başlıkların altına size ne diye yorum yapmak
benim de garipsediğim bir durumdur. temel amaç zaten bir fikirin ortaya atılması sonrası fikirlerin beyan edilmesi olan bir mecrada -bazı durumlarda tek cümlelik bkz vermeyi vs. ayrı tutarak- doğrularınızla çelişen farklı bir fikire neden öcüymüş gibi bundan bize ne olması ve peki bundan size ne olması gibi bir bkz'nin neden ortalığa öylece bırakıldığını anlamıyorum. eğer bundan size veya bize ne ise tanım girmeyebilirsiniz, çok basit bir olgu bu. her konuda fikir belirtmek ya da farklı fikre saldırmak zorunda değil kimse. efendi uslu tartışıp olaysız dağılalım, nedir yani. çok mu zor?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
unutuyorum, huysuzum ve çaysız yapamıyorum.
ahh bir de film izlerken genelde tek gözümle uyuyakalıyorum ve bunu söylediklerinde asla kabul etmiyorum.
ahh bir de film izlerken genelde tek gözümle uyuyakalıyorum ve bunu söylediklerinde asla kabul etmiyorum.
devamını gör...
budala
aynı zamanda ippolit terentyev gibi ne beyaz ne siyah sadece gri olan bir karakteri de içerir bu kitap. ippolit'in "ölümünü bilecek olsan etik kurallarını ipler miydin?" sorusu ve bunun üzerinden okuyucuya yönelttiği sorular bana göre kitabı çekilebilir kılan konulardandı.
devamını gör...
sıcak su epilepsisi
6 aylık yeğenimin, banyo sırasında annesinin farkettiği durum.
gelinimiz çocuğun banyoda yaşadığı problemi anlattığında, kimse bu durumu ciddiye almamıştı. birkaç çocuk doktoru ile konuştu. bir problem yok çocukta dediler.
bunun üzerine videolarını çekip, çocuk doktorlarına gösterdi. gene bir şey yok dediler.
sonunda çocuk nörolojisine gitti.
adam videoyu izler izlemez ''sıcak su epilepsisi'' bu dedi.
6 aylık çocuk, tam iki sene boyunca ilaç kullandı ve hastalığı atlattı.
bizde derin bir nefes aldık.
atlattı atlatmasına ama ; atlatma sürecinde, kullandığı ilaç sebebiyle başka bir ilaç kullanılması yasaktı. böylece hasta olmaması için ekstra önlem aldık. diğer çocuklar gibi koşmadı, örneğin grip olduğunda şurup filan içmedi.
afasından aşağı su dökmek eyleminden kaçınıldığı için, kirlenmedi mesela... oysa kirlenmek ne güzeldir.
2 sene diğer çocuklar gibi eğlenemedi, çocukluğunu yaşayamadı.
o sebeple, çocuğunuzun banyo sırasında bayılması, bilincini kaybetmesi gibi bir tuhaflıkla karşı karşıya iseniz, mutlaka çocuk nörolojisine gidin. erken dönemleri kaçırdığınızda iyileşmesi zor bir bir hastalık bu.
biraz hastalıkla ilgili konuşalı şimdi.
ilk olarak, 1945 yılında yeni zellanda sıcak su epilepsisi olarak tanımlanmış, bir refleks epilepsisidir ve nadir rastlanan bir hastalıktır. bu hastalığın ''gözle görünür'' olması yada ''farkedilebilmesi'' için uyaran gerekli değerli arkadaşlar. bu uyaran da ''bir tas su''.
özellikle hindistan gibi tasla kafadan aşağı su dökme suretiyle yapılan banyo alışkanlığı olan yerlerde sık görülüyor.
suyun sıcaklığı, banyoda kalma süresi, sıcak su vb gibi etmenler, tetiklemeyi etkileyen faktörler.
bu sebeple tasla yıkanan ülkelerde sık görülür.
yeğende hastalık peydah olunca, tam olarak ne olduğunu anlayamadığımız için, hastalığı geçirenlerle konuştum.
konuştuğum kişiler den anladığı kadarı ile, ileri yaşlarda dahada sıkıntılı olabilir. banyoda bilinç kaybı yaşadıklarını, gözlerini birden yataklarında açtıklarını, bazen cam bölme içinde yıkandıklarını, cam bölmenin üzerine düştüklerini, ancak kendilerine gelene kadar bu durumu farketmediklerini, dahası hiçbir şey hatırlamadıklarını söylüyorlar.
müzdaribi olanların en kısa sürede atlatmalarını diliyorum.
gelinimiz çocuğun banyoda yaşadığı problemi anlattığında, kimse bu durumu ciddiye almamıştı. birkaç çocuk doktoru ile konuştu. bir problem yok çocukta dediler.
bunun üzerine videolarını çekip, çocuk doktorlarına gösterdi. gene bir şey yok dediler.
sonunda çocuk nörolojisine gitti.
adam videoyu izler izlemez ''sıcak su epilepsisi'' bu dedi.
6 aylık çocuk, tam iki sene boyunca ilaç kullandı ve hastalığı atlattı.
bizde derin bir nefes aldık.
atlattı atlatmasına ama ; atlatma sürecinde, kullandığı ilaç sebebiyle başka bir ilaç kullanılması yasaktı. böylece hasta olmaması için ekstra önlem aldık. diğer çocuklar gibi koşmadı, örneğin grip olduğunda şurup filan içmedi.
afasından aşağı su dökmek eyleminden kaçınıldığı için, kirlenmedi mesela... oysa kirlenmek ne güzeldir.
2 sene diğer çocuklar gibi eğlenemedi, çocukluğunu yaşayamadı.
o sebeple, çocuğunuzun banyo sırasında bayılması, bilincini kaybetmesi gibi bir tuhaflıkla karşı karşıya iseniz, mutlaka çocuk nörolojisine gidin. erken dönemleri kaçırdığınızda iyileşmesi zor bir bir hastalık bu.
biraz hastalıkla ilgili konuşalı şimdi.
ilk olarak, 1945 yılında yeni zellanda sıcak su epilepsisi olarak tanımlanmış, bir refleks epilepsisidir ve nadir rastlanan bir hastalıktır. bu hastalığın ''gözle görünür'' olması yada ''farkedilebilmesi'' için uyaran gerekli değerli arkadaşlar. bu uyaran da ''bir tas su''.
özellikle hindistan gibi tasla kafadan aşağı su dökme suretiyle yapılan banyo alışkanlığı olan yerlerde sık görülüyor.
suyun sıcaklığı, banyoda kalma süresi, sıcak su vb gibi etmenler, tetiklemeyi etkileyen faktörler.
bu sebeple tasla yıkanan ülkelerde sık görülür.
yeğende hastalık peydah olunca, tam olarak ne olduğunu anlayamadığımız için, hastalığı geçirenlerle konuştum.
konuştuğum kişiler den anladığı kadarı ile, ileri yaşlarda dahada sıkıntılı olabilir. banyoda bilinç kaybı yaşadıklarını, gözlerini birden yataklarında açtıklarını, bazen cam bölme içinde yıkandıklarını, cam bölmenin üzerine düştüklerini, ancak kendilerine gelene kadar bu durumu farketmediklerini, dahası hiçbir şey hatırlamadıklarını söylüyorlar.
müzdaribi olanların en kısa sürede atlatmalarını diliyorum.
devamını gör...
balina ile mandalina
fazıl hüsnü dağlarca'nın "dağlarca çocuklarda" serisinden bir çocuk kitabı.
denize düşen bir mandalinacık ile bir balinanın dostluğunu anlatıyor diye son derece klişe bir tanım cümlesi yazayım önce. dağlarca'nın yıldızlardan bahsederek başladığı, dalgalara, ağaçlara, dallara, bembeyaz köpüklere öyle özgün anlamlar yükleyerek yazdığı bir kitap ki, bu dostluk sadece iki çocuğun değil, iki aşığın da dostluğu olabilir mi diye sormadan edemiyor insan kendine. örneğin mandalinanın balinanın sesini tanımlayışı:
a a güzel bir ses
sanki ırmak
sanki türkü
sanki ilkyaz yeli
ses mi belli değil
beni beklediği mi belli değil
sonra mandalina ile balinanın tanışmasının üzerine balinanın içinden geçen sözler:
ne mutlu ağaçmış o
çocukları böylesine
tatlı
ne mutlu ağaçmış o
çocukları böylesine
sıcak
derken kavuşma üzerine:
denize yeşim yeşim
yansırken
mandalina ağaçları
sanki yaşlı bir anneye
mektup gelir
ta uzaklardaki çocuğundan
ve son olarak yalnızlığa dair:
çocuklar uyur uyumaz
sallanır uzaklarda ağaçlar
güneşli gecede
sever balığın biri
ağacın birini
kim yalnızsa
o daha çok duyar
ıssız yerleri
ister balina olsun
ister mandalina
kim yalnızsa o daha çok
en eski bir türkü
kim yalnızsa çocuklar
o daha çok benzer
başkasına
yıl 1977, bu kitap belki de sevgiyi en iyi sezen çocuklar için yazılmış. bir devrin çocukları böyle güzel öykülerle büyümüş. hem düşleyecek bir dünya dolusu şey vermiş yazar okurlarına, hem de olanca naifliği ve sadeliği içeren sözcükleri yan yana koyup belki dört beş yaşından seksen doksanına dek nesillere edebi bir tat sunmuş bu şiirsel hikayeyle. yapı kredi yayınları'ndan edinilebilir, hem çocuklara hem de biraz çocuk kalmışlara.
denize düşen bir mandalinacık ile bir balinanın dostluğunu anlatıyor diye son derece klişe bir tanım cümlesi yazayım önce. dağlarca'nın yıldızlardan bahsederek başladığı, dalgalara, ağaçlara, dallara, bembeyaz köpüklere öyle özgün anlamlar yükleyerek yazdığı bir kitap ki, bu dostluk sadece iki çocuğun değil, iki aşığın da dostluğu olabilir mi diye sormadan edemiyor insan kendine. örneğin mandalinanın balinanın sesini tanımlayışı:
a a güzel bir ses
sanki ırmak
sanki türkü
sanki ilkyaz yeli
ses mi belli değil
beni beklediği mi belli değil
sonra mandalina ile balinanın tanışmasının üzerine balinanın içinden geçen sözler:
ne mutlu ağaçmış o
çocukları böylesine
tatlı
ne mutlu ağaçmış o
çocukları böylesine
sıcak
derken kavuşma üzerine:
denize yeşim yeşim
yansırken
mandalina ağaçları
sanki yaşlı bir anneye
mektup gelir
ta uzaklardaki çocuğundan
ve son olarak yalnızlığa dair:
çocuklar uyur uyumaz
sallanır uzaklarda ağaçlar
güneşli gecede
sever balığın biri
ağacın birini
kim yalnızsa
o daha çok duyar
ıssız yerleri
ister balina olsun
ister mandalina
kim yalnızsa o daha çok
en eski bir türkü
kim yalnızsa çocuklar
o daha çok benzer
başkasına
yıl 1977, bu kitap belki de sevgiyi en iyi sezen çocuklar için yazılmış. bir devrin çocukları böyle güzel öykülerle büyümüş. hem düşleyecek bir dünya dolusu şey vermiş yazar okurlarına, hem de olanca naifliği ve sadeliği içeren sözcükleri yan yana koyup belki dört beş yaşından seksen doksanına dek nesillere edebi bir tat sunmuş bu şiirsel hikayeyle. yapı kredi yayınları'ndan edinilebilir, hem çocuklara hem de biraz çocuk kalmışlara.
devamını gör...
kadınların erkekleri cüzdan olarak görmesi
cüzdan olarak kullanılmış erkek beyanı.
erkeklerin kadınları cinsel obje olarak görmesi durumuyla yarışacak bir başlık.
sabah sabah ne kafalar yaşıyor insanlar beee.
he birde bazı erkekleri erkek olarak bile görmüyorum onu napcaz ?
erkeklerin kadınları cinsel obje olarak görmesi durumuyla yarışacak bir başlık.
sabah sabah ne kafalar yaşıyor insanlar beee.
he birde bazı erkekleri erkek olarak bile görmüyorum onu napcaz ?
devamını gör...
winsconsin üniversitesi solüsyonu
günümüzde organ saklanması için kullanılan winconsin üniversitesi'de bulunduğu için ismini oradan alan özel solüsyondur.
bu solüsyonla
böbrek 40-50 saat
kalp 5 saat
karaciğer 6-12 saat saklanabilmektedir.
bu solüsyonla
böbrek 40-50 saat
kalp 5 saat
karaciğer 6-12 saat saklanabilmektedir.
devamını gör...
küçük köpek kalkanı
ailenin en küçük çocuğuna verilen isimle bir tür koruma sağlama yöntemidir.
güneydoğu asya’da kendi vahşeti ile kavrulan küçük ve dünyanın aptal diktatörü amerika’nın saçmasapan bir savaş açması ile tanıdığı bir ülke olan vietnam’da, napalm bombalarının aydınlattığı hatırlarını anlatan ocean vuong’un dile kazandırdığı bu terim çok şey anlatır bize.
vietnam’da ailenin en küçük çocuklarına birer takma ad verilirmiş. ve bu isimler hep kötü birer çağrışımı olan isimlermiş. şeytan, domuz burnu, manda kafası, piç ya da küçük köpek.
bu isimler çocuklar sevilmediği, ya da istenmediği için değil, tam aksine ölmelerinden korkulduğu, onları korumak için verilirmiş.
rivayet oymuş ki; kötü ruhlar akşam vakti gezinirken yukarıda saydığım lakaplarla çağrılan bir çocuk ismi duyduklarında o eve uğramaktan vaz geçermiş. böylelikle de çocuklar kötü ruhların gazabından korunur ve tam olarak yaşamak denemeyecek olsa da en azından hayatta kalmaya devam ederlermiş.
ocean vuong’a da büyük annesi tarafından takılan lakap küçük köpekmiş ve ister inanın ister inanmayın bu tılsım işe yaramış. ocean vuong şu an 33 yaşında ve harika kitaplar yazmaya devam ediyor.
güneydoğu asya’da kendi vahşeti ile kavrulan küçük ve dünyanın aptal diktatörü amerika’nın saçmasapan bir savaş açması ile tanıdığı bir ülke olan vietnam’da, napalm bombalarının aydınlattığı hatırlarını anlatan ocean vuong’un dile kazandırdığı bu terim çok şey anlatır bize.
vietnam’da ailenin en küçük çocuklarına birer takma ad verilirmiş. ve bu isimler hep kötü birer çağrışımı olan isimlermiş. şeytan, domuz burnu, manda kafası, piç ya da küçük köpek.
bu isimler çocuklar sevilmediği, ya da istenmediği için değil, tam aksine ölmelerinden korkulduğu, onları korumak için verilirmiş.
rivayet oymuş ki; kötü ruhlar akşam vakti gezinirken yukarıda saydığım lakaplarla çağrılan bir çocuk ismi duyduklarında o eve uğramaktan vaz geçermiş. böylelikle de çocuklar kötü ruhların gazabından korunur ve tam olarak yaşamak denemeyecek olsa da en azından hayatta kalmaya devam ederlermiş.
ocean vuong’a da büyük annesi tarafından takılan lakap küçük köpekmiş ve ister inanın ister inanmayın bu tılsım işe yaramış. ocean vuong şu an 33 yaşında ve harika kitaplar yazmaya devam ediyor.
devamını gör...
23 nisan'da adminlik koltuğuna geçecek kişi
23 nisan'ı bilmem de 19 mayısta ben oturabilir miyim???
devamını gör...
12 aralık 2020 türkiye'de kodlu adres sisteminin gelmesi
kimlik kodu, adres kodu. kendimi bir markette satılan, alınan, pazarlanan bir ürün gibi hissetmeye başladım. derin dünya oramıza buramıza çip takacak diyenlere duyrulur, yavrum o çipin kodu da geldi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk bisikletleri
"hayat bisiklete binmek gibidir. dengede kalmak için, hareket etmeye devam etmen gerekir." demiştir einstein. bisiklet, hepimizin hayatında büyük önem arz etmekle birlikte çok farklı duygular oluşturmuştur. özellikle çocukken sahip olduğumuz ilk bisiklet, ilk pedallar, ilk yokuş, ilk fren, annenin-babanın bisikletinden elini çektiği ve özgürce sürdüğün ilk an... tarifi imkansız duygular uyandırıyor hala. bu başlığı açma nedenim de yazarların ilk bisikletlerine dair duygu ve düşüncelerini merak etmekle birlikte, ilk bisikletlerini hatırlıyorlar mı? nasıl bir şeydi? merak ediyorum.
benim ilk bisikletim bianchi markaydı, arkasında 2 tane destek tekeri olmakla birlikte, halk arasında "4 tekerli" diye adlandırılan modeldi. babam o dönem kız kardeşime altın almıştı, bana da bu bisikleti getirmişti. ikisinin fiyatı o dönem eş değerdi. hiç unutmam, babam omzunda o bisikletle kapıda göründüğü an, o bisikletin benim olduğunu bilmiş ve heyecandan ne yapacağımı bilmemiştim. e sonuçta ben de büyüyor, bisiklet sahibi oluyordum. belki de babam ve annem bir gün bisikletimden ellerini çekerdi ve ben de özgürce sürebilirdim...
benim ilk bisikletim bianchi markaydı, arkasında 2 tane destek tekeri olmakla birlikte, halk arasında "4 tekerli" diye adlandırılan modeldi. babam o dönem kız kardeşime altın almıştı, bana da bu bisikleti getirmişti. ikisinin fiyatı o dönem eş değerdi. hiç unutmam, babam omzunda o bisikletle kapıda göründüğü an, o bisikletin benim olduğunu bilmiş ve heyecandan ne yapacağımı bilmemiştim. e sonuçta ben de büyüyor, bisiklet sahibi oluyordum. belki de babam ve annem bir gün bisikletimden ellerini çekerdi ve ben de özgürce sürebilirdim...
devamını gör...
askerde eşini hamile karısıyla aldatmak
nasıl yani?kim aldatmış, askere giden kim?
devamını gör...
erüpsiyon
coğrafyada volkanik püskürme demektir. volkanik sahalarda magmadan gelen gaz ve akıcı maddelerin yer yüzüne yayılması veya püskürmesidir.
devamını gör...
5s kuralı
japoncada sürekli anlamındaki “kai” ve daha iyi anlamındaki “zen” kelimelerinden türemiş üretimde sürekli iyileşmeyi hedefleyen “kaizen” yalın üretim sistemi içerisindeki yöntemlerden biridir.
5s; seiri (ayıklama), seiton (düzenleme), seiso (temizleme), seiketsu (standartlaşma), shitsuke (disiplin)
üretim alanı gereksiz ve zaman kaybına yol açan malzemelerden arındırılarak en güvenli, en doğru ve en hızlı ürünü çıkaracak şekilde düzenlenir. 5s iş kazalarının ve makine arızalarının önüne geçerek üretimde maksimum verimliliği amaçlar.
fabrikalarda gördüğünüz üretim hatları ve istasyonlar genellikle 5s kuralına göre düzenlenmiştir. bu sistem içerisinde ortam sıcaklığından gün ışığına, çalışanın ergonomisinden makineye taşınan malzemenin boyutuna kadar her süreç akışı analiz edilir.
ofis gibi daha az komplike alanlarda ise 3s uyarlamasıyla kullanılır. japon firmalarının hiç birinde ortalıkta gezinen fotokopi çıktısı, gereksiz kırtasiye malzemesi ya da dekorasyon objesi göremezsiniz, bunların hepsi ofisteki işi çıkarmak için bir fayda sağlamayacağı gibi temizlenmesi gereken şeylerdir.
evinizde de minimalizme giriş için 3s en verimli yöntemdir, deneyiniz.
5s; seiri (ayıklama), seiton (düzenleme), seiso (temizleme), seiketsu (standartlaşma), shitsuke (disiplin)
üretim alanı gereksiz ve zaman kaybına yol açan malzemelerden arındırılarak en güvenli, en doğru ve en hızlı ürünü çıkaracak şekilde düzenlenir. 5s iş kazalarının ve makine arızalarının önüne geçerek üretimde maksimum verimliliği amaçlar.
fabrikalarda gördüğünüz üretim hatları ve istasyonlar genellikle 5s kuralına göre düzenlenmiştir. bu sistem içerisinde ortam sıcaklığından gün ışığına, çalışanın ergonomisinden makineye taşınan malzemenin boyutuna kadar her süreç akışı analiz edilir.
ofis gibi daha az komplike alanlarda ise 3s uyarlamasıyla kullanılır. japon firmalarının hiç birinde ortalıkta gezinen fotokopi çıktısı, gereksiz kırtasiye malzemesi ya da dekorasyon objesi göremezsiniz, bunların hepsi ofisteki işi çıkarmak için bir fayda sağlamayacağı gibi temizlenmesi gereken şeylerdir.
evinizde de minimalizme giriş için 3s en verimli yöntemdir, deneyiniz.
devamını gör...
kampüsü iyi olan üniversiteler
çukurova üniversitesi.
devamını gör...
28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi
türkiye için son umuttu. haksızlığa karşı omuz omuza bir direnişti, maalesef başaramadık.
devamını gör...
şaka maka normal sözlük’ün keyifli olması
daha dün kaydoldum ancak şu an bağımlı gibiyim.buraya sevmemin sebebiyse kaliteli insanların düşünceleri okumak ve kendimi rahat rahat ifade edebilmemdir
devamını gör...
sohbet ederken keyif duyulan insan tipi
beyni olan insandır. zeki biriyle bir konu hakkında sohbet etmek o kadar keyifli ki çok büyük zevk alıyorum.
devamını gör...

