"el alem ne der?" diye düşünüp buna uygun yaşayarak.
"acaba ben ne istiyorum" diye düşünmek yerine hayatta ilk sıraya hep kendimizden başkalarının isteklerini koyarak.
güven/sevgi dengesini tutturamayıp aşırıya kaçarak.
son olarak mutsuz olunan bir işte ve sevilmeyen çalışma arkadaşlarıyla çalışarak.
ps: hayır canım perişan falan değilim. **
devamını gör...

dal birgün kırılır ama insanı düşürmeyecek olan kendi kanatlarıdır.
devamını gör...

bir perde çeşidi.
özelliği ise, korniş yerine ahşap tercih edilir.
perde halkalarla ahşabın içerisinden geçirilir ve oldukça hoş bir görüntü sağlar.

çatı katında oturanlar ve evin belirli taraflarında tavan yüksekliği düşük olanların en çok tercih ettiği perde türüdür.

çok ciddi bir fiyat farkı da oynamaz, dekoratif olarak bence çok daha şıktır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir fernando pessoa kitabıdır.

fernando pessoa dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bir edebiyatçıdır. içinde onlarca farklı insan barındırır, öyle ki bazıları kendi öz benliğinin bile önüne geçer zaman zaman. kendi içinde bir pessoa lunaparkı taşır, gece gündüz demeden çalışan.

gerçek fernando pessoa cafe martinho da arcada’da oturarak sevgisine ve aşkına bir türlü güvenemediği biricik, minicik, iblis ophelia’sına mektuplar yazar.

daha önce birçok yazarın sevgilisine yazdığı mektupları okudum. hepsinde de nedende ya büyük bir özlem, ya bir çaresizlik, ya da sadece imkansız bir aşka yakılan ağıtlar vardı.

bunlar çok farklı mektuplar. sanki dünyanın en büyük yazarlarından biri değil de liseli bir aşık yazmış gibi. diğer yazarlar gibi bir gün yayımlanır mı düşüncesi ile değil de gerçekten aşkını anlatmak, iç dökmek, sitem etmek, sevgisini dile getirmek için yazmış yazar.

biraz hayal kırıklığına uğrasam da yazarın samimiyetini gördüğüm için, onun da sıradan bir insan olabileceğini inandığım için ve bu kadar çocuklaşabileceğini anladığım için içten içe de sevindim.
devamını gör...

allah'tan az yediler. çok yeselerdi de bir kase daha çorba isteyene yok demek zorunda kalsaydım. fazlasıyla kötü. *
devamını gör...

feminizm arttı diye kimse babasını tacizle suçlamaz. yaşananların tek sebebi vardır.
o da toplumumuzda her türlü ahlaksızlığın, hırsızlığın, yalanın, zulmün, iftiranın, adamına göre meşru hatta övünülecek hale gelmiş olmasıdır.
devamını gör...

yüzünün yarısı olmayan, bir ayağı çukurda diye üstüne titrediğim bir sokak kedisi var. ne zaman beslemeye çıksam ona ayrıca bir köşede yumuşak yaş mama yediririm. sokakta olduğu halde iç-dış parazit ve diğer aşılarını yaptırırım ki bünyesi zayıf düşmesin.
ben bu öldü ölecek diye gözünün içine bakarken, geçen gece bir de baktim ki çıkmış duvara yanında kankaları ve bir de dişi kedi "maaaaavvv maaaavvvv!" ortalığı yıkıyorlar.
bir an duraksadım, sonrasında gülme krizi tuttu. bir ayağı çukurda dediğime bak sen.*
devamını gör...

sen hep kendine küstün, hep kendine kırıldın. sonra kırıklarla doldu hayatın. üzerine basar geçerim kırıkların dedin, üzerine bastığın tek şey umutların oldu.
en büyük servetin gülmekti senin. en kötü anında bile geçecek diyip gülmeye çalıştın. o gülmelerin de bir sana yabancıydı zaten. herkese vay be dedirttin. o şeyleri yaşayan bu kız değil sanki nasıl gülebiliyor dedirttin. aferin büyük başarı bu. ama gece ay güneşi himayesi altına alınca niye gülemedin ki?
halbuki ne de güçlü kızsın! yoksa karanlıktan mı korkarsın sen. her şeye alışkın olan kız bir karanlığa mı alışamadı.
bir içindeki masum çocuğa dönemedin zaten. o da karanlıktan korkar bilir misin? hem de öyle bir korkar ki, tüm korkanlar korkularından utanır. bir onun ile hesaplaşamadın zaten. her şeye bir lafı olan hanımımız bir ona söyleyecek laf bulamaz. bir onda tutuklu kalır dili.
şimdi bu masadan kalkar giderdim aslında. miniğimin de elini tutup. ama biz senin yaptığını yapmayalım ha. sen şimdi ister en masum ol ister en hassas. geride bıraktığın bir minik varken pek de mühim değil bu. çünkü senin kırıkların bile sana batmıyor. senin kırıkların ile bile minik bir çocuk uğraşıyor.

şimdi bu yazıyı buraya kadar okuduysanız eğer burada unutup çıkıyorsunuz.
devamını gör...

insanın, boğazında söyleyememişlikleri ve gözündeki yaşların biriktiği bir anda kendini ifade etmeye çalışırken o yaşların birden gözünden akıp doğru düzgün bir cümle bile kuramadığı an yaşadığı duygu durumu. üstelik başka yerlere bakarak ağladığının fark edilmemesi için çaba sarf etmesi...

t: yazarların okurken içimizi parçalayan hislerini anlattığı başlıktır.
devamını gör...

"varmadan sekizine
ergin oldu ünzile
hem çocuk hem de kadın
12'sinde ana
bir gül gibi al ve narin
bir su gibi saydam ve sakin
susar kadın ünzile"
devamını gör...

sözlükte yazar olmak .
devamını gör...

huzur veren bir tane.

kirazın tadı filmini anımsatıyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bilinmeyen numaradan geldiğinde gizem yaratan aramadır.
devamını gör...

hmm troll alert. headshot! man down man down
devamını gör...

(bkz: kocası seks isteyince tecavüzcülükle suçlayan kadın) bugün geri kalmış ülkenin pancho villa bozuntusu kılıklı herif böyle bir başlık açtı. buna saygı duyulur mu? toplumsal yaşama zararı olacak hiç bir düşünceye saygı duymayın...
devamını gör...

muhtemelen başka övünecek bir şeyi olmayan insandır.

bu davranışı daha çok mirasyedi olan tipler yapar. kendi emeği ile kazanan insanlar malından mülkünden bahsetmekten olabildiğince uzak durur çünkü.
devamını gör...

enerji fiyatları ki özellikle doğalgaza korkunç zamlar kapıda. ondan daha kötüsü türkiye, ukrayna ve rusya'ya buğday konusunda muhtaç. e iki ülke de buğday stoğu yapıp ihracatı düşürecek. bir ekmeği 50 liraya yeriz artık! atatürk boşuna mı yerli üretim, yerli tarım, yerli fabrika diye diye didindi adamcağız... üretimi ve tarımı yok edersen ilk krizde böyle aç mı kalıcam diye korkarsın işte!
devamını gör...

çetin ceviz,entel yazarlardan kendisi.
devamını gör...

mesele numara değil ki,
mesele, birilerinin istediği zaman, istediği durumda, istediği her türlü bilgi belgeye ulaşabilme ve bunlar üzerinde istediği şekilde değişiklik yapabilme gücüne sahip olabildiğini gösterme meselesi.
devamını gör...

murat menteş yüz yıllık oyunun edilgen bir parçası sadece. içinde bulunduğu pırıltılı dünyaya yüz çevirmemek adına birincil kimliğini öne çıkarmaktan korkan adamlardan sadece biri. "eskiden kitle iletişim araçları bu kadar etkin değilmiş. bu yüzden romanlarda uzun uzun betimlemeler olurmuş" sığlığında bir modernist. dostoyevski dirilse, palahniuk'a özenecek diye düşünüyor sanırım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim