181.
(bkz: sosyal anksiyete bozukluğu)

altı aydan uzun süren, kişiyi gündelik yaşamının doğal sürecinden alıkoyacak düzeyde yoğun anksiyete belirtilerine yol açan; kalabalık ortamda bulunma, biri tarafından izlenme hissi veya yaptıkları dolaylı etraftakilerden eleştiri alabileceği durumlarda korku yaşaması durumunun genel adıdır.

istifa dönemimden sonra uzun bir süreci gelecek sınava çalışmaya ayırdığım dönemde, doğduğum büyüdüğüm sokaklarda bile başımı uzun bir süre kaldırımdan kaldıramama, herkesin beni izlediğini düşünme, markete gidip bir şey almak için bile bir süre düşünmeme sebebiyet vermiştir.

her fobi gibi tedavisi vardır.
hastalıktır. zordur.
şu an günde ortalama yüz kişiyle muhattap olan şahsımda eserini bıraktığını hissetsem de çekip gitmek zorunda kalmayı bilmiştir.
devamını gör...
182.
insanların ne kadar boktan, dandik kişiliklere sahip olabildiğini ve toplumun bunlardan oluştuğunu fark ettikçe gücünü yitiren fobi
devamını gör...
183.
kendini evrenin merkezinde sanma durumu. sizin nasıl yürüdüğünüzü, nasıl konuştuğunuzu, nasıl oturup kalktığınızı, nasıl yemek yediğinizi inanın hiç kimse merak etmiyor. akışına bırakın.
devamını gör...
184.
tamamen toplum ve aile baskısından oluşan eleştiri yağmurlarının toprağa pıt pıt damlamasıdır.
devamını gör...
185.
birçok insanın seviyesinin yerlerde olduğunu anlayınca kaybolan hastalık.
devamını gör...
186.
sosyal yaşamda insanı perişan eden, utangaçlık, kalabalıklar arasında konuşamama gerilme heyecan gibi durumları yüksek derecede yaşatan kaygıyı dibine kadar hissettiren rezil bir fobidir, diğer adıyla sosyal anksiyete. yargılanma korkusu, eleştirilirim aptal durumuna düşer yanlış anlaşılır aşağılanırım, beğenilmem bla bla bir sürü şeyi kafanızda kurdurur.

bende de var olan bu ankastre bozukluğu maalesef gündelik yaşamı çok zorlaştırmakta, insan ilişkilerinde insanı geri plana atmakta. insanlar ya seni konuşamıyor sanıyor ya utangaç olduğunu fark ediyor her şekilde berbat. allahtan kemik kadro arkadaş grubum var, tanışıp da halimi anlayan dolu arkadaşım var ama yeni insanlar beni inanılmaz geriyor ve belli yaş aralıkları. bunlar benden küçük zorba tipler oluyor genelde, en çok onlara kuruluyorum. kalabalık bir grupla tanışmaya kalkayım da görün benim kitlenişi ksjflwjdksjsn

bir kere bir arkadaşım demişti ki oturduğumuz masaya yeni insanlar dahil oldukça sen yavaşça uzaklaşıyorsun, sesin içine kaçıyor arkana yaslanıp gömülüyorsun köşene ya işte öyle bir durum.

bide beni ünide görmeliydiniz en rezalet yılımdır ve ankastremin tavan yaptığı yıldır. yeni insanlarla tanışıcam diye kaçacak yer arar panik olurdum, kaça kaça kimseyle arki olamadık lol nefret ediyordum o zaman okuldan iğrenç bir üni yılı yaşadım lise deneyimimden çok farklıydı lisede tüm arkadaşlarımla birlikteydim ve ortamım kuruluydu harikaydı. ünide bir iki kişiyle takılırdım ee kimseyle pek muhatap olmayınca da herkes beni ya soğuk biri (mizacım da sert mlsf) ya da insanlara tepeden bakan biri sanırdı :d sınıfın popüler biz kızı vardı çok sosyal olan tiplerden, bir gün bunla aynı ortamda kalınca tanışmak zorunda kaldık okul başlamış aradan 4 ay falan geçmiş slfjsldjsj kız bana dedi ki beni ilk gördüğünde neden şöyle çok sert baktın korktum senden :( bende gülümseyerek dedim gülüm vallahi elimde değil mizacım böyle. istemeden almanlar gibi çatık kaşlı geziyorum lol

velhasıl girişkenlik nefis bir şey olsa gerek, dışa dönüklük son derece ilişkileri etkileyen, insanları sosyal ortamlarda iyi bir duruma sokan ve rahatça takılmalarını sağlayan özelliktir, keşke öyle olsamdır.
devamını gör...
187.
hayatımı bana zindan eden illet. işin kötü yanı, alıştım da buna.
bu yanımı sevmeye başladım. hayat çok garip gerçekten.
devamını gör...
188.
kendimi bildim bileli içinden çıkamadığım lanet hastalık.
birçok kişide pandemi dönemiyle birlikte gelişmiş olsa da bende ters tepti biraz. pandemi döneminde bu laneti aşabileceğimi düşündüm, kendime gerçekten güvendiğim ve inandığım bir dönemdi.
pandemi döneminin bitmesiyle birlikte sosyal fobinin de , değersizlik hissiyatının da, özgüvensizliğin de zirvesini yaşadım bir süre kadar.
çözmeyi beceremedim, terapilerimin ve ilaçlarımın hepsini yarıda bıraktım, bir ara kişisel gelişim zırvalıklarının işe yarayacağını bile düşündüm.
sonra bir şekilde kabul ettim başka ne yapacağımı bilmediğim için.

şimdi bunları kabul etmekte deli gibi zorlanıyorum çünkü en basit olan şeyler bile fazlasıyla zor geliyor.
çocukken hep bu sıkıntının ileride geçeceğini ve yaşımın daha küçük olduğunu söylerlerdi.
ergenliğimde sadece ağır bir ergenlik yaşadığım için bu sorunu yaşadığım söylenirdi.
sonuç olarak 20'li yaşlarda birisi olarak sosyal fobimin zirvesini yaşayabileceğim tüm ortamlardan uzak duruyorum.

tekrardan bir çözüm yoluna girişmekten başka çarem yok, bu şerefsiz sosyal fobiden kaçış yolum da yok zaten.
bırakmıyor peşimi.

neyse işte senden nefret ediyorum sosyal fobi.
senin beni çok sevdiğini ve bu yüzden beni bırakamadığını bilsem de artık birbirimizi bırakmamız lazım.
sorun sende değil, bende.
seni görünce kusasım geliyor artık.
ilişkimizi burada sonlandırmak istiyorum, bana bir daha ulaşmazsan sevinirim.
-senden nefret eden hastan, fobikli milk
devamını gör...
189.
bende fazlasıyla var. öyle sadece “utangaçlık” ya da “insan içine çıkamama” gibi değil, günlük hayatın içine kadar sızan bir şey bu. bazen markete gitmek bile stresli geliyor. ara ara azaldığını sanıyorum ama bir olay, bir cümle, bir bakış tetikliyor hemen. sanki beynim hep açık alarmda gibi. insanlar ne düşünüyor, yanlış mı anlaşıldım, ses tonum nasıldı, fazla mı gülümsedim, az mı konuştum... bitmeyen bir iç hesaplaşma. en kötüsü de çoğu zaman kimsenin fark etmemesi.
dışarıdan gayet sakin, hatta çok soğuk biri gibi görünüyorum. ama aslında o sırada içimde fırtına kopuyor. sürekli nasıl davrandığımı, nasıl göründüğümü düşünüyorum. yani dışarıdan “umursamıyor” gibi duran halim, aslında tam tersine her şeyi fazla fazla umursadığım için oluşuyor. insanı içten içe de tüketiyor bu maalesef. ne zaman çözülür bu durum ona da bilmiyorum. hep böyle kalacak bende galiba.
devamını gör...
190.
sosyal anksiyete.
devamını gör...
191.
ahmet koyuncu'nun "sosyal fobi gerçeği" adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim. örnek olaylarla işinize yarayacak değerli bilgiler bulacaksınız. yalnız olmadığınızı göreceksiniz. tüm parmakların hedefinde yalnız kendinizin olmadığını, parmakların yönünün de değişebileceğini öğreneceksiniz.
devamını gör...
192.
(bkz: asosyal fobi)
devamını gör...
193.
hayatımın birçok alanında birçok mantıklı/mantıksız kaygılar yaşayan birisi olsam da şu son aylarda sosyal kaygılarım daha da ayrı dürtüyor.
yıllardır içinden çıkamadığım durum, bu fobiyle birlikte yaşamaya alıştığımı zannetsem de zamanla buna alışmış olmak apayrı bir şekilde rahatsız etmeye başlıyor.
ki alışabileceğim bir durum olup olmadığını şu an sorguluyorum çünkü en olmadık anlarda bile sosyal fobimi tetikleyecek şeylerle karşılaşabileceğimden bugün bir kez daha emin oldum.

herhangi bir topluluğun bulunduğu bütün ortamlardan topuklayarak kaçasım geliyor.
önceden yine kaçıyordum da açıkçası, bir mikşeyh'i kim insan içine sokabilirdi?
şimdi ise büyümenin ve insan olduğum için sosyalleşmenin verdiği zorunlulukla 'insanlarla iletişimde sıkıntı yaşamayan mübarek insan' rolüne bürünmem gerekiyor.

değilim ulan değilim, ben kediler dışında kimseyle iletişim kuramayan ve sosyallikten de fazlasıyla uzak bir sosyal fobik canlıyım.
ben, hayali karakterlerim ve kediler kendi çapımızda gayet de güzel sosyalleşebiliyoruz..

neyse halledeceğim.
umarım.
devamını gör...
194.
normalde tam bir sosyal kelebek gibi duruyorum ama gel gör ki konu kıdemli insanlarla konuşmak olsun o sosyal kelebekten bir damla kalmıyor. bunlar kim dersek...bu kişiler doktorlar, akademisyenler gibi insanlar. bu insanların bana bağırmasından ve kötü davranması ihtimalinden aşırı rahatsız oluyorum. sürekli kafamda bu ihtimalleri düşünüp üste çıkacak cümleler hazırlıyorum. peki sonuç ne derseniz? son zamanlarda hiçbirisi bana bağırmadı veya kötü davranmadı ama ben hep tetikteyim.
bir de toplu taşımadaki insanları rahatsız ettiğimi düşünüyorum. onların geçemeyeceğini ve her konuda kavga çıkarabilme ihtimalleri beni çok geriyor.
ayrıca birisi bildiğim bir konu hakkında soru sorsa bile "lan ya yanlış biliyorsam. sessiz mi kalsam? konuyu mu geçiştirsem." vs vs.

kısacası kimse bana bağırmasın, kavga çıkarmasın, sakince yaşayıp gidelim.
devamını gör...
195.
insanlarla etkileşime girerken hissedilen kaygıya "sosyal fobi" denir. sosyal fobinin en önemli nedeni az sosyalleşmektir.

sosyal fobisi olan kişi, bilinçaltında karşıdakine çok değer verir. ona karşı hata yapmaktan korkar. kişi hata yapmaktan o kadar korkardı hiçbir şey yapamaz.

sosyal fobinin tek çözümü vardır: o da çok sosyalleşmektir. kişi ne kadar çok sosyalleşirse korku seviyesi o kadar aşağılara iner. böylelikle sosyal fobili birey etkili iletişim kurar hale gelecektir.
devamını gör...
196.
çok olursa sıkıntı da ortası iyi.
devamını gör...
197.
valla ben de olabilir. ne zaman kalabalık çocuk grubu görüyorum hemen oradan uzaklaşıyorum. ne o öyle ciyak ciyak... benden ana falan da olmaz galiba.
devamını gör...
198.
bende de var galiba bundan.
okb, depresyon zaten var. ama ben bunlara ek olarak sosyal fobi + şizoid kişilik bozukluğu olduğunu da düşünüyorum.
devamını gör...
199.
#3930223 coupe de grace adlı yazar güzel noktaya değinmiş burda. şimdi yeğeninizde durduk yere fobi çıktıysa fobi nedensizse psikoterapiye gidilmeli çünkü bu harbiden hastalık. ama diyelim beşeri sorundan fobi çıktı burada işe yaramaz psikoterapistler. kısaca fobi durduk yere çıkıyorsa psikoterapi şart işe yarayabilir ama bahsettiğiniz fobi beşeri sorunlardan ortaya çıkıyorsa o zaman psikoterapiye gidilmez gidilirse para boşa gider
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sosyal fobi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim