keyif kaçıran şeyler
sivrisinekler.
bahçede ağız tadıyla bi çay içirmediniz be! salıncakta sallanmaktan başım döndü. nalet olasıcalar!
bahçede ağız tadıyla bi çay içirmediniz be! salıncakta sallanmaktan başım döndü. nalet olasıcalar!
devamını gör...
coldboy
hoşgeldin sevgili yazar..
devamını gör...
bir iki tatlı söz çeler başındaki darağacını
sözleri ve müziği bora ebeoğlu’na ait olan tasvir-i şikayet isimli muhteşem şarkının içinde geçen ve insanın içinde kalan şarkı sözüdür.
türkçe sözlü hafif batı müziğinin uydur kaydır sözlerini, kafiye olsun diye katledilen türkçeye, ritme uydurmak için paramparça edilen sözcüklerin anlamsızlığına ve kendini yüzyılın şairi ilan eden işporta şarkı sözü yazarı serdar ortaç’a inat yazılmış en iyi şarkı sözlerinden biridir.
başında darağacı ile dolananlar bu sözü en iyi anlayanlar olacaktır. ben onlardan biriyim. uykuya yer bırakmayan lovecraftvari kapkaranlık bir zihnim var benim. en azından uzun süre öyleydi. uykusuz sabahlarda neden kapalı olduğunu bilmediğim gözlerimi açınca kalabalık zihnimin tenhalarında bir darağacı gıcırtısı duyardım her sabah.
nerden estiği belli olmayan bir rüzgarla salınan ilmek aklımı kurcalar dururdu ve ben o darağacına çıkmamak için nedenler uydurmaya çalışırdım.
sonra anladım bu şarkıdaki bir iki tatlı sözün ne olduğunu. başımdaki darağacı çelindi. henüz yerinde bir şey yok ama kentsel bir dönüşüme uğrayan intihar korkusu yepyeni bir heyecana neden oldu içimde.
bu, hayata dair şikayetimin tasviridir.
türkçe sözlü hafif batı müziğinin uydur kaydır sözlerini, kafiye olsun diye katledilen türkçeye, ritme uydurmak için paramparça edilen sözcüklerin anlamsızlığına ve kendini yüzyılın şairi ilan eden işporta şarkı sözü yazarı serdar ortaç’a inat yazılmış en iyi şarkı sözlerinden biridir.
başında darağacı ile dolananlar bu sözü en iyi anlayanlar olacaktır. ben onlardan biriyim. uykuya yer bırakmayan lovecraftvari kapkaranlık bir zihnim var benim. en azından uzun süre öyleydi. uykusuz sabahlarda neden kapalı olduğunu bilmediğim gözlerimi açınca kalabalık zihnimin tenhalarında bir darağacı gıcırtısı duyardım her sabah.
nerden estiği belli olmayan bir rüzgarla salınan ilmek aklımı kurcalar dururdu ve ben o darağacına çıkmamak için nedenler uydurmaya çalışırdım.
sonra anladım bu şarkıdaki bir iki tatlı sözün ne olduğunu. başımdaki darağacı çelindi. henüz yerinde bir şey yok ama kentsel bir dönüşüme uğrayan intihar korkusu yepyeni bir heyecana neden oldu içimde.
bu, hayata dair şikayetimin tasviridir.
devamını gör...
efsane dizi replikleri
"rukiye kıble o tarafta mı?"
devamını gör...
attila ilhan sözleri
"insan annesi ölünce anlar içindeki çocuğun hiç ölmeyeceğini.
aklına geldikçe kahrolur, bunu anlamakta neden bu kadar geciktiğini..."
aklına geldikçe kahrolur, bunu anlamakta neden bu kadar geciktiğini..."
devamını gör...
geceye bir kedi bırak
çok özlediğim oğlumun nasılsa çok ciddi gözüktüğü eski bir anı
devamını gör...
exxen yapımı bu benim masalım'ın ilk fragmanının yayınlanması
ekşi'de yüzlerce farklı şekilde açılan exxen başlıklarını görünce; birçok yazar gibi ben de kendi kendime "kesin para ile entry giriyorlar be." diyordum.
ama anlıyorum ki mevzu para değil, popülizm arkadaşlar. popüler olanı pompalayın ki açtığınız başlıklar, yazdığınız entryler bol keseden hit alsın. aferin böyle devam!
exxen başlığı altındaki entry sayısı, youtube ve netflix başlığındaki entry sayısının 2 katından fazla.
ama anlıyorum ki mevzu para değil, popülizm arkadaşlar. popüler olanı pompalayın ki açtığınız başlıklar, yazdığınız entryler bol keseden hit alsın. aferin böyle devam!
exxen başlığı altındaki entry sayısı, youtube ve netflix başlığındaki entry sayısının 2 katından fazla.
devamını gör...
duolingo
fransızca'ya tekrar başladığım, dil pratiği için ideal, eğlenceli bir uygulama. ama günlük pratikleri yapmam için mail falan atmış bana. biraz ısrarlı kendisi.
bir de ''günde 15 dakika sana bir dil öğretebilir. günde 15 dakika sosyal medya ne yapabilir?'' diyor. haklı.
bir de ''günde 15 dakika sana bir dil öğretebilir. günde 15 dakika sosyal medya ne yapabilir?'' diyor. haklı.
devamını gör...
hormon
hormonlar, sinir sistemiyle birlikte çalışıp homeostaziyi(kararlı iç denge) sağlayan, endokrin bezler tarafından salgılanan kimyasal uyarıcılardır.
hormonlar kan yoluyla taşınır ve hedef hücreleri uyarır yani vücuttaki mesajcı bir görev üstlenir. bir hormonun hedef hücreye etki etmesi için hedef hücredeki reseptörler tarafından algılanmalıdır(enzimlerden aşina olduğumuz anahtar-kilit uyumu gibi düşünülebilir.) reseptörlerle algılanamayan hormonlar hedef hücreye etki edemez( örneğin diyabet tip-2). hormon tedavilerinde protein yapılı hormonlar ağız yoluyla değil direkt olarak damardan vücuda enjekte edilir bunun sebebi ise protein yapılı hormonlar ağız yoluyla alınırsa sindirim kanalları yoluyla amino asitlerine kadar parçalanıp kana amino asit olarak taşınır.
hormonlar protein, steroit, amino asit ve polipeptit yapılı olabilirler.
protein yapılı hormonlar hücre zarındaki reseptörlerine bağlanarak geçerken steroit yapılı hormonlar hücre zarının fosfolipit tabakasında çözünüp hücre içine girdikten sonra hücre içindeki reseptörlere bağlanarak işlev gösterirler.
son olarak;
sinir sisteminde ve endokrin sistemde tepki hızı farklıdır. sinir sisteminde uyartılar elektrokimyasal olarak taşınırken endokrin sistemde hormonların üretimi ve kan yoluyla taşınmasıdır. sinir sistemi hızlı ve kısa etki yaratırken endokrin sistem yavaş ve uzun süreli etkiler.
hormonlar kan yoluyla taşınır ve hedef hücreleri uyarır yani vücuttaki mesajcı bir görev üstlenir. bir hormonun hedef hücreye etki etmesi için hedef hücredeki reseptörler tarafından algılanmalıdır(enzimlerden aşina olduğumuz anahtar-kilit uyumu gibi düşünülebilir.) reseptörlerle algılanamayan hormonlar hedef hücreye etki edemez( örneğin diyabet tip-2). hormon tedavilerinde protein yapılı hormonlar ağız yoluyla değil direkt olarak damardan vücuda enjekte edilir bunun sebebi ise protein yapılı hormonlar ağız yoluyla alınırsa sindirim kanalları yoluyla amino asitlerine kadar parçalanıp kana amino asit olarak taşınır.
hormonlar protein, steroit, amino asit ve polipeptit yapılı olabilirler.
protein yapılı hormonlar hücre zarındaki reseptörlerine bağlanarak geçerken steroit yapılı hormonlar hücre zarının fosfolipit tabakasında çözünüp hücre içine girdikten sonra hücre içindeki reseptörlere bağlanarak işlev gösterirler.
son olarak;
sinir sisteminde ve endokrin sistemde tepki hızı farklıdır. sinir sisteminde uyartılar elektrokimyasal olarak taşınırken endokrin sistemde hormonların üretimi ve kan yoluyla taşınmasıdır. sinir sistemi hızlı ve kısa etki yaratırken endokrin sistem yavaş ve uzun süreli etkiler.
devamını gör...
devletin kaçak elektriğe çözüm getirmemesi
katılmadığım başlıktır. faturalarla gelen çözüm bizim evde ışıldıyor.
devamını gör...
babalarını taciz iftirasıyla hapse attıran kızlar
bu başlığı açan arkadaşa istanbul sözleşmesi ve toplumun arasında bağ olmadığını bozuk zihniyetin zaten var olduğunu belirtmek isterim.çocuğun yaptığı doğru olmamakla beraber bunu feminizme topluma mal etmekte bir o kadar yanlıştır!doğuda doğum evine bir gidin ve oturup izleyin olur mu 16 17 yaşında kızların babası kimi dayısı tarafından tacize nasıl uğradığını hamile kaldığını.sorun şu anki yasalar.kadını korur gibi gözüküp kadını mahveden yasalar namus derim öldürürüm 6 ay yatar çıkarım diyenler ak ile karayı ayırın lütfen! ve diyorum istanbul sözleşmesi yaşatır
devamını gör...
dünyanın en huzurlu şeyi
yeşillik ve suyun bir arada olduğu yerde doğayla bütünleşmek.
devamını gör...
iki çeşit insan vardır
“aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil gibi kategorilere ayrılırlar. halbuki bu kadar karmaşık değildir. insanlar sadece ikiye ayrılırlar: iyi insanlar ve kötü insanlar.” albert einstein
devamını gör...
sözlükte cahil yazar artışı
ben laf anlatmaktan, karşı tarafın anlamasını beklemekten çok sıkıldım. aranızda burada benim gibi hisseden birçok arkadaşımın olduğunu da biliyorum. o kadar sığ, çirkin, geçersiz argümanlı tanımlar yapıldı ve başlıklar açıldı ki sessiz kalmak belli bir süreden sonra teslim olmak oluyor. #762172 tanımımda da anlattığım gibi lütfen prim vermeyin ve kendi yalnızlıklarında boğulsun bu zihniyetler. bu güzel platformun tadını kaçırmayalım. benim burada olmamın sebebi güzel vakit geçirmek, naçizane fikirlerimi paylaşmak ve yine naçizane fikirlerinizi anlamaktır. gündem hakkında geçerli tartışmalar yaşamak, bilgi alışverişinde bulunmaktır. ama ben burada cinsiyetçi, ırkçı, düşman, kin sahibi başlıklar ve tanımlar görüyorum. lütfen bu tarz başlıklara prim vermeyelim, değerli tanımlarımızı bunlara harcamayalım, karşı olduğumuzu bile dile getirici tanımlar yapmayalım ki karşı taraf yalnız kalabilsin. sözlüğün kalitesi için bunun şart olduğunu düşünüyorum.
bunu bir tek ben düşünmüyorumdur herhalde?
bunu bir tek ben düşünmüyorumdur herhalde?
devamını gör...
üstteki yazarın mahlasını cümle içinde kullanmak
tolgamental olarak çöküşte olduğunu düşünüyor.
devamını gör...
a family man

2017 yapım, dram türünde bir film. imdb'den 6.5 almış.
bir yanda hedef üstüne hedef kovalayan bir şirkette yükselmeye çalışan, bunları yaparken de ailesine gereken önemi veremeyen, işinden arta kalan zamanda eşine ve çocuklarına ilgi göstermeye çalışan/çalışmış bir adam/baba, eş.
diğer tarafta ilgi/sevgi bekleyen bir eş, çocuklar.
bence burada önemli olan şey;
arta kalan zaman!
bu konuda düşüncem;
arta kalan zaman "herhangi birine"
önemli zaman "birine" verilmeli.
film bu fikir üzerine inşa edilmiş. kariyer yapmak için aile yok mu sayılacak? aile için kariyer yok mu sayılacak?
aklıma bir yandan da tolstoy'a ait ivan ilyiç'in ölümü adlı eser göz kırpıyor.
"hayatınızın son günü olsaydı, geriye dönüp baktığınızda tekrar yaşamak isteyeceğiniz bir yaşam mı geçirdiniz?" sorusunu çokça duymuşuzdur. bu filmi izlerken de bu soru insanın aklına düşmüyor değil.
pişmanlık mı mutluluk mu?
filmde dikkatimi çeken şeylerden biri; çocuklardan büyük olanın aynı zamanda
kan kanserine yakalanan çocuğun
içinde kâr amacı güden görkemli ve ruhsuz bir yapı ne kadar hissettirebilir ki?

hissetmeyi nerede aramalıyız?
filmin sonunu anlatmayacağım efenim izleyin görün. belki iyi belki kötü...
ek izleme olarak;
eternity and a day
sorry we missed you
the tru cost
film ve belgeselleri izleyebilirsiniz..
çiziktirmem bu kadar.
devamını gör...
kafa kafaya radyo yayını
yerlerimizi almayı bekliyoruz efendim.
devamını gör...
krematoryum
genel olarak antik çağdaki çok tanrılı dinlerde mevcuttur. ölen kişinin gözlerine altın yada gümüş 2 sikke konur ve ölüsü yakılırdı. tek tanrılı dinde mezar kavramı olduğu için bu uygulama unutulmuştur. antik mısırda ise bu durum yoktur. en azından firavun ve saray ahali için bu durum görülmemiştir. 1939 dan sonra nazi almanyasında bu durum gözlenmiştir fakat yakılan insanların akıbeti hakkında kesin bir bilgi yoktur. bendeniz de ölümü yaktırmak isteyen birisi olmakla beraber bunun türkiye'de giderek yaygınlaştığı belirtmek isterim.
devamını gör...
tencerenin dibindeki pudingi elle yemek
ekmekle yenmediği sürece bence bir sorun yok.
devamını gör...
