61.
"4. ordunun ve militarizmin yüceltilmesi: yaygın yerel sorunlar olduğunda bile, orduya hükümet bütçesinden aşırı miktarda pay verilir ve yerel gündemler göz ardı edilir. askerler ve ordu hizmetleri alabildiğini yüceltilir.
8. din ve yönetimin içiçe geçmesi: faşist ulus hükümetleri, ulus içindeki en yaygın dini, kamuoyunu manipüle etmek için bir araç olarak kullanır. dini retorik ve terminoloji, dinin ana doktrinlerinin hükümet politikalarına veya eylemlerine tamamen karşıt olduğu durumlarda dahi, hükümet liderleri tarafından yaygın olarak kullanılır."
faşizmin 14 temel özelliği:
liberal olduğunu iddia eden ancak islamofaşist olan serbestiyet:
"türkiye’nin askeri-endüstriyel kompleksi başta kürtler ve türkler, bütün müslümanlar için bir başarı hikayesidir. iç siyasetin mide bulantılarıyla bu konuya bakanların göremeyeceği kadar önemli bir gelişmedir."
link
"iç siyasetin mide bulantılarıyla bakanlar göremiyor" derken, onay alamadığı kentli seküler kesimi aşağılamaya çalışıyor ruh hastası faşist. fiziksel şiddet uygulayamadıkları zaman daima psikolojik harp taktikleriyle nefret kusarak şiddetin bu yöntemini kullanırlar.
8. din ve yönetimin içiçe geçmesi: faşist ulus hükümetleri, ulus içindeki en yaygın dini, kamuoyunu manipüle etmek için bir araç olarak kullanır. dini retorik ve terminoloji, dinin ana doktrinlerinin hükümet politikalarına veya eylemlerine tamamen karşıt olduğu durumlarda dahi, hükümet liderleri tarafından yaygın olarak kullanılır."
faşizmin 14 temel özelliği:
liberal olduğunu iddia eden ancak islamofaşist olan serbestiyet:
"türkiye’nin askeri-endüstriyel kompleksi başta kürtler ve türkler, bütün müslümanlar için bir başarı hikayesidir. iç siyasetin mide bulantılarıyla bu konuya bakanların göremeyeceği kadar önemli bir gelişmedir."
link
"iç siyasetin mide bulantılarıyla bakanlar göremiyor" derken, onay alamadığı kentli seküler kesimi aşağılamaya çalışıyor ruh hastası faşist. fiziksel şiddet uygulayamadıkları zaman daima psikolojik harp taktikleriyle nefret kusarak şiddetin bu yöntemini kullanırlar.
devamını gör...
62.
en büyük handikapı saldırgan eğilimli bir ideoloji olmasıdır. o yüzden bir gün siyasi bir kitap yazarsam bu ideojinin revize edilmiş halini yazarım.
liberalizm bireyi, sosyalizm sınıfı baz alirken faşizm ulusu baz alır. bu yüzden tüm kurumlar ve bireyler belirli bir harmoni icinde tıpkı bir karınca kolonisi gibi hareket eder. bireyin boşta kalması, işsiz ve eğitimsiz olması istenmez. ani bir savaş durumu için çocukluktan itibaren spor ve temel atıcılık eğitimi verilir.
faşizm de öz devlettir. her şey devlet içindir. ve devletin başı vardır. lider. lidere mutlak itaat vardır. güçler ayriligi ilkesi yoktur. işte tam da bu noktanın reforme edilmesi gerekiyor.
ve faşizm tabandan gelen bir halk tepkisi olduğu için mutlak bir düşmana ihtiyaç duyar. bu da sıkıntılı bir konu çünkü bu görüş sebebiyle faşizmi kabul etmiş her devlet sürekli bir savaş ve sosyal baskı egilimi taşır. faşist devletlerde temel düşman yahudilerken komünist ülkelerde halk düşmanı adı verilen işlerine gelmeyen her kesim düşmandır.
fakat artısı nedir ? çok çabuk ekonomik toparlanma ve ekonomide stabilite sağlar. orduyu dinamik hale getirmekle beraber halkın genç bireylerini daha sağlıklı hale getirir. (mecburi spor)
ayrıca oldukça teknokrat bir sistemdir. fakat en başta bahsettiğim handikap yüzünden tutmamıştır.
ha unutmadan ayrıca işine gelmeyen herkese vurulan bir solcu yaftasıdır.
liberalizm bireyi, sosyalizm sınıfı baz alirken faşizm ulusu baz alır. bu yüzden tüm kurumlar ve bireyler belirli bir harmoni icinde tıpkı bir karınca kolonisi gibi hareket eder. bireyin boşta kalması, işsiz ve eğitimsiz olması istenmez. ani bir savaş durumu için çocukluktan itibaren spor ve temel atıcılık eğitimi verilir.
faşizm de öz devlettir. her şey devlet içindir. ve devletin başı vardır. lider. lidere mutlak itaat vardır. güçler ayriligi ilkesi yoktur. işte tam da bu noktanın reforme edilmesi gerekiyor.
ve faşizm tabandan gelen bir halk tepkisi olduğu için mutlak bir düşmana ihtiyaç duyar. bu da sıkıntılı bir konu çünkü bu görüş sebebiyle faşizmi kabul etmiş her devlet sürekli bir savaş ve sosyal baskı egilimi taşır. faşist devletlerde temel düşman yahudilerken komünist ülkelerde halk düşmanı adı verilen işlerine gelmeyen her kesim düşmandır.
fakat artısı nedir ? çok çabuk ekonomik toparlanma ve ekonomide stabilite sağlar. orduyu dinamik hale getirmekle beraber halkın genç bireylerini daha sağlıklı hale getirir. (mecburi spor)
ayrıca oldukça teknokrat bir sistemdir. fakat en başta bahsettiğim handikap yüzünden tutmamıştır.
ha unutmadan ayrıca işine gelmeyen herkese vurulan bir solcu yaftasıdır.
devamını gör...
63.
❝ seni mahvedeceğiz. aileni tutuklayacağız. çoluğundan çocuğundan yıllarca ayrı bırakacağız. gel, iftira at, kurtul ❞
“bu cümleler o karanlık odalarda yankılanıyor.
segbis kayıtlarında, kamera görüntülerinde, tanıklıklarda duruyor.
bunları kimse bilmiyor, bunlar gizlenecek sanmayın”
kaynak
“bu cümleler o karanlık odalarda yankılanıyor.
segbis kayıtlarında, kamera görüntülerinde, tanıklıklarda duruyor.
bunları kimse bilmiyor, bunlar gizlenecek sanmayın”
kaynak
devamını gör...
64.
bildiğini söyleme değil söylememe mecburiyetidir.
bir gün kızılmeydanda resmi geçit töreninde bir yurttaş diktatöre ölüm… diktatöre ölüüüüüm! diye bağırmaktadır! polisler yurttaşı yaka paça gözaltına alır! bu arbede stalinin de dikkatini çeker, hadise nedir diye merak edip sorar, yurttaş ben hitleri kastediyordum efendim der, bunun üzerine stalin polislere dönererk merakla sorar;
-yoldaş komiser peki sen kimi kastediyordun?
bir gün kızılmeydanda resmi geçit töreninde bir yurttaş diktatöre ölüm… diktatöre ölüüüüüm! diye bağırmaktadır! polisler yurttaşı yaka paça gözaltına alır! bu arbede stalinin de dikkatini çeker, hadise nedir diye merak edip sorar, yurttaş ben hitleri kastediyordum efendim der, bunun üzerine stalin polislere dönererk merakla sorar;
-yoldaş komiser peki sen kimi kastediyordun?
devamını gör...
65.
11. aydınların ve sanatın küçümsenmesi: faşist uluslar, yüksek öğrenim ve akademiye karşı açık bir düşmanlığı körükler ve teşvik eder. profesörlerin ve diğer akademisyenlerin sansüre uğraması, hatta tutuklanması yaygındır. sanatta ifade özgürlüğü açıkça saldırı altındadır ve hükümetler genellikle sanata bütçe ayırmayı reddeder.
kaynak
hacettepe üniversitesi ankara devlet konservatuvarı’ndaki 12 hocanın görevine tamer karadağlı’nın “bunlar muhalif” şikâyeti üzerine son verildi. eğitim, 90 yıl sonra ilk kez sahne sanatçıları olmadan başladı.
tiyatro bölümünde yıllardır ders veren 12 hocanın görevine, herhangi bir akademik gerekçe gösterilmeden son verildi. hocaların ilişiğinin kesilme nedeninin devlet tiyatroları genel müdürü tamer karadağlı’nın ilgili kadroyu kendisine muhalif olduğu gerekçesiyle rektöre şikâyet olduğu iddia edildi.
akademisyen ve oyuncu murat atak konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"rektörlükten talimat gelerek bunca hocanın okulla ilişiğinin kesilmesi türk sanatına vurulan en büyük darbelerden biri. son dönemde sanata karşı yapılan engellemeler, sansürler, gözaltına almalar akademiye de yansımaya başladı. yavaş yavaş klasik sanatlara da sıra gelmeye başladı popüler sanatlardan sonra.
birgün - tuğçe çelik
(bkz: türkiye’nin taliban’ın inancıyla ters bir yanı yok)
devamını gör...
66.
sadece türkler için var olduğunu düşünüyorum. mesela bir kürt türk aşağılar ya da kendi ırkıyla ilgili bir övücülük yaparsa "oyyyiiii çok tatlı" ama bir türk sadece türk'üm dese pis faşik...
faşizm bile ırktan ırka değişiyorsa demek diye ibretle gözlemliyorum.
faşizm bile ırktan ırka değişiyorsa demek diye ibretle gözlemliyorum.
devamını gör...
67.
yani türk-islam sentezinin mazlum öznesi, içinde farklı sembolik, siyasal ve toplumsal momentlerin kesiştiği tarihsel bir üründür. bu nedenle kutsal sentezin bilinçdışı sadece dil gibi değil, uluslararası rekabet koşullarının biçimlendirdiği doğrultuda ve “kapitalizmin sürati” biçiminde yapılanmıştır. içinde “iktidar istemini”, “azgelişmiş ülke ulusçuluğunun popülist çağrışımlarını” ve “ortadoğu dinlerinin teslimiyet ve feda olma söylemini” eklemlemeye çalışmaktadır. bütün bu tarihsel söylemleri de ezik yığınların, beklentileri hayal kırıklığına uğrama eşiğinde olan yığınların can havliyle ortaya çıkardıkları enerji yardımıyla gerçekleştirir. bu varoluş biçimiyle de adorno’nun (1990) almanya’da nasyonal sosyalistlerin yükselişi üzerine yaptığı analize benzer biçimde konumlanır:
“kitleleri rasyonel nedenlere dayanarak kazanmak elinde olmadığından faşizm, propagandasını ister istemez rasyonel düşünceden uzaklaştırıp onun yerine psikolojik temellere dayandırıyor, böylece irrasyonel, bilinçaltı, geriye-yönelik süreçleri seferber etmeye çalışıyor. bu eğilim, anlamsız vaatler altında acı çeken ve bu yüzden de ezik-büzük bir irrasyonel zihniyete kapılan bütün toplum katlarının ruhsal koşulları sayesinde güçleniyor.”
20. yüzyılda faşist ideolojilerin, kitlelerin “hayal kırıklığını” “mazlumluk söylemleri” aracılığıyla başkalarını ezen bir siyasal aygıta dönüştürmesi ancak bu sayede mümkün olabilmişti. kitlelerin ezikliğini, daha trajik bir eziklik yaratmak için, başkalarının mazlumluğunu hazırlamak için kullanmıştı. göring, “benim vicdanım yok, benim vicdanım führer” derken, kollektif bilinçdışını çepeçevre saran bir nevrotik hayalkırıklığını dile getiriyordu. ulusunu, emperyal rekabetin ortasında, gururu ayaklar altına alınmış ve tarihsel haksızlıklara uğratılmış; “düşmanlarla”, “yahudilerle”, “komünistlerle”, “kozmopolit expresyonistlerle” ve “emperyalistlerle” çevrilmiş bir “mazlum halk” olarak kurguluyordu kapitalist rekabetin körüklediği bir uluslararası sistem içinde. alman halkının sözde mazlumluğu,* milyonlarca insana karşı inşa edilecek bir “imha aygıtının” da meşrulaştırılmasına yaramıştı.
kutsal mazlumluğun psikopatolojisi - fethi açıkel, 1996
*** *** ***
"değişim-dönüşüm süreçlerine o esnada katılamayan, bu sürecin bir parçası olamayan, geç kapitalistleşen ve geç modernleşen, yapılması gerektiğini düşündüğünü yapsa da yapamasa da hep daha fazlasını yapması gerektiğine ve pek çoğu için geç kaldığına inanan toplumlarda ortaya çıkar böyle çarpıklıklar. almanya ve italya öncüsü olmuştu, japonya da dahil. iran'daki molla rejiminin faşistliği de türkiye dahil tüm islam ülkelerindeki vahşi-barbar-faşist hareketlerin temeli de tek bir adrese çıkar ve orası roma ya da bağdat değildir: geç kalmışlıktır. daryuş şayegan "yaralı bilinç" diye kitabını da yazmıştır, farkında olmadan.
günümüzde batı toplumlarında, özellkle abd'de beyaz avrupalı kökenlere sahip olmayanların bu akımın öncüleri olması bununla alakalıdır. islamcıların dahil olması hatta ortada woke yokken islamcılığın faşist bir tepki olarak ortaya çıkması, batı ile islam dünyası arasında makas açıldıkça radikalliğin ve şiddetin dozunun artması da bununla bağlantılıdır ve her yol geç kalmışlık ve bununla başa çıkamama problemine götürür bizi.
beyaz adam/insan kötüdür; sömürgeci, emperyalist, kolonyalist, ırkçı, bilmem ne fobik olduğu için değil. bağğzıları, onun ve alt soylarının sürdürdüğü düzen ile rekabet edemeyeceklerini fark ettikleri için öyledir. o zaman hepsini yok edelim!!!"
woke culture, 9 haziran 2024
devamını gör...
68.
#3758220
(bkz: la dottrina del fascismo)
şu kitabı okumadan istirham ediyorum saçma salak yazıp çizmeyin.
arkasından da meera lavecha nın faşizm isimli benito mussolini nin hayatını anlattığı kitabını okuyun.
ideolojinin yaratıcısını ve doktrinlerini bilmeden nazilerle bağdaştırmayın ki doğrusunu öğrenin.
faşizmin türk islam sentezi alakası sosyalistlerin hitlere oy vermesi gibi bir şey.
şu konuda da benden ayar yemezsin kardeşim.
(bkz: la dottrina del fascismo)
şu kitabı okumadan istirham ediyorum saçma salak yazıp çizmeyin.
arkasından da meera lavecha nın faşizm isimli benito mussolini nin hayatını anlattığı kitabını okuyun.
ideolojinin yaratıcısını ve doktrinlerini bilmeden nazilerle bağdaştırmayın ki doğrusunu öğrenin.
faşizmin türk islam sentezi alakası sosyalistlerin hitlere oy vermesi gibi bir şey.
şu konuda da benden ayar yemezsin kardeşim.
devamını gör...
69.
önce nazilerle masaya otur ve almanya ve avrupa'da yaşayan "beyinleri" abd'ye gönder. einstein gibi. sonra nazilerin kalan yahudileri kesmesine izin ver. bunlar bakkal, kasap, berber, öğretmen vesaire yerine konulması çok kolay sıradan insanlar. naziler bunları siyonistlerin de yardımıyla en aşağılık yöntemlerle kırsın. hepsini değil. biraz kalacak ki anlatsınlar sonra. naziler nasıl bir üçkaada geldiklerini anladıklarında çok şaşırmış olmalılar. bu arada soykırım sözcüğünün tanımını yeniden yaptır ve belli bir tarihten sonraya işaretle. ardından holokaust diye bir terim çıkart. sanki nazilerin katlettiği insanlar sadece yahudilermiş gibi holokaustu yahudi kırımına endeksle. 600binden fazla çingene 10 milyondan fazla slav ölmüş, sadece leningrat'ta 1 milyon kişiyi açlığa mahkum etmemişler gibi onları hiç sayma.
bu toz duman arasında çıfıt terör örgütü devletini ilan et. devleti ilan eder etmez o toprakların gerçek sahibi filistinlileri oradan sür. deir yassin'de 500'den fazla köylüyü yok et. bir haftada 750 bin filistinliyi sür. (nabka) kamplarda yaşamaya mecbur et. kamplardaki hayat nazilerin toplama kamplarına eşdeğer. naziler gibi arada askerlerini sok makul bir miktarını katlet. sen katledemiyorsan lübnanlı faşistlere katlettir. şabra ve şatilla katliamı...
filistinliler direnmeye başlayınca da terörist diye işaretle.
bu kendinde olan kötü bir özelliği başkasında aramaya psikolojide yansıtma, projeksiyon deniyor.
ama çtö yapınca adı huur çocukluğu oluyor. bunları yap sonra filistinlilere faşist de. ananıza yandan mı girdi filistinliler.
faşizm çıfıt terör örgütünün politikasıdır. mavi beyaz ortasında davut yıldızı olan tuvalet kağıdının (kullanılmış elbette) ortasındaki davut yıldızı aslında gamalı gaçtır. dikkatle bakın.
bu toz duman arasında çıfıt terör örgütü devletini ilan et. devleti ilan eder etmez o toprakların gerçek sahibi filistinlileri oradan sür. deir yassin'de 500'den fazla köylüyü yok et. bir haftada 750 bin filistinliyi sür. (nabka) kamplarda yaşamaya mecbur et. kamplardaki hayat nazilerin toplama kamplarına eşdeğer. naziler gibi arada askerlerini sok makul bir miktarını katlet. sen katledemiyorsan lübnanlı faşistlere katlettir. şabra ve şatilla katliamı...
filistinliler direnmeye başlayınca da terörist diye işaretle.
bu kendinde olan kötü bir özelliği başkasında aramaya psikolojide yansıtma, projeksiyon deniyor.
ama çtö yapınca adı huur çocukluğu oluyor. bunları yap sonra filistinlilere faşist de. ananıza yandan mı girdi filistinliler.
faşizm çıfıt terör örgütünün politikasıdır. mavi beyaz ortasında davut yıldızı olan tuvalet kağıdının (kullanılmış elbette) ortasındaki davut yıldızı aslında gamalı gaçtır. dikkatle bakın.
devamını gör...
70.
ben ilkokuldayken, nazilerin öldürdüğü yahudi sayısı 600-800.000 civarıydı. aradan 35 sene geçti, ölü sayısı 5.000.000'a çıktı.
devamını gör...
71.
faşizm ile en çok karıştırılan kavram nasyonel sosyalizmdir .faşizm asla ve kat'a bir nasyonel sosyalizm değildir. faşizmin en yakın olduğu ideoloji sosyalizmdir. her ikisi de ortak dil, din, tarih ve kültür etrafında birleşen insanların adil yönetme hakkı olduğunu savunur.
çok değil bundan 100 yıl öncesine 1920 li yıllara gittiğinizde tüm dünyada " ben naziyim" demek yani nasyonel sosyalizm ideolojisine inanmak gayet doğal bir şeydi. ırk ve kan bağı üstünlüğü ile ari ırk olduğunu iddia edip çok rahat bir şekilde toplumda sosyal statü elde edebilirdiniz.
bunu da tüm dünyada en çok kullanan yahudiler olmuştur. zaten onbinlerce yıldır her gittiği yerde fitne fesat çıkardığı için toplumdan dışlanmış, sürülmüş bir milletti yahudiler. gidip ben "ben ari ve seçilmiş bir insanım yahudiyim devlette bana görev verin herkes kurtulsun" falan desen kimse şeyine bile takmazdı yahudiyi. tarihin hiçbir evresinde asla kamuda görev alamadılar zaten.
ama bu ari ırk mevzusu ile bir çok devlette yönetimde görev aldılar. özellikle italya ve türkiye'de. yahudi olduklarını gizleyip saf ve ari bir türk olduklarını iddia edip devlet kademelerini ele geçirdiler. hala daha aynı terane ile devam ediyorlar yollarına. özellikle ırkçı türkleri hafif kazıyın altından yahudi çıkar.
çok değil bundan 100 yıl öncesine 1920 li yıllara gittiğinizde tüm dünyada " ben naziyim" demek yani nasyonel sosyalizm ideolojisine inanmak gayet doğal bir şeydi. ırk ve kan bağı üstünlüğü ile ari ırk olduğunu iddia edip çok rahat bir şekilde toplumda sosyal statü elde edebilirdiniz.
bunu da tüm dünyada en çok kullanan yahudiler olmuştur. zaten onbinlerce yıldır her gittiği yerde fitne fesat çıkardığı için toplumdan dışlanmış, sürülmüş bir milletti yahudiler. gidip ben "ben ari ve seçilmiş bir insanım yahudiyim devlette bana görev verin herkes kurtulsun" falan desen kimse şeyine bile takmazdı yahudiyi. tarihin hiçbir evresinde asla kamuda görev alamadılar zaten.
ama bu ari ırk mevzusu ile bir çok devlette yönetimde görev aldılar. özellikle italya ve türkiye'de. yahudi olduklarını gizleyip saf ve ari bir türk olduklarını iddia edip devlet kademelerini ele geçirdiler. hala daha aynı terane ile devam ediyorlar yollarına. özellikle ırkçı türkleri hafif kazıyın altından yahudi çıkar.
devamını gör...
72.
(bkz: molotov–ribbentrop paktı) vardı. stalin in hitler sevgisi. sovyetler polonya yı nazilerle paylaşmışlardı.
1944 ağustos ayında savaşırken yine varşovalıların katliamına ortaktılar.
1944 ağustos ayında savaşırken yine varşovalıların katliamına ortaktılar.
devamını gör...
73.
stalin'in hitler'le ittifak kurması nedeniyle, sosyalizmin faşizmle kardeş olduğu fikrine ulaşıyorsak; aynı stalin'in daha sonra kapitalistlerle ittifak kurup, tarihin en güçlü faşist devletini ortadan kaldırması sonrasında, sosyalizmin kapitalizmle kardeş olduğu fikrine varabilir miyiz?
devamını gör...
74.
75.
türk tarihindeki ilk savunucuları oğuz han ve tuğrul bey olan ideoloji*.
devamını gör...
76.
iktidar mahkeme salonunu bir psikolojik harp meydanı olarak kurguluyor. orada kişiler psiklojik şiddete maruz bırakılıyor. bu yolla yılgınlık ve yenilgi hissi yaratılmaya çalışılıyor.
buna karşı çıkılınca da "mahkemeye saygısızlık yaptı, düzeni bozdu" haberleri yapılıyor. böyle bir yere mahkeme denmez. neyse ki herkes de oranın gerçek bir mahkeme olmadığını biliyor.
kaynak
ibb davası’nın 4. gününde halkın iradesine ve yol arkadaşlarımıza sahip çıkmak için bugün de silivri’deydik.
duruşmaya verilen aranın ardından gazetecilerin yeri değiştirilmek istendi. gazetecilerin çoğu yerinden kalkmadı. duruşma, salondaki “düzenin sağlanamaması” gerekçesiyle pazartesi gününe ertelendi.
yargılama yapma niyeti olmayan, duruşmayı ilerletmek yerine süreci tıkayan, basın mensuplarının görevlerini yapmasını engelleyen bir mahkeme heyetiyle karşı karşıyayız.
adil ve şeffaf bir yargılamanın en temel güvencesi aleniyettir. basını susturmaya çalışmak, gerçeği karartma çabasından başka bir şey değildir.
özgür basın susturulamaz!
kaynak
*** ***
12. suç ve cezalandırma ile baskı altına alma: faşist rejimlerde, polislere kanunları zorla uygulamaları için neredeyse sınırsız bir yetki verilir. insanlar genellikle, polisin suistimallerine göz yummaya ve hatta vatanseverlik adına sivil özgürlüklerden feragat etmeye razı olur. faşist uluslarda, sınırsız güce sahip ulusal bir polis kuvveti vardır.
kaynak
liberal-liberteryen taklidi yapan hardcore islamcıların fena patladığı yer bu münazara saçmalığı oldu ve bunu fark etmek açıkçası beni mutlu ediyor. şu noktadan sonra -mış gibi yapmaları zor olacak ve zaman içinde daha radikal davranacaklar.
27 haziran 2024
devamını gör...
77.
finans kapitalin en gerici en şovenist halidir.
devamını gör...
78.
eğer saçları yağlı ve estetik algılar açısından çirkin olarak değerlendirilen "devrim abi yaaa" gibi ağzını yayarak konuşan ve aralarında envai çeşit tuhaf saçlı kızın barındığı bir grup size "faşist" diyor ise doğru yoldasınız tebrikler.
kendilerinin asıl faşistler olduğunun farkında olamayan bu hirt grubuna fazla yaklaşmayın maşallah pirelenirsiniz.
kendilerinin asıl faşistler olduğunun farkında olamayan bu hirt grubuna fazla yaklaşmayın maşallah pirelenirsiniz.
devamını gör...
79.
1930'lu ve 40'lı yıllarda almanya, italya, ispanya ve bazı başka ülkelerde etkili olduğu dönemde, bu ülkelerdeki bazı işletmeler giriş kapısına "yahudiler ve köpekler giremez" yazıları asardı.
dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz:
türkiye'de yeni kabahatler: köpek annesi ve yahudi olmak
bosch'un anneler gününü konu alan ve bir köpek annesinin alışverişini anlatan reklamı, aile kurumunu zedelediği "gerekçesiyle" infial yarattı ve rtük inceleme başlattı. reklam yayından kaldırıldı. reklam ajansının türkiyeli yahudi sahibi hedef gösterildi.
avlaremoz
bu da yusuf kaplan: link
faşizm ile kadınları ya da eşcinselleri hedef alan seri katiller arasında büyük benzerlikler var.
"son yıllarda gerçekçi başıboş köpek sorununa karşı nefret kusarak önüne gelene ittapar, köpektapar diyerek saldıranların aynı zamanda ağır homofobik, kadın düşmanı, ırkçı vs. olmaları gözlerden kaçmamaktadır."
19 haziran 2024
dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz:
türkiye'de yeni kabahatler: köpek annesi ve yahudi olmak
bosch'un anneler gününü konu alan ve bir köpek annesinin alışverişini anlatan reklamı, aile kurumunu zedelediği "gerekçesiyle" infial yarattı ve rtük inceleme başlattı. reklam yayından kaldırıldı. reklam ajansının türkiyeli yahudi sahibi hedef gösterildi.
avlaremoz
bu da yusuf kaplan: link
faşizm ile kadınları ya da eşcinselleri hedef alan seri katiller arasında büyük benzerlikler var.
"son yıllarda gerçekçi başıboş köpek sorununa karşı nefret kusarak önüne gelene ittapar, köpektapar diyerek saldıranların aynı zamanda ağır homofobik, kadın düşmanı, ırkçı vs. olmaları gözlerden kaçmamaktadır."
19 haziran 2024
devamını gör...
