41.
uyurgezer olmak. dedem bir tanıdığımızı sabah bizim sokakta arabanın içinde uyurken bulmuş, uyandırmış adam oraya nasıl geldiğini hatırlamıyormuş. bunu anlattı evde. ben o kadar ürktüm ki uyurgezer olurum gece kalkar mutfaktan bıçak alır anne babamı bıçaklar ve hatırlamam diye gecelerce uyuyamadım. hayır neden bıçak girdi mevzuya onu da anlamadım, tanıdığımız gibi kendimi sokaklara vurmak yerine neden böyle kanlı bir eylem planı hayal ettim bilmiyorum. bu arada hala uyurgezer olmaktan korkarım, yaş mı? kapatalım o konuyu.
devamını gör...
42.
ilkokulda içinde zımba var mı diye kontrol etmek için elini zımbalayan arkadaşım vardı benim çocukluk travmam bu arkadaştır.
#792881 kfjsjdjskf nesli sen misin?
#792881 kfjsjdjskf nesli sen misin?
devamını gör...
43.
beşinci boyutta bir adam eşini ve çocuklarını terk etmişti kadın da yemek bulamadığı için köpek eti pişirmişti. kokusundan salih ve beyaz sakallı amca anlamış ve kadına yardım etmişti. hala unutamıyorum
devamını gör...
44.
salıncakta sallanırken uçarak yere çakılmam. sonrasında salıncağa bir daha binemedim.
devamını gör...
45.
fakirlik, düzenli çalışmayan baba ve ağlayan anne.
devamını gör...
46.
ilkokulda sınıfta kovalamaca oynarken sobaya doğru düşüp, iki elimi komple yakmam. bu yaşımda hala sıcak bir şey tutamam.
devamını gör...
47.
anlatılan ayarsız bir 'günah' hikayesi sebebiyle tesettüre girmiştim, 11 yaşımda. tamamen kendi isteğimle. herkes yaşadıkları dolayında belli başlı fikirlere sarılıyor. travmalar da bunun en talihsiz versiyonlarından.
devamını gör...
48.
devamını gör...
49.
tavşan görmek. o ana kadar tavşanın bugs bunny gibi göründüğünü düşünüyordum. uzun bacaklı dik kulaklı vs. bana yerdeki yumağı işte bu tavşan diye gösterdiklerinde ağlamaya başlamıştım. güven sorunum o gün başladı.
devamını gör...
50.
annemlerin izlediği bir korku filmine göz ucuyla bakmam ve o akşam asla uyuyamamam. gözümü kapattığım zaman korkunçlu şeyler görmem. * hala korku filmi izleyemem mesela.
devamını gör...
51.
bir şiirden kısaca kesit versem aslında çok fazla şey anlatabilir miyim acaba
"annem, zavallı balık,
mutlu olmak isteyen,
haftada iki üç kez dayak yiyen,
multu olmamı söylerdi:
"henry, gülümse!
neden hiç gülmezsin sen?"
ve sonra gülümserdi,
nasıl gülümseneceğini göstermek için
ve o
gördüğüm en hüzünlü gülümsemeydi."
"annem, zavallı balık,
mutlu olmak isteyen,
haftada iki üç kez dayak yiyen,
multu olmamı söylerdi:
"henry, gülümse!
neden hiç gülmezsin sen?"
ve sonra gülümserdi,
nasıl gülümseneceğini göstermek için
ve o
gördüğüm en hüzünlü gülümsemeydi."
devamını gör...
52.
duygusuz veya yanlış duyguların çevrelediği ortamları ililiklerime kadar yaşamak.
devamını gör...
53.
#260807 beni de çocukken çok kez deli kovaladı. geldim kaç yaşıma hala zihinsel engelli insanlarda korkuyorum ve korktuğumu belli ettiğim için de anlayıp daha çok üzerime geliyorlar. henüz bir ay önce şehrimizin nadide tiplerinden birisi önümü kesip “akasya durağı” diye bağırdı suratıma. kalabalık caddede nasıl koştuğumu bilemem, ben bir mağazaya girene kadar o da peşimden koştu. çok korkuyorum çok.
devamını gör...
54.
lise 1'deyken amcam onu çok sevdiğim ve çok şakalaştığım için bunaldığında kuru sıkı ile bacağıma sıkmıştı. izi geçeli bir kaç sene oluyor. yarayı sardığımda abartma gibi sözler söylemişti.
bir de bana hep acı biber yedirirdi.
özellikle koca kavanozlarda acı turşu biber alırdı. yine bir gün yeterince acı biberi zorla yedirdi. biber yedikten sonra beş dakika öyle beklemem gerek. sürem dolduktan sonra yüzüme buz tuttum. inanın buz tutarken yüzümden coss diye ses geliyordu.
o kafayla yine onları güldürmek için bunu söylediğimde abarttığımı söylerlerdi.
ne çocukluk be. insan çocukluğunu kendine acıyarak hatırlamamalı. çocuklar sadece sevilmeli.
bir de bana hep acı biber yedirirdi.
özellikle koca kavanozlarda acı turşu biber alırdı. yine bir gün yeterince acı biberi zorla yedirdi. biber yedikten sonra beş dakika öyle beklemem gerek. sürem dolduktan sonra yüzüme buz tuttum. inanın buz tutarken yüzümden coss diye ses geliyordu.
o kafayla yine onları güldürmek için bunu söylediğimde abarttığımı söylerlerdi.
ne çocukluk be. insan çocukluğunu kendine acıyarak hatırlamamalı. çocuklar sadece sevilmeli.
devamını gör...
55.
bir tane daha; boya kalemlerimi hunharca kullandığım söylentileri doğrultusunda halam kızına boya kalemi almış (12 li fatih) ve bana vermemişti bir süre.
onların evinden dönerken vermiş ve "bak yan yatırıp boyadığında da boyuyor iyi kullan kaybetme" vs gibi bir sürü laf salatası yapmıştı. ilkokul çocuğu bana.
hâlâ boya kalemi gördükçe aklıma gelir. ruh hastaları.
onların evinden dönerken vermiş ve "bak yan yatırıp boyadığında da boyuyor iyi kullan kaybetme" vs gibi bir sürü laf salatası yapmıştı. ilkokul çocuğu bana.
hâlâ boya kalemi gördükçe aklıma gelir. ruh hastaları.
devamını gör...
56.
herkesin ne kadar kolay çocukluk travmaları var keske benimkiler de öyle hemencecik atlatır unuturdum
edit: herkesin değilmiş 3 5 kişi hariç ayırdım onları
edit: herkesin değilmiş 3 5 kişi hariç ayırdım onları
devamını gör...
57.
bir çocuk beş yaşından öncesini hatırlar mı bilmiyorum ama ben hatırlıyorum. annem beni 20 yaşındayken doğurmuş. yaşayamadığı her şeyin acısını benden çıkarırdı. hasta olurdum, düğüne gidemezdi beni döverdi. çok ilginç, bebek sayılırım ama her şeyi hatırlıyorum. beş yaştan sonrası yok. annem kardeşimi doğurduktan sonra daha farklı daha olgun oldu. 30 yaşındayım, bugüne kadar bir kere sordum sadece "beni niye o kadar döverdin?" diye. "ben de çocuktum bilmiyorum senden çıkarırdım acısını" dedi. bir daha da üzmemek için sormadım. neresinden baksan hayvan gibi travma, ama ölmedik.
devamını gör...
58.
ben beş yaşındayken karşı apartmandaki komşularımızdan birinin oğlu birini bıçaklamış, balkonda dondurma yiyorum ben de tatlı tatlı, sonra apartmandan bir adam çıktı karın bölgesi bütünüyle kan, anne diye bağırıyor sürekli, çok büyük şok geçirmiştim valla. sonra beni fena kan tutmaya başladı, 22 yaşındayım hala hastanede kan verirken başka bir yere bakarım.
edit: bir de şimdi olsa hemen çocuk için pedagoga vs. giderler "bu çocuk böyle bir şey gördü n'apalım?" diye. ben anneme sordum ne oldu diye diyo ki "cihan abin birini bıçaklamış ama çocuğun önemli bir şeyi yokmuş üzülme" sldksdjsd
edit: bir de şimdi olsa hemen çocuk için pedagoga vs. giderler "bu çocuk böyle bir şey gördü n'apalım?" diye. ben anneme sordum ne oldu diye diyo ki "cihan abin birini bıçaklamış ama çocuğun önemli bir şeyi yokmuş üzülme" sldksdjsd
devamını gör...
59.
2. sınıftayken sınıftaki bir arkadaşımın üzerime iftira atması sonucunda sınıf öğretmenim yanaklarımdan tutup kaldırmıştı sonra da bi bir yanağıma bi öteki yanağıma tokat atıp durmuştu. kendi kendimi savunamamıştım 19 yaşındayım ve o gün bugündür de asla kendimi güzelce savunamam ciddi konular konuşulacağı zaman ağzımı bıçak açmaz ki normalde konuşmayı çok seven biriyimdir çenesizimdir kimse beni susturamaz ama bir suçlamaya maaruz kaldığımda dilim bağlanıyor.
devamını gör...
60.
ablam bana vicdan azabı çektirmeyi çok severdi. 7 yaşında falandım bana bir hikaye anlattı. 4 yaşındayken onun yüzüne ütü basmışım, yüzü yanmış bir de beni parka götür diye ağlamışım. o da o halde dışarı çıkmak zorunda kalmış. insanlar görmesin diye yüzünün o tarafını duvarlara doğru tutarak yürümüş. liseye kadar bu olayın vicdan azabını yaşadım. hep iyi davranırdım ablama. allaha şükrederdim yüzünde iz kalmamış diye. lisede anneme sorduğumda öğrenmiştim öyle bir olay olmadığını.
devamını gör...