121.
çayı demler misin diyecek kimsenin olmadığı andır.
devamını gör...
122.
bir akşam üstü gecenin karanlığı yeni yeni çökmeye başladığı sıra, korunduğun, sevildiğin, arandığın zamanlar tüllenirken gözlerinde, aydınlığı kararmakta olan ufukla birlikte son buluverir hayal sineması... kanepede dizdize oturduğun yalnızlık, kalbine öyle bir dokunur ki dayanamayıp mahzunlaşırsın. işte o anda imdâda yetişir yaradan, ''rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.'' âyeti ile seslenir yüreğinin derinliklerine. artık mahzunluk yerini minnet ve mutluluğa bırakmış, gözlerden damla damla yaşlar çağıldamıştır.
devamını gör...
123.
şu an
devamını gör...
124.
kalabalıklardaki yalnızlık...
devamını gör...
125.
herhangi bir kalabalık yerde tek otururken sandalyenin boş mu acaba deyip alınıp masada sadece benim oturduğum sandalye kalması.
devamını gör...
126.
dokunmamasıdır.
devamını gör...
127.
emek verdiğiniz madalyalı tanıma artı oy gelmediği andır.

meğer ne az kanka sığdırmışım hayatıma diye düşünürsünüz.
devamını gör...
128.
krizden sonra gelen kitlenmede yalnız oluşum içime çok batıyor. birisi olsaydı diyorum bana değer veren birisi geçecek derdi, ben yanındayım derdi diyorum kendi kendime.
devamını gör...
129.
şu sıralar yalnızım. bikaç ay daha böyle takılmayı düşünüyorum. ama bana iyi gelmediğini iddia edemem. yine de uyurken, eskiden hiç istemezdim ama şimdilerde yanımda biri olsun çok istiyorum. düşünsene istediğin an sevebileceğin, öpebileceğin biri var. yüzünü böyle avuçların arasına alıp; "hanimiş" diyebiliyorsun. büyük lüks. geceleri yani. yalnızlık geceleri daha sarsıcı olabiliyor. çünkü ister istemez herkes evlerine dağılıyor. bir boğuk sessizlik ve sen pıtı pıtı dolanıyorsunuz içeride. tavanı seyrediyorsunuz.
devamını gör...
130.
cumartesi öğleden sonraları ve gemilere giderkene
devamını gör...
131.
annenizin hayatta olmadığı, babanızın hastanede olduğu andır. bu yüzden babanıza apayrı sarılırsınız.
devamını gör...
132.
yalnızlığının senin seçimin olmadığını -eğer değilse elbette- fark ettiğin an
devamını gör...
133.
bir ölü anlar belki bunu, tabutu en az 10 kişi tarafından sırtlanmazsa...

var böyle ölüler. görevliler götürüp gömer. ne acı. ne acı... ne kötü...
devamını gör...
134.
konuşacak kendin olarak varolmanin imkansız olduğu insanların içine tıkılmak
devamını gör...
135.
etrafta birlikte vakit geçiren insanlar gördüğümde. herkes konuşup, gülümserken uzaktan öylece bakmak çok acı.
devamını gör...
136.
kendinle dertleştiğini farkettiğin an.
devamını gör...
137.
üzülünce birisine sımsıkı sarılmak istersiniz ama etrafınıza bakınca sizi yargılamadan sarıp sarmalayacak kimse bulamazsınız ya yalnızlığın tokatını yemiş olursunuz. ben çok yedim o tokadı kendimden biliyorum. süreklide kendime sarılıyorum beni bi tek ben anlıyorum.
devamını gör...
138.
an itibari ile dürtülüyorum
devamını gör...
139.
yalnız olduğunu anladığında bir boşluğa düşersin ya iste o an
devamını gör...
140.
elinde muhteşem bir şarap vardır ama birlikte içilecek o kişi yoktur. aylarca dokunmazsın şişeye.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yalnızlığın en çok dokunduğu an" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim