101.
şu an
devamını gör...
102.
hani böyle birini aramak konuşmak istersin ama arayacak kimsen yoktur ya telefonunda işte o zaman.
ama bana koymuyor yalnız öleceğim zaten o yüzden hiç takmıyorum yalnızlık iyidir, huzurludur.
devamını gör...
103.
sırtının hep kirli kaldığı an.
devamını gör...
104.
bi şey olur ve bunu paylaşmak istersin ama kimse yoktur çok yaşadım bunu.
devamını gör...
105.
yalnız olduğun değil, yalnız hissettiğin andır. duvarla konuşmak gibi
devamını gör...
106.
çekilişe katılmak için etiketleyecek 3 kişi bulamamak.
devamını gör...
107.
istediğin kadar ben kendime yeterim bu hayatta desen de, mutluluğu ya da mutsuzluğu paylaşamadığın an, yalnızlık bir ufaktan vuruyor. aciziz aslında.
devamını gör...
108.
en çok sigara içtiğim andır. arka arkaya içerim ki belli olmasın. kulaklığımı takarım sonra. ama geçiyor sonra alışıyor insan buna da.
devamını gör...
109.
benim buraya yazacak bir hikayem var ama yazamıyorum.*
devamını gör...
110.
hastalandığımda, çorba yapıp getiren olmayınca. insan hastalanınca da duygusallaşıyor , haliyle kendi haline acıyor; yalnızlığına isyan ediyor.
devamını gör...
111.
sevincini, öfkeni ya da derdini içinden atmak istediğin zaman arkaya dönüp bakıldığında aslında kimsenin olmadığının fark edildiği o an. bu anlarda çok mutluysan modun düşer, mutsuzsan daha da dibe batarsın.
devamını gör...
112.
kadeğimi yukarı kaldırıyorum ve tokusturacak birini bulamadığımda çok dokunuyor. varmı kadehini yukarı kaldıran.
devamını gör...
113.
çok istediğin bir şeyin gerçekleşmesi ve onu kimseye söyleyememen,içinde tutman.
ağlamak istediğin zaman alo ' diyebileceğin kimsenin olmaması.
zevklerini, korkularını kimseyle paylaşamadığın zaman içinde biriken şeyleri kağıda yazarken..
devamını gör...
114.
özellikle birkaç gün gelip sende kalan arkadaşların, sevgilin veya ailenden biri gittiğinde onları uğurladıktan sonra bir başına kaldığını fark etmek, çıt ses çıkmaması. yalnızlığı çok seven bana bile, lütfen geri dönün deme isteği verir bu durum.
devamını gör...
115.
kırgın, bıkkın, dargın yakarışların olduğu vakitler.
devamını gör...
116.
sürekli bir şeyler seriye bağlamış kötü giderken kötü giden şeylerin bi kısmının nedeninin de aslında yalnızlık olduğunu farketmek ve aslında bu döngüden bir ömür çıkamayacağını hissetmek, tabii biri seni farketmezse..
devamını gör...
117.
tek başına dans ettiğin an.
devamını gör...
118.
bel fıtığı yüzünden bir gün yürüyüşte tutuldum kaldım, hareket edemiyorum. sitenin bahçesindeyim allahtan, adamın teki gelip telefonunuz yok galiba bir yakınınızı aramak isterseniz verebilirim dedi. yok merak etmeyin telefonum yanımda dedim. kimi arayacam iq diyemedim. genelde hastalıkta çok koyuyor insana maalesef.
devamını gör...
119.
bazen bir şey okuyorum beni çok heyecanlandıran ki, bu artık çok nadir oluyor. kimseye anlatamıyor yahut tekrar okuyamıyorum heyecanimı paylaşamıyorum. üstelik yakınımda birileri de oluyor çoğunda. yalnızlığa zorlanmak böyle bir şey olsa gerek. en kötüsü de işte bu sanırım.
devamını gör...
120.
sevincini, öfkeni, mutluluğunu, gördüğü komik bir şeyi bile insan paylaşmak istiyor ancak üzüntünü, derdini anlatacak iki kelam edecek kişi bulamadığınız an yalnızlık suratınıza ayrı bir çarpar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yalnızlığın en çok dokunduğu an" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim