261.
aile içi dinamiklerin ne kadar kopuk, zayıf, çıkarcı, bencil ve zararlı bir yapıya sahip olduğunu bilmeden en büyük dertlerinin çokça küçük şeyler olması. oyun oynamak, çikolata için ağlamak, düştüğünde kanayan dizinin acısından çok daha kötülerini büyüyünce yaşayacağının farkında olmamak. hepsini ziyadesiyle özlüyorum.
devamını gör...
262.
babamın turuncu kazağı ve gümüş zincir kolyesi, annemin yüzündeki gençlik, sarı saçlarım, radyodan dinlediğim şarkılar ve daha büyümeme çok var ya rahatlığı
devamını gör...
263.
sokak oyunlarımızı, çizgi filmleri, komşu çocuklarıyla oynanan evcilikleri, babam yurt dışından her geldiğinde evdeki o tatlı heyecanı hayvan gibi özlüyorum.
devamını gör...
264.
akşamlara kadar sokakta oynamam ve özellikle sabah erkenden kalkıp izlediğim çizgi filmler...
devamını gör...
265.
çocukken de şimdiki gibi evde kalmayı dışarı çıkmaya tercih ederdim. bir arkadaşım vardı her gün kapıyı çalardı "hadi dışarı çıkalım" diye. hergün inşallah bugün gelmez diye geçirirdim içimden ama o hergün gelirdi istisnasız bende mecbur çıkardım aslında çokta eğlenirdim. şimdi onun hiçbir zaman kapıyı çalamayacağını biliyor olmak kalbime dokunuyor. sözün özü o zamanlar sıkıcı gelen ne varsa hepsi bir bir özlendi. herkes özlendi.
devamını gör...
266.
yagmur yağdığında dışarı çıkıp çamurdan barajlar yapmak. şimdi deli sanarlar diye yapamiyorum.
devamını gör...
267.
her şeyini başkasının düşünüyor olması bence muhteşem bir rahatlık. sadece üzerine düşen görevleri yerine getiriyorsun( ödev yapmak ve oyun oynamak). bunun dışında, seni huzursuz edecek hiç bir farkındalığın yok. sağlıklı ve güven dolu şekilde büyüyorsun.
devamını gör...
268.
gecen bir arkadasla konustuk da en buyuk derdimizin istedigimiz oyuncagin alinmadigi oldugu gunler varmis be.
devamını gör...
269.
köy hayatındaki ıssızlık ve orada her şeyin çok basit, net olması. o günler bir daha geri gelmeyecek. bunu kendime defalarca söylememe rağmen o köy evinin mutlu yaşantısı... özgürce meydanda gezinmek, hiçbir şeyden korkmadan. tüm dünya bize aitmiş gibi hissettiğimiz zamanlardı henüz.
devamını gör...
270.
ben gençken, hepimiz bir kişinin evinde takılır, bira içer, televizyon izler ve aptalca şakalar yapardık. şimdi hepimiz burada takılıp bira içiyoruz veya ne varsa, ve aptalca kavga ediyoruz..
devamını gör...
271.
ne zaman gözlerimi kapatıp kaybolsam böyle anlarda kendimi bulmak istediğim tek zaman dilimi.
anneannemden henüz gelmişiz, banyo faslından sonra sobanın yanına kıvrılıp ısıtıyorum kendimi.
kulağıma çalınan `all my life` ve artık uyku vaktinin gelmesi.
tek sıkıntım sabah erkenden okul olması.
şair ne de güzel söylemiş; "gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor."
devamını gör...
272.
geçen gözleme çekti canım.

bizim mahalleye arada bir gidip gelen gözlemeci abi vardı, akşamüstleri tam bizim top oynadığımız saatlerde uğrardı.

aaannneeeeeeeeeeee diye bağırırdım, balkondan para atardı, gider ketçaplı gözleme yaptırırdım.

acıktım bak.
devamını gör...
273.
ailem.
3 amcamı kaybettim.
büyük annelerimi ve büyük babalarımı kaybettim.
1 tane yengemi kaybettim.
ne zaman arkadaş olduğumuzu hatırlamadığım çocukluk arkadaşımı kaybettim.
hepsi hayatlarını yitirdi ve ben herkesi çok özlüyorum. çoluk çömbelek...kalabalıktık biz ya hu.
sunay akın'ın söylediği şu söz ne kadar doğru diye düşünüyorum.
“iki çocuk rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine
kendi başıma zor sığıyorum bugün
büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?”

şunu bunu değil. sanırım ben direkt çocuk olmayı özlüyorum.
devamını gör...
274.
düşünmemek
devamını gör...
275.
seneler seneler sonra hatırlamak için unuttuğum evin bahçesinde çimenlerin arasında oturup yepyeşil,küpküçük çekirgeleri elime alıp onlarla oynadığım zamanlar...
devamını gör...
276.
çocukluğumda hatırladığım ilk anı: yaşadığım bölge çok sıcak olduğundan, yazları yaylalara çıkarız. yine yaylada olduğumuz bir sabah uyanmıştım. güneş ışınlarının, toprakta çiğ damlaları düşmüş çimlere ve papatyalara yansıması, yemyeşil bahçe ve kiraz ağaçlarının arasından dayımların evine ulaşmam ve bana orada kırmızı bir şerbet ikram etmeleri... çocukluğumda o içtiğim şerbet neydi, nasıl bir şeydi bilmiyorum ama o anı tekrar yaşamak isterdim.
devamını gör...
277.
mahalledeki erik ağacı.

üzüm salkımı gibi olan o erikler. altında top oynayıp yanlışlıkla gibi o ağaçtan erik düşürme çalışmalarımız.

şu konuya kadar hiç aklımda yoktu bu erik ağacı. üşenmezsem gidem bakayım yerinde duruyor mu acaba.

hey gidi zaman.
devamını gör...
278.
toprakta oynanan mahalle maçları, atan alır kültürü, üç korner bir penaltı. kaybeden kısmet gofret ısmarlar mahalle bakkalından.
devamını gör...
279.
büyüdük mü ki?
devamını gör...
280.
içine kapalı, şişman ve çok sessiz bir çocuktum. o yıllara dair özlediğim pek bir şey yok aslında. ben son sürümlerimi seviyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocukluğa dair özlenen şeyler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim