vefa lisesi
1872'de kurulan, türkiye'de ilk türkçe eğitim veren lise. fatih'te vefa semtinde tarihin tam ortasında yer alır. şehzadebaşı camii bahçesi ve bozdoğan kemeri'nin birleştiği yerde tarihi binalarıyla eğitim verir.
öğrencisi olunası liselerdendir. galatasaray, iel, kabataş, cağaloğlu gibi kafadaki liselere puanı yetmeyen zeki ama çalışmayanların(!)* ve çok çalışıp anca o seviye çıkanların karmasından oluşan ilginç kitlesi vardır. kız yurdu vardır, şehir dışından birçok öğrenci gelir. mezunları her yıl boza gününde bir araya gelir, boza ve leblebi yenir, yediden yetmişe bir kalabalığa şahit olunur. öğretmenleri kalitelidir ve öğrencileriyle ilişkileri çok iyidir. sadece bilgi vermez, kendini ve toplumu tanımayı öğretir. akp hükümetinin kaliteli liseleri yok etme vizyonuyla birlikte diğer iyi okullar gibi hocaları dağıtılmıştır.
şener şen, kemal sunal, hasan ali yücel, sabahattin zaim, mehmet akif ersoy, yahya kemal beyatlı, toktamış ateş, hüseyin cahit yalçın, gazanfer özcan, erol büyükburç müjdat gezen gibi kültür, sanat, sosyal bilim camiasından önemli isimler buradan mezundur.
öğrencisi olunası liselerdendir. galatasaray, iel, kabataş, cağaloğlu gibi kafadaki liselere puanı yetmeyen zeki ama çalışmayanların(!)* ve çok çalışıp anca o seviye çıkanların karmasından oluşan ilginç kitlesi vardır. kız yurdu vardır, şehir dışından birçok öğrenci gelir. mezunları her yıl boza gününde bir araya gelir, boza ve leblebi yenir, yediden yetmişe bir kalabalığa şahit olunur. öğretmenleri kalitelidir ve öğrencileriyle ilişkileri çok iyidir. sadece bilgi vermez, kendini ve toplumu tanımayı öğretir. akp hükümetinin kaliteli liseleri yok etme vizyonuyla birlikte diğer iyi okullar gibi hocaları dağıtılmıştır.
şener şen, kemal sunal, hasan ali yücel, sabahattin zaim, mehmet akif ersoy, yahya kemal beyatlı, toktamış ateş, hüseyin cahit yalçın, gazanfer özcan, erol büyükburç müjdat gezen gibi kültür, sanat, sosyal bilim camiasından önemli isimler buradan mezundur.
devamını gör...
sevişme öncesi yapılan ritüeller
kutsal bir dağa çıkıp, bilinmeyen bir bitki alırım. ardından o bitkiyi 3 okyanusun en derin noktasından aldığım suda kaynatırım. ondan sonra doğaçlama..
devamını gör...
ötanazi
(bkz: doğrusu, hande ataizi)
devamını gör...
anın fotoğrafı
'balkonda ıllamurr keyfi yabalım mı tiyze?' dedi. bana dedi bana.

ıllamur diyor ıllamur. o öyle diyor.
neyse efendim geldik balkona. keyfimiz yerinde. birazdan evine götüreceğim. kapanış keyfisinden sonra.
' kim o teyze kimle konuşuyonn?' dedi ve ekledi 'bene selam söylesin.' (elimde telefon gördüğü zaman öyle der. biriyle konuşuyorsam onla diyolağa geçebilmek için. o kadarda değil be çocuk telde konuştuklarımla da geçmeyi ver diyaloğa.)
kendileri çok sosyaldir. bu konunun önüne geçmeye çalışıyoruz. çünkü onun sosyalliği kimilerini rahatsız ediyor. markette, pazarda, sokakta... gördüğü insanlara 'bakal mısın hayatım bakal mısın?' der. mis kokulum, cennet kuşum cabası. işte onun herkese selam verme ve herkesle konuşmaya çalışmasından rahatsız olanlar oluyor. bizde bunun önüne geçemediğimiz için sürekli tembihte bulunuyoruz.
'bir çocuğun hele ki özel bir çocuğun seslenmesinden, ne bileyim iltifat etmesinden, konuşmaya çalışmasından rahatsız olacak kadar hayat size ne yaşattı?' demek istediğim insanlar var. kalbinize ne değdi de böyle çürüdünüz?

ıllamur diyor ıllamur. o öyle diyor.
neyse efendim geldik balkona. keyfimiz yerinde. birazdan evine götüreceğim. kapanış keyfisinden sonra.
' kim o teyze kimle konuşuyonn?' dedi ve ekledi 'bene selam söylesin.' (elimde telefon gördüğü zaman öyle der. biriyle konuşuyorsam onla diyolağa geçebilmek için. o kadarda değil be çocuk telde konuştuklarımla da geçmeyi ver diyaloğa.)
kendileri çok sosyaldir. bu konunun önüne geçmeye çalışıyoruz. çünkü onun sosyalliği kimilerini rahatsız ediyor. markette, pazarda, sokakta... gördüğü insanlara 'bakal mısın hayatım bakal mısın?' der. mis kokulum, cennet kuşum cabası. işte onun herkese selam verme ve herkesle konuşmaya çalışmasından rahatsız olanlar oluyor. bizde bunun önüne geçemediğimiz için sürekli tembihte bulunuyoruz.
'bir çocuğun hele ki özel bir çocuğun seslenmesinden, ne bileyim iltifat etmesinden, konuşmaya çalışmasından rahatsız olacak kadar hayat size ne yaşattı?' demek istediğim insanlar var. kalbinize ne değdi de böyle çürüdünüz?
devamını gör...
türkiye'nin internet hızında 170 ülke arasında 103. sıraya gerilemesi
moral bozucu haber. üstelik 103 ise yine iyi diye düşünüyorum. internet hızı değil hızsızlığı söz konusu bence.
özellikle malum operatör burayı iyi okusun:
gelecekte eğer ay'a yolunuz düşecekse, internet bağlantısı konusunda endişelenmenize gerek yok. çünkü nasa ve mit üniversitesi'nden araştırmacılar ay'a yüksek hızlı internet götürmeyi başardı. gelişme ay'dan 19,44 mbps download hızıyla internete bağlanmaya izin veriyor.
hizmet diye övündükleri ve kesinlikle tam verimli kullanamadığımız bağlantı ay'da bile var.
para ödemeye gelince söke söke alıyorlar, 2 gün geciksen kesintiler başlıyor hemen. hizmete gelince kimse yok ortalıkta. şikayetvar sitesine bakın, bunların ver(me)diği hizmet hakkındaki şikayetlerle dolu olduğunu göreceksiniz.
neyse, fazla doluyum bu konuda. susuyorum yoksa fena giydireceğim.
özellikle malum operatör burayı iyi okusun:
gelecekte eğer ay'a yolunuz düşecekse, internet bağlantısı konusunda endişelenmenize gerek yok. çünkü nasa ve mit üniversitesi'nden araştırmacılar ay'a yüksek hızlı internet götürmeyi başardı. gelişme ay'dan 19,44 mbps download hızıyla internete bağlanmaya izin veriyor.
hizmet diye övündükleri ve kesinlikle tam verimli kullanamadığımız bağlantı ay'da bile var.
para ödemeye gelince söke söke alıyorlar, 2 gün geciksen kesintiler başlıyor hemen. hizmete gelince kimse yok ortalıkta. şikayetvar sitesine bakın, bunların ver(me)diği hizmet hakkındaki şikayetlerle dolu olduğunu göreceksiniz.
neyse, fazla doluyum bu konuda. susuyorum yoksa fena giydireceğim.
devamını gör...
bir insanla ilişkiyi kesmek için yeterli sebepler
sizi aptal yerine koyması
devamını gör...
yazarların en sevmediği şey
akraba,akraba,akraba.
devamını gör...
noktalama işaretleri
bir yazı dilinin anlaşılabilir olması için kullanılması elzem olan isaretlerdir. özellikle türkçe gibi cümlelerin çok farklı anlamlara çekilebilidiği bir dilde.
devamını gör...
baby driver
sadece açılış sahnesi için bile izlenebilecek aksiyon türündeki, bol müzikli bir film.
devamını gör...
banyan ağacı
daha çok hindistan, afrika ve hawaii gibi bölgelere özgü, yaklaşık 300 civarında gövdeden oluşan, kökleri yukarıdan aşağı doğru olan ve gövdeleriyle büyüyen bir ağaç. bazı toplumlarda bu ağaçtan bitkisel ilaç elde edilebiliyor.
devamını gör...
siyahın en çok yakıştığı şey
yakışmadığı bir şey göremediğim için bir çok madde sıralayacağım başlık.
- elbise
-topuklu ayakkabı
- kitap kılıfı
- kahve fincani
- nevresim takımı
- oje*
-yemek takımı
- perde
- çorap*.
tek yakışmadığını düşündüğüm şey böcekler, onlara karşı fobiliyim.
- elbise
-topuklu ayakkabı
- kitap kılıfı
- kahve fincani
- nevresim takımı
- oje*
-yemek takımı
- perde
- çorap*.
tek yakışmadığını düşündüğüm şey böcekler, onlara karşı fobiliyim.
devamını gör...
kadınlar ülkesi
ithaki yayınlarından çıkan charlotte perkins gilman tarafından yazılan 216 sayfalık bir kitap kadınlar ülkesi.
açıkçası bu yıl yapılan ankara kitap fuarından tavsiye üzerine aldığım bir kitap. oradaki arkadaş eğlenceli bir kitap diyerek önermişti. okuyacak farklı bir şeyler arıyorsanız tavsiye ederim demişti. adı bile günümüz yapısına bu kadar ters olan bir kitabı tabiki de aldım.
efendim kitabın içeriğine gelecek olursak, farklı karakterlere sahip ama aynı zamanda her bir karakterde toplumun genel erkek profilini yansıtan 3 erkeğin bir keşif seyahati esnasında yerlilerin efsaneleri üzerine kesfettikler, günün dünyasından uzak kalmış ve kadınlar tarafından yönetilen bir ülkenin hikayesi anlatilmaktadir.
kitabı okuyacaklar için burdan sonrası spoiler olmasa da gene de spoiler içerebilir.*
öncelikle bu 3 arkadaşımızi anlatmak gerekir efendim. bir tanesi sosyolojiye meraklı ve her şeyi toplumsal açıdan ele alarak irdeleyen, diğeri erkeklerin alfa yani olarak tanımlanan özellikleri bünyesinde bulunduran ve her şeyi fethetme kazanma arzusuyla motive olan sonuncusu ise anneci dediğimiz genelde baskın kadın karakterlerden hoşlanan ve kadinlari ilahlastiran tiplerdir. bu 3 arkadaş kitap boyunca kendi içlerinde de çelişkiye düşmekte hatta iki ayrı üç ile bunların ortasını temsil etmektedir. temelinde sadece kadınların bakış açısıyla kurulan bir düzende anneliğin bile bir meslek olarak daha doğrusu uzmanlık alanı olarak görüldüğü, erkeksiz üremenin olduğu ve eğitim özelinde inanılmaz gelişim ve standartlasma göstererek gelişen bir dünya tasvir edilmektedir. hatta zaman zaman kitaptaki kadınları pragmatik ve oldukça acımasız bulmakta mümkündür. nihayetinde aslında bir hikaye olarak kadınların kendi oluşturdukları toplumsal düzen yazarın görüşü doğrultusunda anlatılmaktadır.
açıkçası ben kitabı okuyan kadınların bile bazı bölümleri eleştirecegi kanaatindeyim. çünkü alisagelmedik bir yaklaşım söz konusu. kendi ada vardigim sonuc hayatta her şeyin dengeli olması yönündeydi. farklı bir kitap arayanlara şiddetle tavsiye olunur. ayrıca çevirmeni sevda deniz karalı güzel bir iş çıkarmış.
açıkçası bu yıl yapılan ankara kitap fuarından tavsiye üzerine aldığım bir kitap. oradaki arkadaş eğlenceli bir kitap diyerek önermişti. okuyacak farklı bir şeyler arıyorsanız tavsiye ederim demişti. adı bile günümüz yapısına bu kadar ters olan bir kitabı tabiki de aldım.
efendim kitabın içeriğine gelecek olursak, farklı karakterlere sahip ama aynı zamanda her bir karakterde toplumun genel erkek profilini yansıtan 3 erkeğin bir keşif seyahati esnasında yerlilerin efsaneleri üzerine kesfettikler, günün dünyasından uzak kalmış ve kadınlar tarafından yönetilen bir ülkenin hikayesi anlatilmaktadir.
kitabı okuyacaklar için burdan sonrası spoiler olmasa da gene de spoiler içerebilir.*
öncelikle bu 3 arkadaşımızi anlatmak gerekir efendim. bir tanesi sosyolojiye meraklı ve her şeyi toplumsal açıdan ele alarak irdeleyen, diğeri erkeklerin alfa yani olarak tanımlanan özellikleri bünyesinde bulunduran ve her şeyi fethetme kazanma arzusuyla motive olan sonuncusu ise anneci dediğimiz genelde baskın kadın karakterlerden hoşlanan ve kadinlari ilahlastiran tiplerdir. bu 3 arkadaş kitap boyunca kendi içlerinde de çelişkiye düşmekte hatta iki ayrı üç ile bunların ortasını temsil etmektedir. temelinde sadece kadınların bakış açısıyla kurulan bir düzende anneliğin bile bir meslek olarak daha doğrusu uzmanlık alanı olarak görüldüğü, erkeksiz üremenin olduğu ve eğitim özelinde inanılmaz gelişim ve standartlasma göstererek gelişen bir dünya tasvir edilmektedir. hatta zaman zaman kitaptaki kadınları pragmatik ve oldukça acımasız bulmakta mümkündür. nihayetinde aslında bir hikaye olarak kadınların kendi oluşturdukları toplumsal düzen yazarın görüşü doğrultusunda anlatılmaktadır.
açıkçası ben kitabı okuyan kadınların bile bazı bölümleri eleştirecegi kanaatindeyim. çünkü alisagelmedik bir yaklaşım söz konusu. kendi ada vardigim sonuc hayatta her şeyin dengeli olması yönündeydi. farklı bir kitap arayanlara şiddetle tavsiye olunur. ayrıca çevirmeni sevda deniz karalı güzel bir iş çıkarmış.
devamını gör...
anlaşılmamak
'' ne kadar konuşursan konuş, karşıdakinin anladığı kadarsın'' sözünü hatırlatmıştır. boşverin vallahi değmez bu dünya. siz kendinizi ne kadar anlıyorsunuz önemli olan bu.
devamını gör...
şarkılarla geçtim aranızdan radyo yayını
ilk bölüme özel harika bir sanatçıya yer verilmiş. kazım koyuncu'nun tanımlanmasıyla/tanıtılmasıyla başlayan yayın epey keyifli olacağa benziyor. çok sevdiğimiz sanatçının bir de kendisini nasıl tanımladığını şöyle kenara bırakayım;
‘'ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz karadenizliyim ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim.’'
iyi ki geçtin aramızdan karadeniz'in hırçın çocuğu...
edit: pusuda askıda yaşamak şarkısını bekliyordum, ah yaşasın!
edit 2: kim istediyse bu şarkıyı teşekkürlerimi iletiyorum, nasıl da hatrıma gelince kalbim acıdı.
"bir gün yolda yürüyordum, bir şarkı duydum, kalbim acıdı... bu kadar..."
‘'ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz karadenizliyim ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim.’'
iyi ki geçtin aramızdan karadeniz'in hırçın çocuğu...
edit: pusuda askıda yaşamak şarkısını bekliyordum, ah yaşasın!
edit 2: kim istediyse bu şarkıyı teşekkürlerimi iletiyorum, nasıl da hatrıma gelince kalbim acıdı.
"bir gün yolda yürüyordum, bir şarkı duydum, kalbim acıdı... bu kadar..."
devamını gör...
ırk bitig
kehanetler üzerine bilgiler veren, orhun alfabesi ile yazılmış olan tengrizme ait sayılabilecek bir çeşit kutsal kitap. zar dizilimine dayalı numerolojik bir kehanet okuma sistemi olduğu düşünülmektedir. 1907 senesinde çin'deki mogao mağaraları'nı gezen macar asıllı ingiliz arkeolog aurel stein tarafından keşfedilmiştir. günümüzde de british library'de muhafaza edilmektedir.
devamını gör...
bilerek mi böyle davranıyor yoksa geri zekâlı mı çelişkisi
çelişki yok. geri zekalıdır.
devamını gör...
ayna önünde ağlamak
(bkz: ay ben gülerim)
genelde ne güzel ağlıyorum, ne kadar da yakıştı bana durumu oluyor o an tüm konsantrasyonum bozuluyor ve gülmeye başlıyorum.
genelde ne güzel ağlıyorum, ne kadar da yakıştı bana durumu oluyor o an tüm konsantrasyonum bozuluyor ve gülmeye başlıyorum.
devamını gör...
başlıklara tanım girilmemesi
kırk yılın başı bir başlık açıyorum. asla tanım girilmiyor. bu sadece bana mı oluyor yoksa herkese mi... cidden bu konuda büyük bir merak içerisindeyim. hani bana özelse açmayacağım. eğer bana özel değilse kolunuz mu koptu. niye yazmiyorsunuz. 300 kişi açık... onlinesınız öyleyse varsınız.. neredesiniz ul*n. hani kardeştik. en kötü gece 2 3 tanım girip yatarım. maksat sirkülasyon olsun. tanım girip çıkalım sözlüğe can verelim. benim burda bi karım yok istesem tanımları okur geçerim ama ben siz de bir şeylere katılın istiyorum....yoksa almadığım maaşıma bakarım bende oturur çayımı içerim....
devamını gör...


