81.
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
(bkz: turgut uyar)
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
(bkz: turgut uyar)
devamını gör...
82.
insanlarımızın çoğu ihmal edilmiş bir kürtajın hazin sonucudurlar.
-karl kraus, deyişler karşı deyişler.
-karl kraus, deyişler karşı deyişler.
devamını gör...
83.
"hakikaten yalnız varlık, insanlar tarafından terk edilmiş olan değil insanlar arasında acı çekendir." çürümenin kitabı, e.m. cioran
devamını gör...
84.
en iyi, en dostça, en basit ilişkilerde bile karşıdakinin gururunu okşamak, övmek gerekir; tıpkı tekerleklerin dönebilmesi için onları yağlamak gerektiği gibi.
-savaş ve barış
-savaş ve barış
devamını gör...
85.
"önümüze konan tek seçenek, öteki insanlar gibi olmak ya da öteki insanların olmamızı istediği gibi olmak."
"sanırım yalnızlığınızın gerçekten farkına vardığınızda çoğu zaman paniğe kapılırsınız. bundan kurtulmak için apar topar kaçar, gruplara -klüplere, derneklere, takımlara, kalıplara- sığınırsınız. birdenbire tıpatıp ötekiler gibi giyinmeye başlarsınız. aslında görünmez olmanın bir yoludur bu."
-her yerden çok uzakta, ursula k. le guin
"sanırım yalnızlığınızın gerçekten farkına vardığınızda çoğu zaman paniğe kapılırsınız. bundan kurtulmak için apar topar kaçar, gruplara -klüplere, derneklere, takımlara, kalıplara- sığınırsınız. birdenbire tıpatıp ötekiler gibi giyinmeye başlarsınız. aslında görünmez olmanın bir yoludur bu."
-her yerden çok uzakta, ursula k. le guin
devamını gör...
86.
schopenhauer şöyle diyor; "endişelerimizin ve kaygılarımızın yarısı başkalarının bizim hakkımızda düşündüklerinden kaynaklanır. bu dikeni tenimizden çıkarmalıyız." iyi bir izlenim yaratma isteği o kadar güçlüdür ki pek çok mahkum, idama giysilerini ve son hareketlerini düşünerek gitmiştir. başkalarının fikirleri her an değişebilen bir hayaldir. fikirler pamuk ipliğine bağlıdır ve insanı başkalarının ne düşündüğüne ya da daha kötüsü ne düşünüyormuş gibi göründüklerine köle eder.. çünkü gerçekte ne düşündüklerini asla bilemeyiz.
(bkz: irvin d. yalom) - güneşe bakmak & ölümle yüzleşmek
(bkz: irvin d. yalom) - güneşe bakmak & ölümle yüzleşmek
devamını gör...
87.
“hayattan çok az şey istedim - ama o, o kadarını bile esirgedi benden. azıcık güneş, kırlar, bir lokma ekmek bir lokma huzur, canımı fazla yakmayacak bir yaşama bilincim olsun ve bir de ne kimseye muhtaç olayım ne el âlem bana muhtaç olsun. bu kadarı bile esirgendi benden, hani yüreğimizin katılığından değil de, paltomuzun düğmelerini açmaya üşendiğimiz için dilenciyi başımızdan savarız ya, işte o şekilde.”
(bkz: fernando pessoa)(bkz: huzursuzluğun kitabı)
(bkz: fernando pessoa)(bkz: huzursuzluğun kitabı)
devamını gör...
88.
kim ne derse desin, görüntü düşünceden önce yer alıyor.
frida kahlo - rauda jamis
frida kahlo - rauda jamis
devamını gör...
89.
"islam, şam ın yeşil köşkünde, bağdat ın 1001 gece masallarını andıran hilafet saraylarında değildir.
islam, medine de kerpiçten yapılmış fakir ali (as) nin evinin olduğu muhittedir."
(fatıma fatıma dır.)
ali şeriati.
islam, medine de kerpiçten yapılmış fakir ali (as) nin evinin olduğu muhittedir."
(fatıma fatıma dır.)
ali şeriati.
devamını gör...
90.
“bir kadın bize çiçekleri sevdiğini söylese ama onları sulamasa, çiçekleri sevdiğine inanmayız. sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etken ilgidir. bu etken ilginin bulunmadığı yerde sevgi olmaz.“
(bkz: erich fromm)-sevme sanatı
(bkz: erich fromm)-sevme sanatı
devamını gör...
91.
silueti beni sarhoş ediyordu. şakaklarım bir cenderede sıkışıyor gibiydi. annemin matemini tutup tutmadığımı bilmiyordum. mümkündü bu, ama annem hiçbir şarkıda anılmıyordu ve bir gün gloria'ya onun elinden öleceğimi söylemiştim ve bu sözü tekrarlayan aptal bir şarkı vardı ve ilk karşılaşmamız sırasında efkar ve kaktüsler üzerine olan nakarat bu dudaklardan dökülüyor. kimin elinden öleceğimden habersizdim, gloria'nın mı, annemin mi, kendimin mi? ama ölecektim, bütün ölülerin yanına gidecektim ve içimi saran duygu ne hüzünlü ne de neşeliydi; sade bir şekilde yansız ve korkunç bir şekilde matematikseldi; iki kere iki dört ediyordu, hayat bu kadar berbattı ve ben bir mezarlıktım...
leo malet - hayat berbat
leo malet - hayat berbat
devamını gör...
92.
"i am killing him in my mind. once you stop loving somebody, one day they will die from your heart"
zz
zz
devamını gör...
93.
onlar dini kendi isteklerine göre yaşıyorlar.
dogu'dan uzakta.
dogu'dan uzakta.
devamını gör...
94.
- neden? bir seçme yapamaz mıyız?
- hayır efendim, yapamayız.
- ama neden?
- çünkü aç olan başka insanlar var.
utanarak sustum. yüreğim bu kadar incelik ve acıma gücüne hiçbir zaman ulaşamamıştı benim
zorba- nikos kazancakis
- hayır efendim, yapamayız.
- ama neden?
- çünkü aç olan başka insanlar var.
utanarak sustum. yüreğim bu kadar incelik ve acıma gücüne hiçbir zaman ulaşamamıştı benim
zorba- nikos kazancakis
devamını gör...
95.
zayıf insanlar mutluluktan bile korkarlar. iplikle bile yaralanırlar.
osamu dazai-insanlığımı yitirirken
osamu dazai-insanlığımı yitirirken
devamını gör...
96.
“hiçbir şey gerçek değildir, her şeye izin vardır.”
devamını gör...
97.
'hepimiz yargılarımızı, onlar için fazla kısa gelecek zaman sürelerine dayandırma hatasını işlemez miyiz?'
(bkz: sigmund freud - bir yanılsamanın geleceği)
(bkz: sigmund freud - bir yanılsamanın geleceği)
devamını gör...
98.
“hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. “
orhan pamuk- masumiyet müzesi
orhan pamuk- masumiyet müzesi
devamını gör...
99.
"yolculuk sırasında el çantasından başka bagajı olmaması gereken biri, o ana kadarki yaşamını geride bırakırken yanında geçmiş hayatına dair ne alabilirdi ki?" ayşe kulin
devamını gör...
100.
"yuvayı dişi kuş kurar lafı yanılsamadır.çünkü her dişi kuş her mevsim yeni bir yuva yapa yapa yaşayıp gider. kurduğu kadar terketmesini de bilerek. ömür boyu aynı yuvada kalan kuş yoktur."
elif şafak/ siyah süt, sayfa:36
elif şafak/ siyah süt, sayfa:36
devamını gör...