kum zambağı
deniz kenarında kumul habitatlarda yetişebilen ender ve nadide bir bitki türü. ağustos ve ekim aylarında çiçek açıyor.
devamını gör...
çok gezen mi bilir çok okuyan mı sorunsalı
ne cok okuyan ne de cok gezen; en cok türk insanı bilir.
her seyin en iyisini, en guzelini o bilir, istisnasiz her bir ferdi mukemmel bilir.
kendi bilmesi yetmez sana da ogretir.
(bkz: ironi)
her seyin en iyisini, en guzelini o bilir, istisnasiz her bir ferdi mukemmel bilir.
kendi bilmesi yetmez sana da ogretir.
(bkz: ironi)
devamını gör...
18 aydır işsiz olan müzisyenin intihar etmesi
üzücü haber. başta müzisyenler ve tiyatro çalışanları olmak üzere kültür sanat emekçileri çok zor durumda. intihar vakaları, enstrümanlarını satmak zorunda olanlar. özel tiyatrolar desen çoğu iflas etti.
sosyal güvencesiz freelance çalışan kültür sanat emekçilere acilen destek olunmalı.
sosyal güvencesiz freelance çalışan kültür sanat emekçilere acilen destek olunmalı.
devamını gör...
bafra pidesi
2 yaz önce çalıştığım yerde kuzenim ve arkadaşlarımla kavurmalısını yediğim ve tadına bayıldığım pidedir. tabii ki her yerde aynı kaliteyi bulamazsınız. biz baya para vermiştik çünkü.
hatta o kadar güzel yapılmıştı ki başlığı okuyunca tadını anımsadım.
hatta o kadar güzel yapılmıştı ki başlığı okuyunca tadını anımsadım.
devamını gör...
spotlight effect
amacı "hatalarımızın düşündüğümüz kadar dikkat çekmediği" gerçeğini kanıtlamak olan bu etkiyi, cornell üniversitesi'nden bir grup psikolog deney olarak yapmıştır.
psikologlar, deneklere üzerinde utanacakları bir resim olan tişörtler giydiriyor ve onlardan dışarı çıkmalarını, insanlar arasında dolaşmalarını istiyor. öncesinde de kaç kişinin göreceğine dair bir tahminde bulunmalarını söylüyor. denekler istenileni yapıyorlar.
sonuç; tişörtü fark edenlerin sayısı, deneklerin söylediği sayının çeyreği kadar. bu da bize gösteriyor ki; gün içerisinde yaptığınız ve de pişmanlığından kıvrandığımız birçok hata kimsenin umrunda değil. *
bu nedenle sevgili yazarlar, hataların için pişman duymayın. muhtemelen sizden başka kimsenin haberi yok! *
edit: imla.
psikologlar, deneklere üzerinde utanacakları bir resim olan tişörtler giydiriyor ve onlardan dışarı çıkmalarını, insanlar arasında dolaşmalarını istiyor. öncesinde de kaç kişinin göreceğine dair bir tahminde bulunmalarını söylüyor. denekler istenileni yapıyorlar.
sonuç; tişörtü fark edenlerin sayısı, deneklerin söylediği sayının çeyreği kadar. bu da bize gösteriyor ki; gün içerisinde yaptığınız ve de pişmanlığından kıvrandığımız birçok hata kimsenin umrunda değil. *
bu nedenle sevgili yazarlar, hataların için pişman duymayın. muhtemelen sizden başka kimsenin haberi yok! *
edit: imla.
devamını gör...
miyop
miyop insanları daha iyi anlayabilmeniz için bizlerin dünya’yı nasıl gördüğünü yağlı boya ile çizen bir ressam bırakıyorum.
philip barlow
philip barlow
devamını gör...
en yakındaki kitabın 31. sayfasının ilk cümlesi
öğlenin on birine doğru üç arkadaşın üçünde de hayır kalmamıştı.
orhan kemal- bereketli topraklar üzerinde.
orhan kemal- bereketli topraklar üzerinde.
devamını gör...
yazarların terapi yöntemleri
sigara - kahve.
devamını gör...
üstteki yazarın mahlasını cümle içinde kullanmak
ülke sorunlarının çözümünde hangi politika yanlışsa gerektiğinde muhalif olmak gerekiyordu.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
artık hiçbir şey için heyecanlanmıyorum.
en ilginç, şaşırtıcı olayda bile olur öyle şeyler çok da şey yapmamak lazım kafasındayım.
bir de şey var; film karakterleriyle konuşuyorum +45 teyzeler gibi. gecen gun mesela gangsterlerin cirit attığı bir film izledim. adamlara akıl veriyorum, şöyle yap boyle yap falan diyorum. delirdim sanırım.*
en ilginç, şaşırtıcı olayda bile olur öyle şeyler çok da şey yapmamak lazım kafasındayım.
bir de şey var; film karakterleriyle konuşuyorum +45 teyzeler gibi. gecen gun mesela gangsterlerin cirit attığı bir film izledim. adamlara akıl veriyorum, şöyle yap boyle yap falan diyorum. delirdim sanırım.*
devamını gör...
3 yaşındaki çocuğa tecavüz ettiğini canlı yayında söyleyen mahluk
twitter.com/solcugazete/sta... geleceğimizden ümidimizi kesmeye başlıyoruz artık. bunları yetiştiren zihniyetle savaşmak gerekiyor. ayıptır zulümdür günahtır.
devamını gör...
0rh(-) negatif trombosit aranıyor
up.
en kısa sürede bulunması dileğiyle.
en kısa sürede bulunması dileğiyle.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
bir parça hüzünlendiren başlık.
ben yazmam böyle başlıklara kimseyi, nedenini daha önce anlatmıştım.
fakat madem siz yazıyorsunuz, bir allah kulu da meja demez mi vicdansızlar! boşuna mı yazıyoruz o kadar *
ben yazmam böyle başlıklara kimseyi, nedenini daha önce anlatmıştım.
fakat madem siz yazıyorsunuz, bir allah kulu da meja demez mi vicdansızlar! boşuna mı yazıyoruz o kadar *
devamını gör...
şarkılarla geçtim aranızdan radyo yayını
2 haftalık bir aradan sonra herkese tekrardan merhabalar sevgili yazarlar. bu hafta hem sizlere hem de biraz özüme dönüyorum.
bu akşam programımızda, 96&97 seneleri metallica'sı var.
sadece load&reload albüm zamanlarına, şarkılarına ve de tabii ki hikayelerimize değineceğimiz bir program olacak. benim için en özel olan müzik grubunun bu zamanlarını; şu sıralar kendi yaşadığım ve değişen hayatımla bağdaştırdığım için bu iki albümü sizlere anlatmaya çalışmak benim için özel olacak.
30 yıldır hala aynı müzik ateşi ile birlikte çatır çatır çalmaya devam eden bu adamların bütün kariyerini tek bir programda anlatmak mümkün olmayabilirdi benim için. o yüzden thrash ruhunu hala taşıyan genç arkadaşlar ve bu ruhu kaybetmemiş abilerim, ablalarım üzülmesin; sonraki programlarda bol bol dinleyeceğiz.
bu programda nothing else matters olmayacak sevgili yazarlar, baştan uyarayım...**
bu akşam, kıyıda köşede kalmış, cevheri pek de bilinmeyen metallica şarkılarını dinlerken, sizlerden de beklediğim anılar ve hikayelerle birlikte olacağız.
bu akşam programımızda, 96&97 seneleri metallica'sı var.
sadece load&reload albüm zamanlarına, şarkılarına ve de tabii ki hikayelerimize değineceğimiz bir program olacak. benim için en özel olan müzik grubunun bu zamanlarını; şu sıralar kendi yaşadığım ve değişen hayatımla bağdaştırdığım için bu iki albümü sizlere anlatmaya çalışmak benim için özel olacak.
30 yıldır hala aynı müzik ateşi ile birlikte çatır çatır çalmaya devam eden bu adamların bütün kariyerini tek bir programda anlatmak mümkün olmayabilirdi benim için. o yüzden thrash ruhunu hala taşıyan genç arkadaşlar ve bu ruhu kaybetmemiş abilerim, ablalarım üzülmesin; sonraki programlarda bol bol dinleyeceğiz.
bu programda nothing else matters olmayacak sevgili yazarlar, baştan uyarayım...**
bu akşam, kıyıda köşede kalmış, cevheri pek de bilinmeyen metallica şarkılarını dinlerken, sizlerden de beklediğim anılar ve hikayelerle birlikte olacağız.
devamını gör...
fellah köftesi
tadını çok sevdiğim ve aile yemeklerinde yapıp götürdüğüm; ana malzemesi bulgur, baharat olan, özellikle sunumunda domates sosunda iri sarımsak tanecikleri, kıyılmış maydanoz ve en son krema şeklinde yoğurt gezdiririm, eee ne demişler: "yeme de yanında yat" *
devamını gör...
gece yatmadan önce yapılan son şey
sabah uyanır mıyım diye son bir kez güzel olan her şeyi düşünmemdir. ciddiyim. uyku çok garip bir şeydir çünkü.
devamını gör...
çarmıh
kanımca behçet necatigil'in en iyi şiiridir:
çarmıh
trenler, gemiler, yıldızlar…
paramı yollara yatırmak isterdim,
yaşamak uzak şehirlerde… nerde?
ev kirası, elektrik, su parası
kasabı, bakkalı, terzisi…
birini kaparım, biri açılır
masraf kapıları masal kapısı
trenler, gemiler, yıldızlar...
ömrümü yollarda geçirmek isterdim,
bölüşülür evlerde.
aslan payı bana diyen diyene:
bir baba, bir anne, bir kardeş
dünyanın bedbahtı bensiz.
halalardan, amcalardan, dayılardan sesleniş:
bize de!
eşlerde, çocuklarda o üzgün, kırık bakış:
yalnız bizim ol!
akşamlara kadar çalışırız,
bazan gecelerce.
trenlerde, gemilerde, uzaklarda
yalnız yaşamak… nerde?
savrulmuş paralar, bölüşülmüş ömürler,
ne olmuşsa bize olmuş, ara yerde.
(yeni şiirler, 1954 [varlık yayınları])
çarmıh
trenler, gemiler, yıldızlar…
paramı yollara yatırmak isterdim,
yaşamak uzak şehirlerde… nerde?
ev kirası, elektrik, su parası
kasabı, bakkalı, terzisi…
birini kaparım, biri açılır
masraf kapıları masal kapısı
trenler, gemiler, yıldızlar...
ömrümü yollarda geçirmek isterdim,
bölüşülür evlerde.
aslan payı bana diyen diyene:
bir baba, bir anne, bir kardeş
dünyanın bedbahtı bensiz.
halalardan, amcalardan, dayılardan sesleniş:
bize de!
eşlerde, çocuklarda o üzgün, kırık bakış:
yalnız bizim ol!
akşamlara kadar çalışırız,
bazan gecelerce.
trenlerde, gemilerde, uzaklarda
yalnız yaşamak… nerde?
savrulmuş paralar, bölüşülmüş ömürler,
ne olmuşsa bize olmuş, ara yerde.
(yeni şiirler, 1954 [varlık yayınları])
devamını gör...

