anın fotoğrafı
çocuklar ders çalışıyor cokcok'la ben kontrol ediyoruz.

cokcok pek memnun değil gidişattan. 'zekiler ama çalışmıyorlar, daha çok konu çalışın sonra teste yoğunlaşın' dedi.
yıldız tozu pek memnun olmadı ama yapacak eli mahkum, öğretmen ne derse o.

cokcok pek memnun değil gidişattan. 'zekiler ama çalışmıyorlar, daha çok konu çalışın sonra teste yoğunlaşın' dedi.
yıldız tozu pek memnun olmadı ama yapacak eli mahkum, öğretmen ne derse o.
devamını gör...
zenginlerin bilmediği zevkler
kaybedecek çok fazla şeyin olmadan yaşamak.
devamını gör...
en sevilen vakit
sabah saat 5,6 güneş yeni doğuyor, gece yağmur yağmış ve sen kulağında kulaklıkla yürüyorsun...
başka bir şey demiyorum dostlar.
başka bir şey demiyorum dostlar.
devamını gör...
özür dileyip davranışları aynı kalan insan
özrünü kalben değil sırf özür dilemiş olmak için yapmış insandır.
belki iradesi zayıftır, kendine hakim olamamıştır bunların hepsine kabulüm. ama ikinci özrü kabul edilmeyecektir, her tercihin bir bedeli vardır.
belki iradesi zayıftır, kendine hakim olamamıştır bunların hepsine kabulüm. ama ikinci özrü kabul edilmeyecektir, her tercihin bir bedeli vardır.
devamını gör...
çayın yanında en güzel giden gıda
probis
devamını gör...
beyaz renginin yakıştığı şeyler
beyaz atlar çok asil görünür.
devamını gör...
dar kapı
andre gide tarafından kaleme alınmış eser.
ikili insan ilişkileri, özellikle aşk ve sevgi konusunda erkek ve kadın davranışları üzerine bir eser.
uzun zaman önce okudum. ama üzerine çiziktirdiğim için ve dar kapı'ya farklı açıdan baktığım için aklımda hâlâ yer ediniyor kendine.
“dar kapıdan girin. çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. bu kapıdan girenler çoktur. oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. bu yolu bulanlar azdır.”
matta'da geçen bu ayetler izlek olacak şekilde tanrı yoluna gitmek için sevgilisinden vazgeçen bir kadını anlatıyor.
ama benim burada eleştirim şu anlamda;
doğru hatırlıyorsam, karakterlerin ikisi de çocukluk arkadaşı ve aşkları bu dönemden beri devam ediyor. isim de konuluyor ama kadın sonrada ben tanrı yoluna gireceğim diyerek erkeği bence ekiyor. ilişkiyi sonlandırıyor.
ama sormak istediğim soru burada şu;
kadının tekil olarak buna hakkı var mı?
başkasının hayatına girerek, uzunca bir süre birlikte bir hayat paylaşarak zaman geçiriliyor. sonra ben şöyle yapacağım diyerek ekiyor. aynısı diğer karakter tarafından da yapılsa bile doğru olmadığı kanısındayım.
tek başınayken kişi istediği kararları alıp, istediği şekilde hayatını devam ettirebilir. ama bir başkasıyla ortak bir hayat yaşayacaksa bence bazı kararlarında tekil ama diğer bazı kararlarında da ortak bir görüş birliğine varılmalı. bunun yolu birey olarak kendini gerçekleştirme sürecinde belli bir olgunluk kazanmış insanların "vermesinden" geçiyor. erich fromm sevme sanatı'nda bundan bahsediyor. (bu dediğim zaten ataerkil, erkeğin egemen olduğu muhafazakâr toplumlar için geçerli değil)
okuduğum zaman dar kapı bu muydu dedim. kendi payıma düşeni aldım.
ikili insan ilişkileri, özellikle aşk ve sevgi konusunda erkek ve kadın davranışları üzerine bir eser.
uzun zaman önce okudum. ama üzerine çiziktirdiğim için ve dar kapı'ya farklı açıdan baktığım için aklımda hâlâ yer ediniyor kendine.
“dar kapıdan girin. çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. bu kapıdan girenler çoktur. oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. bu yolu bulanlar azdır.”
matta'da geçen bu ayetler izlek olacak şekilde tanrı yoluna gitmek için sevgilisinden vazgeçen bir kadını anlatıyor.
ama benim burada eleştirim şu anlamda;
doğru hatırlıyorsam, karakterlerin ikisi de çocukluk arkadaşı ve aşkları bu dönemden beri devam ediyor. isim de konuluyor ama kadın sonrada ben tanrı yoluna gireceğim diyerek erkeği bence ekiyor. ilişkiyi sonlandırıyor.
ama sormak istediğim soru burada şu;
kadının tekil olarak buna hakkı var mı?
başkasının hayatına girerek, uzunca bir süre birlikte bir hayat paylaşarak zaman geçiriliyor. sonra ben şöyle yapacağım diyerek ekiyor. aynısı diğer karakter tarafından da yapılsa bile doğru olmadığı kanısındayım.
tek başınayken kişi istediği kararları alıp, istediği şekilde hayatını devam ettirebilir. ama bir başkasıyla ortak bir hayat yaşayacaksa bence bazı kararlarında tekil ama diğer bazı kararlarında da ortak bir görüş birliğine varılmalı. bunun yolu birey olarak kendini gerçekleştirme sürecinde belli bir olgunluk kazanmış insanların "vermesinden" geçiyor. erich fromm sevme sanatı'nda bundan bahsediyor. (bu dediğim zaten ataerkil, erkeğin egemen olduğu muhafazakâr toplumlar için geçerli değil)
okuduğum zaman dar kapı bu muydu dedim. kendi payıma düşeni aldım.
devamını gör...
tanımlarını kimin oyladığını kontrol eden yazar
benimdir, çok sevdiğim eylemdir. aralarında hala profilini, tanımlarını incelemediğim var ise inceler kimisiyle iletişim kurar nazikçe iki kelam ederim. sosyal bir sözlük olmak bunu gerektirir, yabani olmanın gereği yok.
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
sağlıklı beslenme üzerine katkı sunmak istedigim dergidir. bizim dergimizdir.
devamını gör...
intihar etmeyi düşünmek
14 yaşındayken iyice düşündüğüm olaydı. bu hayattan başka hayat olmadığını anlayınca, bu hayatı değerlendirmeye baktım. iyi ki de etmemişim.
devamını gör...
a haber'in avrupa'daki benzin fiyatlarını tl’ye çevirmesi
aynı ülkelerdeki asgari ücretlere ve karşılıklarına bakalım o zaman;
ülke---------------- euro-------------try
almanya----------1.854----------17.582
yunanistan---------683,76--------7590
hollanda----------1636-----------18.160
fransa--------------1539-----------17.083
türkiye---------------255------------2.825.90
euro kuru anlık (1€= 11,10 ₺) olarak alınmıştır.
şu zaman kıtlığı içinde bunu yapmak gereksiz evet ama belki bazılarının gözüne takılır da faydamız dokunur.
çok ufak (5,95=6 gibi) yuvarlamalar yapılmıştır.
ülke---------------- euro-------------try
almanya----------1.854----------17.582
yunanistan---------683,76--------7590
hollanda----------1636-----------18.160
fransa--------------1539-----------17.083
türkiye---------------255------------2.825.90
euro kuru anlık (1€= 11,10 ₺) olarak alınmıştır.
şu zaman kıtlığı içinde bunu yapmak gereksiz evet ama belki bazılarının gözüne takılır da faydamız dokunur.
çok ufak (5,95=6 gibi) yuvarlamalar yapılmıştır.
devamını gör...
cannibalism
bir ritüel olarak cannibalism veya yamyamlık...
ritüel olarak yamyamlık exocannibalism (yabancıların ve düşmanların yenmesi), endocannibalism (arkadaşların veya ailenin yenmesi) ve otocannibalism (kişinin kendi vücudunu yemesi) olarak üçe ayrılır. endokannibalizmin ölülerle bir birliktelik kurma umuduyla yapıldığı düşünülüyor. exocannibalism ve endocannibalism anlayışında ölen kişinin yenmesiyle, ondaki arzu edilen özelliklerin yiyen kişiye geçebileceği inancı vardı. genel ''kurban'' ritüelleri arasındaki son aşama olarak bllinir. (kemik külü, ufalanmışkemik parçaları ve deri parçacıklarının yenmesi de yamyamlık tanımı dahilindedir. bu tür yamyamlık, rönesans avrupa'sında bile görülmüş.)
mısır ve yunan mitolojilerinde de cannibalism anlatıları mevcuttur. kronos'un çocuklarını yemesi, zeus'un metis'i yutması(ki yutarak onun temsil ettiği yüce akla sahip olur), osiris'in mısır'da yamyamlığı kaldırması gibi. mitolojik anlatılarda da gördüğümüz üzere,tarih öncesi toplumlarda da bunun bir ''karın doyurma'' işi olmadığı aşikardır.(geleneksel toplumlarda beşeri özelliklerin ön plana çıkması amacıyla belli süreler için hayvani besinlerden uzak durulurdu. bunun sebebi hayvanların karakteristik özelliklerinin besin yoluyla insanlara geçiyor olmasıydı.) mesela hristiyan efkaristiya'sı sembolik bir cannibalism'dir. ekmek ve kanın, hazreti isa'nın kanı ve etini sembolize ettiğine inanılır.
günümüzde bunun gibi pek çok anlamını yitirmiş, sadece adı kalmış ritüeller mevcuttur. cannibalism'i bir ritüel olarak gerçekleştiren son kişi ise hepimizin malumu dr.hannibal lecter'dır. kendisi asla yamyamlık yaptığını da kabul etmez. ona göre yamyamlık, eşit olan iki kişiden birinin diğerini yemesidir. doktor niezstche'ci bi ahlak anlayışına sahiptir tabi.
ritüel olarak yamyamlık exocannibalism (yabancıların ve düşmanların yenmesi), endocannibalism (arkadaşların veya ailenin yenmesi) ve otocannibalism (kişinin kendi vücudunu yemesi) olarak üçe ayrılır. endokannibalizmin ölülerle bir birliktelik kurma umuduyla yapıldığı düşünülüyor. exocannibalism ve endocannibalism anlayışında ölen kişinin yenmesiyle, ondaki arzu edilen özelliklerin yiyen kişiye geçebileceği inancı vardı. genel ''kurban'' ritüelleri arasındaki son aşama olarak bllinir. (kemik külü, ufalanmışkemik parçaları ve deri parçacıklarının yenmesi de yamyamlık tanımı dahilindedir. bu tür yamyamlık, rönesans avrupa'sında bile görülmüş.)
mısır ve yunan mitolojilerinde de cannibalism anlatıları mevcuttur. kronos'un çocuklarını yemesi, zeus'un metis'i yutması(ki yutarak onun temsil ettiği yüce akla sahip olur), osiris'in mısır'da yamyamlığı kaldırması gibi. mitolojik anlatılarda da gördüğümüz üzere,tarih öncesi toplumlarda da bunun bir ''karın doyurma'' işi olmadığı aşikardır.(geleneksel toplumlarda beşeri özelliklerin ön plana çıkması amacıyla belli süreler için hayvani besinlerden uzak durulurdu. bunun sebebi hayvanların karakteristik özelliklerinin besin yoluyla insanlara geçiyor olmasıydı.) mesela hristiyan efkaristiya'sı sembolik bir cannibalism'dir. ekmek ve kanın, hazreti isa'nın kanı ve etini sembolize ettiğine inanılır.
günümüzde bunun gibi pek çok anlamını yitirmiş, sadece adı kalmış ritüeller mevcuttur. cannibalism'i bir ritüel olarak gerçekleştiren son kişi ise hepimizin malumu dr.hannibal lecter'dır. kendisi asla yamyamlık yaptığını da kabul etmez. ona göre yamyamlık, eşit olan iki kişiden birinin diğerini yemesidir. doktor niezstche'ci bi ahlak anlayışına sahiptir tabi.
devamını gör...
sözlük yazarlarının favori normal sözlük yazarları
devamını gör...
ilişkide yaş farkı
kimseyi ilgilendirmeyen farktır.
devamını gör...
yanlış anlaşılmaktan korkmak
korkarak kendimizi ifade edemez olduk.kişi'nin özgüveni'nin kırılmasına iç dünyasıyla çatışma yaşamasına sebep olur ki bu en tehlikesi.önemli olan benim kendimi anlamam kendi akıl terazimden doğru olanı geçirmem beni anca bu tatmin eder diğerleri varsın yanlış anlasın ki ben anlatmak için elimden geleni yapmışsam o anlamamışsa o da onun çabasızlığıdır.seni anlamak istemeyen zaten başta yanlış anlamaya müsait'dir.doğru olan içtenliğimi bir başkasına kendimi ifade ederken kaybetmememdir.
devamını gör...
lakros
hokey benzeri bir oyun. hokeyde sürüklediğin topu burada fileli bir sopa ile taşıyorsun.
devamını gör...
tarihi yarımada
hani 1500 yıllık surlarının üzerine betonarme evlerin dikildiği, asar-ı atika roma yapısının üzerine adliye sarayı’nın dikildiği, yerebatan sarnıcı'nın yanından gümbür gümür tramvayın geçirildiği, ortalama 200 yıllık ahşap evlerin nem alarak yıkılsın diye pencerelerinin kış ortasında açık bırakıldığı, mevlevilik nedir anlatılmadan şarlatan gibi turistik semaların yapıldığı, malum belediye başkanının ''neşe ve muhabbet, işte sultanahmet!'' diyerek 1500 yıllık tarihi pek de yakışır (!) şekilde özetlediği, arabaların geçtiği ara sokaklara yıpransın da antika diye turistlere kakalayalım diyerek serilen 2022 model kilimlerin bulunduğu, ramazan aylarında kurulan panayırlarda istanbul kültüründen nasibini almamış ve tamamen arap milliyetçiliğinin yapıldığı cühela işi müziklerin çalındığı, ı. ahmet’in türbesinde rahmetli padişahtan iş-eş-para vs isteyerek allah’ı unutan insanların bulunduğu, bir grup beyaz-mavi karışımı yakalıların da ''ne de güçlüymüş osmanlı vakt-i zamanında; tekrar öyle olsak keşke'' türünden yaptığı mekana özel muhabbetlerin döndüğü, bir takım bastırılmışların turist kızlara "helo may friyend; yu dens tu vant vit mi?!" diye tarzanca sözler sarf ettiği, bir grup cühela mistiklerin cirit attığı, roma ve osmanlı imparatorluğu’nun 1500 yıllık başkenti olan şehr-i istanbul'un merkez üssü.
devamını gör...
süper ince siyah külotlu çorap
epeyce methiye düzüldü bu başlıkta süper ince siyah külotlu çoraba.
siyah bir jartiyere iliştirilmiş siyah file çorap kadar ya da arkadan dikişli bir file çorap kadar göz alıcı/can yakıcı olabilir mi bilemedim.
bir bakın derim:

sarımsak bile çok seksi değil mi file içinde?
siyah bir jartiyere iliştirilmiş siyah file çorap kadar ya da arkadan dikişli bir file çorap kadar göz alıcı/can yakıcı olabilir mi bilemedim.
bir bakın derim:

sarımsak bile çok seksi değil mi file içinde?
devamını gör...
