stephen king'in erken dönem hikâyelerinden/romanlarından birisidir. 1989 yılında beyaz perdeye uyarlanan bu hikâyenin senaristliğini de bizatihi king'in kendisi yapmıştır. benim için bu film gerilim sinemasının efsanelerinden birisidir. ha filmi izleyip; ''korkmadık abi yea'' diyen bir kitle mevcut olsa da, ben bu tepkilere kulak vermeden filmi her daim önerdim. bir kere tarih itibarı ile baktığınızda konusuyla farklılık yaratıyor. eski kızılderili laneti üzerinden yola çıkarak, insanoğlunun henüz sevdiklerini kaybetmeye hazır olmadığında neler yapabileceğini gözler önüne seriyor ve benim gözümde topu doksana takıyor. tabi şimdilerde bu filmi izlediğinizde filmin bazı sahnelerini komik bulabilir ve eleştirebilirsiniz lakin öyle anlarda filmin çekildiği tarihi kendinize hatırlatmanızda fayda var derim. film özelinde benim favori karakterim church'tür ve onun üzerine feriştahı gelse tanımam. church bu arada winston churchill'in kısaltması. onu da filmi izlemeyenler için not düşmek lazım. hani vay kerkenezler kiliseye gönderme yapmışlar falan deyip, baltayı taşa vurmayın. hayvan mezarlığını hiç yoksa 9-10 kere izlemişimdir. o derece severim.

yalnız yeniden çekilen versiyonu bende beklenen etkiyi doğurmadı. hayvan mezarlığı tutkunu olduğum için oturdum izledim ama biraz öylesine izlemiş oldum dersem de yalan olmaz. diğer kısımlara girmeden olaya church özelinde bakacağım zira yeni church'ü gördüğüm anda kan beynime sıçradı. zaten ondan sonra bir türlü dikiş tutturamadım. filmin finali fena olmamış, onun hakkını vermem lazım. yahu yılların church'üne bu eziyet yapılır mı arkadaş? hayvanın bütün karizmasının içine etmişsiniz. onun o bir anda ortaya çıkıp ürküten halleri, gözleriyle saçtığı öfke kül olmuş gitmiş. çakma church ne bileyim böyle pespaye bir şey olmuş. kediye baktıkça ah çekiyorsunuz... tabi o ahların bir kısmı sin kaflı oldu ama yapacak bir şey yok*

bakın bizim aslan parçası bu;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu da çakması;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
church aşkına söyleyin bakalım, haksız mıyım sizce? filmin en karizmatik karakterinin ırzına böyle geçilir mi arkadaş?

hayvan mezarlığını hiç izlememiş olan arkadaşlara öncelikle 89 yapımı olan filmi izlemelerini öneririm. diğerini ondan sonra izleyin. yazık etmeyin kendinize *
devamını gör...

dünyanın en vefalı hayvani da denilebilir kendilerine, tek eşli olmakla birlikte eşleri ölünce yalnızlıkla dost olup bir başka eş bile aramazlar imiş.

insanlar bile tek eşliliği sorgularken inanılmaz etkileyici bu heybetli kuşların halleri.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

*

vücudunuz ağrı kesicilere alıştığı zaman ortaya çıkan durumdur ya da ağrı kesiciniz paroldur.
devamını gör...

biraz düşündüm de küçükken hiçbir şeyden korkmuyormuşum ama şimdi yükseklik.
devamını gör...

gündem sürekli aynı olduğundan yaptığım eylemdir. vallahi bunaldım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lütfen terbiyenizi takının:
başında lütfen olması ve içinde terbiye sözcüğü geçmesi sizi yanıltmasın; aslında içinde kinaye olan ağır bir laftır.
terbiye eskiden at yada beygir gibi binek hayvanlarının baş kısmına takılan ve gem, dizgin, gözlük ve başlık gibi unsurlar içeren ve binek hayvanının başı boş hareket etmemesini sağlayıp onu yönetmeye yarayan bir aracın adıydı.
terbiyenizi takının diyen bir kişi , size dolaylı yoldan at, beygir, eşek gibi bir binek hayvanı olduğunuzu ve terbiye adı verilen özel binek başlığınızı takmadan dolaşıyorsunuz, galiba sahibiniz başıboş bırakmış; lütfen terbiyenizi takının demek istemektedir.
devamını gör...

beyni sıfırlamak gibi bir şey... kimseye bağlı kalmadan sadece kendi düşüncelerinle rahatlamak istersin. bölünmeden, sorgulanmadan sade ve sadece kendinle.. çoğu zaman bu boşluk duygusu insana garip bir huzur verir.
devamını gör...

tüm dünya'da virüs salgınında bilgileri gizleyenler açıklama yapmayanlar suç işliyor.

yol çalışması otobanda ve işaretler uyarı levhaları koymamak gibi.
otobanı kapatmışsınız ama çıkışlara insanları yönlendirmemek gibi.
tünelde göçük var ve siz insanlara bu yolu kullanmayın demiyor "valla gideceğin yere 3 saatte gitmeyi düşünme" diyorsunuz.
neden diye sorunca bilgi veremem diyorsunuz.
binada gaz kaçağı var hangi daire olduğunu söylemiyor, evde yangın çıkmış itfaiyeyi arayıp adres vermemek gibi.

hasta olup doktora gidip muayene oluyorsunuz durumunuz kritik diyen doktor hangi organ hangi hastalık olduğunu söylemiyor.

tüm bunlar olurken aşılama (aşı işe yaradığını varsayarak) tüm ülkelerde sonuç alınması için gerekli süre 7 yıl 10 yıl gibi sürecek diyenler var.
hatta tüm dünya'da aşılama asla olmayacağını ülkeler siyasi askeri ekonomik güç olarak aşı ve tedavi tekniklerini elinde tutup bm nato ab vb tüm dünya'da uluslararası kuruluşlar ve ilişkilerde bir silah yaptırım aracı olarak tutacağını tartışıyor.
düşünsenize...
çin aşısı daha başarılı veya abd aşısı ya da rus.
bu ülkeler bir birine aşı verecek mi sanıyorsunuz?
ya da bu ülkeler ile birlikte olup uluslararası arenada destek veren ülkelere.

bu virüse yakalanıp ölenler kurtuluyor, ölmeyen tıbbi müdahale gören insanlarda beyin kalp damar ve solunum sistemlerinde ağır hasar oluyor. hastalığı belirtisiz şekilde ayakta atlatan ve tıbbî müdahale yaşamamış, farkında olmayanlarda bile kalp de ritm bozukluğu unutkanlık bulgularına rastlanmaktadır.

binlerce kez mutasyon geçiren ve hangi mutasyonun nasıl bir hasara yol açtığını bilmiyoruz.
avrupa'da asya'da afrika'da amerika'da coğrafya beslenme iklim toplumsal yaşam sağlık durumları vb gibi etkenler de hesap edilirse her bünye farklı tepkime verdiği için virüs de ortam insan faktörüne karşı kendini yenilediği düşünülürse, geniş bir tarama araştırma şu an yapılması için ne zaman ne imkan ne ortam var.

hâlâ ölümler virüsün seyri vb konularda bilgiler paylaşılmıyor.
ilaç şirketleri laboratuarlar çalışmalarını sonuçlarını paylaşmıyor.
aşılar için üretim merkezleri ülkelere yayılmıyor.
aşı tedavi ilaç hijyen medikal malzemeler tıbbî araç gereç vb konularda tedarik zinciri belli karteller ülkeler elinde ve bunu ticari siyasi güç olarak tutuyor.

bu virüs salgını elbet bitecek veya mevsimsel grip seviyesinde olup yine insanlar ölecek.
ama bilgi saklayan açıklama yapmayan bilgi paylaşmayan bu insanlar yaşanan ölümlerden sorumlu tutulacak.

tüm dünyada ölümleri bu hastalığı yaşamış kalıcı hasar ve gelir kaybına uğrayan insanlar toplu olarak ticari siyasi gerekçeler ya da makam mevki akademik kariyer gerekçesiyle bilgi paylaşmayan kişi kurum kuruluşlara toplu davalar açacak.
bu aşı ilaç medikal malzeme tedavi tekniklerini paylaşmayan insanlara da...

umarım insanlık ön plana çıkar.
ticari siyasi askeri beklentiler güç için değil de insanlık için çalışırlar.
yoksa bu milyonlarca ölüm, trilyonlarca dolar ziyan olmasına yol açmasına etken oldu diye lahey adalet divanında çok insan yargılanır.
devamını gör...

çektiği acıyı belli ederse, etrafında bulunan kişilerin üzüleceğini ve acı çekeceğini ya da acısını belli etmenin bir zayıflık göstergesi olduğunu düşünen insandır.
devamını gör...

huh dedirten cinsten. bir ürperti gelmedi değil.
devamını gör...

bu yaşıma gelene kadar öğrendiğim en muazzam şey tepkisiz kalabilmek.

ınanılmaz kırılmış, şaşırmış yada üzülmüş olsam bile herşeyin olabilirliğini,
herkesin herşeyi yapabileceğini kabullenmek.!
devamını gör...

videoyu izlerken kanım dondu. insanlar masum bir hayvana bunu nasıl yapabiliyor? umarım bunda parmağı olan herkes acı içinde inleye inleye geberir. bu hayvana yaşattıklarını yaşamadan can vermezler umarım.
devamını gör...

angut olduĝumu söyleyip beni engellemiş yazardır. bari sebebini söyleseydiniz. birine hakaret etmek bu kadar kolay olmamalı.
devamını gör...

gittikleri bir restoranda gelen hesabı öderken türk lirası ile burnunu silerek dalga geçen turistlerdir.
kendilerince türk lirasının onlar için ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışmışlar.
devamını gör...

özet:

z kuşağının yüzde 15.7'si dini ibadetlerini yerine getirirken, yüzde 55.8'i dinsel tabanlı olayları yerine getirmediklerini ve yüzde 28.5'i inançsız olduğunu ifade etti. yine z kuşağının yüzde 82.2'si farklı din ve mezhepten insanlarla evlenebileceğini belirtmiş olup, bu oran önceki kuşakta yüzde 32.8'dir.

haberin tamamı:

z kuşağı insan hakları, hayvan hakları, cinsiyet ayrımcılığı gibi konularda duyarlılığı ön planda olan, haklar konusunda eşitlik temelli bir anlayışa sahip. z kuşağının yüzde 45 gibi oldukça önemli bir oranı herkesin eşit ve benzer haklara sahip olduğu görüşünü savunuyor.

bu çerçevede bu kuşak için ırk, cinsiyet, din, dil, mezhep gibi unsurlar düşük bir öneme sahip.

örneğin ‘farklı bir din veya mezhebe ait biriyle evlenebilirim' diyenlerin oranı bundan önceki nesilde yüzde 32.8 iken, z kuşağı içinde yer alanlarda bu oran yüzde 82.2.

bu değerler, z kuşağı için din ya da mezhep farkının önceki kuşaklara göre büyük ölçüde önemsiz kaldığını gösteriyor. bu kuşağın yüzde 15.7'si namaz kılma, oruç tutma gibi dini inançlarının gerekliliklerini yerine getirdiğini söylerken, yüzde 55.8'si ise bu gereklilikleri yerine getirmediğini söyledi. yüzde 28.5'i de inançsız olduğunu ifade etti.

www.sozcu.com.tr/2020/gunde...
devamını gör...

twitterdaki bir videosunun altına bir kadının "böyle konuştuğuna bakmayın ben ve benim gibi bir sürü arkadaşımı taciz eden bir adam bu" minvalindeki yanıtından sonra, birkaç farklı kadının daha aynı suçlamada bulunması sonucunda gelen özürdür. " eril faiilliğin ne olduğu farkına varılana kadar karşı tarafta yaralar açabiliyor,...,farkında olmadan kırıp döktüklerim için özür dilerim" şeklinde bir metin yayınlanmıltır. madem eril faillik, bunun 62 yaşında fark edilmesi toplum adına dehşet verici değil midir? bu olayla ilgili hatalı görüş ise icra ettiği meslekle veya hobiyle, kişilerin karakterlerini, davranışlarını bağdaştırmaktır. kimse iyi yazar diye karakterli bir insan olmak zorunda değil. hiçbir insan başka bir insana cinsel, duygusal, fiziksel tacizde bulunamaz, evet, fakat bu yazar vs. olmanın dışında bir konudur. protesto eder okumazsın bu şekilde de tepki gösterirsin bu senin bileceğin iş. fakat esas tepki verilmesi gerekenin yanlış davranışlar ve bu bozuk zihniyet olduğunu lütfen unutmayalım.
devamını gör...

sözlüğün geleceğini derinden etkileyecek gerçektir. kgb'nin sözlüğe desteğini kesmesi ve sözlüğün kaderine terk edilmesi sonucu yataklara düşen benjamin, sözlüğün on kuruşluk bütçesini envai çeşit votkaya gömmüştür, iyi halt etmiştir.

sözlük masraflarının karşılanması gerekliliğinden dolayı, buradan sonrası yalnızca zengin yazarları ve mafyayı ilgilendirir. boşa para vermek istemeyenler için yarın 19 sularında benjamin'in çıplak pozları için açık arttırmamız olacaktır. kendisi bir onlyfans hesabı açmayı da düşünmektedir, üyelik maliyeti aylık onnira.

şimdilik başka bir fikrimiz yok. yardım göndermek isteyen yazarlar iban numarası için moderasyonla iletişime geçebilirler. her türlü yardım ve öneriye açığız.
devamını gör...

günaydın sözlük.
bu günde sabah oldu ve inşallah bu günde akşam olacak.
keyifli olsun de mi?
çünkü
ne olursa olsun yaşamaya mecbursun
bulutsuzluk özlemi
bu gün canın çok sıkın
her şey sana zor geliyor
olabilir
bu gün aşkın bitmiş
o seni terk edip gitmiş
olabilir.
devamını gör...

son 3 aydır yaşadıklarım. anlatamam da zaten sözlük. yazamam da. tüm hücrelerimle hissettiğim huzursuzluğu ve çaresizliği hangi kelimelerle anlatabilirim. ben de kendimi verdim buraya işte. iyi ki vardı burası. neyse ağlama evresine geçiş yapmadan keselim. kestik.

ekleme: ne kadar güzel insanlar var burada, portakallı şekerlemelerim benim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim