yazarların çocukken en çok korktuğu şeyler
başlık "silinmiş hesap 5292" tarafından 12.01.2021 22:30 tarihinde açılmıştır.
241.
annemle babam benim varoluşumu kişisel eğlenceleri olarak gördükleri için konu ayırt etmeksizin beceriksizliğimle dalga geçerlerdi genelde.
yürüyen merdivene binemediğim bir gün dalga geçerek aşağı inmeye başlamışlardı. o ara odaklanıp kendini gaza getirmeye çalışırken basamağa atladığımı zannetmiştim. aşağı yuvarlanmadan önce arkamdaki aşırı duyarlı vatandaşın çantamdan tutmasıyla beraber hayatta kalmıştım. o zamandan beri o vatandaşa söverim. belki benim doğal seleksiyonum o olacaktı. hayret bir şey.
bu arada benim bu tedirginliğimi çocukluğumda bırakıp el sallayarak ondan uzaklaştığımı düşündünüz değil mi? değil işte :')
yürüyen merdivene binemediğim bir gün dalga geçerek aşağı inmeye başlamışlardı. o ara odaklanıp kendini gaza getirmeye çalışırken basamağa atladığımı zannetmiştim. aşağı yuvarlanmadan önce arkamdaki aşırı duyarlı vatandaşın çantamdan tutmasıyla beraber hayatta kalmıştım. o zamandan beri o vatandaşa söverim. belki benim doğal seleksiyonum o olacaktı. hayret bir şey.
bu arada benim bu tedirginliğimi çocukluğumda bırakıp el sallayarak ondan uzaklaştığımı düşündünüz değil mi? değil işte :')
devamını gör...
242.
aslında korktuğum hiç bir şey yoktu. aksine, psikolojik yapısı cok güçlü bir çocuktum. bu ailemi hep ürkütmüştür. karanlıktan korkmazdım, gece yatağımda hep tek uyurdum. paranormal olaylara karşı algım açık ve duyarlılığım fazla olmasına rağmen, kendi düzenimde yaşamaya devam ettim. bir cocuk herhangi bir şeyden korkmadığında, domine etmek zor oluyor tabi. onlarda bu sıkıntıyı baya hissettiler diyebilirim. :)
devamını gör...
243.
gök gürültüsü :))
devamını gör...
244.
#668250 açık ara annemin beni bulduklarını söyledikleri çöpün kenarına bırakma korkusuydu. *
devamını gör...
245.
terk edilmek ya da kendi kendime kaybolmak. bir keresinde annem, bana bir ders olsun da bir daha onun elini bırakmayayım diye beni sokakta numaradan terk etmişti. yaşım altı ya da yediydi herhalde o vakitler. beş on dakika kadar dolandım durdum. annemle aynı ceketi giyen bir kadının elini tuttum, en son artık annem çıkageldi aldı beni. çok garipti.
devamını gör...
246.
çocukluk ve korkuysa mevzu, akla ilk gelen "turist ömer uzay yolunda" filmindeki "tuz canavarı"dır. efsaneydi benim için kendisi, saygılarımı sunuyorum.


devamını gör...
247.
babam olabilir.
devamını gör...
248.
küçükken halam ezan okunurken adam bağırıyor ha diyerek bizleri korkuttuğundan olsa gerek, özellikle sabah ezanları o saatte beni çocukluğuma getirir ve korkutur. şu yaşa geldim hâlâ tam olarak aşamadım.
devamını gör...
249.
yılan ve akrep..
devamını gör...
250.
251.
babamın bir arkadaşı vardı, çok korkuyordum ondan. manyak bir gülüşü vardı, kaşı falan çizikti ama niye bu kadar korkutucu geliyordu bilmiyorum ya.
devamını gör...
252.
allah. nasıl ateist oldum kitabımda ayrıntılı anlattım bunları. kitap 5 bin dolar. sipariş için dm.
devamını gör...
253.
saçma gelecek ama delik çoraptan çıkan parmak görünce ağlardım. niye bilmiyorum bundan ciddi korkarmışım.
devamını gör...
254.
255.
bunların eski modelleri vardı binamızda. anahtara basıldığında tüm binanın ışıkları yanardı. anahtarın ortasında da karanlıkta yeri belli olsun diye sürekli kırmızı bir ışık yanardı.
kim söyledi hatırlamıyorum ama birisi bana, bu yanan ışığın şeytanın gözü olduğunu söylemişti. karanlıkta kırmızı kırmızı parlamasının sebebi buymuş. çok korkardım. şeytan benim için, hellboy filminin cd sinin üzerindeki fotoğrafta da bulunan, kırık boynuzlu bir yaratıktı.
binada pencere de yoktu. boyum anahtara yetişmezdi, biraz yukarıdaydı. dolayısıyla zıplayıp anahtara basmam gerekirdi ama bende o yürek yoktu.duvara sürüne sürüne gider, tam şeytanın gözünün altına geldiğimde takla atarak diğer tarafa geçer, lazerlerden kaçan hırsız gibi binadan çıkardım.
kim söyledi hatırlamıyorum ama birisi bana, bu yanan ışığın şeytanın gözü olduğunu söylemişti. karanlıkta kırmızı kırmızı parlamasının sebebi buymuş. çok korkardım. şeytan benim için, hellboy filminin cd sinin üzerindeki fotoğrafta da bulunan, kırık boynuzlu bir yaratıktı.
binada pencere de yoktu. boyum anahtara yetişmezdi, biraz yukarıdaydı. dolayısıyla zıplayıp anahtara basmam gerekirdi ama bende o yürek yoktu.duvara sürüne sürüne gider, tam şeytanın gözünün altına geldiğimde takla atarak diğer tarafa geçer, lazerlerden kaçan hırsız gibi binadan çıkardım.
devamını gör...
256.
küçükken dedem arıcıydı, köyde parmağıyla cama konan eşek arılarını öldürürdü. ben de çocuk aklımla aynısını denemeye çalıştım ve tahmin edersiniz ki sonuç hüsran oldu, o günden itibaren yetişkinliğime dek arı korkumu aşamadım
devamını gör...
257.
gök gürültüsü, hala korkarım itiraf edeyim.
devamını gör...
258.
karanlık ve kapısı kapalı bir odada uyumak. 1999 depreminden sonra uzun bir süre annemsiz ve ışıksız uyuyamamıştım.
devamını gör...


