dertler, çözülmeyen sorunlar, işsizlik, belirsizlik, yapılan hatalar, karşılaşılan haksızlıklar vb.

bu yıl herkesin ağaran saçlarında önceki yıllara göre artış olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

bir hüsnü arkan romanıdır.

hüsnü arkan hayranlık duyduğum bir müzisyendi her zaman. hala da öyledir ama sanırım artık yazar olarak daha çok seviyorum ben hüsnü arkan’ı.

ölü kelebeklerin dansını okuduğumda varmıştım bu konuya. sanki benim olmasından korktuğum şeyleri anlatıyordu yazar bu romanda. öldükten sonra ne olacak sorusunu sormadım kendime. umurumda da değil doğrusunu söylemek gerekirse. ama beni korkutan ya şu an ölüysem? ve bu içinde yaşadığım yer ölümden sonra gidilen o sonsuzluksa?

bir gün ölürsem, yani belki de dirilirsem size bir önceki alemde ne yaptığımı, ne gördüğümü anlatmak isterim. kelebeğin rüyasının kafa karıştıran etkisini şu an bile derinden hissediyorum. umarım dönüş yolunda kaybolmam.

ama eğer geri dönersem haldun gibi yapmayanı planlıyorum ben de. ölümümün ya da dönüşümün on altıncı gününde size bir tanım yazacağım ve her şeyi anlatacağım. siz gelmeyin ve dönmeyin diye.

bugün on üçüncü gün ve ben sabırla beklerken ölü kelebeklerle dans ediyorum.

c’est la vie!
devamını gör...

sürükleyici bir roman okur gibi. devamı geliyor, bırakamıyorsun.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dobby, marsyolcusunun diğer ayağı bitirmesini bekliyor.
devamını gör...

sadece bir kaç gün önce, girdiğim her sokakta böyle bir manzara karşılıyordu beni..



kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok tatlı ve çok gerekli bir başlıktır.
insan zaten dertli değildir, derdin kendisidir. insan öyle büyük bir derttir ki bu büyüklükte bir şeyin kendine sığacağını aklına getirmez de bunu dünyanın, hayatın derdi sayar. hayat, o durgun, kibirli suyunda kendisine bakan bu çirkin heyulaya bakıp bakıp ‘bu herhalde benim…’ der. bu dert de ona yeter.”
devamını gör...

iş time

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

alicemin katıldığı sesiyle seçimleriyle mest ettiği program. diğer arkadaş ne içtiyse bana da kargolasın, spor falan yemeyiz biz agaa trakya kızanı yemez! yaş mı kuru mu onu itiraf et.(bkz: sısısısı)

edit: olmaz mı beaa benim bir abi var kayranın en üst kalite şarapları pet şişede bizdee! markette fiyatına bakamayız! trakya avantajlı bir bölge.(bkz: swh)
devamını gör...

christopher nolan'ın yaptığı soundtracklere film çekiyorum dediği dahi müzisyen. kendisi zamanında heidelberg civarında yaşlı bir teyzeden piyano dersleri almış yıllarca. sonrasında şahane soundtracklere imza atan bir composer'a dönüşüyor.
devamını gör...

'aynı biçimde, tekdüze, sürekli olarak' anlamlarına gelen kelime.


yaşar kurt'un en sevdiğim durmadan adlı şarkısında da geçer:

" biteviye duygularım kanatlı
beklemek ve ümit etmek şimdi soytarı"
devamını gör...

sokak köpekleri ve bakımları yapılmayan üzüntüden kahrolan köpekler bizim sonucumuz. siz hediye niyetine hayvanları alır sonra yavru köpek az biraz büyüyünce sokağa atarsanız sokak köpekleri tabii olur. avrupadaki gibi güzel işleyen barınaklarınız olur (ve burada çalışanlar hayvanları sever sayar hayvanlar eceli gelmeden çok kaldı diye öldürülmez) o zaman diyelim ki sokak köpekleri barınağa yerleştirilsinler. ama durum bundan çok uzak.

ben de hayvan nefreti olan insanlarla aynı havayı solumak istemiyorum. çünkü bu kadar acımasızlık başka bir boyut kusura bakmayın.
devamını gör...

ağlamak ki zekâtıdır,
tüm anlatamadıklarımızın.

cahit zarifoğlu.
devamını gör...

insanı üzülmekten daha çok yoran durumdur.
devamını gör...

ona ne yapacağını söylemek yerine bol bol araştırmaya teşvik etmeli .böylece çocuk kendi yolunu seçebilir . ayrıca hatalar yapsa bile ona destek olmalı,varlığını hep hissettirmeli.
devamını gör...

italyanca spatola.
ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir maddeyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek veya ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. maddelerden yapılmış araç.
devamını gör...

"felsefenin onları nereye götürdüğüne bakın.
hepsi öldü. ben hayattayım. danışman öldü. herkes öldü.
dava düştü.
banyoda tıraş bıçakları var.
içebileceğim iyot var.
yutabileceğim uyku hapları var.
seçim meselesi. yaşa ya da öl.
aldığımız her nefes bir seçim.
geçen her dakika bir seçim.
olmak ya da olmamak.
kendinizi merdivenden atmadığınız her an bir seçimdir. arabanızı duvara çarpmadığınız her an hayata yeniden başlıyorsunuz."

bir chuck palahniuk romanı. bir çok gündelik bilgi edinmenin mümkün olduğu bir roman. telefonda arayan insanları intihara teşvik eden bir karakterin hikayesi. sevdiğin her şey bir gün ölecek diyor. arabanın bagajındaki kan lekeleri nasıl temizlenir? onu öğretiyor.

diyor ki: “intihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark, basında çıkacak haberlerin miktarıdır.”

“hiçliğe yapacağımız iniş başlamıştır. lütfen kemerlerinizi bağlayınız..”
devamını gör...

daha önce denemediğim herhangi bir yemek.
devamını gör...

bir tane yumruk at.
( şaka)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim