761.
gözler kördür.insan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir.
#küçükprens
#küçükprens
devamını gör...
762.
vallah o kadar kitap okudum bir cümlesini bile hatırlamıyorum.
devamını gör...
763.
“insan kalbinde ne taşırsa dünyayı da öyle görür. insan yüreğinde ne taşıyorsa karşısındakine onu verir. insan aklında ne taşıyorsa hayatına onu katar.”
goethe.
goethe.
devamını gör...
764.
sevgili more, yokluğunuzda hatıranız, varlığınızda ise dostluğunuz öylesine keyif veriyor ki hayatımda beni daha çok hoşnut eden başka biri olduysa şurada yok olayım. böylece yapacak bir şey bulmam gerektiğine ama zamanın mühim bir meseleyi ele almak için pek de makul olmadığına kanaat getirdim ve deliliğe övgüler yağdırarak eğlenmeye karar verdim.
deliliğe övgü - desiderius erasmus
devamını gör...
765.
“bana öyle geliyor ki, biz seninle birbirimizi tanımadan evvel de birbirimizi bekliyorduk.”
kürk mantolu madonna | sabahattin ali
kürk mantolu madonna | sabahattin ali
devamını gör...
766.
"neden binmiyorsun?" diye sordu katolik rahip, ere korkuyla.
"neden mi?" dedi er hayretle. "belki de kendimi tekerleklerin altına atmak istiyorumdur da ondan. belki de askerden kaçmak istiyorum. olamaz mı? ne zorun var benimle? belki, belki de delirmek istiyorumdur. hakkım değil mi yani? delirmek hakkımdır. ölmeye niyetim yok. işin korkunç tarafı da bu, ölmek istemiyorum."
trenin tam saatiydi / heinrich böll
devamını gör...
767.
"savaş bildiğiniz üzere hepimizin korktuğu deprem, yıldırım, yangın ve tabii ki babamızdan bile daha korkunçtur."
-osamu dazai, günün ilk ışıkları /sayfa 13
-osamu dazai, günün ilk ışıkları /sayfa 13
devamını gör...
768.
"ben hiç vazgeçme sözcüğünü kullanmam. ben sevinç içinde hayatın, sevginin, meditasyonun, dünyanın güzelliklerinin, varoluşunun sonsuz mutluluğunun tadını çıkart diyorum; her şeyin tadını çıkart. dünyevi olanı kutsala dönüştür, yeryüzünü cennete dönüştür. ve sonrasında dolaylı olarak bir nevi olarak vazgeçiş gerçekleşir. ama bu olur sen yapmazsın. bu bir eylem değil, oluştur. aptallığından vazgeçmeye başlarsın; pislikten vazgeçmeye başlarsın. anlamsız ilişkilerden vazgeçersin. fakat ben onu vazgeçiş olarak adlandırmıyorum, ben ona anlayış, farkındalık diyorum. şayet elinde elmas olduğunu düşündüğün taşları taşıyorsan sana taşlardan vazgeç demeyeceğim. ben sadece "dikkat kesil ve tekrar bak!" diyeceğim. sen kendi kendine onların elmas olmadığını görürsen onlardan vazgeçmene gerek var mı? onlar kendiliğinden ellerinden düşüverecektir. aslında hâlâ onları taşımak isteyecek olursan büyük bir gayret sarf etmen gerekecek. hâlâ onları taşımak istersen büyük bir irade göstermen gerekecek. fakat bir kez onların değersiz, anlamsız olduğunu gördükten sonra onları fazla uzun süre taşımayacaksın; onları fırlatıp atacaksın. ve bir kez ellerin boş kaldığında gerçek hazineleri arayabilirsin. ve gerçek hazineler gelecekte değildir. gerçek hazineler tam şimdi, buradadır."
osho-farkındalık
osho-farkındalık
devamını gör...
769.
o son çocuğu öldürmemeliydik rich..
devamını gör...
770.
büyüyüp gözlerimi açtım ve gerçek dünyayı görünce gülmeye başladım ve hala gülüyorum. hayatın anlamının geçim sağlamak olduğunu gördüm, hayatın amacı; yüksek mahkemede yargıç olmaktı. aşkın en müthiş ve eğlenceli yanı; zengin bir kızla yahut adamla evlenmekti, çoğunluğa göre bu akıllıca bir şeydi. tutku; nutuk atmak demekti, cesaret; on dolar ceza yeme riskini göze almaktı. içtenlik; bir yemekten sonra ''afiyet olsun-bir şey değil.'' demekti ve allah korkusu da; yılda bir kez ayine gitmekti. işte ben bunları görünce güldüm.
devamını gör...
771.
bütün suçları işlemiş olmak -baba olmak suçu dışında.
cesaret edemediğim tek suç. harbiden tırsım tırsım tırsıyorum. cesurlara selam olsun ve benden uzak olsun. daha ölmedik, ölsek de bu suçtan tamamen azat olsak.
devamını gör...
772.
devamını gör...
773.
774.
" bazıları sadece bağnazlıklarından nefretlerini yönlendirecekleri birilerini arıyolar. "
john verdon > kurt gölü
john verdon > kurt gölü
devamını gör...
775.
hayat devam ettiği sürece kavuşmak olanaksızdır. sizi oyalayan fazlasıyla renk ve çevrenizde hareket eden fazlasıyla insan vardır. ortalık sessiz olmadan kavuşamayız, yani iş işten geçtikten sonra, ölüler gibi.
devamını gör...
776.
bir şey olursa yaz demiştin. çok şey oldu , yazamadım .
devamını gör...
777.
“ben onu anlıyordum. yanlış yaptığında bile anlıyordum. onu sevdiğim için anlayacak bir sebep buluyordum. o da öyle yapar sanmıştım.”
(bkz: antoine de saint-exupery)
(bkz: küçük prens)
(bkz: antoine de saint-exupery)
(bkz: küçük prens)
devamını gör...
778.
geçmiş, zihnin hâkimiyet alanının, kavrayış gücünün dışında bir yerde, hiç ihtimal vermediğimiz bir nesnenin (bu nesnenin bize yaşatacağı duygunun) içinde gizlidir.
bu nesneye ölmeden önce rastlayıp rastlamamamız ise, tesadüfe bağlıdır.
swann'ların tarafı
devamını gör...
779.
“aslında hepiniz tanrı olmaya çalışıyorsunuz. o kadar korkak ve zayıfsınız ki, bir insan olarak kendinizi güvende hissetmeniz imkansız.”
― alper canıgüz, tatlı rüyalar
― alper canıgüz, tatlı rüyalar
devamını gör...
