kendini gerçekleştiren kehanet
eğitim bilimleri veya psikolojide de kullanılan bir kavram.
basit tanımla 'aklına gelenin başına gelmesi' diyebiliriz. tabi arka planda zihindeki telkinler-bilinçaltı etkilidir.
basit tanımla 'aklına gelenin başına gelmesi' diyebiliriz. tabi arka planda zihindeki telkinler-bilinçaltı etkilidir.
devamını gör...
normal sözlük evcil dost sahiplendirme veri tabanı
arkadaşlar, bir kedim var ve başka bir kediyi sokakta gerçekten yalnız buldum ölecek gibiydi. aldık onu içeriye miyav miyav otsun diye ama o resmen terör estiriyor evde. kedide sıkıntı yok ama benim kedi ile anlaşamıyor ve tüm ev bunların battle royal arenasına döndü. istanbul kartal tarafından sahiplenmek isteyen varsa iletişime geçebilir. üstüne 100 tl ben mama bağışı yaparim.
devamını gör...
bir abinizin normal sözlük gözlemleri
eh işte katıldığım başlıktır.
öncelikle adam özenmiş değer vermiş fikir belirtmiş bir sayfa yazı ortaya çıkarmış hala adama şöyle yazmış bunu yanlış yazmış falan diyorlar gerçekten şaka gibi.
şimdi birisi doğru bir cümle söylediği zaman yaptığı yazım yanlışları o cümlenin doğruluğunu götürür mü ?
ama bu metin bir farkındalık yaratırken bence bir çözüm bulmalıdır.
şimdi bütün goy goy yapan insanlar günde 500 tanım giren yazarlar toplanıp yan tarafta başlık açalım ikiye bölünelim madem sonra birbirimize portakal fırlatırız.
insanların bir yere yaklaşım alanı farklılık gösterebiliyor.
mesela bazı insan buraya gerçek dünyadan kaçmak için geliyor siyaset gündem bunalıyor ve sıkılıyor o yüzden eğleneyim yazıyor ki çok normaldir kuralları ihlal etmediği sürece istediği gibi eğlenmeli insan.
bende uzun süredir gözlemlemelerime dayanarak burada bir yazar olarak şunları sormak ve söylemek istiyorum.
neden herkes bir şekilde çığırtkanlık yapmak yerine bir çözüm üretmeye çalışmıyor?
neden herkes adam akıllı başlıklar açıp sonra ilgi görmeyince pes ediyor ?
neden herkes son derece ciddi ve soğukkanlı takılmaya çalışıyor?
ben günde 500 tanım giren bir yazar olarak bir sürü inceleme yazısı yazdım ve hiç bir şekilde görülmedi görülmesin zaten.
son derece değerli bilgilerle donattım başlıkları tanımlar girdim ilgi görmedi görmesin zaten.
ben ilgi görmedi diye yazı yazmayı bırakayım mı?
öncelikle benden yaşça büyük bir abinin açtığı farkındalık başlığı için kendi adıma teşekkür ederim gerçekten ses çıkaran insanlar değerli insanlardır.
ama neden o adamı beğenen hak veren insanlar bir şeyler yapmıyorlar sıkılıp usanıp gidiyorlar.
herkes verimli başlıklar açsın madem herkes değerli tanımlar girsin herkes ciddi olsun madem.
çığırtkanlığa gelince en önde olanlar tuğla taşıyalım gelin dediğimizde hep geride kalıyorlar.
edebiyat topluluğunda insanlar kitap okuyorlar bu sözlüğe yorum giriyorlar ve ilgi görmüyorlar bıraksınlar mı yazmayı bırakalım mı yazmayı.
öncelikle bence haddim olmayarak mevzu tamamen böyledir.
ilgi istediği için yazı yazan yazarın yazarlığını seveyim.
tutsun diye yazsaydık atardık biz insan gibi önünüze koyuyoz.
öncelikle adam özenmiş değer vermiş fikir belirtmiş bir sayfa yazı ortaya çıkarmış hala adama şöyle yazmış bunu yanlış yazmış falan diyorlar gerçekten şaka gibi.
şimdi birisi doğru bir cümle söylediği zaman yaptığı yazım yanlışları o cümlenin doğruluğunu götürür mü ?
ama bu metin bir farkındalık yaratırken bence bir çözüm bulmalıdır.
şimdi bütün goy goy yapan insanlar günde 500 tanım giren yazarlar toplanıp yan tarafta başlık açalım ikiye bölünelim madem sonra birbirimize portakal fırlatırız.
insanların bir yere yaklaşım alanı farklılık gösterebiliyor.
mesela bazı insan buraya gerçek dünyadan kaçmak için geliyor siyaset gündem bunalıyor ve sıkılıyor o yüzden eğleneyim yazıyor ki çok normaldir kuralları ihlal etmediği sürece istediği gibi eğlenmeli insan.
bende uzun süredir gözlemlemelerime dayanarak burada bir yazar olarak şunları sormak ve söylemek istiyorum.
neden herkes bir şekilde çığırtkanlık yapmak yerine bir çözüm üretmeye çalışmıyor?
neden herkes adam akıllı başlıklar açıp sonra ilgi görmeyince pes ediyor ?
neden herkes son derece ciddi ve soğukkanlı takılmaya çalışıyor?
ben günde 500 tanım giren bir yazar olarak bir sürü inceleme yazısı yazdım ve hiç bir şekilde görülmedi görülmesin zaten.
son derece değerli bilgilerle donattım başlıkları tanımlar girdim ilgi görmedi görmesin zaten.
ben ilgi görmedi diye yazı yazmayı bırakayım mı?
öncelikle benden yaşça büyük bir abinin açtığı farkındalık başlığı için kendi adıma teşekkür ederim gerçekten ses çıkaran insanlar değerli insanlardır.
ama neden o adamı beğenen hak veren insanlar bir şeyler yapmıyorlar sıkılıp usanıp gidiyorlar.
herkes verimli başlıklar açsın madem herkes değerli tanımlar girsin herkes ciddi olsun madem.
çığırtkanlığa gelince en önde olanlar tuğla taşıyalım gelin dediğimizde hep geride kalıyorlar.
edebiyat topluluğunda insanlar kitap okuyorlar bu sözlüğe yorum giriyorlar ve ilgi görmüyorlar bıraksınlar mı yazmayı bırakalım mı yazmayı.
öncelikle bence haddim olmayarak mevzu tamamen böyledir.
ilgi istediği için yazı yazan yazarın yazarlığını seveyim.
tutsun diye yazsaydık atardık biz insan gibi önünüze koyuyoz.
devamını gör...
kadınların efendi erkek yerine babası belli olmayan erkek tercihi
bir tespit. malum küfür yok.
bir üst level için, (bkz: öl artık vajinanın oğlu öl)
bir üst level için, (bkz: öl artık vajinanın oğlu öl)
devamını gör...
kafamolmuşmaşukiye
#776603 helali hoş olsun tabii sevgili cözülemeyen sudoku ama intihal sevmeyen biri olarak belirtmeliyim ki maalesef bu yaratıcılık bana ait değil. bir leyla ile mecnun repliğidir kendisi ve evet ben de benzer durumlarda çok kullanırım, kafa sözlük'e yakışır bi nick diye düşünüp tercih ettim. ben de bir ara senarist burak aksak'a bi helallik almaya gitmeliyim sanırım.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan yazar iticiliği
profiline kendi fotoğrafını koyan yazar iticiliği imiş.
başlığı oluşturan yazara hiçbir lafım yok. onun amacı belli, kaostan besleniyor. amacına da ulaşmış, tebrikler. sözüm diğerlerine hani şu tanımlar ile, fikirler ile beğenilmek gerektiğini ve de resmin bunun önüne geçeceğini, primin bununla yapılacağını düşünenler. ben tanımların altında resim göremiyorum. şu an sayfama tıklamadığınız sürece beni yargılayabileceğiniz, anlayabileceğiniz tek ölçüt de burası. burada dikkat çeken bir yazı sayfaya yönlendirme yapacaktır. orada karşılaştığınız resim tanım hakkındaki fikri olumlu ya da olumsuz etkiliyor ise fikirlerden çok, başka şeylere dikkat ediyorsunuzdur. yapmayın, üzücü olan bu!
başlığı oluşturan yazara hiçbir lafım yok. onun amacı belli, kaostan besleniyor. amacına da ulaşmış, tebrikler. sözüm diğerlerine hani şu tanımlar ile, fikirler ile beğenilmek gerektiğini ve de resmin bunun önüne geçeceğini, primin bununla yapılacağını düşünenler. ben tanımların altında resim göremiyorum. şu an sayfama tıklamadığınız sürece beni yargılayabileceğiniz, anlayabileceğiniz tek ölçüt de burası. burada dikkat çeken bir yazı sayfaya yönlendirme yapacaktır. orada karşılaştığınız resim tanım hakkındaki fikri olumlu ya da olumsuz etkiliyor ise fikirlerden çok, başka şeylere dikkat ediyorsunuzdur. yapmayın, üzücü olan bu!
devamını gör...
kalbe zarar veren iki şey
tıp biliminin babası hipokrat'a göre kalbe zarar veren iki şey vardır: gam ve keder.
gam uyku getirir; kaygı ise uyutmaz.
gam uyku getirir; kaygı ise uyutmaz.
devamını gör...
netflix
benim bu platform ile problemim eşcinselliğin kendisi ile alakalı değil. aksine son derece lgbt destekçisi bir adamım.
benim problemim olay örgüsüyle alakalı olsun ya da olmasın, mantıklı olsun ya da olmasın, karakterlerin o anki ruh hallerine, senaryonun gelişimine uygun olsun ya da olmasın bunun laaps diye bir anda kucağa bırakılmasıyla alakalı.
o yüzden çoğu sinema sever bir ajenda var diyor.
mesela örnek vereyim;
+kaptan robert, uzaylılar hyperspace'den çıktılar. hızla üzerimize geliyorlar. hızları 20000 km/s
-kahretsin. güç kalkanları full. photon torpidoları hazır olsun.
-derhal kaptan. tahmini varış süreleri 16 dakika 7 saniye.
+gemiyi 18 derece sancak tarafına çevirin. onları kafa kafaya karşılamak istiyorum.
-emredersiniz efendim.
(burada seyirci olarak heyecanlanmışız. olay örgüsünün gelişimi bakımından epik bir uzay savaşı bekliyoruz)
+ve james?
-evet kaptan?
+uzaylılar gelmeden son bi posta vuruşmaya ne dersin?
-hiç sormayacaksınız sandım kaptan=) (kontrol panelinin üzerine domalır)
(haydaaa)
yani bu ne olm? neden konu bütünlüğünü alakasız ve inanılması zor şeyler yaparak bozuyorsunuz? buradaki ilişki heteroseksüel de olsa aynısını düşünürdüm.
ve bunu her dizide yapmak?
bir kendinize gelin lan. *
benim problemim olay örgüsüyle alakalı olsun ya da olmasın, mantıklı olsun ya da olmasın, karakterlerin o anki ruh hallerine, senaryonun gelişimine uygun olsun ya da olmasın bunun laaps diye bir anda kucağa bırakılmasıyla alakalı.
o yüzden çoğu sinema sever bir ajenda var diyor.
mesela örnek vereyim;
+kaptan robert, uzaylılar hyperspace'den çıktılar. hızla üzerimize geliyorlar. hızları 20000 km/s
-kahretsin. güç kalkanları full. photon torpidoları hazır olsun.
-derhal kaptan. tahmini varış süreleri 16 dakika 7 saniye.
+gemiyi 18 derece sancak tarafına çevirin. onları kafa kafaya karşılamak istiyorum.
-emredersiniz efendim.
(burada seyirci olarak heyecanlanmışız. olay örgüsünün gelişimi bakımından epik bir uzay savaşı bekliyoruz)
+ve james?
-evet kaptan?
+uzaylılar gelmeden son bi posta vuruşmaya ne dersin?
-hiç sormayacaksınız sandım kaptan=) (kontrol panelinin üzerine domalır)
(haydaaa)
yani bu ne olm? neden konu bütünlüğünü alakasız ve inanılması zor şeyler yaparak bozuyorsunuz? buradaki ilişki heteroseksüel de olsa aynısını düşünürdüm.
ve bunu her dizide yapmak?
bir kendinize gelin lan. *
devamını gör...
geceye bir sagopa kajmer sözü bırak
hayat bir gün o gün bu gün
---------------------------------------------------------------------------------------
ister istemez her şeyim sende rehin.
ne yanlış bir karar masası, sen ne kötü bir hakimsin.
bu ne zor bi dosya, sen ne kolay bir kararsın
senden görünmüyor önüm, meğer ne kolaymış fikri ölüm.
---------------------------------------------------------------------------------------
bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası
---------------------------------------------------------------------------------------
aklıma gelenler bunlar unutmayın sagopa bir cümle mühendisidir
---------------------------------------------------------------------------------------
ister istemez her şeyim sende rehin.
ne yanlış bir karar masası, sen ne kötü bir hakimsin.
bu ne zor bi dosya, sen ne kolay bir kararsın
senden görünmüyor önüm, meğer ne kolaymış fikri ölüm.
---------------------------------------------------------------------------------------
bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası
---------------------------------------------------------------------------------------
aklıma gelenler bunlar unutmayın sagopa bir cümle mühendisidir
devamını gör...
eren bülbül
"ecdâdımızın heybeti maruf-ı cihândır fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır" namik kemal...
yaş 15, canakkale'de destan yazan cocuk erler vardi. yine yas 15, dagdaki itlere meydan okuyan yiğit cocuklar hala var... daha önce de yazmisim ama iyi ki varsın aslan parçası, sen ne guzel, ne cesur bir cocuksun.
yaş 15, canakkale'de destan yazan cocuk erler vardi. yine yas 15, dagdaki itlere meydan okuyan yiğit cocuklar hala var... daha önce de yazmisim ama iyi ki varsın aslan parçası, sen ne guzel, ne cesur bir cocuksun.
devamını gör...
dünya ticaret merkezi
abd'de 11 eylül 2001 tarihinde gerçekleşen terör saldırısının düzenlendiği ikiz kulelerin bulunduğu kompleksin adıdır.
devamını gör...
bencillik
bencilliğin kötülüğün kaynağı olduğunu söyleyebiliriz, şöyleki bireysel çıkarları toplumsal çıkarların üstünde tutmak topluma zarar verir, topluma verilen her hasar dolaylı yoldan bireye yansır.
örneklemek gerekirse vergisini ödemeyen bireyler devletin yetersiz eğitim materyalleri sunmasından şikayet etmesi gibi. bireysellik toplumsallıktan önemlidir fakat toplumsal çıkarlar bireysel çıkarların üzerindedir. birey kendini geliştirmek için toplumdan sıyrılabilir ancak kendine maddi anlamda kazanım sağlamak maksadıyla toplumsal kuralları göz ardı etmemeli toplumsal faydayı gasp edip bireysel çıkarlarını gözetmemelidir. bu haksızlığı doğurur düzeni bozar gayrı meşru yolların kapılarını açar. toplumsal refah, huzur ve güven ortamı tesis edilmedikçe bireyler eşit bir şekilde yaşayamaz.
nepotizm yani adam kayırmanın olduğu bir toplumda fırsat eşitliğinden bahsedilemez. diktanın olduğu bir toplumda özgürlükten bahsedilemez. bunlar bireysel bencilliklerden öte zümrelerin bencilliğinden kaynaklanır. oligarşik zümrelerin çıkarları toplumun çıkarlarının önüne koyulamaz. bu toplumu kutuplaştırıp ayrıştıran ve birliği bozan bir durumdur.
bencillik bireylerde zümrelerde ve toplumlarda farklı şekillerde kendini gösterebilir. dünyanın geri kalanını umursamayıp sadece kendi ülkesinin çıkarlarını gözeten bir ulus, uluslararası sorunları görmezden gelirse dolaylı yoldan kendiside zarar görür. bencillikten kurtulup duyalı olmak ideal bir dünya kurmamız için zaruri bir ödev.
örneklemek gerekirse vergisini ödemeyen bireyler devletin yetersiz eğitim materyalleri sunmasından şikayet etmesi gibi. bireysellik toplumsallıktan önemlidir fakat toplumsal çıkarlar bireysel çıkarların üzerindedir. birey kendini geliştirmek için toplumdan sıyrılabilir ancak kendine maddi anlamda kazanım sağlamak maksadıyla toplumsal kuralları göz ardı etmemeli toplumsal faydayı gasp edip bireysel çıkarlarını gözetmemelidir. bu haksızlığı doğurur düzeni bozar gayrı meşru yolların kapılarını açar. toplumsal refah, huzur ve güven ortamı tesis edilmedikçe bireyler eşit bir şekilde yaşayamaz.
nepotizm yani adam kayırmanın olduğu bir toplumda fırsat eşitliğinden bahsedilemez. diktanın olduğu bir toplumda özgürlükten bahsedilemez. bunlar bireysel bencilliklerden öte zümrelerin bencilliğinden kaynaklanır. oligarşik zümrelerin çıkarları toplumun çıkarlarının önüne koyulamaz. bu toplumu kutuplaştırıp ayrıştıran ve birliği bozan bir durumdur.
bencillik bireylerde zümrelerde ve toplumlarda farklı şekillerde kendini gösterebilir. dünyanın geri kalanını umursamayıp sadece kendi ülkesinin çıkarlarını gözeten bir ulus, uluslararası sorunları görmezden gelirse dolaylı yoldan kendiside zarar görür. bencillikten kurtulup duyalı olmak ideal bir dünya kurmamız için zaruri bir ödev.
devamını gör...
kahve
bu aralar yoğun tempodan dolayı, damardan aldığım içecektir.
devamını gör...
sen de yap güzel oluyor
doğrusu "sen de yap güzel oluyor." şeklinde olması gereken başlıktır.
devamını gör...
toyota
türkiye'de sağlamlığıyla bilinen, otomotiv şirketidir. 1937'de japonya'da kurulmuştur.
corolla, yaris ve auris gibi modelleri dünya çapında çok satmıştır.
1.3, 1.33 ve 1.6 benzinli, atmosferik motorları çok sağlam olarak bilinmektedir.
corolla, yaris ve auris gibi modelleri dünya çapında çok satmıştır.
1.3, 1.33 ve 1.6 benzinli, atmosferik motorları çok sağlam olarak bilinmektedir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının okudukları ilk kitap
denizler altında yirmi bin fersah diye hatırlıyorum.
devamını gör...
lucifer
yunanca ışık ya da şafak getiren demektir. venüs ve mitolojide onunla ilgili karakter için de kullanılmıştır çünkü venüs’ün en parlak dönemi güneş doğmadan hemen öncesidir. venüs’ün dengesiz hareketleri ve şekli yüzünden venüsle ilgili karakterler her daim ya dünyaya düşer cennetten ya da yer altına. bu yüzden de şeytan ile ilişkilendirilen lucifer da cennetten düşmüştür ancak yeni nesil incillerde lucifer bir isim olarak geçmez sadece morningstar ya da shining one ( parlak şey) olarak geçer. zıttı ise noctifer yani karanlık getirendir.
devamını gör...
cumhurbaşkanı'nın marmaris'te de çay dağıtması

aklıma felaket kızı getirmiştir. gözümde aynen böyle tehlikeli ve duyarsız olarak canlanıyorlar. bir sonraki hamle yangının önünde hatıra fotoğrafı çekilmeleri..
haydi yılın en şakacısı ödülü sizi bekler. beraber yürüdük biz yollarda baktık yangın çıktı ormanlarda, çay'a bağlarız her türlü gelsin şamata.
devamını gör...
barbizon ekolü
değerli dostlar; barbizon bir köy.
konuya nereden başlayacağımı kestiremiyorum.
her şey şu ukdeyi doldurmamla başladı. #1189967
bu ukdede bahsettiğimiz gibi 19 yy'da fransız ressamlar her şeyi kurallara kanunlara göre yapmaktan sıkıldılar. sanat okulları bu konuda çok katıydı. ''hay böyle işin'' diyerek tuvallerini çizimlerini biraz nefes almak için ormanıyla doğasıyla çok güzel bir köy olan barbizona attılar. gün boyunca doğayı inceleyerek, hemde ''iki lafın belini kırarak'' vakit geçirmeye başladılar.
yaptıkları resimler, ''gerçek'ti.
ışık insanlar doğa... herşey çok gerçekçi bir şekilde çiziliyordu. romantikler gibi ''yüce'' likten ve yüceltmekten kaçındılar.
(bkz: romantizm)#515945
bu başkaldıraya bir çok ressam katıldı
köye ilk gelen ressam theodore rousseau idi.
sonrasında, diaz, milet jacque geldi.. daha sonra gelenlerin ardı arkası kesilmedi ve köyde ressamların barınmasını karşılamak için iki otel yapıldı. sabah kahvaltılarını birlikte yapmak kurallarıydı. sonra doğaya açılır ne görürlerse onu çizerlerdi. resimlerinde taslak yoktur. onlar ışık etkisini dikkate alırlar ve fırça darbeleri onlar için önemli değildir.
neyse ''o''dur kardeşim.
bu ''neyse o'' akımına barbizon ekolü denir.
(bkz: ekspresyonizm)
konuya nereden başlayacağımı kestiremiyorum.
her şey şu ukdeyi doldurmamla başladı. #1189967
bu ukdede bahsettiğimiz gibi 19 yy'da fransız ressamlar her şeyi kurallara kanunlara göre yapmaktan sıkıldılar. sanat okulları bu konuda çok katıydı. ''hay böyle işin'' diyerek tuvallerini çizimlerini biraz nefes almak için ormanıyla doğasıyla çok güzel bir köy olan barbizona attılar. gün boyunca doğayı inceleyerek, hemde ''iki lafın belini kırarak'' vakit geçirmeye başladılar.
yaptıkları resimler, ''gerçek'ti.
ışık insanlar doğa... herşey çok gerçekçi bir şekilde çiziliyordu. romantikler gibi ''yüce'' likten ve yüceltmekten kaçındılar.
(bkz: romantizm)#515945
bu başkaldıraya bir çok ressam katıldı
köye ilk gelen ressam theodore rousseau idi.
sonrasında, diaz, milet jacque geldi.. daha sonra gelenlerin ardı arkası kesilmedi ve köyde ressamların barınmasını karşılamak için iki otel yapıldı. sabah kahvaltılarını birlikte yapmak kurallarıydı. sonra doğaya açılır ne görürlerse onu çizerlerdi. resimlerinde taslak yoktur. onlar ışık etkisini dikkate alırlar ve fırça darbeleri onlar için önemli değildir.
neyse ''o''dur kardeşim.
bu ''neyse o'' akımına barbizon ekolü denir.
(bkz: ekspresyonizm)
devamını gör...
