anlamsızdır, şayet benim için. dünyaya çocuk getiren her ebeveyn katildir gözümde. çünkü doğduğun anda kendi ölümüne hazırlanıyorsun. kendimi bildim bileli varoluş acısı çekiyorum. en mutlu olduğum zamanlarda bile karşılaşacağım acıları düşünüyorum. doya doya yaşamak istediğim anlarda bile ölümün nefesini ensemde hissediyorum. birilerinin ölümüne şahit olmak adına yaşıyorum. bir zaman sonra kaybedecek olduğum her şeyin acısını, şimdiden içimde taşıyorum. her gün berbat bir alarm sesiyle güne uyanmak zorunda kalıyorum. aldığım her nefes beni yoruyor, o bile efor gerektiriyor. sürekli bir devinim, sürekli bir şeyler yapmak zorundasın. ortalama 80 yıllık ömrünün (ki o kadar yaşayabileceksem) 60 yılını, istemediğim insanların arasında yalnızca 3 kuruşa karnımı zar zor doyurmak adına çalışarak heba ediyorum. ve denk geldiğim döneme bak! ne bir kaliteli müzisyen, ne edebiyatçı, ne de sağlam bir aktör var! hepsi ben doğmadan gözlerini yummuş hayata. tek bir motivasyon kaynağım yok. her an daha da boka sarıyor. kusura bakmayın, kendimi kandıramam. hayat kısa ve kuşlar da ölüyor. umarım siktir olup gidebilme cesaretini kendimde bulurum yakın zamanda.
devamını gör...
olmak zorunda mı?

ya o anlamı bulamadıysa, suç kimin?

bir anlamı olsa bile biz insanların o anlamı anlayacağımızı zannetmiyorum.
herkesin anlam yüklediği ve anlam bulduğu şeyler başkadır, ve değişir. hayat turnusoldur.
devamını gör...
belirli bir anlamının olmamasıdır.
tıpkı şiir gibi. anlatılamaz. yaşanır sâde.
devamını gör...
kendine bir kez olsun yaşamının anlamı soran biri sanmıyorum ki bir daha arkasını dönüp gidebilsin. elbette ki yaşamına devam eder ama zaman zaman kendini bu soruyu kendine sorarken bulmaktan da kaçamaz. sürekli sorar durur. hayatın bizi bekleyen, kaçınılmaz olan ölümün yok edemeyeceği bir anlamı var mıdır, varsa bu nedir? ne istediğini kendisi de bilemez insan. ne yapması ve hayatını nasıl yaşaması gerektiğini bulamayarak kendini kaybolmuş ve keyifsiz hisseder. bir dönem yaşamdan soyutlanır belki. hayattan kaçıp uzaklaşmak ister ama yine de hayattan bir şeyler bekler, bekler, bekler...

bilemiyorum dostlar, varoluş sancısı çekip amerikan rüyasında yaşamayı düşleyerek de mutlu olunamayacağını düşünüyorum. bilim de bize yardımcı olamıyor ki bu konuda. bizlerin birer toz zerreciği olduğunu ve bu zerreciğin yapı taşının nasıl işlediğini açıklayabiliyor da niye işlediğini açıklayamıyor. tüm bunlardan sonra geriye yaşamak kalıyor, sadece yaşamak.. ama, nasıl yaşayacağımızı bilmeden.
devamını gör...
yavaş yavaş olmadığına inandığım. somut olarak yok yani. her yaşımızda, her anımızda ayrı bir anlam yüklüyor, ayrı bir arayışta buluyoruz kendimizi. hepsinin toplamı da hayatın anlamı oluyor sanırım
devamını gör...
iyi bir insan olarak yaşamımı sürdürmek ve iyi bir insan olarak ölmek.
devamını gör...
bu ara düşğndüğüm hede. nedir lan bu hayatı anlamlı kılan şey? zaman öldürmeyi anlam sanmayın başkanlarım.
devamını gör...
buuurdayım*
birileri beni mi andı ?*
devamını gör...
hayatın anlamını sorgulayan kişi için bunu yapmayanlar karşısındaki duruşudur hayatın anlamı. iyi olmak mesela dünya üzerinde hiç bir canlının iyi olmak gibi bir derdi yoktur. bu dert insanı insan yapar.
yaptıysada hayatın anlamına ulaşıldı demektir..
devamını gör...
insan, hayatına sadece kendisi bir anlam kazandırabilir.
aksi halde dünyadan gelip geçen bir yolcu olarak kalır.
devamını gör...
son derece rölatif olan kavramdır. benim için kitaplarla dolu bir odaya gömülmektir (örnek), senin için sevdiğin insanla bir ömür geçirmektir, onun için gezmek tozmaktır. ayrıca işin tuhaf yanı, hayatımızın farklı evrelerinde farklı hayat görüşlerine sahip oluruz. dolayısıyla hayatın anlamı -sürekli aynı zaman aralıklarında olmamakla birlikte- devamlı değişir. sabit değildir, devinim halindedir. şems-i tebrizi’den alıntı yaparak bitirmek istiyorum: “hayatının altüst olmasından korkma, nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını.” bu sözden de anlarız ki hayatın bir gün altüst olursa, anlamı da altüst olur; değişir. hiçbir şeye dogmatik şekilde bağlı kalmayınız.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hayatta kalmaktır.
devamını gör...
gün içindeki duygu değişimlerine bağlı olarak sorgulanan. aldığın bir haber, yaşadığın bir olay, şahit olduğun bir davranış vs. özünde herkes aynı aynaya bakıyor ama gördükleri farklı. en mantıklısı bu anlam kargaşasına kapılmamak ki bu da bazen empati yoksunu olmaktan geçiyor.
devamını gör...
sana buram buram saygısızlık yapılması ve sürekli üzmek olmamalı.
hayatın anlamı sevdiğiniz kişi ya da kişilerden sürekli darbe yemek hiç olmamalı.
mutsuzluk akıyor yüzümüzden ve bunların hepsi sizin yüzünüzden.
devamını gör...
çoktandır kaybettim
devamını gör...
hayatı yaşamanın amacıdır. bir ömür bunu aramakla/çözmekle geçer. son nefesi verirken bulunduğu iddia edilir, onu da görürüz o anda.
devamını gör...
valla ben düşünmüyorum bunu. bunu ve buna bağlı birçok soyut şeyi düşünmüyorum aslında sanırım.

bişeyler oluyor ve ben farkına varmıyorum. hayatım bu şekilde geçiyor. bilmediğim için de umrumda olmuyor. bilsem bile tüm tepkiler zaten verilmiş oluyor. bana gerek kalmıyor. kusursuz bir paradoks içinde hazıra konuyorum. bu nasıl hayat lan? daha zor olması gerekmez mi bunun?
devamını gör...
yoktur olmak zorunda da değildir her şeyi mantık çerçevesinde ilerletcem diye kafayı sıyırıyor insanlar farkında değiller.
devamını gör...
ölene kadar anlam aramaktır.

belki de yoktur, belki de bulamadığımız her şeyi yok sanıyoruz.
devamını gör...
100.
yazmak, yazmak, yazmak.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hayatın anlamı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim