japon kız vs türk kızı
dünya haritası bitene kadar açın bu başlıkları sayın yazarlar, ben senegalli kız vs. türk kızı diye arttırıyorum.
devamını gör...
gülümseyerek uyanmanın sadece filmlerde yaşanması
filmlerde uyanınca dans etmeler, şakalaşmalar, komiklikler. bende ve tanıdığım hiç kimsede böyle bir durumla karşılaşmadım. bilgisayarı açınca o dönen görsel yaşanıyor bende sabahları. kendime gelmem, açılmam için bir süre geçmesi en azından bir kahve ve sigara içmem gerekiyor. gerçekten uyanır uyanmaz dans eden insanlar var mı merak ediyorum.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
şevket altuğ
süper baba (dizi)sinde sevilen karakter fikret’i yani fiko’yu canlandırmıştı doksanlı yıllarda.
devamını gör...
oyungezer
2007 yılında ilk sayısı çıkan oyun dergisi. level dergisinden ayrılan yazarlar tarafından kurulmuştur. pandemi sürecinde dergiyi sadece dijital olarak yayınlamaya mecbur kalmışlardır. dijital olarak yayınladıkları eski sayılara ücretsiz olarak şu linkten ulaşılabilir. güncel sayılarını ise istediğiniz fiyatı vererek satın alabiliyorsunuz, 0 lira vererek almak bile mümkün. ona da buradan ulaşabilirsiniz.
devamını gör...
brooklyn nets
james harden takası ile panayır yerine dönmüş takım.
bir kere kyrie irving gibi bir oyuncuya sahipler. adam 2 haftadır canı istemediği için maça çıkmıyor. harden ile birlikte top ile oynamayı çok seviyor ve bu ikilinin topu nasıl paylaşacağını kimse kestiremiyor.
ellerinde tek pivot hiçbir şeyi umursamayan deandre jordan kaldı. jordan da sırf irving ve durant ile arkadaş olduğu için takıma katıldı ki onlar istediği için maçlara ilk 5 çıkıyordu.
bu takasla ellerinden jarrett allen ve caris levert gibi 2 önemli parça gitti. belki de nba'in en iyi yedek kadrosuna sahipken şimdi ellerinde bir şey kalmadı.
kevin durant ciddi bir sakatlıktan döndü ve fazla zorlamıyor. bu takas ile bazen 5 top bile kullanmadığı maçları görürsek hiç şaşırmam. bu kadar sorunlu oyuncu arasında ne derece odaklanmış olur bilemiyor ki tek üzüldüğüm oyuncu kendisi.
savunma kim yapacak belli değil. muazzam bir hücum takımı olsa da savunma yapmadan hiçbir şey kazanamazsın.
ben açıkçası bir şey beklemiyorum nets'ten. 3 büyük oyuncu ellerinde ve kağıt üzerinde elbette ciddi bir favori ama çok sorunlu bir ekip ve istedikleri uyumu yakalayabileceklerini düşünmüyorum. bu takas ile de nets daha önce boston ile yaptığı takası hatırlattı. o dönem de dönemin iyi oyuncularını takıma katmış ve takımın geleceğini ipotek altına almıştı. orada ciddi şekilde kaybeden taraf olmuşlardı ve anca toparlandılar. şimdi yine aynı sıkıntıları yaşayabilirler. tek iyi olan şey ise; en iyi olmak için çabalamaları. bakalım nasıl bir takım çıkacak bu ekipten ama bu seneyi keyifli hale getirdi bu ekip.
bir kere kyrie irving gibi bir oyuncuya sahipler. adam 2 haftadır canı istemediği için maça çıkmıyor. harden ile birlikte top ile oynamayı çok seviyor ve bu ikilinin topu nasıl paylaşacağını kimse kestiremiyor.
ellerinde tek pivot hiçbir şeyi umursamayan deandre jordan kaldı. jordan da sırf irving ve durant ile arkadaş olduğu için takıma katıldı ki onlar istediği için maçlara ilk 5 çıkıyordu.
bu takasla ellerinden jarrett allen ve caris levert gibi 2 önemli parça gitti. belki de nba'in en iyi yedek kadrosuna sahipken şimdi ellerinde bir şey kalmadı.
kevin durant ciddi bir sakatlıktan döndü ve fazla zorlamıyor. bu takas ile bazen 5 top bile kullanmadığı maçları görürsek hiç şaşırmam. bu kadar sorunlu oyuncu arasında ne derece odaklanmış olur bilemiyor ki tek üzüldüğüm oyuncu kendisi.
savunma kim yapacak belli değil. muazzam bir hücum takımı olsa da savunma yapmadan hiçbir şey kazanamazsın.
ben açıkçası bir şey beklemiyorum nets'ten. 3 büyük oyuncu ellerinde ve kağıt üzerinde elbette ciddi bir favori ama çok sorunlu bir ekip ve istedikleri uyumu yakalayabileceklerini düşünmüyorum. bu takas ile de nets daha önce boston ile yaptığı takası hatırlattı. o dönem de dönemin iyi oyuncularını takıma katmış ve takımın geleceğini ipotek altına almıştı. orada ciddi şekilde kaybeden taraf olmuşlardı ve anca toparlandılar. şimdi yine aynı sıkıntıları yaşayabilirler. tek iyi olan şey ise; en iyi olmak için çabalamaları. bakalım nasıl bir takım çıkacak bu ekipten ama bu seneyi keyifli hale getirdi bu ekip.
devamını gör...
geceye bir metal şarkı bırak
slipknot-psychosocial.
devamını gör...
denizli merkezefendi belediyesi'nin postmodern heykel çalışması
"çocuklarımız, bu heykelleri görüp korkabilir.'' sözünün özetlediği çalışma.
ne çocuğu yahu! ben bile korktum, bu ne! *
partisi falan önemli değil. beceremediği işi yapmamalı insanlar.
ne çocuğu yahu! ben bile korktum, bu ne! *
partisi falan önemli değil. beceremediği işi yapmamalı insanlar.
devamını gör...
shutter island
kafamı allak bullak eden, streslere sürükleyen ve sonunda ters köşe ederek boşluğa bakmamı sağlayan psikolojik gerilim filmlerinin hastasıyım. bu filmi de güzel olduğunu bildiğim için uzun zamandır bekletiyordum, sonunda izledim ve niye daha önce izlemediğime hayıflanıyorum şu an. tam olarak anlayabilmek için bir iki kere daha izlemek lazım ama.
en beğendiğim sahnelerden birini spoiler olarak bırakayım.
- you don’t know me.
+ oh, but i do.
- no, you don’t. you don’t know me at all.
+ oh, i know you. we’ve known each other for centuries.
en beğendiğim sahnelerden birini spoiler olarak bırakayım.
- you don’t know me.
+ oh, but i do.
- no, you don’t. you don’t know me at all.
+ oh, i know you. we’ve known each other for centuries.
devamını gör...
iko (yazar)
yine kim bilir hangi kötü amaclı hekırlarla mücadele ediyordu gecelerin kahramanı.
t: atanamayan yazılımcı.
t: atanamayan yazılımcı.
devamını gör...
stephen king
genellikle kitapları filmlere uyarlanmıştır..esaretin bedeli ,yeşil yol yazarın çok ses getirmiş uyarlama filmleridir.medyum ve sadist favori kitaplarıdır benim için.(film uyarlamalarıda çok iyidir)
stephen king gerçekten üretken ve ürkütücü bir yazar.
stephen king gerçekten üretken ve ürkütücü bir yazar.
devamını gör...
glut-9
böbrek ve plasenta'da bulunan ürik asitin geri alımında görevli kolaylaştırılmış difüzyon aracılı taşıyıcı moleküldür.
hiperürisemi tedavisinde kullanılan probenesid glut-9 u inhibe ederek ürik asitin geri emilimini azaltarak ürik asit seviyesinde düşmeye katkıda bulunur.
hiperürisemi tedavisinde kullanılan probenesid glut-9 u inhibe ederek ürik asitin geri emilimini azaltarak ürik asit seviyesinde düşmeye katkıda bulunur.
devamını gör...
yangınvar
#1208688
nolu tanımı ile hah işte bu dedirten,
yani sanki gördüğünden çok anlıyor
hissine kapılmama sebep olan çekirgem yazar kişisi.
güzel yazmaların daim olsun.
nolu tanımı ile hah işte bu dedirten,
yani sanki gördüğünden çok anlıyor
hissine kapılmama sebep olan çekirgem yazar kişisi.
güzel yazmaların daim olsun.
devamını gör...
en son alınan iltifat
yok.baya bi eskilere gittim yine yok. arada teşekkür filan edenler oluyor yalnız haklarını yemeyelim.
devamını gör...
erkek egemenliğinin ortadan kaldırılması bakanlığı
dünya tarihinde bir ilk olan ilk olan, kadın haklarının ilerletilmesi ve yerlilere karşı ırkçılıkla mücadele için kurulan bakanlık.
yerli çiftçi hareketinden olan sabina orellana ilk bakan şimdilik.
bolivya'da kurulan bakanlığın başka bir görevi ise sömürgeciliğe karşı mücadele.
güzel şeyler de oluyor dünyada, (bkz: var olsun yoldaşlar)*
edit: bu kez aramaya inanmadım ama bu başlık daha genel gibi(diğeri uzun ve haber sanki) iyi bari başlık taşınsın halkoyuyla *
yerli çiftçi hareketinden olan sabina orellana ilk bakan şimdilik.
bolivya'da kurulan bakanlığın başka bir görevi ise sömürgeciliğe karşı mücadele.
güzel şeyler de oluyor dünyada, (bkz: var olsun yoldaşlar)*
edit: bu kez aramaya inanmadım ama bu başlık daha genel gibi(diğeri uzun ve haber sanki) iyi bari başlık taşınsın halkoyuyla *
devamını gör...
at gözlüğü
yarış atlarının piste daha iyi odaklanabilmesi ve dikkatinin dağılmasını önlemek için yarış sırasında taktıkları dar görüşlü bir gözlüktür. atların sadece önlerini görmesi sebebiyle yarışta daha iyi motive oldukları bilinmektedir.
mecazen, bir olay karşısında sabit ve belirli kalıplar içinde görüş belirtmeyi temsil eder. bakış açısı alamamak beraberinde hoşgörüsüz ilişkileri getirir, çünkü başkasının görüşüne saygı gösterme söz konusu değildir.
mecazen, bir olay karşısında sabit ve belirli kalıplar içinde görüş belirtmeyi temsil eder. bakış açısı alamamak beraberinde hoşgörüsüz ilişkileri getirir, çünkü başkasının görüşüne saygı gösterme söz konusu değildir.
devamını gör...
özgür iradenin olmaması
dini açıdan bir çelişki gibi gelen, anlamlandıramadığım durum. konunun özü ise kader yaklaşımından çıkmakta.
şimdiye dek anladığım odur ki, kader hakkında iki görüş var. her şeyi tanrının belirlediği ve bizim tamamen figüranlar olduğumuzu savunan görüş, ki bu daha eski nesiller tarafından benimsenir genelde, ve daha modern olan, tanrının bizi yarattığı ancak özgür irade verdiği ve bu özgür iradeyle insanın seçimler yaparak sonrasında ise buna katlanacağıdır. ancak ikinci görüş açısından bakınca dahi, özgür iradenin aslında olmadığı ortaya çıkmaktadır. ya da ben bunu henüz içselleştirebilecek algı düzeyine sahip değilim.
sorunun kaynağı, tanrının sonsuz yücelikte oluşundan kaynaklanmaktadır. inanışlarımıza göre, bizi yaratan tanrıdır. burada meydana gelen temel problem, bizi yaratan tanrıysa, zaten bizi özgür bir iradeyle yaratmasının mümkün olmayışıdır. bir robot yaptığımızı düşünürsek, ancak her parçasına, her donanımına kadar bildiğimiz, çünkü bizim yarattığımız bir robot. bu robot en fazla bizim oluşturduğumuz yetiler düzeyinde özgür olabilecektir, yani hiç. biz robotu oluştururken, parçalarını eklerken, yazılımını yazarken o robotla ilgili her şeyi biliyoruz. o kadar sonsuz bir gücümüz var ki, robotun yazılımına ekleyeceğimiz bir kodun, robotta ne gibi sonuçlara neden olabileceğini, hangi özelliklerini bastıracakken hangisini daha da öne çıkarabileceğini zaten biliyoruz.
yani biz hangi parçayı koyarsak koyalım, robotun koyduğumuz bir parça sonucunda yapabileceği tüm tercihleri, tüm olasılıkları biliyoruz. hatta olasılık dahi değil, ne yapacağını biliyoruz. çünkü biz sonsuz güç ve kudret sahibiyiz. öyleyse bizim bu robotu özgür iradeye sahip olarak oluşturmamız imkânsızdır. çünkü biz yapısına neyi koyarsak, bir teli bile fazla eklemenin robotta nasıl bir değişikliğe neden olabileceğini biliyor ve bunun sonucunda hangi davranışları yapabileceğini, ne işle ilgileneceğini, nasıl öleceğini dahi onu yapmadan önce biliyoruz. bu durumda bu robotun özgür bir iradeye sahip olması durumu imkânsızdır.
aynı şekilde insanın da, tanrıdan bağımsız özgür bir iradeye sahip olması o hâlde imkânsızdır. biz yaptığımız seçimler sonucunda cehennemde yanmayız. biz oluşturulurken yapacağımız seçimlerin ne olacağına göre oluşturulduk zaten. yani bizi oluşturan, henüz oluştururken cehenneme gideceğimizi bilmekteydi ve bize bir parça daha eklese ya da çıkartsa cennete gideceğimizi de biliyordu. buna rağmen yapmadı. bu sebeple benim cehenneme gidişim ne kadar sorgulama yaparsam yapayım kaçınılmazdır. o zaman benim cehennemde yanmamın bir mantığı da yoktur. çünkü benim yaratıcım beni bu kararları alacak şekilde tasarlamıştır ve hiçbir şekilde ben bundan kurtulamam. yaratıcım beni cehenneme gidecek şekilde tasarladı, ben iyi olup cennete gideyim desem ve cennete gitsem dahi, bu yine benim yaratıcımın beni, bu kararı verecek şekilde yaratmasıdır. o sebeple ben hiçbir şekilde yaratıcımın iradesinden de kaçamam.
öyleyse, özgür irade diye bir şey de yoktur ve insanlar işlediği günahlardan da sorumlu değildir. çünkü işlediği günahları işleyecek şekilde yaratan o tanrıdır. tanrı beni yaratırken, benim bir yerlerde bunları sorgulayacağımı bilerek, hatta buna göre beni yaratmıştır. o hâlde ben ne karar verirsem vereyim, neyi seçersem seçeyim bu hep tanrının iradesindedir.
bu durumda özgür irade diye bir şey yoktur. ya da tanrı yoktur.
şimdiye dek anladığım odur ki, kader hakkında iki görüş var. her şeyi tanrının belirlediği ve bizim tamamen figüranlar olduğumuzu savunan görüş, ki bu daha eski nesiller tarafından benimsenir genelde, ve daha modern olan, tanrının bizi yarattığı ancak özgür irade verdiği ve bu özgür iradeyle insanın seçimler yaparak sonrasında ise buna katlanacağıdır. ancak ikinci görüş açısından bakınca dahi, özgür iradenin aslında olmadığı ortaya çıkmaktadır. ya da ben bunu henüz içselleştirebilecek algı düzeyine sahip değilim.
sorunun kaynağı, tanrının sonsuz yücelikte oluşundan kaynaklanmaktadır. inanışlarımıza göre, bizi yaratan tanrıdır. burada meydana gelen temel problem, bizi yaratan tanrıysa, zaten bizi özgür bir iradeyle yaratmasının mümkün olmayışıdır. bir robot yaptığımızı düşünürsek, ancak her parçasına, her donanımına kadar bildiğimiz, çünkü bizim yarattığımız bir robot. bu robot en fazla bizim oluşturduğumuz yetiler düzeyinde özgür olabilecektir, yani hiç. biz robotu oluştururken, parçalarını eklerken, yazılımını yazarken o robotla ilgili her şeyi biliyoruz. o kadar sonsuz bir gücümüz var ki, robotun yazılımına ekleyeceğimiz bir kodun, robotta ne gibi sonuçlara neden olabileceğini, hangi özelliklerini bastıracakken hangisini daha da öne çıkarabileceğini zaten biliyoruz.
yani biz hangi parçayı koyarsak koyalım, robotun koyduğumuz bir parça sonucunda yapabileceği tüm tercihleri, tüm olasılıkları biliyoruz. hatta olasılık dahi değil, ne yapacağını biliyoruz. çünkü biz sonsuz güç ve kudret sahibiyiz. öyleyse bizim bu robotu özgür iradeye sahip olarak oluşturmamız imkânsızdır. çünkü biz yapısına neyi koyarsak, bir teli bile fazla eklemenin robotta nasıl bir değişikliğe neden olabileceğini biliyor ve bunun sonucunda hangi davranışları yapabileceğini, ne işle ilgileneceğini, nasıl öleceğini dahi onu yapmadan önce biliyoruz. bu durumda bu robotun özgür bir iradeye sahip olması durumu imkânsızdır.
aynı şekilde insanın da, tanrıdan bağımsız özgür bir iradeye sahip olması o hâlde imkânsızdır. biz yaptığımız seçimler sonucunda cehennemde yanmayız. biz oluşturulurken yapacağımız seçimlerin ne olacağına göre oluşturulduk zaten. yani bizi oluşturan, henüz oluştururken cehenneme gideceğimizi bilmekteydi ve bize bir parça daha eklese ya da çıkartsa cennete gideceğimizi de biliyordu. buna rağmen yapmadı. bu sebeple benim cehenneme gidişim ne kadar sorgulama yaparsam yapayım kaçınılmazdır. o zaman benim cehennemde yanmamın bir mantığı da yoktur. çünkü benim yaratıcım beni bu kararları alacak şekilde tasarlamıştır ve hiçbir şekilde ben bundan kurtulamam. yaratıcım beni cehenneme gidecek şekilde tasarladı, ben iyi olup cennete gideyim desem ve cennete gitsem dahi, bu yine benim yaratıcımın beni, bu kararı verecek şekilde yaratmasıdır. o sebeple ben hiçbir şekilde yaratıcımın iradesinden de kaçamam.
öyleyse, özgür irade diye bir şey de yoktur ve insanlar işlediği günahlardan da sorumlu değildir. çünkü işlediği günahları işleyecek şekilde yaratan o tanrıdır. tanrı beni yaratırken, benim bir yerlerde bunları sorgulayacağımı bilerek, hatta buna göre beni yaratmıştır. o hâlde ben ne karar verirsem vereyim, neyi seçersem seçeyim bu hep tanrının iradesindedir.
bu durumda özgür irade diye bir şey yoktur. ya da tanrı yoktur.
devamını gör...


