homofobik olduğunun farkında olmayan insanların doluştuğu başlıktır efenim. eşcinsellerin amacı onu bunu gözünüze sokmak değil. sadece haklarımızın çiğnendiği bu toplumda, silinmemek görünür olmaya çalışıyoruz. yazar burda görünürlüğü için bu başlığı açmış belli ki.

"ben saygı duyuyorum" ile başlayıp homofobik söylemlerle devam eden açıklamalardan sıkıldık artık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

t: ifşasal başlık
devamını gör...

kamera arkası görüntülerde son kelimesi sansüre uğramıştır.
devamını gör...

bana bu hatırlatır:

devamını gör...

bu kitap gelecek turkiyesini anlatıyor gibi gelmişti bana okuduğumda.
yavaş yavaş oluyor da.
devamını gör...

karşısına geç ve ona zarar vermeyeceğini söyle. gözlerinin içine bak bunu söylerken. ona franz kafka'dan bahset. dönüşüm üzerine entelektüel konuşmalar yap. zaten sen daha konuşurken o gidecektir.
hadi yine yırttınız köftehorlar.
devamını gör...

hem günlük hem de ansiklopedik tanımlar girmektedir. her telden katkı sağlamaktadır.
durum incelemelerini tavsiye ederim.
içerik yönünden yeterli ve seri tanımlar giren (bkz: sözlükçü) lerdendir.
devamını gör...

yazmayı ve paylaşmayı seven, sözlüğü benimsemiş sayın yazarlar kendini belli ediyor. söylemeye gerek var mı?
devamını gör...

bu nasıl bir şey yahu? ben hiç görmedim.
devamını gör...

ne salak salak başlıklar.
devamını gör...

amca geç oldu, git yat istersen.
devamını gör...

biat toplumlarının zannı.
vatikan papasının da benzeri iddiası var, allah'a nesne muamelesi yapmaktır..
devamını gör...

genellikle karanlık temalar, kasvetli bir insanlık görüşü, bir delilik korkusu, mitolojiden yaratıklar içeren ve savaş ve açgözlülük eleştirisi olan işler yapan sanatçıdır. çocuklarını yiyen satürn adlı eseri doğrudan evinin duvarına resmetmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iki adet uçurulma var anladığım kadarıyla. ama biz hep yasakları delen yazarlar için uçurulma olduğunu düşünüyorduk. bence kendi isteği ile uçanları ayırt etmek için başka bir ifade kullanmalıyız. 'kafası esti' gibi. biz o yazarın bir daha gelmeyeceğini bilmeliyiz fakat sözlük içi suç işlemediğinide. whisper'in nick altı vesilesiyle böyle bir vurgu yapmak istedim. sözlüğün başından beri var olan tanıdık bir yazardı benim için. güle güle meczup.
gün geçmiyordu ki birileri eksilmesin. bbg evine döndü buralar. ben bu arada filozof eray. sona kalacağım ama finalde eleneceğim.
devamını gör...

bazı araştırma ve deney sonuçlarına bakıldığında da ortaya çıkan gerçek. bebekler bir noktaya kadar adil ve iyiden yana ama duruma göre bir parça çıkarcı ve kendinden olmayana bir parça da düşman olarak doğar.


--- alıntı ---

wesley, iki köpek yavrusu kukla da aynı uzaklıktan gösterildiğinde, kendi tercih ettiği yavruya uzanarak “iyi köpek yavrusu”nu seçti. tıpkı yaşıtlarının %75’inin yaptığı gibi! bu da bize gösteriyor ki 5–7 aylık bebekler “iyi” ve “kötü” davranış arasındaki farkı ayırt edebiliyorlar.
...

kaplan bir topla oynuyor ve oyun olsun diye topu kırmızı tavşana atıyor. kırmızı tavşan da topu kaplana geri atıyor ve onunla güzelce oynuyor (“iyi davranış”). ancak, kaplan topu yeşil tavşana attığında, tavşan topu alıp hızla kaçıyor (“kötü davranış”). sonrasında araştırmacılar bebeklere ilkinin devamı olan başka bir sahne gösteriyorlar. bu sahnede, önceki sahnede topu çalan yeşil gömlekli tavşan, birkaç oyuncak almak için bir kutuyu açmaya çalışıyor; ama açamıyor (tıpkı bu makalemizde anlatılan önceki deneydeki gibi). bu sefer, ilave edilen kuklalar var: mavi gömlekli bir köpek yavrusu kukla ve sarı gömlekli bir diğer köpek yavrusu kukla. sarılı kukla, “top hırsızı”nın kutuyu açmasına yardım ediyor ve mavili kukla kutunun kapağını çarparak kapatıyor. yardım edilen ya da cezalandırılan kuklanın doğası gereği “kötü” olup olmaması, bebeklerin tercihini değiştirir mi? cevap, bir kez daha, evet! bu sefer, önceki deneyin aksine, bebekler cezayı tercih etti. test edilen bebeklerin %87’si, top hırsızını cezalandıran mavi gömlekli kuklayı seçti.
...

bu fikri test etmek için wynn ve bloom’un ekipleri ilk önce bebeklerden graham crackers ve cheerios (farklı görünümlerde bisküviler ve yiyecekler) arasında seçim yapmalarını istedi. daha sonra araştırmacılar, bebeklere (örneğin cheerios‘u seçenlere) içinde bir turuncu ve bir gri kedi olan kukla gösterisi izlettiler. gösterinin ilk bölümünde turuncu kedi, bebekle aynı yiyecek seçimini yaptı (cheerios). ikinci bölümde ise, gri kedi diğer seçeneği (graham crackers) seçti. en sonunda bebeklere hangi kuklayı daha çok sevdikleri soruldu. bebeklerin büyük çoğunluğu kendi seçtikleri marka ile aynı seçimi yapan kuklayı tercih etti. bu deney bebeklerin “kendiyle benzer olan”a eğilimi olduklarını gösteriyor.
...

tam da bu sebeple wynn ve bloom bir sonraki aşamaya geçtiler: bebeklerimizin kendiyle benzer olana pozitif duyguları var. peki, kendinden farklı olana (ya da “diğerlerine”) karşı negatif duyguları var mı? deneyin bir sonraki aşamasında araştırmacılar bebeklere, kendinden farklı bisküvi markasını seçen kukla kedinin (gri) bir oyuncak kutusunu açmakta zorlandığı bir gösteri izlettiler. sonra iki kukla daha gösteriye eklendi: sarı gömlekli ve mavi gömlekli kedi. ilki, gri kediye oyuncak kutusunu açmasında yardım ederken diğeri, engel oldu. bebeklerden tekrar seçim yapmaları istendiğinde, araştırmacılar bebeklerin %87’sinin gri kediye engel olan kuklayı seçtiklerini gösterdi! bloom, wynn’in bu sonucunda, insan yavrularının kendinden olmayanı cezalandırma eğilimi olduğunu açıklıyor.
...

sonuçlar dudak uçuklatan cinstendi. denekler daha küçük yaşlardayken (örneğin 6 -7 yaşlarındayken), her zaman rakiplerinin biraz almasına (genellikle kendilerinden daha az olduğu durumlardan bahsediyoruz) izin vermeleri kendilerinin de daha çok jeton alacakları anlamına gelse bile, (odada bulunmayan) rakiplerinin hiç jeton almadığı durumları tercih ettiler. bir diğer deyişle, karşı tarafa jeton vermemek adına kendileri de daha az jeton almayı göze aldılar!
...

evrimagaci .org'dan alıntıdır. yazının tamamı için link

--- alıntı ---
devamını gör...

sence? diyerek yanıtladığım soru.

cebimde c4 ile dolaşsam daha az korkardım, millet benim yanıma sokulmuyordu patlayacak diye.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaradılışın insanlığa lütfu olan mucize canlının bir başka şöleni, bir başka mutluluk sebebi, bir başka hayata dokunuşu, bir başka insanlık ile kavuşma anını temsil eden kutsal besindir.

yine yeni yeniden sadece toprak solucanı ile beslenmiş körpecik tavuğumuzu alıp, inancınıza göre ritüeller eşliğinde parça pinçik edip mutfağınıza soktuktan sonra yine göğüs kısmını önümüze serip, tantuniden hallice kuşbaşılıyoruz.

tavanın tabanını sıvayacak kadar zeytinyağı ve tereyağı, minicik doğranmış yarım soğan, bir iki diş sarımsak ile şöyle bir kısık ateşte kavurma işine girişiyoruz. tavuklar beyaza döndüğünde bir minik salkım domates, bir haşin ve gaddar köy biberi atıp üç beş dakika daha soteledikten sonra gübre içinde yetişmiş mantarlarımız sahneye çıkıyor.

p.s. soteye asla ilave su eklemeyin.

mantarları ince ince, minik minik doğramayın. kalın olsun.

tuz, kırmızı toz biber ve bir miktar acı biber salçası; az biraz karabiber ve var ile yok arası zencefil tozu ile renklendiriyor; mantarlar suyunu çekene kadar kapak kapalı şekilde oyalıyoruz hepsini. sonra soğumaya bırakın.

derken yufka görünüyor ufuktan. seriyoruz masaya yuvarlak yuvarlak, 8 adet havuç dilim üçgene bölüyoruz. sonra bir köşede önceden şeyaptığımız yumurta sarısı, yoğurt ve zeytinyağı karışımını üçgenlere bol bol sürüyoruz. parçalanmasın ama, kıl fırça kullanmayın.

sonra üçgensilerin geniş kısmına tavukları pay edip; dilerseniz üzerine kaşar koyup ki ben kaşarsız daha çok seviyorum, kalınlığını keyfinize göre belirleyerek rulo şeklinde sarıyorsunuz. üzerilerine yine yumurta sarısı ve çörek otu; 180 derece fırında 25 dakika kızarana kadar.

zevkten dört köşe olmak isteyenler yanına bandırmalık gravy sos yapabilirler. onunla daha bir fantastik tada erişiyorsunuz.

önemli bilgi: tavuklara her daim kibar davranın; dünya üzerinde 22 milyar tavuk var. bu gezegen, onların gezegeni, biz misafiriz; kendilerini bize ikram ediyorlar, o derece de alçak gönüllüler. dileyenler ve öğrenmek isteyenler tavuk duası için bana ulaşabilirler.

afiyet ola.
devamını gör...


samsun'un çarşamba ilçesinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan tartışmada kendisini darp eden eski eşi ali d.'yi tüfekle vurarak öldürdüğü suçlamasıyla gözaltına alınan a.p. adlı kadın, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

samsun'un çarşamba ilçesi köroğlu mahallesi'nde iddiaya göre ali d. ile eski eşi a.p. arasında arazi anlaşmazlığından dolayı tartışma çıktı.

dha'nın haberine göre tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine ali d., eski eşini darp etti. a.p. evde bulunan tüfekle ali d.’ye ateş etti. göğüs bölgesinden yaralanan ali d. olay yerinde hayatını kaybederken, a.p. ise olayda kullanılan tüfekle birlikte jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.

ali d.’nin cansız bedeni çarşamba devlet hastanesi morgu’na kaldırıldı.

jandarma karakolunda alınan ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen a.p., eski kocası tarafından şiddet gördüğünü, dün akşam saatlerinde konuşmak için bir araya geldikleri sırada yine kendisini darbettiğini öne sürdü. a.p., savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.


buradan
devamını gör...

salatanın suyuna banmak.

bence salatanın en lezzetli yeri. hiç bir zenginin bunun tadına baktığını sanmıyorum. büyük kayıp.
devamını gör...

"kokain değildi, pudra şekeriydi" şeklinde ifade vererek, adli kontrol ile serbest kalmış torpilli ümmet çocuğu.

gerçi daha 2019 yılında bir emniyet müdürü 2 kilogram "skunk" ile yakalanıp ilk mahkemede beraat etmişti. ki yasal kullanım sınırı 600 gram falandı o zamanlar, normal vatandaşı direkt torbacı ilan edebilecekken, adam emniyetçi diye bıraktılar. inanmayanlar olabilir linki bırakalım.buyrunuz efendim

şu iki örnekteki adamlar gibi ben - sen - o fark etmez, bizlerden biri yakalanmış olsa, 7 bayram üstümüzden geçerler, emniyette ve mahkemede. para cezasını falan katmıyorum işin içine, o en kolay kısmı.

demek ki neymiş; "türkiye'de adalet sadece bir kadın ismidir". sözü ne kadar doğruymuş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim