üniversitede oda arkadaşımla sürekli yaptığım aktivite.gözler kapalıdır ve uyuyana kadar bitmek bilmeyen bir sohbet başlar, sonra da sohbetin ortasında uyuyakalınır. bir de yapılan bir araştırmaya göre; geceleri yapılan konuşmalarda insanlar daha dürüst davranma eğiliminde oluyorlarmış.
devamını gör...

koç burcu, ingiliz oyuncudur. en önemli filmleri; altına hücum (1925), şehrin ışıkları (1931), asri zamanlar (1936).
sinema tarihinin en çok taklit edilen oyuncularından biridir. 1915 yılında charlie chaplin benzerleri yarışmasına katılır ve kazanamaz.
kendisi genç kadınlardan hoşlanırdı. halk hayrandı, ama sinema dünyası onu o kadar da çok sevmiyordu. chaplin'in leş gibi koktuğu söylenir. bu ''küçük serseri'' kişisel hijyenine hiç önem vermezmiş. marlon brando onu tanımadan önce: ''muhtemelen sinemanın ortaya çıkardığı en büyük yetenek.'' demiştir, ancak beraber çalışmaları hüsranla sonuçlanmıştır. otobiyografisinde chaplin için, ''korkunç derecede zalim bir adam, egoist bir zorba, tanıdığım en büyük sadist.'' demiştir.
otoriter görüntüsüne rağmen fobileri olan biriydi. lastik ve lastikten yapılmış şeylere karşı fobi geliştirmişti. lastik aksesuarlar kullanmazdı. belki de istenmeyen hamileliklerden doğan çocuklarının en büyük nedenlerinden biri prezervatif kullanmayı reddetmiş olmasıdır. ılık sütün kokusundan tiksinirdi. püsküllü kukuleta bereler takan biriyle konuşmazdı. suikasta kurban gitmek en büyük fobisiydi.
j.d. salinger'ın büyük aşkı oona o'neill'le evlenmiştir. aralarındaki tonlarca yaş farkını umursamamışlardır. hem de salinger ülkesi için savaşa gitmişken. bu evlilikten tonlarca çocukları olmuştur.
''artık amerika'yla işim olmaz. isa başkan bile olsa geri dönmem oraya.'' demiştir.
devamını gör...

korelilerdir. kore alfabesinde r harfi yokmuş.
devamını gör...

yanlış bir tespit içeriyor.
unutmak zararlıdır, o sorunu aşmak daha önemlidir. aşmak iyileştirir.
devamını gör...

bir tanıl bora derlemesi olan mükemmel eserdir. içerisinde 14 adet başlık bulunduran, meraklısı için akp dönemi inşaat politikasını anlayabilmeyi sağlayacak güzel bir kaynaktır. benim favorim ise erbatur çavuşoğlu tarafından yazılan ''islamcı neo-liberalizmde inşaat fetişi ve mülkiyet üzerine simgesel hale'' dir.
okumak isteyen arkadaşlar için birikim dergisinin arşivi herkese açıktır. kitabı oluşturan makaleleri okumak isterseniz eğer birikim dergisinin 270. sayısı ''inşaat ya resulullah'' başlığı ile yayınlanmıştır. buna ek olarak; 272. sayıda tuncay bilecen'in ''17 ağustos 1999 izmit depremi'nden 23 ekim 2011 van depremi'ne: kapitalizm ve mülkiyet ruhu'' başlıklı makalesi, kitabın güncel baskısında yer almaktadır.
sevgili tanıl bora, kitap isminin neden ''inşaat ya resulallah'' olarak seçildiğinin açıklamasını vurgularken kitabı şöyle tanımlar;
''şefaat ya resulullah'' niyazından uyarlandığını herkesin anlayacağı bu slogan, islamcı menşeli liberal-muhafazakar siyaset pratiğinin bir hicviyesidir.
devamını gör...

canınıza söyleyin gece gece huysuzluk yapmayı bıraksın. sabaha kadar dayanıversin.
onun yaptığı huysuzluğun bedelini biz ödüyoruz sonra.
devamını gör...

zaten beğenmiyorsunuz lan dediğim başlıktır.
bu arada katıldığım kampanyadır.
kendini yeşil diye hulk zanneden yazarlara iyi bir ders vermiş oluruz.
devamını gör...

1997 yılında şırnak'ta 3. komando tugayında vatani görevimi yaparken karşılaştığım akıbeti pek de talihli bitmeyen tertiptir.

albay: merhaba asker!
bölük: soğoll!
albay: nasılsın asker!
bölük: soğoll!
albay: sizler de sağ olun

fısıltıyla:

yahya: dostum bu albay mı gerçekten?
ben: evet görmüyor musun apoletlerini?
yahya: teşekkür ederim dostum bilgilendirdiğin için.

"te allam ne insanlar var" dedim kendi kendime. sonra bu bir adım öne çıktı ama tekmil vermedi.

yahya: kelimeler albayım...
albay: ne diyorsun evladım?
yahya: ne anlama geliyorlar?
albay: evladım sen kafayı mı yedin, geç yerine derhal!
yahya: kelimeler albayım... ne anlamda kullanıyoruz onları?

ondan sonra yahya diskoda yediği dayaktan olsa gerek, bir süre gökyüzünde yıldızlar görmeye başlamıştı. her rozetliyi albay sanıyordu.
devamını gör...

artık sen de herkes gibisin be kafa sözlük... saçma sapan başlıklar açılıyor acilen yazar alımı durdurulmalı, acilen!
devamını gör...

minibüs jargonunda "arada, boş olarak sefere çıkıp, dakikaya bağlı kalmadan yolcu toplayan" hat arabası.

(bkz: dalyan çıkmak)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insan, soluğunu kalıcı hale getirmek için yazar.
an itibariyle bulduğum söz.
tepe tepe kullanın bana dua edin.
devamını gör...

leonardo da vinci-mona lisa aslında kim
devamını gör...

yine abartılmakla haklı olmak arasında kalan kitaplardan biri. jack london'ın kaleminden çıkma ve onun yarı otobiyografisi.


kitapta martin eden isimli bir gencin zihnen sınıf çatışmasına uğraması ve ait olmak istediği sınıfla alakalı verdiği mücadele anlatılıyor. elbette bu mücadeleye başlamasındaki etken üst sınıfa mensup bir hanımefendi oluyor. genç adam, gördüklerine hayret ediyor, heyecanlanıyor ve kendisinin de onlardan biri olması için çaba gösteriyor. zamanla kıza olan tutkusu artığı gibi, öğrendikleri neticesinde dünyaya olan bakışı da değişip artıyor. en sonunda kafasında kurduğu üst mertebeyle karşısına çıkan bambaşka oluyor. gördükleri onu ruth'tan, ailesinden, kendisinden ve dahi dünyadan soğutuyor. son ise kaçınılmaz elbette.


kitap hakkında yazılan yorumları görünce hayli yüksek bir beklenti içerisinde okudum ama istediğim sonucu alamamış olabilirim. belki de anlatılmak isteneni anlamadım yahut bir şey bana dokunmadı, bilmiyorum fakat öğrendiğim yazarlar/eserler harici çok etkilemedi. güzeldi, kelimeleri sıkmıyordu, anlatım hoştu falan da... ne bileyim yahu.

herhalde ölümün detaylandırılması bir miktar etkiledi. kitap bitince gözlerimi kapattım, bir an okyanusun dibindeymişim gibi oldum. o an eminim her okuyucuyu etkilemiştir. haricinde "oha ulan" tepkisi veilecek olağan üstü olaylar yaşanmadı. şey hariç; "ben aynı martin'im, ünlü olmadan önce de buydum" ibaresinin derinlerime işlediğini söylemeyi unutmayayım.

eğer okuyacaksanız beklentiyi arşa çıkarmadan okuyun derim. * düşünce yapısı insandan insana değişiyor tabii ama siz yine de dikkat edin.

birkaç cümle:
-"önceki hayatının edebi gerekliliklerine aşina bir hayalet gibi çalışıyordu. hayaletlerin ölmüş ama öldüğünü fark etmemiş insanların ruhları olduğunu duyduğunu hatırlayınca, öldü de bundan haberi mi olmadı, diye anlamak için bir an çalışmasını kesti."

-"yaşamayı arzu etmeyen bir hayat, sona erme yoluna girmiş demektir."

-"uyanık geçirdiği her an etrafında ve üzerinde çiğ bir öfkeyle parlıyordu. acıtıyordu. dayanılmaz bir acı veriyordu."

-"hayat dayanılmaz ölçüde sıkıcı ve aptaldı; feci bir tat bırakıyordu ağzında."

edit: kelime düzenleme.
devamını gör...

kafa sözlüğün ilk entrysi bana nasip olan başlığı. ilişkiler üzerine harika filmleri vardır. 5*2 (five times two) en sevdiğim filmlerindendir.
devamını gör...

bu ben ya kaçıncı sınıfa gidiyorsun diye soruyorlar bozuluyorum artık
devamını gör...

sagopa kajmerin ayakkabısını çözmüştüm en ünlü etkileşimimdir.
ayrıca sagopa kajmerin ayakkabısı ile çiğnediği sigarayı içmiştim.
beyinsizdim.
devamını gör...

her şey önce kendini sevmekle başlar. kendini sevmeyen başkasını sevemez.çünkü en çok kendimize haksızlık yapıyoruz, en çok kendi hakkımızı yiyoruz.
devamını gör...

*az evvel benim de profiline şöyle bir göz attığım yazardır. ne mi gördüm? şarap, üzüm ve şarapla ilgili bir sürü detay bilgi.

ara ara bakarım artık şarap kompetanı bu yazarımızın profiline.

(bkz: buralar değerlenir)*

editto: bu arada bi daha baktım 25 tanımı varmış. 25 defa hoşgelmiş!
devamını gör...

sözlük şaddatları tarafından çokça yapılan eylem. osursalar "ne güzel osurdu, burcu burcu koktu" diyecek seviyeye gelenleri bile var aralarında.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim