yahu eleştirenler de zannedersen tonyukuk anasını satim. herif kafa sözlük'ten mevlana'ya sallıyo ahaha. başlıkları gören moğolların şu an elleri ayakları titriyo zor zaptediyoruz beyler yapmayın..
devamını gör...

6 aylık bebeğine bakmak için sokağa çıkma yasağında bile kağıt toplamak zorunda kalan adama polisler ceza kesiyor ve adam ağlayarak polislere yalvarıyor. sahiller ve sokaklar doluyken bu insanlara ceza kesilmesi bizim adalet sistemimizde sıkıntı olduğunu gösteriyor. birde kanun var diyor memur arkadaşımız salonlar lebaleb doldurulurken nerdeydiniz diye sormazlar mı?
o adamı o yasakta kağıt toplamaya mecbur bırakan düzene lanet olsun. maskesiz kongreler yapılırken bu kanunlar neredeydi? keşke kanunlar herkes için geçerli olsaydı. maalesef söz konusu kanunlar ve adalet olunca başbakanına bile ceza kesen norveç kadar olamadık...

6 aylık bebeğine bakabilmek için karton toplayan babaya, sokağa çıkma yasağına uymadığı ve ehliyetsiz motosiklet kullandığı için 5600₺ ceza kesildi. babanın göz yaşları içinde yalvarması yürekleri dağladı

ilgili video
devamını gör...

(bkz: orhan veli bunu beğenmedi)

ve şu meşhur şiiri yazdı:

beni bu güzel havalar mahvetti,
böyle havada istifa ettim
evkaftaki memuriyetimden
.
tütüne böyle havada alıştım,
böyle havada aşık oldum;
eve ekmekle tuz götürmeyi
böyle havalarda unuttum;
şiir yazma hastalığım
hep böyle havalarda nüksetti;
beni bu güzel havalar mahvetti
devamını gör...

ciddi bir gruplaşmanın sonucu olan durumdur. herkes kendi arkadaş grubundaki yazarların başlıklarına kendisini zorunlu hissettiği ve karşılığında kendi tanım ve başlıklarına destek alabilmek için destek vermek zorunda. bu yüzden başlığın ve tanımın içeriği ve niteliği çok da önemli değil aslında. nitelikli başlıklara tanım yazabilme kapasitesi sınırlı olan yazarlar ise haliyle tanım yapmıyorlar. bunun yerine başlık ve tanımlarında, yaşlarına paralel olarak hayatın sadece yüzde %10'nuna dokunabiliyorlar yada değinebiliyorlar. cinsel içerikli yada sürekli kimseye bir faydası olmayan başlıkların elden ele tepelere çıkarıldığı bir ortamda haliyle birçok kişi yazmak istemiyor. bazı yazarların "buraya eğlenmeye geliyoruz" şeklindeki tepkilerini ise yine yaşlarına vermek gerekir çünkü bu ülkede yaşayan mutsuz insanların sayısı mutlu olan ayrıcalıklı kesime nazaran oldukça fazla. ve bu durumu değiştirmek için ne yazık ki ak sakallı bir dede elinde bir değnekle gelmeyecek. farkındalık oluşturmak, sesi duyulmayanların sesi olmak yada bir haksızlığın önünde durmak öyle sanıldığı gibi çok büyük işler yapmaktan geçmiyor. bunun için herkesin sadece bir tuğla koyması yeter. eğer sözlükte geçirdiğiniz süre içerisinde eğlenmenize rağmen ülke ve dünya gündemine dair birşey öğrenmiyor, daha önce hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir konu hakkında fikir sahibi olamıyorsanız hakikaten burada geçirdiğiniz süre sizin aleyhinize işliyordur. burası tabiki bir okul değil fakat hayat da sadece lay-lay-lom'dan ibaret değildir. güneşin altında eriyen bir buz gibi her geçen saniye tükeniyoruz. biz tükenirken başkalarının ışığı ile aydınlanmıyor ve ışığımız ile birilerini aydınlatamıyorsak bugün ülkemizde yaşanan sorunların belki mislini ne yazık ki çocuklarımızın yaşayacak olması muhtemeldir.
devamını gör...

hala girip bakan var mı demekten kendimi alamadığım iktidarsız platform.
devamını gör...

içinden geleni.


üzgünüm. nasılsa biri bunu yapacaktı.

edit: başlığın ilk hali "içinden geleni yaz" idi.
devamını gör...

dünya tarihinde üretilmiş en estetik yoksunu giysinin mucidi. bunu siyasal islamcı mümine üniforması olarak tasarlamıştı. köy köy gezdi ama tutmadı. akp döneminde türbanlıların oranı bir hayli artsa da geleneksel bağlama biçiminin henüz yanına bile yaklaşabilmiş değil. icat ettiği bu tuhaf giysiyle bir kez daha çomaristan halkının dünyanın en estetik yoksunu insanlar olduğunu kanıtladı. haliyle dünyada da tutmadı tabii. pakistan, lübnan, tunus ve daha pek çok ülkenin müslüman kadınları bizim çomaristan kadınlarından daha iyi giyiniyor.

ayrıca pek anlatılmaz ama kendisi kocasından yıllarca, sistematik biçimde gördüğü şiddeti sırf mümineliğine halel getirir gerekçesiyle gizlemiştir. tecavüze uğrayan kadını suçlayan, çarpık yetiştirilmiş hastalıklı zihniyetin yoz ürünüdür. işin tuhafı modern türkiye tarihi, muhafazakar cenahın bu yoz celebritilerinden geçilmiyor.
devamını gör...

en ucuz seyahat türüdür. çıkmak için para ödemek zorunda kalmazsınız.
devamını gör...

mavi göl.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çalıştığınız yere, ortamdaki konumunuza göre değişir. işletme sahibi misin, şef misin, müdür musun çalışan mısın vs. aynı zamanda çalıştığınız yerdeki insanlara göre de değişir. lakin ilk kural eğer sıcak kanlı biriyseniz dâhi insanları tanımadan analiz etmeden onlardan biri olduğumu göstereyim cart curt diye ilk allah'tan gereksiz bir samimiyete girerseniz ağırlığınızı düşürür ve sonrasında işin içinden çıkamayacaginiz döngüye girersiniz. o yüzden ağırlığınızı koruyun özellikle özel sektör de işin insan olduğu yerde çabuk su i istimal edilirsiniz. ota sapa gülmeyin çok sakalasmayin çok konuşmayın en azından bir süre.
devamını gör...

bir genin uğradığı mutasyon sonucu ortaya çıkan ve hakkında kafayı yediğim saçtır. sizce de çok güzel değiller mi*? o kadar özel duruyorlar ki... haklarında sabah akşam konuşabilirim*. *hayır ağlamıyorum, gözüme toz kaçtı.

kızıl geninin ortaya çıkma olasılığı çok düşük olduğundan dünya nüfusunun %2'sinden azını oluştururlar. şu ana kadar aile ağacınızda kimse kızıl olmasa dahi genlerinizde taşıyor olma ihtimaliniz var yani aynı çekinik geni taşıyan bir bireyle sahip olacağınız çocuğunuz kızıl olabilir!

genellikle kahverengi gözlere sahip olan kızıllar nadir de olsa mavi gözlü de olabilirler. tabii zaten nadir görülen kızıl insanların mavi gözlü olanlarına daha da az rastlanır.

kızıllar, esmer ve sarışın insanlara göre daha az ancak daha kalın saç tellerine sahiptirler. saçları daha yavaş beyazlar ve saçlarındaki renk pigmentinin çok güçlü olmasından kaynaklı olarak saç boyatmaları çok zordur.

kızıl saçlı erkekler diğerlerine göre daha az prostat kanserine yakalanıyorlar. kızıllar genel olarak bir ameliyat durumunda uyumaları daha uzun süre alıyor ve arılar tarafından daha çok saldırıya uğruyorlar. aynı zamanda ağrı kesicinin etki etmesi için geçen süre ise uzuyor.

ısı değişimlerine daha duyarlıdırlar. vücutları daha fazla d vitamini üretir. yani diğer bireylere göre daha az güneş ışığı günlük d vitamini ihtiyaçları için yeterlidir.

bunların yanında eski yunan'da vampir oldukları düşünülürken ortaçağda cadı olduklarına inanılmış ve bu sebeple binlerce kızıl kadın canlı canlı yakılmıştır. en yakın tarihli olarak ise, hitler çoğalmamaları için evliliklerini yasaklamıştır.

günümüzde farklılıklarını hollanda'nın breda şehrinde, roodharigendag adlı bir festivalde hep birlikte kutluyorlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynakça
devamını gör...

bana ermeni kökenli bir "vali" gösterin, yada alevi bir kaymakam. yada üst düzey bir bürokrat. hemen yawww milletvekili bile oluyorlar, başbakan, cumhurbaşkanı bile olmuşlar demeyin, onlar seçilmiş, atanmış değil. rum kökenli bir emniyet müdürü gösterin yada? yoktur. 2 kez kaymakamlık sınavına girdim, kazanamadım eyvallah, benim okulumdan tanıdığım bir çocuk sınavı 90 alarak geçti, mülakatta elendi... niye mi? sivaslı bir aleviydi çünkü. ırkçılığı uzaklarda aramayın, çok yakınınızda o. yukarda bazı yazarlar bir kaç ermeni ismi vermiş. örneğin ara güler... hep fotoları ile anıldı, konuşuldu, eğer ara güler bir kaç cümlesinde, ben ermeniyim falan fıstık deseydi itin götüne sokulurdu. türkiyede ırkçılığın çizgisi ırkını söyleyene kadardır. söylemez isen sorun olmaz. turgut özal'ın hiç; ben kürdüm dediğini duydunuz mu? demez, diyemez.
devamını gör...

fotoğrafı az bir şey kırparak engel olduğum durum. ben kendi çözümümü böyle buldum, daha iyisi ikonun bulacağı çözüme.
devamını gör...

tayyip erdoğan'ın, avrupa ve dünya şampiyonalarında madalya alan jimnastikçileri sarayda kabul ederken kurmuş olduğu cümle. kaynak

aynen şöyle demiştir:

"yalnız madalyaları çaldırtmayın. geçenlerde öyle bir haber okudum. 40 küsur madalyayı birileri çalmış. aman dikkat edin. bakanımıza söyleyelim başarılı arkadaşlara bir kasa hediye ederse... evlerinde kasaları olduğu zaman işi sağlama almış oluruz"

şimdi gene mi freud, valla gene freud. gene bilinçaltının dışa vurumu. neden bu hükümetin bakanlarının, cumhurbaşkanlarının aklına gelen şeyler hep "çocuk pornosu, tecavüz, hırsızlık" ?

madalya deyince kimin aklına hırsızlık gelir? gencecik insanlar orada bir başarı elde edip, bizi gururlandırmışlar. ülkenin belki de tek iyi haberi yani, tek. ne alaka hırsızlık?

bir bana mı tuhaf geliyor anlamıyorum. hayret bir şey ya, gerçekten hayret.
devamını gör...

arapsaçı
en son ne için ağladın?
devamını gör...

sokak röportajlarında dikkatimi çeken olgu. cümle kurmakta, kendimizi doğru ve etkili ifade etmekte zorlanıyoruz. kamera fobisi mi acaba. sanmıyorum. kitap okuma alışkanlığının olmaması ve ortalama eğitim süresinin kısalığı daha belirleyici olmalı.
devamını gör...

12 yıl iktidarda kalarak, almanya ve avrupa tarihinde sosyal ve kültürel yaraların açılmasına sebep olmuş nazi yönetimidir.
devamını gör...

ben bedavaya dert dinlerim. derdini dinlediğim kişi, benim dertlerimi duyup haline şükreder belki.
devamını gör...

üst edit: evet bitkiler de yaşıyor ancak acıyı hayvanlar gibi anlamlandırdıklarına dair bir kanıt yok. bitki tüketmek hayvan tüketmekten hem doğa hem de insan için daha zararsızdır. birçok bitkinin hayvanlar tarafından yenmesi için ilgi çekici tat ve kokuda meyveleri bulunur. bir inek ise duygusal, sosyal hayata sahip ve annelik duygusu olan bir canlıdır.

vegan olmak sadece hayvanlara ve doğaya fayda sağlayan bir yaşam biçimi değildir. genellikle bahsedilmeyen faydalı taraflarına değineceğim önce.


genellikle tüketilen hayvansal gıdalar ve etler endüstriyel üretim sonucu tabağımıza gelir. hasta, hormon bozukluğu yaşayan, antibiyotikle beslenen, gdo'lu yemlerle beslenen bir canlının ürünlerini ve kendisini yiyerek sağlıklı olmak pek mümkün görünmüyor.

kanser, kalp rahatsızlıkları, obezite, hormon problemleri tabii ki bitkisel beslenmenin ürünü değil. son yıllarda artış gösteren bu hastalıklar hayvansal beslenmenin sonucu. üstelik hep belli tiplerde kanser artış gösteriyor. bunun herkes farkında fakat her nedense dillendirilmiyor. hayvancılık sektörü sonucu oluşan hastalıklar ilaç sektörünün de büyümesinde etkili çünkü. ne kadar hayvan, o kadar hastalık. salgın hastalıkların büyük bir kısmı hayvancılık sektöründen ortaya çıkıp yayılıyor.

hep doğanın düzeninden, kurallarından bahsedilir. bu güzel doğaya bakıldığında insan bağırsağının otçul canlılarla benzeştiği, etçillerin bağırsağının çok daha kısa olduğu gayet açıktır. ikinci nokta ise etçil canlıların avlanması, "ama onlar et yiyor, doğanın kuralı bu" denmesidir. doğada hiçbir hayvan bu avlanmayı planlı, organize gerçekleştirmez. insan gibi düşünemezler. insanlar beslenme planlarını değiştirebilir, düzenleyebilir.

tavuklar yumurta vermeleri için hareket kabiliyetlerini engelleyen tekli kafeslerde tutulurlar. sürekli olarak ışığa ve karanlığa maruz bırakılarak bütün sistemleri alt üst olur ve yumurta vermek mecburiyetinde hissederler. ışıktan dolayı sürekli sabah-akşam olduğunu zannederler. serbest gezen tavuklar ise tekli kafeslerde değil resmen birbiri üstünde yaşarlar. birbirlerine saldırıp, kanibalizm olayının yaşanmaması için gagaları kesilir ya da kızgın demirle dağlanır. bu yaşam tarzı sonucunda stres hormonu salgılanır ve yumurta da bundan nasibini alır. uzmanlar vücut sağlığıyla ilgili hep "ne yerseniz osunuz" der ya, hayvanlar da öyledir.

doğada başka bir canlının kendi bebeği için ürettiği sütü içen tek canlı insandır. bunu hayatının her evresinde yapar üstelik. araştırmalar gösteriyor ki aşırı süt tüketimi kemik erimesine, kırıkların daha geç iyileşmesine sebep oluyor.

bitkisel protein tercih edildiğinde antioksidan, lif de alınırken hayvansal proteinde bunlar yok denecek kadar azdır. bu noktada merak duyan, mercimek ve kırmızı etin besin değerlerini karşılaştırabilir.

doğa için vegan olup yağmur ormanlarının veganların yediği soya için tahrip edildiği savına geleyim, soyanın %70'ten fazlası hayvan yemi için üretilir. yine hayvanları beslemek için o ormanlar tahrip edilir yani. net yüzdelik dilim verisine ulaşınca tanımı güncelleyeceğim. veganlar için üretilen soya ise %10'un altındadır.

fast food zincirine yiyecek olarak katılan birçok canlı dişiyse, artık süt veremeyecek hatta muhtemelen ayakta duramayacak durumdadır. erkek ise henüz birkaç haftalıktır, süt veremeyeceği için beklemeye gerek görülmez. bir ay bile olmadan iyice beslenen hayvan kesilir.

et olmazsa, süt içmezsem ölürüm gibi bir algı var. endüstrinin parlattığı bir düşünce bu. bir de veganlığın pahalı olduğu ileri sürülüyor. yok öyle bir şey. türkiye'de yetişmeyen bitki yok. zaten yemeklerimizin çoğu vegan. televizyonda uzmanların et yiyin dedikten sonra, sucuk markası sponsorluğu olduğunu az görmedik.

doğanın işleyişine aykırı olduğunu ileri sürenlerden hayvanların evcilleştirilmesinin ve hayvan sütü içmenin insan yaşamına ne zaman katıldığını araştırabilir.

vahşi doğadaki canlılar gibi i beslendiğimiz iddiasında bulunanlar var. sanırım avlanma söz konusu. bu konuya değindim yukarıda.

can bağışlamakla ilgisi yok bu durumun. hayvanın canını almak doğal da bağışlamak mı anormal? konu bu değil zaten.

yenilmesi için üretilen hayvanların saldığı metan gazı hava kirliliğinde en önemli etkenlerden biridir. hayvanların yemesi için üretilen bitkiler ise yine ciddi bir tarım kirliliğine neden olur.

sıraladıklarımın vegan olmak için yeterince mantıklı nedenler olduğunu düşünüyorum.

ayrıca her gün makarna yiyen bir vegan tabii ki her insanda olacağı gibi sağlığını koruyamaz. bunun vegan olmakla değil, dengeli ve doğru beslenmeyle ilgisi var.

ayrıca, (bkz: karbon ayakizi), (bkz: suat erus), (bkz: murat kınıkoğlu), (bkz: oğuz kınıkoğlu).
devamını gör...

yıllardır apolitik olduğumu zanneden ben başlık sayesinde ne olduğumu öğrendim: ikiyüzlü, tanımsız, mümkün olmayan bir adammışım. vay be helal olsun bana.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim