dünya klasikleri / roman / anı-mektup-günlük / aşk / edebiyat
6.8 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

'abartı' ifadesi haksız bu eser için. zamanında o kadar insanı intihara sürüklemesi bence de efsane ama kitap güzel arkadaşlar. kitapta kötü olduğunu bile bile yaptığı şeye karşı koyamayan bir insanın kendi ahlak anlayışıyla mücadelesi var. çeviriden kaynaklı biraz daha basitlesen duygusal ifadeler yazarın içinde bulunduğu durumu güzel anlatıyor. aşk gibi kutsanan bir şeytanın insanı nasıl çaresiz ve aciz duruma düşürebileceğini, aşkın çoğu zaman iki kişinin mutluluğundan öte birkaç canın acısı olabileceğini çok güzel anlatmış. üstelik aşkı memnu da olduğu gibi yasak aşkın cazibesine girmeden vicdani rahatsızlık vurgusuyla anlatmış.
kısa ama derin,vurucu kitaplardan biri benim için.
devamını gör...
zamanında okuduğumda werther ile ilgili yaptığım tek yorumun “werther is a pussy” olduğu kitap. bütün o romantizm, acılarla yoğrulmuş aşk falan beni öyle baydı ki. bir de o zamanlar aşk acısı çeken gençler bu kitabı okuyup okuyup intahar ediyormuş. get out of here!
devamını gör...
yarısında bıraktım çünkü çok sıkmıştı kitap, betimlemeleri çok güzeldi ama kitap ilerledikçe duruyor gibiydi. ilerleyen yaşlarımda belki tekrar okuyabilirim.
(ya da okumam,
ilgi çeken daha başka kitaplar var abi)
devamını gör...
sevgili werther seninle ilk defa kütüphanesi yenilenen, ısınmak için petek diplerine doluştuğumuz, sınıfların içi biraz bayat tost arası ıslak çorap kokan bir köy okulunda tanıştık. niyetim seni değilde emile zola'nın bir aşk hikayesi'ni okumaktı. ama şanssızlığım içindeki şansıntın sen. emile zola'yı örgüsü daha düzgün bir arkadaşa kaptırıp oyalanmak için almıştım seni. oyaladın beni ama en çokta yüreğimi. seninle birlikte bende imkansızlığı satır başlarında buldum ve satır başları, başımı aldı. o zamanın sınırlı internet imkanlarıyla bile gittim seni araştırdım seni okuyan gençleri nasıl intihara sürüklediğini öğrendim. sana ilk kez ve son kez üzüldüm. bir daha seni tekrar okumak için elime almadım. çünkü bazı kitapların yaşı ve zamanı vardır. o doğru zaman ve yaşta insan doğru kitabı okumalı. ve ben doğru zaman da okuduğum o kitap dan aldığım zevki kaybetmemek için seni bir daha okumayacağım.. ama bileceğim 7'nci sınıfın kışında kalbime yaşattığın baharı hep anımsayacağım..
devamını gör...
goethe, yaşamı benzer şekilde ve nedenle sonlanan bir arkadaşından esin alarak yazmış kitabı. tabii goethe'nin kendi aşk hayatında da sürekli farklı kişilerle düştüğü karşılıksız bir aşk girdabı var. karşılıksız, olmaz aşkların bir tutkunu resmen. werther ile yazarın başka ortak noktaları da var, hassas bir ruh, durumları olduğunun dışında yorumlamaya gönüllü bir zihin. yine de haklı çıkma gücüne sahip, en azından haklılığını anlatma gücüne.

werther, senin aşkın için intihar ettiğine mi inanmalıyım? yoksa albert ve lotte için mi? yoksa sadece daha en baştan içinde arzusunu taşıdığın intiharını aşk ile gerekçelendirmek mi istedin? keşke bir prens olsaydın.
devamını gör...
kendine yapmadığını werthere yaptırmış yazar. kavuşamamanın acısını anlatırken değindiği diğer düşünceler ve bakış açısı çok ortada olan bir karakter ile çok akıcı ve moralinize yokuş aşağı bir yolculuk
devamını gör...
kendi hayatindan da gerceklik barindan kismen otobiyografi olan bir kitap diyebiliriz. universite 3’te bu konuda analiz yapmistik baya, cok inceleyince o karamsarlik üstünüze yapisiyor, werther gibi hissetmeye basliyorsunuz malesef.
devamını gör...
aşka, sevgiye bu kadar büyük anlam yüklemenin saçma olduğunu düşünmeme sebep olan fakat anlatım dilinin ve betimlemelerinin zarifliğiyle ruhumuzu okşayabilen, johann wolfgang von goethe tarafından yazılan ve kısa sürede ünlenen kitaptır.
devamını gör...
okuduğum zaman boyunca benim yaşadıklarım veya hissettiklerimle çok paralel gidiyordu kitap. ya da bana öyle geliyordu çünkü fazlasıyla edebi. çizdiğim yerleri ne zaman okusam o zamanlara ait unuttuğum bazı şeyleri hatırlıyorum. bu yüzden "ilk çağlardan bir şairi okuyorum ve onda sanki kendi kalbimi görüyorum" cümlesini hiç unutmadım. o kısım son noktaydı.
devamını gör...
“çok abartılmış” söylemlerine şiddetle karşı çıktığım kitap. goethe faust’u gençlik yıllarında ve çok kısa sürede yazmış. kitap yayınlandıktan sonra bundan çok etkilenen insanlar

intihar etmeye başladığı için
toplu intihar olaylarına “werther etkisi” adı verilmiş. goethe bu yüzden bu kitabını sevmez ama goethe’nin yazarlığının insan üzerinde bıraktığı tesirin çıplak gözle görüldüğü bir olaydır kendisi. o sevmiyorsa ben severim.
devamını gör...
karşılaşmaktan korktuğunuz tüm duyguları barındıran, realizmin ötesinde yaşayan bir kitap.

gerçekleri bir bir suratınıza çarpar.
acıdan kaçıyorsanız bulaşmayın derim, acıların insanıyım, hüznü seviyorum diyorsanız tam sizlik.

özümsemek, üstüne düşünmek yürek ister, bana göre okunmalı mı kesinlikle, üstüne de sinemaya uyarlanmış halini eklerseniz muazzam bir karışım olur.
devamını gör...
bazı eserler her döneme hitap eder. biz de bunlara klasik deriz. ancak etkisi bir yere kadardır. yazıldığı dönem ve toplumdan bağımsız olamaz. evrensel ve daimi bir acıdan söz eder fakat bu acıyı anlatabilmesi için yazıldığı döneme ait şeylerden faydalanması gerekir. aksi mümkün değildir. bu onun sınırlarını çizer. işte bu yüzden bugünün insanını bir yere kadar etkiler. kitabı okuyup da "hani abi, ben de okudum ama intihar etmedim. yok öyle bir şey." diyorsanız cevabı budur. iyi ki de budur. zira intihar öfkedir, yenilgidir. aslında başkasının veya başkalarının ölümünü görmeyi çaresizce istemektir. böyle bir şey mümkün görünmüyorsa kişi kendini görmez ve bilmez yapmak adına intihar eder.
devamını gör...
onu okuduğum sene ergenlik aşkı denilen o çukura çok önceleri düşmüştüm zaten ehh onu okumak da buna cabası oldu... benim için o kitap yunus emre'nin 'gel gör beni beni aşk neyledi' cümlesinde kalıp geçmişti. aşkından yanmak ama aslıda aşk denilen şeyin bence o olmaması.. hala içine yazmış olduğum anılar ile durur evde okumak isteyen kendini aşk sananlara duyurulur.
devamını gör...
kitap okurken metinlerin altını çizmeyi hiç sevmem; beğendiğim paragrafları not almayı tercih ediyorum. bu kitap bana ilk defa bir metnin altını çizdirmiştir. "bu nasıl bir tutku arkadaş!?" diye düşündüren bir hikayesi vardır. en sevdiğim kitaplar listesinde epey yukarılarda bu arkadaş, ilk üç içinde kendisinin yeri bakidir.
devamını gör...
goethe'nin bu kitabi elinde baltayla yazdigi soylenir. her an kendini öldürebilirmis soylentiye gore. ah ask sen nelere kadirsin. cok guzel metinler vardir icinde. askin karanlik yuzunu gosterir bir nevi. baglanmak arzulamak istemek asiriya kacmak ve sonrasında acı çekmek. zor şeyler atlattik bizde ordan biliyorum. okuyunuz mutlaka.
devamını gör...
goethe’nin okuyan gençler arasında intihar salgınına neden olduğuna inanılan romanıdır.

aşkın ne olduğunu tanımlayabilmek o kadar zor ki. ama tanımını yapmak bu kadar zorken bile bunu yapmaya çalışan o kadar fazla insan var ki. o zaman ben neden bir cümle ile tanım yapmaya çalışmıyorum? aşk; hayat tecrübesidir ve tecrübe kazandırır.

genç werther tecrübesizliğinin kurbanı olmuş bir gençtir. aşk tecrübesini yaşamış ancak tecrübesiz olduğu için sağ çıkmayı becerememiştir bu deneyimden. aslında biten bir aşktan kimse sağ çıkamaz.

enkaz altında kalmak gibidir biten bir aşktan sonra yaşamak. bir uzvunu kazada kaybetmek gibidir. dev bir fırtınanın ortasında sandalda yek başına kalmak gibidir.

ve intihar bazı durumlarda yanlış bir tercih olsa da çıkar yol olarak görülür. werther aşk tecrübesini daha zorlu bir tecrübe ile tamamlamış bir genç idi. hayatı tanıdı ve onu sevmedi en sonunda.
devamını gör...
farklı sebeplerden ötürü en az dört beş kez başlayıp bitiremediğim fakat en sonunda geçtiğimiz hafta bitirdiğim kitaptır. daha önce belirtildiği üzere, betimlemeler okuyucuda belli bir noktada bıkkınlık yaratabilir ve cümlelerin arasında kaybolabilirsiniz. ama goethe, genç werther'in çekmiş olduğu aşk acısını çok güzel ve vurucu bir şekilde hissettirdi bana. yoğun duygu ve acıyla kavrulmuş bir eser, okunmasını tavsiye ederim.
devamını gör...
kitabın içeriğiyle alakalı değil ama lisedeyken werther'in ölümünden bahseden arkadaşıma kitabı okumak isteyen başka bir arkadaşım kızmıştı, neden sonunu söylüyorsun diye. kitabın kapağının arkasında yazıyor zaten her şey, neyine kızıyorsun?*
devamını gör...
ilk 30 sayfada sıkıntıdan patladım. sonra werther adlı gencimiz aşkın kafasını gayet güzel yaşıyor. ama bir dakika, kız başkasıyla nişanlı ve başkasıyla nişanlı olmasına rağmen kızın etrafında adeta köpek oluyor. sadece kafasını uzaktan yaşasa, belli bir sempatiyle bakabilirdim kendisine. fakat bunun yaptığı aşk değil, saplantı. acilen tedavi olması lazım. her ne kadar kızın nişanlısının ölmesini arada sırada dilese de, kıza karşı adamı kötülemiyor. yani werther meriç değil.

bir de bu kitabı okuyup intihar edenler var ya... resmen takıntılı tiplerin doğal seleksiyonla elemine edilmesi. başka bir şey değil. sonra düşününce "(bkz: goethe) sen ne kadar büyük bir insansın" dedim.
devamını gör...
bu kitabı okuyan ya çok seviyor ya da fazla abartılmış bulup beğenmiyor.
ben seven taraftanım, martin eden'ı bitirdiğimdeki kadar dumar olmadım ama gerçekten etkilendim. hatta arkada çalan fon müziğinin etkisiyle gözüme biraz toz kaçmış olabilir. *

werther'in lotte'ye olan aşkını şu cümleyle anladığımı, içselleştirdiğimi hissettim:
lotte, wether'e “yapmayın böyle beni düşünün!” diyor.
werther ise “sizi düşünmek mi? bunu bana mı söylüyorsunuz? düşünmek mi! sizi düşünmüyorum, siz her an ruhumdasınız.” diyor.

lotte'nin beni düşünün demesi, werther'e o kadar komik geliyor ki, lotte'ye bakıp kalıyor.

altını çizdiğim kısımlardan ikisini bırakıyorum sizlere


1 temmuz
“biz insanlar” diye başladım, “güzel günlerin bu denli az ve kötü günlerin bu denli çok olmasından yakınıyoruz. tanrı'nın her gün bağışladığı sevinçlerin tadını çıkarabilmek için her zaman açık bir yüreğimiz olsaydı kötülüklere dayanabilme gücünü de bulurduk.”

12 ağustos
gerçi... şimdi bilirsin: şu “gerçi” sözcüğünü kullanmadıkları sürece insanlarla aram iyidir, çünkü her genel kuralın istisnaları bulunduğu kendiliğinden anlaşılan bir gerçek değil midir? ama insanlar öyle bilgiçtir işte!
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"genç werther'in acıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim