221.
"bir katilden daha cani insanlar gördüm. umudumuzu öldürenleri gördüm."

suç ve ceza- dostoyevski
devamını gör...
222.

küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor. kolay unutulmuyor. izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.
devamını gör...
223.
gökyüzü o kadar parlak ve yıldızlıydı ki ona baktığınızda akla gelen ilk soru, "aksi ve dengesiz insanların böylesine görkemli bir gökyüzünün altında yaşaması gerçekten mümkün mü?" oluyordu.*
devamını gör...
224.
“senin mutlu olmana ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.”

(bkz: uçurtma avcısı)
devamını gör...
225.
insanların büyük çoğunluğu yüzmeyi öğrenmeden yüzmek istemez." ne anlamlı bir söz, değil mi? yüzmek istememeleri doğal, çünkü karada yaşamak için yaratılmışlar, suda değil. ve düşünmek istememeleri de doğal, çünkü yaşamak için yaratılmışlar, düşünmek için değil! evet, kim düşünürse, kim düşünmeyi kendisi için temel uğraş yaparsa, bunda ileri bir noktaya ulaşabilir; ne var ki, karayla suyu değiş tokuş etmiştir böyle biri ve gün gelir suda boğulur.*
devamını gör...
226.
düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.
devamını gör...
227.
tehlikeli sayılmam artık. kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum. onu orada, beş parmaklı bir çınar yaprağı gibi unuttum.
(bkz: ah'lar ağacı)
devamını gör...
228.
"kız çiçek kolyesini yere bıraktı... çicek ondan beklenen görevi yerine getirmişti...

... kız ona minnettardı, o gün almış olduğu övgülerin anısı ona yeterdi. çiçek, onun çekici bir insan olduğunu yeniden kanıtlamıştı. ne var ki kolyesine bu nedenle bağlanması söz konusu olamazdı...

... çiçek kuruyacak, ölecek ve humusa dönüşerek yeniden canlanmak için toprağa geri dönecekti."

(marlo morgan- bir çift yürek)
devamını gör...
229.
"demir olsam çürürdüm toprak oldum dayandım."
(bkz: ince memed)
devamını gör...
230.
anılarınızı zihninizde iyi biriktirin, ayaklarınızın gidemediği zamanlarda onlarla seyahat edeceksiniz.

burak akkul çok gezentii.
devamını gör...
231.
sen bir madalya değilsin leksey ve sonsuza kadar boynumuzda asılı duramazsın. maxim gorki - çocukluğum
devamını gör...
232.
hey baksana!
- evet!
- ölüm yakın mıdır buraya?
- evet yakındır. aramızda durur hep.
- ama ben göremiyorum!
- göremezsin.
- neden peki?
- çünkü göz uzağı görür. ölümse yakın
devamını gör...
233.
sen olmasan ve ben de kendim de olmasam, delilik olmaz mı bunun adı, hoş aklımın bana ne faydası var o da ayrı konu, akıl başta durmasa da oluyor canan, boş bir beden öyle ya da böyle bu dünyanın yükünü taşıyor, bu devirde kimse kimseye aklın başında mı, kalbin yerinde mi, senin insanlığını başkalarından ayıran bir ruhun var mı diye sormuyor, bir ömrü başkasının varlığında geçiriyorsun da "senin aslın nerde?" diye soran olmuyor, mevzu yaşamaksa bu devir kötü bir devir canan "
devamını gör...
234.
ayrılık diye bir şey yok. bu bizim yalanımız. sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.

ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
235.
dünyaya hiçbirşey olmamaya mahkum edilerek geldikleri halde herşey olmak isterler. ( mai ve siyah)
devamını gör...
236.
kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini: önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki?
devamını gör...
237.
tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her seyden habersiz yaşayıp gidecektim. sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum olduğunu öğrettin.
-kürk mantolu madonna.
devamını gör...
238.
"içimde hep ne olduklarını bilmediğim gizli ve meçhul ümitlere sarılmıştım."
peyami safa- dokuzuncu hariciye koğuşu
devamını gör...
239.
"bazen zekice olduğu düşünülen şey, aptallığın gelişmiş bir forumudur."

-ruhi mücerret, murat menteş
devamını gör...
240.
"sadece benim ya da sadece senin yapabileceğin hiçbir şey yok. tüm dünyada başlayacak bir değişim yaratamazsın, konferanslarda böyle söyleseniz bile bu sadece alkış toplar. insanlar kendi dünyasını değiştirdiği zaman bütün dünya değişmez. insanların en büyük sorunu kendilerini çok fazla önemsemeleri ama olay hiçbir zaman insanla ilgili olmadı, hep insanlıkla ilgiliydi."

''bir yerde okumuştum,'' dedim yutkunarak. ''şöyle diyordu satırlarda: farz et ki öldün ama o kadar hazırlıksız öldün ki ağlayarak yalvardın, sana tek bir gün vermeleri için yakardın yaradana. sonra sana bugünü hediye ettiler. sadece yirmi dört saat. işte bugün kalan son gününmüş gibi yaşa.''

-n.g.kabal
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"iz bırakan kitap cümleleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim