresinde. yarım saat uğraşıp dönmeyi başarmıştım. ardından da parmağıma bir cm uzaklıktaki telimi almaya çalışmam da yarım saatimi almıştı. bir kaç kez intihar planı yaptım ama gerçekleştirecek gücüm yoktu. işin kötüsü mani dönemimde de intiharı düşündüm ve yatış aldım.
22 yaşıma kadar depresyon ve mani karışık dönemlerim oldu. tedavi olmam ise 2023 de gerçekleşti. şimdi ilaçlarımı düzenli kullanıyorum ve çok daha iyiyim. maniye kayma durumum olduğunda drum ilaçlarımı düzenliyor.
bunları, okuyanlar kendilerinde bir farkındalık geliştirebilsinler diye detaylı yazmak istedim. herkese çok geçmiş olsun :)
devamını gör...
95.
kısa, öz ve doğru tespitler yazılmış en sonunda bu sözlüğe. dilerseniz tanımsız ( tip 1 veya tip 2 olmayan) teşhisi olan ve kontrol altına almaya çalışan birisi olarak bir kaç lafta ben edeyim dedim.
öncelikle ilaçlar veya terapi ile yüzde 100 geçecek bir hastalık değildir. genetik veya nörolojik bir takım sorunlardan dolayı ortaya çıkar. genellikle çevresel faktörlerden kaynaklanan ataklar ile tespit edilebilir. ergenlik dönemi ile 30'lu yaşların arasında eğer tespit ediliğ, kontrol altına alınmazsa birey çok ciddi sıkıntılar geçirebilir. atakları bir kaç saatlik veya bir kaç günlük değildir. 1 ay depresyona girip ay ben "bipolarım yeağ" triplerine girmesin. depresyon veya yüksek dönemler eğer tespit edilip müdahale edilmezse 1 seneyi bulabiliyor. en çok intihar girişimleri bu hastalığa sahip olan kişilerde olur. tedavi sırasında kişi geçmişini ve yaşadıklarını tam olarak anlatmazsa borderline veya kronik depresyon teşhisi alıp ona göre tedavi alabilir ki bu çok tehlikelidir.
depresif dönem bilinen depresyon semptomlarını yaşamaz. kolunu kaldıracak halde olmazsın. günler yatakta geçer. yemek yeme kesilir, öz bakım yapılmaz ve ilişkiler de sorun çıkmaya başlar. burada önemli olan hastalığı bilen birisinin olmasıdır. alkol ve madde tüketimi varsa üst seviyeye ulaşır. bazı durumlarda risk alınıp farklı anti depresan türleri ile depresyondan dengeye yakın duygu durumuna yaklaştırmak hedeflenir.
yüksek dönem ise(bkz: serotonin) ve (bkz: depomin) zirvededir. kişi bu dönemde eğer kontrol altında değilse "artık bunu da yapmam" dediği her türlü şeyi yapabilir. genellikle hastane de yatırıp tedavi görmesi gerekir. mani dönemi olarak adlandırılmasının sebebi "maniac" adından gelir. bu dönemde alkol ve madde tüketimine ihtiyaç duyulmaz çünkü onların verdiği şeylerin çok çok fazlası zaten beyin tarafından üretilmektedir. aşırı öfke patlamaları olabilir. bu dönemde kişinin suça karışma oranı ( eğer alt yapısı varsa) yüzde 70'dir. kısaca kişi kendini tanrı gibi hisseder. bunu rahatlıkla söyleyebilirim çünkü hem kendimden hem de çevremde bu durumu gözlemledim. eğer doktor gözetiminde bu durumdan çıkılmazsa depresif döneme geçişte sonu yüksek ihtimal intihardır.
"40 yaşından sonra geçiyor yeaağ" ise kesinlikle yanlıştır. bu hastalığı tanıyıp kişi düzgün bir hayat yaşarsa ataklar azalır ve daha başa çıkılabilir hale gelir. mesela benim ataklarım eskisi gibi değil. son dönemler de ne zaman atak geçirsem bakırköy'e gidip bir kaç gün yatıp çıkıyorum. bu kötü bir şey değil. en basit örnek nasıl boğazlarınız şişince hastaneye gider bir baktırmak istersiniz bu da aynı şey. yüksek zeka ile yüzde 100 alakası var diyemem ama hastane de bir çok test yapıyorlar. ben de dahil bu rahatsızlıktan dolayı tedavi olan kişilerin zeka ortalaması 130'du. benim 140 gerçi sayılar önemli değil, önemli olan verimli kullanabilmektir.
neyse uzun uzun yazmak istemiyorum demiştim ama baya uzun oldu. buraya kadar okuyan kişilere teşekkür ederim. bipolar teşhisi olup insan veya hayvan öldüren, çevreye veya sağa sola zarar veren kişilerin bir çoğu bipolar değil, anti sosyal kişilik bozukluğuna sahip olan kişilerdir. ölüm veya çevreye zarar verme vakaları çok nadirdir. ama son zamanlar da medya da her ölümlü olayda mevzu bipolar bireylere yıkılıyor ve bundan çok rahatsızım. pis bir hastalıktır ama kontrol altına alınınca verim alındığı taktirde bir çok başarılı çalışmalar yapabilirsiniz. kontrol altına alınmadığı zamanda kişi en sonunda kendini paranoid şizofreni olur ve hayatı kayar.
diyeceklerim bu kadar.
öncelikle ilaçlar veya terapi ile yüzde 100 geçecek bir hastalık değildir. genetik veya nörolojik bir takım sorunlardan dolayı ortaya çıkar. genellikle çevresel faktörlerden kaynaklanan ataklar ile tespit edilebilir. ergenlik dönemi ile 30'lu yaşların arasında eğer tespit ediliğ, kontrol altına alınmazsa birey çok ciddi sıkıntılar geçirebilir. atakları bir kaç saatlik veya bir kaç günlük değildir. 1 ay depresyona girip ay ben "bipolarım yeağ" triplerine girmesin. depresyon veya yüksek dönemler eğer tespit edilip müdahale edilmezse 1 seneyi bulabiliyor. en çok intihar girişimleri bu hastalığa sahip olan kişilerde olur. tedavi sırasında kişi geçmişini ve yaşadıklarını tam olarak anlatmazsa borderline veya kronik depresyon teşhisi alıp ona göre tedavi alabilir ki bu çok tehlikelidir.
depresif dönem bilinen depresyon semptomlarını yaşamaz. kolunu kaldıracak halde olmazsın. günler yatakta geçer. yemek yeme kesilir, öz bakım yapılmaz ve ilişkiler de sorun çıkmaya başlar. burada önemli olan hastalığı bilen birisinin olmasıdır. alkol ve madde tüketimi varsa üst seviyeye ulaşır. bazı durumlarda risk alınıp farklı anti depresan türleri ile depresyondan dengeye yakın duygu durumuna yaklaştırmak hedeflenir.
yüksek dönem ise(bkz: serotonin) ve (bkz: depomin) zirvededir. kişi bu dönemde eğer kontrol altında değilse "artık bunu da yapmam" dediği her türlü şeyi yapabilir. genellikle hastane de yatırıp tedavi görmesi gerekir. mani dönemi olarak adlandırılmasının sebebi "maniac" adından gelir. bu dönemde alkol ve madde tüketimine ihtiyaç duyulmaz çünkü onların verdiği şeylerin çok çok fazlası zaten beyin tarafından üretilmektedir. aşırı öfke patlamaları olabilir. bu dönemde kişinin suça karışma oranı ( eğer alt yapısı varsa) yüzde 70'dir. kısaca kişi kendini tanrı gibi hisseder. bunu rahatlıkla söyleyebilirim çünkü hem kendimden hem de çevremde bu durumu gözlemledim. eğer doktor gözetiminde bu durumdan çıkılmazsa depresif döneme geçişte sonu yüksek ihtimal intihardır.
"40 yaşından sonra geçiyor yeaağ" ise kesinlikle yanlıştır. bu hastalığı tanıyıp kişi düzgün bir hayat yaşarsa ataklar azalır ve daha başa çıkılabilir hale gelir. mesela benim ataklarım eskisi gibi değil. son dönemler de ne zaman atak geçirsem bakırköy'e gidip bir kaç gün yatıp çıkıyorum. bu kötü bir şey değil. en basit örnek nasıl boğazlarınız şişince hastaneye gider bir baktırmak istersiniz bu da aynı şey. yüksek zeka ile yüzde 100 alakası var diyemem ama hastane de bir çok test yapıyorlar. ben de dahil bu rahatsızlıktan dolayı tedavi olan kişilerin zeka ortalaması 130'du. benim 140 gerçi sayılar önemli değil, önemli olan verimli kullanabilmektir.
neyse uzun uzun yazmak istemiyorum demiştim ama baya uzun oldu. buraya kadar okuyan kişilere teşekkür ederim. bipolar teşhisi olup insan veya hayvan öldüren, çevreye veya sağa sola zarar veren kişilerin bir çoğu bipolar değil, anti sosyal kişilik bozukluğuna sahip olan kişilerdir. ölüm veya çevreye zarar verme vakaları çok nadirdir. ama son zamanlar da medya da her ölümlü olayda mevzu bipolar bireylere yıkılıyor ve bundan çok rahatsızım. pis bir hastalıktır ama kontrol altına alınınca verim alındığı taktirde bir çok başarılı çalışmalar yapabilirsiniz. kontrol altına alınmadığı zamanda kişi en sonunda kendini paranoid şizofreni olur ve hayatı kayar.
diyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
96.
gelmis gecmis en overrated, abarti bozukluk. bipolar teshisli arkadasima sordum, o da balon, pek 1 olayi yok dedi.
devamını gör...
97.
ilaçlarınızı doktor kontrolünde düzenli kullanın, gece uykusu uyuyun, sağlıklı beslenin, kafein ve alkolü minimuma indirin, tütünü ve nikotini azaltın, hatta greyfurt tarzı meyvelerden uzak durun bir şeyciğiniz kalmaz. belki hastalığınız %100 geçmeyebilir ama kendinizi daha iyi hissedersiniz. aslan gibi insanlarsınız be, size deli diyenler utansın.
devamını gör...
98.
şizofreni kadar kötü bir rahatsızlık diye tanımlanan; şu aralar gereksiz popüler olmuş bir rahatsızlık. evet, çok garip ama, bipolar olunca cool olunduğunu zanneden bir tayfa var.
yaşayanlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. allah düşmanımın başına vermesin.
yaşayanlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. allah düşmanımın başına vermesin.
devamını gör...
99.
(bkz: overrated rahatsızlıklar)
devamını gör...
100.
6 ay kadar önce psikiyatristim tarafından bana konulan tanı. kabul etmekte güçlük çekiyorum.
devamını gör...